Ahkâf suresi

Ahkâf suresi, 21. ayet

Ahkâf suresi, 21. ayet. وَٱذْكُرْ أَخَا عَادٍ إِذْ أَنذَرَ قَوْمَهُۥ بِٱلْأَحْقَافِ وَقَدْ خَلَتِ ٱلنُّذُرُ مِنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِۦٓ أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّا ٱللَّهَ إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

veẕkür eḫâ `âdin. iẕ enẕera ḳavmehû bil'aḥḳâfi veḳad ḫaleti-nnüẕüru mim beyni yedeyhi vemin ḫalfihî ellâ ta`büdû ille-llâh. innî eḫâfü `aleyküm `aẕâbe yevmin `ażîm.

Diyanet İşleri

Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Ad kavminin kardeşini (Hud'u) hatırla. Hani Ahkaf'taki kavmini, "Ancak Allah'a ibadet edin, çünkü ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" diye uyarmıştı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahkâf 18–24 · surenin 21. ayeti / 35
  1. Ahkâf 18

    İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın) gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.

  2. Ahkâf 19

    Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. (Bu da) Allah'ın onlara yaptıklarının karşılığını tastamam vermesi içindir. Asla kendilerine haksızlık yapılmaz.

  3. Ahkâf 20

    İnkar edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) "Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."

  4. 21

    Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Ad kavminin kardeşini (Hud'u) hatırla. Hani Ahkaf'taki kavmini, "Ancak Allah'a ibadet edin, çünkü ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" diye uyarmıştı.

  5. Ahkâf 22

    Onlar ise, "Sen bizi ilahlarımızdan alıkoymak için mi geldin? Doğru söyleyenlerden isen bizi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir" dediler.

  6. Ahkâf 23

    Hud, "(Bu konudaki) bilgi ancak Allah katındadır. Ben size, benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum" dedi.

  7. Ahkâf 24

    O azabı vadilerine doğru yayılan bir bulut olarak gördüklerinde, "Bu, bize yağmur getiren bir buluttur" dediler. Hud, "Hayır, o sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde elem dolu azabın bulunduğu bir rüzgardır" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

21. “Âd kavminin kardeşi” Hûd aleyhisselam’ı güzel övgülerle “an.” Çünkü o da Yüce Allah’ın, dinine davet etmekle ve insanlara Allah’a giden yolu göstermekle görevlendirdiği, böylelikle üstün kıldığı şerefli rasûllerdendi.

“Ondan önce de sonra da nice uyarıcılar gelip geçmiştir.” Yani o, benzeri görülmedik biri, ilk peygamber değildi ve diğer peygamberlere aykırı bir iddiası da yoktu.

“Hani o, kavmini” Âd’ı, onların bulundukları ve “Ahkaf” denilen, Yemen topraklarında kumlukları çok olan (onun için de bu isimle anılan) yerde: “Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Şüphesiz ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum” diyerek uyarmıştı.”

Bu sözleriyle o, her türlü doğru sözü ve öğülmeye değer ameli içine alan Allah’a ibadeti onlara emretmiş, Allah’a ortak koşmalarını da yasaklamış, kendisine itaat etmemeleri halinde de azap ile korkutmuştu. Ancak bu davetin onlara hiçbir faydası olmadı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Nesep olarak Âd kavminin kardeşi olan Hûd -aleyhisselam-'ı da an! Hani O, Allah'ın kendileri üzerine gelmekte ve kesin gerçekleşecek olan azabı ile kavmini uyarmıştı. O sırada onlar Arap Yarımadası'nın güneyinde Ahkâf denilen bölgede evlerinde bulunuyordu. Hûd'dan önce ve sonra da peygamberler kendi kavimlerini uyararak gelip geçmişlerdi. O uyarıcılar kavimlerini şu şekilde uyarılarda bulunmuşlardı: "Tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmeyin ve O'nunla birlikte başka ilahlara ibadet etmeyin. -Ey kavmim!- Ben sizin, büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum. Zira o gün kıyamet günüdür."

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱذْكُرْ vezkur ve an kök: ذكر
  2. أَخَا eha kardeşini (Hud'u) kök: اخو
  3. عَادٍ aadin Ad'ın kök: عود
  4. إِذْ iz hani
  5. أَنذَرَ enzera uyarmıştı kök: نذر
  6. قَوْمَهُۥ kavmehu kavmini kök: قوم
  7. بِٱلْأَحْقَافِ bil-ehkafi Ahkaf'taki kök: حقف
  8. وَقَدْ ve kad gelip geçti
  9. خَلَتِ haleti gelip geçti kök: خلو
  10. ٱلنُّذُرُ n-nuzuru nice uyarıcılar kök: نذر
  11. مِنۢ min
  12. بَيْنِ beyni onun önünden kök: بين
  13. يَدَيْهِ yedeyhi kök: يدي
  14. وَمِنْ ve min ve
  15. خَلْفِهِۦٓ halfihi ardından kök: خلف
  16. أَلَّا ella
  17. تَعْبُدُوٓا۟ tea'budu kulluk etmeyin kök: عبد
  18. إِلَّا illa başkasına
  19. ٱللَّهَ llahe Allah'tan kök: اله
  20. إِنِّىٓ inni elbette ben
  21. أَخَافُ ehafu korkuyorum kök: خوف
  22. عَلَيْكُمْ aleykum sizin
  23. عَذَابَ azabe azabına uğramanızdan kök: عذب
  24. يَوْمٍ yevmin bir günün kök: يوم
  25. عَظِيمٍۢ azimin büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)

    "Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nuh…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)

    Ad kavmi de (Hud'u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!

  • Aynı kök: خلو (28 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)

    Biz onların başına birtakım arkadaşlar sardık da bu arkadaşlar onlara geçmişlerini ve geleceklerini süslü gösterdiler. Böylece kendilerinden önce…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş)

    Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab'lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Âd (kavmin)in kardeşini (Hud'u) an! dipnot 1 Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların geçtiği Ahkaf dipnot 2 bölgesindeki kavmini "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin! Şüphesiz ki üzerinize gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum!" diye uyarmıştı.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. Hud ve Ad kavminin kıssası hakkında bkz. A‘râf 7:65-72; Tevbe 9:70; Hûd 11:50-60; İbrâhîm 14:9; Hacc 22:42; Mü'minûn 23:31-41; Furkân 25:38; Şu‘arâ 26:123-140; ‘Ankebût 29:38; Sâd 38:12; Mü'min 40:31; Fussilet 41:15-16; Ahkâf 46:21-26; Kâf 50:13; Zâriyât 51:41-42; Necm 53:50; Kamer 54:18-22; Hâkka 69:6-8; Fecr 89:6-13.
  2. metne dön, dipnot 2
    [el-Ahkâf] kelimesi, [el-hıkf] kelimesinin çoğuludur ve "kum yığınları", "kum tepecikleri" anlamlarına gelmektedir. Bu bölgenin Umman ve Mühre arasında bir vadi, Şam'da bir dağ, Umman ile Hadramevt arasında bir yer, bütün Yemen toprakları, [Şıhr] denen bölge olduğu yönünde yorumlar mevcuttur.

Mustafa İslamoğlu

Ve Ad kavminin soydaşı (Hud'u) hatırla! Hani o, şu kum tepeleri arasında yaşamış olan kavmi -ki ondan önce de sonra da nice uyarıcılar gelip geçmişti- şöyle uyarmıştı: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin! Aksi halde ben dehşet verici bir günün azabına uğramanızdan korkarım!"

Muhammed Esed

Ve Ad'ın kardeşini hatırlayın; hani o, gerek kendi bilgisi içinde gerekse bilgisi dışındaki zamanlarda gerçekleşmiş olan (öteki) uyarıları(n izlerini) görerek şu kum tepeleri arasında (yaşamış olan) halkını uyardı: "Yalnızca Allah'a kulluk edin! Yoksa ben, sizin dehşet verici bir günde azaba uğramanızdan korkarım!"

Ahmed Hulusi

Ad'ın kardeşini de (Hud'u) an. . . Hani (Hud) -ki, Onun önünden ve arkasından nice uyarıcılar gelip geçti- toplumunu: "Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. . . Size gelecek aziym bir sürecin azabından korkarım" diyerek kum tepeleri arasında yaşayanları uyardı.

Ali Bulaç

Ad'ın kardeşini hatırla; onun önünden ve ardından nice uyarıcılar gelip geçmişti; hani o, Ahkaf'taki kavmini: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım" diye uyarmıştı.

Ali Özek ve heyeti

Âd kavminin kardeşini (Hûd'u) an. Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların da gelip geçtiği Ahkaf bölgesindeki kavmine: Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum, demişti.

Ali Rıza Safa

Âd'ın kardeşini de hatırla; önünden ve arkasından, birçok uyarıcının gelip geçtiği Kum Tepelerindeki toplumuna, şöyle dedi: "Allah'tan başkasına hizmet etmeyin. Aslında, sizin için, Büyük Gün'ün cezasından korkarım!"

Bayraktar Bayraklı

'Ad'ın kardeşi olan Hud'u hatırla! Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların da gelip geçtiği Ahkaf bölgesindeki kavmine, "Allah'tan başkasına kulluk etmeyiniz, ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum" demişti.

Edip Yüksel

Ad'ın kardeşinin kum tepeciklerindeki halkını uyarmış olduğunu hatırla. Ondan önce ve sonra "ALLAH'tan başkasına hizmet etmeyin. Sizin için büyük bir günün azabından korkarım" diyen nice uyarıcılar geçmişti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ad'ın kardeşinin kum tepeciklerindeki halkını uyarmış olduğunu hatırla. Ondan önce ve sonra 'ALLAH'tan başkasına kulluk etmeyin. Sizin için büyük bir günün azabından korkarım,' diyen nice uyarıcılar geçmişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de Ad'ın kardeşini (Hud'u) an! Ahkaf'da kavmini uyardığı vakit -ki önünden ve ardından (ondan önce de sonra da) nice uyarıcılar gelip geçmiştir- demişti ki: "Allah'tan başka mabud tanımayın, çünkü ben, size büyük bir günün azabın(ın gelmesinden) korkuyorum!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de Ad'ın kardeşini an, Ahkaf'ta kavmını inzar ettiği vaktı ki önünden ve ardından nice nezirler de geçmiştir, Allahdan başka ma'bud tanımayın diye, çünkü ben size büyük bir günün azabından korkuyorum.

Erhan Aktaş

Ad'ın kardeşini dipnot 1 an! Hani Ahkaf'taki halkını uyarmıştı. Ondan önce de ve sonra da "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin! Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum." diye uyaran nice uyarıcılar gelip geçmişti.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hud.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Âd'ın kardeşini dipnot 1 an! Hani Ahkaf'taki halkını uyarmıştı. Ondan önce de ve sonra da "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin! Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum." diye uyaran nice uyarıcılar gelip geçmişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hud.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ad'ın kardeşini an! Hani Ahkaf'taki halkını uyarmıştı. Ondan önce de ve sonra da "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin! Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum." diye uyaran nice uyarıcılar gelip geçmişti.

Gültekin Onan

Ad'ın kardeşini hatırla; onun önünden ve ardından nice uyarıcılar gelip geçmişti; hani o, Ahkaf'taki kavmini: "Tanrı'dan başkasına kulluk etmeyin, gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım" diye uyarmıştı.

Hasan Basri Çantay

Aad'in biraderini —ki ondan evvel de, ondan sonra da inzar edici peygamberler gelib geçmişdi — hatırla. Hani o, Ahkaaf daki kavmini "Allahdan başkasına kulluk etmeyin. Hakıykat ben üzerinize (gelecek) büyük bir günün azabından korkuyorum" diye tehdid etmişdi.

İbni Kesir

Ad'ın kardeşini de hatırla. Hani kavmini; Allah'tan başkasına ibadet etmeyin, diyen nice uyarıcılar gelip geçmişken Ahkaf ile uyarıp; doğrusu ben, sizin için büyük günün azabından korkarım, diye korkutmuştu.

Mehmet Alagaş

(21-28) Ad'ın kardeşini hatırla, bir vakit Ahkâf da ki (kumlu bölge) kavmini uyarmıştı, Ondan önce de sonra da uyarıcılar gelmiş geçmişti, sadece Allah'a ibadet edin , size çok büyük bir azap gününün gelmesinden korkuyorum demişti , onlarda dediler ki sen bizim ilahlarımıza kara çalmak / ifk için mi geldin? Eğer doğru sözlü isen / sözüne sadık isen vaadettiğin şeyi getir. Dedi ki Onun ilmi / bilgisi Allah yanındadır, ben gönderildiğim şeyle sizi bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum , lakin sizi cahil bir toplum olarak görüyorum. Vaktaki bir bulutu / ârizi vadilerinin üzerinden kendilerine doğru geldiğini görünce, dediler ki bu bize yağmur yağdıracak bulut , bilakis o, kendisini acele istediğiniz şeydir , içinde rüzgâr vardır içinde acıtıcı bir azap vardır , Rabbinin emri ile her şeyi tarumar eder / dumura uğratır. Meskenleri hariç, hiçbir şey görünür halde değildi , bu şekilde sabahladılar, suçlu kavmi işte böyle cezalandırırız. Kesin olan şu ki, biz onlara öyle imkanlar vermiştik ki size o imkanları vermedik , onlara işitme, görme ve kalpler verdik , işitmeleri, görmeleri ve de kalpleri onlara hiçbir fayda vermedi, Allah'ın ayetlerini inkâr ediyorlardı / mücahede ediyorlardı, alay ettikleri onları sarıp sarmaladı / haaqa etti. Kesin olan şu ki e trafınızda ki memleketlerden nicelerini helak et tik, ayetleri elimizden çıkardık / sarf ettik, böylelikle belki geri dönerler. Allahtan başka edindikleri, kendilerine yakın gördükleri ilahları, onları kurtarsaydı ya, fakat onlardan saptılar, işte bu, onların iftira edip durdukları kara çalmalarıdır / ifkleridir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Âd kavminin kardeşini (Hûd'u) an! Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların da gelip geçtiği Ahkâf bölgesindeki kavmine: "Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. Ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum." demişti.

Süleyman Ateş

Ad'ın kardeşini (Hud'u) an: Ahkaf'taki kavmini uyarmıştı. Onun önünden ve ardından nice uyarıcılar da gelip geçti (demişti ki): "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin; ben sizin, büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum."

Süleymaniye Vakfı

Ad halkının kardeşlerini /Hud'u anlat dipnot 1 ; Ahkaf'ta dipnot 2 kavmini uyardı. Ondan önce de sonra da nice uyarıcılar gelip geçti. (Hud) şöyle dedi: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Ben size, azametli bir günün azabının gelmesinden korkuyorum."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hud kıssası hakkında ayrıntılı bilgi için bkz: A'raf 7/65-72, Hud 11/51-60, Şuara 26/124-140, Fussilet 41/15-16, Kamer 54/18-21, Zariyat 51/41-42, Hakka 69/6-8, Fecr 89/6-8.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ahkaf, sözlükte "eğri büğrü kum tepeleri" demektir. Ad kavminin, Hud tarafından imana davet edildikleri sırada yaşadıkları yerin adıdır (DİA, Ahkaf).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ad halkından olan Hud'u da anlat; Ahkaf'ta halkını uyarmıştı. Aslında ondan önce de sonra da nice uyarıcılar gelip geçti. Hud şöyle demişti: "Allah'tan başkasına kul olmayın. Bir gün büyük bir azabın altında kalmanızdan korkuyorum."

Şaban Britch

Ad kavminin kardeşini (Hud'u) an. Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların da gelip geçtiği Ahkaf bölgesindeki kavmine: Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. Ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum, demişti.

Şaban Piriş

Hatırlat, Ad'ın kardeşini... Hani O, Ahkaf'taki kavmini uyarmıştı. Ondan önce de sonra da "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin." diye uyarıcılar gelip geçmişti: -Ben büyük bir günün azabının üzerinize gelmesinden korkuyorum!

Yaşar Nuri Öztürk

Ad kavminin kardeşini de an! O, kendinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçtiği Ahkaf'ta, toplumunu şöyle uyarmıştı: "Allah'tan başkasına kulluk/ibadet etmeyin! Gerçek şu ki, ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Relate O Muhammad to your people the narrative of Hud, a brother of 'Ad -the 'Adites-, a spectacle and a warning, He cautioned his people, who inhabited the valley of the sandy hills -Al Ahqaf-, against the danger of denying Allah, especially when other Messengers have preceded and others succeeded him and the peoples' fate served as a deterrent. He said to them: " I fear for you an immense punishment on a great Day. "

Abdul Haleem

Mention [Hud] of the tribe of Ad: he warned his people among the sand dunes- other warners have come and gone both before and after him- ‘ Worship no one but God: I fear for you, that you will be punished on a terrible Day,’

Abdullah Yusuf Ali

Mention (Hud) one of 'Ad's (own) brethren: Behold, he warned his people about the winding Sand-tracts: but there have been warners before him and after him: "Worship ye none other than Allah: Truly I fear for you the Penalty of a Mighty Day."

Abul A'la Maududi

Recount to them the story of (Hud), the brother of (the tribe of) 'Ad. Hud warned his people beside the sand-dunes dipnot 1 — and there have been other warners before him and since his time — saying: "Serve none but Allah. Verily I fear that the chastisement of an awesome day shall come upon you."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    As the chiefs of the Quraish had a false pride of their superiority and exulted in their wealth and prosperity, the story of Aad is being related to them about whom it was well known that they had been the mightiest people in Arabia.

Aisha Bewley

Remember the brother of ‘Ad when he warned his people by the sand-dunes – and warners passed away before and after him – ‘Worship no one but Allah. I fear for you the punishment of a terrible Day.’

Al-Hilali & Khan

And remember (Hûd) the brother of ‘Âd, when he warned his people in Al-Ahqâf (the curved sand-hills in the southern part of Arabian Peninsula). And surely, there have passed away warners before him and after him (saying): "Worship none but Allâh; truly, I fear for you the torment of a mighty Day (i.e. the Day of Resurrection)."

Ali Quli Qarai

And mention [Hūd] the brother of ‘Ād, when he warned his people at Aḥqāf —and warners have passed away before and after him— saying, ‘Do not worship anyone but Allah. Indeed I fear for you the punishment of a tremendous day.’

Amatul Rahman Omar

And make mention of the kinsman of `âd (- Hûd, a Messenger of God to them), when he warned his people (living) in wind-curved sand-dunes (in Hadzramût, south of Arabia) to whom Warners had already come before him and after him (saying), `Worship none but Allâh. I, indeed, fear lest the agony of a dreadful day should befall you.'

Arthur John Arberry

And remember the brother of Ad, when he warned his people beside the sand-dunes -- and already warners had passed away alike before him and behind him -- saying, 'Serve none but God! Truly I fear for you the chastisement of a dreadful day.

Bijan Moeinian

Recall that the brother of Ad (Hud) warned his people (as they were warned many times before and after this) saying: "Do not worship anyone but God. Indeed I am worried about the terrible punishment of a gloomy Day which is awaiting you."

E. Henry Palmer

Remember too the brother of 'Ad when he warned his people at El A'hqaf, - though warners have passed away before him and after him,- 'Serve not other than God; verily, I fear for you the torment of a mighty day!'

Edip-Layth

Recall that the brother of Aad warned his people at the dunes, while numerous warnings were also delivered before him and with him: "You shall not serve except God. For I fear for you the retribution of a great day."

George Sale

Remember the brother of Ad, when he preached unto his people in al Ahkaf, -- and there were preachers before him, and after him, -- saying, worship none but God: Verily I fear for you the punishment of a great day.

Hamid S. Aziz

And mention the brother of A'ad; when he warned his people in the wind-curved sand-hills - and indeed Warners came before him and after him - saying, "Serve none but Allah; surely I fear for you the punishment of a grievous day. "

Mahmoud Ghali

And remember the brother of Aad, as he warned his people beside (i. e., in the valley of) the Sand Dunes and already warnings had passed away even before him, and even behind him, (saying), "Do not worship anybody except Allah! Surely I fear for you the torment of a tremendous Day."

Marmaduke Pickthall

And make mention (O Muhammad) of the brother of A'ad when he warned his folk among the wind-curved sandhills - and verily warners came and went before and after him - saying: Serve none but Allah. Lo! I fear for you the doom of a tremendous Day.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember (Hud) the brother of 'Ad. When he warned his people in Ahqaf -- though many a warner had come and gone before and after him: "Do not worship any one but God, for I fear the punishment of an awful day for you,"

Muhammad Asad

AND REMEMBER that brother of [the tribe of] Ad, how - seeing that [other] warnings had already come and gone within his own knowledge as well as in times beyond his ken - he warned his people [who lived] among those sand-dunes: "Worship none but God! Verily, I fear lest suffering befall you on an awesome day!"

Mustafa Khattab

And remember the brother of ’Ȃd, when he warned his people, who inhabited the sand-hills[1]—there were certainly warners before and after him—˹saying,˺ "Worship none but Allah. I truly fear for you the torment of a tremendous day."

Progressive Muslims

And recall that the brother of `Aad warned his people at the dunes, while numerous warnings were also delivered before him and with him: "You shall not serve except God. For I fear for you the retribution of a great day."

Rashad Khalifa

Recall that the brother of 'Aad warned his people at the dunes - numerous warnings were also delivered before him and after him: "You shall not worship except GOD. I fear for you the retribution of a great day."

Sahih International

And mention, [O Muúammad], the brother of 'Aad, when he warned his people in the [region of] al-Aúqaf - and warners had already passed on before him and after him - [saying], "Do not worship except Allah. Indeed, I fear for you the punishment of a terrible day."

Sam Gerrans

And remember thou the brother of ʿĀd, when he warned his people of the wind-curved sandhills: — and warners have passed away before him and after him — “Serve not save God; I fear for you the punishment of a tremendous day,”

Shabbir Ahmed

And remember the brother of Aad when he warned his people in their Land of Sand-dunes. And, verily, Warners came and went before and after him, saying, "Serve none but Allah. Behold, I fear for you the retribution of a Tremendous Day."

Syed Vickar Ahamed

And (remember, Hud) one of ‘Ad’s (own) brothers: When he warned his people about the winding sand-tracts: But there have been warners before him and after him: (He warned:) "You worship no one but Allah: Truly, I fear for you the penalty of a Mighty Day. "

Taqi Usmani

And recall the brother of (the nation of) ‘Ād, when he warned his people at the long, curved sand dunes- while many warners have passed before him and after him (with the same message)-saying, "Do not worship anyone except Allah. Surely I fear for you the punishment of a terrible day."

The Monotheist Group

And recall the brethren of 'Aad, when he warned his people of the sandstorm; no different to the warners sent before him and after him: "You shall not serve except God. For I fear for you the retribution of a great day!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 21. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 21. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 21. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩