Diyanet İşleri
Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Ad kavminin kardeşini (Hud'u) hatırla. Hani Ahkaf'taki kavmini, "Ancak Allah'a ibadet edin, çünkü ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" diye uyarmıştı.
Ahkâf suresi
Ahkâf suresi, 21. ayet. وَٱذْكُرْ أَخَا عَادٍ إِذْ أَنذَرَ قَوْمَهُۥ بِٱلْأَحْقَافِ وَقَدْ خَلَتِ ٱلنُّذُرُ مِنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِۦٓ أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّا ٱللَّهَ إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ
veẕkür eḫâ `âdin. iẕ enẕera ḳavmehû bil'aḥḳâfi veḳad ḫaleti-nnüẕüru mim beyni yedeyhi vemin ḫalfihî ellâ ta`büdû ille-llâh. innî eḫâfü `aleyküm `aẕâbe yevmin `ażîm.
Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Ad kavminin kardeşini (Hud'u) hatırla. Hani Ahkaf'taki kavmini, "Ancak Allah'a ibadet edin, çünkü ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" diye uyarmıştı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âd kavmi ve Ahkāf Ahkâf 21–28 3
İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın) gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.
Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. (Bu da) Allah'ın onlara yaptıklarının karşılığını tastamam vermesi içindir. Asla kendilerine haksızlık yapılmaz.
İnkar edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) "Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."
Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Ad kavminin kardeşini (Hud'u) hatırla. Hani Ahkaf'taki kavmini, "Ancak Allah'a ibadet edin, çünkü ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" diye uyarmıştı.
Onlar ise, "Sen bizi ilahlarımızdan alıkoymak için mi geldin? Doğru söyleyenlerden isen bizi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir" dediler.
Hud, "(Bu konudaki) bilgi ancak Allah katındadır. Ben size, benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum" dedi.
O azabı vadilerine doğru yayılan bir bulut olarak gördüklerinde, "Bu, bize yağmur getiren bir buluttur" dediler. Hud, "Hayır, o sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde elem dolu azabın bulunduğu bir rüzgardır" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
21. “Âd kavminin kardeşi” Hûd aleyhisselam’ı güzel övgülerle “an.” Çünkü o da Yüce Allah’ın, dinine davet etmekle ve insanlara Allah’a giden yolu göstermekle görevlendirdiği, böylelikle üstün kıldığı şerefli rasûllerdendi.
“Ondan önce de sonra da nice uyarıcılar gelip geçmiştir.” Yani o, benzeri görülmedik biri, ilk peygamber değildi ve diğer peygamberlere aykırı bir iddiası da yoktu.
“Hani o, kavmini” Âd’ı, onların bulundukları ve “Ahkaf” denilen, Yemen topraklarında kumlukları çok olan (onun için de bu isimle anılan) yerde: “Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Şüphesiz ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum” diyerek uyarmıştı.”
Bu sözleriyle o, her türlü doğru sözü ve öğülmeye değer ameli içine alan Allah’a ibadeti onlara emretmiş, Allah’a ortak koşmalarını da yasaklamış, kendisine itaat etmemeleri halinde de azap ile korkutmuştu. Ancak bu davetin onlara hiçbir faydası olmadı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Nesep olarak Âd kavminin kardeşi olan Hûd -aleyhisselam-'ı da an! Hani O, Allah'ın kendileri üzerine gelmekte ve kesin gerçekleşecek olan azabı ile kavmini uyarmıştı. O sırada onlar Arap Yarımadası'nın güneyinde Ahkâf denilen bölgede evlerinde bulunuyordu. Hûd'dan önce ve sonra da peygamberler kendi kavimlerini uyararak gelip geçmişlerdi. O uyarıcılar kavimlerini şu şekilde uyarılarda bulunmuşlardı: "Tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmeyin ve O'nunla birlikte başka ilahlara ibadet etmeyin. -Ey kavmim!- Ben sizin, büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum. Zira o gün kıyamet günüdür."
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)
"Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nuh…
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)
Ad kavmi de (Hud'u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!
Aynı kök: خلو (28 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)
Biz onların başına birtakım arkadaşlar sardık da bu arkadaşlar onlara geçmişlerini ve geleceklerini süslü gösterdiler. Böylece kendilerinden önce…
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da…
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab'lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten…
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Âd (kavmin)in kardeşini (Hud'u) an! dipnot 1 Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların geçtiği Ahkaf dipnot 2 bölgesindeki kavmini "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin! Şüphesiz ki üzerinize gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum!" diye uyarmıştı.
Ve Ad kavminin soydaşı (Hud'u) hatırla! Hani o, şu kum tepeleri arasında yaşamış olan kavmi -ki ondan önce de sonra da nice uyarıcılar gelip geçmişti- şöyle uyarmıştı: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin! Aksi halde ben dehşet verici bir günün azabına uğramanızdan korkarım!"
Ve Ad'ın kardeşini hatırlayın; hani o, gerek kendi bilgisi içinde gerekse bilgisi dışındaki zamanlarda gerçekleşmiş olan (öteki) uyarıları(n izlerini) görerek şu kum tepeleri arasında (yaşamış olan) halkını uyardı: "Yalnızca Allah'a kulluk edin! Yoksa ben, sizin dehşet verici bir günde azaba uğramanızdan korkarım!"
Ad'ın kardeşini de (Hud'u) an. . . Hani (Hud) -ki, Onun önünden ve arkasından nice uyarıcılar gelip geçti- toplumunu: "Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. . . Size gelecek aziym bir sürecin azabından korkarım" diyerek kum tepeleri arasında yaşayanları uyardı.
Ad'ın kardeşini hatırla; onun önünden ve ardından nice uyarıcılar gelip geçmişti; hani o, Ahkaf'taki kavmini: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım" diye uyarmıştı.
Âd kavminin kardeşini (Hûd'u) an. Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların da gelip geçtiği Ahkaf bölgesindeki kavmine: Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum, demişti.
Âd'ın kardeşini de hatırla; önünden ve arkasından, birçok uyarıcının gelip geçtiği Kum Tepelerindeki toplumuna, şöyle dedi: "Allah'tan başkasına hizmet etmeyin. Aslında, sizin için, Büyük Gün'ün cezasından korkarım!"
'Ad'ın kardeşi olan Hud'u hatırla! Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların da gelip geçtiği Ahkaf bölgesindeki kavmine, "Allah'tan başkasına kulluk etmeyiniz, ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum" demişti.
Ad'ın kardeşinin kum tepeciklerindeki halkını uyarmış olduğunu hatırla. Ondan önce ve sonra "ALLAH'tan başkasına hizmet etmeyin. Sizin için büyük bir günün azabından korkarım" diyen nice uyarıcılar geçmişti.
Ad'ın kardeşinin kum tepeciklerindeki halkını uyarmış olduğunu hatırla. Ondan önce ve sonra 'ALLAH'tan başkasına kulluk etmeyin. Sizin için büyük bir günün azabından korkarım,' diyen nice uyarıcılar geçmişti.
Bir de Ad'ın kardeşini (Hud'u) an! Ahkaf'da kavmini uyardığı vakit -ki önünden ve ardından (ondan önce de sonra da) nice uyarıcılar gelip geçmiştir- demişti ki: "Allah'tan başka mabud tanımayın, çünkü ben, size büyük bir günün azabın(ın gelmesinden) korkuyorum!"
Bir de Ad'ın kardeşini an, Ahkaf'ta kavmını inzar ettiği vaktı ki önünden ve ardından nice nezirler de geçmiştir, Allahdan başka ma'bud tanımayın diye, çünkü ben size büyük bir günün azabından korkuyorum.
Ad'ın kardeşini dipnot 1 an! Hani Ahkaf'taki halkını uyarmıştı. Ondan önce de ve sonra da "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin! Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum." diye uyaran nice uyarıcılar gelip geçmişti.
Âd'ın kardeşini dipnot 1 an! Hani Ahkaf'taki halkını uyarmıştı. Ondan önce de ve sonra da "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin! Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum." diye uyaran nice uyarıcılar gelip geçmişti.
Ad'ın kardeşini an! Hani Ahkaf'taki halkını uyarmıştı. Ondan önce de ve sonra da "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin! Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum." diye uyaran nice uyarıcılar gelip geçmişti.
Ad'ın kardeşini hatırla; onun önünden ve ardından nice uyarıcılar gelip geçmişti; hani o, Ahkaf'taki kavmini: "Tanrı'dan başkasına kulluk etmeyin, gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım" diye uyarmıştı.
Aad'in biraderini —ki ondan evvel de, ondan sonra da inzar edici peygamberler gelib geçmişdi — hatırla. Hani o, Ahkaaf daki kavmini "Allahdan başkasına kulluk etmeyin. Hakıykat ben üzerinize (gelecek) büyük bir günün azabından korkuyorum" diye tehdid etmişdi.
Ad'ın kardeşini de hatırla. Hani kavmini; Allah'tan başkasına ibadet etmeyin, diyen nice uyarıcılar gelip geçmişken Ahkaf ile uyarıp; doğrusu ben, sizin için büyük günün azabından korkarım, diye korkutmuştu.
(21-28) Ad'ın kardeşini hatırla, bir vakit Ahkâf da ki (kumlu bölge) kavmini uyarmıştı, Ondan önce de sonra da uyarıcılar gelmiş geçmişti, sadece Allah'a ibadet edin , size çok büyük bir azap gününün gelmesinden korkuyorum demişti , onlarda dediler ki sen bizim ilahlarımıza kara çalmak / ifk için mi geldin? Eğer doğru sözlü isen / sözüne sadık isen vaadettiğin şeyi getir. Dedi ki Onun ilmi / bilgisi Allah yanındadır, ben gönderildiğim şeyle sizi bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum , lakin sizi cahil bir toplum olarak görüyorum. Vaktaki bir bulutu / ârizi vadilerinin üzerinden kendilerine doğru geldiğini görünce, dediler ki bu bize yağmur yağdıracak bulut , bilakis o, kendisini acele istediğiniz şeydir , içinde rüzgâr vardır içinde acıtıcı bir azap vardır , Rabbinin emri ile her şeyi tarumar eder / dumura uğratır. Meskenleri hariç, hiçbir şey görünür halde değildi , bu şekilde sabahladılar, suçlu kavmi işte böyle cezalandırırız. Kesin olan şu ki, biz onlara öyle imkanlar vermiştik ki size o imkanları vermedik , onlara işitme, görme ve kalpler verdik , işitmeleri, görmeleri ve de kalpleri onlara hiçbir fayda vermedi, Allah'ın ayetlerini inkâr ediyorlardı / mücahede ediyorlardı, alay ettikleri onları sarıp sarmaladı / haaqa etti. Kesin olan şu ki e trafınızda ki memleketlerden nicelerini helak et tik, ayetleri elimizden çıkardık / sarf ettik, böylelikle belki geri dönerler. Allahtan başka edindikleri, kendilerine yakın gördükleri ilahları, onları kurtarsaydı ya, fakat onlardan saptılar, işte bu, onların iftira edip durdukları kara çalmalarıdır / ifkleridir.
Âd kavminin kardeşini (Hûd'u) an! Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların da gelip geçtiği Ahkâf bölgesindeki kavmine: "Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. Ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum." demişti.
Ad'ın kardeşini (Hud'u) an: Ahkaf'taki kavmini uyarmıştı. Onun önünden ve ardından nice uyarıcılar da gelip geçti (demişti ki): "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin; ben sizin, büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum."
Ad halkının kardeşlerini /Hud'u anlat dipnot 1 ; Ahkaf'ta dipnot 2 kavmini uyardı. Ondan önce de sonra da nice uyarıcılar gelip geçti. (Hud) şöyle dedi: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Ben size, azametli bir günün azabının gelmesinden korkuyorum."
Ad halkından olan Hud'u da anlat; Ahkaf'ta halkını uyarmıştı. Aslında ondan önce de sonra da nice uyarıcılar gelip geçti. Hud şöyle demişti: "Allah'tan başkasına kul olmayın. Bir gün büyük bir azabın altında kalmanızdan korkuyorum."
Ad kavminin kardeşini (Hud'u) an. Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların da gelip geçtiği Ahkaf bölgesindeki kavmine: Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. Ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum, demişti.
Hatırlat, Ad'ın kardeşini... Hani O, Ahkaf'taki kavmini uyarmıştı. Ondan önce de sonra da "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin." diye uyarıcılar gelip geçmişti: -Ben büyük bir günün azabının üzerinize gelmesinden korkuyorum!
Ad kavminin kardeşini de an! O, kendinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçtiği Ahkaf'ta, toplumunu şöyle uyarmıştı: "Allah'tan başkasına kulluk/ibadet etmeyin! Gerçek şu ki, ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum."
Relate O Muhammad to your people the narrative of Hud, a brother of 'Ad -the 'Adites-, a spectacle and a warning, He cautioned his people, who inhabited the valley of the sandy hills -Al Ahqaf-, against the danger of denying Allah, especially when other Messengers have preceded and others succeeded him and the peoples' fate served as a deterrent. He said to them: " I fear for you an immense punishment on a great Day. "
Mention [Hud] of the tribe of Ad: he warned his people among the sand dunes- other warners have come and gone both before and after him- ‘ Worship no one but God: I fear for you, that you will be punished on a terrible Day,’
Mention (Hud) one of 'Ad's (own) brethren: Behold, he warned his people about the winding Sand-tracts: but there have been warners before him and after him: "Worship ye none other than Allah: Truly I fear for you the Penalty of a Mighty Day."
Recount to them the story of (Hud), the brother of (the tribe of) 'Ad. Hud warned his people beside the sand-dunes dipnot 1 — and there have been other warners before him and since his time — saying: "Serve none but Allah. Verily I fear that the chastisement of an awesome day shall come upon you."
Remember the brother of ‘Ad when he warned his people by the sand-dunes – and warners passed away before and after him – ‘Worship no one but Allah. I fear for you the punishment of a terrible Day.’
And remember (Hûd) the brother of ‘Âd, when he warned his people in Al-Ahqâf (the curved sand-hills in the southern part of Arabian Peninsula). And surely, there have passed away warners before him and after him (saying): "Worship none but Allâh; truly, I fear for you the torment of a mighty Day (i.e. the Day of Resurrection)."
And mention [Hūd] the brother of ‘Ād, when he warned his people at Aḥqāf —and warners have passed away before and after him— saying, ‘Do not worship anyone but Allah. Indeed I fear for you the punishment of a tremendous day.’
And make mention of the kinsman of `âd (- Hûd, a Messenger of God to them), when he warned his people (living) in wind-curved sand-dunes (in Hadzramût, south of Arabia) to whom Warners had already come before him and after him (saying), `Worship none but Allâh. I, indeed, fear lest the agony of a dreadful day should befall you.'
And remember the brother of Ad, when he warned his people beside the sand-dunes -- and already warners had passed away alike before him and behind him -- saying, 'Serve none but God! Truly I fear for you the chastisement of a dreadful day.
Recall that the brother of Ad (Hud) warned his people (as they were warned many times before and after this) saying: "Do not worship anyone but God. Indeed I am worried about the terrible punishment of a gloomy Day which is awaiting you."
Remember too the brother of 'Ad when he warned his people at El A'hqaf, - though warners have passed away before him and after him,- 'Serve not other than God; verily, I fear for you the torment of a mighty day!'
Recall that the brother of Aad warned his people at the dunes, while numerous warnings were also delivered before him and with him: "You shall not serve except God. For I fear for you the retribution of a great day."
Remember the brother of Ad, when he preached unto his people in al Ahkaf, -- and there were preachers before him, and after him, -- saying, worship none but God: Verily I fear for you the punishment of a great day.
And mention the brother of A'ad; when he warned his people in the wind-curved sand-hills - and indeed Warners came before him and after him - saying, "Serve none but Allah; surely I fear for you the punishment of a grievous day. "
And remember the brother of Aad, as he warned his people beside (i. e., in the valley of) the Sand Dunes and already warnings had passed away even before him, and even behind him, (saying), "Do not worship anybody except Allah! Surely I fear for you the torment of a tremendous Day."
And make mention (O Muhammad) of the brother of A'ad when he warned his folk among the wind-curved sandhills - and verily warners came and went before and after him - saying: Serve none but Allah. Lo! I fear for you the doom of a tremendous Day.
Remember (Hud) the brother of 'Ad. When he warned his people in Ahqaf -- though many a warner had come and gone before and after him: "Do not worship any one but God, for I fear the punishment of an awful day for you,"
AND REMEMBER that brother of [the tribe of] Ad, how - seeing that [other] warnings had already come and gone within his own knowledge as well as in times beyond his ken - he warned his people [who lived] among those sand-dunes: "Worship none but God! Verily, I fear lest suffering befall you on an awesome day!"
And remember the brother of ’Ȃd, when he warned his people, who inhabited the sand-hills[1]—there were certainly warners before and after him—˹saying,˺ "Worship none but Allah. I truly fear for you the torment of a tremendous day."
And recall that the brother of `Aad warned his people at the dunes, while numerous warnings were also delivered before him and with him: "You shall not serve except God. For I fear for you the retribution of a great day."
Recall that the brother of 'Aad warned his people at the dunes - numerous warnings were also delivered before him and after him: "You shall not worship except GOD. I fear for you the retribution of a great day."
And mention, [O Muúammad], the brother of 'Aad, when he warned his people in the [region of] al-Aúqaf - and warners had already passed on before him and after him - [saying], "Do not worship except Allah. Indeed, I fear for you the punishment of a terrible day."
And remember thou the brother of ʿĀd, when he warned his people of the wind-curved sandhills: — and warners have passed away before him and after him — “Serve not save God; I fear for you the punishment of a tremendous day,”
And remember the brother of Aad when he warned his people in their Land of Sand-dunes. And, verily, Warners came and went before and after him, saying, "Serve none but Allah. Behold, I fear for you the retribution of a Tremendous Day."
And (remember, Hud) one of ‘Ad’s (own) brothers: When he warned his people about the winding sand-tracts: But there have been warners before him and after him: (He warned:) "You worship no one but Allah: Truly, I fear for you the penalty of a Mighty Day. "
And recall the brother of (the nation of) ‘Ād, when he warned his people at the long, curved sand dunes- while many warners have passed before him and after him (with the same message)-saying, "Do not worship anyone except Allah. Surely I fear for you the punishment of a terrible day."
And recall the brethren of 'Aad, when he warned his people of the sandstorm; no different to the warners sent before him and after him: "You shall not serve except God. For I fear for you the retribution of a great day!"