Kehf suresi

Kehf suresi, 28. ayet

Kehf suresi, 28. ayet. وَٱصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِٱلْغَدَوٰةِ وَٱلْعَشِىِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُۥ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْ تُرِيدُ زِينَةَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَلَا تُطِعْ مَنْ أَغْفَلْنَا قَلْبَهُۥ عَن ذِكْرِنَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ وَكَانَ أَمْرُهُۥ فُرُطًا

vaṣbir nefseke me`a-lleẕîne yed`ûne rabbehüm bilgadâti vel`aşiyyi yürîdûne vechehû velâ ta`dü `aynâke `anhüm. türîdü zînete-lḥayâti-ddünyâ velâ tüṭi` men agfelnâ ḳalbehû `an ẕikrinâ vettebe`a hevâhû vekâne emruhû füruṭâ.

Diyanet İşleri

Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, boş arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olmuş kimselere boyun eğme.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 25–31 · surenin 28. ayeti / 110

Konu Rabbinin kitabını oku; sabah akşam dua edenler Kehf 27–31 3

  1. Kehf 25

    Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz daha eklediler.

  2. Kehf 26

    De ki: "Kaldıkları süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybını bilmek O'na aittir. O, ne güzel görür; O, ne güzel işitir! Onların, O'ndan başka hiçbir dostu da yoktur. O, hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez."

  3. Kehf 27

    Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. O'nun kelimelerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. O'ndan başka asla bir sığınak da bulamazsın.

  4. 28

    Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, boş arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olmuş kimselere boyun eğme.

  5. Kehf 29

    De ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin." Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir.

  6. Kehf 30

    Gerçek şu ki, iman edip iyi işler yapanlara gelince, elbette biz iyi iş yapanların ecrini zayi etmeyiz.

  7. Kehf 31

    İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyeceklerdir. O ne güzel karşılıktır! Cennet de ne güzel bir yaslanacak yerdir!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

28. Yüce Allah, Peygamber’i Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e de bütün emir ve yasaklarda onu izlemesi gerekenlere de şunu emretmektedir: Nefsinizi sabırla Allah’a yönelmiş mümin kullarla birlikte tutun. Onlar ki “sabah-akşam” günün başında da sonunda da “Rablerine dua eden” ve bununla Allah’ın cemalini isteyen kimselerdir. Yüce Allah, bu mü’minleri ibadet etmekle ve ibadetlerinde ihlâs sahibi olmakla nitelendirmektedir. Bu buyrukta iyi kimseler ile arkadaşlık etmek, onlar ile arkadaşlığı sürdürmek için nefse karşı mücadele vermek, fakir olsalar dahi onlarla oturup kalkmak emredilmektedir. Çünkü onlarla arkadaşlık etmenin sayılamayacak kadar çok faydaları vardır. “Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan ayırma.” Gözlerini onlardan başka tarafa çevirme. Çünkü dünya hayatının zinetini isteyerek bunun aksini yapmak, faydalı değil zararlıdır, dini maslahatları ortadan kaldırır. Dünya hayatının süsünü istemek, kalbin dünyaya bağlanması sonucunu verir. Böylelikle düşünceler ve duygular dünyaya yönelik olur ve kalpteki âhiret arzu ve isteği sona erer. Dünya hayatının süsü, görenin hoşuna gider ve kalbi büyüler. Bunun sonucunda da kalp, Allah’ı anmaktan yana gaflete düşer. Zevklerine ve arzularına yönelir, vakti zayi olur. İşi çığırından çıkar, ebedî zarara ve sonu gelmez pişmanlığa gömülür. Bundan dolayı da Allah şöyle buyurmaktadır: “Kalbini zikrimizden gafil kıldığımız” Allah’tan gafil olan ve bunun sonucunda Allah’ı anmaktan yana gaflete düşmekle cezalandırılan “hevâsına uymuş, işi gücü haddi aşmak olanlara da itaat etme!” Hevâ ve hevesinin arkasından gidip ona uyan, canının çektiğini yapan ve bu uğurda helak olup hüsrana uğrayacak olsa dahi onu gerçekleştirmek için çabalayıp duran bir kimseye itaat etme. Çünkü böyle bir kimse Yüce Allah’ın: “Kendi hevâsını ilâh edinmiş, bilgisine rağmen Allah’ın kendisini şaşırtmış olduğu kimse hakkında ne dersin?” (el-Câsiye, 45/23) buyruğunda olduğu gibi hevasını ilâh edinmiştir. Dini ve dünyevi maslahatları hususunda da haddi aşmış, yani bu maslahatları zayi edip boşa çıkarmış böyle bir kimseye itaat etme. İşte Yüce Allah bu gibilerine itaati yasaklamaktadır. Çünkü ona itaat, ona uymayı gerektirir. Diğer taraftan böyle bir kimse ancak kendisinin sahip olduğu niteliklere davet eder.

yet-i kerime kendisine itaat edilmesi ve insanlara önder olması gereken kimselerin şu vasıflara sahip olması gerektiğine delildir: Kalbi Allah’ın sevgisi ile dolup bu hali diline taşan, buna bağlı olarak sürekli Allah’ı anan, Allah’ı razı eden şeylere uyan, bunları hevâsından önde tutan, böylelikle vaktini iyi değerlendirip halini düzelten, fiilleri istikamet üzere olan, diğer insanları da Allah’ın kendisine olan bu lütuf ve ihsanına davet eden kimseler. İşte böyleleri, uyulmaya ve önder yapılmaya layıktır. Âyet-i kerimede sözü edilen sabır, sabır türlerinin en yücesi olan Allah’a itaat üzere sabırdır. Bunun sayesinde sabrın diğer çeşitleri de tahakkuk eder. Yine bu âyet-i kerimede günün başında ve sonunda Allah’ı anmanın, dua ve ibadet etmenin müstehap olduğuna da delil vardır. Çünkü Yüce Allah, böylelerini bu vasıflarıyla övmektedir. Yüce Allah’ın yapanı övdüğü her bir fiil de Allah’ın o fiili sevdiğine delildir. Allah o fiili seviyor ise onun yapılmasını emir ve teşvik ediyor demektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kendini sabah, akşam rızasını isteyerek Rablerine ibadet duası ve istek duası edenlerle birlikte devamlı ve beraber kıl. Zenginlik ve yüksek konumlu olanlarla oturmak için, gözünü Allah'a itaat edenlerden çevirip uzak etme. Kalbini mühürleyerek bizim zikrimizden gafil kıldığımız ve sana fakirleri, meclisinden uzaklaştırmanı emreden, kendi nefsinin arzuladıklarını Rabbinin taatine tercih eden ve bütün işleri zarar ve ziyan olan kimseye de itaat etme.

Kelimeler

30 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱصْبِرْ vesbir tut (sabret) kök: صبر
  2. نَفْسَكَ nefseke nefsini kök: نفس
  3. مَعَ mea beraber
  4. ٱلَّذِينَ ellezine
  5. يَدْعُونَ yed'une yalvaranlarla kök: دعو
  6. رَبَّهُم rabbehum Rablerine kök: ربب
  7. بِٱلْغَدَوٰةِ bil-gadati sabah kök: غدو
  8. وَٱلْعَشِىِّ vel'aşiyyi akşam kök: عشو
  9. يُرِيدُونَ yuridune isteyerek kök: رود
  10. وَجْهَهُۥ ۖ vechehu rızasını kök: وجه
  11. وَلَا ve la ve
  12. تَعْدُ tea'du sapmasın kök: عدو
  13. عَيْنَاكَ aynake gözlerin kök: عين
  14. عَنْهُمْ anhum onlardan
  15. تُرِيدُ turidu isteyerek kök: رود
  16. زِينَةَ zinete süsünü kök: زين
  17. ٱلْحَيَوٰةِ l-hayati hayatının kök: حيي
  18. ٱلدُّنْيَا ۖ d-dunya dünya kök: دنو
  19. وَلَا ve la ve
  20. تُطِعْ tutia' itaat etme kök: طوع
  21. مَنْ men kişiye
  22. أَغْفَلْنَا egfelna alıkoyduğumuz kök: غفل
  23. قَلْبَهُۥ kalbehu kalbini kök: قلب
  24. عَن an
  25. ذِكْرِنَا zikrina bizi anmaktan kök: ذكر
  26. وَٱتَّبَعَ vettebea ve tâbi olan kök: تبع
  27. هَوَىٰهُ hevahu keyfine kök: هوي
  28. وَكَانَ ve kane ve olan kök: كون
  29. أَمْرُهُۥ emruhu işi kök: امر
  30. فُرُطًۭا furuten aşırılık kök: فرط

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عشو (14 geçiş) · Aynı kök: غدو (16 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş)

    Rab'lerinin rızasını isteyerek sabah akşam O'na dua edenleri yanından kovma. Onların hesabından sana bir şey yok, senin hesabından da onlara bir şey…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    "Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına…

  • Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: غفل (35 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Bilin ki, aranızda Allah'ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu…

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Kim yalnız dünya hayatını ve onun zinetini isterse, biz onlara yaptıklarının karşılığını orada tastamam öderiz. Orada onlar bir eksikliğe…

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Karun, zineti ve görkemi içerisinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, "Keşke Karun'a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz)…

  • Aynı kök: عشو (14 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Ey Muhammed! Sabret. Allah'ın va'di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O'nun rızasını isteyerek Rablerine sabah akşam dua edenlerle birlikte olmaya devam et! Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme! Arzusuna uymuş ve işi gücü aşırılık olduğu için kalbini bizi hatırlamaktan habersiz kıldığımız kimseye boyun eğme! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki mesaj, "sebep-sonuç" ilişkisi içerisinde kişinin hevasına uyduğu, işinin aşırılık içerdiği, bu yüzden de kalbinin Yüce Allah'ın zikrinden habersiz kılındığıdır.

Mustafa İslamoğlu

Ve Rablerinin rızasını arzu ederek, sabah akşam O'na yalvarıp yakaran kimselerle birlikte sen de sabret! Dünya hayatının çekiciliğine aldanıp da sakın onları gözden çıkarma! Ve ayartıcı arzularına uyarak, işi gücü aşırı uçlarda dolaşmaya döktüğü için (akleden) kalbi kendisini zikrimize karşı duyarsızlaştıran kimselere de uyma!

Muhammed Esed

Ve Rablerinin hoşnutluğunu umarak sabah akşam O'na yalvarıp yakaranlarla birlikte sen de sabret; ve dünya hayatının cazibesine kapılıp da sakın gözlerini onların üzerinden ayırma; Ve iyi ve güzel olan ne varsa hepsini terk edip (yalnızca) bencil arzularının peşine düştüğü için kalbini zikrimize karşı duyarsız kıldığımız kimseye aldırma.

Ahmed Hulusi

O'nun vechini dileyerek, sabah - akşam Rablerine dua edenlerle beraber, nefsine (bilincine) sabret! Dünya hayatının süslü gösterilen şeylerine yönelip de, onlardan ilgini kesme! Görüşü kozası içinde bizi hatırlamaktan mahrum bırakılmış; asılsız kabullerine tabi olup, işi yapması gerekenin ötesindeki olan kimseye itaat etme!

Ali Bulaç

Sen de sabah akşam O'nun rızasını isteyerek Rablerine dua edenlerle birlikte sabret. Dünya hayatının (aldatıcı) süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırma. Kalbini bizi zikretmekten gaflete düşürdüğümüz, kendi 'istek ve tutkularına (hevasına)' uyan ve işinde aşırılığa gidene itaat etme.

Ali Özek ve heyeti

Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sebat et. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan kimseye boyun eğme.

Ali Rıza Safa

Efendilerinin hoşnutluğunu dileyerek, sabah ve akşam, O'na yakarışlarda bulunanlarla birlikte dirençli ol. Dünya yaşamının çekiciliğine kapılıp da gözünü onlardan ayırma. Bizim Öğretimiz konusunda yüreğini duyarsız yaptığımız, kendi tutkularına kapılan ve aşırılıklarla uğraşan kişiye uyma.

Bayraktar Bayraklı

SabahakşamRabblerine O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sabret!Dünya hayatının süsünü arayarak gözlerini onlardan ayırma! Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan kimseye boyun eğme!

Edip Yüksel

Rab'lerinin rızasını dileyerek sabah akşam hizmet edenlerle birlikte olmaya çalış. Dünya hayatının çekici materyallerini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini mesajımızdan gafil kıldığımız ve hevesine uyarak işlerini karıştıran kimseleri izleme.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rab'lerinin rızasını dileyerek sabah akşam kulluk edenlerle birlikte olmaya çalış. Dünya hayatının çekici materyallerini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini mesajımızdan gafil kıldığımız ve hevesine uyarak işlerini karıştıran kimseleri izleme.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sabah akşam Rablerine rızasını dileyerek dua eden kimselerle beraber nefsince sabret! Sen dünya hayatının süsünü arzu ederek onlardan gözlerini ayırma. Kalbini, Bizi anmaktan gafil kıldığımız, keyfinin ardına düşmüş ve işi aşırılık olmuş kimseye uyma!

Elmalılı Hamdi Yazır

Nefsince de o kullarla beraber sabret ki sabah akşam (her vakıt) rablarına dua eder cemalini isterler, sen Dünya ziynetini arzu ederek onlardan gözlerini ayırma ve o kimseye itaat etme ki kalbini zikrimizden gafil bırakmışız, keyfinin ardına düşmüş ve işi haddini aşmak olmuştur

Erhan Aktaş

Sabah akşam dipnot 1 O'nun yoluna yönelerek, Rabb'ine çağrıda bulunanlarla beraber olmada sabırlı ol. Dünya hayatının çekiciliğine kanarak gözlerini onlardan ayırma. Kalbini dipnot 2 zikrimizden gafil kıldığımız dipnot 3 , tutkularına uymuş, işi aşırılık olan kimseye boyun eğme dipnot 4 .

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her zaman, sürekli, gün boyu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz. 9:125. ayetin dipnotu.
  3. metne dön, dipnot 3
    Öğütlerimizi, hatırlatmamızı umursamayanları.
  4. metne dön, dipnot 4
    Toplumun ileri gelenlerinin beğenisi için, yoksul, yoksun ve güçsüz olanları ikinci planda bırakacak bir davranış içine girme (Bkz. 6:52).

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sabah akşam dipnot 1 O'nun yoluna yönelerek, Rabb'ine çağrıda bulunanlarla beraber olmada sabırlı ol. Dünya hayatının çekiciliğine kanarak gözlerini onlardan ayırma. Kalbini dipnot 2 zikrimizden gafil kıldığımız dipnot 3 , tutkularına uymuş, işi aşırılık olan kimseye boyun eğme. dipnot 4

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her zaman, sürekli, gün boyu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kavrama ve düşünme yetisini.
  3. metne dön, dipnot 3
    Öğütlerimizi umursamayanları.
  4. metne dön, dipnot 4
    Toplumun ileri gelenlerinin beğenisi için, yoksul, yoksun ve güçsüz olanları ikinci planda bırakacak bir davranış içine girme. 6:52.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sabah akşam dipnot 1 O'nun yoluna yönelerek, Rabb'ine çağrıda bulunanlarla beraber olmada sabırlı ol. Dünya hayatının çekiciliğine kanarak gözlerini onlardan ayırma. Kalbini dipnot 2 zikrimizden gafil kıldığımız dipnot 3 , tutkularına uymuş, işi aşırılık olan kimseye boyun eğme.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her zaman, sürekli, gün boyu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kavrama ve düşünme yetisini.
  3. metne dön, dipnot 3
    Öğütlerimizi umursamayanları.

Gültekin Onan

Sen de sabah akşam O'nun rızasını isteyerek rablerine dua edenlerle birlikte sabret. Dünya hayatının (aldatıcı) süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırma. Kalbini bizi zikretmekten gaflete düşürdüğümüz, kendi hevasına uyan ve buyrultusunda (isteklerinde) aşırı olana uyma.

Hasan Basri Çantay

Sabah, akşam Rablerine, (sırf) Onun cemalini dileyerek, düaa edenlerle beraber candan sabr (u sebat) et. Dünya hayaatının zinetini arzu edib de gözlerini onlardan ayırma. Kalbine bizi anmakdan gaflet verdiğimiz, heva ve hevesine uymuş, işinde haddi aşmış kimselere boyun eğme.

İbni Kesir

Sabah akşam Rabblarının rızasını dileyerek O'na yalvaranlarla beraber, sen de sabret. Dünya hayatının güzelliklerini isteyerek gözlerini onlardan ayırma. Bizi anmasını unutturduğumuz, heva ve hevesine uymuş, haddi aşmış kimselere itaat etme.

Mehmet Alagaş

(27-31) Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku , O’nun kelime lerinde değişim yoktur , O’nun dışında bir sığınak ta bulamazsın, Rablerinin yüzünü murad ederek sabah akşam Rablerine dua edenlerle beraber kendinde sabret , Dünya hayatının süsünü murad ederek asla onlardan gözlerini ayırma, Kalbini bizi hatırlamaktan gafil ettiğimize de asla uyma / itaat etme, O, havai keyfine uymaktadır işinde de aşırıya kaçar / ifrata kaçar. Gerçek olan / hak olan Rabbinizdendir, İsteyen iman eder isteyen yok sayar, zalimler için ateş hazırladık. Yoğun dumanı onları çevreler. Yardım dilediklerinde onlara erimiş maden gibi bir su ile yardım edilir, O erimiş maden , yüzleri kavurur / haşlar ne kötü içecektir ne kötü refakat yeridir. İman edenleri ve ıslah edici ameller işleyenler i, biz güzel amel işleyenler den kim varsa ücretlerini zayi etmeyiz, onlar adn cennetindedirler onların altlarından nehirler akar, orada altından bilezikler ile süslenecekler İnce ve kalın ipek kumaşlardan yeşil kıyafetler giyecekler, orada koltuklar üzere oturacaklardır, ne güzel ödül / sevap, ne güzel refakat yeri.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sabah, akşam Rablerinin yüzünü dileyerek O’na dua edenlerle beraber sen de sabret. Dünya hayatının süslerini arzulayarak, gözünü onlardan ayırma. Kalbini zikrimizden gafil kıldığımız, heva/arzularına uymuş ve işi taşkınlık olan kimseye itaat etme!

Süleyman Ateş

Nefsini, sabah akşam, rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber tut (onlarla beraber bulunmağa candan sabret). Gözlerin, dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan başka yana sapmasın. Kalbini bizi anmaktan alıkoyduğumuz keyfine uyan ve işi, hep aşırılık olan kişiye itaat etme.

Süleymaniye Vakfı

Rablerinin rızasını kazanmaya odaklanarak öğlen vakti ve akşam üzeri ona dua edenlerle beraber sen de sabret / duruşunu bozma! Dünya hayatının süsüne kapılarak gözlerin onlardan başka tarafa kaymasın. dipnot 1 Kalbini zikrimize (Kur'an'a) karşı ilgisiz bulduğumuz, arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olanlara da boyun eğme. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rablerinin yüzlerine bakmasını isteyerek sabah akşam ona yalvaranlarla birlikte sen de sabret dipnot 1 . Dünya hayatının çekiciliğine kapılıp gözlerini onlardan ayırma. Gönlünü zikrimize (Kur'an'a) karşı ilgisiz bulduğumuz, arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan kişiye uyma.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz: Bakara 2/45 ve dipnotu

Şaban Britch

Sabah, akşam Rablerinin yüzünü/rızasını dileyerek O’na dua edenlerle beraber sen de sabret. Dünya hayatının süslerini arzulayarak, gözünü onlardan ayırma. Kalbini zikrimizden gafil kıldığımız, heva/arzularına uymuş ve işi taşkınlık olan kimseye itaat etme!

Şaban Piriş

Sabah, akşam Rab'lerinin rızasını dileyerek O'na dua edenlerle beraber sen de sabret. Dünya hayatının süslerini isteyip, gözünü onlardan ayırma. Kalbini zikrimizden gafil kıldığımız, arzularına uymuş ve işi taşkınlık olan kimseye itaat etme!

Yaşar Nuri Öztürk

Benliğini, sabah akşam yüzünü isteyerek rablerine yalvaranlarla beraber tut. İğreti dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırıp uzaklaştırma. Ve sakın, kalbini bizim zikrimizden / Kur'anımızdan gafil koyduğumuz, boş arzularına uymuş kişiye boyun eğme. Böylesinin işi hep aşırılıktır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Be patient O Muhammad and rest content with those who invoke Allah's mercy and conciliation morning and evening in quest of nothing but His acceptance and His countenance speaking good will. And let not your mind's eyes turn aside from them or vacillate between them and the worldly-minded, setting your thoughts upon the ephemeral and fleeting glories of the world. Nor should you obey the one neglecting his duty to Allah and by consequence We closed his heart's ears, the one who counsels deaf and lusts after his vain desires and carries his vanity to excess that he cannot be reclaimed from a life of vice nor will he be reclaimed by Allah's grace.

Abdul Haleem

Content yourself with those who pray to their Lord morning and evening, seeking His approval, and do not let your eyes turn away from them out of desire for the attractions of this worldly life: do not yield to those whose hearts We have made heedless of Our Quran, those who follow their own low desires, those whose ways are unbridled.

Abdullah Yusuf Ali

And keep thy soul content with those who call on their Lord morning and evening, seeking His Face; and let not thine eyes pass beyond them, seeking the pomp and glitter of this Life; nor obey any whose heart We have permitted to neglect the remembrance of Us, one who follows his own desires, whose case has gone beyond all bounds.

Abul A'la Maududi

Keep yourself content with those who call upon their Lord, morning and evening, seeking His pleasure, and do not let your eyes pass beyond them. Do you seek the pomp and glitter of the world? dipnot 1 Do not follow him dipnot 2 whose heart We have caused to be heedless of Our remembrance, and who follows his desires, and whose attitude is of excess. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Though these words have also been addressed to the Prophet (peace be upon him), they are really meant for the chiefs of the Quraish. According to a tradition related by Ibn Abbas, the chiefs of the Quraish would say to the Prophet (peace be upon him) that they considered it below their dignity to sit with such people as Bilal, Suhaib, Ammar, Khabbab, Ibn-Masud and the like who generally remained in his company, and that if he should send them away, they would be willing to attend his meetings in order to learn about his message. At this Allah revealed this verse: And keep yourself whole heartedly content with those who pray to their Lord morning and evening in order to win His approval and do not turn your attention away from them: Do you desire to discard these sincere but poor people so that the chiefs of the Quraish, the well to do people, should come and sit near you? This was meant to warn the chiefs of the Quraish to this effect: Your wealth, your pomp and show of which you are so proud has no value at all in the sight of Allah and His Messenger (peace be upon him). Nay, those poor people are really more worthy in their sight, for they are sincere and always remember Allah. The same was the attitude of the chiefs of Prophet Noah’s (peace be upon him) people, who said: And we also see that none but the meanest and the most shallow of our people have become your followers. Upon this, Noah (peace be upon him) replied: I am not going to drive away those who have believed in me, nor can I say about those whom you disdain that Allah has not bestowed any good on them. (Surah Al-Anbia Ayats 27, 29, (31).
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, do not yield to what he says, nor submit to him, nor fulfill his desire, nor follow his bidding.
  3. metne dön, dipnot 3
    The original Arabic text may also mean: Who discards the truth, breaks all moral limits and rushes on headlong. But in both cases it comes to this: The one, who is neglectful of Allah and becomes a slave of his lust, inevitably transgresses all limits and becomes a victim of immoderation. Therefore the one who will submit to him, will also follow the same way and wander about in deviation after him.

Aisha Bewley

Restrain yourself patiently with those who call on their Lord morning and evening, desiring His face. Do not turn your eyes from them, desiring the attractions of this world. And do not obey someone whose heart We have made neglectful of Our remembrance and who follows his own whims and desires and whose life has transgressed all bounds.

Al-Hilali & Khan

And keep yourself (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) patiently with those who call on their Lord (i.e. your companions who remember their Lord with glorification, praising in prayers, and other righteous deeds) morning and afternoon, seeking His Face; and let not your eyes overlook them, desiring the pomp and glitter of the life of the world; and obey not him whose heart We have made heedless of Our Remembrance, and who follows his own lusts, and whose affair (deeds) has been lost.

Ali Quli Qarai

Content yourself with the company of those who supplicate their Lord morning and evening, desiring His Face, and do not loose sight of them, desiring the glitter of the life of this world. And Do not obey him whose heart We have made oblivious to Our remembrance, and who follows his own desires, and whose conduct is [mere] profligacy.

Amatul Rahman Omar

And keep yourself attached to those who call upon their Lord morning and evening, constantly seeking His pleasure, and do not let your eyes turn away from them to pursue the glamour of the present life and do not follow him whose heart We have declared unmindful of Our remembrance; who follows his evil inclinations, and whose affair exceeds all legitimate limits.

Arthur John Arberry

And restrain thyself with those who call upon their Lord at morning and evening, desiring His countenance, and let not thine eyes turn away from them, desiring the adornment of the present life; and obey not him whose heart We have made neglectful of Our remembrance so that he follows his own lust, and his affair has become all excess.

Bijan Moeinian

Stay with those who worship their Lord day and night, seeking His closeness. Do not turn your eyes away from the worshippers, looking at those who seek the vanities of this world (as you may be attracted towards those vanities.) Do not follow those whom I have made neglecting My remembrance. After all, the one who follows his desires and is heavily involved with his own affairs is lost.

E. Henry Palmer

and keep thyself patient, with those who call upon their Lord morning and evening, desiring His face; nor let thine eyes be turned from them, desiring the adornment of the life of this world; and obey not him whose heart we have made heedless of remembrance of us, and who follows his lusts, for his affair is ever in advance (of the truth).

Edip-Layth

Have patience upon yourself regarding those who call on their Lord at dawn and dusk seeking His presence, and let not your eyes overlook them that you seek the attraction of this worldly life. Do not obey the one whom We have made his heart heedless of Our remembrance and he followed his desire, and his case was lost.

George Sale

Behave thy self with constancy towards those who call upon their Lord morning and evening, and who seek his favour; and let not thine eyes be turned away from them, seeking the pomp of this life; neither obey him whose heart We have caused to neglect the remembrance of us, and who followeth his lusts, and leaveth the truth behind him.

Hamid S. Aziz

So, recite that which has been revealed (or inspired) unto you of the Book from your Lord. There is no changing (or none can change) His words; nor shall you ever find a refuge beside Him.

Mahmoud Ghali

And (suffer) yourself to (endure) patiently with the ones who invoke their Lord in the early morning and nightfall, willing to seek His Face, and do not let your eyes go past them, (i. e., overlook them) willing (to gain) the adornment of the present life; (Literally: the lowly life, i.e., the life of this world) and do not obey him whose heart We have made heedless of Our Remembrance, and who closely follows his own prejudices, and to whom the Command (i.e., the Command of Allah to him, or: his affair) has been all excess (i.e., He has been most disbelieving).

Marmaduke Pickthall

Restrain thyself along with those who cry unto their Lord at morn and evening, seeking His Countenance; and let not thine eyes overlook them, desiring the pomp of the life of the world; and obey not him whose heart We have made heedless of Our remembrance, who followeth his own lust and whose case hath been abandoned.

Mohamed Ahmed - Samira

Persevere with those who call on their Lord morning and evening, seeking His magnificence. Do not turn your eyes away from them, seeking the splendours of this world, and do not follow him whose heart We have made oblivious to Our remembrance, who follows his own lust and exceeds the bound.

Muhammad Asad

And contain thyself in patience by the side of all who at morn and at evening invoke their Sustainer, seeking His countenance, and let not thine eyes pass beyond them in quest of the beauties of this world's life; and pay no heed to any whose heart We have rendered heedless of all remembrance of Us because he had always followed [only] his own desires, abandoning all that is good and true.

Mustafa Khattab

And patiently stick with those who call upon their Lord morning and evening, seeking His pleasure.[1] Do not let your eyes look beyond them, desiring the luxuries of this worldly life. And do not obey those whose hearts We have made heedless of Our remembrance, who follow ˹only˺ their desires and whose state is ˹total˺ loss.

Progressive Muslims

And have patience upon yourself regarding those who call their Lord in the morning and evening seeking His direction, and let not your eyes overlook them that you seek the beauty of this worldly life. And do not obey the one whom We have made his heart heedless of Our remembrance and he followed his desire, and his fate was lost.

Rashad Khalifa

You shall force yourself to be with those who worship their Lord day and night, seeking Him alone. Do not turn your eyes away from them, seeking the vanities of this world. Nor shall you obey one whose heart we rendered oblivious to our message; one who pursues his own desires, and whose priorities are confused.

Sahih International

And keep yourself patient [by being] with those who call upon their Lord in the morning and the evening, seeking His countenance. And let not your eyes pass beyond them, desiring adornments of the worldly life, and do not obey one whose heart We have made heedless of Our remembrance and who follows his desire and whose affair is ever [in] neglect.

Sam Gerrans

And make thou thy soul patient, with those who call to their Lord, morning and evening, seeking His face. And let not thine eyes pass beyond them, desiring the adornment of the life of this world; and obey thou not him whose heart We have made heedless of Our remembrance and follows his vain desire and whose affair is neglect.

Shabbir Ahmed

(There is a lesson of perseverance for you in the history of the Dwellers of the Cave). Hold fast to the company of those who remember their Lord morning and evening seeking His Approval. (6:52), (8:52-54), (89:29:30). And let not your eyes overlook them in quest for the beauties of this world. And pay no heed to any whom Our Law has made to forget Us because he only follows his desires, and abandons all that is right.

Syed Vickar Ahamed

And keep your soul (O Prophet, ) restful with those who call on (pray to) their Lord morning and afternoon, looking for His face; And do not let your eyes go beyond them, looking for the show and shine of this life; And do not listen to any whose heart We have permitted to neglect the remembrance of Us, and one who follows his own wishes, whose case has gone beyond all bounds.

Taqi Usmani

Keep yourself content with those who call their Lord morning and evening, seeking His pleasure, and let not your eyes overlook them, seeking the splendor of the worldly life. And do not obey the one whose heart We have made heedless of Our remembrance, and who has followed his desire and whose behavior has exceeded the limits.

The Monotheist Group

And have patience upon yourself regarding those who call on their Lord at dawn and dusk seeking His face, and let not your eyes overlook them that you seek the beauty of this worldly life. And do not obey he whom We have made his heart heedless of Our remembrance and he followed his desire, and his fate was lost.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 28. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 28. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 28. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩