Kasas suresi

Kasas suresi, 45. ayet

Kasas suresi, 45. ayet. وَلَٰكِنَّآ أَنشَأْنَا قُرُونًا فَتَطَاوَلَ عَلَيْهِمُ ٱلْعُمُرُ وَمَا كُنتَ ثَاوِيًا فِىٓ أَهْلِ مَدْيَنَ تَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا وَلَٰكِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ

velâkinnâ enşe'nâ ḳurûnen feteṭâvele `aleyhimü-l`umür. vemâ künte ŝâviyen fî ehli medyene tetlû `aleyhim âyâtinâ velâkinnâ künnâ mürsilîn.

Diyanet İşleri

Fakat biz (Musa'dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Fakat biz (bu haberi) göndereniz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 42–48 · surenin 45. ayeti / 88

Konu Mûsâ'ya verilen Kitap ve "iki sihir" iddiası Kasas 43–50 3

  1. Kasas 42

    Bu dünyada onları lanete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.

  2. Kasas 43

    Andolsun, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya -düşünüp ibret alsınlar diye- insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi, bir rahmet olarak Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

  3. Kasas 44

    (Ey Muhammed!) Musa'ya o emri verdiğimiz zaman sen (vadinin) batı tarafında değildin. (O olayı) görenlerden de değildin.

  4. 45

    Fakat biz (Musa'dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Fakat biz (bu haberi) göndereniz.

  5. Kasas 46

    Yine biz (Musa'ya) seslendiğimiz zaman Tur'un yan tarafında da değildin. Fakat Rabbinden bir rahmet olarak, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmeyen bir kavmi, düşünüp öğüt alsınlar diye uyarman için (o haberleri) sana bildiriyoruz.

  6. Kasas 47

    Kendi yaptıkları sebebiyle başlarına bir musibet gelip de, "Ey Rabbimiz! Bize bir Peygamber gönderseydin de ayetlerine uysaydık ve mü'minlerden olsaydık" diyecek olmasalardı, seni peygamber olarak göndermezdik.

  7. Kasas 48

    Onlara katımızdan gerçek gelince, "Musa'ya verilen (mucize)lerin benzeri niçin buna da verilmedi" dediler. Onlar daha önce Musa'ya verilen (mucize)leri inkar etmemişler miydi? Onlar, "İki sihirbaz birbirlerine destek oluyor" dediler. "Biz hepsini inkar ediyoruz" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

45. “Fakat Biz (Musa’dan sonra) nice nesiller yarattık da onlar (rahat içinde) uzun ömürler sürdüler (ve hep böyle gidecek sandılar).” İlmin izleri silindi, Allah’ın âyetleri unutuldu. Biz de seni sana öğrettiklerimize ve sana gönderdiğimiz vahye şiddetle ihtiyaç bulunan bir zamanda peygamber olarak gönderdik.

“Yine sen Medyen halkı arasında yaşamış” ikamet etmiş “ve âyetlerimizi onlara okuyup da (bu kıssayı onlardan öğrenmiş) biri de değilsin.” Yani onlara bu âyetleri okuyan ve onlardan öğrenen bir kimse değilsin ki Mûsâ’nın Medyen’deki durumu ile ilgili olarak vermiş olduğun haberleri buna dayanarak vermiş olasın.

“Fakat (bunları vahiy yoluyla sana) gönderen Biziz.” Yani Mûsâ’ya dair senin getirmiş olduğun bu haber, Bizim seni peygamber olarak gönderişimizin bir etkisidir ve bu, vahyin bir neticesidir. Biz, seni peygamber olarak göndermese idik senin bunları bilmene imkân bulunmazdı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Fakat biz, Musa’nın ardından çeşitli milletler ve yaratıklar var ettik. Ancak aradan çok uzun zaman geçmesiyle Allah’a verdikleri sözleri unuttular. Sen, Medyen halkıyla beraber yaşıyor değildin ki, ayetlerimizi onlardan okuyup öğrenesin. Fakat biz seni kendi katımızdan gönderdik ve sana Musa’nın haberini ve Medyen’de ki yaşamını vahyettik. Böylece sen de bu konuda Yüce Allah’ın sana vahyettiklerini insanlara haber verdin.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَـٰكِنَّآ velakinna fakat biz
  2. أَنشَأْنَا enşe'na yarattık kök: نشا
  3. قُرُونًۭا kurunen birçok nesiller kök: قرن
  4. فَتَطَاوَلَ fe tetavele geçti kök: طول
  5. عَلَيْهِمُ aleyhimu onların üzerinden
  6. ٱلْعُمُرُ ۚ l-umuru uzun zamanlar kök: عمر
  7. وَمَا ve ma ve
  8. كُنتَ kunte sen değildin kök: كون
  9. ثَاوِيًۭا saviyen oturmuş kök: ثوي
  10. فِىٓ fi arasında
  11. أَهْلِ ehli halkı kök: اهل
  12. مَدْيَنَ medyene Medyen kök: مدن
  13. تَتْلُوا۟ tetlu okusaydın kök: تلو
  14. عَلَيْهِمْ aleyhim bunlara
  15. ءَايَـٰتِنَا ayatina ayetlerimizi kök: ايي
  16. وَلَـٰكِنَّا velakinna lakin
  17. كُنَّا kunna biziz kök: كون
  18. مُرْسِلِينَ mursiline elçi olarak gönderen kök: رسل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طول (10 geçiş) · Aynı kök: عمر (24 geçiş)

    Evet, biz onları da atalarını da, faydalandırdık. Öyle ki uzun süre yaşadılar. Ama, artık görmüyorlar mı ki, biz yeryüzünü çevresinden eksiltiyoruz?…

  • Aynı kök: عمر (24 geçiş) · Aynı kök: نشا (28 geçiş)

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i peygamber gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yok. O, sizi…

  • Aynı kök: طول (10 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…

  • Aynı kök: نشا (28 geçiş) · Aynı kök: قرن (36 geçiş)

    Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…

  • Aynı kök: نشا (28 geçiş) · Aynı kök: قرن (36 geçiş)

    Sonra onların (Nuh kavminin) ardından başka bir nesil yarattık.

  • Aynı kök: نشا (28 geçiş) · Aynı kök: قرن (36 geçiş)

    Sonra bunların arkalarından başka nesiller yarattık.

  • Aynı kök: عمر (24 geçiş) · Aynı kök: تلو (63 geçiş)

    De ki: "Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur'an'ın inişinden) önce (kırk…

  • Aynı kök: عمر (24 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Oysa) biz nice nesiller var etmiştik de onların üzerinden uzun zaman geçmişti. Sen ayetlerimizi kendilerine tilavet etmek (okuyup aktarmak) üzere Medyen halkı arasında oturmuş da değildin. dipnot 1 Ancak bütün elçileri gönderen bizdik.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah geçmiş nesilleri yaratmış, onlara peygamberler ve ilahi prensipler göndermiş, hayat kıssaları hakkındaki bilgileri de muhataplara kendisi vermiştir. O bildirmeden bu tür bilgilere ve detaylara ulaşmak kesinlikle mümkün değildir.

Mustafa İslamoğlu

Tam aksine, Biz (o günden bu güne) nice kuşaklar var ettik ve bunların üzerinden de nice zaman akıp gitti. Dahası Sen, kendilerine mesajlarımızı iletmek için Medyen sakinleri arasında bulunmuş da değildin; fakat (bu mesajları) öteden beri gönderip duran da yine Bizdik.

Muhammed Esed

tersine, Biz (onlarla senin aranda) nice nesiller yarattık ve onlardan sonra nice çağlar geçip gitti. Ve Sen, mesajlarımızı kendilerine okuyup açıklamak üzere, Medyen halkı arasında da yaşamadın; fakat Biz (elçilerimizi insanlara her zaman) gönderiyoruz.

Ahmed Hulusi

Bu arada nice nesiller oluşturduk, yaşayıp geçip gittiler. . . Sen Medyen halkı içinde de yaşamış değildin ki işaretlerimizi onlara bildiresin. . . Biziz Rasulleri irsal eden!

Ali Bulaç

Ancak biz birçok nesiller inşa ettik de onların üzerinde (nice) ömür(ler) uzayıp geçti. Ve sen Medyen halkı içinde yaşayıp da ayetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş değilsin. Ancak (bu bilgileri sana) gönderen biziz.

Ali Özek ve heyeti

Bilakis biz nice nesiller var ettik de, onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen, âyetlerimizi kendilerinden okuyarak öğrenmek üzere Medyen halkı arasında oturmuş da değilsin; aksine (onları sana) gönderen biziz.

Ali Rıza Safa

Fakat Biz, birçok kuşaklar oluşturduk. Onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Medyen halkı arasında yaşamış da değilsin ki, ayetlerimizi bunlara okuyabilesin. Fakat Biz, gönderenleriz.

Bayraktar Bayraklı

Ama biz nice nesiller var ettik. Üzerlerinden yıllar geçti. Medyen halkı arasında bulunmadığından onlara ayetlerimizi okumuyordun, fakat biz sürekli peygamberler gönderiyorduk.

Edip Yüksel

Fakat biz birçok nesiller yarattık. Üzerinden çok zaman geçti. Sen Medyen halkı arasında bulunup ayetlerimizi okuyor da değildin. Ancak, biz elçiler göndeririz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Fakat biz bir çok nesiller yarattık. Üzerinden çok zaman geçti. Sen Medyen halkı arasında bulunup ayetlerimizi okuyor da değildin. Ancak, biz elçiler göndeririz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat Biz, birçok nesiller yarattık, ömürleri de uzun oldu. Sen Medyen halkı arasında ikamet ederek ayetlerimizi onlardan okuyup öğrenmedin; fakat peygamberlik verip gönderen Biz olduk.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve lakin biz bir çok karınlar inşa eyledik de onların üzerlerine omür uzadı, sen Medyen ehalisi içinde ikamet ederek ayetlerimizi onlardan okuyub öğrenmedin de ve lakin biz olduk risalet verip gönderen

Erhan Aktaş

Üstelik nice nesiller inşa ettik. Üzerlerinden ömürler geçti. Medyen Halkı arasında ayetlerimizi okuyan da sen değildin. Fakat seni Resul olarak gönderen Biziz dipnot 1 .

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu olaylar hakkında bilgiyi sana Biz verdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Üstelik nice nesiller inşa ettik. Üzerlerinden ömürler geçti. Medyen Halkı arasında ayetlerimizi okuyan da sen değildin. Fakat seni Resul olarak gönderen Biziz. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu olaylar hakkında bilgiyi sana Biz verdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Üstelik uzun ömürlü nice nesiller inşa ettik. Medyen Halkı arasında ayetlerimizi okuyan da sen değildin. Fakat bu bilgileri sana veren Biziz.

Gültekin Onan

Ancak biz birçok nesiller inşa ettik de onların üzerinde (nice) ömür(ler) uzayıp geçti. Ve sen Medyen ehli içinde yaşayıp da ayetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş değilsin. Ancak (bu bilgileri sana) gönderen biziz.

Hasan Basri Çantay

Fakat biz (Musadan sonra) daha bir çok nesiller yaratdık da ömürleri (uzadıkça) uzadı onların. Sen Medyen ehalisi içinde ikaamet edici, olub da ayetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş de değilsin. Ancak (geçmişlerin haberleri sana) gönderenler biziz.

İbni Kesir

Ama Biz; daha nice nesiller yarattık. Ömürleri uzadıkça uzadı onların. Sen, Medyen halkı arasında bulunup da onlara ayetlerimizi okumuyordun. O haberleri sana gönderen Biziz.

Mehmet Alagaş

(44-50) Musa'ya emirlerimizi gerçekleştirdiğimizde sen o yerin batı tarafında değildin, şahitlerden de olmadın , velakin bizler nice nesiller yarattık, onların ömürleri de uzundu, sen Medyen halkına oturmuş ayetlerimizi okuyan biri değildin velâkin gönderenler bizdik. Seslendiğimizde / nida ettiğimizde Tûrun yamacında da değildin, velakin Rabbinden, senden önce bir uyarı verilmemiş olan o kavmi uyarman için bir rahmettir , Böylelikle belki hatırla yıp anarlar. Eğer ki onlara bir musibet isabet etse derler ki Rabbimiz eğer bize bir Resul gönderseydin de ayetlerine uyarak bizde iman edenler den olsaydık. Ne zaman ki onlara yanımızdan bir gerçek geldi / bir hak geldi, dediler ki keşke Musa ya verilenin bir benzeri bize de verilseydi , önceden Musa ya ver ileni de yok saymadılar mı? İki Büyü / iki sihir birbirine arka çıkıyor / yardımlaşıyor (Tevrat ve Kuran) biz kesinlikle hepsini de yok sayıyoruz. Eğer doğru sözlü iseniz bu ikisinden daha iyi rehberlik eden / yola ileten Allah ’ın yanından bir kitap getirin bende ona uyayım. Sana icabet edemezlerse / cevap veremezler ise bil ki onlar kesinlikle keyiflerine / hevalarına uyuyorlar , Allahtan gelen hidayet dışında hevasına tabi olan kimseden daha sapmış kim olabilir? Allah zalim kavimleri yola iletmez. [Kur’an’ın Tevrat dediği aslında Toradır, Yahudilerin eski ahidi ise Tanahtır üç bölümdür. A- Nevi’im (Peygamberler) B- Ketuvim (Yazılar) C- Tora (Yasa / Musa'nın Beş Kitabı) "Esfar-ı Hamse" (Beş Kitap) ise 1. Bereşit (Genesis / Yaratılış) 2. Şemot (Exodus / Çıkış) 3. Vayikra (Leviticus / Levililer) 4. Bamidbar (Numbers / Sayılar) 5. Devarim (Deuteronomy / Tesniye) Tora haftalık ibadet döngüsü 54 haftalıktır, bunlara paraşot / pareşa denir. Eski ahit Tanah ise 39 kitap içerir.]

Rowwad Tercüme Merkezi

Fakat biz (Mûsâ’dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun zaman geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Fakat (seni peygamber olarak) gönderenler gerçekten bizleriz.

Süleyman Ateş

Fakat biz (Musa'dan sonra) birçok nesiller yarattık da onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen Medyen halkı arasında oturmuş değildin ki (orada olanları görüp öğrenesin de) ayetlerimizi bunlara okuyasın. (Bu, bir yerden görme, öğrenme ile değildir, fakat) Biz seni elçi olarak gönderdik (ve bu olayları sana vahyettik).

Süleymaniye Vakfı

Ama (Musa'dan sonra) yeni nesiller oluşturduk, onların üzerinden uzun bir zaman geçti. Sen Medyenliler arasında da kalmadın ki bunlara (onlarla ilgili) ayetlerimizi okuyasın. Ama (bu bilgilerle seni) elçi gönderen biziz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Üstelik yeni nesiller var ettik; uzun uzun yaşadılar. Medyenliler arasına yerleşip ayetlerimizi okuyan biri de değildin. Ama biz onlara elçiler göndermeye devam ettik.

Şaban Britch

Fakat, biz, nice nesiller var ettik. onların Üzerlerinden uzun seneler geçti. Nitekim sen, Medyen halkı içinde yaşamış değildin. Onlara ayetlerimizi okumuş da değildin. Fakat biz (bu haberi) göndereniz.

Şaban Piriş

Fakat biz, bir çok nesiller türettik. Onlar da uzun süre yaşadılar. Nitekim sen, Medyen halkı içinde kalmadın onlara ayetlerimizi okumuş da değildin. Ama onları biz gönderiyorduk.

Yaşar Nuri Öztürk

Ancak biz, birçok nesil oluşturduk da bunlar üzerinden ömürler akıp gitti. Sen Medyen halkı içinde oturarak onlara ayetlerimizi okuyor değildin. Biz, peygamberler gönderiyoruz, hepsi bu.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Not only that, but since then We have raised up generations over the years and it is an age since then that people have forgotten the covenants they ratified. Nor did you live among the Madyanites -of Madyan- to narrate to your people their stories and events with such precision! But We sent you and We imparted to you the informative knowledge.

Abdul Haleem

We have brought into being many generations who lived long lives- you did not live among the people of Midian or recite Our Revelation to them- We have always sent messengers to people-

Abdullah Yusuf Ali

But We raised up (new) generations, and long were the ages that passed over them; but thou wast not a dweller among the people of Madyan, rehearsing Our Signs to them; but it is We Who send messengers (with inspiration).

Abul A'la Maududi

Thereafter We raised up many a generation and a long time passed. dipnot 1 You were then not even present among the people of Midian to rehearse Our verses to them. dipnot 2 But it is We Who are sending news about that.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, "You had no direct means of obtaining this information. All this is being revealed to you by Allah. That is how you have been enabled to relate these two thousand years old events, in a manner as if you were an eye witness."
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, "You did not exist at the time when the Prophet Moses (peace be upon him) reached Midian, passed ten years of his life there, and then left for Egypt. You were not preaching in the habitations of Midian that which you are preaching in the streets of Makkah. You are not relating those events as an eye witness, but because you have been given the knowledge of these by Us through revelations."

Aisha Bewley

Yet We produced further generations and ages passed. Nor did you live among the people of Madyan and recite Our Signs to them, yet We have sent you news of them.

Al-Hilali & Khan

But We created generations [after generations i.e. after Mûsâ (Moses) عليه السلام], and long were the ages that passed over them. And you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) were not a dweller among the people of Madyan (Midian), reciting Our Verses to them. But it is We Who kept sending (Messengers).

Ali Quli Qarai

But We brought forth other generations and time took its toll on them. And you did not dwell among the people of Midian reciting to them Our signs, but it is We who are the senders [of the apostles].

Amatul Rahman Omar

But We have raised many a generation since then (after Moses) and a long period of time has passed over them. Nor have you been living among the people of Midian reciting Our Messages to them. Indeed it is We Who have sent (you as a Messenger) and have revealed all this information (to you).

Arthur John Arberry

but We raised up generations, and long their lives continued. Neither wast thou a dweller among the Midianites, reciting to them Our signs; but We were sending Messengers.

Bijan Moeinian

Since then I have willed that many generations come and go and a long time has passed by [necessitating a new Prophet to guide people who have been deviated from the right path in account of the passage of time. ] You were also not present in Midyan so that you may recite our revelations to them. Your only source of information [about all these events] is My revelations.

E. Henry Palmer

But we raised up (other) generations, and life was prolonged for them; and thou wast not staying amidst the people of Midian, reciting to them our signs; but we were sending our apostles.

Edip-Layth

We established many generations, and many ages passed them by. You were not living among the people of Midyan, reciting Our signs to them. But We did send messengers.

George Sale

But we raised up several generations after Moses; and life was prolonged unto them. Neither didst thou dwell among the inhabitants of Madian, rehearsing unto them our signs; but We have sent thee fully instructed in every particular.

Hamid S. Aziz

You (Muhammad) were not upon the Western side when We expounded unto Moses his mission, nor were you of the witnesses (of those events)

Mahmoud Ghali

But We brought into being generations, (and) so ages (seemed) long for them. And in no way were you lodging among the population of Madyan, reciting to them Our signs, but We were sending (Messengers).

Marmaduke Pickthall

But We brought forth generations, and their lives dragged on for them. And thou wast not a dweller in Midian, reciting unto them Our revelations, but We kept sending (messengers to men).

Mohamed Ahmed - Samira

We raised (many more) generations and prolonged their lives. You did not live with the people of Midian, nor recited to them Our revelations; but We kept on sending messengers.

Muhammad Asad

nay, but [between them and thee] We brought into being [many] generations, and long was their span of life. And neither didst thou dwell among the people of Madyan, conveying Our messages unto them: nay, but We have [always] been sending [Our message-bearers unto man].

Mustafa Khattab

But We ˹later˺ raised ˹several˺ generations, and the ages took their toll on them.[1] Nor were you living among the people of Midian, rehearsing Our revelations with them. But it is We Who have sent ˹this revelation to you˺.

Progressive Muslims

And We established many generations, and many ages passed them by. And you were not living among the people of Midyan, reciting Our revelations to them. But We did send messengers.

Rashad Khalifa

But we established many generations, and, because of the length of time, (they deviated). Nor were you among the people of Midyan, reciting our revelations to them. But we did send messengers.

Sahih International

But We produced [many] generations [after Moses], and prolonged was their duration. And you were not a resident among the people of Madyan, reciting to them Our verses, but We were senders [of this message].

Sam Gerrans

But We produced generations; and life was lengthened for them. And thou wast not a dweller among the house of Madyan, reciting to them Our proofs, but We were ever sending.

Shabbir Ahmed

Nay, but between them and you We brought forth many generations, and long was their life-span. And neither did you dwell among the people of Midyan, conveying to them Our Messages. Nay, but We have been sending Messengers.

Syed Vickar Ahamed

But We raised up (new) generations from them, and the ages that passed over them were long; And you were not a resident among the people of Madyan, repeating Our Signs to them; But it was We Who send (them) messengers.

Taqi Usmani

but We created generations (after him) and a long time passed over them. And you were not dwelling among the people of Madyan, reciting Our verses to them, but it is We who do send messengers.

The Monotheist Group

And We established many generations, and many ages passed them by. And you were not living among the people of Midyan, reciting Our revelations to them. But We were to send messengers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 45. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 45. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 45. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩