Diyanet İşleri
Allah, rahmetinden ötürü geceyi içinde dinlenesiniz; gündüzü de, lütfundan isteyesiniz ve şükredesiniz diye sizin için yarattı.
Kasas suresi
Kasas suresi, 73. ayet. وَمِن رَّحْمَتِهِۦ جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ لِتَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
vemir raḥmetihî ce`ale lekümü-lleyle vennehâra liteskünû fîhi velitebtegû min faḍlihî vele`alleküm teşkürûn.
Allah, rahmetinden ötürü geceyi içinde dinlenesiniz; gündüzü de, lütfundan isteyesiniz ve şükredesiniz diye sizin için yarattı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Rabbin dilediğini seçer; gece ve gündüz Kasas 68–75 3
O, Allah'tır. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Dünyada da ahirette de hamd O'na mahsustur. Hüküm yalnızca O'nundur. Kesinlikle O'na döndürüleceksiniz.
De ki: "Ne dersiniz? Allah, üzerinize geceyi kıyamete kadar sürekli kılsaydı, Allah'tan başka hangi ilah size bir aydınlık getirir? Hala duymayacak mısınız?"
De ki: "Ne dersiniz? Allah, üzerinize gündüzü kıyamete kadar sürekli kılsaydı, Allah'tan başka hangi ilah size içinde dinleneceğiniz bir gece getirebilir? Hala görmeyecek misiniz?"
Allah, rahmetinden ötürü geceyi içinde dinlenesiniz; gündüzü de, lütfundan isteyesiniz ve şükredesiniz diye sizin için yarattı.
Allah'ın, onlara seslenerek, "Hani benim, var olduğunu iddia ettiğiniz ortaklarım"? diyeceği günü hatırla.
Her ümmetten bir şahit çıkarırız ve (kafirlere), "Kesin delilinizi getirin" deriz. Onlar da gerçeğin Allah'a ait olduğunu bilirler ve (Allah'a ortak diye) uydurdukları şeyler kendilerini yüzüstü bırakıp kaybolup gitmişlerdir.
Şüphesiz Karun, Musa'nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: "Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 71–73. ayetler için yazılmıştır.
71-73. Yüce Allah, bu buyrukları ile kullara olan lütfunu hatırlatmakta ve böylelikle onları kendisine şükretmeye, O’na kulluklarının gereğini yerine getirmeye ve hakkını ifa etmeye çağırmaktadır.
ünkü rahmetinin bir tecellisi olarak, Allah’ın lütfundan aramaları, rızık ve geçimlerini aydınlık içerisinde elde etmek üzere yayılmaları için gündüzü O yaratmıştır. Geceyi de onda dinlensinler ve sükûn bulsunlar, bedenleri ve ruhları gündüzün yaptıkları işlerin yorgunluğundan arınsın diye yaratmıştır. Bu, O’nun kullarına lütuf ve rahmetinin bir tecellisidir. Bunlardan herhangi birisini yaratmaya kimin gücü yeter? “Hâlâ” Allah’ın öğütlerini ve âyetlerini kavrayış, kabul ve itaat ile “dinlemeyecek misiniz?”
“De ki: Söyleyin bakalım; eğer Allah Kıyamet gününe kadar üzerinizde gündüzü sürekli kılacak olsa Allah’tan başka size içinde dinleneceğniz geceyi getirecek ilâh kimdir? Hâlâ görmeyecek misiniz?” İbret alınacak yerleri ve ilâhî belgeleri ihtiva eden hususları görüp de basiretleriniz aydınlanmayacak ve dosdoğru yolu izlemeyecek misiniz?
üce Allah gece ile ilgili olarak “hâlâ dinlemeyecek misiniz?” buyururken, gündüz hakkında “hâlâ görmeyecek misiniz?” buyurmaktadır. Çünkü işitme organı, geceleyin görme organından daha fazla etkindir. Gündüz de bunun aksi söz konusudur.
u âyet-i kerimelerde kulun, Allah’ın nimetleri üzerinde düşünmesi, bunlara basiretle eğilmesi ve yoklukları halinde durumunun ne olacağı üzerinde tefekkür etmesi gerektiğine dikkat çekilmektedir. Kul var olan bir şeyi yokluğu ile mukayese edecek olursa, ilâhî lütfun önemini kavrar. Alışkanlıklar gereği bunları kanıksayıp da onların böyle geldiği ve geldiği gibi de devam edeceğini zanneden, kalbi körelip Allah’a nimetleri dolayısı ile senâda bulunmayan, her zaman bunları görmeye ihtiyacı bulunduğunun farkına varmayan kimsenin hali ise böyle değildir. Böyle bir kimsenin aklından şükür de zikir de geçmez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey İnsanlar!- Sizlere, gündüz işinin yorgunluğunun ardından içinde dinlenmeniz için geceyi karanlık kılması; Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın rahmetindendir. Rızkınızı talep etmeniz için çaba harcayasınız diye gündüzü de aydınlık kılmıştır. Umulur ki Yüce Allah’ın sizin üzerinize olan nimetlerine şükredersiniz ve onları inkâr etmezsiniz.
Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş)
Allah, içinde rahat edesiniz diye geceyi ve (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak da gündüzü yaratandır. Şüphesiz Allah, insanlara karşı sonsuz…
Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş)
Biz geceyi ve gündüzü (kudretimizi gösteren) iki alamet yaptık. Rabbinizden lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz diye gece…
Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş)
Geceleyin uyumanız ve gündüzün O'nun lütfundan istemeniz de O'nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda işiten bir toplum için…
Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş)
(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş)
O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş)
Rüzgarları, yağmurun müjdecileri olarak göndermesi, Allah'ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir. O, bunu, size rahmetinden tattırmak, emriyle…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş)
İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve…
Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)
Gece ve gündüzde barınan her şey O'nundur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Birinde) dinlenesiniz, (diğerinde de) O'nun cömertliğinden (rızkınızı) arayasınız ve şükredesiniz diye (Allah) rahmetinin gereği sizin için geceyi ve gündüzü yaratmıştır. dipnot 1
Evet O size olan rahmetinin bir ifadesi olarak geceyi ve gündüzü var etti ki, ilkinde bağrında dinleneseniz, diğerinde O'nun lutfundan (payınızı) arayasınız diye: belki böylece şükredersiniz.
Çünkü rahmetinden sizin için geceyi ve gündüzü O yarattı ki birinde dinlenesiniz, ötekinde de O'nun cömertliğinden (nasibinizi) arayasınız da belki böylece şükredesiniz.
Rahmetinden sizin için geceyi ve gündüzü oluşturdu ki, (gecede) dinlenesiniz, (gündüzde) O'nun lütfundan talep edesiniz ve şükredesiniz (değerlendirerek müteşekkir olasınız).
Kendi rahmetinden olmak üzere O, sizin için, dinlenmeniz ve O'nun fazlından (geçiminizi) aramanız için geceyi ve gündüzü var etti. Umulur ki şükredersiniz.
Rahmetinden ötürü Allah, geceyi ve gündüzü yarattı ki geceleyin dinlenesiniz, (gündüzün) O'nun fazlu kereminden (rızkınızı) arayasınız ve şükredesiniz.
O, geceyi ve gündüzü, Kendi rahmetinden, sizin için yapmıştır; içinde dinlenmeniz ve O'nun lütfundan aramanız için. Belki şükredersiniz diye.
Allah, dinlenmeniz için geceyi ve lütfedip verdiği rızkı aramanız için gündüzü var etmiştir. Bunlar, O'nun rahmetinden ötürüdür. Artık belki şükredersiniz.
Geceyi ve gündüzü, birinde dinlenmeniz ve diğerinde onun nimetlerini aramanız için düzenlemesi O'nun rahmetindendir. Belki şükredersiniz.
Geceyi ve gündüzü, birinde dinlenmeniz ve diğerinde onun nimetlerini aramanız için düzenlemesi O'nun rahmetindendir. Belki şükredersiniz.
Rahmetinden geceyi ve gündüzü sizin için yaptı ki, hem içinde dinlenesiniz hem de çalışıp lütfundan isteyesiniz de şükredesiniz.
Rahmetinden o sizin için hem geceyi hem gündüzü yaptı ki hem içinde dinlenesiniz ve hem çalışıp fazlından istiyesiniz de şükredesiniz
Gece ve gündüzün olması O'nun rahmetindendir; dinlenmeniz için ve lütfundan rızkınızı temin etmeniz için geceyi ve gündüzü düzenledi. Umulur ki şükredersiniz.
Gece ve gündüzün olması O'nun rahmetindendir; dinlenmeniz için ve lütfundan rızkınızı temin etmeniz için geceyi ve gündüzü düzenledi. Umulur ki şükredersiniz.[1]
Gece ve gündüzün olması O'nun rahmetindendir; dinlenmeniz için ve lütfundan rızkınızı temin etmeniz için geceyi ve gündüzü düzenledi. Umulur ki şükredersiniz. dipnot 1
Kendi rahmetinden olmak üzere O, sizin için, dinlenmeniz ve O'nun fazlından (geçiminizi) aramanız için geceyi ve gündüzü var etti. Umulur ki şükredersiniz.
Onun rahmeti (cümlesinde) ndir ki O, sizin faideniz için, içinde sükun ve istiraahat etmeniz için geceyi ve fazlu kereminden (rızkınızı) aramanız için gündüzü yaratmışdır. Taki şükr edesiniz.
O'nun rahmetindendir ki; dinlenmeniz için geceyi, lutfedip verdiği rızkı aramanız için gündüzü yaratmıştır. Ta ki şükredesiniz.
(68-75) Rabbiniz neyi isterse yaratır ve seçer, onların / yaratılanların seçim hakkı yoktur, Allah üstündür ve ortak koştuklarından yücedir. Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını bilir. Ve O Allah ki ondan başka ilah yoktur. Hamd, ilkinde / evvelde sonrasında / ahirde O ’nadır, hüküm de O’nundur ve ona geri döneceksiniz. Deki, Allah kıyamete kadar geceyi üzerinizde ebedi yapsa Allah dışında kim size ışık verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ İşitmeyecek misiniz? Deki Allah, kıyamete kadar gündüzü üzerinizde sürekli yapsa, Allah dışında kim size sakinlik için geceyi verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ görmeyecek misiniz? O’nun rahmeti geceyi ve gündüzü yapmasıdır, Onda sakinlemeniz ve de fazlının peşinden koşmanız içindir, böylelikle belki teşekkür edersiniz. O gün onlara seslenilecek ve denilecek ki nerede hani, iddia ettiğiniz ortaklarım? Her toplumdan bir şahit çıkaracağız ve diyeceğiz ki getirin delilinizi getirin, bilecekler ki muhakkak gerçek, Allah içindir, iftira edip durdukları onlardan saptı.
Geceyi ve gündüzü sizin için onda sükûn bulasınız ve lütfundan arayısınız diye yaratmış olması onun rahmetindendir. Olur ki şükredersiniz.
Rahmetinden dolayı sizin için geceyi ve gündüzü var etti ki, geceleyin dinlenesiniz ve (gündüzün) Allah'ın lutfunu arayasınız ve (Allah'ın ni'metine) şükredesiniz.
Allah, geceyi içinde dinlenesiniz diye, gündüzü de lütfundan arayasınız diye kendinden bir ikram olarak sizin için oluşturdu. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz dipnot 1 .
Hem rahatlayasınız, hem de verdiklerini arayasınız diye geceyi ve gündüzü yaratması onun size ikramıdır; belki teşekkür edersiniz.
Geceyi ve gündüzü, dinlenmeniz ve lütfundan rızık aramanız için ve de şükredesiniz diye kendi rahmetiyle var etti.
Geceyi ve gündüzü, dinlenmeniz ve lütfundan rızık aramanız için ve de şükredesiniz diye kendi rahmetiyle meydana getirdi.
Rahmetinin bir eseri olarak geceyi ve gündüzü sizin için oluşturdu ki, onda sükunet bulasınız, O'nun lütfundan bir şeyler dileyesiniz ve şükredebilesiniz.
But in mercy to you people He caused the night and the day to vary in duration and undergo constant alternation and successions* that you take your natural repose and recuperate** and be able to accomplish your objects sought after of His bounty to the end that your bosoms may hopefully surge forth and answer thanks.
In His mercy He has given you night and day, so that you may rest and seek His bounty and be grateful.’
It is out of His Mercy that He has made for you Night and Day,- that ye may rest therein, and that ye may seek of his Grace;- and in order that ye may be grateful.
It is out of His Mercy that He has made for you night and day that you may repose (during the night) and seek His Bounty (during the day) that you might be grateful.
But part of His mercy is that He has made both night and day for you so that you can have your rest and seek His bounty, and so that hopefully you will be thankful.
It is out of His Mercy that He has made for you the night and the day that you may rest therein (i.e. during the night) and that you may seek of His Bounty (i.e. during the day) - and in order that you may be grateful.
Out of His mercy He has made for you the night and the day, that you may rest therein and that you may seek from His grace and so that you may give thanks.
Behold! it is through His mercy that He has made the night and the day for you so that you may take rest therein and seek of His bounty and so that you may render (Him) thanks.
Of His mercy He has appointed for you night and day, for you to repose in and seek after His bounty, that haply you will be thankful. '
The creation of the day and the night [caused by the earth’s spinning around its axle] is a Mercy of God (as without it the earth would not have been hospitable for mankind) so that you may settle down on earth, take advantage of the provision that God has provided for you and may be thankful.
But of His mercy He has made for you the night and the day, that ye may rest therein, and crave of His grace, haply ye may give thanks.
From His mercy is that He created for you the night and the day, in order to rest in it, and that you may seek of His provisions. Perhaps you may be appreciative.
Of his mercy He hath made for you the night and the day, that ye may rest in the one, and may seek to obtain provision for your selves of his abundance, by your industry, in the other; and that ye may give thanks.
Say, "Have you considered, if Allah were to make for you the day endless until the Day of Judgment, who is the god, except Allah, to bring you the night to rest therein? Can you not then see?"
And of His mercy He has made the night and the daytime for you to rest in, and to seek after His Grace, and that possibly you would thank (Him).
Of His mercy hath He appointed for you night and day, that therein ye may rest, and that ye may seek His bounty, and that haply ye may be thankful.
Yet in His benevolence He made you night and day that you may rest and seek His bounty during them, and haply maybe grateful. "
For it is out of His grace that He has made for you the night and the day, so that you might rest therein as well as seek to obtain [what you need] of His bounty: and [He gave you all this] so that you might have cause to be grateful.
It is out of His mercy that He has made for you the day and night so that you may rest ˹in the latter˺ and seek His bounty ˹in the former˺, and perhaps you will be grateful.
And from His mercy is that He created for you the night and the day, in order to rest in it, and that you may seek of His provisions. And perhaps you may be appreciative.
It is mercy from Him that He created for you the night and the day in order to rest (during the night), then seek His provisions (during the day), that you may be appreciative.
And out of His mercy He made for you the night and the day that you may rest therein and [by day] seek from His bounty and [that] perhaps you will be grateful.
And of His mercy has He made for you the night and the day, that you might rest therein and seek of His bounty; and that you might be grateful.
For it is out of His Grace that He has made for you Night and Day - that you might rest therein, and that you may seek of His bounty - and so that you may be grateful.
And it is from His Mercy that He has made for you night and day— That you may rest in it (the night), and that you may seek His Grace (in the day)— And so that you may be thankful.
And it is out of His mercy that He has made day and night for you, so that you may have rest in it, and so that you may search for His grace, and so that you may be grateful.
And from His mercy is that He created for you the night and the day; that you may reside in it, and that you may seek of His provisions; and perhaps you may be thankful.