Fâtır suresi

Fâtır suresi, 12. ayet

Fâtır suresi, 12. ayet. وَمَا يَسْتَوِى ٱلْبَحْرَانِ هَٰذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ سَآئِغٌ شَرَابُهُۥ وَهَٰذَا مِلْحٌ أُجَاجٌ وَمِن كُلٍّ تَأْكُلُونَ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُونَ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَا وَتَرَى ٱلْفُلْكَ فِيهِ مَوَاخِرَ لِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

vemâ yestevi-lbaḥrân. hâẕâ `aẕbün fürâtün sâigun şerâbühû vehâẕâ milḥun ücâc. vemin küllin te'külûne laḥmen ṭariyyev vetestaḫricûne ḥilyeten telbesûnehâ. vetera-lfülke fîhi mevâḫira litebtegû min faḍlihî vele`alleküm teşkürûn.

Diyanet İşleri

İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fâtır 9–15 · surenin 12. ayeti / 45
  1. Fâtır 9

    Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları hareket ettirir. Biz de bulutları ölü bir toprağa sürer ve onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltiriz. İşte ölümden sonra diriliş de böyledir.

  2. Fâtır 10

    Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah'a aittir. Güzel sözler ancak O'na yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir. Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar.

  3. Fâtır 11

    Allah, sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah'ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a kolaydır.

  4. 12

    İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.

  5. Fâtır 13

    Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay'ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu, Allah'tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O'nundur. Allah'ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.

  6. Fâtır 14

    Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkar ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.

  7. Fâtır 15

    Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye hakkıyla layık olandır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

12. Bu buyruk, Yüce Allah’ın kudretini, hikmetinin ve rahmetinin kesintisiz olduğunu, buna bağlı olarak da yeryüzünde bulunan herkesin faydasına olmak üzere iki ayrı deniz/su yaratmış olduğunu ve bunların birbirlerinin aynı olmadığını haber vermektedir.

Çünkü yaratılmışların maslahatı, nehirlerin tatlı ve kolay içimli olmasını gerektirir. Böylelikle bu sudan içerler, bağ ve bağçe yaparlar ve çiftçilikle uğraşanlar da ondan yararlanırlar. Denizin de acı ve tuzlu olması gerekir ki yeryüzünü kuşatan hava, denizde ölen canlıların kokularından dolayı bozulmasın. Diğer taraftan deniz (nehirler gibi) akmaz, durgundur. İşte onun tuzluluğu, bozulmasını engeller, orada yaşayan canlıların da daha güzel ve lezzetli olmasını sağlar. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Bununla birlikte her ikisinden” tuzlu denizden de tatlı akarsulardan da “taze et yersiniz.” Bu buyruk, denizde avlanılması kolay olan balıklara işarettir. “ve giyecek/takınacak” inci, mercan vb. gibi denizde bulunan türden “süs eşyası çıkartırsınız.” Bütün bunlar, kulların faydasına olan pek büyük nimetlerdir.

Yine denizin faydaları arasında şu da vardır: Yüce Allah, orayı büyük gemiler, kayıklar ve buna benzer deniz araçlarını taşıyabilecek şekilde amade kılmıştır. Bunların denizi yara yara gittiklerini görüyoruz. Böylelikle bir taraftan bir başka tarafa, bir bölgeden bir başka bölgeye gitmeleri mümkün olmaktadır. Yolculuk yapanları, yüklerini ve ticaret mallarını taşıyıp durmaktadır. Bununla Allah’ın pek büyük bir lütuf ve ihsanı tahakkuk eder. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“O’nun lütfundan (rızkınızı) aramanız için gemilerin onda suyu yararak gittiğini görürsün. Olur ki şükredersiniz.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İki deniz birbirine eşit olmaz. O iki denizden birinin suyu çok tatlıdır ve tatlılığı sebebi ile içimi kolaydır. Diğeri ise tuzlu ve acıdır. Tuzlu olması sebebi ile içimi zordur. Her iki denizden de taze et yersiniz. Yediğiniz bu taze et denizde bulunan balıklardır. Ve yine bu iki denizden de ziynet olarak takındığınız inci ve mercan çıkarırsınız. Ticaret gemilerin denizleri yararak gelip gittiklerini görürsün. Sizler böylece ticaret yaparak Yüce Allah'ın dünya nimetlerini elde etmek istersiniz. Umulur ki Allah'ın sizi nimetlendirdiği pek çok nimete karşı şükredersiniz.

Kelimeler

28 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma ve olmaz
  2. يَسْتَوِى yestevi eşit kök: سوي
  3. ٱلْبَحْرَانِ l-behrani iki deniz kök: بحر
  4. هَـٰذَا haza şu
  5. عَذْبٌۭ azbun tatlıdır kök: عذب
  6. فُرَاتٌۭ furatun susuzluğu keser kök: فرت
  7. سَآئِغٌۭ saigun (boğazdan) kayar kök: سوغ
  8. شَرَابُهُۥ şerabuhu içimi kök: شرب
  9. وَهَـٰذَا ve haza şu da
  10. مِلْحٌ milhun tuzludur kök: ملح
  11. أُجَاجٌۭ ۖ ucacun acıdır kök: اجج
  12. وَمِن ve min ve
  13. كُلٍّۢ kullin hepsinden kök: كلل
  14. تَأْكُلُونَ te'kulune yersiniz kök: اكل
  15. لَحْمًۭا lehmen et kök: لحم
  16. طَرِيًّۭا tariyyen taze kök: طرو
  17. وَتَسْتَخْرِجُونَ ve testehricune ve çıkarırsınız kök: خرج
  18. حِلْيَةًۭ hilyeten süs kök: حلي
  19. تَلْبَسُونَهَا ۖ telbesuneha takındığınız kök: لبس
  20. وَتَرَى ve tera ve görürsün kök: راي
  21. ٱلْفُلْكَ l-fulke gemilerin kök: فلك
  22. فِيهِ fihi orada
  23. مَوَاخِرَ mevahira (denizi) yarıp gittiğini kök: مخر
  24. لِتَبْتَغُوا۟ litebtegu payınızı aramanız için kök: بغي
  25. مِن min -ndan
  26. فَضْلِهِۦ fedlihi lutfu- kök: فضل
  27. وَلَعَلَّكُمْ veleallekum ve umulur ki
  28. تَشْكُرُونَ teşkurune şükredersiniz kök: شكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طرو (2 geçiş) · Aynı kök: مخر (2 geçiş) · Aynı kök: حلي (9 geçiş)

    O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.…

  • Aynı kök: ملح (2 geçiş) · Aynı kök: فرت (3 geçiş) · Aynı kök: اجج (3 geçiş)

    O, birinin suyu lezzetli ve tatlı, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir…

  • Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş)

    Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O'nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir.

  • Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Rüzgarları, yağmurun müjdecileri olarak göndermesi, Allah'ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir. O, bunu, size rahmetinden tattırmak, emriyle…

  • Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Rabbiniz, lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütendir. Şüphesiz O, size karşı çok merhametlidir.

  • Aynı kök: اجج (3 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Dileseydik onu acı bir su yapardık. O halde şükretseydiniz ya!.

  • Aynı kök: لبس (23 geçiş) · Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş)

    Allah, rahmetinden ötürü geceyi içinde dinlenesiniz; gündüzü de, lütfundan isteyesiniz ve şükredesiniz diye sizin için yarattı.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İki deniz birbirine eşit değildir. Biri tatlıdır, susuzluğu keser, içmesi kolaydır; diğeri ise tuzludur, acıdır. (Buna rağmen) hepsinden de taze et (balık) yiyorsunuz ve giyeceğiniz süs (eşyası) çıkartıyorsunuz. (Allah'ın) nimetlerinden arayıp da şükretmeniz için gemilerin denizi yarıp gittiğini görürsün. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Nahl 16:14.

Mustafa İslamoğlu

Dahası (O'nun benzerler arasında farklılıklar yaratması da zor değildir): İki büyük su kütlesi (bile) aynı olmayabilir: şu biri tatlı, susuzluğu giderici, içimi kolay; o biri tuzlu, acı. Ne ki her birinden hem taze balık eti yersiniz, hem de takı olarak kullundığınız süs eşyaları çıkarırsınız. Bir de (Allah'ın) lütfundan nasibinizi aramanız ve şükretmeniz için, onun bağrında gemilerin dalgaları yararak yol aldıklarını görürsün(üz).

Muhammed Esed

(O'nun için benzerlik ve farklılık yaratmak da kolaydır.) O halde, (yeryüzündeki) iki büyük su kütlesi aynı olamaz; birisi tatlı, susuzluğu giderici, içimi güzel iken ötekisi tuzlu ve acıdır. Fakat her ikisinden de taze et yersiniz ve (ikisinden de) süs takıları çıkarırsınız; ikisinin de üzerinde Allah'ın lütfundan nasibinizi aramanızı ve böylece şükredenlerden olmanızı sağlayan gemilerin dalgaları yararak ilerlediklerini görürsün.

Ahmed Hulusi

İki deniz eşit olmaz! Biri tatlı mı tatlı, susuzluğu giderir, içimi hoş ve kolaydır. . . Diğeri ise tuzludur, acıdır. . . Her birinden taze et yersiniz ve giyeceğiniz bir süs çıkarırsınız. . . O'nun fazlından talep etmeniz ve şükretmeniz için, gemileri onda yara yara gidenler görürsün.

Ali Bulaç

İki deniz bir değildir. Şu, tatlı, susuzluğu keser ve içimi kolay; şu da, tuzlu ve acıdır. Ancak her birinden taze et yersiniz ve takınmakta olduğunuz süs eşyalarını çıkarırsınız. O'nun fazlından aramanız ve umulur ki şükretmeniz için gemilerin onda (denizde) suları yara yara akıp gittiğini görürsün.

Ali Özek ve heyeti

İki deniz birbirine eşit olmaz. Bu tatlıdır, susuzluğu keser, içilmesi kolaydır. Şu da tuzludur, acıdır (boğazı yakar). Hepsinden de taze et (balık) yersiniz ve giyeceğiniz süs eşyası çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan (nasibinizi) arayıp da şükretmeniz için gemilerin, denizi yarıp gittiğini görürsün.

Ali Rıza Safa

İki deniz aynı değildir. Birisi tatlı, susuzluğu giderici, içimi güzel; diğeri tuzlu ve acıdır. Ama tümünden taze et yersiniz ve süs takıları çıkarırsınız. O'nun lütfundan aramanız için, gemilerin yarıp gittiklerini görürsünüz. Böylece, belki şükredersiniz.

Bayraktar Bayraklı

İki deniz bir değildir. Birisi son derece tatlı, içimi kolay, diğeri ise son derece tuzlu ve acıdır. Her birinden taze et yersiniz; takınacağınız takılar çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan rızkınızı aramanız için orada suyu yararak giden gemileri görürsünüz. Umulur ki şükredersiniz.

Edip Yüksel

İki deniz birbirine eşit değildir. Bu taze ve tatlı olup içimi yumuşaktır, şu ise tuzlu ve acıdır. Hepsinden taze et yersiniz ve takınacağınız mücevherleri çıkarırsınız. O'nun lütfunu arayan gemilerin onu yararak aktığını görürsün. Belki artık şükredersiniz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İki deniz birbirine eşit değildir. Bu taze ve tatlı olup içimi yumuşaktır, şu ise tuzlu ve acıdır. Hepsinden taze et yersiniz ve takınacağınız mücevherleri çıkarırsınız. O'nun lütfunu arayan gemilerin onu yararak aktığını görürsün. Belki artık şükredersiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de iki deniz bir olmuyor; şu tatlı, hararet keser, içerken kayar; şu da tuzludur, yakar kavurur. Bununla beraber herbirinden bir taze et yersiniz ve bir zinet çıkarıp giyinirsiniz. Allah'ın lütfundan nasip arayasınız diye gemilerin de suyu yara yara orada gittiğini görürsün. Gerek ki, şükredersiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem iki deniz müsavi olmuyor, şu tatlı, hararet keser, içerken kayar, şu da tuzlu, yakar kavurur bununla beraber herbirinden bir taze et yersiniz ve bir ziynet çıkarır giyinirsiniz, gemileri de görürsün onda yarar yarar giderler, fadlından nasib arayasınız diye ve gerek ki şükredesiniz

Erhan Aktaş

İki deniz bir değildir. Biri lezzetlidir, tatlıdır. Susuzluğu gideren içimi rahat olandır. Diğeri tuzlu ve acıdır. Her ikisinden de taze et yersiniz. Ve her ikisinden de kullandığınız süs eşyası çıkarırsınız. O'nun lütfundan rızık aramanız için, onu yararak giden gemileri görürsün. Umulur ki şükredersiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İki deniz bir değildir. Biri lezzetlidir, tatlıdır. Susuzluğu gideren içimi rahat olandır. Diğeri tuzlu ve acıdır. Her ikisinden de taze et yersiniz. Ve her ikisinden de kullandığınız süs eşyası çıkarırsınız. O'nun lütfundan rızık aramanız için, onu yararak giden gemileri görürsün. Umulur ki şükredersiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İki deniz bir değildir. Biri lezzetlidir, tatlıdır. Susuzluğu gideren içimi rahat olandır. Diğeri tuzlu ve acıdır. Her ikisinden de taze et dipnot 1 yersiniz. Ve her ikisinden de kullandığınız süs eşyası çıkarırsınız. O'nun lütfundan rızık aramanız için, onu yararak giden gemileri görürsün. Umulur ki şükredersiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Balık ve su ürünleri.

Gültekin Onan

İki deniz bir değildir. Şu, tatlı, susuzluğu keser ve içimi kolay; şu da tuzlu ve acıdır. Ancak her birinden taze et yersiniz ve takınmakta olduğunuz süs eşyalarını çıkarırsınız. O'nun fazlından aramanız ve umulur ki şükretmeniz için gemilerin onda (denizde) suları yara yara akıp gittiğini görürsün.

Hasan Basri Çantay

İki deniz (in suyu) bir olmaz. Şu çok tatlıdır, susuzluğu keser, içimi boğazdan kolay geçer; şu çok tuzludur, acıdır (boğazı yakar kavurur). Bununla beraber siz her birinden tamtaze bir et yersiniz. Giyeceğiniz (takınacağınız) bir zinet çıkarırsınız. (Allahın) fazl (ve kerem) inden (nasıybinizi) aramanız, Ona şükretmeniz için her birinde gemilerin, (suları) yara yara, gitdiklerini görürsün.

İbni Kesir

İki deniz bir olmaz. Şu; çok tatlıdır, susuzluğu keser içilmesi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Her birinden taze et yersiniz ve giyeceğiniz süs eşyası çıkarırsınız. O'nun lutfundan aramanız ve şükretmeniz için gemilerin yara yara gittiklerini görürsünüz.

Mehmet Alagaş

(12-28) İki deniz aynı seviyede değil dir, b iri içilebilir tatlı bir suludur, içimi rahattır. Biri ise tuzludur yakıcı acılıktadır. Her ikisinden de taze et yersiniz ve ikisinden de giyindiğiniz takı ları / süs leri çıkarırsınız. Onlarda yara yara ilerleyen gemilerin, O’nun hazinesinden aradıklarını görürsünüz, böylelikle belki şükredersiniz. Gece gündüze katılır, gündüz de geceye katılır, Güneş ve ayı etkisi altına almıştır. Hepsi belirli süre için akar / cereyan eder. İşte bu Allah, sizin Rabbinizdir ve varlık / mülk, O’nundur. Onun dışında çağırdıklarınız çekirdeğin zarı kadar dahi olsa neye malikler? (Neyin hakkında özgürce tasarrufta bulunabiliyorlar) Şayet dua ederseniz sizin çağrınızı işitmezler, işitseler dahi size cevap ver emezler / icabet etmezler , kıyamet gününde ise ortaklığınızı inkâr ederler, her şeyden haberdar olanın ki gibi s ize, haber de veremezler. Ey insanlar Allah’a hepiniz yoksulsunuz / fakirsiniz , Allah ise O zengindir ve övülendir. Eğer ki istesin, sizi götürür, yerinize yeni bir yaratılmış getirir. Bu Allah’a göre değerli bir şey değildir / aziz değildir. (Önemli bir şey değildir) O gün, sorumluluğu zaten olan biri, bir diğerinin sorumluluğunu üstlenmez. Ağır yükü olan kişi, onun taşınması için çağrıda bulunsa, yakını dahi olsa ondan herhangi bir şey taşı yamazlar. Gayb olsa da Rablerinden tedirgin olanları / haşyet duyanları ve de namaz ı kalkıp kılanları ancak uyarabilirsin. Kim arınırsa kendisi için arınır, Nihai dönüş Allah’adır. Kör ile gören eşit seviyede değildir. Aydınlık ile karanlık, gölge ile sıcak, diri ile ölü eşit seviyede / aynı seviyede değildir. Muhakkak ki Allah istediği kimseye işittirir, sen kabirlerdekine işittirecek değilsin ki! Sen sadece uyaransın. Kesinlikle biz seni gerçek ile müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik, geride kalan / geçmiş hiçbir ümmet yoktur ki içlerinde bir uyarıcı var olmuş olmasın. Seni yalanlıyorlarsa kesinlikle onlardan önce kiler de yalanladılar, onlara da Resullerimiz açıklamalarla / beyanatlarla, yazıt levha ile / Zebur’la ve aydınlatıcı kitapla geldiler. Sonra inkâr edenleri tutup aldım, hadi öyleyse inkâr etmek / tanımamak nasılmış? Görmedin mi Allah, gökten suyu indiriyor ondan renkleri farklı ürünler / muhtelif semereler çıkarıyor. Dağlarda, beyaz kırmızı muhtelif renkte yollar! ve simsiyah taşlar , insanlardan, yaratıklardan ve hayvanlardan aynen bunlar gibi muhtelif renklerde varlıklar. Onun kullarından Allahtan ancak alimler ürperir. Muhakkak ki Allah saygıdeğerdir ve bağışlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

İki deniz birbirine eşit olmaz. Bu tatlıdır, susuzluğu keser, içilmesi kolaydır. Şu da tuzludur, acıdır. Hepsinden de taze et yersiniz ve giyeceğiniz süs eşyası çıkarırsınız. Allah'ın lütfuyla rızık aramanız için gemilerin onu yararak gittiğini görürsün. Belki artık şükredersiniz.

Süleyman Ateş

İki deniz bir olmaz: Şu tatlıdır, susuzluğu keser, içimi (boğazdan) kayar; şu da tuzlu, acıdır. Hepsinden de taze et yersiniz ve takındığınız (inci, sedef gibi) süs (eşyası) çıkarırsınız. (Allah'ın) Lutfundan payınızı arayıp şükretmeniz için gemilerin, denizi yarıp gittiğini görürsün.

Süleymaniye Vakfı

Şu iki büyük su kütlesi dipnot 1 bir olmaz: Biri güzel, tatlı ve kolay içimlidir; diğeri tuzlu ve acıdır dipnot 2 . Her birinden taze et yer, takındığınız süsleri çıkarırsınız dipnot 3 . Suyu yara yara giden gemileri görürsün dipnot 4 . Bu, Allah'ın lütuf olarak verdiklerini aramanız içindir. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arapçada büyük su kütlelerine; denize, akarsulara, tuzlu veya tuzsuz göllere "bahr (بحر)" denir (Lisan'ul-arab). Nitekim tatlı ve tuzlu su ayrımı olmaksızın Kur'an'da her ikisine de "bahr" denmiştir. Bahr kelimesi Türkçeye deniz diye çevrilir. Deniz deyince kimsenin aklına tatlı su kütlesi gelmeyeceği için kelimenin "büyük su kütlesi" şeklinde meallendirilmesi daha uygundur.
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
    Süs özelliği bulunan eşyalar, takılar: altın, gümüş, değerli taşlar, inci, mercan, sedef bu kelimenin kapsamına girer. Bunların hepsi kadına da erkeğe de helal kılınmıştır (A'raf 7/32, Nahl 16/14).
  4. metne dön, dipnot 4

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İki deniz dipnot 1 bir olmaz. Biri güzel, tatlı ve kolay içimlidir; diğeri tuzlu ve acıdır. Her birinden taze balık eti yer, takındığınız süsler çıkarırsınız. Onun(Allah'ın) ikramını aramanız için gemilerin onu yararak gittiğini görürsün. Belki teşekkür edersiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Türkce'de deniz, büyük su kütlesi anlamına gelir. Arapça'da da öyledir. Büyük su kütlesi olan nil nehri de Kur'an'da bahr yani deniz olarak tanımlanmıştır. Bügün deniz denince sadece birbirne bağlantısı olan  çok büyük su kütleleri anlaşılmaktadır.

Şaban Britch

İki deniz eşit değildir. Biri tatlıdır, susuzluğu giderir ve içimi kolaydır; diğeri tuzlu ve acıdır. Hepsinden de taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Gemilerin suları yarıp gittiğini görürsün. Bunlar, O’nun verdiği nimetleri aramanız ve O’na şükretmeniz içindir.

Şaban Piriş

İki deniz eşit değildir. Biri tatlıdır, susuzluğu giderir ve içimi kolaydır; diğeri tuzlu ve acıdır. Hepsinden de taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Gemilerin suları yarıp gittiğini görürsün. Bunlar, O'nun verdiği nimetleri aramanız ve O'na şükretmeniz içindir.

Yaşar Nuri Öztürk

İki deniz birbirine eşit olmaz. Bu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi hoş ve rahattır; şu tuzludur, acıdır. Ama hepsinden de taze et yersiniz; giyip takınacağınız bir süs çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan nasip aramanız ve şükredebilmeniz için, gemilerin denizi yara yara gittiğini görürsün.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nor do the two kinds of flowing waters compare: one fresh and sweet pleasant to drink and the other salty and bitter, and from each do you eat tender meat and you obtain various kinds of gems you use as articles of ornaments carried on your bodies. And you see the ships -the large sea-going vessels and the river- boats- ploughing through the waves and cleaving the surface thereof to help you accomplish your objects sought after of His bounty to the end that your bosoms may hopefully surge and answer thanks.

Abdul Haleem

The two bodies of water are not alike- one is palatable, sweet, and pleasant to drink, the other salty and bitter- yet from each you eat fresh fish and extract ornaments to wear, and in each you see the ships ploughing their course so that you may seek God’s bounty and be grateful.

Abdullah Yusuf Ali

Nor are the two bodies of flowing water alike,- the one palatable, sweet, and pleasant to drink, and the other, salt and bitter. Yet from each (kind of water) do ye eat flesh fresh and tender, and ye extract ornaments to wear; and thou seest the ships therein that plough the waves, that ye may seek (thus) of the Bounty of Allah that ye may be grateful.

Abul A'la Maududi

The two masses of water are not alike. dipnot 1 The one is sweet, sates thirst, and is pleasant to drink from, while the other is salt, bitter on the tongue. Yet from both you eat fresh meat, dipnot 2 and extract from it ornaments that you wear; dipnot 3 and you see ships cruising through it that you may seek of His Bounty and be thankful to Him.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the body of water in the oceans, and the body of water in the rivers and springs and lakes.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Fresh meat": Meat of water animals.
  3. metne dön, dipnot 3
    That is pearls and corals and, in some rivers, diamonds and gold.

Aisha Bewley

The two seas are not the same: the one is sweet, refreshing, delicious to drink, the other salty, bitter to the taste. Yet from both of them you eat fresh flesh and extract ornaments for yourselves to wear; and you see ships on them, cleaving through the waves so that you can seek His bounty and so that hopefully you will be thankful.

Al-Hilali & Khan

And the two seas (kinds of water) are not alike: this is palatable, sweet and pleasant to drink, and that is salt and bitter. And from them both you eat fresh tender meat (fish), and derive the ornaments that you wear. And you see the ships cleaving (the sea-water as they sail through it), that you may seek of His Bounty, and that you may give thanks.

Ali Quli Qarai

Not alike are the two seas: this one sweet and agreeable, pleasant to drink, and that one briny and bitter, and from each you eat fresh meat and obtain ornaments which you wear. And you see the ships plowing through them, that you may seek of His grace, and so that you may give thanks.

Amatul Rahman Omar

The two great bodies of water are not alike; this one is palatable, sweet and pleasant to drink while the other is saltish and bitter. Yet (inspite of all this) you take for food fresh and wholesome meat (of fish) from them both; and bring out from them (pearl-like things used in) ornaments for your wear. And you can see the ships cleaving (their way) through it so that you may seek of His bounty (by means of commercial navigation), and so that you may give (Him) thanks.

Arthur John Arberry

Not equal are the two seas; this is sweet, grateful to taste, delicious to drink, and that is salt, bitter to the tongue. Yet of both you eat fresh flesh, and bring forth out of it ornaments for you to wear; and thou mayest see the ships cleaving through it, that you may seek of His bounty, and so haply you will be thankful.

Bijan Moeinian

Be grateful to God:

E. Henry Palmer

The two seas are not equal: one is sweet and fresh and pleasant to drink, and the other is salt and pungent; but from each do ye eat fresh flesh, and bring forth ornaments which ye wear; and thou mayest see the ships cleave through it, that ye may search after His grace, and haply ye may give thanks.

Edip-Layth

Nor are the two seas the same. One is fresh and palatable, good to drink, while the other is salty and bitter. From each of them you eat tender meat, and you extract jewelry to wear. You see the ships sailing through them, seeking His provisions; and perhaps you may be appreciative.

George Sale

The two seas are not to be held in comparison: This is fresh and sweet, pleasant to drink; but that is salt and bitter: Yet out of each of them ye eat fish, and take ornaments for you to wear. Thou seest the ships also plowing the waves thereof, that ye may seek to enrich yourselves by commerce, of the abundance of God: Peradventure ye will be thankful.

Hamid S. Aziz

And Allah created you of dust, then of the life-germ, then He made you pairs; and no female bears, nor does she bring forth, except with His knowledge; and no one whose life is lengthened has his life lengthened, nor is aught diminished of one's life, but it is all recorded in a Book; surely this is easy for Allah.

Mahmoud Ghali

And in no way can the two seas be equal; this is sweet, gratifying (to taste) palatable as a drink; and this (other) is salt, bitter (to the tongue); and of each you eat fresh flesh and draw forth ornaments for you to wear. And you see the ships plowing through it that you may seek of His Grace and that possibly you would thank (Him).

Marmaduke Pickthall

And the two seas are not alike: this, fresh, sweet, good to drink, this (other) bitter, salt. And from them both ye eat fresh meat and derive the ornament that ye wear. And thou seest the ship cleaving them with its prow that ye may seek of His bounty, and that haply ye may give thanks.

Mohamed Ahmed - Samira

Alike are not two bodies of water: This one is sweet and fresh and pleasant to drink, and this one brine and bitter; yet you get fresh meat to eat from both, and take out ornaments to wear. You see how the ships churn through them so that you may seek of His bounty and, perhaps, give thanks.

Muhammad Asad

[Easy is it for Him to create likeness and variety:] thus, the two great bodies of water [on earth] are not alike the one sweet, thirst-allaying, pleasant to drink, and the other salty and bitter: and yet, from either of them do you eat fresh meat, and [from either] you take gems which you may wear; and on either thou canst see ships ploughing through the waves, so that you might [be able to] go forth in quest of some of His bounty, and thus have cause to be grateful.

Mustafa Khattab

The two bodies of water are not alike: one is fresh, palatable, and pleasant to drink and the other is salty and bitter. Yet from them both you eat tender seafood and extract ornaments to wear. And you see the ships ploughing their way through both, so you may seek His bounty and give thanks ˹to Him˺.

Progressive Muslims

Nor are the two seas the same. One is fresh and palatable, good to drink, while the other is salty and bitter. And from each of them you eat tender meat, and you extract jewellery to wear. And you see the ships sailing through them, seeking His provisions; and perhaps you may be appreciative.

Rashad Khalifa

The two seas are not the same; one is fresh and delicious, while the other is salty and undrinkable. From each of them you eat tender meat, and extract jewelry to wear. And you see the ships sailing through them, seeking His provisions, that you may be appreciative.

Sahih International

And not alike are the two bodies of water. One is fresh and sweet, palatable for drinking, and one is salty and bitter. And from each you eat tender meat and extract ornaments which you wear, and you see the ships plowing through [them] that you might seek of His bounty; and perhaps you will be grateful.

Sam Gerrans

And not alike are the two seas: one is fresh and sweet, delicious to drink, and one is salty and bitter. And from each you eat succulent flesh, and extract ornaments which you wear. And thou seest the ships ploughing therein, that you might seek of His bounty and that you might be grateful.

Shabbir Ahmed

(Observe the diversity in Nature. ) Thus the two seas (and subsoil waters) are not alike. One is fresh, good to drink, the other undrinkable, salty (25:53). Yet, from either of them you eat tender meat and extract ornament that you may wear. And you see ships sailing through the waves seeking His Bounty, so that you may have cause to be grateful.

Syed Vickar Ahamed

And the two (seas) kinds of water are not alike (and the same)— One is tasteful, sweet and pleasant to drink, and the other, (tastes of) salt and is bitter. Yet from (both of) them, you eat fresh and tender flesh (fish and foods from the seas); From each (group of water), and you take out ornaments (pearls) to wear; And in there you see the ships that go through the waves, for you to search from the (riches and) bounty of Allah that you may be thankful.

Taqi Usmani

And two seas are not alike; this one is sweet, saturating, pleasant to drink, and that one is salt, bitter. But from each, you eat fresh meat, and derive ornaments that you wear. And you see the boats therein cleaving through water, so that you may search for His grace, and that you may be grateful.

The Monotheist Group

Nor are the two seas the same. One is fresh and palatable, good to drink, while the other is salty and bitter. And from each of them you eat tender meat, and you extract jewelry to wear. And you see the ships sailing through them, seeking His provisions; and perhaps you may be thankful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩