Diyanet İşleri
Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen Allah'ı inkar mı ediyorsun?"
Kehf suresi
Kehf suresi, 37. ayet. قَالَ لَهُۥ صَاحِبُهُۥ وَهُوَ يُحَاوِرُهُۥٓ أَكَفَرْتَ بِٱلَّذِى خَلَقَكَ مِن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ سَوَّىٰكَ رَجُلًا
ḳâle lehû ṣâḥibühû vehüve yüḥâviruhû ekeferte billeẕî ḫaleḳake min türâbin ŝümme min nuṭfetin ŝümme sevvâke racülâ.
Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen Allah'ı inkar mı ediyorsun?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İki bağ sahibi Kehf 32–46 3
Derken onun büyük bir serveti oldu. Arkadaşıyla konuşurken ona dedi ki: "Benim malım seninkinden daha çok. Adamlardan yana da senden daha üstünüm."
Derken kendine zulmederek bağına girdi. Şöyle dedi: "Bunun sonsuza değin yok olacağını sanmıyorum."
"Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Rabbime döndürülsem bile andolsun bundan daha iyi bir sonuç bulurum."
Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen Allah'ı inkar mı ediyorsun?"
"Fakat O Allah benim Rabbimdir. Ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam."
(39-40) "Bağına girdiğinde 'Maşaallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan, belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Seninkinin üzerine de gökten bir afet indirir de bağ kupkuru ve yalçın bir toprak haline geliverir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
37. Yani mü’min arkadaşı ona öğüt vererek, Yüce Allah’ın onu dünyada ilk olarak yaratmış olduğu halini hatırlatarak ve: “Seni önce topraktan, sonra da bir damla sudan yaratan, sonra da seni tam bir insan haline getireni” diyerek ona Allah’ı hatırlatmaktadır. Yani seni var eden, ihtiyaçlarını karşılayan, nimetlerini ihsan edip kesintisiz olarak bağışlayan, seni bir halden bir hale naklederek sonunda bir adam yapıp azaları ve aklî melekeleri ile kâmil bir hale getiren, böylelikle senin için sebepleri kolaylaştırıp bunca dünya nimetlerini ihsan eden yüce Allah'tır. Sen bu nimetleri kendi güç ve imkânlarınla elde etmedin. Aksine bunlar Yüce Allah’ın sana bir lütfudur. Peki, seni önce topraktan yaratan, sonra bir damla sudan yaratan, sonra da seni tam bir insan yapan Allah’ı inkar etmen olacak şey değil? O’nun nimetlerini nasıl bilmezlikten gelebilirsin? O’nun seni diriltmeyeceğini, diriltse dahi şu anda sahip olduğun bahçenden daha iyisini vereceğini nasıl iddia edebilirsin? Bu yapılmaması gereken ve hiç uygun olmayan bir iddiadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kendisiyle konuşan Mümin kimse ise, ona sözünü tekrar ederek şöyle dedi: "Baban Âdem'i topraktan yaratan, sonra seni meniden yaratan, sonra da olgun erkek bir insan haline getiren, bütün azalarını dengeli ve mükemmel olarak yaratan Rabbine iman etmede küfür mü ediyorsun? Şüphesiz bunların hepsini eksiksiz olarak yapmaya gücü yetenin, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter.
Aynı kıssa: İki Bağ Sahibi · Aynı kök: حور (13 geçiş) · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri
Derken onun büyük bir serveti oldu. Arkadaşıyla konuşurken ona dedi ki: "Benim malım seninkinden daha çok. Adamlardan yana da senden daha üstünüm."
Aynı kıssa: İki Bağ Sahibi · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: رجل (73 geçiş)
Onlara şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, ikisinin arasına da bir ekinlik…
Aynı kıssa: İki Bağ Sahibi · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri
Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.
Aynı kök: نطف (12 geçiş) · Aynı kök: ترب (22 geçiş)
Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…
Aynı kök: نطف (12 geçiş) · Aynı kök: ترب (22 geçiş)
Allah, sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah'ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi…
Aynı kök: نطف (12 geçiş) · Aynı kök: ترب (22 geçiş)
O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra "alaka"dan yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran, sonra olgunluk…
Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden…
Aynı kök: ترب (22 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onunla konuşan arkadaşı ona şöyle demişti: "Seni topraktan, sonra nutfeden (zigottan) yaratan, daha sonra seni bir erkek (insan) dipnot 1 biçimine sokan (Allah)ı inkâr mı ettin? dipnot 2
Kendisiyle söyleştiği adam ona şu cevabı verdi: "Şimdi sen kalkmış, seni tozdan topraktan ve ardından bir damlacık döl suyundan yaratan, sonra da seni yarattığı amacı gerçekleştirecek bir donanıma sahip kılarak adam eden Allah'ı inkar ediyorsun, öyle mi?
Kendisiyle tartışmaya girdiği komşusu ona: "Seni tozdan topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratıp da (eksiksiz) bir insan şekline sokan Allah'a karşı nankörlük mü yapıyorsun?" dedi.
Konuştuğu arkadaşı ona dedi ki: "Hakikatini inkar mı ediyorsun? Seni topraktan, sonra spermden yaratıp sonra da seni şuurlu insan kıldı!"
Kendisiyle konuşmakta olan arkadaşı ona dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla sudan yaratan, sonra da seni düzgün (eli ayağı tutan, gücü kuvveti yerinde) bir adam kılan (Allah)ı inkar mı ettin?"
Kendisiyle konuşan arkadaşı ise, der ki: "Seni topraktan, sonra nutfeden yaratan, sonra da bir adam haline getiren Allah'ı inkâr mı ediyorsun"?
Onunla konuşan arkadaşı, ona, şöyle dedi: "Seni topraktan, sonra bir damlacıktan yaratan, sonra da adam biçimi verene karşı nankörlük mü ediyorsun?"
Kendisiyle konuşan arkadaşı ona dedi ki: "Seni topraktan, sonra da meniden yaratan, sonra da seni adam kılığına koyanı mı inkar ediyorsun?"
Kendisiyle konuşan arkadaşı ona dedi ki: "Seni topraktan, ufak bir damladan yaratıp seni bir adam biçimine sokan Efendini mi inkar ediyorsun?"
Kendisiyle konuşan arkadaşı ona dedi ki: 'Seni topraktan, ufak bir damladan yaratıp seni bir adam biçimine sokan Rabbini mi inkar ediyorsun?
Arkadaşı da ona karşılık vererek dedi ki: "Sen, seni topraktan, sonra bir damla sudan yaratan, sonra da insan şekline koyan Rabbini inkar mı ediyorsun?
Arkadaşı da ona muhavere ederek: dedi ki: sen o rabbına küfür mü ediyorsun ki seni bir topraktan sonra bir nutfeden yarattı, sonra da seni bir adam seviyyesine getirdi
Tartışmaya girdiği arkadaşı ona: "Seni topraktan, sonra bir nutfeden yaratan, sonra da seni insan şekline sokana nankörlük mü ediyorsun?"
Tartışmaya girdiği arkadaşı ona: "Seni topraktan, sonra bir nutfeden yaratan, sonra da seni insan şekline sokana nankörlük mü ediyorsun?"
Tartışmaya girdiği arkadaşı ona: "Seni topraktan, sonra bir nutfeden yaratan, sonra da seni insan şekline sokana nankörlük mü ediyorsun?"
Kendisiyle konuşmakta olan arkadaşı ona dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla sudan yaratan, sonra da seni düzgün (eli ayağı tutan, gücü kuvveti yerinde) bir adam kılana (Tanrı'ya) küfrediyorsun?"
Arkadaşı ona cevab vererek dedi ki: "Seni (evvela) bir toprakdan, sonra da bir damla sudan yaratıb, tekrar seni bir adam seviyyesine (kemaline) getiren Allahı küfr ile inkar mı etdin"?
Arkadaşı ona cevap vererek dedi ki: Seni topraktan, sonra bir damla sudan yaratıp sonunda da seni insan kılığına koyanı mı inkar ediyorsun?
(32-49) Şu iki adamın misalini ver, onlardan her birine etrafı hurmayla çevrili üzümden iki bağ vermişiz. Bağ aralarını da ekinlik yapmışız, bahçelerden her ikisine de yemiş vermiş, herhangi bir şey eksik kalmamış , her ikisinin ortasından da nehir yapmışız, Onun ürünleri de vardı, sohbet ettiği arkadaşına, ben senden malca daha çoğum, kişilerim / neferlerim daha saygın dedi, bahçesine girdi , kendisine zulmetti ve dedi ki bunun ebediyen yok olacağını sanmam / zannetmem, kıyamet saatinin de olacağını sanmam , Rabbime de tekrar geri döndürülürsem , mutlaka döndüğüm yerde daha hayırlısını bulurum, onunla sohbet eden arkadaşı dedi ki seni topraktan , sonrasında nutfeden yaratanı sonrada adam sureti vereni yok mu saydın? Lakin O benim Rabbimdir ve ben Rabbime herhangi birini ortak koşmam , keşke bahçene girdiğinde Allah neyi istediyse / maşallah O ’ndan başka kuvvet yoktur deseydin , eğer beni, malca ve evlatça daha az görüyorsan belki de Rabbim senin bahçenden daha hayırlısını bana ver ir, g ökten seninkine bir felaket / husbânen gönderir ve bir yalçın / kaypak bir arazi olur. Yahut onun suyu dibe çekilmiş olur / su kaynağı kurur. Onu tekrar istemeye gücün yetmez / istidatın olmaz , Onun ürünlerini çepe çevre çevreledi , Ona yaptığı harcamalar üzerine avuçlarını ovuşturuyordu ki çardakları üzere çökmüş olarak kaldı ve dedi ki yazıklar olsun bana, Rabbime herhangi birini ortak koşmasaydım, Ona yardımda bulunacak Allah dışında bir insan topluluğu / fietün olmadı, k endi kendine de yardım edemedi, işte orada koruma / velayeti altına alma Allah’ın hakkıdır O, ödül olarak ve sonuç olarak daha hayırlıdır. Dünya hayatını misalinin, semadan indirdiğimiz su gibi olmasının örneğini ver, arzın bitkileri onunla /suyla karışır, derken rüzgârın savurduğu çer çöp olur, Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Mal ve oğullar, dünya hayatının süsüdür, geriye arta kalacak olan ıslah etmedir / salihattır , Rabbinin yanında ödül olarak / sevap olarak ve beklenti olarak daha hayırlıdır. O gün dağları yürütürüz , yer yüzünün dışa çıktığını / barizleştiğini görürsün , Hiçbir istisnasız onları biraraya toplarız, s af halinde Rabbine sunulurlar / arz edilirler , ilk kez yarattığımız haliniz le bize geldiniz. Bu vaadin / bu randevulaşmanın hiç başınıza gelmeyeceğini ileri sürmüştünüz, kitap konulur, onda olanlar nedeniyle suçluların titrediklerini / korktuklarını görürsün , derler ki yazıklar olsun bize, bu kitap ta ne ki ? küçük büyük hiçbir şeyi dışarıda bırakmamış saymış, bütün yaptıklarını hazır halde bulacaklar, Rabbin onların hiçbirine zulmetmez.
Kendisiyle konuşmakta olan arkadaşı ona dedi ki: “Seni topraktan, sonra bir damla sudan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde yaratan Allah’a (iman etmeyerek) küfre mi düşüyorsun?”
Kendisiyle konuşan arkadaşı ona dedi ki: "Seni topraktan, sonra nutfe (sperm)den yaratan, sonra da seni bir adam biçimine koyan Rabbine nankörlük mü ettin?"
Karşılıklı olarak konuşurlarken arkadaşı ona şöyle demişti: "Seni topraktan, sonra döllenmiş yumurtadan yaratan ve sonra bir adam haline getireni (Allah'ı) görmezlikten mi geliyorsun? dipnot 1
Konuşurken arkadaşı ona diyor ki "Seni topraktan, sonra döllenmiş yumurtadan yaratanı, sonra bir erkek olarak düzenleyeni görmezlikten mi geliyorsun?
Arkadaşı ona cevap vererek dedi ki: Seni topraktan, sonra bir damla nutfeden yaratan, sonra da seni adam haline getirene mi küfrediyorsun?
Arkadaşı ona cevap vererek derdi ki: -Seni topraktan, sonra bir damla sudan yaratan, sonra da seni adam haline getirene mi nankörlük ediyorsun?
Kendisiyle konuşan arkadaşı ona dedi ki: "Sen, seni topraktan, sonra meniden yaratıp sonra da bir adam olarak biçimlendiren kudrete nankörlük mü ettin?"
Discoursing him on this point, his fellow the poor man said to him: "Do you not think you have presumed upon Providence and transgressed His authority" "He created you from dust then from a constituent part of fluid emitted, then He fashioned you and imparted to you the shape of a man!"
His companion retorted, ‘Have you no faith in Him who created you from dust, from a small drop of fluid, then shaped you into a man?
His companion said to him, in the course of the argument with him: "Dost thou deny Him Who created thee out of dust, then out of a sperm-drop, then fashioned thee into a man?
While conversing with him his neighbour exclaimed: "Do you deny Him Who created you out of dust, then out of a drop of sperm, and then fashioned you into a complete man? dipnot 1
His companion, with whom he was debating, said to him, ‘Do you then disbelieve in Him who created you from dust, then from a drop of sperm, and then formed you as a man?
His companion said to him during the talk with him: "Do you disbelieve in Him Who created you out of dust (i.e. your father Adam), then out of Nutfah (mixed semen drops of male and female discharge), then fashioned you into a man?
His companion said to him, as he conversed with him: ‘Do you disbelieve in Him who created you from dust, then from a drop of [seminal] fluid, then fashioned you as a man?
His companion said to him, while he was arguing with him, `Do you disbelieve in Him Who created you (first) from dust and then from a sperm drop, then He fashioned you into a (perfect) man.
Said his fellow, as he was conversing with him, 'What, disbelievest thou in Him who created thee of dust, then of a sperm-drop, then shaped thee as a man?
His friend replied: "Shame on you; Do you disbelieve in Him Who originally created you from the earth, then raised you from a tiny embryo into a grown up man?"
Said unto him his fellow, who was his next-door neighbour, 'Thou hast disbelieved in Him who created thee from earth, and then from a clot, then fashioned thee a man;
His friend said to him while conversing with him: "Have you rejected the One who created you from dirt, then from a seed, and then He completed you to a man?"
And his companion said unto him, by way of debate, dost thou not believe in Him who created thee of the dust, and afterwards of seed; and then fashioned thee into a perfect man?
And I think not that the Hour (of Judgment) will ever come; and even if I be sent back unto my Lord, I shall surely find something even better in exchange. "
His companion said to him, as he was conversing with him, "Do you disbelieve in Him Who created you of dust, thereafter of a sperm (drop), thereafter molded you as a man?
His comrade, when he (thus) spake with him, exclaimed: Disbelievest thou in Him Who created thee of dust, then of a drop (of seed), and then fashioned thee a man?
Disputing with him, his companion said: "Do you disbelieve in Him who created you from dust, then a drop of semen, then formed you into a man?
And his friend answered him in the course of their argument: "Wilt thou blaspheme against Him who has created thee out of dust, and then out of a drop of sperm, and in the end has fashioned thee into a [complete] man?
His ˹believing˺ companion replied, while conversing with him, "Do you disbelieve in the One Who created you from dust,[1] then ˹developed you˺ from a sperm-drop, then formed you into a man?
His friend said to him while discussing with him: "Have you disbelieved in the One who created you from dirt, then from a seed, then He evolved you into a man"
His friend said to him, as he debated with him, "Have you disbelieved in the One who created you from dust, then from a tiny drop, then perfected you into a man?
His companion said to him while he was conversing with him, "Have you disbelieved in He who created you from dust and then from a sperm-drop and then proportioned you [as] a man?
His companion said to him while conversing with him: “Deniest thou Him who created thee from dust; then from a sperm-drop; then fashioned thee a man?
His friend differed with him, "Do you disbelieve in the One Who created you from dust, and then from gametes, and then shaped you into the current human form?"
His companion said to him, during the argument with him: "Do you reject Him Who created you from dust, then out of a sperm-drop, then made you into a man?
Said his companion, as he was conversing with him, "Do you deny Him who created you from dust, then from a drop (of semen), then He made you a perfect man?
His friend said to him while discussing with him: "Have you disbelieved in the One who has created you from dust, then from a seed, then He evolved you into a man?"