25. sure

Furkân Suresi الفرقان

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 7 konu
  1. Furkān'ın indirilişi ve "bu ne biçim peygamber" itirazı 1–9 karşılaştır — Furkān'ın indirilişi ve "bu ne biçim peygamber" itirazı
  2. Kıyameti yalanlayanlar ve ilah edinilenlerin reddi 10–20 karşılaştır — Kıyameti yalanlayanlar ve ilah edinilenlerin reddi
  3. Melek isteği ve Kur'an'ın parça parça indirilişi 21–34 karşılaştır — Melek isteği ve Kur'an'ın parça parça indirilişi
  4. Mûsâ, Nûh, Âd ve Semûd; nefsini ilah edinen 35–44 karşılaştır — Mûsâ, Nûh, Âd ve Semûd; nefsini ilah edinen
  5. Gölge, gece, rüzgârlar, iki deniz ve su 45–54 karşılaştır — Gölge, gece, rüzgârlar, iki deniz ve su
  6. Fayda vermeyene kulluk; secde emri ve burçlar 55–62 karşılaştır — Fayda vermeyene kulluk; secde emri ve burçlar
  7. Rahmân'ın kullarının vasıfları 63–77 karşılaştır — Rahmân'ın kullarının vasıfları

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Furkān'ın indirilişi ve "bu ne biçim peygamber" itirazı 1–9

  1. Furkân suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 1. ayet. تَبَارَكَ ٱلَّذِى نَزَّلَ ٱلْفُرْقَانَ عَلَىٰ عَبْدِهِۦ لِيَكُونَ لِلْعَٰلَمِينَ نَذِيرًا

    tebârake-lleẕî nezzele-lfürḳâne `alâ `abdihî liyekûne lil`âlemîne neẕîrâ.

    Edip Yüksel

    Tüm dünyaya bir uyarı olarak, Yasalar Kitabını kuluna indiren çok Yücedir.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 1. ayet

  2. Furkân suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 2. ayet. ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ شَرِيكٌ فِى ٱلْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَىْءٍ فَقَدَّرَهُۥ تَقْدِيرًا

    elleẕî lehû mülkü-ssemâvâti vel'arḍi velem yetteḫiẕ veledev velem yekül lehû şerîkün fi-lmülki veḫaleḳa külle şey'in feḳadderahû taḳdîrâ.

    Edip Yüksel

    Göklerin ve yerin yönetimi O'na aittir. Çocuk edinmemiştir, yönetiminde de kendisinin ortağı yoktur. Her şeyi yaratmış ve en ayrıntılı ölçülerle ona düzen vermiştir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Astronotları uzaya gönderdiğimizde yiyecek, içecek, oksijen ve yolculuk boyunca gereksinim duyacakları diğer maddeleri en hassas biçimde ölçüp belirleriz. Tanrı, bizi Dünya adı verilen uzay gemisine yerleştirirken bizim ve diğer yaratıkların tüm gereksinimlerini, sürekli yenilenebilecek mükemmel bir biçimde planlamıştır. Örneğin, bizimle bitkiler arasındaki yaşamsal ilişkiyi düşünün; biz onların fotosentezle ürettiği oksijeni kullanırken onlar da bizim nefesimizle dışarı attığımız karbondioksiti kullanır. Bak 4:119.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 2. ayet

  3. Furkân suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 3. ayet. وَٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ ءَالِهَةً لَّا يَخْلُقُونَ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَ وَلَا يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا وَلَا يَمْلِكُونَ مَوْتًا وَلَا حَيَوٰةً وَلَا نُشُورًا

    vetteḫaẕû min dûnihî âlihetel lâ yaḫlüḳûne şey'ev vehüm yuḫleḳûne velâ yemlikûne lienfüsihim ḍarrav velâ nef`av velâ yemlikûne mevtev velâ ḥayâtev velâ nüşûrâ.

    Edip Yüksel

    Buna rağmen O'nun yanında, bir şey yaratamayan, kendileri yaratılan, kendilerine bile yarar ve zarar veremeyen, öldüremeyen, yaşatamayan ve diriltemeyen bir takım tanrılar edindiler. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Tanrı'ya ortak koşulanların büyük çoğunluğu ölmüş peygamberler, evliyalar, mezhep imamları, devlet adamları ve kahramanlardan oluşmaktadır. Müşriklerin yaşayan liderleri, genelde ölmüş kahramanların şöhretlerini istismar ederek cahil halkın üzerinde güç ve otorite sahibi olurlar. Putlaştırılmış kahramanların kabirlerini ve mezarlarını ziyaret merkezine çevirmek, müşriklerin ortak özelliğidir.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 3. ayet

  4. Furkân suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 4. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ هَٰذَآ إِلَّآ إِفْكٌ ٱفْتَرَىٰهُ وَأَعَانَهُۥ عَلَيْهِ قَوْمٌ ءَاخَرُونَ فَقَدْ جَآءُو ظُلْمًا وَزُورًا

    veḳâle-lleẕîne keferû in hâẕâ illâ ifkün-fterâhü vee`ânehû `aleyhi ḳavmün âḫarûn. feḳad câû żulmev vezûrâ.

    Edip Yüksel

    İnkar edenler, "Bu, başkalarının yardımıyla onun uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir" diyerek haksız ve asılsız bir tez ortaya koydular.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 4. ayet

  5. Furkân suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 5. ayet. وَقَالُوٓا۟ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ٱكْتَتَبَهَا فَهِىَ تُمْلَىٰ عَلَيْهِ بُكْرَةً وَأَصِيلًا

    veḳâlû esâṭîru-l'evvelîne-ktetebehâ fehiye tümlâ `aleyhi bükratev veeṣîlâ.

    Edip Yüksel

    Dediler, "Yazıp durduğu şey evvelkilerin masallarıdır; gece gündüz kendisine dikte edilmektedir." dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Muhammed peygamberin döneminde yaşayanlar onun okuryazar olduğunu biliyorlardı. Muhammed peygamber, Tanrı'dan aldığı Mesajı kendi elleriyle yazmıştır.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 5. ayet

  6. Furkân suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 6. ayet. قُلْ أَنزَلَهُ ٱلَّذِى يَعْلَمُ ٱلسِّرَّ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ إِنَّهُۥ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

    ḳul enzelehü-lleẕî ya`lemü-ssirra fi-ssemâvâti vel'arḍ. innehû kâne gafûrar raḥîmâ.

    Edip Yüksel

    De ki: "Onu, göklerin ve yerin gizliliklerini bilen indirmiştir. O, Bağışlayandır, Rahimdir." dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * İnkarcıların savlarını, karşı konulamayacak bir biçimde yanıtlayan Kuran'ın matematiksel kodu, "Gizlenen" adlı surede 1406 yıl boyunca Tanrısal bir sır olarak tutuldu. * Bak 74:30.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 6. ayet

  7. Furkân suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 7. ayet. وَقَالُوا۟ مَالِ هَٰذَا ٱلرَّسُولِ يَأْكُلُ ٱلطَّعَامَ وَيَمْشِى فِى ٱلْأَسْوَاقِ لَوْلَآ أُنزِلَ إِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُۥ نَذِيرًا

    veḳâlû mâ lihâẕe-rrasûli ye'külu-ṭṭa`âme veyemşî fi-l'esvâḳ. levlâ ünzile ileyhi melekün feyekûne me`ahû neẕîrâ.

    Edip Yüksel

    Ve dediler, "Nasıl olur da bu elçi yemek yiyor ve çarşılarda dolaşıyor? Kendisiyle birlikte uyarıcı olarak bir melek inseydi ya!"

    Ayet detayı — Furkân suresi, 7. ayet

  8. Furkân suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 8. ayet. أَوْ يُلْقَىٰٓ إِلَيْهِ كَنزٌ أَوْ تَكُونُ لَهُۥ جَنَّةٌ يَأْكُلُ مِنْهَا وَقَالَ ٱلظَّٰلِمُونَ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلًا مَّسْحُورًا

    ev yülḳâ ileyhi kenzün ev tekûnü lehû cennetüy ye'külü minhâ. veḳâle-żżâlimûne in tettebi`ûne illâ racülem mesḥûrâ.

    Edip Yüksel

    "Yahut kendisine bir hazine atılsaydı veya kendisinin bir bahçesi olsaydı ve ondan yeseydi!" Hatta zalimler, "Siz, büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz!" dediler.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 8. ayet

  9. Furkân suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 9. ayet. ٱنظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا۟ لَكَ ٱلْأَمْثَٰلَ فَضَلُّوا۟ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا

    ünżur keyfe ḍarabû leke-l'emŝâle feḍallû felâ yesteṭî`ûne sebîlâ.

    Edip Yüksel

    Bak, senin için ne örnekler verdiler de saptılar, yolu asla bulamayacaklardır.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 9. ayet

Kıyameti yalanlayanlar ve ilah edinilenlerin reddi 10–20

  1. Furkân suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 10. ayet. تَبَارَكَ ٱلَّذِىٓ إِن شَآءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًا مِّن ذَٰلِكَ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ وَيَجْعَل لَّكَ قُصُورًۢا

    tebârake-lleẕî in şâe ce`ale leke ḫayram min ẕâlike cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâru veyec`al leke ḳuṣûrâ.

    Edip Yüksel

    Dilerse sana, bunlardan daha iyi olan, içlerinden ırmaklar akan bahçeler ve köşkler verebilen O çok yücedir.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 10. ayet

  2. Furkân suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 11. ayet. بَلْ كَذَّبُوا۟ بِٱلسَّاعَةِ وَأَعْتَدْنَا لِمَن كَذَّبَ بِٱلسَّاعَةِ سَعِيرًا

    bel keẕẕebû bissâ`ati vea`tednâ limen keẕẕebe bissâ`ati se`îrâ.

    Edip Yüksel

    Doğrusu, onlar o anı yalanladılar. O anı yalanlayanlara alevli cehennemi hazırladık.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 11. ayet

  3. Furkân suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 12. ayet. إِذَا رَأَتْهُم مِّن مَّكَانٍۭ بَعِيدٍ سَمِعُوا۟ لَهَا تَغَيُّظًا وَزَفِيرًا

    iẕâ raethüm mim mekânim be`îdin semi`û lehâ tegayyüżav vezefîrâ.

    Edip Yüksel

    Cehennem onları uzaktan görünce, onun öfkesini ve uğultusunu işitirler.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 12. ayet

  4. Furkân suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 13. ayet. وَإِذَآ أُلْقُوا۟ مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُّقَرَّنِينَ دَعَوْا۟ هُنَالِكَ ثُبُورًا

    veiẕâ ülḳû minhâ mekânen ḍayyiḳam müḳarranîne de`av hünâlike ŝübûrâ.

    Edip Yüksel

    Zincirlenmiş olarak onun dar bir yerinden atıldıkları zaman yok olmayı isterler.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 13. ayet

  5. Furkân suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 14. ayet. لَّا تَدْعُوا۟ ٱلْيَوْمَ ثُبُورًا وَٰحِدًا وَٱدْعُوا۟ ثُبُورًا كَثِيرًا

    lâ ted`ü-lyevme ŝübûrav vâḥidev ved`û ŝübûran keŝîrâ.

    Edip Yüksel

    Bugün bir yok oluş değil, birçok yok oluş isteyin.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 14. ayet

  6. Furkân suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 15. ayet. قُلْ أَذَٰلِكَ خَيْرٌ أَمْ جَنَّةُ ٱلْخُلْدِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ كَانَتْ لَهُمْ جَزَآءً وَمَصِيرًا

    ḳul eẕâlike ḫayrun em cennetü-lḫuldi-lletî vu`ide-lmütteḳûn. kânet lehüm cezâev vemeṣîrâ.

    Edip Yüksel

    De ki: "Bu mu, yoksa erdemlilere bir karşılık ve dönüş yeri olarak söz verilmiş ebedi bahçe mi daha iyi?"

    Ayet detayı — Furkân suresi, 15. ayet

  7. Furkân suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 16. ayet. لَّهُمْ فِيهَا مَا يَشَآءُونَ خَٰلِدِينَ كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ وَعْدًا مَّسْـُٔولًا

    lehüm fîhâ mâ yeşâûne ḫâlidîn. kâne `alâ rabbike va`dem mes'ûlâ.

    Edip Yüksel

    Onlar orada ebedi olarak dilediklerini elde ederler. Bu, Efendin'in mutlak surette gerçekleşecek sözüdür.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 16. ayet

  8. Furkân suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 17. ayet. وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَقُولُ ءَأَنتُمْ أَضْلَلْتُمْ عِبَادِى هَٰٓؤُلَآءِ أَمْ هُمْ ضَلُّوا۟ ٱلسَّبِيلَ

    veyevme yaḥşüruhüm vemâ ya`büdûne min dûni-llâhi feyeḳûlü eentüm aḍleltüm `ibâdî hâülâi em hüm ḍallü-ssebîl.

    Edip Yüksel

    Onları ve onların ALLAH'tan başka hizmet ettikleri topladığı gün, "Bu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa onlar mı yolu sapıttılar?" der.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 17. ayet

  9. Furkân suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 18. ayet. قَالُوا۟ سُبْحَٰنَكَ مَا كَانَ يَنۢبَغِى لَنَآ أَن نَّتَّخِذَ مِن دُونِكَ مِنْ أَوْلِيَآءَ وَلَٰكِن مَّتَّعْتَهُمْ وَءَابَآءَهُمْ حَتَّىٰ نَسُوا۟ ٱلذِّكْرَ وَكَانُوا۟ قَوْمًۢا بُورًا

    ḳâlû sübḥâneke mâ kâne yembegî lenâ en netteḫiẕe min dûnike min evliyâe velâkim metta`tehüm veâbâehüm ḥattâ nesü-ẕẕikr. vekânû ḳavmem bûrâ.

    Edip Yüksel

    "Sen yücesin, senin yanında kimseyi veliler kabul etmek bize yakışmaz. Fakat, sen onlara ve atalarına nimetler bağışladın. Nihayet, onlar mesajı unutup yozlaşan bir toplum oldular" diye karşılık verdiler.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 18. ayet

  10. Furkân suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 19. ayet. فَقَدْ كَذَّبُوكُم بِمَا تَقُولُونَ فَمَا تَسْتَطِيعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًا وَمَن يَظْلِم مِّنكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَبِيرًا

    feḳad keẕẕebûküm bimâ teḳûlûne femâ testeṭî`ûne ṣarfev velâ naṣrâ. vemey yażlim minküm nüẕiḳhü `aẕâben kebîrâ.

    Edip Yüksel

    Onlar sizin bu söylediklerinizi yalanlamış bulunuyorlar. Siz ne veto edebilir, ne de yardım edebilirsiniz. Hatta sizden zulmeden olursa ona da büyük bir azap tattırırız.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 19. ayet

  11. Furkân suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 20. ayet. وَمَآ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ إِلَّآ إِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ ٱلطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِى ٱلْأَسْوَاقِ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا

    vemâ erselnâ ḳableke mine-lmürselîne illâ innehüm leye'külûne-ṭṭa`âme veyemşûne fi-l'esvâḳ. vece`alnâ ba`ḍaküm liba`ḍin fitneh. etaṣbirûn. vekâne rabbüke beṣîrâ.

    Edip Yüksel

    Senden önce gönderdiğimiz tüm elçiler de yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı. Sizi birbiriniz için bir sınav yaptık; dayanabilecek misiniz? Efendin Görendir.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 20. ayet

Melek isteği ve Kur'an'ın parça parça indirilişi 21–34

  1. Buradan itibaren cüz 19

    Furkân suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 21. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْنَا ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ أَوْ نَرَىٰ رَبَّنَا لَقَدِ ٱسْتَكْبَرُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِمْ وَعَتَوْ عُتُوًّا كَبِيرًا

    veḳâle-lleẕîne lâ yercûne liḳâenâ levlâ ünzile `aleyne-lmelâiketü ev nerâ rabbenâ. leḳadi-stekberû fî enfüsihim ve`atev `utüvven kebîrâ.

    Edip Yüksel

    Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, "Bize ya melekler inmeli, yahut Efendimizi görmeliyiz!" dediler. Kendi kendilerine büyüklük taslamışlar ve azgınlıkta pek ileri gitmişlerdi.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 21. ayet

  2. Furkân suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 22. ayet. يَوْمَ يَرَوْنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ لَا بُشْرَىٰ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُجْرِمِينَ وَيَقُولُونَ حِجْرًا مَّحْجُورًا

    yevme yeravne-lmelâikete lâ büşrâ yevmeiẕil lilmücrimîne veyeḳûlûne ḥicram maḥcûrâ.

    Edip Yüksel

    Melekleri gördükleri gün, suçlular için iç açıcı bir gün olmayacaktır. "Tümüyle kuşatıldık!" derler.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 22. ayet

  3. Furkân suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 23. ayet. وَقَدِمْنَآ إِلَىٰ مَا عَمِلُوا۟ مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَٰهُ هَبَآءً مَّنثُورًا

    veḳadimnâ ilâ mâ `amilû min `amelin fece`alnâhü hebâem menŝûrâ.

    Edip Yüksel

    Yapmış oldukları işlere bakar ve onları tamamıyla etkisiz hale getiririz.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 23. ayet

  4. Furkân suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 24. ayet. أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ يَوْمَئِذٍ خَيْرٌ مُّسْتَقَرًّا وَأَحْسَنُ مَقِيلًا

    aṣḥâbü-lcenneti yevmeiẕin ḫayrum müsteḳarrav veaḥsenü meḳîlâ.

    Edip Yüksel

    O gün bahçe halkının kalacağı yer çok daha iyi olup daha güzel haberler işiteceklerdir.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 24. ayet

  5. Furkân suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 25. ayet. وَيَوْمَ تَشَقَّقُ ٱلسَّمَآءُ بِٱلْغَمَٰمِ وَنُزِّلَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ تَنزِيلًا

    veyevme teşeḳḳaḳu-ssemâü bilgamâmi venüzzile-lmelâiketü tenzîlâ.

    Edip Yüksel

    Göğün bulut kütleleri halinde parçalanacağı ve meleklerin topluca indirildiği gün,

    Ayet detayı — Furkân suresi, 25. ayet

  6. Furkân suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 26. ayet. ٱلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ ٱلْحَقُّ لِلرَّحْمَٰنِ وَكَانَ يَوْمًا عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ عَسِيرًا

    elmülkü yevmeiẕin-lḥaḳḳu lirraḥmân. vekâne yevmen `ale-lkâfirîne `asîrâ.

    Edip Yüksel

    İşte o gün, yönetim tümüyle ve mutlak olarak Rahman'ındır. İnkarcılar için zor bir gün olacaktır.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 26. ayet

  7. Furkân suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 27. ayet. وَيَوْمَ يَعَضُّ ٱلظَّالِمُ عَلَىٰ يَدَيْهِ يَقُولُ يَٰلَيْتَنِى ٱتَّخَذْتُ مَعَ ٱلرَّسُولِ سَبِيلًا

    veyevme ye`aḍḍu-żżâlimü `alâ yedeyhi yeḳûlü yâ leyteni-tteḫaẕtü me`a-rrasûli sebîlâ.

    Edip Yüksel

    O gün zalim kimse (üzüntüden) elini ısırıp şöyle der: "Keşke, elçi ile birlikte aynı yolu tutsaydım."

    Ayet detayı — Furkân suresi, 27. ayet

  8. Furkân suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 28. ayet. يَٰوَيْلَتَىٰ لَيْتَنِى لَمْ أَتَّخِذْ فُلَانًا خَلِيلًا

    yâ veyletâ leytenî lem etteḫiẕ fülânen ḫalîlâ.

    Edip Yüksel

    "Vay bana, keşke falancayı arkadaş edinmeseydim."

    Ayet detayı — Furkân suresi, 28. ayet

  9. Furkân suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 29. ayet. لَّقَدْ أَضَلَّنِى عَنِ ٱلذِّكْرِ بَعْدَ إِذْ جَآءَنِى وَكَانَ ٱلشَّيْطَٰنُ لِلْإِنسَٰنِ خَذُولًا

    leḳad eḍallenî `ani-ẕẕikri ba`de iẕ câenî. vekâne-şşeyṭânü lil'insâni ḫaẕûlâ.

    Edip Yüksel

    "Beni, bana ulaşan mesajdan saptırdı. Gerçekten, sapkın insanı yarı yolda bırakır."

    Ayet detayı — Furkân suresi, 29. ayet

  10. Furkân suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 30. ayet. وَقَالَ ٱلرَّسُولُ يَٰرَبِّ إِنَّ قَوْمِى ٱتَّخَذُوا۟ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ مَهْجُورًا

    veḳâle-rrasûlü yâ rabbi inne ḳavmi-tteḫaẕû hâẕe-lḳur'âne mehcûrâ.

    Edip Yüksel

    Elçi de "Efendim, halkım Kuran'ı terketti" der. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Muhammed peygamberin vefatından kısa bir süre sonra, Kuran'ı yeterli görmeyenler, uydurdukları haramları, yalanları ve hikayeleri Tanrı'ya ve elçisine "Hadis ve Sünnet" adı altında yakıştırmaya başladılar. Muhammed peygamberin halkı bu öğretileri izleyerek ve mezhepler halinde kurumlaştırarak Kuran'ı terketmiş bulunmaktadır. * Doğru ile yanlışın karıştırıldığı bu öğretileri izleyenler, Muhammed peygamberin şefaatinin kendilerini kurtarmasını beklerken, 78:38 ve 19:87 ayetlerinin tecellisi olan 25:30 ayetindeki şikayet ile karşılaşacaklardır.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 30. ayet

  11. Furkân suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 31. ayet. وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِىٍّ عَدُوًّا مِّنَ ٱلْمُجْرِمِينَ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ هَادِيًا وَنَصِيرًا

    vekeẕâlike ce`alnâ likülli nebiyyin `adüvvem mine-lmücrimîn. vekefâ birabbike hâdiyev veneṣîrâ.

    Edip Yüksel

    Biz ayrıca her peygambere suçlulardan bir düşman var ettik. Yol gösterici ve yardımcı olarak Efendin yeter. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Peygamberin en azılı düşmanlarının kimliği için 6:112-116 ayetlerine bakınız.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 31. ayet

  12. Furkân suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 32. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلْقُرْءَانُ جُمْلَةً وَٰحِدَةً كَذَٰلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهِۦ فُؤَادَكَ وَرَتَّلْنَٰهُ تَرْتِيلًا

    veḳâle-lleẕîne keferû levlâ nüzzile `aleyhi-lḳur'ânü cümletev vâḥideh. keẕâlike linüŝebbite bihî füâdeke verattelnâhü tertîlâ.

    Edip Yüksel

    İnkarcılar, "Kuran, ona neden bir defada indirilmedi?" dediler. Biz böylece onu belleğine yerleştirmekte ve onu belirlenmiş bir dizilişe göre okumaktayız.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 32. ayet

  13. Furkân suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 33. ayet. وَلَا يَأْتُونَكَ بِمَثَلٍ إِلَّا جِئْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ وَأَحْسَنَ تَفْسِيرًا

    velâ ye'tûneke bimeŝelin illâ ci'nâke bilḥaḳḳi veaḥsene tefsîrâ.

    Edip Yüksel

    Onların sana yönelttikleri her teze karşı, biz sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getiririz.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 33. ayet

  14. Furkân suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 34. ayet. ٱلَّذِينَ يُحْشَرُونَ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ إِلَىٰ جَهَنَّمَ أُو۟لَٰٓئِكَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضَلُّ سَبِيلًا

    elleẕîne yuḥşerûne `alâ vucûhihim ilâ cehenneme ülâike şerrum mekânev veeḍallü sebîlâ.

    Edip Yüksel

    Cehenneme zorla sürülenler, en kötü yere ve en çarpık yola sahip olanlardır.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 34. ayet

Mûsâ, Nûh, Âd ve Semûd; nefsini ilah edinen 35–44

  1. Furkân suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 35. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَجَعَلْنَا مَعَهُۥٓ أَخَاهُ هَٰرُونَ وَزِيرًا

    veleḳad âteynâ mûse-lkitâbe vece`alnâ me`ahû eḫâhü hârûne vezîrâ.

    Edip Yüksel

    Biz Musa'ya kitabı vermiş ve kardeşi Harun'u da kendisine yardımcı olarak atamıştık.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 35. ayet

  2. Furkân suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 36. ayet. فَقُلْنَا ٱذْهَبَآ إِلَى ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَدَمَّرْنَٰهُمْ تَدْمِيرًا

    feḳulne-ẕhebâ ile-lḳavmi-lleẕîne keẕẕebû biâyâtinâ. fedemmernâhüm tedmîrâ.

    Edip Yüksel

    "Siz ikiniz, ayetlerimizi yalanlayan şu topluma gidin" dedik. Bunun ardından onları yakıp yok ettik.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 36. ayet

  3. Furkân suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 37. ayet. وَقَوْمَ نُوحٍ لَّمَّا كَذَّبُوا۟ ٱلرُّسُلَ أَغْرَقْنَٰهُمْ وَجَعَلْنَٰهُمْ لِلنَّاسِ ءَايَةً وَأَعْتَدْنَا لِلظَّٰلِمِينَ عَذَابًا أَلِيمًا

    veḳavme nûḥil lemmâ keẕẕebü-rrusüle agraḳnâhüm vece`alnâhüm linnâsi âyeh. vea`tednâ liżżâlimîne `aẕâben elîmâ.

    Edip Yüksel

    Benzer şekilde, Nuh'un toplumu da elçileri yalanlayınca, halk için bir ders olsun diye onları boğduk. Zalimler için acı bir ceza hazırlamışızdır.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 37. ayet

  4. Furkân suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 38. ayet. وَعَادًا وَثَمُودَا۟ وَأَصْحَٰبَ ٱلرَّسِّ وَقُرُونًۢا بَيْنَ ذَٰلِكَ كَثِيرًا

    ve`âdev veŝemûde veaṣḥâbe-rrassi veḳurûnem beyne ẕâlike keŝîrâ.

    Edip Yüksel

    Ad, Semud, Res halkı ve bunların arasında birçok nesilleri de...

    Ayet detayı — Furkân suresi, 38. ayet

  5. Furkân suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 39. ayet. وَكُلًّا ضَرَبْنَا لَهُ ٱلْأَمْثَٰلَ وَكُلًّا تَبَّرْنَا تَتْبِيرًا

    veküllen ḍarabnâ lehü-l'emŝâl. veküllen tebbernâ tetbîrâ.

    Edip Yüksel

    Hepsine yeterli örnekler vermiştik, sonunda hepsini kırdık geçirdik.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 39. ayet

  6. Furkân suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 40. ayet. وَلَقَدْ أَتَوْا۟ عَلَى ٱلْقَرْيَةِ ٱلَّتِىٓ أُمْطِرَتْ مَطَرَ ٱلسَّوْءِ أَفَلَمْ يَكُونُوا۟ يَرَوْنَهَا بَلْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ نُشُورًا

    veleḳad etev `ale-lḳaryeti-lletî ümṭirat meṭara-ssev'. efelem yekûnû yeravnehâ. bel kânû lâ yercûne nüşûrâ.

    Edip Yüksel

    Felaket yağmuruna tutulmuş bulunan ülkenin (Sodom) yanından geçmiş bulunuyorlar. Onu görmediler mi? Aslında onlar yeniden dirilme gerçeğini onaylamıyorlardı.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 40. ayet

  7. Furkân suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 41. ayet. وَإِذَا رَأَوْكَ إِن يَتَّخِذُونَكَ إِلَّا هُزُوًا أَهَٰذَا ٱلَّذِى بَعَثَ ٱللَّهُ رَسُولًا

    veiẕâ raevke iy yetteḫiẕûneke illâ hüzüvâ. ehâẕe-lleẕî be`aŝe-llâhü rasûâ.

    Edip Yüksel

    Seni her gördüklerinde seni alaya alırlar: "ALLAH'ın elçi olarak gönderdiği kişi bu mu?"

    Ayet detayı — Furkân suresi, 41. ayet

  8. Furkân suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 42. ayet. إِن كَادَ لَيُضِلُّنَا عَنْ ءَالِهَتِنَا لَوْلَآ أَن صَبَرْنَا عَلَيْهَا وَسَوْفَ يَعْلَمُونَ حِينَ يَرَوْنَ ٱلْعَذَابَ مَنْ أَضَلُّ سَبِيلًا

    in kâde leyüḍillünâ `an âlihetinâ levlâ en ṣabernâ `aleyhâ. vesevfe ya`lemûne ḥîne yeravne-l`aẕâbe men eḍallü sebîlâ.

    Edip Yüksel

    "Direnmeseydik, neredeyse bizi tanrılarımızdan saptırıp ayıracaktı." Azabı gördüklerinde kimin gerçekten sapık yolda olduğunu öğreneceklerdir.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 42. ayet

  9. Furkân suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 43. ayet. أَرَءَيْتَ مَنِ ٱتَّخَذَ إِلَٰهَهُۥ هَوَىٰهُ أَفَأَنتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَكِيلًا

    era'eyte meni-tteḫaẕe ilâhehû hevâh. efeente tekûnü `aleyhi vekîlâ.

    Edip Yüksel

    Egosunu tanrı edinen kişiyi gördün mü? Sen mi ona avukatlık edeceksin?

    Ayet detayı — Furkân suresi, 43. ayet

  10. Furkân suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 44. ayet. أَمْ تَحْسَبُ أَنَّ أَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ أَوْ يَعْقِلُونَ إِنْ هُمْ إِلَّا كَٱلْأَنْعَٰمِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ سَبِيلًا

    em taḥsebü enne ekŝerahüm yesme`ûne ev ya`ḳilûn. in hüm illâ kel'en`âmi bel hüm eḍallü sebîlâ.

    Edip Yüksel

    Onların çoğunun gerçekten işittiklerini yahut anladıklarını mı sanıyorsun? Onlar sadece çiftlik hayvanları gibidir; hayır, yolca daha da sapıktırlar.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 44. ayet

Gölge, gece, rüzgârlar, iki deniz ve su 45–54

  1. Furkân suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 45. ayet. أَلَمْ تَرَ إِلَىٰ رَبِّكَ كَيْفَ مَدَّ ٱلظِّلَّ وَلَوْ شَآءَ لَجَعَلَهُۥ سَاكِنًا ثُمَّ جَعَلْنَا ٱلشَّمْسَ عَلَيْهِ دَلِيلًا

    elem tera ilâ rabbike keyfe medde-żżill. velev şâe lece`alehû sâkinâ. ŝümme ce`alne-şşemse `aleyhi delîlâ.

    Edip Yüksel

    Efendinin gölgeyi nasıl uzattığına dikkat ettin mi? Nitekim dileseydi onu hareketsiz de yapardı. Nitekim, güneşi ona delil kıldık (gölgenin varlığını ışığa bağlı kıldık).

    Ayet detayı — Furkân suresi, 45. ayet

  2. Furkân suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 46. ayet. ثُمَّ قَبَضْنَٰهُ إِلَيْنَا قَبْضًا يَسِيرًا

    ŝümme ḳabaḍnâhü ileynâ ḳabḍay yesîrâ.

    Edip Yüksel

    Sonra onu yavaş yavaş çekip alırız.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 46. ayet

  3. Furkân suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 47. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ لِبَاسًا وَٱلنَّوْمَ سُبَاتًا وَجَعَلَ ٱلنَّهَارَ نُشُورًا

    vehüve-lleẕî ce`ale lekümü-lleyle libâsev vennevme sübâtev vece`ale-nnehâra nüşûrâ.

    Edip Yüksel

    Ve O, geceyi size bir örtü, uykuyu bir dinlenme ve gündüzü de bir dirilme zamanı yapandır.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 47. ayet

  4. Furkân suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 48. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَرْسَلَ ٱلرِّيَٰحَ بُشْرًۢا بَيْنَ يَدَىْ رَحْمَتِهِۦ وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً طَهُورًا

    vehüve-lleẕî ersele-rriyâḥa büşram beyne yedey raḥmetih. veenzelnâ mine-ssemâi mâen ṭahûrâ.

    Edip Yüksel

    Ve O, rahmetinden önce müjdeleyici olarak rüzgarları gönderendir. Ve biz gökten tertemiz bir su indiririz.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 48. ayet

  5. Furkân suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 49. ayet. لِّنُحْـِۧىَ بِهِۦ بَلْدَةً مَّيْتًا وَنُسْقِيَهُۥ مِمَّا خَلَقْنَآ أَنْعَٰمًا وَأَنَاسِىَّ كَثِيرًا

    linuḥyiye bihî beldetem meytev venüsḳiyehû mimmâ ḫalaḳnâ en`âmev veenâsiyye keŝîrâ.

    Edip Yüksel

    Ki onunla ölü bir ülkeyi diriltelim ve yarattığımız nice çiftlik hayvanlarını ve insanları onunla sulayalım.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 49. ayet

  6. Furkân suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 50. ayet. وَلَقَدْ صَرَّفْنَٰهُ بَيْنَهُمْ لِيَذَّكَّرُوا۟ فَأَبَىٰٓ أَكْثَرُ ٱلنَّاسِ إِلَّا كُفُورًا

    veleḳad ṣarrafnâhü beynehüm liyeẕẕekkerû. feebâ ekŝeru-nnâsi illâ küfûrâ.

    Edip Yüksel

    Öğüt almaları için onu aralarında dağıtıp çevirdik. Ne var ki insanların çoğunluğu nankörlükte diretmektedir.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 50. ayet

  7. Furkân suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 51. ayet. وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا فِى كُلِّ قَرْيَةٍ نَّذِيرًا

    velev şi'nâ lebe`aŝnâ fî külli ḳaryetin neẕîrâ.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 51. ayet

  8. Furkân suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 52. ayet. فَلَا تُطِعِ ٱلْكَٰفِرِينَ وَجَٰهِدْهُم بِهِۦ جِهَادًا كَبِيرًا

    felâ tüṭi`i-lkâfirîne vecâhidhüm bihî cihâden kebîrâ.

    Edip Yüksel

    Öyleyse, inkarcılara uyma ve bununla (bu Kuran ile) onlara karşı büyük bir cihad ile savaşım ver.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 52. ayet

  9. Furkân suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 53. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ هَٰذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ وَهَٰذَا مِلْحٌ أُجَاجٌ وَجَعَلَ بَيْنَهُمَا بَرْزَخًا وَحِجْرًا مَّحْجُورًا

    vehüve-lleẕî merace-lbaḥrayni hâẕâ `aẕbün fürâtüv vehâẕâ milḥun ücâc. vece`ale beynehümâ berzeḫav veḥicram maḥcûrâ.

    Edip Yüksel

    O, iki denizi salmıştır; bu taze ve tatlıdır, şu tuzlu ve acıdır. Her ikisinin arasına, karışmalarını engelleyen sağlam bir engel koymuştur. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu engelden maksat "buharlaşma" olabilir mi? Göllerin suyu yağmurla beslenir. Buharlaşma yoluyla okyanusların suyu minerallerden elenir. Buharlaşma, tatlı suyla acı su arasında minerallerin karışımını önleyen fiziksel bir engel oluşturur.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 53. ayet

  10. Furkân suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 54. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ مِنَ ٱلْمَآءِ بَشَرًا فَجَعَلَهُۥ نَسَبًا وَصِهْرًا وَكَانَ رَبُّكَ قَدِيرًا

    vehüve-lleẕî ḫaleḳa mine-lmâi beşeran fece`alehû nesebev vesiḥrâ. vekâne rabbüke ḳadîrâ.

    Edip Yüksel

    Ve O, sudan bir insan yarattı ve ona soy sop verdi. Efendin her şeye gücü yetendir.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 54. ayet

Fayda vermeyene kulluk; secde emri ve burçlar 55–62

  1. Furkân suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 55. ayet. وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُهُمْ وَلَا يَضُرُّهُمْ وَكَانَ ٱلْكَافِرُ عَلَىٰ رَبِّهِۦ ظَهِيرًا

    veya`büdûne min dûni-llâhi mâ lâ yenfe`uhüm velâ yeḍurruhüm. vekâne-lkâfiru `alâ rabbihî żahîrâ.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın yanısıra kendilerine ne yarar ve ne de zarar veremeyenlere de hizmet ediyorlar. İnkarcı kimse Efendisine karşı çıkandır.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 55. ayet

  2. Furkân suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 56. ayet. وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ إِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذِيرًا

    vemâ erselnâke illâ mübeşşirav veneẕîrâ.

    Edip Yüksel

    Biz seni bir müjdeleyici ve uyarıcı olmaktan başka bir görevle göndermedik.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 56. ayet

  3. Furkân suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 57. ayet. قُلْ مَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِلَّا مَن شَآءَ أَن يَتَّخِذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا

    ḳul mâ es'elüküm `aleyhi min ecrin illâ men şâe ey yetteḫiẕe ilâ rabbihî sebîlâ.

    Edip Yüksel

    De ki: "Ben görevime karşılık sizden herhangi bir ücret istemiyorum. Sadece, Efendisine ulaşacak yolu arayanlar olmanızı istiyorum."

    Ayet detayı — Furkân suresi, 57. ayet

  4. Furkân suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 58. ayet. وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱلْحَىِّ ٱلَّذِى لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِهِۦ وَكَفَىٰ بِهِۦ بِذُنُوبِ عِبَادِهِۦ خَبِيرًا

    vetevekkel `ale-lḥayyi-lleẕî lâ yemûtü vesebbiḥ biḥamdih. vekefâ bihî biẕünûbi `ibâdihî ḫabîrâ.

    Edip Yüksel

    Ölümsüz ve Diri olana güven; O'nu överek yücelt. Kullarının günahlarını, O'nun bilmesi yeter.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 58. ayet

  5. Furkân suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 59. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ ٱلرَّحْمَٰنُ فَسْـَٔلْ بِهِۦ خَبِيرًا

    elleẕî ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ fî sitteti eyyâmin ŝümme-stevâ `ale-l`arş. erraḥmânü fes'el bihî ḫabîrâ.

    Edip Yüksel

    O ki gökleri, yeri ve aralarındakileri altı günde yarattı ve sonra tüm otoritesini kurdu. Rahman'dır; O'nu iyi bilenlere sor.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 59. ayet

  6. Furkân suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 60. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱسْجُدُوا۟ لِلرَّحْمَٰنِ قَالُوا۟ وَمَا ٱلرَّحْمَٰنُ أَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُورًا secde ayeti

    veiẕâ ḳîle lehümü-scüdû lirraḥmâni ḳâlû veme-rraḥmân. enescüdü limâ te'mürunâ vezâdehüm nüfûrâ.

    Edip Yüksel

    Onlara, "Rahman'a secde edin" dendiği zaman, "Rahman da neymiş? Senin bize karşı savunduğun şeye mi secde edeceğiz?" derler. Ve bu, ancak onların nefretini arttırır.*

    Ayet detayı — Furkân suresi, 60. ayet

  7. Furkân suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 61. ayet. تَبَارَكَ ٱلَّذِى جَعَلَ فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَجَعَلَ فِيهَا سِرَٰجًا وَقَمَرًا مُّنِيرًا

    tebârake-lleẕî ce`ale fi-ssemâi bürûcev vece`ale fîhâ sirâcev veḳameram münîrâ.

    Edip Yüksel

    Göğe takım yıldızlar vareden ve ona bir lamba ve parlayan bir ay yerleştiren çok yücedir.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 61. ayet

  8. Furkân suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 62. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ خِلْفَةً لِّمَنْ أَرَادَ أَن يَذَّكَّرَ أَوْ أَرَادَ شُكُورًا

    vehüve-lleẕî ce`ale-lleyle vennehâra ḫilfetel limen erâde ey yeẕẕekkera ev erâde şükûrâ.

    Edip Yüksel

    O, geceyi ve gündüzü birbirini izler yaptı; öğüt almak veya şükretmek isteyenler için...

    Ayet detayı — Furkân suresi, 62. ayet

Rahmân'ın kullarının vasıfları 63–77

  1. Furkân suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 63. ayet. وَعِبَادُ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى ٱلْأَرْضِ هَوْنًا وَإِذَا خَاطَبَهُمُ ٱلْجَٰهِلُونَ قَالُوا۟ سَلَٰمًا

    ve`ibâdü-rraḥmâni-lleẕîne yemşûne `ale-l'arḍi hevnev veiẕâ ḫâṭabehümü-lcâhilûne ḳâlû selâmâ.

    Edip Yüksel

    Rahman'ın kulları öyle kimselerdir ki yeryüzünde gösterişsizce yürürler. Cahiller kendilerine laf atınca da barış önerirler.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 63. ayet

  2. Furkân suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 64. ayet. وَٱلَّذِينَ يَبِيتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّدًا وَقِيَٰمًا

    velleẕîne yebîtûne lirabbihim süccedev veḳiyâmâ.

    Edip Yüksel

    Gecenin yalnızlığında Efendi'lerine secde edip düşünceye dalarlar.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 64. ayet

  3. Furkân suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 65. ayet. وَٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا ٱصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَ إِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا

    velleẕîne yeḳûlûne rabbene-ṣrif `annâ `aẕâbe cehennem. inne `aẕâbehâ kâne garâmâ.

    Edip Yüksel

    Ve onlar şöyle derler, "Efendimiz, cehennem cezasını bizden çevir. Onun cezası korkunçtur."

    Ayet detayı — Furkân suresi, 65. ayet

  4. Furkân suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 66. ayet. إِنَّهَا سَآءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا

    innehâ sâet müsteḳarrav vemüḳâmâ.

    Edip Yüksel

    "O kötü bir durak ve kötü bir yerdir."

    Ayet detayı — Furkân suresi, 66. ayet

  5. Furkân suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 67. ayet. وَٱلَّذِينَ إِذَآ أَنفَقُوا۟ لَمْ يُسْرِفُوا۟ وَلَمْ يَقْتُرُوا۟ وَكَانَ بَيْنَ ذَٰلِكَ قَوَامًا

    velleẕîne iẕâ enfeḳû lem yüsrifû velem yaḳtürû vekâne beyne ẕâlike ḳavâmâ.

    Edip Yüksel

    Onlar verirken savurganlık ve cimrilik yapmaz, ikisi arasında dengeli harcarlar.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 67. ayet

  6. Furkân suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 68. ayet. وَٱلَّذِينَ لَا يَدْعُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ وَلَا يَقْتُلُونَ ٱلنَّفْسَ ٱلَّتِى حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَا يَزْنُونَ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ يَلْقَ أَثَامًا

    velleẕîne lâ yed`ûne me`a-llâhi ilâhen âḫara velâ yaḳtülûne-nnefse-lletî ḥarrame-llâhü illâ bilḥaḳḳi velâ yeznûn. vemey yef`al ẕâlike yelḳa eŝâmâ.

    Edip Yüksel

    Onlar, ALLAH ile birlikte başka tanrılar çağırmazlar; ALLAH'ın yasakladığı canı haksız yere öldürmezler ve zina etmezler. Bunları işleyen, günahların faturasını öder.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 68. ayet

  7. Furkân suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 69. ayet. يُضَٰعَفْ لَهُ ٱلْعَذَابُ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَيَخْلُدْ فِيهِۦ مُهَانًا

    yüḍâ`af lehü-l`aẕâbü yevme-lḳiyâmeti veyaḫlüd fîhî mühânâ.

    Edip Yüksel

    Diriliş günü cezaları katlanır ve horlanmış olarak orada ebedi kalırlar.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 69. ayet

  8. Furkân suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 70. ayet. إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَٰلِحًا فَأُو۟لَٰٓئِكَ يُبَدِّلُ ٱللَّهُ سَيِّـَٔاتِهِمْ حَسَنَٰتٍ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

    illâ men tâbe veâmene ve`amile `amelen ṣâliḥan feülâike yübeddilü-llâhü seyyiâtihim ḥasenât. vekâne-llâhü gafûrar raḥîmâ.

    Edip Yüksel

    Ancak gerçeği onaylayıp erdemli bir yaşam sürenler hariç. ALLAH onların günahlarını iyiliklere çevirir. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 70. ayet

  9. Furkân suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 71. ayet. وَمَن تَابَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَإِنَّهُۥ يَتُوبُ إِلَى ٱللَّهِ مَتَابًا

    vemen tâbe ve`amile ṣâliḥan feinnehû yetûbü ile-llâhi metâbâ.

    Edip Yüksel

    Tövbe edip iyi davrananlar ise ALLAH'a gereği gibi dönmüş olur.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 71. ayet

  10. Furkân suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 72. ayet. وَٱلَّذِينَ لَا يَشْهَدُونَ ٱلزُّورَ وَإِذَا مَرُّوا۟ بِٱللَّغْوِ مَرُّوا۟ كِرَامًا

    velleẕîne lâ yeşhedûne-zzûra veiẕâ merrû billagvi merrû kirâmâ.

    Edip Yüksel

    Onlar yalan tanıklıkta bulunmazlar. Boş sözlerle karşılaştıklarında önemsemeyip geçerler.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 72. ayet

  11. Furkân suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 73. ayet. وَٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ لَمْ يَخِرُّوا۟ عَلَيْهَا صُمًّا وَعُمْيَانًا

    velleẕîne iẕâ ẕükkirû biâyâti rabbihim lem yeḫirrû `aleyhâ ṣummev ve`umyânâ.

    Edip Yüksel

    Kendilerine Efendi'lerinin ayetleri hatırlatıldığında, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 73. ayet

  12. Furkân suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 74. ayet. وَٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَٰجِنَا وَذُرِّيَّٰتِنَا قُرَّةَ أَعْيُنٍ وَٱجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا

    velleẕîne yeḳûlûne rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ veẕürriyyâtinâ ḳurrate a`yüniv vec`alnâ lilmütteḳîne imâmâ.

    Edip Yüksel

    Onlar ki "Efendimiz, eşlerimizi, çocuklarımızı bizim için bir mutluluk kaynağı yap ve bizi önde giden erdemlilerden kıl" derler.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 74. ayet

  13. Furkân suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 75. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ يُجْزَوْنَ ٱلْغُرْفَةَ بِمَا صَبَرُوا۟ وَيُلَقَّوْنَ فِيهَا تَحِيَّةً وَسَلَٰمًا

    ülâike yüczevne-lgurfete bimâ ṣaberû veyüleḳḳavne fîhâ teḥiyyetev veselâmâ.

    Edip Yüksel

    Bunlar, sabrettiklerinden ötürü bahçe odalarıyla ödüllendirilirler; orada mutlu bir yaşam ve barışa kavuşturulurlar.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 75. ayet

  14. Furkân suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 76. ayet. خَٰلِدِينَ فِيهَا حَسُنَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا

    ḫâlidîne fîhâ. ḥasünet müsteḳarrav vemüḳâmâ.

    Edip Yüksel

    Orada ebedi kalıcıdırlar. Ne güzel bir duraktır, ne güzel bir yerdir.

    Ayet detayı — Furkân suresi, 76. ayet

  15. Furkân suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Furkân suresi, 77. ayet. قُلْ مَا يَعْبَؤُا۟ بِكُمْ رَبِّى لَوْلَا دُعَآؤُكُمْ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامًۢا

    ḳul mâ ya`beü biküm rabbî levlâ dü`âüküm. feḳad keẕẕebtüm fesevfe yekûnü lizâmâ.

    Edip Yüksel

    De ki: "Duanız olmasa Efendimin yanında değeriniz yoktur. Yalanlarsanız sonucuna katlanacaksınız."

    Ayet detayı — Furkân suresi, 77. ayet