Mâide suresi

Mâide suresi, 79. ayet

Mâide suresi, 79. ayet. كَانُوا۟ لَا يَتَنَاهَوْنَ عَن مُّنكَرٍ فَعَلُوهُ لَبِئْسَ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ

kânû lâ yetenâhevne `am münkerin fe`alûhü. lebi'se mâ kânû yef`alûn.

Diyanet İşleri

İşledikleri herhangi bir kötülükten birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Yapmakta oldukları ne kötüydü!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 76–82 · surenin 79. ayeti / 120

Konu Lânetlenenler ve mü'minlere en yakın olanlar Mâide 78–86 3

  1. Mâide 76

    (Ey Muhammed!) De ki: "Allah'ı bırakıp da, sizin için ne bir zarara ne de bir yarara gücü yeten şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir."

  2. Mâide 77

    De ki: "Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dümdüz yoldan da şaşmış bir milletin arzu ve keyiflerine uymayın."

  3. Mâide 78

    İsrailoğullarından inkar edenler, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanetlendi. Bu, onların isyan etmeleri ve hadlerini aşıyor olmalarından ötürüydü.

  4. 79

    İşledikleri herhangi bir kötülükten birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Yapmakta oldukları ne kötüydü!

  5. Mâide 80

    Onlardan birçoğunun inkar edenleri dost edindiklerini görürsün. Andolsun ki kendileri için önceden (ahirete) gönderdikleri şey; Allah'ın onlara gazap etmesi ne kötüdür! Onlar azap içinde ebedi kalıcıdırlar.

  6. Mâide 81

    Eğer Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilene (Kur'an'a) inanıyor olsalardı, onları (müşrikleri) dost edinmezlerdi. Fakat onlardan birçoğu fasık kimselerdir.

  7. Mâide 82

    (Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah'a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine onların iman edenlere sevgi bakımından en yakınının da "Biz hıristiyanlarız" diyenler olduğunu mutlaka görürsün. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır. Onlar büyüklük de taslamazlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

79. Başlarına ibret verici cezaların gelmesine ve türlü türlü cezalara uğratılmalarına sebep olan günahlarından bir diğeri de şudur: “Onlar işledikleri herhangi bir münkerden birbirlerini vazgeçirmezlerdi.” Yani onlar, münkeri (kötülüğü) işler ama biri diğerini o münkerden alıkoymaz, vazgeçirmezdi. Böylelikle kötülüğü fiilen işleyen kimse ile alıkoyma imkânına sahip olduğu halde susan kişi, o kötülüğü işlemekte ortak oluyordu. Bu, onların Allah’ın emrini önemsemediklerine ve Allah’a karşı gelip asi olmanın hafif bir iş olduğunu kabul ettiklerine delildir. Eğer onlar Rab’lerini gereği gibi tazim eden kimseler olsalardı, O’nun haramlarının işlenmesinden gayrete gelir ve Allah’ı gazaplandıran iş dolayısı ile kendileri de gazaplanırlardı.

Engelleme gücü olmakla birlikte kötülüğe karşı ses çıkarmayıp susmak, ilâhi azabı gerektirir. Çünkü böyle bir tutumun çok büyük kötülükleri vardır:

1. Yalnızca susmak -susan kişi fiilen günah işlemese dahi- bir günahtır. Çünkü günahtan kaçınmak gerektiği gibi, günahın işlenmesine karşı çıkmak ve gereken tepkiyi göstermek de icabeder.

2. Kötülüğe karşı çıkmayış, -önceden de geçtiği gibi- günahların önemsenmediğini ve onlara aldırış edilmediğini gösterir.

3. Diğer taraftan isyankârlar ve fasıklar, eğer bu isyan ve fısklarından alıkonulmayacak olurlarsa daha çok masiyet işleme cesaretini bulurlar. Böylelikle kötülük artar, dinî ve dünyevî musibet alabildiğine büyür ve isyankârlar, güç ve galebe sahibi olurlar. Bundan sonra ise hayır ehli olan kimseler, şer ehli olan kimselere karşı çıkma gücünü kaybederler, zayıf düşerler ve nihâyet bir zamanlar güç yetirebildikleri şeylere artık güç yetiremez olurlar.

4. Kötülüğe karşı çıkmayı terk etmek, ilmin ortadan kalkmasına ve cahilliğin çoğalmasına sebep olur. Çünkü günah tekrarlandıkça ve pek çok kişi tarafından işlenip din ve ilim ehli bunlara karşı tepki göstermedikçe o işin günah olmadığı kanaati meydana gelir. Hatta cahil olan bir kimse, bu masiyeti uygun görülen bir ibadet dahi zannedebilir. Allah’ın haram kıldığı bir şeyin, helâl olduğuna inanmaktan daha büyük bir kötülük olabilir mi? Kişilerin nazarında gerçeklerin ters yüz olması ve batılın hak olarak görülmesinden daha büyük bir şer var mı?

5. İsyankârların masiyetlerine susup ses çıkarmamak sonucunda kimi zaman masiyet insanlara hoş görünebilir ve onlar bu konuda birbirlerine uyabilirler. Çünkü insanoğlu, kendi benzerlerine ve hemcinslerine uyma meyline sahiptir. Kötülüğe karşı gereken tepkiyi göstermemenin buna benzer daha pek çok kötülükleri vardır.

Kötülüğe karşı tepki göstermeyip susmanın durumu bu olduğundan dolayı Yüce Allah, İsrailoğullarından kâfir olanları, masiyetleri ve haddi aşmaları sebebi ile lanetlediğini bildirmekte ve bunlar arasından da özellikle bu büyük kötülüğü söz konusu ettiğini görüyoruz. “Yapmakta oldukları şey gerçekten ne kötüydü!”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Birbirlerinin yaptıkları kötülüklere engel olmuyorlardı. Bilakis kendilerinden olan asiler işlemiş oldukları günahları ve münkerleri açıktan işliyorlardı. Çünkü onları bu kötülükten nehyeden yoktu. Münkeri nehyetmeyi terk etmeleri ne kadar da kötü bir iştir.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كَانُوا۟ kanu idiler kök: كون
  2. لَا la
  3. يَتَنَاهَوْنَ yetenahevne vazgeçmiyorlar kök: نهي
  4. عَن an -ten
  5. مُّنكَرٍۢ munkerin kötülük- kök: نكر
  6. فَعَلُوهُ ۚ fealuhu yaptıkları kök: فعل
  7. لَبِئْسَ lebi'se ne kötü kök: باس
  8. مَا ma işler
  9. كَانُوا۟ kanu idiler kök: كون
  10. يَفْعَلُونَ yef'alune yapıyorlar kök: فعل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş)

    Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş)

    Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah'a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı…

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş)

    Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar…

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)

    Bunları, din adamları ve bilginler günah söz söylemekten ve haram yemekten sakındırsalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)

    Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir…

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)

    Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde…

  • Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Nuh'a vahyolundu ki: "Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse iman etmeyecek. O halde, onların yapmakta oldukları şeylerden…

  • Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar, işledikleri (kötülükler)den, birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. dipnot 1 Yaptıkları ne kötüdür!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah bu ayette İsrailoğulları'nın lanete uğratılmalarının diğer bir sebebini bildirmekte ve yapageldikleri kötülüklerle ilgili olarak "birbirlerini engellememeleri"ni bu sebeplerden birisi olarak göstermektedir. Ayetin bugüne mesajı şudur: Al-i İmrân 3:110'da bu son ümmetin insanlar için çıkartılmış en hayırlı ümmet olduğu, iyiliği emredip kötülükten menettikleri ve Allah'a iman edip güvendikleri belirtilmektedir. Bu ayet ümmetin her ferdinin iyiliği emredip kötülükten men etmesi ve bunu yaparken de Yüce Allah'a inanıp güvenmesi gerektiğini hükme bağlamaktadır. Al-i İmrân 3:104. ayette yer alan emrin ümmet tarafından yerine getirildiği işte bu ayette dile getirilmektedir. Bu konuda Hz. Muhammed de şöyle demiştir: "İçinizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle öfke duysun ki bu imanın en zayıf noktasıdır" (Müslim, İman, 78; Tirmizî, Fiten, 11; Nesâî, İman, 17; Ahmed b. Hanbel, III, 20, 49). Uyarının gerekliliği, amacı, uyarıdan kimlerin yararlanacağı vs. ile ilgili mesajlar için bkz. Bakara 2:6; Mâide 5:63; En‘âm 6:69; A‘râf 7:164; Hûd 11:116; Yâsîn 36:10; Zâriyât 51:55; Tûr 52:29; Mürselât 77:5-6; A‘lâ 87:9; Ğâşiye 88:21.

Mustafa İslamoğlu

Onlar birbirlerini, yapageldikleri kötülüklerden caydırmaya çalışmıyorlardı; gerçekten bu yaptıkları ne fena şeydi.

Muhammed Esed

Onlar birbirlerini yaptıkları iğrenç şeylerden vazgeçirmeye çalışmadılar: yaptıkları şey gerçekten ne kötü idi!

Ahmed Hulusi

Yaptıkları herhangi bir çirkin davranıştan birbirlerini vazgeçirmezlerdi. Yaptıkları ne kötü idi!

Ali Bulaç

Yapmakta oldukları münker (çirkin iş)lerden birbirlerini sakındırmıyorlardı. Yapmakta oldukları şey ne kötü idi!

Ali Özek ve heyeti

Onlar, işledikleri kötülükten, birbirini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Andolsun yaptıkları ne kötüdür!

Ali Rıza Safa

Yaptıkları kötülüklerden birbirlerini caydırmaya çalışmadılar; ne kötü bir şey yapıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, işledikleri kötülükten birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Andolsun, yaptıkları ne kötüdür!

Edip Yüksel

Yaptıkları kötülükler konusunda birbirlerini uyarmıyorlardı. Yaptıkları ne kötü idi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yaptıkları kötülükler konusunda birbirlerini uyarmıyorlardı. Yaptıkları ne kötü idi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşledikleri bir kötülükten birbirlerini vazgeçirmezlerdi. Gerçekten ne kötü iş yapıyorlardı!

Elmalılı Hamdi Yazır

işledikleri bir münkerden vaz geçmezlerdi, filhakıka ne fena yapıyorlardı

Erhan Aktaş

Yaptıkları kötü şeylerde, birbirlerini uyarmıyorlardı. Gerçekten yapmakta oldukları şey ne kadar çirkindi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yaptıkları kötü şeylerde, birbirlerini uyarmıyorlardı. Gerçekten yapmakta oldukları şey ne kadar çirkindi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yaptıkları kötü şeylerde, birbirlerini uyarmıyorlardı. Gerçekten yapmakta oldukları şey ne kadar çirkindi.

Gültekin Onan

Yapmakta oldukları münkerden (kötülüklerden) birbirlerini sakındırmıyorlardı. Yapmakta oldukları şey ne kötü idi.

Hasan Basri Çantay

Onlar işledikleri her hangi fenalıkdan birbirini vazgeçirmiye çalışmazlardı. Hakıykat, yapmakda devam etdikleri (o hal) ne kötü idi!..

İbni Kesir

Birbirlerinin yaptıkları fenalıklara engel olmuyorlardı. Yapmakta oldukları ne kötü idi.

Mehmet Alagaş

(77-81) Deki, Ey kitap halkı, gerçek dışı bir şekilde dininiz konusunda hadleri aşmayın, öncekileri sapmış, birçok kavmi saptırmış ve kendileri de aynı yoldan sapmış topluluğun keyiflerine uymayın. İsrail oğullarından kafir olanlara, Davut ve Meryem oğlu İsa diliyle / lisanıyla lanet olundu , bu, onların isyan etmeleri ve önemsizleştirmeleri nedeniyle idi , tanınmayan / normal olmayan faaliyetlerden birbirlerini men etmezlerdi, yapıyor oldukları ne kötü bir şeydi. Onlardan çoklarının kafirlere yüz döndüklerini / onlarla dostluk ettiklerini görürsün, onlar kendileri için ne kötü bir şeyi sunuyorlar / takdim ediyorlar. Allah onlara kızgındır, azapta da onlar kalıcıdırlar. Şayet Allah’a, Nebiye ve ona indirilene iman etselerdi onları / kafirleri dost olarak edinmezlerdi ve fakat onların çoğu yoldan çıkmışlardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar işledikleri herhangi bir kötülükten birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Onların yapmakta oldukları gerçekten ne kötü bir şeydi!

Süleyman Ateş

Yaptıkları kötülükten vazgeçmiyorlardı. Ne kötü işler yapıyorlardı!

Süleymaniye Vakfı

Birbirlerini, işledikleri kötülüklerden sakındırmazlardı. Yapmakta oldukları şey ne kötüydü.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşledikleri kötülüklerden dolayı biri diğerine karşı çıkmazdı. Yapmakta oldukları şey ne kötüydü.

Şaban Britch

Birbirlerinin yaptıkları kötülüklere mani olmuyorlardı. Yapmakta oldukları ne kötü idi.

Şaban Piriş

Birbirlerinin yaptıkları kötülüklere mani olmuyorlardı. Yapmakta oldukları ne kötü idi.

Yaşar Nuri Öztürk

İşledikleri kötülükten birbirlerini sakındırmıyorlardı. Ne kötü şeydi yapmayı sürdürdükleri!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They never exhorted each other to laudable conduct but they shut their eyes to iniquities and abuses. Evil indeed is what they perpetrated of atrocities and wrong deeds.

Abdul Haleem

they did not forbid each other to do wrong. How vile their deeds were!

Abdullah Yusuf Ali

Nor did they (usually) forbid one another the iniquities which they committed: evil indeed were the deeds which they did.

Abul A'la Maududi

They did not forbid each other from committing the abominable deeds they committed. dipnot 1 Indeed what they did was evil.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The corruption of any nation begins with that of a few individuals. If the collective conscience of that nation is alive, the pressure of public opinion keeps those persons in check and prevents the nation as a whole from becoming corrupted. But if instead of censuring such individuals, the nation leaves them free to behave corruptly, the corruption originally confined to a few continues to spread till it engulfs the whole nation. It was this which ultimately caused the degeneration of Israel. (For the curse against Israel in the words of David and Jesus see Psalms 10, 50 and Matthew 23.)

Aisha Bewley

They would not restrain one another from any of the wrong things that they did. How evil were the things they used to do!

Al-Hilali & Khan

They used not to forbid one another from Al-Munkar (wrong, evil-doing, sins, polytheism, disbelief) which they committed. Vile indeed was what they used to do.

Ali Quli Qarai

They would not forbid one another from the wrongs that they committed. Surely, evil is what they had been doing.

Amatul Rahman Omar

They did not prohibit one another from hateful things they committed. How evil were the practices they used to follow!

Arthur John Arberry

They forbade not one another any dishonour that they committed; surely evil were the things they did.

Bijan Moeinian

They would not forbid each other of wrongdoings; what an evil way of life they had chosen [this indicates that encouraging the righteousness and forbidding the wrongdoings was a part of "original" Judeo-Christianity as it is one of the main pillars of Islam. ]

E. Henry Palmer

they would not desist from the wrong they did; evil is that which they did.

Edip-Layth

They would not stop each other from doing sin. Wickedness is what they used to do.

George Sale

They forbade not one another the wickedness which they committed; and wo unto them for what they committed.

Hamid S. Aziz

They would not restrain each other from the wickedness they did; verily, evil is that which they used to do.

Mahmoud Ghali

They used not to forbid one another any malfeasance that they performed. Miserable indeed was whatever they were performing!

Marmaduke Pickthall

They restrained not one another from the wickedness they did. Verily evil was that they used to do!

Mohamed Ahmed - Samira

They did not restrain one another from the wicked things they used to do; and vile were the things that they were doing!

Muhammad Asad

They would not prevent one another from doing whatever hateful things they did: vile indeed was what they were wont to do!

Mustafa Khattab

They did not forbid one another from doing evil. Evil indeed was what they did!

Progressive Muslims

They would not stop each other from doing sin. Wickedness is what they used to do.

Rashad Khalifa

They did not enjoin one another from committing evil. Miserable indeed is what they did.

Sahih International

They used not to prevent one another from wrongdoing that they did. How wretched was that which they were doing.

Sam Gerrans

They forbade not one another what is perverse, but they did it; evil was what they did.

Shabbir Ahmed

They restrained not one another from violating the Divine Values. Miserable indeed was their behavior.

Syed Vickar Ahamed

Also (because) they did not (often) prevent one another from the iniquities that they committed: The deeds that they did were indeed evil.

Taqi Usmani

They did not forbid each other from any evil they committed. Evil indeed is what they have been doing.

The Monotheist Group

They would not stop each other from doing vice. Wickedness is what they used to do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 79. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 79. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 79. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩