Meâric suresi

Meâric suresi, 3. ayet

Meâric suresi, 3. ayet. مِّنَ ٱللَّهِ ذِى ٱلْمَعَارِجِ

mine-llâhi ẕi-lme`âric.

Diyanet İşleri

(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meâric 1–6 · surenin 3. ayeti / 44

Konu Soran birisi: azabı uzak görenler Meâric 1–7 3

  1. 1–3

    (1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.

  2. Meâric 4

    Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.

  3. Meâric 5

    (Ey Muhammed!) Sen güzel bir şekilde sabret.

  4. Meâric 6

    Şüphesiz onlar o azabı uzak görüyorlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–4. ayetler için yazılmıştır.

1. Yüce Allah, inatçıların cahilliklerini, alay etmek, işi yokuşa sürmek ve âciz bırakmak kastı ile Allah’ın azabının çabucak gelmesini istediklerini belirterek şöyle buyurmaktadır: “(Müşriklerden) biri” dua ederek, ayırt edici hükmün verilmesini isteyrek “kesin gelecek olan azabı istedi.”

2. “O (azap) kâfirler içindir” Çünkü küfür ve inatları dolayısı ile onu hak etmişlerdir “ki onu önleyebilecek yoktur.” Yani azgın ve inatçı müşriklerden olup azabı acele isteyen kişinin istediği bu azabı hiçbir kimse daha gelmeden önce gelmesine engel olamaz, geldikten sonra da onu kaldıramaz.

Bu (azap isteme) olayı, inkarcılardan olan Kureyşli en-Nadr b. Haris ya da başka birisinin, şu şekilde dua etmesi ile olmuştu: “Allah’ım, şâyet bu (Kur'ân) senden gelmiş bir hak ise sen bizim üzerimize ya gökten taş yağdır yahut da bize can yakıcı bir azap gönder.” (el-Enfal, 8/32)

Allah’tan gelecek bir azaba çarptırılmaları kaçınılmazdı ve bu azap ya dünyada onlara hemen verilecekti yahut da âhirette onlara saklanacaktı. Şâyet onlar, Allah’ı, O’nun azametini, egemenliğinin genişliğini, isim ve sıfatlarının kemâlini bilen kimseler olsalardı onu hiç de acele istemezlerdi. Aksine Allah’ın hükmüne teslim olur ve gereken edebi takınırlardı. Bundan dolayı Yüce Allah, azametine dair onların çirkin sözlerine cevap olacak birtakım hususları söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

3-4. “O (azap), yüksek derecelerin sahibi olan Allah’tandır.” “Melekler ve rûh, O’na miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler.” O, yücelik, yükseklik, celâl ve azamet sahibidir. Bütün mahlukatın işlerini idare edendir. Melekler, işlerini idare etmekle yükümlü oldukları hususlarla O’na yükseldiği gibi rûh da ona yükselir. Burada “rûh” bir tür/cins isimdir. İyisi ile kötüsü ile bütün rûhları kapsar. Bu yükselme de vefat esnasında gerçekleşir. İyi olanların rûhları Yüce Allah’a doğru yükselir. O rûhlara bir semâdan diğer semâya geçmeye izin verilir. Bu, rûhun Rabbi aziz ve celil olan Allah’ın bulunduğu semâya ulaşıncaya kadar böylece devam eder. Rabbinin huzuruna varınca O’nu selamlar, O’na yakın olma nimetine mazhar olur ve O’na yakın olmanın sevincini yaşar. O’nun övgüsüne, hitabına, ihsan ve lütuflarına mazhar olur. Günahkârların rûhları ise yükselip de semâya ulaştıklarında izin isterler, fakat onlara izin verilmez ve tekrar yere iade edilirler.

Daha sonra meleklerin ve rûhun Yüce Allah’a yükseldikleri mesafe söz konusu edilmekte ve bunların, kendileri için kolaylaştırılmış sebepler, hafif ve hızlı yol alma gibi kolaylaştırıcı imkânlarla bir günde yükseldikleri ifade edilmektedir. Oysa bu mesafe, alışılmış yol alışa göre yükselişe başlanan noktadan kendisi için sınırlandırılmış ve mele-i a’lâda varılabilecek nihai noktaya ulaşıncaya kadar elli bin yıl süren bir mesafedir.

İşte O yüceler yücesi, baştan aşağı bu pek büyük âlemin tamamını hem yaratmıştır hem de onun işlerini çekip çevirmektedir. Onların gizli ve açık hallerini, nerede karar kıldıklarını, nerede emanet kaldıklarını bilir. Onların hepsini kuşatacak şekilde rahmet, lütuf ve ihsanlarını onlara ulaştırır. Hem kaderî hükmünü, hem şer’i hükmünü, hem de cezaî (amellerin karşılığını vermeye dair) hükmünü onlara uygular.

O halde O’nun azametini bilmeyen, O’nu hakkıyla takdir edemeyen, bu nedenle de onu -güya- aciz bırakmak ve sınamak kastı ile azabın çabucak gelmesini isteyen kimselere yazıklar olsun!

Halîm olan, kendilerine mühlet vermekle birlikte onları ihmal etmeyen, kendisine yakışmayacak isnatlarda bulunmalarına rağmen onların bu hallerini sabırla karşılayan, onlara afiyet ve rızık ihsan eden Yüce Allah’ın şanı ne yücedir!

Bu âyet-i kerimenin tefsiri ile ilgili ihtimallerden birisi budur. Buna göre burada sözü edilen yükseliş, dünyadan başlayarak gerçekleşmektedir. Çünkü ilk ifadeler buna delildir. Bunun Kıyâmet gününde olma ihtimali de vardır. Şöyle ki Yüce Allah’ın Kıyamet Gününde kullarına göstereceği azamet, celâl ve kibriyâsı, Allah’ı bilip tanıma konusunda ileri bir çapta bir delil olacaktır. Bu da onların ilâhi işleri idare etmek ve rabbânî emirleri yerine getirmek üzere meleklerin ve ruhların inip çıkışlarına bizzat tanık olmalarıyla olacaktır ki bu da “miktarı” uzunluğu ve çetinliği dolayısı ile “elli bin yıl olan bir günde” gerçekleşecektir. Ancak Yüce Allah, bu mesafeyi mü’minlere hafifletecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu, yücelik, yükseklik mertebe, erdem ve nimetlerin sahibi Allah tarafındandır.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مِّنَ mine -tan
  2. ٱللَّهِ llahi Allah- kök: اله
  3. ذِى zi sahibi
  4. ٱلْمَعَارِجِ l-meaarici yüksek makamların kök: عرج

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عرج (9 geçiş)

    (14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.

  • Aynı kök: عرج (9 geçiş)

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya…

  • Aynı kök: عرج (9 geçiş)

    Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O'na yükselir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O (azap), yüksek makamların sahibi Allah'tandır.

Mustafa İslamoğlu

Allah'tan gelir; tekamül mertebelerinin sahibi olan (Allah'tan):

Muhammed Esed

(çünkü o,) Allah'tan (gelir,) katına yükselmenin birçok yolu olan (Allah'tan):

Ahmed Hulusi

Zül Mearic (pek çok uruc edeni olan) Allah'tandır!

Ali Bulaç

(Bu azab) Yüce makamlar sahibi olan Allah'tandır.

Ali Özek ve heyeti

yükselme derecelerinin sahibi olan Allah katından

Ali Rıza Safa

Yükseliş Yollarının egemeni olan Allah tarafındandır. dipnot 536

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 536
    Sureye ismini veren ve "Yükseliş yolları" olarak yazdığımız "Mearic" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Yükseliş dereceleri" veya "Yükseliş boyutları" veya "Yükseklikler" veya "Yüksek makamlar" veya "Miraçlar" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

- Birisi, yükselme derecelerinin sahibi olan Allah'tan kafirlere gelecek olan ve hiç kimsenin savaşamayacağı azabı sordu.

Edip Yüksel

Yükseliş Yollarının Sahibi olan ALLAH'tandır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yükseliş Yollarının Sahibi olan ALLAH'tandır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O, miraçların sahibi Allah'tandır.

Elmalılı Hamdi Yazır

O, mi'racların sahibi Allahdan

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mearic dipnot 1 sahibi Allah tarafından.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yükselme zamanları. Yücelikler. Yükseliş yolları.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Mearic dipnot 1 sahibi Allah tarafından.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yükselme zamanları. Yücelikler. Yükseliş yolları.

Gültekin Onan

(Bu azab) Yüce makamlar sahibi olan Tanrı'dandır.

Hasan Basri Çantay

(O), derecelerin saahibi Allahdandır.

İbni Kesir

Derecelere sahip, Allah katındandır.

Mehmet Alagaş

(1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.

Rowwad Tercüme Merkezi

(O azap) Yüksek dereceler sahibi olan Allah tarafındandır.

Süleyman Ateş

Yükselme derecelerinin sahibi Allah'tan.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göğe yükselen yolların sahibi Allah'ın azabını!

Şaban Britch

Üstün ve ulu Allah’tan (kimse koruyamaz).

Şaban Piriş

Yüksek dereceler sahibi Allah'tandır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yükselme boyutlarının/derecelerinin sahibi Allah'tandır o.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

A retributive punishment which cannot be averted once it has been decided by Allah Who is the object of effort, ambition and destination; Allah the Provider of the various rates of motion suitable to the various objects.

Abdul Haleem

from God, the Lord of the Ways of Ascent,

Abdullah Yusuf Ali

(A Penalty) from Allah, Lord of the Ways of Ascent.

Abul A'la Maududi

a chastisement from Allah, the Lord of the ascending steps, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Maarij is plural of Miraj, which means a stairway, or a ladder, or something by which one may go up. To call Allah dhil-Maaij (Owner of the ways of ascent) means that He is Most High and in order to go up into His Presence the angels have to ascend many heights, one above the other, as has been stated in the following verses.

Aisha Bewley

from Allah – the Lord of the Ascending Steps.

Al-Hilali & Khan

From Allâh, the Lord of the ways of ascent.

Ali Quli Qarai

from Allah, Lord of the lofty stations.

Amatul Rahman Omar

(It shall come) from Allâh the Master of the ways of ascent; (which even enable a person to rise higher and higher, so why not solicit His grace?)

Arthur John Arberry

from God, the Lord of the Stairways.

Bijan Moeinian

By God, the Lord of ascending stairways.

E. Henry Palmer

from God the Lord of the ascents,

Edip-Layth

From God, Possessor of the ascending portals.

George Sale

from being inflicted by God, the possessor of the steps;

Hamid S. Aziz

From Allah, the Lord of the Ascending Stairways.

Mahmoud Ghali

From Allah, The Owner of the Stairways.

Marmaduke Pickthall

From Allah, Lord of the Ascending Stairways

Mohamed Ahmed - Samira

From God, the Lord of the steps (of progression),

Muhammad Asad

[since it will come] from God, unto whom there are many ways of ascent:

Mustafa Khattab

from Allah, Lord of pathways of ˹heavenly˺ ascent,

Progressive Muslims

From God, Possessor of the ascending portals.

Rashad Khalifa

From GOD; Possessor of the highest Height.

Sahih International

[It is] from Allah, owner of the ways of ascent.

Sam Gerrans

From God, Owner of the Means of Ascent: —

Shabbir Ahmed

From Allah, Lord of the Stairways of Ascent. (He enables all things to ascend, evolve and become what they are destined to be).

Syed Vickar Ahamed

(A penalty) from Allah, Lord of the Ways of Ascent.

Taqi Usmani

(and it will come) from Allah, the Lord of the stairways,

The Monotheist Group

From God, Possessor of the ascending portals.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meâric suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meâric suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meâric suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩