Meâric suresi

Meâric suresi, 4. ayet

Meâric suresi, 4. ayet. تَعْرُجُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُۥ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍ

ta`rucü-lmelâiketü verrûḥu ileyhi fî yevmin kâne miḳdâruhû ḫamsîne elfe seneh.

Diyanet İşleri

Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meâric 1–7 · surenin 4. ayeti / 44

Konu Soran birisi: azabı uzak görenler Meâric 1–7 3

  1. Meâric 1–3

    (1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.

  2. 4

    Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.

  3. Meâric 5

    (Ey Muhammed!) Sen güzel bir şekilde sabret.

  4. Meâric 6

    Şüphesiz onlar o azabı uzak görüyorlar.

  5. Meâric 7

    Biz ise onu yakın görüyoruz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–4. ayetler için yazılmıştır.

1. Yüce Allah, inatçıların cahilliklerini, alay etmek, işi yokuşa sürmek ve âciz bırakmak kastı ile Allah’ın azabının çabucak gelmesini istediklerini belirterek şöyle buyurmaktadır: “(Müşriklerden) biri” dua ederek, ayırt edici hükmün verilmesini isteyrek “kesin gelecek olan azabı istedi.”

2. “O (azap) kâfirler içindir” Çünkü küfür ve inatları dolayısı ile onu hak etmişlerdir “ki onu önleyebilecek yoktur.” Yani azgın ve inatçı müşriklerden olup azabı acele isteyen kişinin istediği bu azabı hiçbir kimse daha gelmeden önce gelmesine engel olamaz, geldikten sonra da onu kaldıramaz.

Bu (azap isteme) olayı, inkarcılardan olan Kureyşli en-Nadr b. Haris ya da başka birisinin, şu şekilde dua etmesi ile olmuştu: “Allah’ım, şâyet bu (Kur'ân) senden gelmiş bir hak ise sen bizim üzerimize ya gökten taş yağdır yahut da bize can yakıcı bir azap gönder.” (el-Enfal, 8/32)

Allah’tan gelecek bir azaba çarptırılmaları kaçınılmazdı ve bu azap ya dünyada onlara hemen verilecekti yahut da âhirette onlara saklanacaktı. Şâyet onlar, Allah’ı, O’nun azametini, egemenliğinin genişliğini, isim ve sıfatlarının kemâlini bilen kimseler olsalardı onu hiç de acele istemezlerdi. Aksine Allah’ın hükmüne teslim olur ve gereken edebi takınırlardı. Bundan dolayı Yüce Allah, azametine dair onların çirkin sözlerine cevap olacak birtakım hususları söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

3-4. “O (azap), yüksek derecelerin sahibi olan Allah’tandır.” “Melekler ve rûh, O’na miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler.” O, yücelik, yükseklik, celâl ve azamet sahibidir. Bütün mahlukatın işlerini idare edendir. Melekler, işlerini idare etmekle yükümlü oldukları hususlarla O’na yükseldiği gibi rûh da ona yükselir. Burada “rûh” bir tür/cins isimdir. İyisi ile kötüsü ile bütün rûhları kapsar. Bu yükselme de vefat esnasında gerçekleşir. İyi olanların rûhları Yüce Allah’a doğru yükselir. O rûhlara bir semâdan diğer semâya geçmeye izin verilir. Bu, rûhun Rabbi aziz ve celil olan Allah’ın bulunduğu semâya ulaşıncaya kadar böylece devam eder. Rabbinin huzuruna varınca O’nu selamlar, O’na yakın olma nimetine mazhar olur ve O’na yakın olmanın sevincini yaşar. O’nun övgüsüne, hitabına, ihsan ve lütuflarına mazhar olur. Günahkârların rûhları ise yükselip de semâya ulaştıklarında izin isterler, fakat onlara izin verilmez ve tekrar yere iade edilirler.

Daha sonra meleklerin ve rûhun Yüce Allah’a yükseldikleri mesafe söz konusu edilmekte ve bunların, kendileri için kolaylaştırılmış sebepler, hafif ve hızlı yol alma gibi kolaylaştırıcı imkânlarla bir günde yükseldikleri ifade edilmektedir. Oysa bu mesafe, alışılmış yol alışa göre yükselişe başlanan noktadan kendisi için sınırlandırılmış ve mele-i a’lâda varılabilecek nihai noktaya ulaşıncaya kadar elli bin yıl süren bir mesafedir.

İşte O yüceler yücesi, baştan aşağı bu pek büyük âlemin tamamını hem yaratmıştır hem de onun işlerini çekip çevirmektedir. Onların gizli ve açık hallerini, nerede karar kıldıklarını, nerede emanet kaldıklarını bilir. Onların hepsini kuşatacak şekilde rahmet, lütuf ve ihsanlarını onlara ulaştırır. Hem kaderî hükmünü, hem şer’i hükmünü, hem de cezaî (amellerin karşılığını vermeye dair) hükmünü onlara uygular.

O halde O’nun azametini bilmeyen, O’nu hakkıyla takdir edemeyen, bu nedenle de onu -güya- aciz bırakmak ve sınamak kastı ile azabın çabucak gelmesini isteyen kimselere yazıklar olsun!

Halîm olan, kendilerine mühlet vermekle birlikte onları ihmal etmeyen, kendisine yakışmayacak isnatlarda bulunmalarına rağmen onların bu hallerini sabırla karşılayan, onlara afiyet ve rızık ihsan eden Yüce Allah’ın şanı ne yücedir!

Bu âyet-i kerimenin tefsiri ile ilgili ihtimallerden birisi budur. Buna göre burada sözü edilen yükseliş, dünyadan başlayarak gerçekleşmektedir. Çünkü ilk ifadeler buna delildir. Bunun Kıyâmet gününde olma ihtimali de vardır. Şöyle ki Yüce Allah’ın Kıyamet Gününde kullarına göstereceği azamet, celâl ve kibriyâsı, Allah’ı bilip tanıma konusunda ileri bir çapta bir delil olacaktır. Bu da onların ilâhi işleri idare etmek ve rabbânî emirleri yerine getirmek üzere meleklerin ve ruhların inip çıkışlarına bizzat tanık olmalarıyla olacaktır ki bu da “miktarı” uzunluğu ve çetinliği dolayısı ile “elli bin yıl olan bir günde” gerçekleşecektir. Ancak Yüce Allah, bu mesafeyi mü’minlere hafifletecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Melekler ve Cebrail, kıyamet günü bu derecelerde O'na yükselir ve o gün, elli bin sene kadar uzun bir gündür.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. تَعْرُجُ tea'rucu çıkar kök: عرج
  2. ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ l-melaiketu melekler kök: ملك
  3. وَٱلرُّوحُ ve rruhu ve ruh kök: روح
  4. إِلَيْهِ ileyhi O'na
  5. فِى fi içinde
  6. يَوْمٍۢ yevmin bir gün kök: يوم
  7. كَانَ kane olan kök: كون
  8. مِقْدَارُهُۥ mikdaruhu miktarı kök: قدر
  9. خَمْسِينَ hamsine elli kök: خمس
  10. أَلْفَ elfe bin kök: الف
  11. سَنَةٍۢ senetin yıl kök: سنو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عرج (9 geçiş) · Aynı kök: الف (22 geçiş) · Aynı kök: سنو (20 geçiş)

    Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O'na yükselir.

  • Aynı kök: خمس (8 geçiş) · Aynı kök: الف (22 geçiş) · Aynı kök: سنو (20 geçiş)

    Andolsun, biz, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini…

  • Aynı kök: خمس (8 geçiş) · Aynı kök: الف (22 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Evet, sabrettiğiniz ve Allah'a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size…

  • Aynı kök: خمس (8 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah'a, Peygamber'e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara…

  • Aynı kök: الف (22 geçiş) · Aynı kök: سنو (20 geçiş)

    Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…

  • Aynı kök: الف (22 geçiş) · Aynı kök: سنو (20 geçiş)

    Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla va'dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

  • Aynı kök: الف (22 geçiş) · Aynı kök: سنو (20 geçiş)

    Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O,…

  • Aynı kök: سنو (20 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

60 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Melekler ve ruh(lar), miktarı elli bin sene olan bir günde O'na yükselir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ifade zamanın göreliliğine ve Allah'ın yüceliğine işarettir. Benzer mesajlar: Hacc 22:47; Secde 32:5.

Mustafa İslamoğlu

Bütün melaike, ruh ile birlikte, süresi (dünyaya göre) elli bin yıl olan bir günde O'na yükselir.

Muhammed Esed

bütün melekler ve (insana bahşedilmiş olan) ilham O'na (bir günde) yükselir, uzunluğu elli bin yıl (gibi) süren bir günde.

Ahmed Hulusi

Melekler ve ruh, miktarı (size) elli bin sene gibi olan bir süreç içinde uruc ederler (hakikatlerindeki Allah'a ermek için yöneliş süreci) O'na.

Ali Bulaç

Melekler ve Ruh (Cebrail), ona, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir.

Ali Özek ve heyeti

Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar.

Ali Rıza Safa

Melekler ve Ruh, süresi elli bin yıl olan bir gün içinde O'na yükselirler. dipnot 537

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 537
    İşte, bir bilgi ayeti: Newton'un on sekizinci yüzyılda ortaya attığı "Her yerde aynı işleyen; herkes için aynı olan değişmez zaman" kuramı, son yüzyıla dek geçerliliğini korudu. Fakat Einstein, zamanın büzülebileceği savını "Genel görelilik" kuramıyla yirminci yüzyılda ortaya attı. Einstein, değişmez zamanın var olmadığını, zamanın ve uzunluğun gözlemcinin kullandığı konaç düzenine bağlı olarak değiştiğini kanıtladı. Kur'an'da bildirilen göreli zaman bilgisi, 10:45, 22:47, 23:113 ve 32:5 ayetlerinde değişik anlatımlarla tekrarlanmıştır.

Bayraktar Bayraklı

Melekler ve Ruh ona miktarı ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkarlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Melekler ve ruh (vahiy/komutlar/Cebrail), elli bin yıla eşit bir gün içinde O'na yükselir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Melekler ve Ruh (Cebrail), süresi elli bin yıl tutan bir günde ona yükselip çıkarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki ona Melaike ve Ruh uruc eder, bir günde ki mikdarı elli bin sene tutar

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Melekler ve ruh, O'na yükselirler. dipnot 1 Azabın dipnot 2 bir günü elli bin yıl dipnot 2 gibi uzun sürecek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    O'nun sahip olduğu yüceliklere.
  2. metne dön, dipnot 2
    Müşriklerin alay konusu ettikleri azabın bir günü, hiç bitmeyecekmiş gibi uzun sürecek. Kur'an'da bu tür sayılar, rakamsal değerleri değil, çokluk ifade etmektedirler. (97/Kadr, 1-5; 32/Secde, 5; 11/Hud,123; 22/Hac, 47.)

Gültekin Onan

Melekler ve Ruh (Cebrail), ona, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir.

Hasan Basri Çantay

Melekler de, Ruuh da oraya bir günde yükselib çıkar ki mesafesi (dünya seneleriyle) elli bin yıldır.

İbni Kesir

Melekler de, ruh da miktarı ellibin yıl olan bir günde ona yükselip çıkarlar.

Mehmet Alagaş

(1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Melekler ve Ruh (Cebrâîl) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.

Süleyman Ateş

Melekler ve Ruh, miktarı elli bin yıl süren bir gün içinde O'na çıkar.

Süleymaniye Vakfı

Süresi elli bin yıl olan bir günde /zaman diliminde dipnot 1 melekler ruhlarla birlikte dipnot 2 ona yükselir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gün kelimesi zaman dilimi anlamına da gelir (Müfredat) Kur'an'da kameri yıl esas alınır (Tevbe 9/36). Bir kameri yılın uzunluğu bazen 354 bazen de 355 gündür. Ortalaması 354,5 gün eder. Allah'a göre bir gün, bize göre bin yıl (Hac 22/47, Secde 32/5) olduğu için Allah'a göre bir yıl, bize göre 354.500 yıl eder. İlk insanın ölümü ile yeniden diriliş arası Allah'a göre elli bin yıl ettiğinden bunun bize göre uzunluğu, 50.000 X 354.500 =17.725.000000 (onyedi milyar yedi yüz yirmibeş milyon) yıl olur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ölen insanların ruhları göğe yükselecektir (Al-i İmran 3/55, En'am 6/61, A'raf 7/40, Zümer 39/42). İnsan, ruh ve bedenden oluşan bir varlıktır. Kur'an'da hem bedene hem de ruha "nefs (نفس)" denir. İnsanın vücut yapısının ana rahminde tamamlanmasından sonra, bilgisayara işletim sisteminin yüklenmesi gibi bedene yüklenen ruh (A'raf 7/179, Müminun 23/14, Secde 32/7-9), uyku ve ölüm sırasında vücuttan çıkar, uyanma (Zümer 39/42) ve yeniden dirilme sırasında gelip tekrar vücuda girer (Tekvir 81/7). Ruh kişiye, işitmenin yanında dinleme, bakmanın yanında basiret, kan pompalayan kalbin yanında gönül sahibi olma/karar verme yeteneği kazandırır. Böylece o, imtihan edilebilir bir varlık haline gelir. Bu yapı cinlerde de vardır (A'raf 7/179). Bu yüzden, sadece bu iki varlık imtihana tabidir (Zariyat 51/56). Kur'an'da ruh kelimesi, Allah'tan gelen bilgi anlamında da kullanılır (Nahl 16/2, Mümin 40/15, Şura 42/52). Allah'ın bilgisi, hayallerin ötesinde bir büyüklüğe sahiptir (Kehf 18/109, Lokman 31/27), ama o bilgiden insanlara verilen çok azdır. Allah'tan aldığı bilgileri onun nebilerine ulaştırmakla görevli olan Cebrail için de Allah, "Ruh'ul-emin" (Şuara 26/192-193), "Ruh'ül-kudüs" (Nahl 16/102), "ruhumuz" (Meryem 19/16-17) ifadelerini kullanmıştır. Adem aleyhisselam yaratılırken, her insan gibi, bedenine ruh üflenmişti. Daha sonra Allah Teala'nın ona öğrettiği varlıklar alemine dair bilgiler de Kur'an'da ruh olarak adlandırılmıştır (Hicr 15/29, Sad 38/72). Bu bilgiler İblis'i kıskandırıp isyan ettirmiştir (Bakara 2/30-34). İsa aleyhisselamı beşikteyken konuşturan, kendisine kitap ve nebilik verildiğini, namaz ve zekat görevi yüklendiğini, iyi bir evlat olacağını (Meryem 19/30-33) söyleten de ona, ana rahminde iken insana üflenen ruhtan ayrı olarak öğretilen özel bilgilerdir (Enbiya 21/91, Tahrim 66/12). Allah'ın, gayretli ve dürüst kişilere destek mahiyetinde ilham ettiği bilgiye de ruh denir (Mücadele 58/22).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Süresi elli bin yıl olan bir günde dipnot 1 (tekrar diriliş öncesinde) melekler ve ruhlar dipnot 2 O'na yükselir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güneş dürülmüş olacağı için bildiğimiz gün oluşmayacak.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kabirde yeniden yaratılış öncesi insanların ruhları göğe yükselecek.

Şaban Britch

Melekler ve Ruh (Cebrail) süresi elli bin yıl olan bir günde ona yükselirler.

Şaban Piriş

Melekler ve Ruh (Cebrail) süresi elli bin yıl olan bir günde ona yükselirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Melekler ve Ruh, miktarı ellibin yıl olan bir günde yükselirler O'na.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

To Him ascend the angels and the souls or the Spirit fast as they press their rate of motion to attain their purpose in a day of Allah's calendar that equals fifty thousand years of the earthly calendar.

Abdul Haleem

by which the angels and the Spirit ascend to Him, on a Day whose length is fifty thousand years.

Abdullah Yusuf Ali

The angels and the spirit ascend unto him in a Day the measure whereof is (as) fifty thousand years:

Abul A'la Maududi

by which the angels and the Spirit dipnot 1 ascend to Him dipnot 2 in one Day the duration of which is fifty thousand years. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "The Spirit": the Angel Gabriel, who has been mentioned separately from the angels in order to impress his unique glory and greatness. In Surah Ash-Shuara it has been said: The trustworthy Spirit has come down with this Quran upon your heart, (verse 193), and in Surah Al- Baqarah, say to them: Whoever is an enemy to Gabriel, should understand that he has, by Allah’s command, revealed upon your heart this Quran. (verse 97). These verses when read together show that Ar-Rooh (the Spirit) implies the Angel Gabriel.
  2. metne dön, dipnot 2
    This is an ambiguous theme the meaning of which cannot be determined precisely. We neither have any knowledge of the reality of the angels, nor can understand the nature of their ascent, nor can conceive the stairways on which they ascend. Besides, about Allah also it cannot be imagined that He lives in a particular place, for He is exalted and free from the restrictions of space and time.
  3. metne dön, dipnot 3
    In (Surah Al-Hajj, Ayat 47), it has been said: These people are demanding of you to hasten the torment. Allah will never fail to fulfill His threat, but a day with your Lord is equal to a thousand years as you reckon. In( Surah As- Sajdah, Ayat 5), it has been said: He administers the affairs of the world from the heavens to the earth, and the report of this administration ascends (to be presented) before Him in a Day whose length, according to your reckoning, is a thousand years. And here, in response to the demand for the torment, the measure of Allah’s one day has been stated to be fifty thousand years. Then the Prophet (peace be upon him) has been consoled, saying: Have patience at the demand for the torment which the people make out of jest and fun, and then it is said: They think it is far off, but We see it as near at hand. When all these verses are read together, what becomes obvious is: The people, because of their narrow and restricted outlook, measure the time of Allah’s decrees by their own scales of time and, therefore, consider a hundred years or so to be a very lengthy period, whereas in the divine conduct of affairs there are schemes spreading over a thousand years each, or fifty thousand years each, as you reckon, and this measure also is only by way of example; otherwise schemes in the universe may extend over millions and billions of years as well. Of these one is the scheme under which mankind has been created on the earth, and a time limit has been set during which it has been allowed to function here. No man can know when this scheme began, what time-limit has been decreed for its completion, what hour has been appointed for bringing it to an end, when Resurrection will take place, and what time has been fixed for raising all men, born since the beginning of creation till Resurrection, from death simultaneously and calling them to account for their deeds. We only know to some extent that part of the scheme which is passing before us, or a partial history of the past ages which exists with us. As for its beginning and end, to say nothing of knowing it, we do not even have the power to understand it, not to speak of understanding the wisdom which works behind and underlies it. Now the people who demand that the scheme be cut short and its conclusion be brought immediately before them, and if this is not done, they use it for an argument to prove that the universe has no end and conclusion. They, in fact, present a proof of their own ignorance and folly. (For further explanation, see (E.Ns 92, 93 of Surah Al-Hajj); (E.N. 9 of Surah As-Sajdah).

Aisha Bewley

The angels and the Spirit ascend to Him in a day whose length is fifty thousand years.

Al-Hilali & Khan

The angels and the Rûh [Jibrîl (Gabriel)] ascend to Him in a Day the measure whereof is fifty thousand years.

Ali Quli Qarai

The angels and the Spirit ascend to Him in a day whose span is fifty thousand years.

Amatul Rahman Omar

The angels and the Spirit (of the faithful) ascend to Him in a day the measure of which is (equal to) fifty thousand years (a day of spiritual advancement of the faithful is equivalent to fifty thousand years of material advancement, thus the development and progress of the human soul knows no end).

Arthur John Arberry

To Him the angels and the Spirit mount up, in a day whereof the measure is fifty thousand years.

Bijan Moeinian

Whenever the Angles and the Spirit ascend to God, it takes only a day for them while during this one day 50,years is passed by in earth.

E. Henry Palmer

whereby ascend the angels and the Spirit unto Him in a day whose length is fifty thousand years.

Edip-Layth

The controllers and the Spirit ascend to Him in a day which is equivalent to fifty thousand years.

George Sale

by which the angels ascend unto Him, and the spirit Gabriel also, in a day whose space is fifty thousand years:

Hamid S. Aziz

To Him ascend the angels and the Spirit in a Day the measure of which is fifty thousand years.

Mahmoud Ghali

To Him the Angels and the Spirit ascend with difficulty to Him in a Day whereof the determined (length) is fifty thousand years.

Marmaduke Pickthall

(Whereby) the angels and the Spirit ascend unto Him in a Day whereof the span is fifty thousand years.

Mohamed Ahmed - Samira

To whom the angels and the soul take a day to ascend, whose length is fifty thousand years.

Muhammad Asad

all the angels and all the inspiration [ever granted to man] ascend unto Him [daily, ] in a day the length whereof is [like] fifty thousand years…

Mustafa Khattab

˹through which˺ the angels and the ˹holy˺ spirit[1] will ascend to Him on a Day fifty thousand years in length.[2]

Progressive Muslims

The Angels and the Spirit ascent to Him in a day which is equivalent to fifty thousand years.

Rashad Khalifa

The angels, with their reports, climb to Him in a day that equals fifty thousand years.

Sahih International

The angels and the Spirit will ascend to Him during a Day the extent of which is fifty thousand years.

Sam Gerrans

The angels and the Spirit ascend to Him in a day the measure whereof is fifty thousand years

Shabbir Ahmed

The Universal forces and the Divine Energy ascend unto Him in a Day the measure of which is fifty thousand years.

Syed Vickar Ahamed

The angels and the Spirit [Ruh, Gabriel] rise up to Him in a Day whose measure is fifty thousand years:

Taqi Usmani

to whom ascend the angels and the Spirit in a day the length of which is fifty thousand years.

The Monotheist Group

The angels and the Spirit ascend to Him in a day which is equivalent to fifty thousand years.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meâric suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meâric suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meâric suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩