Hicr suresi

Hicr suresi, 14. ayet

Hicr suresi, 14. ayet. وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّوا۟ فِيهِ يَعْرُجُونَ

velev fetaḥnâ `aleyhim bâbem mine-ssemâi feżallû fîhi ya`rucûn.

Diyanet İşleri

(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 11–17 · surenin 14. ayeti / 99

Konu "Zikri biz indirdik, onu biz koruruz"; alaya alanlar Hicr 1–15 3

  1. Hicr 11

    Onlar kendilerine gelen her peygamberle alay ediyorlardı.

  2. Hicr 12

    Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.

  3. Hicr 13

    Önceki milletlerin (helakine dair Allah'ın) kanunu geçmiş iken onlar buna (Kur'an'a) inanmazlar.

  4. 14–15

    (14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.

  5. Hicr 16

    Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.

  6. Hicr 17

    Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 14–15. ayetler için yazılmıştır.

14-15. Yani onlara ne kadar büyük mucizeler gelirse gelsin yine de iman etmez, inkarda diretirler. Hatta “onlara gökten bir kapı açsak da” bu kapıdan yukarı doğru çıksalar ve buna kendi gözleri ile tanık olsalar, aşırı zulümlerinden ve inatlarından ötürü böyle bir mucizeyi inkâr ederek: “şöyle diyeceklerdir: Kesin gözlerimiz perdelendi” de olmadık şeyleri görecek hale geldik “daha doğrusu bize büyü yapılmış!” Bu, bir hakikat olamaz; aksine bu bir büyüdür. İnkârları bu dereceye ulaşmış bir topluluğun iman edeceğine umutlanmaya imkan yoktur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onu yalanlayanlar inatçıdırlar. Hak onlara apaçık delillerle açıklansa dahi, onlara gökte bir kapı açsak bile onlar tırmanmaya devam ederler.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَوْ velev şayet
  2. فَتَحْنَا fetehna açsak da kök: فتح
  3. عَلَيْهِم aleyhim onlara
  4. بَابًۭا baben bir kapı kök: بوب
  5. مِّنَ mine -ten
  6. ٱلسَّمَآءِ s-semai gök- kök: سمو
  7. فَظَلُّوا۟ fe zellu olsalardı kök: ظلل
  8. فِيهِ fihi oraya
  9. يَعْرُجُونَ yea'rucune çıkacak kök: عرج

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عرج (9 geçiş) · Aynı kök: فتح (38 geçiş)

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya…

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: فتح (38 geçiş)

    Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları…

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: فتح (38 geçiş)

    Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden…

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: فتح (38 geçiş)

    Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de bakarsın onun içinde ümitsizliğe düşüvereceklerdir.

  • Aynı kök: عرج (9 geçiş)

    Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O'na yükselir.

  • Aynı kök: عرج (9 geçiş)

    Allah, yere gireni, yerden çıkanı; gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. O, çok merhamet edicidir, çok bağışlayıcıdır.

  • Aynı kök: ظلل (33 geçiş)

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…

  • Aynı kök: ظلل (33 geçiş)

    Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar?…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara gökten bir kapı açsak ve oradan yukarı çıksalar,

Mustafa İslamoğlu

Ve eğer onların üzerine gökten bir kapı açmış olsaydık ve onlar da oraya yükselebilselerdi,

Muhammed Esed

Hatta onlara gökten bir kapı açsaydık ve oraya biteviye yükseliyor olsalardı,

Ahmed Hulusi

Üzerlerine semadan bir kapı açsak da, onun içinden yükselselerdi. . .

Ali Bulaç

Onların üzerlerine gökyüzünden bir kapı açsak, ordan yukarı yükselseler de,

Ali Özek ve heyeti

Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar,

Ali Rıza Safa

Onlara, gökten bir kapı açsaydık; oraya yükseliyor olsalardı.

Bayraktar Bayraklı

- Onlara gökten bir kapı açsaydık da oraya çıkmaya koyulsalardı;"şüphesiz ki gözlerimiz döndü; hayır, büyüye uğramış bir topluluk olduk" derlerdi.

Edip Yüksel

Onlara gökten bir kapı açsak ve onun içinde yükselecek olsalardı,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara gökten bir kapı açsak ve onun içinde yükselecek olsalardı,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalardı: "Herhalde gözlerimiz döndürüldü; belki de biz büyüye tutulmuş bir topluluğuz." diyeceklerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

(14-15) Üzerlerine Semadan bir kapı açsak da orada uruc ediyor olsalar, diyeceklerdi ki her halde gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyüye tutulmuş bir kavmiz.

Erhan Aktaş

Gökten bir kapı açsak da oraya çıksalar bile.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gökten bir kapı açsak da oraya çıksalar bile.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gökten bir kapı açsak da oradan yükselseler bile.

Gültekin Onan

Onların üzerlerine gökyüzünden bir kapı açsak, ordan yukarı yükselseler de,

Hasan Basri Çantay

(14-15) Onlara gökden bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar (o zaman da) muhakkak ki: "Gözlerimiz (bir serhoş gözü gibi) döndürülmüşdür. Belki de biz büyülenmişler zümresiyiz" diyeceklerdir.

İbni Kesir

Onlara gökten bir kapı açsak da çıkmaya koyulsalardı;

Mehmet Alagaş

(1-25) Elif Lâm Râ, bunlar kitabın ve apaçık okunanın / kuranın ayetleridir , nice zaman sonra kafirler keşke teslim olsaydık / Müslüman olsaydık diye arzu edecekler. Sal onları , yesinler tüketsinler emelleri / kişisel hedefleri onları oyalasın dursun, ilerde bilecekler. Biz memleketleri bilenen bir kitapları ol madan yok etmedik / helak etmedik, hiçbir topluluk süresinin önüne ne geçemez ne de erteleyemez. Dediler ki Ey kendis ine hatırlatma indirilen kişi , sen kesin ola rak cinlenmişsin / mecnunsun, eğer sen sözüne bağlı isen bize melek getirsen ya, melekler sadece gerçek olarak inerler ve o zamanda onlar bekletilenlerden olmazlar (Melekler b oş gelmezler azaplı gelirler) biz mu hakkak ki hatırlatıcıyı indiriyoruz ve kesinlikle onu da biz koruyacağız. Kesin olan şu ki, biz, senden önce, evvelki takipçilere de / şiaya da gönderdik, onlar ise elçilerden gelenlerle sadece alay ettiler , böylelikle Onu (Alay etmeyi) suçluların kalbine sokarız, Ona / Resule inanmazlar, kesinlikle evvelkilerin de iş yapış şekli / sünneti buydu. Gökten üzerlerine kapı açsak da ve de onlar gölgelenerek oraya yükselseler bile yine de bakışlarımız sarhoşladı, doğrusu bizler büyülenmiş / sihirlenmiş kavimiz derler. Kesin olan şu ki, gökte burçlar / kuleler / kaleler / takım yıldızları yaptık onları bakanlar için süsledik / ziynetlendirdik, Taş atılmış / recm edilmiş şeytandan da onu koruduk, ancak kim, işitme hırsızlığı yaparsa, apaçık yanan bir yıldız onu da kovalar. Arzı da yayıp uzatarak döşedik, oraya sabiteler attık, orada ölçülü bir şekilde her şeyden bitki yetiştirdik, sizin için ve de henüz kendilerini rızıklandıramadığı nız kimseler için orada geçimlik malzemeler / iaşeler yaptık, hiçbir şey yok ki onun üretilip depolandığı yeri / hazinesi yanımızda olmasın ve biz onu da ancak bilinen bir ayar üzere / takdir üzere indiririz. Aşılama amaçlı rüzgâr göndeririz, gökten su indiririz, onunla sizi sularız, depolandıkları yeri / hazinelerini tutan sizler değilsiniz. (Bulut hazinesi) Kesinlikle biz, diriltiyor ve öldürüyoruz, mirasçılar / varisler de bizleriz. Kesin olan şu ki, sizden kimler öne geçmek / öne alınmak istiyor, biliyoruz kim de ertelenmek / sonraya bırakılmak istiyor onu da biliyoruz. Muhakkak ki Rabbin onları bir araya toparlayacaktır ve kesinlikle O, yargıçtır / hâkimdir, bilendir / alimdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara gökten bir kapı açsak da onlar oradan yukarı çıksalar bile...

Süleyman Ateş

Onlara gökten bir kapı açsak da oraya çıkacak olsalardı:

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Üzerlerine gökten bir kapı açsak, onlar da oradan yukarı çıksalar,

Şaban Britch

Onlara gökten bir kapı açsak da onlar oradan yukarı çıksalar bile…

Şaban Piriş

Onlara gökten bir kapı açsak da onlar oradan yukarı çıksalar bile,

Yaşar Nuri Öztürk

Üzerlerine gökten bir kapı açsak da oradan yükseliyor olsalardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And if We were to open to them a gate in heaven to provide a free passage so as to admit of their continued ascent into the realm,

Abdul Haleem

and even if We opened a gateway into Heaven for them and they rose through it, higher and higher,

Abdullah Yusuf Ali

Even if We opened out to them a gate from heaven, and they were to continue (all day) ascending therein,

Abul A'la Maududi

If We were even to open for them a way to the heavens, and they could continually climb up to it in broad daylight,

Aisha Bewley

Even if We opened up to them a door into heaven, and they spent the day ascending through it,

Al-Hilali & Khan

And even if We opened to them a gate from the heaven and they were to keep on ascending thereto (all the day long)

Ali Quli Qarai

Were We to open for them a gate of the sky, so that they could go on ascending through it,

Amatul Rahman Omar

And if We opened to them a gate of the heaven and they (-the angels) began ascending through it,

Arthur John Arberry

Though We opened to them a gate in heaven, and still they mounted through it,

Bijan Moeinian

Even if I (God) open a gate from the heaven for them in the middle of the day so that they may climb over and see with their own eyes whatever is behind the curtain, they will not believe in what they see!

E. Henry Palmer

But had we opened to them a door of the sky and they had mounted up into it all the while;

Edip-Layth

If We opened for them a gate in the sky and they were to continue ascending to it,

George Sale

If We should open a gate in the heaven above them, and they should ascend thereto all the day long,

Hamid S. Aziz

But had We opened to them a Gate of Heaven and they had continued to ascend through it,

Mahmoud Ghali

And (even) if We opened upon them a gate of the heaven (and) so they linger on winding up through it,

Marmaduke Pickthall

And even if We opened unto them a gate of heaven and they kept mounting through it,

Mohamed Ahmed - Samira

Even if We open a door in the heavens and they ascend through it in broad daylight,

Muhammad Asad

Yet even had We opened to them a gateway to heaven and they had ascended, on and on, up to it,

Mustafa Khattab

And even if We opened for them a gate to heaven, through which they continued to ascend,

Progressive Muslims

And if We opened for them a gate in the heaven and they were to continue ascending to it,

Rashad Khalifa

Even if we opened for them a gate into the sky, through which they climb;

Sahih International

And [even] if We opened to them a gate from the heaven and they continued therein to ascend,

Sam Gerrans

And had We opened above them a gate of the sky and they continued ascending therein

Shabbir Ahmed

And even if We opened to them a Gate into the Heaven, and they kept ascending through it,

Syed Vickar Ahamed

Even if We opened to them a gate from heaven, and they continued to climb in there,

Taqi Usmani

Even if We open a gate in the sky and they keep ascending through it,

The Monotheist Group

Andif We opened for them a gate in the heaven and they were to continue ascending into it

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩