Meryem suresi

Meryem suresi, 60. ayet

Meryem suresi, 60. ayet. إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْـًٔا

illâ men tâbe veâmene ve`amile ṣâliḥan feülâike yedḫulûne-lcennete velâ yużlemûne şey'â.

Diyanet İşleri

(60-61) Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahman'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meryem 57–63 · surenin 60. ayeti / 98

Konu Namazı zayi edenler ve tövbe edenler Meryem 59–65 3

  1. Meryem 57

    Onu yüce bir makama yükselttik.

  2. Meryem 58

    İşte bunlar, Adem'in ve Nuh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebilerdir. Kendilerine Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

  3. Meryem 59

    Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.

  4. 60–61

    (60-61) Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahman'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir.

  5. Meryem 62

    Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.

  6. Meryem 63

    İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

60. Daha sonra Yüce Allah, bunların istisnalarının da bulunduğunu şöylece belirtmektedir: Şirkten, bidatlerden ve masiyetlerden “tevbe eden” bunlardan vazgeçip pişman olan, bir daha bunlara dönmemek üzere kesin karar veren, ayrıca Allah’a, meleklerine, kitaplara, peygamberlerine, âhiret gününe “iman eden ve salih amel işleyenler” Allah’ın peygamberleri vasıtasıyla teşri’ buyurduğu şekilde ve Allah rızasını gözetmek maksadıyla amelde bulunanlar “hariç. İşte onlar” yani tevbe, iman ve salih ameli birlikte gerçekleştirenler, ebedi nimetleri, esenlikli hayatı ve alemlerin Rabbine komşuluğu ihtiva eden “cennete girecek ve hiçbir şekilde” amelleri hususunda “zulme uğramayacaklardır.” Bilakis amellerinin mükâfatını eksiksiz, hatta sayı itibariyle katlanmış olarak bulacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İhmalkâr ve gevşek davranışlarından dolayı tövbe eden ve Allah'a iman edip salih amel işleyenler müstesnadır. Bu vasıflarla nitelenenler cennete girecek, yapmış oldukları amelleri az olsa bile ecirleri eksilmeyecektir.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِلَّا illa ancak
  2. مَن men kimseler
  3. تَابَ tabe tevbe eden kök: توب
  4. وَءَامَنَ ve amene ve inananlar kök: امن
  5. وَعَمِلَ ve amile ve yapanlar kök: عمل
  6. صَـٰلِحًۭا salihen iyi işler kök: صلح
  7. فَأُو۟لَـٰٓئِكَ feulaike işte onlar
  8. يَدْخُلُونَ yedhulune girecekler kök: دخل
  9. ٱلْجَنَّةَ l-cennete cennete kök: جنن
  10. وَلَا ve la ve
  11. يُظْلَمُونَ yuzlemune haksızlığa uğratılmayacaklardır kök: ظلم
  12. شَيْـًۭٔا şey'en hiç kök: شيا

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Ey iman edenler! Allah'a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti.…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı…

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler,…

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Ortak kavram: Cennet

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ancak (Allah'a) yönelen, iman edip iyi işler yapan(lar) cennete girecekler ve asla haksızlığa uğratılmayacaklardır.

Mustafa İslamoğlu

Ancak hatadan dönen, Allah'a iman eden ve salih amel işleyenler müstesna. İşte bunlar cennete girecekler ve en ufak bir haksızlığa uğratılmayacaklar.

Muhammed Esed

Ancak, pişman olup Allah'a yönelen, inanıp dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyanlar bunun dışındadır; zaten hiçbir haksızlığa uğratılmadan cennete girecek olanlar da işte böyleleridir;

Ahmed Hulusi

Tövbe eden, iman eden ve imanın gereğini uygulayanlar müstesna. . . İşte onlar cennete dahil olurlar ve hiçbir şekilde haksızlığa maruz kalmazlar.

Ali Bulaç

Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amellerde bulunanlar (onların dışındadır); işte bunlar, cennete girecekler ve hiç bir şeyle zulme uğratılmayacaklar.

Ali Özek ve heyeti

Ancak tevbe eden, iman eden ve iyi davranışta bulunan kimseler hariçtir. Bunlar, hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın cennete,

Ali Rıza Safa

Pişmanlık gösterenler, inanmış olarak erdemli edimler yapanlar başkadır. İşte onlar, hiçbir haksızlığa uğratılmadan cennete gireceklerdir.

Bayraktar Bayraklı

Ancak, tövbe edip, inanıp yararlı iş yapanlar hariç. Bunlar cennete girecekler ve hiçbir haksızlığa uğramayacaklardır.

Edip Yüksel

Tövbe eden, gerçeği onaylayan ve erdemli davrananlar hariç. Onlar en ufak bir haksızlığa uğramadan bahçeye girerler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Tevbe eden, inanan ve erdemli davrananlar hariç. Onlar en ufak bir haksızlığa uğramadan cennete girerler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak tevbe edip imana gelenler ve yararlı iş yapanlar başka; çünkü onlar hiçbir haksızlığa uğratılmayarak cennete gireceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak tevbe edip iymana gelen ve salih amel işliyenler müstesna, çünkü bunlar zerre kadar hakları yenmiyerek Cennete gireceklerdir

Erhan Aktaş

Ancak tevbe edip, iman eden ve salihatı yapanlar dipnot 1 hariç. İşte onlar Cennet'e girecekler ve onlara hiçbir şekilde haksızlık yapılmayacaktır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Salihat, bozgunculuk ve kötülükle mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir. Bu kelimenin karşıtı "seyyiat" yani kötülük ve "fesad" yani bozgunculuk kelimeleridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak tevbe dipnot 1 edip, iman eden ve salihatı yapanlar dipnot 2 hariç. İşte onlar Cennet'e girecekler ve onlara hiçbir şekilde haksızlık yapılmayacaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dönüş yapmak: Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek, yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak tövbe edip, iman eden ve salihatı yapanlar dipnot 1 hariç. İşte onlar Cennet'e girecekler ve onlara hiçbir şekilde haksızlık yapılmayacaktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.

Gültekin Onan

Ancak tevbe eden, inanan ve salih amellerde bulunanlar (onların dışındadır); işte bunlar, cennete girecekler ve hiç bir şeyle zulme uğratılmayacaklar.

Hasan Basri Çantay

Tevbe edenler ve iyi amel ve hareketde bulunanlar öyle değil. Çünkü bunlar hiçbir şeyle haksızlığa uğratılmayarak cennete,

İbni Kesir

Ancak tevbe edip iman ederek salih amel işleyenler müstesnadır. Onlar, hiç bir haksızlığa uğratılmadan cennete girerler.

Mehmet Alagaş

(51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ancak tevbe edip, iman ederek salih amel işleyenler, işte bunlar Cennet'e girecekler ve hiçbir şekilde haksızlığa uğramayacaklardır.

Süleyman Ateş

Ancak tevbe eden, inanan ve iyi işler yapanlar, cennete girecekler ve hiç haksızlığa uğratılmayacaklardır.

Süleymaniye Vakfı

Ama tövbe eden /dönüş yapan, inanıp güvenen ve iyi iş yapanlar başka. İşte onlar cennete gireceklerdir. Onlara hiçbir haksızlık yapılmayacaktır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İçlerinden dönüş yaparak (tevbe ederek) inanıp güvenen ve iyi iş yapmış olanlar Cennet'e girecekler ve hiçbir haksızlığa uğramayacaklardır.

Şaban Britch

Ancak tevbe edip, iman ederek salih amel yapanlar, işte bunlar Cennet'e girecekler ve hiç bir şekilde haksızlığa uğramayacaklardır.

Şaban Piriş

Ancak tevbe edip, iman ederek doğruları yapanlar, işte bunlar cennete girecekler ve hiç bir şekilde haksızlığa uğramayacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Tövbe eden, iman edip hayra ve barışa yönelik iyi iş yapan müstesna. Böyleleri cennete girecekler ve hiçbir şekilde haksızlığa uğratılmayacaklar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But excluded are those who in lowliest plight repentant stood and were wise enough to acknowledge Allah, their Creator, and their hearts reflected the image of religious and spiritual virtues and their deeds wisdom and piety. These and such persons shall with great cordiality receive the welcome in Paradise, and never shall they be wronged in one way or another;

Abdul Haleem

but those who repent, who believe, who do righteous deeds, will enter Paradise. They will not be wronged in the least:

Abdullah Yusuf Ali

Except those who repent and believe, and work righteousness: for these will enter the Garden and will not be wronged in the least,-

Abul A'la Maududi

except those who repent and believe and act righteously. Such shall enter Paradise and shall not be wronged at all.

Aisha Bewley

except for those who make tawba and have iman and act rightly. They will enter the Garden and they will not be wronged in any way:

Al-Hilali & Khan

Except those who repent and believe (in the Oneness of Allâh and His Messenger Muhammad صلى الله عليه وسلم), and work righteousness.[1] Such will enter Paradise and they will not be wronged in aught.

Ali Quli Qarai

barring those who repent, believe, and act righteously. Such will enter paradise, and they will not be wronged in the least.

Amatul Rahman Omar

Different, however, will be the case of those who turn (to God in repentance) and believe and do righteous deeds. It is these to whom no injustice shall be done in the least (and will get their due rewards). They shall enter Paradise,

Arthur John Arberry

save him who repents, and believes, and does a righteous deed; those -- they shall enter Paradise, and they shall not be wronged anything;

Bijan Moeinian

The exceptions are those who repent, choose to believe, and change their style of life to the righteousness. They will not be subjected to the least injustice and will be welcomed to Paradise.

E. Henry Palmer

except such as repent and believe and act aright; for these shall enter Paradise, and shall not be wronged at all,-

Edip-Layth

Except for whoever repents and acknowledges and does good work; they will be admitted to paradise, and they will not be wronged in the least.

George Sale

Except him who repenteth, and believeth, and doth that which is right; these shall enter paradise, and they shall not in the least be wronged:

Hamid S. Aziz

But there succeeded after them a later generation who have ruined worship and have followed lusts (prejudices, fantasies, greed, self-interest, superstition), but they shall at length face deception (or failure, destruction),

Mahmoud Ghali

Except him who repents and believes and does righteousness; so those will enter the Garden and they will not be done injustice in anything.

Marmaduke Pickthall

Save him who shall repent and believe and do right. Such will enter the Garden, and they will not be wronged in aught -

Mohamed Ahmed - Samira

Except those who repent and come to believe and do the right. These will enter Paradise and will not be wronged the least

Muhammad Asad

Excepted, however, shall be those who repent and attain to faith and do righteous deeds: for it is they who will enter paradise and will not be wronged in any way:

Mustafa Khattab

As for those who repent, believe, and do good, it is they who will be admitted into Paradise, never being denied any reward.

Progressive Muslims

Except for whoever repents and believes and does good work; they will be admitted to Paradise, and they will not be wronged in the least.

Rashad Khalifa

Only those who repent, believe, and lead a righteous life will enter Paradise, without the least injustice.

Sahih International

Except those who repent, believe and do righteousness; for those will enter Paradise and will not be wronged at all.

Sam Gerrans

Save he who repents and believes and works righteousness, for those will enter the Garden, and they will not be wronged in anything:

Shabbir Ahmed

Except those who repent by returning to the right track, truly believe and take corrective action. Such will enter the Garden and will not be wronged in the least.

Syed Vickar Ahamed

Except those who repent and believe, and work righteousness: For these will enter the Garden and will not be wronged in the least—

Taqi Usmani

except those who repent and believe and do good deeds, and therefore they will enter the Paradise and will not be wronged at all.

The Monotheist Group

Except for whoever repents and believes and does good works; they will be admitted to the Paradise, and they will not be wronged in the least.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 60. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 60. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 60. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩