Diyanet İşleri
İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.
Meryem suresi
Meryem suresi, 63. ayet. تِلْكَ ٱلْجَنَّةُ ٱلَّتِى نُورِثُ مِنْ عِبَادِنَا مَن كَانَ تَقِيًّا
tilke-lcennetü-lletî nûriŝü min `ibâdinâ men kâne teḳiyyâ.
İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Namazı zayi edenler ve tövbe edenler Meryem 59–65 3
(60-61) Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahman'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir.
Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.
İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.
(Cebrail, şöyle dedi:) "Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O'nundur. Rabbin unutkan değildir."
(Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu halde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O'nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?
İnsan, "Öldüğümde gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?" der.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
63. “İşte” sözü geçen şekilde vasıflarını belirttiğimiz ve “kullarımızdan takva sahibi olanlara miras olarak vereceğimiz cennet, budur.” Biz, bu cenneti muttakilere miras olarak vereceğiz ve oraları, onların sürekli kalacakları ve hiçbir şekilde ayrılıp gitmeyecekleri konaklar yapacağız. Onlar da oradan başka yere ayrılmak da istemeyeceklerdir. Nitekim Allah, şöyle buyurmaktadır: “Rabbinizden bir mağfiret ve takvâ sahipleri için hazırlanmış, eni göklerle yer kadar olan cennete koşuşun.” (Âli İmran, 3/133)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İşte bu vasıflarla nitelendirilen cennet, emirleri yerine getirip yasaklardan sakınan kullarımıza miras olarak vereceğiz.
Aynı kök: ورث (35 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi buna eriştiren Allah'a mahsustur. Eğer Allah'ın…
Aynı kök: ورث (35 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
"Beni Naim cennetinin varislerinden eyle."
Aynı kök: ورث (35 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Onlar şöyle derler: "Hamd, bize olan vaadini gerçekleştiren ve bizi cennetten dilediğimiz yere konmak üzere bu yurda varis kılan Allah'a mahsustur.…
Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Ortak kavram: Cennet
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kullarımızdan takvâlı (duyarlı) olanları mirasçı kılacağımız cennet işte odur.
Sorumluluk bilincine ermiş olanları mirasçı kılacağımız cennet işte budur.
Bize karşı sorumluluk bilinci içinde olan kullarımıza bırakacağımız cennet işte budur.
İşte kullarımızdan çok korunanları (yalnızca fiillerde değil, düşünsel anlamda korunanları) mirasçı yapacağımız cennet budur!
O cennet; biz, kullarımızdan takva sahibi olanları (ona) varisçi kılacağız.
Kullarımızdan, takvâ sahibi kimseleri mirasçı kıldığımız cennet işte budur.
Sorumluluk bilinci taşıyan kullarımızı kalıtçı yapacağımız cennet, işte böyledir.
Kullarımızdan takva sahibi kimselere verdiğimiz cennet işte budur.
Erdemli kullarımıza vereceğimiz bahçe işte budur.
Erdemli kullarımıza vereceğimiz cennet işte budur.
İşte kullarımızdan korunup takva sahibi olanları mirasçı yapacağımız cennet odur!
O o Cennettir ki kullarımızdan her kim korunur takıyy ise ona miras kılarız
İşte bu, kullarımızdan takva sahibi olanlara miras olarak vereceğimiz Cennet'tir.
İşte bu, kullarımızdan takva sahibi olanlara miras olarak vereceğimiz Cennet'tir.
İşte bu, kullarımızdan takva dipnot 1 sahibi olanlara miras dipnot 2 olarak vereceğimiz Cennet'tir.
O cennet; biz, kullarımızdan takva sahibi olanları (ona) varis kılacağız.
O, öyle cennetdir ki biz ona kullarımızdan gerçekden müttakıy olan kişileri vaaris kılacağız.
İşte bu cennetlere; kullarımızdan takva sahiplerini mirasçı kılacağız.
(51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.
İşte kullarımızdan takvâ sahibi olanlara miras olarak vereceğimiz cennet budur.
İşte kullarımızdan, korunanlara vereceğimiz cennet budur.
Kullarımızdan yanlışlardan sakınanlara bahşedeceğimiz Cennet işte budur dipnot 1 .
Kullarımızdan Allah'tan çekinerek kendilerini koruyanlara vereceğimiz Cennet, işte budur.
İşte bu cennetlere kullarımızdan takva sahiplerini mirasçı kılacağız.
İşte bu cennetlere kullarımızdan takva sahiplerini mirasçı kılacağız.
Kullarımızdan takva sahibi olanları mirasçı yapacağımız cennet işte budur.
Such is the paradise which shall be the eternal right to those of Our devout servants in whose hearts reigned piety.
That is the Garden We shall give as their own to those of Our servants who were devout.
Such is the Garden which We give as an inheritance to those of Our servants who guard against Evil.
Such is the Paradise which We shall cause those of Our servants who have been God-fearing to inherit.
That is the Garden which We will bequeath to those of Our slaves who have taqwa.
Such is the Paradise which We shall give as an inheritance to those of Our slaves who have been Al-Muttaqûn (the pious - See V.2:2).
This is the paradise We will give as inheritance to those of Our servants who are Godwary.
Such is the Paradise which We give for a free gift and for an inheritance to those of Our servants who guard against evil.
That is Paradise which We shall give as an inheritance to those of Our servants who are godfearing.
Such is the Garden which My righteous servants will inherit.
that is Paradise which we will give for an inheritance to those of our servants who are pious!
Such is paradise that We inherit to any of Our servants who are righteous.
This is paradise, which We will give for an inheritance unto such of our servants as shall be pious.
They shall hear no empty (vain) talk therein, but only Peace; and there they shall have their provision morning and evening;
That is the Garden which We cause the ones of Our bondmen who were pious, to inherit.
Such is the Garden which We cause the devout among Our bondmen to inherit.
This is the Paradise those of Our creatures will inherit who take heed and fear the displeasure of God.
this is the paradise which We grant as a heritage unto such of Our servants as are conscious of Us.
That is Paradise, which We will grant to whoever is devout among Our servants.
Such is Paradise that We inherit to any of Our servants who are righteous.
Such is Paradise; we grant it to those among our servants who are righteous.
That is Paradise, which We give as inheritance to those of Our servants who were fearing of Allah.
That is the Garden which We cause those to inherit among Our servants who are in prudent fear.
Such is the Garden which We give as an inheritance to those of Our servants who have lived upright (and thus earned it with their own hands).
Like this is the Garden that We give as an inheritance to those of Our servants who keep away from evil.
That is the Paradise We will give as inheritance to those of Our servants who have been God-fearing.
Such is the Paradise that We inherit to any of Our servants who are righteous.