Diyanet İşleri
Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?
Âl-i İmrân suresi
Âl-i İmrân suresi, 142. ayet. أَمْ حَسِبْتُمْ أَن تَدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ وَلَمَّا يَعْلَمِ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ جَٰهَدُوا۟ مِنكُمْ وَيَعْلَمَ ٱلصَّٰبِرِينَ
em ḥasibtüm en tedḫulü-lcennete velemmâ ya`lemi-llâhü-lleẕîne câhedû minküm veya`leme-ṣṣâbirîn.
Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gevşemeyin; "Muhammed ancak bir peygamberdir" Âl-i İmrân 139–148 3
Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.
Eğer siz (Uhud'da) bir yara aldıysanız, şüphesiz o topluluk da (Müşrikler de Bedir'de) benzeri bir yara almıştı. İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz. (Bazen bir topluma iyi ya da kötü günler gösteririz, bazen öbürüne.) Allah, sizden iman edenleri ayırt etmek, sizden şahitler edinmek için böyle yapar. Allah, zalimleri sevmez.
Bir de Allah, iman edenleri arındırmak ve küfre sapanları mahvetmek için böyle yapar.
Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?
Andolsun, siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.
Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim gerisin geriye dönerse, Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah, şükredenleri mükafatlandıracaktır.
Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükafatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
142. “Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete girebileceğinizi mi sandınız?” Bu buyruktaki soru, inkâr amaçlıdır. Yani Allah yolunda ve O’nun rızası uğrunda zorlukla karşılaşmaksızın, hoşlanılmayan şeylere tahammül etmeksizin cennete gireceğinizi zannetmeyin, böyle bir şeyi hatırınıza bile getirmeyin, demektir. Çünkü cennet dileklerin en yücesi ve yarışanların uğrunda yarıştıkları şeylerin en üstünüdür. Dilek ne kadar büyük olursa ona ulaştıran yol da o kadar zor olur. Ona götüren amel de o kadar büyük olur. Rahata, rahatı terk etmeksizin ulaşılamaz. Nimetler de nimetler terk edilmeksizin elde edilemez.
Fakat Allah yolunda kula, dünya hayatında iken isabet eden hoş olmayan şeylere karşı nefis alıştırılması, bu hususta eğitilmesi ve varacağı yerin bilinmesi halinde -basiret erbabı nezdinde- bu sıkıntılar sonuçta kendilerini sevince ulaştıracak hediyelere dönüşür ve artık onlar o zorluklara aldırmazlar. Bu da Allah’ın bir lütfudur ve O lütfunu dilediği kimselere verir.
Daha sonra Yüce Allah önceleri temenni edip de gerçekleşmesini arzu ettikleri bir husus üzerinde gereği gibi sabretmediklerinden ötürü onları azarlayarak şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Müminler!- Gerçekten Allah yolunda cihat edenlerin ve başlarına gelen belalara sabredenlerin ortaya çıkması için sınanmadan ve sabır göstermeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz?
Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kök: صبر (103 geçiş)
Evet, sabrettiğiniz ve Allah'a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size…
Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kök: صبر (103 geçiş)
Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa…
Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Cihad
Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah yolunda cihad edip sabreden kimselerin yanındadır. Şüphesiz Rabbin…
Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Cihad
Andolsun, içinizden, cihad edenleri ve sabredenleri belirleyinceye ve durumlarınızı ortaya koyuncaya kadar sizi deneyeceğiz.
Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Cihad
Yoksa; Allah içinizden, Allah'tan, Resulünden ve mü'minlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeksizin cihad edenleri ayırt etmeden bırakılacağınızı…
Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi
Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla…
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
(Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: "Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik…
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yoksa siz Allah içinizden cihad edenleri (fedakârlık edenleri) ve sabredenleri bil(dir)ip (ortaya çıkarmadan) cennete gireceğinizi mi sandınız! dipnot 1
Ya yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri ve (yolunda) direnenleri seçip ayırmadan cennete girebileceğinizi mi sanıyorsunuz?
Allah, (kendi yolunda) üstün çaba gösterdiğinizi ve zorluklara karşı sabırlı olduğunuzu görmedikçe cennete girebileceğinizi mi sanıyorsunuz?
Yoksa siz zannetiniz mi ki Allah, içinizden o mücahede edenleri (aziym ve kararlılıkla hakikati yaşamak için mücadele edenleri) belli etmeden, bu yolda sabırla devam edenleri ortaya çıkarmadan, cenneti yaşayacaksınız!
Yoksa siz, Allah, içinizden cihad edenleri belirtip ayırdetmeden ve sabredenleri de belirtip ayırdetmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?
Yoksa Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?
Yoksa Allah, aranızdan çaba gösterenleri belirlemeden ve dirençli olanları belirlemeden, cennete girebileceğinizi mi sandınız?
Yoksa Allah, içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan, cennete gireceğinizi mi sandınız?
ALLAH aranızdaki çalışanları ortaya çıkarmadan, sabredenleri ayırmadan bahçeye gireceğinizi mi sandınız?
ALLAH aranızdaki çalışanları ortaya çıkarmadan, sabredenleri ayırmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?
Yoksa siz, Allah içinizden savaşanları ve sabredenleri hiç belirlemeden cennete gireceğinizi mi sandınız.
Yoksa siz zannettinizmi ki Allah içinizden o mücahede edenleri hiç belli etmeden, sabredenleri belli etmeden Cennete giriverceksiniz?
Yoksa siz; Allah, içinizdeki cihad dipnot 1 edenleri ve sabredenleri dipnot 2 ortaya çıkarmadan Cennet'e gireceğinizi mi sanıyorsunuz?
Yoksa siz; Allah, içinizdeki cihad dipnot 1 edenleri ve sabredenleri dipnot 2 ortaya çıkarmadan Cennet'e gireceğinizi mi sanıyorsunuz?
Yoksa siz; Allah, içinizdeki cihad dipnot 1 edenleri ve sabredenleri dipnot 2 belirlemeden Cennet'e gireceğinizi mi sanıyorsunuz?
Yoksa siz, Tanrı, içinizden cihad edenleri belirtip ayırdetmeden ve sabredenleri de belirtip ayırdetmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?
Yoksa siz - Allah içinizden savaşanlar (la savaşmayanlar) ı belli etmeden - sebat edenler (le etmeyenler) i belli etmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız?
Yoksa; Allah, içinizden cihad edenleri ve sabredenleri belirtmeden cennet'e girivereceğinizi mi sandınız?
(137-143) Nice sünnetler / iş yapış şekilleri, sizden önce geldi geçti, gezin yeryüzünde ve yalancıların sonu nasıl olmuş bakın. Bu insanlar için bir açıklamadır, sakınanlara kılavuzdur, öğüttür / vaazdır. Gevşemeyin ve üzülmeyin, eğer iman esiyorsanız siz üstünsünüz. Eğer size bir yara isabet ederse, onun benzeri bir yara da o kavme de temas etmiştir , işte bu günleri iman edenleri bilmek onlar arasından şehitler edinmek için insanlar arasında sırayla dolaştırırız, Allah zalimler sevmez. Bu iman edenleri arındırmak, kafirleri azar azar tüketmek içindir. Siz Allah’ın sizden cihat edenleri bilmeden ve sabredenleri bilmeden cennete gireceğinizi mi hesap ettiniz? Kesin olan şu ki önceleri siz ölümü temenni ederdiniz işte onunla buluştunuz, fakat şimdi de onu gördüğünüz halde bakıp duruyorsunuz. (Ölümü temenni etmek o kadar kolay değilmiş demek ki)
Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden Cennet'e gireceğinizi mi sandınız?
Yoksa siz, Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) bilmeden, sabredenleri (sınayıp) bilmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?
Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri /elinden geleni yapanları dipnot 1 bilmeden, sabredenleri de bilmeden cennete gireceğinizi mi hesap etmiştiniz! dipnot 2
Yoksa Allah, içinizden mücadele (cihad) dipnot 1 edenleri bilmeden ve sabredenleri de bilmeden cennete gireceğinizi mi hesap etmiştiniz dipnot 2 ?
Yoksa içinizden Allah cihad edenleri ve sabredenleri ortaya çıkarıp, bildirmeden cennete gireceğinizi mi sanıyordunuz?
-Yoksa Allah, içinizden cihat edenleri belirlemeden ve sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?
Yoksa siz, Allah içinizden uğraşıp didinenleri seçmeden, sabredenleri seçmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?
Did you think that you would be heartily welcomed in the realm of surpassing beauty and supreme bliss before Allah has seen that you have distinguished yourselves on every front or line of battle and that you have been distinguished into the valiant and those who are unwearied in the face of difficulties?
Did you think you would enter the Garden without God first proving which of you would struggle for His cause and remain steadfast?
Did ye think that ye would enter Heaven without Allah testing those of you who fought hard (In His Cause) and remained steadfast?
Did you think that you would enter Paradise even though Allah has not yet seen who among you strove hard in His way and remained steadfast?
Or did you imagine that you were going to enter the Garden without Allah knowing those among you who had struggled and knowing the steadfast?
Do you think that you will enter Paradise before Allâh tests those of you who fought (in His Cause) and (also) tests those who are As-Sâbirûn (the patient)?
Do you suppose that you would enter paradise, while Allah has not yet ascertained those of you who have waged jihād and not ascertained the steadfast?
Do you suppose that you would enter Paradise while Allâh has not yet distinguished those of you who strive hard (in the cause of Allâh) and has not yet distinguished the patiently persevering.
Or did you suppose you should enter Paradise without God know who of you have struggled and who are patient?
Do you really think that you will go to the Paradise without [passing successfully through the hardship and] proving to the Lord that you are firm (patient in dealing with difficulties) and devoted to the cause of God?
Do ye think that ye can enter Paradise and God not know those of you who have fought well, or know the patient?
Or did you calculate that you would enter paradise without God knowing those who would strive amongst you and knowing those who are patient?
Did ye imagine that ye should enter paradise, when as yet God knew not those among you who fought strenuously in his cause; nor knew those who persevered with patience?
Did you think that you can enter Paradise without Allah testing those of you who fight (or strive) hard, and remain steadfast?
Or (even) did you reckon that you would enter the Garden and Allah does not as yet know (i. e., has not yet proved, tested) who of you have striven, and that He may know the patient?
Or deemed ye that ye would enter paradise while yet Allah knoweth not those of you who really strive, nor knoweth those (of you) who are steadfast?
Do you think you will go to Paradise while God does not know who among you strive and persist?
Do you think that you could enter paradise unless God takes cognizance of your having striven hard [in His cause], and takes cognizance of your having been patient in adversity?
Do you think you will enter Paradise without Allah proving which of you ˹truly˺ struggled ˹for His cause˺ and patiently endured?
Or did you think that you would enter Paradise without God knowing those who would strive amongst you and knowing those who are patient
Do you expect to enter Paradise without GOD distinguishing those among you who strive, and without distinguishing those who are steadfast?
Or do you think that you will enter Paradise while Allah has not yet made evident those of you who fight in His cause and made evident those who are steadfast?
Or did you think that you will enter the Garden before God knows those who strive among you or knows the patient?
Do you expect to enter Paradise without Allah distinguishing those among you who strive, and without distinguishing those who are steadfast?
Did you think that you would enter Heaven without Allah’s testing those of you who fought hard and remained committed (to His cause)?
Do you think that you shall enter Paradise even before Allah knows those of you who carry out Jihād and those who are steadfast.
Or did you think that you would enter the Paradise without God distinguishing those who would strive among you and distinguishing those who are patient?