Mücâdele suresi · 1–4. ayetler

Zıhâr ve kefareti

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Mücâdele suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mücâdele suresi, 1. ayet. قَدْ سَمِعَ ٱللَّهُ قَوْلَ ٱلَّتِى تُجَٰدِلُكَ فِى زَوْجِهَا وَتَشْتَكِىٓ إِلَى ٱللَّهِ وَٱللَّهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَآ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌ

    Diyanet İşleri

    Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

    Mehmet Okuyan

    Eşi hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan (kadın)ın sözünü Allah elbette duymuştur. dipnot 1 Allah sizin konuşmanızı duymaktadır. dipnot 2 Şüphesiz ki Allah duyandır, görendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet grubu, İslam'ın kadına verdiği değerin en açık göstergelerindendir. Çünkü bir hanım, hakkını aramak için Hz. Muhammed'le çok rahat bir şekilde görüşebilmiş, derdini anlatmış, ikna olmayınca ısrar etmiş ve Yüce Allah'ın buyruklarının kendi lehine gelmesine vesile olmuştur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Rivayet olunduğuna göre, Evs b. Sâmit, eşi Havle binti Sa‘lebe'ye [zıhar] yapmıştı. Bunun üzerine Havle, Hz. Muhammed'e gelmiş ve ‘Ben, genç ve arzu edilirken Evs benimle evlendi. Yaşım ilerleyip çocuklarımın çoğaldığı bir zamanda, beni annesi gibi kabul etti. Benim küçük çocuklarım var. Onları onun ailesine bırakırsam perişan olurlar, bakamazlar. Onları yanıma alsam aç kalırlar' demişti. Fakat konu hakkında ayet gelmediği için geleneğin kabulünü kendisine söyleyen Hz. Muhammed'in sözleriyle ikna olmayan Havle durumu Yüce Allah'a arz etmeye vardırmıştı.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve nihayet (işini) Allah'a havale eden kadının başvurusunu kabul etmişti; zira Allah ikiniz arasında geçen konuşmayı işitiyordu: Çünkü Allah her şeyi işitendir, her şeyi tarifsiz görendir.

    Muhammed Esed

    Allah, kocası hakkında sana başvuran ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözlerini işitmiştir. Ve Allah ikinizin söylediklerini de mutlaka işitir. Şüphesiz Allah her şeyi işiten, her şeyi görendir.

    Ahmed Hulusi

    Allah, kocası hakkında seninle mücadele eden ve şikayetini Allah'a arz edenin sözünü gerçekten işitmiştir! Allah, ikinizin çekişmesini işitir. . . Muhakkak ki Allah, Semi'dir, Basıyr'dir.

    Ali Bulaç

    Gerçekten Allah, eşi konusunda seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan (kadın)ın sözünü işitti. Allah, aranızda geçen konuşmaları işitiyordu. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, sizin konuşmanızı işitir. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir; hakkıyla görendir.

    Ali Rıza Safa

    Allah, kocası hakkında seninle Tartışan ve Allah'a yakınışta bulunan kadının sözünü duydu. Çünkü Allah, konuşmalarınızı duyar. Kuşkusuz, Allah, Duyandır; Görendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitti. Allah, ikinizin konuşmasını işitmektedir. Çünkü Allah her şeyi işitendir;her şeyi görendir.

    Edip Yüksel

    ALLAH, kocası hakkında seninle tartışan ve ALLAH'a şikayette bulunan kadının sözlerini işitti. ALLAH ikinizin tüm konuştuklarını işitmiştir. ALLAH İşitendir, Bilendir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu sure, her ayetinde "Allah" sözcüğü içeren biricik suredir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH, kocası hakkında seninle tartışan ve ALLAH'a şikayette bulunan kadının sözlerini işitti. ALLAH ikinizin tüm konuştuklarını işitmiştir. ALLAH İşitendir, Bilendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Evet işitti Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayet eden o kadının dediğini; Allah da konuşmanızı dinliyordu, çünkü Allah işitir, görür.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Evet işitti Allah, işitti o kadının dediğini ki kocası hakkında sana mücadele ediyor ve Allaha şikayet eyliyordu, Allah da muhaverenizi dinliyordu, çünkü Allah işidir, görür.

    Erhan Aktaş

    Kocası hakkında seninle tartışan ve şikayette bulunan kadının sözünü Allah kesinlikle işitmiştir. Ve Allah, konuşmalarınızı işitir. Kuşkusuz ki Allah, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kocası hakkında seninle tartışan ve şikayette bulunan kadının sözünü Allah kesinlikle işitmiştir. Ve Allah, konuşmalarınızı işitir. Kuşkusuz ki Allah, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kocası hakkında seninle tartışan ve şikayette bulunan kadının sözünü Allah kesinlikle işitmiştir. Ve Allah, konuşmalarınızı işitir. Kuşkusuz ki Allah, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

    Gültekin Onan

    Gerçekten Tanrı eşi konusunda seninle tartışan ve Tanrı'ya şikayette bulunan (kadın)ın sözünü işitti. Tanrı, aranızda geçen konuşmaları işitiyordu. Şüphesiz Tanrı, işitendir, görendir.

    Hasan Basri Çantay

    (Habibim) zevci hakkında seninle direşip duran, (nihayet haalinden) Allaha da şikayet etmekde olan (kadın) ın sözünü (umulduğu vech ile) Allah dinlemişdir. Allah sizin konuşmanızı (zaten) işidiyordu. Çünkü Allah hakkıyle işidici, kemaliyle görücüdür.

    İbni Kesir

    Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunanın sözünü işitmiştir. Allah; sizin konuşmanızı işitir. Muhakkak ki Allah; Semi'dir, Basir'dir.

    Mehmet Alagaş

    (1-6) Allah, seninle kocası hakkında tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözlerini kesin olarak işitti , Allah karşılıklı ikinizin konuşmasını işitiyordu , Allah işitendir görendir. Sizden kadınlarını zihar yapanlar kişiler, o kadınlar sizin anneleriniz değildir. (Sen bana anamın sırtı gibisin artık eşim gibi değilsin demek zihardır) Onların anneleri ancak onları doğuran kadınlardır. Tanınmayan / belirsiz ve asılsız sözü / sahte sözü söylüyorlar , muhakkak ki Allah affedicidir bağışlayandır. (Eğer böyle bi r şey yaptınız ise vazgeçip af dileyin) Kadınlarından zihar yapıp ta söylediklerini geri iade edecek olan kişiler, onlarla temasa geçmeden önce köle azat etmeliler, (affın bir bedeli var) işte size edilen öğüt / vaaz budur, Allah, yaptığınız şeylerden haberi olandır, köle bulamayan kimse, onlarla temasa geçmeden önce, birbirini takip eden iki ay oruç tutmalıdır, buna da gücü yetmeyen kişi, altmış adet yoksunu / miskini / artık kazanma gücü kalmamış insanı doyursun. Bu, Allah’a ve Resulüne iman etmenizin gereğidir , işte bu Allah’ın sınırıdır / hudududur, yok sayanlar için / kafirler için acıtıcı bir azap vardır. Allah’a ve Resulüne karşı çıkanlar / sınırı aşanlar, kendilerinden öncekilerin bastırıldıkları gibi bastırılacaklardır / sindirileceklerdir. Biz kesinlikle apaçık ayetler indirdik , Kafirler için aşağılayıcı / onur kırıcı bir azap vardır. O gün Allah, onların hepsini tekrar diriltir , yaptıkları onlara haber verilir , onlar unutsa da Allah tek tek yaptıklarını sayar, Allah her şeye şahittir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü duydu. Allah sizin karşılıklı konuşmanızı işitiyordu. Şüphesiz Allah; hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

    Süleyman Ateş

    Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitti. Allah, ikinizin birbirinizle konuşmanızı işitir. Çünkü Allah işitendir, görendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının dipnot 1 sözünü, Allah elbette işitti; çünkü Allah birbirinizle yaptığınız konuşmayı dinliyordu. Şüphesiz Allah, dinleyen ve görendir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu kadın, sahabi hanımlardan Havle binti Sa'lebe'dir. Kocası Evs b. Samit ona zıhar yapmıştı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kocası hakkında seninle çekişen ve Allah'a da yakınan kadının sözünü, Allah dinledi. Allah ikinizin konuşmasını da dinledi. Çünkü Allah dinler ve görür.

    Şaban Britch

    Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve onu Allah’a şikayet eden kadının sözlerini işitmiştir. Allah, sizin karşılıklı konuşmanızı işitiyor. Çünkü Allah, her şeyi işitendir, görendir.

    Şaban Piriş

    Allah, eşi hakkında seninle tartışan ve onu Allah'a şikayet eden kadının sözlerini işitmiştir. Allah, sizin karşılıklı konuşmanızı işitiyor. Çünkü Allah, işiten ve görendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, ikinizin karşılıklı konuşmasını işitir. Çünkü Allah en iyi işiten, en iyi görendir.

  2. Mücâdele suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mücâdele suresi, 2. ayet. ٱلَّذِينَ يُظَٰهِرُونَ مِنكُم مِّن نِّسَآئِهِم مَّا هُنَّ أُمَّهَٰتِهِمْ إِنْ أُمَّهَٰتُهُمْ إِلَّا ٱلَّٰٓـِٔى وَلَدْنَهُمْ وَإِنَّهُمْ لَيَقُولُونَ مُنكَرًا مِّنَ ٱلْقَوْلِ وَزُورًا وَإِنَّ ٱللَّهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ

    Diyanet İşleri

    İçinizden kadınlarına zıhar yapanlar bilsinler ki, o kadınlar onların anaları değildir. Onların anaları ancak, kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar (zıhar yaparlarken) hoş karşılanmayan ve yalan bir söz söylüyorlar. Şüphesiz Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

    Mehmet Okuyan

    İçinizden eşlerine zıhar dipnot 1 yapanların kadınları, onların anneleri değildir. Onların anneleri ancak kendilerini doğuran (kadın)lardır. Şüphesiz ki onlar çirkin bir söz ve yalan söylüyorlar. Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayandır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Zıhâr], kişinin "Sen bana annemin sırtı gibisin!" diyerek eşinin sırtını annesine benzetmesine denir. Benzer mesaj: Ahzâb 33:4.

    Mustafa İslamoğlu

    İçinizden "Sen bana annem kadar haramsın" diyerek eşlerinden ayrılanlara gelince: o kadınlar asla anneleri olamaz; onların anneleri yalnızca kendilerini doğuranlardır; ve şüphesiz onlar mantıksız, dahası düzme-koşma bir laf söylüyorlar: ama şüphe yok ki Allah, tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir rahmet kaynağıdır.

    Muhammed Esed

    (Bundan sonra) içinizden "Sen artık bana annem kadar haramsın!" diyerek hanımlarından ayrılanlara gelince, (unutmasınlar ki) (eşleri) hiçbir zaman anneleri (gibi) olamaz, kendilerini doğuran kadından başkası anneleri olamaz. O halde, akla sığmayan bir sözdür söyledikleri, (bu nedenle de) asılsız ve düzmecedir. Ama Allah, gerçekten günahları affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

    Ahmed Hulusi

    Sizden, kadınlarından zihar (karısına anam gibisin diyerek ilişkisini kesenler {müşrik adeti A. H. }) yapanlar; onların (kocaların) anaları, onlar (karıları) değildirler! Onların anaları sadece onları doğuranlardır! Muhakkak ki onlar çirkin ve aslı olmayan bir laf ediyorlar! Muhakkak ki Allah Afüvv'dür (sonsuz affedici), Ğafur'dur.

    Ali Bulaç

    Sizden kadınlarına "zıhar"da bulunanlar (bilsinler ki, kadınları) onların anneleri değildir. Anneleri, yalnızca kendilerini doğuranlardır. Şüphesiz onlar, çirkin ve yalan söylemektedirler. Gerçekten Allah, çok affeden, çok bağışlayandır.

    Ali Özek ve heyeti

    İçinizden zıhâr yapanların kadınları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar çirkin bir laf ve yalan söylüyorlar. Kuşkusuz Allah, affedicidir, bağışlayıcıdır.

    Ali Rıza Safa

    Aranızdan, kadınlarına sırt çevirenler; o kadınlar, onların anneleri değildir. dipnot 504 Onların anneleri, ancak kendilerini doğuranlardır. Aslında, çirkin bir söz ve yalan söylüyorlar. Kuşkusuz, Allah, Affedicidir; Sınırsız Bağışlayandır.

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 504
      "Sırt çevirenler" olarak yazdığımız "Yuzahirune" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Zıhar yapanlar" olarak Arapça biçimiyle yazılmıştır. Sırt çevirmek, eşlerinden boşanmak için uydurma bir gerekçe arayan erkeklerin "Bana, annemin sırtı gibisin." anlamında söyledikleri bir söylemdir. Aynı konu, 33:4 ayetinde de bildirilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Sizden zıhar yapanlar/hanımlarını annelerine benzetenler bilmelidirler ki, o hanımlar onların anaları değillerdir. Onların anaları, ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Onlar çirkin ve yalan bir söz söylüyorlar. Bununla beraber Allah affedicidir; bağışlayıcıdır.

    Edip Yüksel

    İçinizden, kadınlarını annelerine benzeterek yabancılaştıranlar bilirler ki onlar anaları değildir. Anneleri kendilerini doğuranlardır. Söyledikleri kötü ve asılsız bir sözdür. ALLAH Affedendir, Bağışlayandır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İçinizden, kadınlarını annelerine benzeterek yabancılaştıranlar bilirler ki onlar anaları değildir. Anneleri kendilerini doğuranlardır. Söyledikleri kötü ve asılsız bir sözdür. ALLAH Affedendir, Bağışlayandır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İçinizden zihar ile (sen, bana anamın sırtı gibisin, demekle) kadınlarından ayrılmaya kalkışan kimseler bilmelidirler ki, o kadınlar onların anaları değildir. Anaları ancak onları doğuranlardır. Üstelik onlar gerçekten pek çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Bununla birlikte Allah'ın affının ve mağfiretinin çok olduğunda da kuşku yoktur..

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İçinizden "zihar" ile kadınlarından ayrılmağa kalkışan kimseler bilmelidirler ki: O kadınlar onların anaları değildir, anaları ancak onları doğurmuş olanlardır. Bununla beraber onlar her halde çirkin ve asılsız bir lakırdı söylüyorlardır. Maamafih Allahın afvı, mağfireti çok olduğunda da şübhe yoktur

    Erhan Aktaş

    Sizden hanımlarına zihar dipnot 1 yapanlar bilsinler ki, hanımları anneleri değildir. Anneleri yalnızca kendilerini doğuranlardır. Doğrusu onlar, sözün çirkin ve asılsız olanını söylüyorlar. Kuşkusuz Allah, Çok Affedici'dir, Çok Bağışlayıcı'dır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cahiliye döneminde bir kimsenin, karısının sırtını annesinin sırtına benzeterek, "Sen bana annemin sırtı gibisin" diye yemin etmesine ve böylece eşiyle bir daha ilişkiye girmeyi kendisine haram saymasına zihar deniyordu. Böylelikle kadın boşta kaldığı halde başka bir evlilik te yapamıyordu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizden hanımlarına zihar dipnot 1 yapanlar bilsinler ki, hanımları anneleri değildir. Anneleri yalnızca kendilerini doğuranlardır. Doğrusu onlar, sözün çirkin ve asılsız olanını söylüyorlar. Kuşkusuz Allah, Çok Affedici'dir, Çok Bağışlayıcı'dır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sen, benim için artık annem gibisin." demek suretiyle, eşiyle ilişkiye girmeyi sonlandırıp, onu boşta bırakması; bir nevi ondan ayrılmaksızın boşaması demektir. Kadın, kocası tarafından ölünceye kadar yalnız bırakılmakta ve tam bir boşanma olmadığı için de ölünceye kadar başkasıyla evlenememektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizden hanımlarına zihar dipnot 1 yapanlar bilsinler ki, hanımları anneleri değildir. Anneleri yalnızca kendilerini doğuranlardır. Doğrusu onlar, sözün çirkin ve asılsız olanını söylüyorlar. Kuşkusuz Allah, Çok Affedici'dir, Çok Bağışlayıcı'dır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sen, benim için artık annem gibisin." demek suretiyle, eşiyle ilişkiye girmeyi sonlandırıp, onu boşta bırakması; bir nevi ondan ayrılmaksızın boşaması demektir. Kadın, kocası tarafından ölünceye kadar yalnız bırakılmakta ve tam bir boşanma olmadığı için de ölünceye kadar başkasıyla evlenememektedir.

    Gültekin Onan

    Sizden kadınlarına zıharda bulunanlar (bilsinler ki, kadınları) onların anneleri değildir. Anneleri yalnızca kendilerini doğuranlardır. Şüphesiz onlar münker bir söz ve boş laf söylemektedirler. Gerçekten Tanrı çok affeden, çok bağışlayandır.

    Hasan Basri Çantay

    İçinizden "Zıhar" yapagelenlerin karıları onların anaları değildir. Anaları kendilerini doğuranlardan başkası değildir. Şübhe yok ki onlar her halde çirkin ve yalan bir laf söylüyorlar. Muhakkak Allah çok bağışlayıcı, çok yarlığayıcıdır.

    İbni Kesir

    İçinizden zihar yapanların karıları onların anaları değildir. Anaları, ancak kendilerini doğuranlardır. Şüphesiz ki onlar, çirkin ve yalan bir laf söylüyorlar. Ve muhakkak ki Allah; Afüvv'dür, Gafur'dur.

    Mehmet Alagaş

    (1-6) Allah, seninle kocası hakkında tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözlerini kesin olarak işitti , Allah karşılıklı ikinizin konuşmasını işitiyordu , Allah işitendir görendir. Sizden kadınlarını zihar yapanlar kişiler, o kadınlar sizin anneleriniz değildir. (Sen bana anamın sırtı gibisin artık eşim gibi değilsin demek zihardır) Onların anneleri ancak onları doğuran kadınlardır. Tanınmayan / belirsiz ve asılsız sözü / sahte sözü söylüyorlar , muhakkak ki Allah affedicidir bağışlayandır. (Eğer böyle bi r şey yaptınız ise vazgeçip af dileyin) Kadınlarından zihar yapıp ta söylediklerini geri iade edecek olan kişiler, onlarla temasa geçmeden önce köle azat etmeliler, (affın bir bedeli var) işte size edilen öğüt / vaaz budur, Allah, yaptığınız şeylerden haberi olandır, köle bulamayan kimse, onlarla temasa geçmeden önce, birbirini takip eden iki ay oruç tutmalıdır, buna da gücü yetmeyen kişi, altmış adet yoksunu / miskini / artık kazanma gücü kalmamış insanı doyursun. Bu, Allah’a ve Resulüne iman etmenizin gereğidir , işte bu Allah’ın sınırıdır / hudududur, yok sayanlar için / kafirler için acıtıcı bir azap vardır. Allah’a ve Resulüne karşı çıkanlar / sınırı aşanlar, kendilerinden öncekilerin bastırıldıkları gibi bastırılacaklardır / sindirileceklerdir. Biz kesinlikle apaçık ayetler indirdik , Kafirler için aşağılayıcı / onur kırıcı bir azap vardır. O gün Allah, onların hepsini tekrar diriltir , yaptıkları onlara haber verilir , onlar unutsa da Allah tek tek yaptıklarını sayar, Allah her şeye şahittir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizden zıhar yapanların karıları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Böyle yapanlar, münker/çirkin bir söz ve yalan söylüyorlar. Allah; şüphesiz çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

    Süleyman Ateş

    Sizden kadınlara zıhar edenler (sen bana, anamın sırtı gibisin diyenler), bilmelidirler ki o kadınlar, onların anaları değillerdir. Onların anaları, ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Onlar, çirkin ve yalan olan bir söz söylüyorlar. Bununla beraber Allah, affedicidir bağışlayıcıdır.

    Süleymaniye Vakfı

    İçinizden karılarına zıhar dipnot 1 yapanlar (bilsinler ki) o kadınlar onların anaları değildir dipnot 2 . Onların anaları, ancak kendilerini doğurmuş olan kadınlardır. Zıhar yapanlar kesinlikle, kötü ve yalan bir söz söylemiş olurlar dipnot 3 . Şurası da bir gerçek ki Allah, kusurları çokça affeden ve bağışlayandır dipnot 4 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zıhar, kocanın eşini boşamadan onunla cinsel ilişkiyi kesmek için "sen bana anamın sırtı gibisin" demesidir. Bunu yapan kişi, dört ay içinde zihar keffaretini yerine getirerek evliliği sürdürebilir. Dört ay içinde bunu yapmazsa onu boşamış sayılır ve iddet süreci başlar (Bakara 2/226-227 ve dipnotları).
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3
    4. metne dön, dipnot 4
      Allah, tövbe eden yani yaptığı günahları terk edip kendini düzelten bütün kullarını affeder (Taha 20/82, Furkan 25/68-71).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Eşine "Bana anamın sırtı gibisin dipnot 1 " diyenlerin karıları, onların anaları değildir. Anaları, sadece onları doğuranlardır. Onlar kesinlikle, çirkin bir söz ve yalan söylüyorlar. Ama Allah, kusurları görmez ve çokça bağışlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zihar, kişinin eşine "sen bana annemin sırtı gibisin".diyerek cinsel yönden onu annesi konumuna sokmasıdır.

    Şaban Britch

    Sizden zıhar yapanların karıları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Böyle yapanlar, münker/çirkin bir söz ve yalan söylüyorlar. Allah şüphesiz çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

    Şaban Piriş

    Sizden zıhar yapanların karıları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Böyle yapanlar, çirkin bir söz ve yalan söylüyorlar. Allah şüphesiz affedici ve bağışlayıcıdır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İçinizden, kadınlarına zıhar edenlerin, o kadınlar anneleri değildir. Onların anneleri ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Böyleleri, kabul edilemez bir söz ve boş bir lakırdı sarf ediyorlar. Bununla birlikte Allah, gerçekten çok affedici, çok bağışlayıcıdır.

  3. Mücâdele suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mücâdele suresi, 3. ayet. وَٱلَّذِينَ يُظَٰهِرُونَ مِن نِّسَآئِهِمْ ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا قَالُوا۟ فَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مِّن قَبْلِ أَن يَتَمَآسَّا ذَٰلِكُمْ تُوعَظُونَ بِهِۦ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

    Diyanet İşleri

    Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler. İşte bu hüküm ile size öğüt veriliyor. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

    Mehmet Okuyan

    Kadınlara zıhar yapıp sonra söylediklerinden dönenlerin, eşleriyle (cinsel olarak) birleşmeden önce bir köleyi özgürlüğe kavuşturmaları (gerekir). Size öğütlenen budur. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne ki, "Sen bana annem kadar haramsın" diyerek eşlerinden ayrılanlar, ardından da söylediklerinden geri dönenler var ya: işte onların (keffareti) eşler birbirine yaklaşmadan önce bir köleyi özgür kılmaktır. Siz ancak böyle uslanırsınız. Ve Allah bütün yaptıklarınızdan ayrıntısıyla haberdardır.

    Muhammed Esed

    o halde, "Sen bana annem kadar haramsın!" diyerek hanımlarından ayrılanlara ve sonra söylediklerinden geri dönenlere gelince, (onların keffareti) eşlerin tekrar birbirlerine dokunmalarından önce bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmak olacaktır. Size (burada) tavsiye edilen budur; çünkü Allah yaptığınız her şeyden tamamiyle haberdardır.

    Ahmed Hulusi

    Kadınlarından zihar yapıp (zihar ile ayrılmak isteyip) sonra da sözlerinden dönenler (zihar ile boşamaktan vazgeçip evliliklerine dönenler), kadınları ile ilişkiye girmeden önce bir köle azat etmelidirler! İşte size öğütlenen budur. . . Allah yaptıklarınızı (yaratanı olarak) Habiyr'dir.

    Ali Bulaç

    Kadınlarına "zıhar"da bulunanlar, sonra söylediklerinden geri dönenlerin, birbirleriyle temas etmeden önce bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaları gerekir. İşte size bununla öğüt verilmektedir. Allah, yaptıklarınızı haber alandır.

    Ali Özek ve heyeti

    Kadınlardan zıhâr ile ayrılmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin karılarıyla temas etmeden önce bir köleyi hürriyete kavuşturmaları gerekir. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdar olandır.

    Ali Rıza Safa

    Ve kadınlarına sırt çevirip sonra geri dönenler, birbirine dokunmadan önce, özgürlüğünü yitirmiş birisini özgürlüğüne kavuşturmalıdır. İşte bu, size verilen öğüttür. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Hanımlarından zıhar ile ayrılmak isteyip sonra söylediklerinden dönenlerin hanımlarıyla cinsel ilişkide bulunmadan önce bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaları gerekir. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Edip Yüksel

    Kadınlarını annelerine benzeterek yabancılaştırdıktan sonra sözlerinden dönenler, karılarıyla cinsel ilişkiye girmeden önce bir köleyi özgürlüğe kavuştursunlar. Size öğütlenen budur. ALLAH yaptığınız her şeyi haber alır. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bak 4:25; 90:1-20.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kadınlarını annelerine benzeterek yabancılaştırdıktan sonra sözlerinden dönenler, karılarıyla cinsel ilişkiye girmeden önce bir köleyi özgürlüğe kavuştursunlar. Size öğütlenen budur. ALLAH yaptığınız her şeyi haber alır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kadınlarından zihar ile ayrılmağa kalkıp da sonra dediklerini geri alacak olanların, ikisi ilişkide bulunmadan önce bir köle azad etmeleri gerekir. İşte siz bununla öğütleniyorsunuz. Allah her ne yaparsanız haberdardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve öyle kadınlarından zıhar ile ayrılmağa kalkıp da sonra dediklerini geri alacak olanlar onun için ikisi temas etmezden evvel bir kul azad etmek lazımdır, bunu duydunuz a işte siz bununla öğütlenirsiniz ve Allah her ne yaparsanız haberdardır.

    Erhan Aktaş

    Hanımlarına zihar yapıp sonra da kararlarından dönenlerin, ilişkiye girmeden önce bir rekabeyi dipnot 1 özgürlüğüne kavuşturması gerekir. İşte size, yapmanız gereken öğütleniyor. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rekabe özgürlüğüne kavuşmak isteyen köle demektir. Rekabe, boyun demektir; özgürlüğü kısıtlı olan kimseler için kullanılmaktadır. Kelime anlamı olarak; gözetlenmek, gözetlemek, korumak, korunmak anlamlarına gelmektedir. Vahiy, köleliği ilk yıllarında gündemine almış ve tamamıyla kaldırmak, yok etmek sürecini başlatmıştır. Köle edinmenin tek yolu olan savaş esirleriydi. 47:4. ayetiyle bu yol tamamıyla kapatılarak bu süreç tamamlanmış kölelik sona erdirilmiştir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hanımlarına zihar yapıp sonra da kararlarından dönenlerin, ilişkiye girmeden önce bir rekabeyi dipnot 1 özgürlüğüne kavuşturması gerekir. İşte size, yapmanız gereken öğütleniyor. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Boyunduruk altında bulunan ve özgürlüğüne kavuşmak isteyen kimse. Rekabe, boyun demektir; özgürlüğü kısıtlı olan kimseler için kullanılmaktadır. Sözcük anlamı olarak; gözetlenmek, gözetlemek, korumak, korunmak anlamlarına gelmektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hanımlarına zihar yapıp sonra da kararlarından dönenlerin, ilişkiye girmeden önce bir köleyi serbest bırakmaları gerekir. İşte size, yapmanız gereken öğütleniyor. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Gültekin Onan

    Kadınlarına 'zıhar'da bulunanlar, sonra söylediklerinden geri dönenlerin, birbirleriyle temas etmeden önce bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaları gerekir. İşte size bununla öğüt verilmektedir. Tanrı, yaptıklarınızı haber alandır.

    Hasan Basri Çantay

    Kadınlarından zıhar ile ayrılmak isteyib de sonra dediklerini geri alacaklar (için), birbiriyle temas etmezden evvel, bir köle azad etmek (lazımdır), işte size bununla öğüt veriliyor. Allah, ne yaparsanız, hakkıyle haberdardır.

    İbni Kesir

    Karılarından zıhar ile ayrılmak isteyip de sonra dediklerini geri alanların aileleriyle temas etmeden önce bir köle azad etmeleri gerekir. Size böylece öğüt verilmektedir. Allah; yaptıklarınızdan haberdardır.

    Mehmet Alagaş

    (1-6) Allah, seninle kocası hakkında tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözlerini kesin olarak işitti , Allah karşılıklı ikinizin konuşmasını işitiyordu , Allah işitendir görendir. Sizden kadınlarını zihar yapanlar kişiler, o kadınlar sizin anneleriniz değildir. (Sen bana anamın sırtı gibisin artık eşim gibi değilsin demek zihardır) Onların anneleri ancak onları doğuran kadınlardır. Tanınmayan / belirsiz ve asılsız sözü / sahte sözü söylüyorlar , muhakkak ki Allah affedicidir bağışlayandır. (Eğer böyle bi r şey yaptınız ise vazgeçip af dileyin) Kadınlarından zihar yapıp ta söylediklerini geri iade edecek olan kişiler, onlarla temasa geçmeden önce köle azat etmeliler, (affın bir bedeli var) işte size edilen öğüt / vaaz budur, Allah, yaptığınız şeylerden haberi olandır, köle bulamayan kimse, onlarla temasa geçmeden önce, birbirini takip eden iki ay oruç tutmalıdır, buna da gücü yetmeyen kişi, altmış adet yoksunu / miskini / artık kazanma gücü kalmamış insanı doyursun. Bu, Allah’a ve Resulüne iman etmenizin gereğidir , işte bu Allah’ın sınırıdır / hudududur, yok sayanlar için / kafirler için acıtıcı bir azap vardır. Allah’a ve Resulüne karşı çıkanlar / sınırı aşanlar, kendilerinden öncekilerin bastırıldıkları gibi bastırılacaklardır / sindirileceklerdir. Biz kesinlikle apaçık ayetler indirdik , Kafirler için aşağılayıcı / onur kırıcı bir azap vardır. O gün Allah, onların hepsini tekrar diriltir , yaptıkları onlara haber verilir , onlar unutsa da Allah tek tek yaptıklarını sayar, Allah her şeye şahittir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hanımlarına zihâr yapıp sonra da söylediklerinden dönenler, birbirleriyle temas etmeden önce bir köle azad etmeleri gerekir. İşte size böyle öğüt veriliyor. Allah, yaptığınız her şeyden hakkıyla haberdardır.

    Süleyman Ateş

    Kadınlarına zıhar edip sonra söylediklerinden dönenler, karılarıyle temaslarından önce bir köleyi hürriyete kavuşturmalıdırlar. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızı haber almaktadır.

    Süleymaniye Vakfı

    Karılarına zıhar yapan ve daha sonra söylediklerinden vazgeçenler, onlarla ilişkiye girmeden önce boyunduruk altında olan birini dipnot 1 özgürlüğüne kavuşturmalıdırlar. Size böyle öğüt veriliyor. Allah yaptıklarınızın iç yüzünden haberdardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rakabe, hürriyetini kaybetmiş ve başkasının hakimiyeti altına girmiş esirdir (Müfredat). Esir düşenler karşılıksız veya fidye karşılığı serbest bırakılır (Muhammed 47/4). Elindeki esiri fidyesiz serbest bırakmak istemeyenlere zekat fonundan ödeme yapılarak esirler hürriyetlerine kavuşturulurlar (Tevbe 9/60). Esir veya başka ülkelerde hapse düşmüş ama elinde imkanı olmayanlar esir kapsamına girerler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Eşim, anamın sırtı gibidir" dedikten sonra sözünden dönenler, eşlerine dokunmadan önce bir esiri özgürlüğüne kavuşturmalıdır. Bu size verilen öğüttür. Allah yaptıklarınızın iç yüzünü bilir.

    Şaban Britch

    Kadınlarına zıhar yapıp, sonra da söyledikleri sözden dönenlerin, karılarına temas etmeden önce bir köle azad etmeleri gerekir. İşte size böyle öğüt veriliyor. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Şaban Piriş

    Kadınlarına zıhar yapıp, sonra da söyledikleri sözden dönenlerin, karılarına yaklaşmalarından önce bir köle azad etmeleri gerekir. İşte size böyle öğüt veriliyor. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kadınlarına zıhar edip sonra sarf etmiş oldukları söze geri dönenler, ilişkiye girmelerinden önce, özgürlüğünü yitirmiş bir benliği özgürlüğüne kavuşturacaklardır. İşte size yöneltilen öğüt budur. Allah, yapıp etmekte olduklarınızdan gereğince haberdardır.

  4. Mücâdele suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mücâdele suresi, 4. ayet. فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ مِن قَبْلِ أَن يَتَمَآسَّا فَمَن لَّمْ يَسْتَطِعْ فَإِطْعَامُ سِتِّينَ مِسْكِينًا ذَٰلِكَ لِتُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ وَلِلْكَٰفِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Kim (köle azat etme imkanı) bulamazsa, eşine dokunmadan önce ard arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar, Allah'a ve Resulüne hakkıyla iman edesiniz, diyedir. İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler için elem dolu bir azap vardır.

    Mehmet Okuyan

    (Buna imkân) bulamayan(lar), (eşleriyle cinsel olarak) birleşmeden önce art arda iki ay oruç (tutar). (Buna da) gücü yetmeyen, altmış yoksulu doyurmak (zorundadır). Bu (kolaylaştırma), Allah'a ve Elçisine inanmanız nedeniyledir. İşte şu(nlar), Allah'ın (koyduğu) sınırlarıdır. Kâfirler için elem verici bir azap vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Fakat kim bunu bulamazsa, yine eşler birbirine yaklaşmadan önce peş peşe iki ay oruç tutar; buna güç yetiremeyen kimseye ise altmış yoksulu doyurmak düşer. Bu Allah'a ve Rasulü'ne imanınızın bir gereğidir; ve bunlar Allah'ın çizdiği sınırlardır. İnkar edenler için, acıklı bir azap vardır.

    Muhammed Esed

    Ancak buna imkanı olmayan, (bunun yerine,) birbirlerine yeniden dokunmadan önce peşpeşe iki ay oruç tutacak ve buna gücü yetmeyen altmış yoksulu doyuracak. Bu, Allah'a ve Elçisi'ne inancınızı isbat etmeniz için (gerekli)dir. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır ve hakikati inkar edenleri (öteki dünyada) şiddetli bir azap beklemektedir.

    Ahmed Hulusi

    Kim (azat edilecek bir köleye imkan) bulamazsa, o takdirde (karısı ile) ilişki kurmalarından önce birbirini izleyen iki (kameri) ay oruç tutmalıdır! Kim (bu kefaret orucuna) muktedir olamazsa, altmış yoksulu doyurmalıdır. . . Bu (hükümler), Esma'sıyla hakikatiniz olan Allah'a ve Rasulüne imanı yaşamanız içindir; bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır! Hakikat bilgisini inkar edenler için feci bir azap vardır.

    Ali Bulaç

    Ancak buna (imkan) bulamayanlar (için de) birbirleriyle temas etmeden önce, kesintisiz iki ay oruç (yüklenmiştir); buna güç yetiremeyenler altmış yoksulu doyursun. Bu (kolaylık), Allah'a ve O'nun Resulü'ne iman etmeniz dolayısıyladır. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler içinse acı bir azab vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    (Buna imkân) bulamayan kimse, hanımıyla temas etmeden önce ardarda iki ay oruç tutar. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurur. Bu (hafifletme), Allah'a ve Rasûlüne inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah'ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır.

    Ali Rıza Safa

    Yine de bulamayan kişi, birbirine dokunmadan önce, iki ay aralıksız oruç tutmalıdır. Fakat buna da gücü yetmeyen, altmış yoksulu doyurmalıdır. Allah'a ve O'nun elçisine inanmanız için böyledir. İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Nankörlük edenler için acı bir ceza vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Köle azad etmeye imkan bulamayan kişi, hanımıyla cinsel ilişkide bulunmadan önce kesintisiz iki ay oruç tutsun. Buna da gücü yetmezse, altmış fakiri doyursun. Bu hafifletme, Allah'a ve Peygamber'ine inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah'ın hükümleridir. Kafirler için acı bir azap vardır.

    Edip Yüksel

    Azad edecek bir köle bulamayan, cinsel ilişkiden önce üst üste iki ay boyunca oruç tutmalı. Buna güç yetiremeyen ise altmış yoksulu doyurmalı. ALLAH'ı ve elçisini onaylamalısınız. Bunlar, ALLAH'ın belirlediği sınırdır. İnkarcılar acı bir azaba mahkûm olmuşlardır. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Ayetin başındaki ifadenin "femen lem yecid" (kim bulamazsa) biçiminde olması, bir önceki ayette salıverilmesi emredilen kölelerin müslümanlara ait olmadığı anlaşılıyor. Öyle olmasaydı, söz konusu ifadenin "kimin (kölesi) yoksa" veya "kim (köleye) sahip değilse" biçiminde olması gerekirdi. Kölelik, Kuran tarafından en büyük günah ve zulüm olarak yasaklanır. * Bak: 3:79; 4:3, 25, 92; 5:89; 8:67; 24:32-33; 58:3-4; 90:13; 2:286; 12:39-42; 79:24.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Azad edecek bir köle bulamıyan, cinsel ilişkiden önce üst üste iki ay boyunca oruç tutmalı. Buna güç yetiremiyen ise altmış yoksulu doyurmalı. ALLAH'a ve elçisine inanmalısınız. Bunlar, ALLAH'ın belirlediği sınırdır. İnkarcılar acı bir azaba mahkum olmuşlardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ona gücü yetmeyen de karısıyla ilişki de bulunmadan önce iki ay sırasıyla oruç tutsun; ona da gücü yetmeyen altmış yoksul doyursun! Bunlar, Allah'a ve peygamberine inanasınız diyedir ve bunlar Allah'ın çizdiği sınırlardır. Kafirler için ise acı bir azap vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ona gücü yetmiyen de ikisi temas etmezden evvel sırasiyle iki ay oruc tutsun, ona da güç yetiremiyen altmış yoksul doyursun, bunlar Allah ve Resulüne iyman edesiniz diyedir ve bunlar Allahın çizdiği hududdur, kafirler için ise elim bir azab vardır.

    Erhan Aktaş

    Kim bulamazsa, dipnot 1 ilişkiye girmeden önce, aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır. Oruç tutmaya gücü yetmeyenler, altmış yoksulu doyurmalıdır. Allah'a ve Resul'üne iman etmenizin gereği olarak böyle yapın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler için çok acıklı bir azap vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Özgürlüğüne kavuşmak isteyen bir köleyi özgür bırakmaya gücü olmayanlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kim bulamazsa dipnot 1 , ilişkiye girmeden önce, aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır. Oruç tutmaya gücü yetmeyenler, altmış yoksulu doyurmalıdır. Allah'a ve Resul'üne inanmanızın gereği olarak böyle yapın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler için çok acıklı bir azap vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Özgür bırakacak kölesi olmayanlar. Köle özgür bırakmaya gücü olmayanlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kim bulamazsa dipnot 1 , ilişkiye girmeden önce, aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır. Oruç tutmaya gücü yetmeyenler, altmış yoksulu doyurmalıdır. Allah'a ve Rasul'üne inanmanızın gereği olarak böyle yapın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Gerçeği yalanlayan nankörler için çok acıklı bir azap vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Özgür bırakacak kölesi olmayanlar. Köle özgür bırakmaya gücü olmayanlar.

    Gültekin Onan

    Ancak buna (imkan) bulamayanlar (için de) birbirleriyle temas etmeden önce kesintisiz iki ay oruç (yüklenmiştir); buna güç yetiremeyenler altmış yoksulu doyursun. Bu (kolaylık), Tanrı'ya ve O'nun Resulüne inanmanız dolayısıyladır. Bunlar, Tanrı'nın sınırlarıdır. Kafirler içinse acı bir azab vardır.

    Hasan Basri Çantay

    Fakat kim (bunu) bulamazsa, (yine) birbiriyle temas etmezden evvel, faasılasız iki ay oruç (tutsun). Buna da güc yetiremezse altmış yoksul (doyursun). (Keffaretdeki) bu (hafifletme) Allaha ve peygamberine iman (da sebat) etmekde olduğunuz içindir. Bu (hükümler) Allahın (ta'yin etdiği) hadlerdir. (Bunları kabul etmeyen) kafirler için ise elem verici azab vardır.

    İbni Kesir

    Kim de bulamazsa; temas etmezden önce birbiri peşinden iki ay oruç tutmalıdır. Buna da gücü yetmeyen altmış yoksulu doyurur. Bu; Allah'a ve peygamberine iman etmekte olduğunuz içindir. Bunlar, Allah'ın hudududur. Ve kafirler için elim bir azab vardır.

    Mehmet Alagaş

    (1-6) Allah, seninle kocası hakkında tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözlerini kesin olarak işitti , Allah karşılıklı ikinizin konuşmasını işitiyordu , Allah işitendir görendir. Sizden kadınlarını zihar yapanlar kişiler, o kadınlar sizin anneleriniz değildir. (Sen bana anamın sırtı gibisin artık eşim gibi değilsin demek zihardır) Onların anneleri ancak onları doğuran kadınlardır. Tanınmayan / belirsiz ve asılsız sözü / sahte sözü söylüyorlar , muhakkak ki Allah affedicidir bağışlayandır. (Eğer böyle bi r şey yaptınız ise vazgeçip af dileyin) Kadınlarından zihar yapıp ta söylediklerini geri iade edecek olan kişiler, onlarla temasa geçmeden önce köle azat etmeliler, (affın bir bedeli var) işte size edilen öğüt / vaaz budur, Allah, yaptığınız şeylerden haberi olandır, köle bulamayan kimse, onlarla temasa geçmeden önce, birbirini takip eden iki ay oruç tutmalıdır, buna da gücü yetmeyen kişi, altmış adet yoksunu / miskini / artık kazanma gücü kalmamış insanı doyursun. Bu, Allah’a ve Resulüne iman etmenizin gereğidir , işte bu Allah’ın sınırıdır / hudududur, yok sayanlar için / kafirler için acıtıcı bir azap vardır. Allah’a ve Resulüne karşı çıkanlar / sınırı aşanlar, kendilerinden öncekilerin bastırıldıkları gibi bastırılacaklardır / sindirileceklerdir. Biz kesinlikle apaçık ayetler indirdik , Kafirler için aşağılayıcı / onur kırıcı bir azap vardır. O gün Allah, onların hepsini tekrar diriltir , yaptıkları onlara haber verilir , onlar unutsa da Allah tek tek yaptıklarını sayar, Allah her şeye şahittir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kim (bu imkânı) bulamazsa, yine birbirleriyle temas etmeden önce peş peşe oruç tutmalıdır. Buna gücü yetmeyenin de altmış yoksulu doyurması gerekir. İşte bu, Allah'a ve Rasûlüne iman etmeniz içindir. İşte bunlar, Allah’ın sınırlarıdır. Kâfirler için acı bir azap vardır.

    Süleyman Ateş

    Buna imkan bulamayan, temaslarından önce aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurmalıdır. Allah'a ve Elçisine inanmanız (onların sözlerini doğrulamanız) için bu hükümler konmuştur. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır (bu sınırları tanımayan) kafirler için acı bir azab vardır.

    Süleymaniye Vakfı

    Onu bulamayan kişi, eşiyle ilişkiye girmeden önce peş peşe iki ay oruç tutmalıdır. Buna gücü yetmeyen altmış çaresizi doyurmalıdır. İşte bu (çözüm), Allah'a ve elçisine /kitabına güvenmeniz içindir dipnot 1 . Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Kafirler / bunları görmezlikten gelenler için acıklı bir azap vardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kadın, kocası ile ilgili şikayette bulunmuş ama Allah'ın elçisi, kendisine vahiy gelmeden hüküm vermediği için (Taha 20/114) susmuş ve konuyla ilgili ayetin inmesini beklemiştir. Daha sonra inen bu ayetlerle problem çözülmüştür. Ayetteki, "Bu çözüm, Allah'a ve resulüne güvenmeniz içindir" ifadesi, Kur'an'ın bütün sorunları çözdüğünü ve her konuda ona güvenilmesi gerektiğini göstermektedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Esir bulamayan kişi, karısına dokunmadan önce peş peşe iki ay oruç tutmalıdır. Buna gücü yetmeyen altmış çaresizi doyursun. İşte bu, Allah'a ve elçisine inanıp güvendiğinizi göstermeniz içindir. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır; bunları görmezden gelenlere (kafirlere) acıklı bir azap vardır.

    Şaban Britch

    Kim, bunu bulamazsa, karısına temas etmeden önce iki ay peş peşe oruç tutmalıdır. Buna gücü yetmeyenin de altmış yoksulu doyurması gerekir. İşte bu Allah'a ve Rasûlüne imân etmeniz içindir. İşte bunlar, Allah’ın sınırlarıdır. Kâfirler için acı bir azap vardır.

    Şaban Piriş

    Kim, bunu bulamazsa, karısına yaklaşmadan önce iki ay peş peşe oruç tutmalıdır. Buna gücü yetmeyenin de altmış yoksulu doyurması gerekir. Bu, Allah'a ve Peygamberine inanmanız sebebiyledir. İşte bu, Allah'ın kanunlarıdır. Bunu inkar edenler için acı bir azap vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Özgürlüğe kavuşturma imkanını bulamayan, ilişkiye girmelerinden önce, aralıksız iki ay oruç tutacaktır. Buna da gücü yetmeyen, altmış yoksulu doyuracaktır. Bütün bunlar Allah'a ve resulüne inanasınız diyedir. Ve işte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Küfre sapanlara korkunç bir azap vardır.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.