Diyanet İşleri
Allah'a ve Resulüne düşmanlık edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler için alçaltıcı bir azap vardır.
Mücâdele suresi · 5–7. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Mücâdele suresi, 5. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يُحَآدُّونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ كُبِتُوا۟ كَمَا كُبِتَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَقَدْ أَنزَلْنَآ ءَايَٰتٍۭ بَيِّنَٰتٍ وَلِلْكَٰفِرِينَ عَذَابٌ مُّهِينٌ
Allah'a ve Resulüne düşmanlık edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler için alçaltıcı bir azap vardır.
Allah'a ve Elçisine karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin tepelendiği gibi tepelenmiş (olacaklar)dır. (Oysa hepsine) apaçık ayetler indirmişizdir. Kâfirler için küçük düşürücü bir azap vardır.
Kuşku yok ki Allah'a ve Rasulü'ne meydan okuyanlar, -ki Biz onlara da hakikatin apaçık delillerini indirmiştik- tıpkı kendilerinden önce rezil edilenler gibi rezil edilecekler: zira inkar edenler için alçaltıcı bir azap vardır.
Allah'a ve Elçisi'ne karşı gelenler, onlardan önce yaşamış olup da Biz (kendilerine) açık mesajlar gönderdikten sonra aşağılanmış bulunan (zalim)ler kadar aşağılanacaklardır. Ve (böylece,) hakikati inkar edenleri utanç verici bir azap bekleyecektir,
Muhakkak ki Allah ve O'nun Rasulüne zıtlaşanlar, kendilerinden öncekilerin aşağılandıkları gibi aşağılandılar! Halbuki gerçekten apaçık işaretler inzal ettik. . . Hakikat bilgisini inkar edenler için aşağılayıp rezil duruma düşürücü bir azap vardır.
Gerçekten Allah'a ve Resulü'ne karşı (onların koydukları sınırları tanımayıp kendileri sınır koymaya kalkışmakla) başkaldıranlar, kendilerinden öncekilerin alçaltılması gibi alçaltılmışlardır. Oysa biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler için küçültücü bir azap vardır.
Allah'a ve Rasûlüne karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Biz apaçık âyetler indirmişizdir. Kâfirler için küçük düşürücü bir azap vardır.
Kuşkusuz, Allah'a ve O'nun elçisine karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin aşağılandığı gibi aşağılanacaklardır. Açık ayetler indirdik; nankörlük edenler için alçaltıcı bir ceza vardır.
Ayetleri apaçık indirmemize rağmen Allah'a ve Peygamber'ine karşı çıkanlar, kendilerinden öncekilerin aşağılandıkları gibi aşağılanacaklardır. Sözlerimizi inkar edenler için alçaltıcı bir azap vardır.
ALLAH'a ve elçisine karşı gelenler, kendilerinden öncekiler nasıl alçaltıldıysa öylece alçaltılacaklardır. Biz, apaçık ayetler indirmiş bulunuyoruz. İnkarcılar için utandırıcı bir azap vardır.
ALLAH'a ve elçisine karşı gelenler, kendilerinden öncekiler nasıl alçaltıldıysa öylece alçaltılacaklardır. Biz, apaçık ayetler indirmiş bulunuyoruz. İnkarcılar için utandırıcı bir azap vardır.
Muhakkak ki, Allah ve peygamberine had yarışına (onların koyduğu sınırlardan başka sınırlar koymağa) kalkanlar, tıpkı kendilerinden öncekilerin çarpıldıkları gibi (helaka) çarpılırlar. Oysa Biz açık açık ayetler de indirmiştik. Kafirlere ise alçaltıcı bir azap vardır.
Muhakkak ki Allah ve Resulüne had yarışına kalkanlar çarpıldılar, tıpkı onlardan evvelkilerin çarpıldıkları gibi, halbuki açık açık ayetler de indirmiştik, kafirlere hem de hakaretli bir azab var.
Kanıt içeren açıklayıcı ayetler indirmiş olduğumuz halde, Allah'a ve Resul'üne muhalefet edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Kafirler için alçaltıcı bir azap vardır.
Kanıt içeren açıklayıcı ayetler indirmiş olduğumuz halde, Allah'a ve Resul'üne muhalefet edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Kafirler dipnot 1 için alçaltıcı bir azap vardır.
Kanıt içeren açıklayıcı ayetler indirmiş olduğumuz halde, Allah'a ve Rasul'üne muhalefet edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Gerçeği yalanlayan nankörler için alçaltıcı bir azap vardır.
Gerçekten Tanrı'ya ve Resulü'ne karşı [onların koydukları sınırlan tanımayıp kendileri sınır koymaya kalkışmakla] başkaldıranlar, kendilerinden öncekilerin alçaltılması gibi alçaltılmışlardır. Oysa biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler için küçültücü bir azap vardır.
Allaha ve peygamberine muhaalefet etmekde olanlar, kendilerinden evvelkilerin uğratıldıkları zillet gibi zillete (ve helake) giriftar edilmişlerdir. Halbuki biz (onlara) açık açık ayetler de indirmişizdir. (Bunları inkar eden) kafirlere horlayıcı bir azab vardır,
Allah'a ve Rasulüne muhalefet edenler; kendilerinden öncekiler nasıl alçaltıldı ise öyle alçaltılacaklardır. Halbuki Biz, apaçık ayetler indirmişizdir. Ve küfredenlere horlayıcı bir azab vardır.
(1-6) Allah, seninle kocası hakkında tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözlerini kesin olarak işitti , Allah karşılıklı ikinizin konuşmasını işitiyordu , Allah işitendir görendir. Sizden kadınlarını zihar yapanlar kişiler, o kadınlar sizin anneleriniz değildir. (Sen bana anamın sırtı gibisin artık eşim gibi değilsin demek zihardır) Onların anneleri ancak onları doğuran kadınlardır. Tanınmayan / belirsiz ve asılsız sözü / sahte sözü söylüyorlar , muhakkak ki Allah affedicidir bağışlayandır. (Eğer böyle bi r şey yaptınız ise vazgeçip af dileyin) Kadınlarından zihar yapıp ta söylediklerini geri iade edecek olan kişiler, onlarla temasa geçmeden önce köle azat etmeliler, (affın bir bedeli var) işte size edilen öğüt / vaaz budur, Allah, yaptığınız şeylerden haberi olandır, köle bulamayan kimse, onlarla temasa geçmeden önce, birbirini takip eden iki ay oruç tutmalıdır, buna da gücü yetmeyen kişi, altmış adet yoksunu / miskini / artık kazanma gücü kalmamış insanı doyursun. Bu, Allah’a ve Resulüne iman etmenizin gereğidir , işte bu Allah’ın sınırıdır / hudududur, yok sayanlar için / kafirler için acıtıcı bir azap vardır. Allah’a ve Resulüne karşı çıkanlar / sınırı aşanlar, kendilerinden öncekilerin bastırıldıkları gibi bastırılacaklardır / sindirileceklerdir. Biz kesinlikle apaçık ayetler indirdik , Kafirler için aşağılayıcı / onur kırıcı bir azap vardır. O gün Allah, onların hepsini tekrar diriltir , yaptıkları onlara haber verilir , onlar unutsa da Allah tek tek yaptıklarını sayar, Allah her şeye şahittir.
Allah’a ve Rasûlüne muhalefet edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldıkları gibi alçaltılacaklardır. Biz, apaçık ayetler indirmiştik. Kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır.
Allah'a ve Elçisine karşı gelen (onların koyduğu sınırlardan başka sınırlar koymağa kalkan)lar kendilerinden öncekilerin tepelendikleri gibi tepeleneceklerdir! Biz açık açık ayetler indirdik. kafirler için küçük düşürücü bir azab vardır.
Allah ve elçisinin koyduğu sınırları tanımayanlar dipnot 1 , kendilerinden öncekiler nasıl aşağılandılarsa o şekilde aşağılanacaklardır dipnot 2 . Biz, açık ayetler indirdik dipnot 3 . Kafirlere /bunları görmezlikten gelenlere alçaltıcı bir azap vardır.
Allah'a ve elçisine sınır çizenler dipnot 1 , kendilerinden öncekiler nasıl değersiz hale getirildilerse, öyle değersiz hale getirileceklerdir. Biz, birbirini açıklayan ayetler indirdik. Ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) hakkı alçaltıcı bir azaptır.
Allah’a ve Rasûlüne muhalefet edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldıkları gibi alçaltılacaklardır. Biz, apaçık ayetler indirmiştik. Kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır.
Allah'a ve Peygamberine muhalefet edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldıkları gibi alçaltılacaklardır. Biz, apaçık ayetler indirmiştik. Bunları uygulamayanlara horlayıcı bir azap vardır
Allah'a ve resulüne karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin çarpılıp tepelendikleri gibi çarpılıp tepeleneceklerdir. Biz, gerçekleri apaçık gösteren ayetler indirmişizdir. Küfre sapanlar için, rezil edici bir azap vardır.
Mücâdele suresi, 6. ayet. يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ ٱللَّهُ جَمِيعًا فَيُنَبِّئُهُم بِمَا عَمِلُوٓا۟ أَحْصَىٰهُ ٱللَّهُ وَنَسُوهُ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ
Allah'ın onları hep birden diriltip yaptıklarını kendilerine haber vereceği günü hatırla. Allah onları sayıp zaptetmiş, onlarsa bunları unutmuşlardır. Allah, her şeye şahittir.
O gün, Allah onların hepsini diriltecek ve (dünyada) yaptıklarını kendilerine bildirecektir. Allah onların unuttuğu şey(ler)i bir bir sayıp dökmüş (olacak)tır. Allah her şeye şahittir.
Gün gelip Allah onların hepsini diriltecek; yaptıkları her şeyi kendilerine bir bir haber verecek; onlar unutmuş olsalar bile, Allah onlara yaptıklarını bir bir sayıp dökecek: zira Allah her şeye ayrıntısıyla şahittir.
Allah'ın onları dirilteceği ve (hayatta iken) yaptıkları her şeyi tam olarak (kendilerine) anlatacağı Gün, onlar unutmuş olsalar bile Allah onu (bütünüyle) hesaba katacaktır çünkü Allah her şeye şahittir.
Gün gelir, Allah onların hepsini ba's eder (yeni bir özellikle yeni bir boyutta diriltir) de yaptıklarını onlarda haber verir. . . Allah, onu (kendilerinden açığa çıkanları) kayda almış, onlar ise onu unutmuşlardır. . . Allah her şey üzerine Şehiyd'dir.
Allah, hepsini dirilteceği gün, onlara neler yaptıklarını haber verecektir. Allah, onları (yaptıklarıyla bir bir) saymıştır; onlar ise onu unutmuşlardır. Allah, her şeye şahid olandır.
O gün Allah onların hepsini diriltecek ve yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah onları bir bir saymıştır. Onlar ise unutmuşlardır. Allah her şeye şahittir.
Allah'ın, tümünü yeniden yaşama döndüreceği ve yaptıklarını kendilerine bildireceği gün, Allah, onların unuttuklarını da hesaba katacaktır. Çünkü Allah, her şeye Tanıktır.
Allah, onların hepsini dirilttiği gün, kendilerine yaptıklarını haber verecektir. Onlar unutsa da, Allah onları sayıp dökecektir. Allah her şeye şahittir.
Gün gelir ALLAH onları topluca diriltir ve sonra yapmış olduklarını kendilerine haber verir. Onlar unutsalar da ALLAH onları saymıştır. ALLAH her şeye tanıktır.
Gün gelir ALLAH onları topluca diriltir ve sonra yapmış olduklarını kendilerine haber verir. Onlar, unuttukları halde ALLAH onları saymıştır. ALLAH her şeye tanıktır.
O gün ki, Allah onları hep diriltecek de bütün yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah, onu bir bir saymış, onlar ise onu unutmuşlardır. Allah, herşeye şahittir.
O gün ki Allah onları hep ba's edecek te bütün yaptıklarını kendilerine haber verecek, Allah onu bir bir saymış onlarsa onu unutmuşlardır, Allah her şeye şahiddir.
Allah, onları dirilteceği gün, kendilerine yaptıklarını haber verecektir. Allah, onların unuttuklarını tek tek sayacak. Allah, Her Şeye Tanıktır.
Allah, onları dirilteceği gün, kendilerine yaptıklarını haber verecektir. Allah, onların unuttuklarını tek tek sayacak. Allah, Her Şeye Tanıktır.
Allah, onları dirilteceği gün, kendilerine yaptıklarını haber verecektir. Allah, onların unuttuklarını tek tek sayacak. Allah, Her Şeye Tanıktır.
Tanrı, hepsini dirilteceği gün, onlara neler yaptıklarını haber verecektir. Tanrı, onları (yaptıklarıyla bir bir) saymıştır; onlar ise onu unutmuşlardır. Tanrı, her şeye şahid olandır.
O günde ki Allah onların hepsini diriltecek de kendilerine neler yapdıklarını haber verecekdir. Allah (bütün) on (lar) ı saymışdır, Onlarsa bunu unutmuşlardır. Allah her şey'e hakkıyle şahiddir.
O gün; Allah, onların hepsini diriltecek ve kendilerine işlediklerini haber verecektir. Allah, onları bir bir saymıştır. Ama kendileri unutmuşlardır. Ve Allah; her şeye şahiddir.
(1-6) Allah, seninle kocası hakkında tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözlerini kesin olarak işitti , Allah karşılıklı ikinizin konuşmasını işitiyordu , Allah işitendir görendir. Sizden kadınlarını zihar yapanlar kişiler, o kadınlar sizin anneleriniz değildir. (Sen bana anamın sırtı gibisin artık eşim gibi değilsin demek zihardır) Onların anneleri ancak onları doğuran kadınlardır. Tanınmayan / belirsiz ve asılsız sözü / sahte sözü söylüyorlar , muhakkak ki Allah affedicidir bağışlayandır. (Eğer böyle bi r şey yaptınız ise vazgeçip af dileyin) Kadınlarından zihar yapıp ta söylediklerini geri iade edecek olan kişiler, onlarla temasa geçmeden önce köle azat etmeliler, (affın bir bedeli var) işte size edilen öğüt / vaaz budur, Allah, yaptığınız şeylerden haberi olandır, köle bulamayan kimse, onlarla temasa geçmeden önce, birbirini takip eden iki ay oruç tutmalıdır, buna da gücü yetmeyen kişi, altmış adet yoksunu / miskini / artık kazanma gücü kalmamış insanı doyursun. Bu, Allah’a ve Resulüne iman etmenizin gereğidir , işte bu Allah’ın sınırıdır / hudududur, yok sayanlar için / kafirler için acıtıcı bir azap vardır. Allah’a ve Resulüne karşı çıkanlar / sınırı aşanlar, kendilerinden öncekilerin bastırıldıkları gibi bastırılacaklardır / sindirileceklerdir. Biz kesinlikle apaçık ayetler indirdik , Kafirler için aşağılayıcı / onur kırıcı bir azap vardır. O gün Allah, onların hepsini tekrar diriltir , yaptıkları onlara haber verilir , onlar unutsa da Allah tek tek yaptıklarını sayar, Allah her şeye şahittir.
Allah, onların hepsini o gün diriltecek ve onlara yaptıklarını haber verecektir. Allah, onları bir bir saymıştır. Onlar ise unutmuşlardır. Allah, her şeye şahittir.
Allah onların hepsini tekrar dirilteceği gün ne yaptıklarını kendilerine haber verecektir! Allah on(ların yaptıkları işler)i hep saymış (zaptetmiş)tir. Onlar ise onu unutmuşlardır. Allah her şeye şahiddir.
Bir gün Allah, onların hepsini diriltecek ve neler yaptıklarını onlara bildirecektir dipnot 1 . Allah yaptıklarını tek tek kaydetmiş dipnot 2 ama kendileri onları unutmuşlardır. Allah her şeye şahittir.
Onların hepsini dirilteceği gün, kendileri unutmuş olsalar bile, Allah dünyada neler yaptıklarını onlara bildirecektir. Allah onların hesaplarını tam olarak bilir. Allah her şeye şahittir.
Allah, onların hepsini o gün diriltecek ve onlara yaptıklarını haber verecektir. Allah onları bir bir saymıştır. Onlar ise unutmuşlardır. Allah, her şeye şahittir.
Allah, onların hepsini o gün diriltecek ve onlara yaptıklarını haber verecektir. Onlar unutsa da, Allah, bir bir kaydetmiştir. Allah, her şeye şahittir.
Gün olur, Allah onların hepsini diriltir ve yapıp ettiklerini onlara haber verir. Allah onu iyice sayıp zaptetmiştir, onlarsa unutmuşlardır. Allah, her şey üzerinde tam bir tanıktır.
Mücâdele suresi, 7. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ مَا يَكُونُ مِن نَّجْوَىٰ ثَلَٰثَةٍ إِلَّا هُوَ رَابِعُهُمْ وَلَا خَمْسَةٍ إِلَّا هُوَ سَادِسُهُمْ وَلَآ أَدْنَىٰ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكْثَرَ إِلَّا هُوَ مَعَهُمْ أَيْنَ مَا كَانُوا۟ ثُمَّ يُنَبِّئُهُم بِمَا عَمِلُوا۟ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ
Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.
Göklerde ve yerde olanları Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişinin gizli konuştuğu dipnot 1 (yerde) dördüncüsü mutlaka O'dur. Beş kişinin gizli konuştuğu (yerde) altıncısı mutlaka O'dur. Bunlardan daha az veya daha çok olsunlar, nerede olurlarsa olsunlar mutlaka O onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü (dünyada) yaptıklarını onlara bildirecektir. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir.
(Ey muhatab!) Görmedin mi ki Allah, göklerde ve yerde olan her şeyi bilir? Gizli görüşme yapan üç kişi yoktur ki dördüncüleri O olmasın; ve(ya) beş kişi yoktur ki altıncıları O olmasın: ister bundan daha az ister daha çok olsun; nerede olurlarsa olsunlar, illa ki O kendileriyle beraberdir. En sonunda Kıyamet Günü, yapıp ettiklerini onlara bir bir haber verecektir: şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
(Ey İnsanoğlu!) Göklerde ve yerde olan her şeyi Allah'ın bildiğinden haberin yok mu? Aralarında gizli gizli konuşan her üç kişinin dördüncüsü mutlaka O'dur ve her beş kişinin altıncısı; ister daha az isterse çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar O'nsuz olamazlar. Ama sonunda, Kıyamet Günü, Allah, yaptıklarını onlara gösterecektir çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Anlamaz mısın Allah, semalarda ne var ve arzda ne varsa bilir! Üç (kişi aralarında) fısıldaşmaya görsün, onlarda dördüncü O'dur. . . Beş (kişi fısıldaşacak) olsalar, onlarda altıncı O'dur. . . Bundan daha az da olsalar, daha çok da olsalar; nerede olursa olsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir (Esma'sıyla, "yok"ken var kıldığı için - Maiyet sırrı)! Sonra kıyamet sürecinde yaptıklarını (açığa çıkaran olarak) kendilerinde haber verir! Muhakkak ki Allah Bi-külli şey'in (şey'in Esma'sıyla hakikati olarak) Bilen'idir.
Allah'ın göklerde ve yerde olanların tümünü gerçekten bilmekte olduğunu görmüyor musun? (Kendi aralarında gizli toplantılar düzenleyip) Fısıldaşmakta olan üç kişiden dördüncüleri mutlaka O'dur; beşin altıncısı da mutlaka O'dur. Bundan az veya çok olsun, her nerede olsalar mutlaka O, kendileriyle beraberdir. Sonra yaptıklarını kıyamet günü kendilerine haber verecektir. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir.
Göklerde ve yerde olanları Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüsü mutlaka O'dur. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde altıncısı mutlaka O’dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Doğrusu Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
Aslında, göklerde olan her şeyi ve yeryüzünde olan her şeyi Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Gizlice konuşan üç kişinin dördüncüsü, O'ndan başkası değildir. Ve beş kişinin altıncısı, O'ndan başkası değildir. Bundan daha az veya daha çok olsunlar, nerede olurlarsa olsunlar; O, kesinlikle onlarla birliktedir. Sonra, yaptıklarını, Yeniden Yaratılış Günü'nde onlara bildirecektir. Kuşkusuz, Allah, her şeyi Bilendir.
Göklerde ve yerde olan biten her şeyi Allah'ın bildiğinden haberin yok mu? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüsü mutlaka O'dur. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde altıncısı mutlaka O'dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunursa bulunsunlar, mutlaka Allah onlarla beraberdir. Sonra, kıyamet günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.
ALLAH'ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini anlamaz mısın? Üç kişi gizli konuşsa, mutlaka O onların dördüncüsüdür. Beş kişi olsalar, mutlaka O onların altıncısıdır. İster bundan az veya çok ve nerede olursa olsunlar, O onlarla beraberdir. Sonra diriliş gününde onlara yaptıklarını haber verir. ALLAH her şeyi Bilendir.*
ALLAH'ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini anlamaz mısın? Üç kişi gizli konuşsa, mutlaka O onların dördüncüsüdür. Beş kişi olsalar, mutlaka O onların altıncısıdır. İster bundan az veya çok ve nerede olursa olsunlar, O onlarla beraberdir. Sonra diriliş gününde onlara yaptıklarını haber verir. ALLAH her şeyi Bilendir.
Allah'ın göklerde ve yerde olan herşeyi bildiğini görmüyor musun? Her hangi üç kişinin fısıldaşması halinde mutlaka dördüncüleri O'dur, beş kişinin de altıncıları mutlaka O'dur. Gerek daha az, gerek daha çok her nerede olsalar, mutlaka O, beraberlerindedir. Sonra yaptıklarını kıyamet gününde kendilerine haber verecektir. Haberiniz olsun ki, Allah herşeyi tamamıyla bilir.
Görmez misin Allah Göklerdekini ve Yerdekini hep bilir, herhangi bir üçün bir fısıltısı oluyor mu mutlak o dörtleyicileri, gerek beşin mutlak o altılayıcıları, gerek daha az gerek daha çok her nerede olsalar mutlak o beraberlerindedir, sonra bütün yaptıklarını Kıyamet günü kendilerine haber verir, haberiniz olsun ki Allah her şeyi tamamiyle bilir
Allah'ın gökte ve yerde olan her şeyi bildiğinden haberin yok mu? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüleri kesinlikle O'dur. Beş kişinin, O altıncısıdır. Bundan az veya çok olsunlar ve nerede olurlarsa olsunlar O, kesinlikle onlarla beraberdir. Sonra Kıyamet Günü, yaptıkları şeyleri onlara haber verecektir. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.
Allah'ın gökte ve yerde olan her şeyi bildiğinden haberin yok mu? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüleri kesinlikle O'dur. Beş kişinin, O altıncısıdır. Bundan az veya çok olsunlar ve nerede olurlarsa olsunlar O, kesinlikle onlarla beraberdir. Sonra Kıyamet Günü, yaptıkları şeyleri onlara haber verecektir. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.
Allah'ın gökte ve yerde olan her şeyi bildiğinden haberin yok mu? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüleri kesinlikle O'dur. Beş kişinin, O altıncısıdır. Bundan az veya çok olsunlar ve nerede olurlarsa olsunlar O, kesinlikle onlarla beraberdir. Sonra Kıyamet Günü, yaptıkları şeyleri onlara haber verecektir. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.
Tanrı'ın göklerde ve yerde olanların tümünü gerçekten bilmekte olduğunu görmüyor musun? (Kendi aralarında gizli toplantılar düzenleyip) Fısıldaşmakta olan üç kişiden dördüncüleri mutlaka O'dur; beşin altıncısı da mutlaka O'dur. Bundan az veya çok olsun, her nerede olsalar mutlaka O, kendileriyle beraberdir. Sonra yaptıklarını kıyamet günü kendilerine haber verecektir. Şüphesiz Tanrı, her şeyi bilendir.
Gör (üb gibi bil) medin mi ki göklerde ne var, yerde ne varsa Allah, şüphesiz (hepsini) bilir. Her hangi bir üçden bir fısıltı vaaki' olmaya dursun, muhakkak ki O, bunların dördüncüsüdür. Bir beşden vukuua gelmeye dursun, ille O, bunların altıncısıdır. Bundan daha az, daha çok vaaki olmaya dursun, ille O, nerede olsalar, bunların yanındadır. Sonra bütün yapdıklarını kıyamet gününde kendilerine haber verecekdir O. Çünkü Allah, her şey'i hakkıyle bilendir.
Bilmez misin ki Allah; göklerde olanları da, yerde olanları da bilir. Üç kişinin gizli bulunduğu yerde dördüncü mutlaka O'dur, beş kişinin gizli bulunduğu yerde altıncı mutlaka O'dur. Bundan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlaka onlarla beraberdir. Sonra, bütün yaptıklarını kıyamet günü kendilerine haber verecektir. Muhakkak ki Allah, her şeyi bilendir.
(7-10) Muhakkak ki Allah’ın göklerde ve yerde ne varsa bildiğini görmedin mi? Üç kişi her neyi fısıldaşıyor olursa / neyi gizli konuşuyorlarsa O, onların dördüncüsüdür, hayır beş kişi iseler, O, onların altıncısıdır, bundan daha az ve de daha fazla olsalar bile ve her nerede olsalar dahi, O, onlarla beraberdir , sonra onlara yaptıkları kıyamet günü haber veri lir, muhakkak ki Allah her şeyi bilendir. Fısıldaşmaları / gizli konuşmaları yasak edildiği halde tekrar yasaklandıkları şeye geri dönenleri görmedin mi? Kötülük ve düşmanlık ve Resule karşı ayaklanma / başkaldırı üzerine fısıldaşıyorlar, sana geldiklerinde ise sana, Allah’ın seni selamlamadığı şekilde selam veriyorlar (Güya biz anlamıyoruz) kendilerince diyorlar ki; bu dediğimiz nedeniyle Allah bize azap etsin ya? Onlara cehennem yeterlidir , oraya salınacaklar, ne kötü bir varış yeridir. Ey iman edenler, siz fısıldaştığınızda, kötülük, düşmanlık ve Resule karşı ayaklanma / başkaldırı üzerine fısıldaşmayın, dürüstlük ve sakınma üzerine fısıldaşın, Onunla bir araya getirileceğiniz Allah’tan sakınınız. Muhakkak ki fısıldaşma şeytandandır, iman edenlerin üzülmesi içindir , Allah’ın izni hariç müminlere herhangi bir zarar verecek değildir, Müminler Allah’ı vekil tayin etsinler / Allah’a tevekkül etsinler. 11,12,13, EY İMAN EDENLER MECLİS ADAPLARINA UYUN RESULLE ÖZEL BİR GÖRÜŞME ÖNCESİNDE SADAKA VERİN) Ey iman edenler; meclislerde yer açın denildiğinde hemen yer verin ki Allah’ta size yer açsın. Kalkın gidin denildiğinde de kalkın gidin ki Allah ta sizden, iman edenlerin ve ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Ey iman edenler; Resulle gizlilik içeren bir konuşma istediğiniz de elinizle sadaka / bağlılık göstergesi sunun, bu sizin için hayırlıdır ve daha temizdir. (Hayatta da “biraz özel görüşebilir miyiz” teklifi geldiğinde sadaka ödenmesi vurgulanmalıdır) Eğer sadaka bulamaz iseniz muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Ellerinizle gizli konuşma sadakasını sunmaya kıyamadınız mı? Madem yapamadınız, Allah sizin vazgeçmenizi kabul etti , artık namazınızı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resulüne uyun / itaat edin, Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.
Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah’ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki, altıncıları O olmasın. Bundan daha az yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.
Göklerde ve yerde olanları, Allah'ın bildiğini görmedin mi? Üç kişi gizli konuşsa mutlaka dördüncüleri O'dur. Beş kişi gizli konuşsa mutlaka altıncıları O'dur. Bundan az da, bundan çok da olsalar, nerede bulunsalar mutlaka O, onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü, onlara yaptıklarını haber verir. Çünkü Allah, her şeyi bilendir.
Allah'ın, göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini görmez misin dipnot 1 ? Üç kişi gizlice konuşsa dördüncüsü mutlaka odur. Beş kişi gizlice konuşsa altıncısı mutlaka odur. Bundan daha az ya da daha çok olsalar ve nerede olurlarsa olsunlar, Allah kesinlikle onlarla beraberdir dipnot 2 . Sonra yaptıkları her şeyi kıyamet /mezardan kalkış günü onlara bildirecektir dipnot 3 . Allah, her şeyi bilendir.
Allah'ın, göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini hiç görmedin mi? Üç kişi gizlice konuşsa dördüncüsü O'dur. Beş kişi gizlice konuşsa altıncısı O'dur. Bundan daha az ya da daha çok olsalar, her nerede bulunsalar, Allah onlarla birliktedir. Sonra yaptıkları her şeyi (mezardan) kalkış günü onlara bildirecektir. Allah, her şeyi bilir.
Allah’ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini görmez misin? Üç kişi gizlice fısıldaşmaz ki dördüncüleri O olmasın. Beş kişi olmasın, altıncıları mutlaka O’dur. Bundan daha az veya daha çok, nerede olurlarsa olsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir. Daha sonra, Kıyamet Günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Çünkü Allah, her şeyi bilir.
Allah'ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini görmez misin? Üç kişi gizlice fısıldaşmaz ki dördüncüleri O olmasın. Beş kişi olmasın, altıncıları mutlaka O'dur. Bundan daha az veya daha çok, nerede olurlarsa olsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir. Daha sonra, Kıyamet Günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Çünkü Allah, her şeyi bilir.
Görmez misin ki Allah, göklerde olanları da yeryüzünde olanları da bilir. Üç kişi, aralarında fısıldaşmaya görsün, dördüncüleri O'dur; beş kişi fısıldaşmaya görsün altıncıları O'dur. Bundan az da olsalar çok da olsalar, O mutlaka onlarla beraberdir; nerede bulunurlarsa bulunsunlar. Sonra onlara, yapıp ettiklerini kıyamet günü haber verecektir. Allah her şeyi bilmektedir.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.