Müddessir suresi

Müddessir suresi, 26. ayet

Müddessir suresi, 26. ayet. سَأُصْلِيهِ سَقَرَ

seuṣlîhi seḳara.

Diyanet İşleri

Ben onu "Sekar"a (cehenneme) sokacağım.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Müddessir 23–29 · surenin 26. ayeti / 56

Konu Yalnız yarattığım kişi ve Sekar Müddessir 11–30 3

  1. Müddessir 23–24

    (23-24) Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: "Bu, ancak nakledilegelen bir sihirdir."

  2. Müddessir 25

    "Bu, ancak insan sözüdür."

  3. 26

    Ben onu "Sekar"a (cehenneme) sokacağım.

  4. Müddessir 27

    Sekar'ın ne olduğunu sen ne bileceksin?

  5. Müddessir 28

    Geride bir şey koymaz, bırakmaz.

  6. Müddessir 29

    Derileri kavurur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 11–30. ayetler için yazılmıştır.

Bu âyet-i kerimeler, hakka karşı inatla duran, Allah’a ve Rasûlüne savaş açan, onlara karşı duran el-Velîd b. el-Muğîre hakkında inmiştir. Yüce Allah onu başka hiçbir kimseyi yermediği bir şekilde yermiştir. İşte hakka karşı inatlaşan, hakka karşı mücadele veren kimsenin cezası budur. Bu dünya hayatında rezil olur. Âhiretteki azap ise daha bir rezil edicidir elbette. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

11. “Sen Bana bırak o tek başına yarattığım.” Malsız, ailesiz ve başka hiçbir şeye sahip olmaksızın yalnız başına yarattığım ve halen kendisine lütufta bulunup pek çok şeyler verdiğim;

12-13. “Kendisine bolca” pek çok “mal verdiğim ve” yanı başında “hazır duran oğullar” sürekli yanında bulunan, kendileri ile faydalanıp ihtiyaçlarını gördüğü, kendileri ile güç kazandığı erkek çocuklar verdiğim;

14. “Her türlü imkanı önüne serdiğim” ona dünyevî imkânlar ve bu imkânları elde etme yollarını bağışladı; öyle ki o ihtiyaçlarını kolaylıkla görebilmekte, arzuladığı ve istediği her şeyi elde etmektedir.

15. Bunca nimetler ve ihsanlarımla birlikte “bir de kalkmış (nimetleri) daha da artırmamı bekliyor.” Yani dünyada nimetlere nail olduğu gibi âhiret nimetlerine de nail olmayı ümit ediyor.

16. “Asla!” Durum onun istediği gibi olmayacaktır. Aksine onun istediğinin ve arzu ettiğinin tersine olacaktır. Bunun böyle olmasının sebebi ise şudur:

17. “Çünkü o, âyetlerimize karşı çok inatçıdır.” Âyetlerimizi anladığı halde onları inkâr etmiş, âyetlerimiz onu hakka çağırdığı halde onlara itaat etmemiştir. Hatta yüz çevirmekle de yetinmeyerek bunlarla savaşmaya koyulmuş, âyetlerimi iptal etmeye çalışmıştır. Bundan dolayı Yüce Allah onun hakkında şöyle buyurmaktadır:

18-20. “Çünkü o” kendi kendine “düşündü” Kur’ân-ı Kerîm’i kendisi ile çürüteceği söz söylemek maksadı ile hakkında düşündüğü hususları “ölçtü biçti. Kahrolası! Ne biçim ölçtü biçti? Yine kahrolası! Ne biçim ölçü biçti?” Çünkü o, kendisi ile asla boy ölçüşemeyeceği bir işe kalkışmıştı. Kendisinin ve benzerlerinin asla ulaşamayacağı bir yokuşa tırmanmaya çalışmıştı.

21-22. “Sonra” ne söyleyeceğine “baktı, sonra suratını astı, kaşlarını çattı.” Yüzünde ve dış görünüşünde haktan nefret ettiği ve hakka karşı kin duyduğu belirgin hale geldi.

23. “Sonra yüz çevirip” geri döndü “Büyüklük tasladı.” Bu ise onun düşünme çabasının fiilî ve sözlü olarak ortaya koyduklarının bir sonucudur.

24-25. “Nihayet dedi ki: “Bu (eskilerden) nakledilen bir sihirden ibarettir. Bu, insan sözünden başka bir şey değil!” Yani bu, Allah’ın kelâmı değildir, insan sözüdür. Aynı şekilde bu, iyi ve hayırlı insanların da sözü değildir. Aksine onların kötülerinin, günahkârlarının, her türlü yalancı ve sihirbazın bir sözüdür.

Kahrolasıca! Haktan ne kadar da uzak! Hüsran ve helâke ne kadar müstehak! En yüce ve en büyük söz olan, pek yüce ve azametli Rabbin sözünü yaratılmış, muhtaç ve her bakımdan aciz varlıkların sözüne benzediği nasıl düşünülebilir yahut bunu bir kimse nasıl tasavvur edebilir? Bu yalancı ve inatçı kişi, Yüce Allah’ın kelâmını bu şekilde nitelendirme cesaretini kendinde nasıl bulabilir?

Böylesinin çetin azaptan başka bir şeyi hak etmesi söz konusu değildir. Bundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

26-28. “Ben onu Sekar’a sokacağım. Sekar’ın ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? O, yakıp bitirmedik bir şey bırakmaz, ama yakmaktan da vazgeçmez.” Azaba uğratılan kimseye vermedik zorluk, sıkıntı ve acı bırakmaz.

29. “Derileri yakıp kavurur.” Onları kavurur, azabının içine alıp yakar. Aşırı sıcak ve aşırı soğuğu ile onlarda rahat namına bir şey bırakmaz.

30. “Başında da on dokuz” bekçi melek “vardır.” Bunlar, “(O ateşin) başında çok sert ve çok güçlü melekler vardır ki onlar, Allah'ın kendilerine verdiği emirlerde O’na isyan etmezler. Ne emredilirse onu yaparlar.” (et-Tahrim, 66/6)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ben bu kâfiri, sıcaklığının ızdırabını çekeceği cehennem ateşinin tabakalarından bir tabaka olan Sekar’a sokacağım.

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. سَأُصْلِيهِ seuslihi onu sokacağım kök: صلي
  2. سَقَرَ sekara Sekar'a

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صلي (25 geçiş)

    Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme)…

  • Aynı kök: صلي (25 geçiş)

    Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah'a pek kolaydır.

  • Aynı kök: صلي (25 geçiş)

    Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

63 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onu Sekar'a atacağım.

Mustafa İslamoğlu

Onu Sekar'a yaslayacağım.

Muhammed Esed

(Bu nedenle,) onu (öteki dünyada) cehennem ateşine sokacağım!

Ahmed Hulusi

Onu Sakar'a (acı ve eziyet veren ateşe) maruz bırakacağım.

Ali Bulaç

Onu Ben, cehenneme sürükleyip atacağım.

Ali Özek ve heyeti

Ben onu sekara (cehenneme) sokacağım.

Ali Rıza Safa

Yakında, yakıcı ateşe atacağım onu. dipnot 546

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 546
    "Yakıcı ateş" olarak yazdığımız "Sekar" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Alevli ateş" veya "Cehennem" biçiminde çevrilmiş; kimi Kur'an çevirilerinde ise "Sekar" olarak bırakılmıştır. Bu terim, 54:48 ayetinde de bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

- İşte ben onu Sekar'a sokacağım. Sekar'ın ne olduğunu nereden bileceksin? Bırakmayan ve terk etmeyen bir ateştir. İnsanın derisini kavurur; orada ondokuz bekçi vardır.

Edip Yüksel

Onu Sakar'a atacağım.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu Sakar'a atacağım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onu Sekar'a yaslayacağım.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yaslıyacağım onu Sekare

Erhan Aktaş

Onu Sakar'a sokacağım.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onu Sakar'a sokacağım.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onu Sakar'a sokacağım.

Gültekin Onan

Onu Ben, cehenneme sürükleyip atacağım.

Hasan Basri Çantay

Onu cehenneme sokacağım ben.

İbni Kesir

Ben, onu Sekar'a yaslayacağım.

Mehmet Alagaş

(8-26) Sura üfürüldüğünde, işte bugün, zorluk günüdür, kafirlere kolay değildir. Bana bırak, tek olarak yarattığım kişiyi, uzun uzadıya ona mal yaptığımı, şahit olunan çocuklar /oğullar, döşedikçe döşenmiş /genişlik verdiğim kişiyi, sonra, daha da artırmamı umar, Yoo, h ayır, hayır, mutlaka o ayetlerimize karşı inatlaşırdı. Onu sarp yola / yokuş yola sardıracağım . Mutlaka o ölçüp biçti ve ayarladı / takdir etti. Geberesice / katledilesice nasıl bir takdir etmekse, sonra, geberesice nasıl bir takdir etmekse. Sonra baktı sonra kaş çattı/yüzünü asıklaştırdı ekşitti / buruşturdu. Sonra dübürünü / ardını döndü ve büyüklendi / kibirlendi. Kesinlikle bu devamlı nakledilen / geçmişten kalan bir sihirdir. Bu ancak bir beşer /derili sözüdür dedi. Onu sekara (deri kavurana) sokacağım / yaslayacağım.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ben onu Sekar’a (Cehennem'e) sokacağım.

Süleyman Ateş

Onu Sekar'a sokacağım.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onu Sakar'da kızartacağım.

Şaban Britch

Onu Sekar’a sokacağım.

Şaban Piriş

Onu Sekar'a sokacağım.

Yaşar Nuri Öztürk

Onu Sekar'a fırlatacağım.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There I will cast him into the pit of Hell named "Saqar",

Abdul Haleem

I will throw him into the scorching Fire.

Abdullah Yusuf Ali

Soon will I cast him into Hell-Fire!

Abul A'la Maududi

Him shall I soon roast in Hell.

Aisha Bewley

I will roast him in Saqar.

Al-Hilali & Khan

I will cast him into Hell-fire.[1]

Ali Quli Qarai

Soon I shall cast him into Saqar.

Amatul Rahman Omar

Soon I shall cast him into the Hell-fire.

Arthur John Arberry

I shall surely roast him in Sakar;

Bijan Moeinian

Pretty soon I will cast such a person into Hellfire.

E. Henry Palmer

I will broil him in hell-fire!

Edip-Layth

I will cast him in the Saqar.

George Sale

I will cast him to be burned in hell.

Hamid S. Aziz

Soon will I cast him into the burning (Hell-fire).

Mahmoud Ghali

I shall soon roast him in Saqar.

Marmaduke Pickthall

Him shall I fling unto the burning.

Mohamed Ahmed - Samira

I will cast him into the fire of Hell.

Muhammad Asad

[Hence, ] I shall cause him to endure hell-fire [in the life to come]!

Mustafa Khattab

Soon I will burn him in Hell!

Progressive Muslims

I will cast him in the Scorching heat.

Rashad Khalifa

I will commit him to retribution.

Sahih International

I will drive him into Saqar.

Sam Gerrans

I will burn him in Saqar.

Shabbir Ahmed

I shall soon cast him into Saqar.

Syed Vickar Ahamed

Soon will I throw him into the Fire of Hell!

Taqi Usmani

I will put him into Saqar (Hell).

The Monotheist Group

I will cast him in the scorching heat.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 26. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 26. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 26. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩