Müddessir suresi

Müddessir suresi, 25. ayet

Müddessir suresi, 25. ayet. إِنْ هَٰذَآ إِلَّا قَوْلُ ٱلْبَشَرِ

in hâẕâ illâ ḳavlü-lbeşer.

Diyanet İşleri

"Bu, ancak insan sözüdür."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Müddessir 22–28 · surenin 25. ayeti / 56

Konu Yalnız yarattığım kişi ve Sekar Müddessir 11–30 3

  1. Müddessir 22

    Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.

  2. Müddessir 23–24

    (23-24) Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: "Bu, ancak nakledilegelen bir sihirdir."

  3. 25

    "Bu, ancak insan sözüdür."

  4. Müddessir 26

    Ben onu "Sekar"a (cehenneme) sokacağım.

  5. Müddessir 27

    Sekar'ın ne olduğunu sen ne bileceksin?

  6. Müddessir 28

    Geride bir şey koymaz, bırakmaz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 11–30. ayetler için yazılmıştır.

Bu âyet-i kerimeler, hakka karşı inatla duran, Allah’a ve Rasûlüne savaş açan, onlara karşı duran el-Velîd b. el-Muğîre hakkında inmiştir. Yüce Allah onu başka hiçbir kimseyi yermediği bir şekilde yermiştir. İşte hakka karşı inatlaşan, hakka karşı mücadele veren kimsenin cezası budur. Bu dünya hayatında rezil olur. Âhiretteki azap ise daha bir rezil edicidir elbette. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

11. “Sen Bana bırak o tek başına yarattığım.” Malsız, ailesiz ve başka hiçbir şeye sahip olmaksızın yalnız başına yarattığım ve halen kendisine lütufta bulunup pek çok şeyler verdiğim;

12-13. “Kendisine bolca” pek çok “mal verdiğim ve” yanı başında “hazır duran oğullar” sürekli yanında bulunan, kendileri ile faydalanıp ihtiyaçlarını gördüğü, kendileri ile güç kazandığı erkek çocuklar verdiğim;

14. “Her türlü imkanı önüne serdiğim” ona dünyevî imkânlar ve bu imkânları elde etme yollarını bağışladı; öyle ki o ihtiyaçlarını kolaylıkla görebilmekte, arzuladığı ve istediği her şeyi elde etmektedir.

15. Bunca nimetler ve ihsanlarımla birlikte “bir de kalkmış (nimetleri) daha da artırmamı bekliyor.” Yani dünyada nimetlere nail olduğu gibi âhiret nimetlerine de nail olmayı ümit ediyor.

16. “Asla!” Durum onun istediği gibi olmayacaktır. Aksine onun istediğinin ve arzu ettiğinin tersine olacaktır. Bunun böyle olmasının sebebi ise şudur:

17. “Çünkü o, âyetlerimize karşı çok inatçıdır.” Âyetlerimizi anladığı halde onları inkâr etmiş, âyetlerimiz onu hakka çağırdığı halde onlara itaat etmemiştir. Hatta yüz çevirmekle de yetinmeyerek bunlarla savaşmaya koyulmuş, âyetlerimi iptal etmeye çalışmıştır. Bundan dolayı Yüce Allah onun hakkında şöyle buyurmaktadır:

18-20. “Çünkü o” kendi kendine “düşündü” Kur’ân-ı Kerîm’i kendisi ile çürüteceği söz söylemek maksadı ile hakkında düşündüğü hususları “ölçtü biçti. Kahrolası! Ne biçim ölçtü biçti? Yine kahrolası! Ne biçim ölçü biçti?” Çünkü o, kendisi ile asla boy ölçüşemeyeceği bir işe kalkışmıştı. Kendisinin ve benzerlerinin asla ulaşamayacağı bir yokuşa tırmanmaya çalışmıştı.

21-22. “Sonra” ne söyleyeceğine “baktı, sonra suratını astı, kaşlarını çattı.” Yüzünde ve dış görünüşünde haktan nefret ettiği ve hakka karşı kin duyduğu belirgin hale geldi.

23. “Sonra yüz çevirip” geri döndü “Büyüklük tasladı.” Bu ise onun düşünme çabasının fiilî ve sözlü olarak ortaya koyduklarının bir sonucudur.

24-25. “Nihayet dedi ki: “Bu (eskilerden) nakledilen bir sihirden ibarettir. Bu, insan sözünden başka bir şey değil!” Yani bu, Allah’ın kelâmı değildir, insan sözüdür. Aynı şekilde bu, iyi ve hayırlı insanların da sözü değildir. Aksine onların kötülerinin, günahkârlarının, her türlü yalancı ve sihirbazın bir sözüdür.

Kahrolasıca! Haktan ne kadar da uzak! Hüsran ve helâke ne kadar müstehak! En yüce ve en büyük söz olan, pek yüce ve azametli Rabbin sözünü yaratılmış, muhtaç ve her bakımdan aciz varlıkların sözüne benzediği nasıl düşünülebilir yahut bunu bir kimse nasıl tasavvur edebilir? Bu yalancı ve inatçı kişi, Yüce Allah’ın kelâmını bu şekilde nitelendirme cesaretini kendinde nasıl bulabilir?

Böylesinin çetin azaptan başka bir şeyi hak etmesi söz konusu değildir. Bundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

26-28. “Ben onu Sekar’a sokacağım. Sekar’ın ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? O, yakıp bitirmedik bir şey bırakmaz, ama yakmaktan da vazgeçmez.” Azaba uğratılan kimseye vermedik zorluk, sıkıntı ve acı bırakmaz.

29. “Derileri yakıp kavurur.” Onları kavurur, azabının içine alıp yakar. Aşırı sıcak ve aşırı soğuğu ile onlarda rahat namına bir şey bırakmaz.

30. “Başında da on dokuz” bekçi melek “vardır.” Bunlar, “(O ateşin) başında çok sert ve çok güçlü melekler vardır ki onlar, Allah'ın kendilerine verdiği emirlerde O’na isyan etmezler. Ne emredilirse onu yaparlar.” (et-Tahrim, 66/6)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Bu Allah’ın sözü değildir, bilakis insan sözüdür."

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنْ in değildir
  2. هَـٰذَآ haza bu
  3. إِلَّا illa başka bir şey
  4. قَوْلُ kavlu sözü(nden) kök: قول
  5. ٱلْبَشَرِ l-beşeri bir insan kök: بشر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    De ki: "Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

63 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

"Bu, insan sözünden başka bir şey değildir!" (dedi).

Mustafa İslamoğlu

bu sadece ölümlü bir insan sözüdür.

Muhammed Esed

Bu, ölümlü beşer sözünden başka bir şey değildir!" der.

Ahmed Hulusi

"Beşer sözünden başka değil bu!"

Ali Bulaç

"Bu, bir beşer sözünden başkası değildir."

Ali Özek ve heyeti

Bu, insan sözünden başka bir şey değil.»

Ali Rıza Safa

"Aslında, insan sözünden başka bir şey değil bu!"

Bayraktar Bayraklı

- Sonra baktı. Sonra yüzünü ekşitti ve suratını astı. Sonra arkasını döndü ve kibirlendi. Şöyle dedi: "Bu, sadece öncekilerden nakledilen bir büyüdür. Bu yalnızca bir insan sözüdür."

Edip Yüksel

"Bu sadece bir insan sözüdür."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Bu sadece bir insan sözüdür.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

insan sözünden başka birşey değildir!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Başka değil kavl-i beşer"

Erhan Aktaş

"Bu, olsa olsa ancak bir beşer sözüdür!"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Bu, olsa olsa ancak bir beşer sözüdür!"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Bu, olsa olsa ancak bir insan sözüdür!"

Gültekin Onan

"Bu, bir beşer sözünden başkası değildir."

Hasan Basri Çantay

"Muhakkak bu, insan sözünden başkası değil".

İbni Kesir

Bu; ancak bir insan sözüdür.

Mehmet Alagaş

(8-26) Sura üfürüldüğünde, işte bugün, zorluk günüdür, kafirlere kolay değildir. Bana bırak, tek olarak yarattığım kişiyi, uzun uzadıya ona mal yaptığımı, şahit olunan çocuklar /oğullar, döşedikçe döşenmiş /genişlik verdiğim kişiyi, sonra, daha da artırmamı umar, Yoo, h ayır, hayır, mutlaka o ayetlerimize karşı inatlaşırdı. Onu sarp yola / yokuş yola sardıracağım . Mutlaka o ölçüp biçti ve ayarladı / takdir etti. Geberesice / katledilesice nasıl bir takdir etmekse, sonra, geberesice nasıl bir takdir etmekse. Sonra baktı sonra kaş çattı/yüzünü asıklaştırdı ekşitti / buruşturdu. Sonra dübürünü / ardını döndü ve büyüklendi / kibirlendi. Kesinlikle bu devamlı nakledilen / geçmişten kalan bir sihirdir. Bu ancak bir beşer /derili sözüdür dedi. Onu sekara (deri kavurana) sokacağım / yaslayacağım.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Bu, insan sözünden başka bir şey değildir.''

Süleyman Ateş

"Bu, sadece, bir insan sözüdür."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Bu, olsa olsa bir insan sözü olur!"

Şaban Britch

Bu insan sözünden başka bir şey değil.

Şaban Piriş

Bu insan sözünden başka bir şey değil.

Yaşar Nuri Öztürk

"İnsan sözünden başka bir şey değil bu."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then he added, "it is nothing but words expressed by mortals; words which to our beliefs do not accord. "

Abdul Haleem

just the talk of a mortal!’

Abdullah Yusuf Ali

"This is nothing but the word of a mortal!"

Abul A'la Maududi

this is nothing but the word of a mere mortal!" dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The reference is to what happened in the conference of the disbelievers of Makkah. From the details of it that we have given in the introduction, it becomes obvious that this man in his heart had become fully convinced of the Quran’s being divine word, but in order to save his position as a chief of his people, he was not prepared to affirm faith. When in the conference he himself turned down all the accusations that the Quraish chiefs were proposing against the Prophet (peace be upon him), he was compelled to devise an accusation from himself, which could be spread among the Arabs in order to bring a bad name to the Prophet (peace be upon him). Then, the way he struggled against his conscience, and the way he devised an accusation at last after a prolonged mental conflict, has been vividly depicted here.

Aisha Bewley

This is nothing but the words of a human being. ’

Al-Hilali & Khan

"This is nothing but the word of a human being!"

Ali Quli Qarai

It is nothing but the speech of a human being. ’

Amatul Rahman Omar

`This is nothing but mere words of a human being. '

Arthur John Arberry

'this is nothing but mortal speech. '

Bijan Moeinian

Then he said: "These words are not from the Lord; they are fabricated by a human being".

E. Henry Palmer

this is only mortal speech!' -

Edip-Layth

"This is nothing but the words of a human."

George Sale

These are only the words of a man.

Hamid S. Aziz

"This is naught but the word of a mortal. "

Mahmoud Ghali

Decidedly this is nothing except the speech of mortals. "

Marmaduke Pickthall

This is naught else than speech of mortal man.

Mohamed Ahmed - Samira

Nothing more than the speech of a man!"

Muhammad Asad

This is nothing but the word of mortal man!"

Mustafa Khattab

This is no more than the word of a man."

Progressive Muslims

"This is nothing but the words of a human. "

Rashad Khalifa

"This is human made."

Sahih International

This is not but the word of a human being. "

Sam Gerrans

“This is only the speech of a mortal.”

Shabbir Ahmed

This is nothing but the speech of a human. "

Syed Vickar Ahamed

"This is nothing but the word of a (mere) human being!"

Taqi Usmani

this is nothing but saying of a mortal."

The Monotheist Group

"This is nothing except the saying of a human being."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 25. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 25. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 25. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩