Muhammed suresi

Muhammed suresi, 15. ayet

Muhammed suresi, 15. ayet. مَّثَلُ ٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ فِيهَآ أَنْهَٰرٌ مِّن مَّآءٍ غَيْرِ ءَاسِنٍ وَأَنْهَٰرٌ مِّن لَّبَنٍ لَّمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۥ وَأَنْهَٰرٌ مِّنْ خَمْرٍ لَّذَّةٍ لِّلشَّٰرِبِينَ وَأَنْهَٰرٌ مِّنْ عَسَلٍ مُّصَفًّى وَلَهُمْ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَمَغْفِرَةٌ مِّن رَّبِّهِمْ كَمَنْ هُوَ خَٰلِدٌ فِى ٱلنَّارِ وَسُقُوا۟ مَآءً حَمِيمًا فَقَطَّعَ أَمْعَآءَهُمْ

meŝelü-lcenneti-lletî vu`ide-lmütteḳûn. fîhâ enhârum mim mâin gayri âsin. veenhârum mil lebenil lem yetegayyer ṭa`müh. veenhârum min ḫamril leẕẕetil lişşâribîn. veenhârum min `aselim müṣaffâ. velehüm fîhâ min külli-ŝŝemerâti vemagfiratüm mir rabbihim. kemen hüve ḫâlidün fi-nnâri vesüḳû mâen ḥamîmen feḳaṭṭa`a em`âehüm.

Diyanet İşleri

Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Muhammed 12–18 · surenin 15. ayeti / 38

Konu Cennetin durumu ve inkârcıların hâli Muhammed 12–15 3

  1. Muhammed 12

    Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkar edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir.

  2. Muhammed 13

    (Ey Muhammed!) Seni çıkaran kendi memleket halkından daha güçlü nice memleket halkları vardı ki, biz onları helak ettik. Onların hiçbir yardımcısı da olmadı.

  3. Muhammed 14

    Rabbinin katından açık bir belgesi olan kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilen ve nefislerinin arzularına uyan kimseler gibi midir?

  4. 15

    Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

  5. Muhammed 16

    Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Az önce ne söyledi?" derler. İşte bunlar, Allah'ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.

  6. Muhammed 17

    Hidayete erenlere gelince, Allah onların hidayetini artırır. Onların Allah'a karşı gelmekten sakınmalarını sağlar.

  7. Muhammed 18

    Onlar kıyametin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar. Muhakkak onun alametleri gelmiştir (ama öğüt almıyorlar). Kıyamet kendilerine gelip çatınca öğüt almaları kendilerine ne fayda verecek?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. “Takvâ sahiplerine vaat edilen cennetin durumu şöyledir…” Allah’ın, gazabından korkup sakınan ve O’nu razı edecek şeylere uyan muttaki kullarına vaat ettiği cennetin güzel niteliklerinden bazıları şöyledir:

“Orada tadı ve kokusu değişmeyen su ırmakları…” Bu su, ne bozulur, ne kötü kokar, ne acılarşır, ne de bulanır. Aksine o, suların en tatlısı, en durusu, en hoş kokulusu ve içimi en lezzetli olanıdır.

“Tadı” ekşiyerek ve başka herhangi bir şekilde “değişmeyen süt ırmakları, içenlere lezzet veren” dünyadaki gibi tadı tiksinti veren, başı ağrıtan ve aklı karıştıran şaraba benzemeyn, aksine içene büyük bir lezzet veren “şara ırmakları”, mumdan ve diğer kirlerlerden arınıp “süzülmüş bal ırmakları vardır.”

“Onlar için orada” hurma, üzüm, elma, nar, turunç, incir vb. gibi dünyada eşi bulunmayan “meyvelerin her türlüsü ve bir de Rablerinden mağfiret vardır.” İşte onlar, sevip istedikleri her şeyi elde etmiş olacaklardır. Rablerinin mağfireti sayesinde de karşılaşmaktan korktukları hiç bir şey kalmayacaktır. Şimdi bunlar mı hayırlıdır yoksa son derece sıcak ve azabı kat kat artırılmış olan “ve kendilerine” cehennemde “kaynar” son derece sıcak “bir su içirilip de bağırsakları paramparça edilen kimseler” mi?

Her iki yurdu, her iki amel türünü, bu amellerin karşılıklarlarını ve amelde bulunanları birbirinden farklı kılan Allah’ın şanı ne yücedir!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'ın, -emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınan- müttakîlere vadetmiş olduğu ve onları koyacağı cennetin özellikleri şöyledir; uzun müddet kaldığı halde içinde tadı ve kokusu değişip bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve tortulardan arındırılmış süzme baldan ırmaklar vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi ve diledikleri her şey vardır. Bir de bunun üzerine Rablerinden günahlarını bağışlama vardır. O, günahlarından dolayı onları hesaba çekmez. Karşılığı bu olan kimselerin durumu ile ateşte ebedî kalan ve oradan asla çıkamayacak olan, sıcaklığının şiddeti sebebi ile bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

Kelimeler

44 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَّثَلُ meselu durumu (şudur) kök: مثل
  2. ٱلْجَنَّةِ l-cenneti cennetin kök: جنن
  3. ٱلَّتِى lleti
  4. وُعِدَ vuide söz verilen kök: وعد
  5. ٱلْمُتَّقُونَ ۖ l-muttekune muttakilere kök: وقي
  6. فِيهَآ fiha içinde vardır
  7. أَنْهَـٰرٌۭ enharun ırmakları kök: نهر
  8. مِّن min -dan
  9. مَّآءٍ main su- kök: موه
  10. غَيْرِ gayri olmayan kök: غير
  11. ءَاسِنٍۢ asinin bozulma kök: اسن
  12. وَأَنْهَـٰرٌۭ ve enharun ve ırmakları kök: نهر
  13. مِّن min -ten
  14. لَّبَنٍۢ lebenin süt- kök: لبن
  15. لَّمْ lem
  16. يَتَغَيَّرْ yetegayyer değişmeyen kök: غير
  17. طَعْمُهُۥ taa'muhu tadı kök: طعم
  18. وَأَنْهَـٰرٌۭ ve enharun ve ırmakları kök: نهر
  19. مِّنْ min -tan
  20. خَمْرٍۢ hamrin şarap- kök: خمر
  21. لَّذَّةٍۢ lezzetin lezzet veren kök: لذذ
  22. لِّلشَّـٰرِبِينَ lişşaribine içenlere kök: شرب
  23. وَأَنْهَـٰرٌۭ ve enharun ve ırmakları kök: نهر
  24. مِّنْ min -dan
  25. عَسَلٍۢ aselin bal- kök: عسل
  26. مُّصَفًّۭى ۖ musaffen süzme kök: صفو
  27. وَلَهُمْ velehum ve onlar için vardır
  28. فِيهَا fiha orada
  29. مِن min -ten
  30. كُلِّ kulli her çeşit- kök: كلل
  31. ٱلثَّمَرَٰتِ s-semerati meyvalar kök: ثمر
  32. وَمَغْفِرَةٌۭ ve megfiratun ve bağışlama (vardır) kök: غفر
  33. مِّن min -nden
  34. رَّبِّهِمْ ۖ rabbihim Rableri- kök: ربب
  35. كَمَنْ kemen kimseler gibi olur mu?
  36. هُوَ huve o
  37. خَـٰلِدٌۭ halidun ebedi kalan kök: خلد
  38. فِى fi
  39. ٱلنَّارِ n-nari ateşte kök: نور
  40. وَسُقُوا۟ ve suku ve içirildiği kök: سقي
  41. مَآءً maen suyun kök: موه
  42. حَمِيمًۭا hamimen sıcak kök: حمم
  43. فَقَطَّعَ fekattaa parça parça kesen kök: قطع
  44. أَمْعَآءَهُمْ em'aa'ehum barsaklarını kök: معي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لبن (2 geçiş) · Aynı kök: سقي (25 geçiş) · Aynı kök: شرب (39 geçiş)

    Şüphesiz (sağmal) hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından (süzülen) içenlere halis ve içimi kolay…

  • Aynı kök: سقي (25 geçiş) · Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş)

    Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su…

  • Aynı kök: لذذ (3 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi olarak…

  • Aynı kök: ثمر (24 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Aynı kök: لذذ (3 geçiş) · Aynı kök: شرب (39 geçiş)

    (45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…

  • Aynı kök: ثمر (24 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Muttakîlere (duyarlı olanlara) vadedilen cennetin örneği şöyledir: Orada (zamanla) bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren içkiden dipnot 1 ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. dipnot 2 Rablerinden de bağışlanma vardır. Bu (durum), ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su dipnot 3 içirilen kimsenin durumu gibi olur mu hiç!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cennetteki içkilerle ilgili bkz. Sâffât 37:47, dipnot 6.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Ra‘d 13:35; Nahl 16:31; Yâsîn 36:57; Zümer 39:34; Fussilet 41:32; Şûrâ 42:22; Zuhruf 43:71; Duhân 44:55; Kâf 50:35.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesajlar: Nisâ 4:56; İbrâhîm 14:16-17; Hacc 22: 19-20; Mü'minûn 23:104.

Mustafa İslamoğlu

Sorumluluk bilinciyle davrananlara vaad edilen, içerisinde zamanla bozulmayan sudan ırmaklar, tadı hiç değişmeyen sütten ırmaklar, içene doyumsuz bir lezzet veren tarifsiz bir meşrubatın çağladığı ırmaklar, saf süzme baldan ırmaklar akan, yine içerisinde tadacakları güzel (davranışlarının) tüm meyveleri ve Rablerinden sınırsız bir bağış bulunan cennetin örneği gibi (bir has bahçeye kavuşan kimse), ateşi mesken tutan ve yakıcı bir (umutsuzluk) içirilip de bağırsakları paramparça olan kimse gibi olur mu?

Muhammed Esed

Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyanlara vaad edilmiş olan cennet örneği -(bir cennet ki) içinde zamanın bozamadığı sudan ırmaklar, tadı hiç değişmeyen sütten ırmaklar, içene lezzet veren şaraptan ırmaklar ve saf süzme baldan ırmaklar var ve içinde (yaptıkları güzel işlerin) bütün meyvelerini ve Rablerinin mağfiretini tadabilme (imkanı) var- işte bu (cennet), ateşi mesken edinenlerin ve bağırsaklarını parçalaması için yakıcı ümitsizlik sularını içmeye mahkum edilenlerin (hak ettikleri karşılık) ile bir olur mu?

Ahmed Hulusi

Korunanlara vaat olunan CENNETİN TEMSİL (misal - benzetme) yollu anlatımı şöyledir: Orada, bayatlamayan SU'dan nehirler, tadı bozulmayan SÜT'ten nehirler, içenlere lezzet veren ŞARAP'tan nehirler, süzme-saf BAL'dan nehirler vardır! Onlar için orada her çeşit MEYVE ve Rablerinden mağfiret (örtme) vardır! (Bu misal nimetlerle yaşayanlar) ateşte sonsuza dek yanarak yaşayacak, sıcak - kaynar su içirilmiş de bu yüzden onların bağırsaklarını parçalamış kimse gibi midir?

Ali Bulaç

Takva sahiplerine va'dedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç (böyle mükafaatlanan bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını 'parça parça koparan' kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu?

Ali Özek ve heyeti

Müttakîlere vâdolunan cennetin durumu şöyledir: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlama vardır. Hiç bu, ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

Ali Rıza Safa

Sorumluluk bilinci taşıyanlara sözü verilen cennetin örneği şudur: İçinde, bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. dipnot 435 Her türlü meyve ve Efendileri tarafından bağışlanma vardır. Ateşte sürekli kalan ve bağırsaklarını parçalayan kaynar sudan içirilen kimse gibi olur mu?

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 435
    Cennette dört ayrı ırmak olduğu ve bu ırmakların nitelikleri yalnızca bu ayette bildirilmiştir. Cennetteki, su, süt, şarap ve bal ırmakları anlatımı, 16:65-69 arasındaki beş ayette ayrı ayrı bildirilen, yeryüzündeki, su, süt, şarap ve bal anlatımıyla örtüşmektedir.

Bayraktar Bayraklı

Takva sahiplerine vaad edilen cennetin özelikleri şöyledir: Orada bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şerbetten ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlara orada her çeşit meyvelerden de vardır. Rableri tarafından bağışlanacaklardır. Bu durumda olanlar, süreli olarak ateşte kalıp, bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilenlerle bir midir?

Edip Yüksel

Erdemlilere söz verilen bahçenin örneği şudur: İçinde arı sudan ırmaklar, tadı bozulmayan sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren sarhoş edici maddelerden oluşan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için orada her türlü ürün ve Efendi'lerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte sürekli kalan ve bağırsaklarını yırtan kaynar bir sudan içirilen kimselerin durumu gibi olur mu? dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Cennetteki sarhoşluğun dünyadakinden farklı olduğu bildiriliyor. * Bak 52:23; 76:21.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Erdemlilere söz verilen cennetin örneği şudur: İçinde arı sudan ırmaklar, tadı bozulmayan sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren sarhoş edici maddelerden oluşan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için orada her türlü ürün ve Rab'lerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte sürekli kalan ve bağırsaklarını yırtan kaynar bir sudan içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Takva sahiplerine vadedilen cennetin durumu şudur: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve safi süzme baldan ırmaklar vardır. Aynca onlara her türlü meyve ve Rablerinden bir bağışlama vardır. Bunlar hiç o ateşte ebedi kalacak ve kaynar bir su içirilip de, barsaklarını parçalayacak kimselere benzer mi?

Elmalılı Hamdi Yazır

Korunanlara va'dolunan Cennetin temsili: Onda ırmaklar var bir sudan ki bozulması yok, ırmaklar var bir südden ki tadı değişmez, ırmaklar var bir şarabdan ki içenlere lezzet, ırmaklar var bir baldan ki safi süzme, hem onlara semerelerini (hasılatın) her türlüsünden var, hem de Rablarından bir mağfiret var. Hiç bunlar o ateşte muhalled olan ve kaynar bir mayi'den sulanıp da bağırsaklarını parçalamakta bulunan kimselere benzer mi?

Erhan Aktaş

Takva sahiplerine söz verilen Cennet, şöyledir: İçinde; kokusu ve tadı değişmeyen sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere zevk veren hamrdan dipnot 1 nehirler ve saf baldan nehirler bulunur. Orada, onlar için her türlü meyve bulunur. Onlara, Rabb'lerinden bağışlanma vardır. Bu kimseler, ateşte devamlı kalacak olan ve sıcak kaynar su içirilen, bundan dolayı da bağırsakları parça parça olan kimselerle bir olur mu hiç?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İçki.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Takva sahiplerine söz verilen Cennet, şöyledir: İçinde; kokusu ve tadı değişmeyen sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere zevk veren hamrdan dipnot 1 nehirler ve saf baldan nehirler bulunur. Orada, onlar için her türlü meyve bulunur. Onlara, Rabb'lerinden bağışlanma vardır. Bu kimseler, ateşte devamlı kalacak olan ve sıcak kaynar su içirilen, bundan dolayı da bağırsakları parça parça olan kimselerle bir olur mu hiç?

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İçki.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Takva dipnot 1 sahiplerine söz verilen Cennet, şöyledir: İçinde; kokusu ve tadı değişmeyen sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere zevk veren hamrdan dipnot 2 nehirler ve saf baldan nehirler bulunur. Orada, onlar için her türlü meyve bulunur. Onlara, Rabb'lerinden bağışlanma vardır. Bu kimseler, ateşte devamlı kalacak olan ve sıcak kaynar su içirilen, bundan dolayı da bağırsakları parça parça olan kimselerle bir olur mu hiç?

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.
  2. metne dön, dipnot 2
    İçki.

Gültekin Onan

Takva sahiplerine vaadedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç (böyle mükafaatlanan bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını 'parça parça koparan' kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu?

Hasan Basri Çantay

(Şirkden) sakınanlara va'd olunan cennetin sıfatı (şudur:) İçinde rengi, kokusu, hiçbir vasfı bozulmayan sudan ırmaklar, tadına halel gelmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şarabdan ırmaklar, süzme baldan ırmaklar vardır, Orada meyvelerin her (çeşidi) onlarındır. (üstelik) Rablerinden de mağfiret vardır. Hiç bu (nlar), o ateşde ebedi kalan ve bağırsaklarını parça parça eden kaynar sudan içirilen kimseler gibi midir?

İbni Kesir

Muttakilere vaadolunan cennetin misali: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere zevk veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Ve Rabblarından mağfiret de vardır. Hiç bu; ateşte temelli kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimseler gibi midir?

Mehmet Alagaş

(12-15) Muhakkak ki Allah iman edenleri ve salih amel işleyenleri altlarından nehirler akan cennetlere sokacaktır. Kafirler öyleleridir ki yer içer geçinirler, hayvanların yemesi gibi yerler , ateş onların yeridir. Seni çıkaran / hicret ettiren memleketi, kuvvetçe ondan daha şiddetli nice sayıda memleketi de helak ettik, onların yardımcıları yoktur. Rabbinden bir açıklayıcı üzerine olan kişi, kötü ameli kendisine süslenen ve havai keyfine uyan kişi gibi midir? Muttakilere söz verilen / vaat edilen cennet tir, onun içinde durgun olmayan sudan nehirler vardır, tadı değişmemiş sütten nehirler vardır, içenlere lezzet veren şarap nehirler vardır, süzülmüş / filtre edilmiş baldan nehirler vardır , onlar için orada her üründen vardır , Rablerinden mağfiret vardır , ateşte sürekli olan o kimse gibi olur mu? Onlar, bağırsaklarını kesen kaynar su ile sulanırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Muttakilere vadedilen Cennet'in misali (şudur): İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları ve içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları... Onlara, orada her türlü meyve ve Rablerinden bağışlanma vardır. O; ebedi ateşte kalacak, kaynar su içirilip bağırsakları parça parça olacak kimseler gibi olur mu?

Süleyman Ateş

(Şirkten, günahlardan) korunanlara söz verilen cennetin durumu şudur: İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere lezzet veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır ve onlar için orada her çeşit meyva, Rablerinden de bağışlama vardır. (Şimdi bu ni'metler içinde yaşayanlar) ateşte ebedi kalan ve barsaklarını parça parça kesen sıcak suyun içirildiği kimseler gibi olur mu?

Süleymaniye Vakfı

Takvalı olanlara /yanlışlardan sakınanlara vaat edilen cennet şöyledir dipnot 1 : İçinde rengi ve kokusu bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere lezzet veren (ama sarhoş etmeyen) içki ırmakları ve saflaştırılmış bal ırmakları bulunur. Onlar için orada her türlü meyve ve bir de Rablerinin bağışlaması vardır dipnot 2 . Böyle bir kişi, o ateşin (cehennemin) içinde ölümsüz olarak kalan ve kendine kaynar su içirilip de o suyun bağırsaklarını paramparça ettiği dipnot 3 kişi gibi olur mu dipnot 4 ?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendilerini koruyanlara söz verilen cennet şöyle anlatılabilir: İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları akar. Her türlü meyve önlerindedir ve yüce Rableri tarafından da bağışlanmışlardır. Böyle bir yerde olan kişi, ateşin içinde ölümsüzleşen ve bağırsaklarını parçalayan kaynar su içirilen kişi ile bir olur mu?

Şaban Britch

Muttakilere vadedilen Cennet'in misali (şudur): İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları ve içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları... Onlara, orada her türlü meyve ve Rablerinden bağışlanma vardır. O, ebedi ateşte kalacak, kaynar su içirilip, bağırsakları parça parça olacak kimseler gibi olur mu?

Şaban Piriş

Muttakilere vaat edilen cennetin niteliği (şudur): İçinde tadı ve kokusu bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları ve içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları... Onlara, orada her türlü meyve ve Rab'lerinden bağışlanma vardır. O, ebedi ateşte kalacak, kaynar su içirilip, bağırsakları parça parça olacak kimseler gibi olur mu?

Yaşar Nuri Öztürk

Sakınanlara vaat olunan cennetin durumu şöyledir: Orada, bozulmayan sudan ırmaklar; tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere lezzet sunan bir şaraptan nehirler, süzme bir baldan oluşan nehirler var. Ve orada kendileri için her türlü meyvenin yanında, Rablerinden bir de bağışlanma var. Bu nimetler içindeki ile, sürekli ateşte olup da içirildiği sıcak su tarafından bağırsakları parçalanan kimse aynı olur mu?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And does it compare: the garden of bliss and surpassing beauty promised to those who believe with breasts filled with reverential awe wherein rivers flow with untainted pure fresh water, and rivers flowing with tasteful, unchanging, immutable milk, rivers flowing with wine making glad the hearts of those who drink it, and rivers flowing with strained clear honey, a garden in which grow all kinds of fruits and the grace of Allah's mercy and forgiveness. Does this blissful state compare with the state wherein one suffers the permanent abode in Hell where in the inmates are forced to drink boiling water melting their bowels?

Abdul Haleem

Here is a picture of the Garden promised to the pious: rivers of water forever pure, rivers of milk forever fresh, rivers of wine, a delight for those who drink, rivers of honey clarified and pure, [all] flow in it; there they will find fruit of every kind; and they will find forgiveness from their Lord. How can this be compared to the fate of those stuck in the Fire, given boiling water to drink that tears their bowels?

Abdullah Yusuf Ali

(Here is) a Parable of the Garden which the righteous are promised: in it are rivers of water incorruptible; rivers of milk of which the taste never changes; rivers of wine, a joy to those who drink; and rivers of honey pure and clear. In it there are for them all kinds of fruits; and Grace from their Lord. (Can those in such Bliss) be compared to such as shall dwell for ever in the Fire, and be given, to drink, boiling water, so that it cuts up their bowels (to pieces)?

Abul A'la Maududi

Here is the parable of Paradise which the God-fearing have been promised: in it shall be rivers of incorruptible water, dipnot 1 rivers of milk unchanging in taste, dipnot 2 and rivers of wine, a delight to those that drink; dipnot 3 and rivers of pure honey. dipnot 4 In it they will have every kind of fruit as well as forgiveness from their Lord. dipnot 5 Can such be like those who will abide in the Fire and will be given a boiling water to drink that will tear their bowels apart?

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Literally, aasin is the taste and color of water which has changed, or which gives a bad smell. In the world the water of rivers and canals is generally muddy; its taste and color change due to the mixture of sand and dust and of different kinds of vegetation in it, and it also gives off a kind of bad smell. Therefore, the quality of the water of the rivers and canals of Paradise will be such that it will be pure and clear, without any adulteration.
  2. metne dön, dipnot 2
    In a Hadith directly reported from the Prophet (peace be upon him), it has been explained thus: It will not be the milk squeezed from the milk glands of animals. That is, it will be the milk which Allah will bring out in the form of springs from the earth and cause it to flow into canals of Paradise. About this natural milk it has been said: Its flavor will not change at all; that is, it will not give even the slightest offensive smell that is found in every kind of milk squeezed from the animal milk glands.
  3. metne dön, dipnot 3
    In another Hadith reported directly from the Prophet (peace be upon him), it has been explained, thus: This wine will not have been distilled from rotten fruit by beating and fermenting, like the wine in the world, but Allah will produce it also in the form of springs and cause it to flow into canals; then its quality will be such that it will be delightful for the drinkers. That is, it will not be bitter and foul-smelling like the wines of the world, which cannot be drunk even by the most habitual drinker without showing some distaste. In Surah As-Saffat, another quality of it has been described: Neither will the drinker be harmed physically thereby nor become drunk. (verse 47). In Surah Al-Waqiah it has been said: Which will neither cause them giddiness nor affect their sense. (verse 19). This shows that wine will not intoxicate, but will only give pleasure and delight.
  4. metne dön, dipnot 4
    In the Hadith it has been explained, thus: The honey will not have been drawn from the bees’ bellies, but it will also come out from springs and flow into canals; therefore, it will not have wax, and pieces of the honey-comb and legs of dead bees mixed in it, but it will be absolutely pure.
  5. metne dön, dipnot 5
    The mention of forgiveness from Allah after the blessings of Paradise can have two meanings:

Aisha Bewley

An image of the Garden which is promised to those who have taqwa: in it there are rivers of water which will never spoil and rivers of milk whose taste will never change and rivers of wine, delightful to all who drink it, and rivers of honey of undiluted purity; in it they will have fruit of every kind and forgiveness from their Lord. Is that like those who will be in the Fire timelessly, for ever, with boiling water to drink which lacerates their bowels?

Al-Hilali & Khan

The description of Paradise which the Muttaqûn (the pious. See V.2:2) have been promised (is that) in it are rivers of water the taste and smell of which are not changed, rivers of milk of which the taste never changes, rivers of wine delicious to those who drink, and rivers of clarified honey (clear and pure) therein for them is every kind of fruit, and forgiveness from their Lord. (Are these) like those who shall dwell for ever in the Fire and be given to drink boiling water so that it cuts up their bowels?

Ali Quli Qarai

A description of the paradise promised to the Godwary: therein are streams of unstaling water, and streams of milk unchanging in flavour, and streams of wine delicious to the drinkers, and streams of purified honey; there will be for them every kind of fruit in it, and forgiveness from their Lord. [Are such ones] like those who abide in the Fire and are given to drink boiling water which cuts up their bowels?

Amatul Rahman Omar

(Here is) a description of the Garden promised to those who guard against evil. Therein are streams of water (which is) unstaling, and streams of milk the taste and flavour of which does not change, and streams of juice extracted from grapes, a delight to the drinkers, and streams (too) of clarified honey, and they will have in it all kinds of fruit, and (a provision of) protection from their Lord. Can (those who enjoy such blessings of this Garden) be like those who shall abide in the Fire for long and who will be given boiling water to drink so that it tears their bowels into pieces.

Arthur John Arberry

This is the similitude of Paradise which the godfearing have been promised: therein are rivers of water unstaling, rivers of milk unchanging in flavour, and rivers of wine -- a delight to the drinkers, rivers, too, of honey purified; and therein for them is every fruit, and forgiveness from their Lord -- Are they as he who dwells forever in the Fire, such as are given to drink boiling water, that tears their bowels asunder?

Bijan Moeinian

Think of the promised Paradise to the righteous ones as a place with unpolluted rivers of water, streams of fresh milk, as well as clear honey, and the canals of delightful wine. In Paradise there will be fruits of every kind for the (successful) ones and [perhaps the greatest blessing] they will be forgiven by God [and their forgiven sins will never be brought up to their attention to make them feel bad amidst such a pleasant place]. Can such (successful) people be equal to the permanent residents of the Fire whose intestines will be torn up by the boiling water that they drink?

E. Henry Palmer

The similitude of Paradise which is promised to the pious, - in it are rivers of water without corruption, and rivers of milk, the taste whereof changes not, and rivers of wine delicious to those who drink; and rivers of honey clarified; and there shall they have all kinds of fruit and forgiveness from their Lord! (Is that) like him who dwells in the fire for aye? and who are given to drink boiling water that shall rend their bowels asunder?

Edip-Layth

The example of Paradise; that the righteous have been promised with rivers of pure water, rivers of milk whose taste does not change, rivers of intoxicants that are delicious for the drinkers, and rivers of strained honey. For them in it are all kinds of fruits, and forgiveness from their Lord. Compare it to that of those who abide in the fire, and are given to drink boiling water that cuts up their intestines.

George Sale

The description of paradise, which is promised unto the pious: Therein are rivers of incorruptible water; and rivers of milk, the taste whereof changeth not; and rivers of wine, pleasant unto those who drink; and rivers of clarified honey: And therein shall they have plenty of all kinds of fruits; and pardon from their Lord. Shall the man for whom these things are prepared, be as he who must dwell for ever in hell fire; and will have the boiling water given them to drink, which shall burst their bowels?

Hamid S. Aziz

A similitude of the Garden which those guarding their duty (to Allah against evil) are promised: therein are rivers of water unpolluted (or incorruptible), and rivers of milk the taste whereof never changes, and rivers of wine delicious to those who drink, and rivers of honey clarified, and for them therein are all kinds of fruits and Grace from their Lord. (Are these) like those who abide in the Fire and who are made to drink boiling water so it rends their bowels asunder.

Mahmoud Ghali

(This) is the similitude of the Garden which the pious have been promised; therein are rivers of water not staling, and rivers of milk that does not change in taste, and rivers of wine- a delicious (drink) to the drinkers- and rivers of honey unadulterated; (Literally: carefully selected; clear; limpid, strained) and therein for them are all kinds of products, (i. e., fruits) and forgiveness from their Lord. Are they as he who is eternally (abiding) in the Fire, such as are made to drink scalding water so it cuts up their bowels?

Marmaduke Pickthall

A similitude of the Garden which those who keep their duty (to Allah) are promised: Therein are rivers of water unpolluted, and rivers of milk whereof the flavour changeth not, and rivers of wine delicious to the drinkers, and rivers of clear-run honey; therein for them is every kind of fruit, with pardon from their Lord. (Are those who enjoy all this) like those who are immortal in the Fire and are given boiling water to drink so that it teareth their bowels?

Mohamed Ahmed - Samira

The semblance of Paradise promised the pious and devout (is that of a garden) with streams of water that will not go rank, and rivers of milk whose taste will not undergo a change, and rivers of wine delectable to drinkers, and streams of purified honey, and fruits of every kind in them, and forgiveness of their Lord. Are these like those who will live for ever in the Fire and be given boiling water to drink which will cut their intestines to shreds?

Muhammad Asad

[And can] the parable of the paradise which the God-conscious are promised [a paradise] wherein there are rivers of water which time does not corrupt, and rivers of milk the taste whereof never alters, and rivers of wine delightful to those who drink it, and rivers of honey of all impurity cleansed, and the enjoyment of all the fruits [of their good deeds] and of forgiveness from their Sustainer -: can this [parable of paradise] be likened unto [the parable of the recompense of] such as are to abide in the fire and be given waters of burning despair to drink, so that it will tear their bowels asunder?

Mustafa Khattab

The description of the Paradise promised to the righteous is that in it are rivers of fresh water, rivers of milk that never changes in taste, rivers of wine delicious to drink, and rivers of pure honey. There they will ˹also˺ have all kinds of fruit, and forgiveness from their Lord. ˹Can they be˺ like those who will stay in the Fire forever, left to drink boiling water that will tear apart their insides?

Progressive Muslims

Is the example of Paradise; that the righteous have been promised with rivers of pure water, and rivers of milk whose taste does not change, and rivers of wine that are delicious for the drinkers, and rivers of strained honey, and for them in it are all kinds of fruits, and a forgiveness from their Lord; like that of those who abide in the Fire, and are given to drink boiling water that cuts-up their intestines

Rashad Khalifa

The allegory of Paradise that is promised for the righteous is this: it has rivers of unpolluted water, and rivers of fresh milk, and rivers of wine - delicious for the drinkers - and rivers of strained honey. They have all kinds of fruits therein, and forgiveness from their Lord. (Are they better) or those who abide forever in the hellfire, and drink hellish water that tears up their intestines?

Sahih International

Is the description of Paradise, which the righteous are promised, wherein are rivers of water unaltered, rivers of milk the taste of which never changes, rivers of wine delicious to those who drink, and rivers of purified honey, in which they will have from all [kinds of] fruits and forgiveness from their Lord, like [that of] those who abide eternally in the Fire and are given to drink scalding water that will sever their intestines?

Sam Gerrans

(The likeness of the Garden which is promised those of prudent fear: therein are rivers of water incorruptible, and rivers of milk of unchanging taste, and rivers of wine delightful to the drinkers, and rivers of purified honey; and they have therein every fruit, and pardon from their Lord.) — like: him who abides eternally in the Fire, and they are given to drink scalding water that lacerates their bowels?

Shabbir Ahmed

In allegorical terms the Paradise that the righteous are promised is this: Therein are rivers of ever fresh water, and rivers of ever fresh milk, and rivers of delicious wine, and rivers of clear-run honey. Therein are all kinds of fruit (of their good deeds), with a life secure from deterioration bestowed upon them from their Lord. Are they like the ones who abide in the Fire and are given drinks of burning despair that tears their insides? ('Maghfirah' here denotes protection from deterioration).

Syed Vickar Ahamed

(Here is) a story (of similarity) about the Paradise which the righteous (the pious believers) are promised: In it are rivers of water made pure and clean; Rivers of milk whose taste never changes; Rivers of wine, a joy to those who drink; And rivers of honey, pure and clear. In it, there are for them all kinds of fruits; And forgiveness (and grace) from their Lord. (Can those in these Gardens) be compared to those who shall live, forever in the Fire, and be given, to drink, boiling water, so that it cuts up their stomachs (to pieces)?

Taqi Usmani

(Here is) a description of the Paradise that is promised for the God-fearing! In it there are rivers of water, never spoiling, and rivers of milk the taste of which would not go bad, and rivers of wine, delicious to the drinkers, and rivers of honey, fully purified. And for them there are all sorts of fruits, and forgiveness from their Lord. Are they like those who will live in Fire forever, and will be given boiling water to drink, and it will tear their bowels into pieces?

The Monotheist Group

Is the example of the Paradise; that the righteous have been promised with rivers of pure water, and rivers of milk whose taste does not change, and rivers of alcohol that are delicious for the drinkers, and rivers of strained honey, and for them in it are all kinds of fruits, and a forgiveness from their Lord; like that of those who abide in the Fire, and are given to drink boiling water that cuts-up their intestines?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Muhammed suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Muhammed suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Muhammed suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩