Mü'min suresi

Mü'min suresi, 55. ayet

Mü'min suresi, 55. ayet. فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَٱسْتَغْفِرْ لِذَنۢبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِبْكَٰرِ

faṣbir inne va`de-llâhi ḥaḳḳuv vestagfir liẕembike vesebbiḥ biḥamdi rabbike bil`aşiyyi vel'ibkâr.

Diyanet İşleri

Ey Muhammed! Sabret. Allah'ın va'di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'min 52–58 · surenin 55. ayeti / 85

Konu Mûsâ'ya verilen hidayet; sabret Mü'min 53–59 3

  1. Mü'min 52

    O gün zalimlere, mazeretleri fayda vermez. Lanet de onlaradır, kötü yurt da onlaradır.

  2. Mü'min 53–54

    (53-54) Andolsun, biz Musa'ya hidayet verdik. İsrailoğulları'na da, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olarak o kitabı (Tevrat'ı) miras bıraktık.

  3. 55

    Ey Muhammed! Sabret. Allah'ın va'di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!

  4. Mü'min 56

    Allah'ın ayetleri hakkında, kendilerine gelmiş bir delilleri olmaksızın tartışanlar var ya, onların kalplerinde ancak bir büyüklük taslama vardır. Onlar, tasladıkları büyüklüğe asla ulaşmazlar. Sen Allah'a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

  5. Mü'min 57

    Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

  6. Mü'min 58

    Kör ile gören, iman edip salih ameller işleyenler ile kötülük yapan bir değildir. Siz pek az düşünüyorsunuz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

55. “O halde” ey Peygamber! Senden önceki ulu’l-azm peygamberlerin sabrettiği gibi “sen” de “Sabret! Çünkü Allah’ın vaadi haktır.” Onda şüphe yahut herhangi bir tereddüt yoktur, yalan da değildir ki senin için sabretmekte bir zorluk olsun. Allah’ın vaadi katıksız hakkın kendisidir. Sırf bir hidâyettir. Sabredenler onun üzerinde direnir ve basiret sahipleri ona sımsıkı yapışmak için olanca gayretlerini ortaya koyar.

Yüce Allah’ın: “Çünkü Allah’ın vaadi haktır” buyruğu, Yüce Allah’a itaat ve O’nun hoşlanmadığı şeylerden uzak durmak sureti ile sabretmeye teşvik eden sebeplerdendir.

Senin kurtuluşa ulaşmanı ve mutluluğu elde etmeni engelleyen türden (ve sana nispetle günah olan) “günahın için mağfiret dile” Yüce Allah, ona sevilen şeyleri elde etmeyi sağlayan sabrı ve sakınılan şeyleri bertaraf etmeyi sağlayan istiğfarı emretmektedir.

Bir de özellikle “sabah akşam Rabbini hamd ile tesbih” etmesini emretmektedir. Çünkü sabah ve akşam en faziletli vakitlerdir. Bu vakitlerde yerine getirilmesi gereken farz ve müstehab birtakım vazifeler ve zikirler vardır. Çünkü bunları yapmak bütün işler için bir yardımcıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Kavminin seni yalanlamasına ve sana verdikleri eziyetlere sabret. Rabbinin sana yardım ve destek sözü, üzerinde şüphe olmayan bir hakikattir. Günahlarından dolayı bağışlanma dile. Sabah ve akşam Rabbini hamt ile tespih et.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَٱصْبِرْ fesbir o halde sabret kök: صبر
  2. إِنَّ inne mutlaka
  3. وَعْدَ vea'de va'di kök: وعد
  4. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  5. حَقٌّۭ hakkun gerçektir kök: حقق
  6. وَٱسْتَغْفِرْ vestegfir ve istiğfar et kök: غفر
  7. لِذَنۢبِكَ lizenbike günahına kök: ذنب
  8. وَسَبِّحْ ve sebbih ve an kök: سبح
  9. بِحَمْدِ bihamdi övgü ile kök: حمد
  10. رَبِّكَ rabbike Rabbini kök: ربب
  11. بِٱلْعَشِىِّ bil-aşiyyi akşam kök: عشو
  12. وَٱلْإِبْكَـٰرِ vel'ibkari sabah kök: بكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş)

    O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş)

    O halde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ederek tespih et.

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş)

    Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin, kalktığında Rabbini hamd ile tespih et.

  • Aynı kök: بكر (12 geçiş) · Aynı kök: عشو (14 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş)

    Zekeriya, "Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alamet ver" dedi. Allah da şöyle dedi: "Senin için alamet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak…

  • Aynı kök: بكر (12 geçiş) · Aynı kök: عشو (14 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş)

    Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara "Sabah akşam Allah'ı tespih edin" diye işaret etti.

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş)

    Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah'a) tevekkül et. O'nu her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar…

  • Aynı kök: عشو (14 geçiş) · Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah'ı tespih edin.

  • Aynı kök: بكر (12 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    O'nu sabah akşam tespih edin.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sabret! Şüphesiz ki Allah'ın vaadi gerçektir. dipnot 1 Günahının bağışlanmasını iste! dipnot 2 Akşam sabah Rabbini hamd (övgü) ile tesbih et (yücelt)!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Rûm 30:60; Mü'min 40:77.
  2. metne dön, dipnot 2
    Muhammed 47:19, Fetih 48:2 ve Nasr 110:3'te de belirtildiği üzere, Hz. Muhammed'in de bağışlanmayı gerektirecek hataları vardı. Bu ayetlerde verilen bilgilere göre, Hz. Muhammed hem kendi hataları için hem de bütün mümin erkek ve kadınların günahları için Yüce Allah'tan bağışlanma dileğinde bulunması gerektiği noktasında bilgilendirilmiştir.

Mustafa İslamoğlu

Şu halde dirençli ol! Zira Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Hatan için af dile ve akşam sabah hamd ile Rabbinin yüceliğini dile getir!

Muhammed Esed

o halde sıkıntılara karşı sabırlı ol; çünkü, Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir, günahların için bağışlanma dile ve Rabbinin şanını sabah akşam yücelt.

Ahmed Hulusi

Sabret! Muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır! Yanlışların için istiğfar et! Akşam ve sabah Rabbinin hamdi olarak tespih et!

Ali Bulaç

Şu halde sen sabret. Gerçekten Allah'ın va'di haktır. Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et.

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah’ın vaadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ile tesbîh et.

Ali Rıza Safa

Artık, dirençli ol. Allah'ın sözünü verdiği kesinlikle gerçektir. Suçların için bağışlanma dile ve akşam-sabah övgülerle yücelterek Efendini an.

Bayraktar Bayraklı

O halde sabret! Çünkü Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam-sabah Rabbini övgü ile an!.

Edip Yüksel

Öyleyse sabret. Çünkü ALLAH'ın sözü gerçektir. Günahların için de bağışlanma iste ve Efendini akşam sabah överek yücelt.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Öyleyse sabret. Çünkü ALLAH'ın sözü gerçektir. Günahların için de bağışlanma iste ve Rabbini akşam sabah överek yücelt.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O halde sabret, çünkü Allah'ın va'di haktır; günahının bağışlanmasını dile ve akşam sabah Rabbini hamd ile tesbih et!

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde sabret, çünkü Allahın va'di haktır hem günahına istiğfar ve akşam, sabah rabbına hamdiyle tesbih et

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O halde sabret. Kuşkusuz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Suçların için bağışlanma dile. Akşam sabah dipnot 1 Rabb'ini hamd ile tesbih dipnot 2 et.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sürekli, gün boyu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılmasıdır. Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir. (20:130). Tesbihi, namazda tesbih çekmeye indirgemek bidat ve hurafedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O halde sabret. Kuşkusuz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Kusurların için bağışlanma dile. Akşam sabah dipnot 1 Rabb'ini hamd ile tesbih et. dipnot 2

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sürekli, gün boyu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Her türlü noksanlıktan arındırarak, övgü ile yücelt. Allah'ın, her türlü noksanlıktan arınık, tüm mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbihi, namaza indirgemek doğru değildir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılması etkinliğidir. Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir.

Gültekin Onan

Şu halde sen sabret. Gerçekten Tanrı'nın vaadi haktır. Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah rabbini hamd ile tesbih et.

Hasan Basri Çantay

Şimdi sen (Habibim) sabret. Çünkü Allahın va'di gerçekdir. Günahının yarlığanmasını iste. Akşam, sabah Rabbini hamd ile (tenzih ve) tesbih et.

İbni Kesir

Şimdi sen; sabret, Allah'ın vaadi mutlaka haktır. Günahının yarlığanmasını dile, sabah akşam Rabbını hamd ile tesbih et.

Mehmet Alagaş

(53-65) Yemin olsun ki Musa’ya hidayeti verdik / doğru yola ilettik, İsrail oğullarını yola yönlendirsin ve akıl ulularına hatırlatma olsun diye kitabı miras bıraktık. Sabret!... Allah’ın verdiği sözü / vaadi gerçektir / haktır , günahlarının bağışlanmasını iste, akşam ve sabah Rabbini hamd ile üstün tut / tesbih et. Allah’ın ayetleri hakkında onlara verilmiş bir delil dayanağı / bir sultan olmadan mücadele içinde olanların göğüslerinde bir türlü ulaşamadıkları büyüklenme / kibir vardır, Allah’a sığın!... Muhakkak ki O, işitendir, görendir. Semaları ve arzı yaratması insan yaratmasından daha büyüktür ve fakat insanların çoğu /ekserisi bilmiyorlar. Gören ile kör hiç eş seviyede olur mu? İman edenler ve salih amel işleyenlerle de kötü aynı seviyede olur mu? Çok az düşünüyorsunuz. Saat kesinlikle gelecek , bunda bir kuşku yok ve lakin insanların çoğu iman etmiyorlar. Rabbiniz dedi ki, bana dua edin duanızı cevaplayayım , bana ibadet etmekten kibirlenenler ise kesinlikle cehenneme alçaklık içinde / küçük düşmüş halde girecekler. Allah size içinde dinlenesiniz diye geceyi yaptı ve gündüzü de görünür kıldı, Muhakkak ki Allah, insanlar için fazıl sahibidir ve fakat insanların çoğu teşekkür etmiyor. İşte bu Rabbinizdir, her şeyi yarattı , O’ndan başka ilah yok , nasıl olurda kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz ? Allah’ın ayetlerini bildiği halde tanımayanlar işte böyle kara çalıyorlar / ifk ediyorlar. Allah ki arzı size durulacak yer , göğü de kubbe / bina yaptı , sizlere suret verdi / şekil şema verdi , şekil suret olarak en güzeli ile. Sizi hoş ve temiz olanlardan rızıklandırdı, işte Rabbiniz Allah size böyledir ve Alemlerin Rabbi Allah bereketlendirendir / mübarektir / tebrik eder. O hayattadır / diridir, O’ndan başka ilah yoktur, O’nun dini üzere katışıksız bir halde ona çağrıda bulunun / dua edin, Övgü / Hamd Alemlerin rabbi Allah’adır.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Rasûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah’ın vaadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam ve sabah Rabbini hamt ile tesbih et.

Süleyman Ateş

Sabret, Allah'ın va'di mutlaka gerçektir. Günahına da istiğfar et ve akşam sabah Rabbini övgü ile an.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen, sabırlı ol. Allah'ın sözü gerçektir. Günahın için de bağışlanma dile; akşamleyin ve sabahın erken vakitlerinde her şeyi güzel yaptığından dolayı Rabbine (Sahibine) ibadet et.

Şaban Britch

Sen de sabret, kuşkusuz Allah’ın vaadi haktır. Günahların için bağışlanma dile, sabah akşam hamd ederek Rabbini tesbih/tenzih et.

Şaban Piriş

Sen de sabret, kuşkusuz Allah'ın vaadi haktır. Günahların için bağışlanma dile, sabah akşam hamd ederek Rabb'ini tesbih/tenzih et.

Yaşar Nuri Öztürk

Öyleyse sabret! Kuşkun olmasın ki, Allah'ın vaadi haktır. Günahın için af dile. Akşam ve sabah, Rabbini överek tespih et!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Therefore, be patient O Muhammad and bear with them their faults and limitations; the promise of Allah, your Creator, is the truth personified. Invoke Allah's forgiveness for any instance where you went short of a standard or showed apprehension, and praise Allah, your Creator, in acknowledgement of His Divine favours and extol His glorious attributes evening and morning.

Abdul Haleem

So be patient, Prophet, for what God has promised is sure to come. Ask forgiveness for your sins; praise your Lord morning and evening.

Abdullah Yusuf Ali

Patiently, then, persevere: for the Promise of Allah is true: and ask forgiveness for thy fault, and celebrate the Praises of thy Lord in the evening and in the morning.

Abul A'la Maududi

Be steadfast, dipnot 1 then, (O Prophet), Allah's promise is true. dipnot 2 Seek forgiveness for your shortcomings, dipnot 3 and celebrate the praise of your Lord, evening and morning. dipnot 4

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Have patience": Bear up with a cool mind against these hardships through which you are passing.
  2. metne dön, dipnot 2
    The allusion is to the promise made above in the sentence: We do help Our Messengers and the believers in the life of this world.
  3. metne dön, dipnot 3
    A study of the context shows that here "sin" implies the state of impatience that was being caused to the Prophet (peace be upon him) on account of the severe antagonism, especially the persecution of his followers. He earnestly desired that either some miracle should be shown, which should convince the disbelievers or something else should soon come down from Allah, which should quell the storm of opposition. Though this desire in itself was not a sin, which should have called for repentance, the high rank with which Allah had blessed the Prophet (peace be upon him) demanded great grit and will power; so the little impatience shown by him was regarded as inconsistent with his high rank. Therefore, he was required to ask Allah’s forgiveness for showing the weakness and was told to hold his ground like a rock as a man of a high rank like him should.
  4. metne dön, dipnot 4
    That is, Glorification of Allah with His praises is the only means by which those who work for the sake of Allah can get the strength to resist and overcome the hardships faced in the way of Allah. Glorifying the Lord morning and evening can have two meanings:

Aisha Bewley

So remain steadfast. Allah’s promise is true. Ask forgiveness for your wrong action and glorify your Lord with praise in the evening and the early morning.

Al-Hilali & Khan

So be patient (O Muhammad صلى الله عليه وسلم). Verily, the Promise of Allâh is true, and ask forgiveness for your fault[1] and glorify the praises of your Lord in the ‘Ashî (i.e. the time period after the midnoon till sunset) and in the Ibkâr (i.e. the time period from early morning or sunrise till before midnoon) [it is said that, that means the five compulsory congregational Salât (prayers) or the ‘Asr and Fajr prayers].

Ali Quli Qarai

So be patient! Allah’s promise is indeed true. And plead for [Allah’s] forgiveness for your sin, and celebrate the praise of your Lord morning and evening.

Amatul Rahman Omar

So patiently persevere. The promise of Allâh is true. Ask His protection for (those who committed) offence against you and declare the holiness of your Lord along with His praise at nightfall and in the early hours of the morning.

Arthur John Arberry

So be thou patient; surely God's promise is true. And ask forgiveness for thy sin, and proclaim the praise of thy Lord at evening and dawn.

Bijan Moeinian

[You (Mohammad) will be helped in the same manner too; therefore] Be patient as God delivers what He promises. Glorify your Lord in the morning and in the evening and ask forgiveness for your sins.

E. Henry Palmer

Be thou patient, then; verily, God's promise is true: and ask thou forgiveness for thy sins, and celebrate the praise of thy Lord in the evening and in the morn.

Edip-Layth

So be patient, for the promise of God is true, and seek forgiveness for your sin, and glorify and praise your Lord at dusk and dawn.

George Sale

Wherefore do thou, O prophet, bear the insults of the infidels with patience; for the promise of God is true: And ask pardon for thy fault; and celebrate the praise of thy Lord, in the evening and in the morning.

Hamid S. Aziz

Therefore, be patient; surely the promise of Allah is true; and ask protection for your fault and sing the praise of your Lord in the evening and the morning.

Mahmoud Ghali

So (endure) patiently; (This is addressed to the Prophet) surely the promise of Allah is true. And ask forgiveness for your guilty (deed), and extol with the praise of your Lord at nightfall and before the rising of the sun.

Marmaduke Pickthall

Then have patience (O Muhammad). Lo! the promise of Allah is true. And ask forgiveness of thy sin, and hymn the praise of thy Lord at fall of night and in the early hours.

Mohamed Ahmed - Samira

So persevere; the promise of God is true; and seek forgiveness for your sins, and chant the praises of your Lord evening and morning.

Muhammad Asad

hence, remain thou patient in adversity - for, verily, God’s promise always comes true - and ask forgiveness for thy sins, and extol thy Sustainer’s glory and praise by night and by day.

Mustafa Khattab

So be patient ˹O Prophet˺, ˹for˺ Allah’s promise is certainly true. Seek forgiveness for your shortcomings.[1] And glorify the praises of your Lord morning and evening.

Progressive Muslims

So be patient, for the promise of God is true, and seek forgiveness for your sin, and glorify and praise your Lord evening and morning.

Rashad Khalifa

Therefore, be patient, for GOD's promise is true, and ask forgiveness for your sin, and glorify and praise your Lord night and day.

Sahih International

So be patient, [O Muúammad]. Indeed, the promise of Allah is truth. And ask forgiveness for your sin and exalt [ Allah ] with praise of your Lord in the evening and the morning.

Sam Gerrans

So be thou patient; the promise of God is true. And ask thou forgiveness for thy transgression; and give thou glory with the praise of thy Lord evening and morning.

Shabbir Ahmed

Hence, (O Prophet) remain patient in adversity - for, verily, Allah's Promise always comes True. And dispel and guard yourself against the slander and schemes of the alarmists, intended to cause dissension. And extol the Glory and Praise of your Lord night and day, working hard to set up the Divine Order for everyone to behold that He is Praiseworthy. (47:19), (48:2) - 'Zanb' also means sticking a blame or slander behind one's back for character assassination).

Syed Vickar Ahamed

Patiently await, (O Prophet!): The Promise of Allah is true: And ask forgiveness for your fault, and celebrate the Praises of your Lord in the evening (‘Asr prayer), and in the morning (Faj’r prayer)

Taqi Usmani

So, be patient - surely the promise of Allah is true - and seek forgiveness for your sins, and proclaim the purity and praise of your Lord in the afternoon and at dawn.

The Monotheist Group

So be patient, for the promise of God is true, and seek forgiveness for your sin, and glorify and praise your Lord evening and morning.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 55. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 55. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 55. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩