Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 114. ayet

Mü'minûn suresi, 114. ayet. قَٰلَ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا قَلِيلًا لَّوْ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

ḳâle il lebiŝtüm illâ ḳalîlel lev enneküm küntüm ta`lemûn.

Diyanet İşleri

Allah, şöyle der: "Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 111–117 · surenin 114. ayeti / 118

Konu Ölüm, berzah, sûr ve hesap Mü'minûn 99–118 3

  1. Mü'minûn 111

    Sabretmiş olmaları sebebiyle, bugün ben onları mükafatlandırdım. Şüphesiz onlar başarıya erenlerin ta kendileridir.

  2. Mü'minûn 112

    Allah, (inkarcılara) "Yeryüzünde kaç sene kaldınız?" diye sorar.

  3. Mü'minûn 113

    Onlar, "Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor" derler.

  4. 114

    Allah, şöyle der: "Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız."

  5. Mü'minûn 115

    "Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"

  6. Mü'minûn 116

    Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. O'ndan başka hiç ilah yoktur. O, şerefli ve yüce Arş'ın Rabbidir.

  7. Mü'minûn 117

    Kim, hakkında hiçbir delili olmadığı halde Allah ile birlikte başka bir ilaha taparsa, onun hesabı ancak Rabbi katındadır. Şüphesiz kafirler asla kurtuluşa eremezler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 112–114. ayetler için yazılmıştır.

112. “(Onlara:) “Siz yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” buyuracak.” Yüce Allah, onları kınama anlamında, akılsız olduklarını belirtmek üzere onlara bu sözleri söyleyecektir. Çünkü onlar, dünyadaki bu kısacık süreleri zarfında kendilerini ilâhi gazap ve cezaya maruz bırakan her türlü kötülüğü kazandılar. Buna karşılık mü’minleri ebedi mutluluğa ve Rablerinin rızasına ulaştıran hayırları onlar kazanamadılar.

113. “Siz yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” diye kendilerine sorulacak soruya: “Bir gün yahut daha az kaldık... diyecekler.” Bu sözleri, dünyadaki kalış sürelerini oldukça kısa kabul etmeleri kanaatine dayalıdır. Orada kısa bir süre kaldıklarını bu söz ifade eder; ancak bu, gerçekten dünyadaki kalış sürelerinin miktarını tayin etmez. Onlar “sayanlara sor” diyeceklerdir. Yani kaldığımız süreyi sayı olarak tespit edenlere sor. Kendileri ise bunu saymakla uğraşmalarına imkân tanımayacak bir meşguliyet ve bir azap içerisinde bulunacaklardır.

114. Onlara: Sizler kaldığınız süreyi miktarı ile ister tayin edin, ister etmeyin fark etmez. Zira “siz ancak pek az bir süre kaldınız. Bunu bir bilmiş olsaydınız…”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah "Şayet kaldığınız sürenin ne kadar olduğunu hakkıyla bilseydiniz, dünya hayatında itaatte sabırlı olmanın kolay olacağı az bir zaman kaldığınızı anlardınız."

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَـٰلَ kale buyurdu ki kök: قول
  2. إِن in
  3. لَّبِثْتُمْ lebistum kalmadınız kök: لبث
  4. إِلَّا illa başka
  5. قَلِيلًۭا ۖ kalilen az bir (zamandan) kök: قلل
  6. لَّوْ lev keşke
  7. أَنَّكُمْ ennekum siz
  8. كُنتُمْ kuntum bilseydiniz kök: كون
  9. تَعْلَمُونَ tea'lemune -mi sandınız? kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لبث (31 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Allah'ın sizi (kabirlerinizden) çağıracağı, sizin de O'na hamd ederek emrine hemen uyacağınız ve (kabirlerinizde) pek az kaldığınızı sanacağınız günü…

  • Aynı kök: لبث (31 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Seni o yerden (Mekke'den) sürüp çıkarmak için neredeyse seni sıkıştıracaklardı. Bunu yapabilselerdi, senin ardından orada pek az kalırlardı.

  • Aynı kök: لبث (31 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…

  • Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…

  • Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) şöyle buyuracaktır: "Sadece az bir süre kaldınız; keşke (bunu) bilmiş olsaydınız!

Mustafa İslamoğlu

(Allah şöyle diyecek): "Yalnızca kısa bir süre kaldınız: Keşke siz, bunu olsun bilseydiniz!"

Muhammed Esed

(Bunun üzerine, Allah:) "Orada sadece az bir vakit kaldınız; bunu bir bilseydiniz!

Ahmed Hulusi

Dedi ki: "Ancak az (bir süre) kaldınız, eğer gerçekten bilseydiniz!"

Ali Bulaç

Dedi ki: "Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz,"

Ali Özek ve heyeti

Buyurur: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız!

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Birazcık kaldınız; aslında, bir bilseydiniz!"

Bayraktar Bayraklı

Allah şöyle buyurur: "Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz bunu bilmiş olsaydınız."

Edip Yüksel

Dedi ki, "Siz gerçekten çok kısa bir süre kaldınız, keşke bilseydiniz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Siz gerçekten çok kısa bir süre kaldınız, keşke bilseydiniz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah buyuruyor ki: "Bilmiş olsanız, gerçekten pek az kaldınız."

Elmalılı Hamdi Yazır

Buyurur ki bilmiş olsanız cidden pek az kaldınız

Erhan Aktaş

"Sadece az bir süre kaldınız. Keşke o zaman bunu kavramış olsaydınız." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Sadece az bir süre kaldınız. Keşke o zaman bunu kavramış olsaydınız." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Çok az bir süre kaldınız. Keşke o zaman bunu kavramış olsaydınız." dedi.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz,"

Hasan Basri Çantay

Buyurdu (buyuracak) ki: "Az bir zamandan (fazla) kalmadınız! (Cehennemde kalacağınız ebedi zamanları) hakıykaten bir bilseydiniz".

İbni Kesir

Buyurdu ki: Çok az bir süre kaldınız. Keşki bilseydiniz.

Mehmet Alagaş

(112-118) Dedi ki sene adedi olarak yer yüzünde ne kadar kaldınız? Dediler ki; bir gün yahut birkaç gün, sayanlara sor, Allah der ki azcık kaldınız, keşke siz bilseydiniz. Sizi abes olsun diye mi / boşuna mı yarattık? Böyle mi hesap ettiniz mi? / böyle mi değerlendiriyorsunuz? Siz kesinlikle bize geri döndürüleceksiniz. Allah yücedir egemendir / mülkiyet sahibidir gerçektir, Ondan başka ilah yoktur , Tahtın / Arşın Rabbidir, ikram edendir , k im Allah’tan başka hakkında bir delil olmayan ilaha dua ederse, Onun hesabı Al lah’ın yanında olacaktır , O’da kesinlikle kafirleri kurtuluşa erdirmez. Deki: Rabbim, bağışla, affet sen merhametlilerin en hayırlısısın. (Burhan: Delil beş türlüdür, her zaman doğru olan, her zaman yalan olan, doğruya daha yakın, yalana daha yakın, doğruya ve yalana her ikisine de eşit seviyede delil)

Rowwad Tercüme Merkezi

Buyurdu ki: “Siz ancak az bir süre eğlendiniz. Eğer gerçekten bilmiş olsaydınız.

Süleyman Ateş

Buyurdu ki: "Sadece az bir zaman kaldınız, keşke bilseydiniz!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah; "Evet pek az kaldınız, keşke bunu o zaman bilseydiniz" diyecektir.

Şaban Britch

Çok az bir süre kaldınız, dedi. Keşke bilseydiniz.

Şaban Piriş

-Çok az bir süre kaldınız, keşke bilseydiniz dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Buyurdu: "Sadece birazcık kaldınız. Keşke biliyor olsaydınız."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"You only sojourned for a short while if you had only known!"

Abdul Haleem

He will say, ‘You stayed but a little, if you had only known.

Abdullah Yusuf Ali

He will say: "Ye stayed not but a little,- if ye had only known!

Abul A'la Maududi

He will say: "You stayed only for a while, if you only knew that. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, Our Messengers warned you that the life in this world is transitory and is for test and trial, but you did not realize it then and denied that there was any life in the Hereafter and behaved in accordance with that belief.

Aisha Bewley

He will say, ‘You only tarried there for a little while if you did but know!

Al-Hilali & Khan

He (Allâh) will say: "You stayed not but a little, if you had only known!

Ali Quli Qarai

He will say, ‘You only remained a little; if only you had known.

Amatul Rahman Omar

(God) will say, `You tarried but a little while, if only you knew (what loss you have incurred by missing doing good).

Arthur John Arberry

He shall say, 'You have tarried but a little, did you know.

Bijan Moeinian

The Lord will say: "So, you realize that it was only a short stay (and was not worth it to exchange it for the eternity. )"

E. Henry Palmer

He will say, 'Ye have only tarried a little, were ye but to know it.

Edip-Layth

He said, "You have remained for very little, if you knew."

George Sale

God will say, Ye have tarried but a while, if ye knew it.

Hamid S. Aziz

They will say, "We tarried but a day or part of a day, but ask those who keep count. "

Mahmoud Ghali

He will say, "You have decidedly lingered (nothing) except a little, if (only) you knew.

Marmaduke Pickthall

He will say: Ye tarried but a little if ye only knew.

Mohamed Ahmed - Samira

He will say: "You stayed there only a moment, if you knew.

Muhammad Asad

[Whereupon] He will say: "You have spent there but a short while: had you but known [how short it was to be]!

Mustafa Khattab

He will say, "You only remained for a little while, if only you knew.

Progressive Muslims

He said: "You have remained for very little, if you knew. "

Rashad Khalifa

He said, "In fact, you stayed but a brief interim, if you only knew.

Sahih International

He will say, "You stayed not but a little - if only you had known.

Sam Gerrans

He will say: “You tarried only a little; had you but known[...].

Shabbir Ahmed

He will say, "You stayed only a little, if you had only realized then!"

Syed Vickar Ahamed

He will say: "You stayed only for a little (while)— If you had only known!

Taqi Usmani

He will say, "You did not stay but for a little. Would that you had understood (this at that time)!

The Monotheist Group

He said: "You have remained for very little, if only you knew."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 114. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 114. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 114. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩