Diyanet İşleri
Allah, şöyle der: "Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız."
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 114. ayet. قَٰلَ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا قَلِيلًا لَّوْ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ
ḳâle il lebiŝtüm illâ ḳalîlel lev enneküm küntüm ta`lemûn.
Allah, şöyle der: "Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ölüm, berzah, sûr ve hesap Mü'minûn 99–118 3
Sabretmiş olmaları sebebiyle, bugün ben onları mükafatlandırdım. Şüphesiz onlar başarıya erenlerin ta kendileridir.
Allah, (inkarcılara) "Yeryüzünde kaç sene kaldınız?" diye sorar.
Onlar, "Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor" derler.
Allah, şöyle der: "Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız."
"Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. O'ndan başka hiç ilah yoktur. O, şerefli ve yüce Arş'ın Rabbidir.
Kim, hakkında hiçbir delili olmadığı halde Allah ile birlikte başka bir ilaha taparsa, onun hesabı ancak Rabbi katındadır. Şüphesiz kafirler asla kurtuluşa eremezler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 112–114. ayetler için yazılmıştır.
112. “(Onlara:) “Siz yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” buyuracak.” Yüce Allah, onları kınama anlamında, akılsız olduklarını belirtmek üzere onlara bu sözleri söyleyecektir. Çünkü onlar, dünyadaki bu kısacık süreleri zarfında kendilerini ilâhi gazap ve cezaya maruz bırakan her türlü kötülüğü kazandılar. Buna karşılık mü’minleri ebedi mutluluğa ve Rablerinin rızasına ulaştıran hayırları onlar kazanamadılar.
113. “Siz yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” diye kendilerine sorulacak soruya: “Bir gün yahut daha az kaldık... diyecekler.” Bu sözleri, dünyadaki kalış sürelerini oldukça kısa kabul etmeleri kanaatine dayalıdır. Orada kısa bir süre kaldıklarını bu söz ifade eder; ancak bu, gerçekten dünyadaki kalış sürelerinin miktarını tayin etmez. Onlar “sayanlara sor” diyeceklerdir. Yani kaldığımız süreyi sayı olarak tespit edenlere sor. Kendileri ise bunu saymakla uğraşmalarına imkân tanımayacak bir meşguliyet ve bir azap içerisinde bulunacaklardır.
114. Onlara: Sizler kaldığınız süreyi miktarı ile ister tayin edin, ister etmeyin fark etmez. Zira “siz ancak pek az bir süre kaldınız. Bunu bir bilmiş olsaydınız…”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah "Şayet kaldığınız sürenin ne kadar olduğunu hakkıyla bilseydiniz, dünya hayatında itaatte sabırlı olmanın kolay olacağı az bir zaman kaldığınızı anlardınız."
Aynı kök: لبث (31 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Allah'ın sizi (kabirlerinizden) çağıracağı, sizin de O'na hamd ederek emrine hemen uyacağınız ve (kabirlerinizde) pek az kaldığınızı sanacağınız günü…
Aynı kök: لبث (31 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Seni o yerden (Mekke'den) sürüp çıkarmak için neredeyse seni sıkıştıracaklardı. Bunu yapabilselerdi, senin ardından orada pek az kalırlardı.
Aynı kök: لبث (31 geçiş)
Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…
Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…
Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…
Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Allah) şöyle buyuracaktır: "Sadece az bir süre kaldınız; keşke (bunu) bilmiş olsaydınız!
(Allah şöyle diyecek): "Yalnızca kısa bir süre kaldınız: Keşke siz, bunu olsun bilseydiniz!"
(Bunun üzerine, Allah:) "Orada sadece az bir vakit kaldınız; bunu bir bilseydiniz!
Dedi ki: "Ancak az (bir süre) kaldınız, eğer gerçekten bilseydiniz!"
Dedi ki: "Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz,"
Buyurur: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız!
Dedi ki: "Birazcık kaldınız; aslında, bir bilseydiniz!"
Allah şöyle buyurur: "Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz bunu bilmiş olsaydınız."
Dedi ki, "Siz gerçekten çok kısa bir süre kaldınız, keşke bilseydiniz."
Dedi ki, 'Siz gerçekten çok kısa bir süre kaldınız, keşke bilseydiniz.'
Allah buyuruyor ki: "Bilmiş olsanız, gerçekten pek az kaldınız."
Buyurur ki bilmiş olsanız cidden pek az kaldınız
"Sadece az bir süre kaldınız. Keşke o zaman bunu kavramış olsaydınız." dedi.
"Sadece az bir süre kaldınız. Keşke o zaman bunu kavramış olsaydınız." dedi.
"Çok az bir süre kaldınız. Keşke o zaman bunu kavramış olsaydınız." dedi.
Dedi ki: "Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz,"
Buyurdu (buyuracak) ki: "Az bir zamandan (fazla) kalmadınız! (Cehennemde kalacağınız ebedi zamanları) hakıykaten bir bilseydiniz".
Buyurdu ki: Çok az bir süre kaldınız. Keşki bilseydiniz.
(112-118) Dedi ki sene adedi olarak yer yüzünde ne kadar kaldınız? Dediler ki; bir gün yahut birkaç gün, sayanlara sor, Allah der ki azcık kaldınız, keşke siz bilseydiniz. Sizi abes olsun diye mi / boşuna mı yarattık? Böyle mi hesap ettiniz mi? / böyle mi değerlendiriyorsunuz? Siz kesinlikle bize geri döndürüleceksiniz. Allah yücedir egemendir / mülkiyet sahibidir gerçektir, Ondan başka ilah yoktur , Tahtın / Arşın Rabbidir, ikram edendir , k im Allah’tan başka hakkında bir delil olmayan ilaha dua ederse, Onun hesabı Al lah’ın yanında olacaktır , O’da kesinlikle kafirleri kurtuluşa erdirmez. Deki: Rabbim, bağışla, affet sen merhametlilerin en hayırlısısın. (Burhan: Delil beş türlüdür, her zaman doğru olan, her zaman yalan olan, doğruya daha yakın, yalana daha yakın, doğruya ve yalana her ikisine de eşit seviyede delil)
Buyurdu ki: “Siz ancak az bir süre eğlendiniz. Eğer gerçekten bilmiş olsaydınız.
Buyurdu ki: "Sadece az bir zaman kaldınız, keşke bilseydiniz!"
Allah şöyle diyecektir: "Pek az kaldınız, keşke bunu bilseydiniz dipnot 1 !
Allah; "Evet pek az kaldınız, keşke bunu o zaman bilseydiniz" diyecektir.
Çok az bir süre kaldınız, dedi. Keşke bilseydiniz.
-Çok az bir süre kaldınız, keşke bilseydiniz dedi.
Buyurdu: "Sadece birazcık kaldınız. Keşke biliyor olsaydınız."
"You only sojourned for a short while if you had only known!"
He will say, ‘You stayed but a little, if you had only known.
He will say: "Ye stayed not but a little,- if ye had only known!
He will say: "You stayed only for a while, if you only knew that. dipnot 1
He will say, ‘You only tarried there for a little while if you did but know!
He (Allâh) will say: "You stayed not but a little, if you had only known!
He will say, ‘You only remained a little; if only you had known.
(God) will say, `You tarried but a little while, if only you knew (what loss you have incurred by missing doing good).
He shall say, 'You have tarried but a little, did you know.
The Lord will say: "So, you realize that it was only a short stay (and was not worth it to exchange it for the eternity. )"
He will say, 'Ye have only tarried a little, were ye but to know it.
He said, "You have remained for very little, if you knew."
God will say, Ye have tarried but a while, if ye knew it.
They will say, "We tarried but a day or part of a day, but ask those who keep count. "
He will say, "You have decidedly lingered (nothing) except a little, if (only) you knew.
He will say: Ye tarried but a little if ye only knew.
He will say: "You stayed there only a moment, if you knew.
[Whereupon] He will say: "You have spent there but a short while: had you but known [how short it was to be]!
He will say, "You only remained for a little while, if only you knew.
He said: "You have remained for very little, if you knew. "
He said, "In fact, you stayed but a brief interim, if you only knew.
He will say, "You stayed not but a little - if only you had known.
He will say: “You tarried only a little; had you but known[...].
He will say, "You stayed only a little, if you had only realized then!"
He will say: "You stayed only for a little (while)— If you had only known!
He will say, "You did not stay but for a little. Would that you had understood (this at that time)!
He said: "You have remained for very little, if only you knew."