Diyanet İşleri
Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 48. ayet. فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا۟ مِنَ ٱلْمُهْلَكِينَ
fekeẕẕebûhümâ fekânû mine-lmühlekîn.
Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ, Hârûn ve Îsâ; tek din Mü'minûn 45–56 3
(45-46) Sonra Musa ve kardeşi Harun'u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.
Bu yüzden, "Kavimleri bize kul köle iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız" dediler.
Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.
Andolsun, hidayete ersinler diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
Meryem oğlu İsa'yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.
Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyiniz ve iyi ameller işleyiniz. Doğrusu ben, sizin yaptığınız şeyleri tamamen bilirim.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
48. “Böylece onları yalanladılar da sonunda” denizde, İsrailoğullarının gözü önünde boğularak “helâk edilenlerden oldular.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O ikisinin Allah katından getirdiklerini yalanladılar. Yalanlamaları sebebi ile boğularak helak edilenlerden oldular.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Böylece o ikisini yalanlamış ve helak edilenlerden olmuşlardı.
Böylece onları yalanladılar; bu yüzden de helake uğrayanlardan oldular.
İşte böyle (diyerek) bu iki (elçiyi) yalanladılar ve böylece helak edilenlerin arasındaki yerlerini aldılar:
O ikisini yalanladılar; bu yüzden de yok edilenlerden oldular.
Böylece onları yalanladılar ve yıkıma uğrayanlardan oldular.
Böylece o iki peygamberi yalanlamışlar ve helak edilenlerden olmuşlardı.
Böylece, ikisini de yalanladılar. Sonunda, yıkıma uğratılanlar arasında oldular.
Böylece onları yalanladılar ve bu sebeple helak edilenlerden oldular.
İkisini yalanladılar ve sonuç olarak yok edilenlerden oldular.
İkisini yalanladılar ve sonuç olarak yok edilenlerden oldular.
Böylece onları yalanladılar da helak edilenlerden oldular.
Bu suretle onları tekzib ettiler de helak edilenlerden oldular
Onları yalanladılar. Ve helak edilenlerden oldular.
Onları yalanladılar. Ve helak edilenlerden oldular.
Onları yalanladılar. Ve helak edilenlerden oldular.
Böylece onları yalanladılar ve yıkıma uğrayanlardan oldular.
İşte onları tekzib etdiler ve helak edilenlerden oldular.
Onları yalanladılar ve bu yüzden helake uğratılanlardan oldular.
(45-50) Sonra Musa’yı ve kardeşi Harun’u ayetlerle ve apaçık delillerle Firavun ve ileri gelenlerine gönderdik , büyüklendiler / kibirlendiler kendini yüce gören bir kavim oldular , (Teklif edilmiş olması onları kibirlendirdi) dediler ki “Bizim gibi iki beşere mi iman edeceğiz? Üstelik ikisinin de kavmi bize kulluk ediyor / ibadet ediyor” her ikisini de yalanladılar ve helak edilenlerden oldular. Kesin olan şu ki, Musa’ya kitabı verdik böylelikle belki yola girerler / hidayete ererler. Meryem oğlunu ve annesini ayet yaptık, Her ikisini de gözesi ve durma / oturma imkânı olan bir tepede barındırdık.
Böylece o ikisini yalanladılar ve helâk edilenlerden oldular.
Onları yalanladılar ve helak edilenlerden oldular.
Böylece ikisini de yalanladılar ve helak edilenlerden oldular dipnot 1 .
Böylece ikisini de yalancı saydılar ve ortadan kaldırılanlardan oldular.
Bu sebeple onları yalanladılar da helak edilenlerden oldular.
Bu sebeple onları yalanladılar da helak edilenlerden oldular.
İkisini de yalanladılar, böylece helak edilenler arasına katıldılar.
And they accused them of falsehood, and in consequence were they added to the list of those who perished.
and so they called them both liars: they became another ruined people.
So they accused them of falsehood, and they became of those who were destroyed.
So they rejected them, calling them liars, and they too eventually became of those that were destroyed. dipnot 1
They denied them and so they were destroyed.
So they denied them both [Mûsâ (Moses) and Hârûn (Aaron)] and became of those who were destroyed.
So they impugned the two of them, whereat they were among those who were destroyed.
So they cried lies to both of them with the result they became of those who were destroyed.
So they cried them lies, and they were among the destroyed.
They rejected those two Prophets; consequently, they deserved their destruction.
So they called them liars, and were of those who perished.
So they denied them, and they became of those who were destroyed.
And they accused them of imposture: Wherefore they became of the number of those who were destroyed.
And they said, "Shall we believe two mortals like ourselves, and whose people are servile unto us?"
Then they cried lies to them (both); so they were among the perished.
So they denied them, and became of those who were destroyed.
Then they accused them of lies, and joined the company of those who were destroyed.
Thus, they gave the lie to those two, and earned (thereby) their place among the doomed:
So they rejected them both, and ˹so˺ were among those destroyed.
So they denied them, and they became of those who were destroyed.
They rejected the two, and consequently, they were annihilated.
So they denied them and were of those destroyed.
Then they denied them, and were among those destroyed.
Thus they denied them, and earned their place among the doomed.
So they denied them both (and accused them of lying), and they became of those who were destroyed.
Thus they rejected both of them and were among the destroyed.
So they denied them, and they became of those who were destroyed.