Diyanet İşleri
Meryem oğlu İsa'yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 50. ayet. وَجَعَلْنَا ٱبْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّهُۥٓ ءَايَةً وَءَاوَيْنَٰهُمَآ إِلَىٰ رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَعِينٍ
vece`alne-bne meryeme veümmehû âyetev veâveynâhümâ ilâ rabvetin ẕâti ḳarâriv veme`în.
Meryem oğlu İsa'yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ, Hârûn ve Îsâ; tek din Mü'minûn 45–56 3
Bu yüzden, "Kavimleri bize kul köle iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız" dediler.
Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.
Andolsun, hidayete ersinler diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
Meryem oğlu İsa'yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.
Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyiniz ve iyi ameller işleyiniz. Doğrusu ben, sizin yaptığınız şeyleri tamamen bilirim.
Şüphesiz bu (İslam), tek bir din olarak sizin dininizdir. Ben de Rabbinizim. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının.
(İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
50. Yani biz Meryem oğlu İsâ’ya da lütuf ve ihsanda bulunduk. O’nu ve anasını Allah’ın hayret verici âyetlerinden kıldık. Çünkü annesi, ona babasız olarak gebe kalıp dünyaya getirmişti. Kendisi beşikte henüz küçük bir çocuk iken konuşmuştu. Ayrıca Yüce Allah, onun vasıtası ile pek çok mucizeler göstermişti. “Onları yerleşmeye elverişli ve akarsuyu olan yüksek bir yerde barındırdık” Allah daha iyi bilir ama bu, Meryem’in onu doğurduğu zaman olmuştu. Yüce Allah’ın şu buyruğu da buna delildir: “Rabbin senin alt tarafında” yani yüksekliği dolayısı ile bulunduğun mekanın alt tarafında kalan “bir su arkı var etti.” Bu da kaynayan küçük bir akarsu idi. “Hurma ağacının gövdesini kendine doğru silkele de üzerine olgunlaşmış taze hurmalar dökülsün.” (Meryem, 19/24-26)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Meryem'in oğlu İsa'yı ve annesi Meryem'i kudretimize delalet eden birer ayet kıldık. Meryem, ona babasız olarak hamile kaldı. Biz, o ikisini yüksek, akarsuyu olan, düzgün ve meskun bir yere yerleştirdik.
Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)
"Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…
Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)
Onlar, "Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle" diyenlerdir.
Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)
Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilsin diye onu anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu…
Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)
Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da…
Aynı kök: ربو (20 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Bir topluluk diğer bir topluluktan daha (güçlü ve) çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat sebebi yaparak, ipliğini iyice eğirip…
Aynı kök: ربو (20 geçiş) · Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…
Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Meryem oğlunu ve (onun) annesini dipnot 1 de bir ayet (mucize) kılmıştık. dipnot 2 Onları yerleşime elverişli, suyu bulunan bir tepeye yerleştirmiştik. dipnot 3
Yine (aynı amaçla) Meryem oğlunu ve annesini de birer simge kıldık; ve o ikisini kalıcı bir güzelliğin görkemli makamına ve esenliğin bereketli kaynağına yerleştirdik.
Ve (Musa'yı nasıl onurlandırdıysak) Meryem oğlunu ve anasını da (rahmetimiz için) bir sembol kıldık: Ve o'nların her ikisini de ebedi esenliğin, berrak çeşmelerin bulunduğu yüce bir makama eriştirdik.
Meryemoğlu'nu ve anasını bir mucize kıldık. . . Ve o ikisini akarsuyu olan yüksek bir yere yerleştirdik.
Biz, Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet kıldık ve ikisini barınmaya elverişli ve akar suyu olan bir tepede yerleştirdik.
Meryem oğlunu ve annesini de (kudretimize) bir alâmet kıldık; onları, yerleşmeye elverişli, suyu bulunan bir tepeye yerleştirdik.
Meryem Oğlu ve annesini de bir mucize yaptık. İkisini de oturmaya elverişli ve akarsuyu olan yüksek bir tepeye yerleştirdik. dipnot 279
Meryemoğlunu ve annesini de bir ders kıldık; onları yerleşmeye elverişli, suyu bulunan bir tepeye yerleştirdik.
Meryem oğlunu ve annesini bir işaret kıldık ve onları yerleşmeye elverişli ve pınarı olan bir tepede barındırdık.
Meryem oğlunu ve annesini bir işaret kıldık, ve onları yerleşmeye elverişli ve pınarı olan bir tepede barındırdık.
Meryem oğlunu ve annesini bir mucize kıldık ve ikisini oturaklı ve temiz sulu bir tepede barındırdık.
İbni Meryemi de anasiyle bir ayet kıldık ve ikisini bir oturaklı ve temiz sulu bir tepeye barındırdık
Meryem Oğlu'nu ve annesini bir ayet dipnot 1 kıldık. Ve ikisini, suyu olan yerleşime uygun bir tepeye yerleştirdik.
Meryem oğlunu ve annesini bir ayet dipnot 1 kıldık. Ve ikisini, suyu olan yerleşime uygun bir tepeye yerleştirdik.
Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet dipnot 1 kıldık. Ve ikisini, suyu olan yerleşime uygun bir tepeye yerleştirdik.
Biz, Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet kıldık ve ikisini barınmaya elverişli ve akar suyu olan bir tepede yerleştirdik.
Meryemin oğlunu da, anasını da (kudretimize) bir ayet (ibret) kıldık. Onları düz (ya'ni oturmıya yarar) ve akar suya malik bir tepede barındırdık.
Biz; Meryem'in oğlunu da, annesini de bir ayet kıldık. Her ikisini de sulak, oturmaya elverişli yüksek bir yere yerleştirdik.
(45-50) Sonra Musa’yı ve kardeşi Harun’u ayetlerle ve apaçık delillerle Firavun ve ileri gelenlerine gönderdik , büyüklendiler / kibirlendiler kendini yüce gören bir kavim oldular , (Teklif edilmiş olması onları kibirlendirdi) dediler ki “Bizim gibi iki beşere mi iman edeceğiz? Üstelik ikisinin de kavmi bize kulluk ediyor / ibadet ediyor” her ikisini de yalanladılar ve helak edilenlerden oldular. Kesin olan şu ki, Musa’ya kitabı verdik böylelikle belki yola girerler / hidayete ererler. Meryem oğlunu ve annesini ayet yaptık, Her ikisini de gözesi ve durma / oturma imkânı olan bir tepede barındırdık.
Andolsun ki biz Meryem oğlunu da, anasını da birer ayet kıldık ve onları yüksek ve akarsuyu olan rahat bir yerde barındırdık.
Meryem oğlunu ve annesini bir mu'cize kıldık ve onları oturmaya uygun, çeşmeli bir tepeye yerleştirdik.
Meryem'in oğlunu /İsa'yı ve annesini, bir ayet /bir mucize yaptık dipnot 1 . Onları, kalınabilecek yeri ve akar suyu olan bir tepeye yerleştirdik dipnot 2 .
Meryemoğlu'nu ve annesini birer belge yaptık. Oturmaya elverişli olan ve gözesi bulunan bir tümseğe yerleştirdik.
Meryem’in oğlunu da, annesini de bir ayet kıldık. O; ikisini akar sulu, yüksek ve meskun bir yere yerleştirdik.
Meryem'in oğlunu da, annesini de bir belge kıldık. O; İkisini akar sulu, yüksek ve meskun bir yere yerleştirdik.
Meryem'in oğluyla annesini birer ayet kıldık ve onları oturmaya uygun pınarlı bir tepeye yerleştirdik.
And We made the son of Maryam (Mary) – Isa (Jesus)- and his mother an emblem of Our Omnipotence and Authority and We provided them with a shelter on a high land affording them security and peace of mind, and beneath which flowed a spring.
We made the son of Mary and his mother a sign; We gave them shelter on a peaceful hillside with flowing water.
And We made the son of Mary and his mother as a Sign: We gave them both shelter on high ground, affording rest and security and furnished with springs.
And We made Mary's son, and his mother, a Sign, dipnot 1 and We gave them refuge on a lofty ground, a peaceful site with springs flowing in it. dipnot 2
And We made the son of Maryam and his mother a Sign and gave them shelter on a mountainside where there was a meadow and a flowing spring.
And We made the son of Maryam (Mary) and his mother as a sign, and We gave them refuge on high ground, a place of rest, security and flowing streams.
and We made the son of Mary and his mother a sign, and sheltered them in a highland, level and watered by a stream.
And We made the son of Mary and his mother a sign, (and a model of virtue), and We gave them both refuge upon a worth-living lofty plateau abounding in (green and fruitful) valleys and springs of running water.
and We made Mary's son, and his mother, to be a sign, and gave them refuge upon a height, where was a hollow and a spring:
I made son of Mary and his mother a sign of Mine, and I gave them both a lovely place (having meadows and springs) on a high ground to rest and have peace.
And we made the son of Mary and his mother a sign; and we lodged them both on a high place, furnished with security and a spring.
We made the son of Mary and his mother a sign, and We gave them refuge on high ground, a place for resting and with a flowing stream.
And We appointed the son of Mary, and his mother, for a sign: And We prepared an abode for them in an elevated part of the earth, being a place of quiet and security, and watered with running springs.
And We verily gave Moses the Book, that per chance (or possibly) they might be guided.
And We made Maryam's (Mary's) son and his mother a sign, and gave an abode to (both of) them upon a mound, with (Literally: owing, comprising) a (refreshing) residence and a profuse (spring).
And We made the son of Mary and his mother a portent, and We gave them refuge on a height, a place of flocks and watersprings.
And We made the son of Mary and his mother a sign, and gave them shelter on an elevated ground, sequestered, watered by a spring.
And [as We exalted Moses, so, too,] We made the son of Mary and his mother a symbol [of Our grace], and provided for both an abode in a lofty place of lasting restfulness and unsullied springs.
And We made the son of Mary and his mother a sign, and gave them refuge on high ground—a ˹suitable˺ place for rest with flowing water.
And We made the son of Mary and his mother a sign, and We gave them refuge on high ground, a place for resting and with a flowing stream.
We made the son of Mary and his mother a sign, and we gave them refuge on a mesa with food and drink.
And We made the son of Mary and his mother a sign and sheltered them within a high ground having level [areas] and flowing water.
And We made the son of Mary and his mother a proof, and We gave them shelter upon high ground: a fixed lodging and a running spring.
And We made the son of Mary and his mother a symbol (of Our Grace). And, We gave them abode on an elevated resort, affording rest and security and fresh water springs. (As they migrated from Canaan after the attempted crucifixion.)
And We made (Isa or Jesus) son of Maryam (Mary) and his mother like a Sign: And We gave them both protection on high ground, offering rest and security and gave them springs (for water).
And We made the son of Maryam (Mary) and his mother a sign, and gave them shelter on a height, having a place of rest and running springs.
AndWe made the son of Mary and his mother a sign, and We gave them refuge on high ground, a place for resting and with a flowing stream.