Diyanet İşleri
Andolsun, hidayete ersinler diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 49. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ
veleḳad âteynâ mûse-lkitâbe le`allehüm yehtedûn.
Andolsun, hidayete ersinler diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ, Hârûn ve Îsâ; tek din Mü'minûn 45–56 3
(45-46) Sonra Musa ve kardeşi Harun'u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.
Bu yüzden, "Kavimleri bize kul köle iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız" dediler.
Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.
Andolsun, hidayete ersinler diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
Meryem oğlu İsa'yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.
Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyiniz ve iyi ameller işleyiniz. Doğrusu ben, sizin yaptığınız şeyleri tamamen bilirim.
Şüphesiz bu (İslam), tek bir din olarak sizin dininizdir. Ben de Rabbinizim. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
49. Firavun kavmi helâk olup İsrailoğulları Mûsâ ile birlikte kurtulduktan ve böylelikle aralarında Allah’ın emrini uygulama, Allah’a ibadeti izhar etme imkânını elde ettikten sonra Allah, onunla Tevrat’ı indirmek üzere kırk gün sözleşti. Mûsâ Rabbinin tayin ettiği vakitte gitti. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Bir de ona levhalarda her şeye ait bir öğüt ve her şeye dair açıklamayı yazdık.” (el-A’raf, 7/145) Bundan dolayı Allah burada: “Hidâyet bulurlar diye” diye buyurmaktadır. Yani emir ve yasağa, mükâfat ve cezaya dair hükümleri etraflıca bilerek, Rablerini isim ve sıfatları ile bilip tanıyarak hidâyet bulurlar diye Mûsâ’ya Tevrat’ı verdik.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ant olsun biz Musa'ya, kavmini hakka iletmesi ve onların bu hak ile amel etmeleri arzusu ile Tevrat'ı verdik.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki biz Musa'ya, doğru yola ulaşsınlar diye Kitabı vermiştik.
Ama doğrusu Biz Musa'ya ilahi mesajı, belki onlar doğru yolu bulurlar diye vermiştik.
Oysa, belki doğru yolu tutarlar diye Musa'ya kitap vermiştik.
Andolsun ki, (İsrailoğulları) hakikate ersinler diye Musa'ya hakikat BİLGİsini verdik.
Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik, belki onlar hidayete erer diye.
Andolsun biz Musa'ya, belki onlar yola gelirler diye, Kitab'ı verdik.
Gerçek şu ki, Musa'ya, Kitap da vermiştik; böylece, belki doğru yola erişirler diye.
Andolsun biz Musa'ya, belki onlar yola gelirler diyekitabı verdik.
Doğruyu bulurlar diye Musa'ya Kitabı vermiştik.
Doğruyu bulurlar diye Musa'ya Kitabı vermiştik.
Andolsun ki, berikiler doğru tutabilsinler diye Musa'ya o kitabı da verdik.
Şanım hakkı için berikiler doğru yolu tutabilsinler diye Musaya o kitabı da verdik
Ve ant olsun, onlar doğru yolu bulsunlar diye Musa'ya Kitap'ı verdik.
Ve ant olsun, onlar doğru yolu bulsunlar diye Musa'ya Kitap'ı dipnot 1 verdik.
Ve ant olsun, onlar doğru yolu bulsunlar diye Kitap'ı dipnot 1 verdik.
Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik, belki onlar hidayete erer diye.
Andolsun ki biz Musaya, (kavmi) belki hidayete kavuşurlar diye, o kitabı (Tevratı) verdik.
Andolsun ki; doğru yola gelsinler diye Musa'ya Kitab'ı verdik.
(45-50) Sonra Musa’yı ve kardeşi Harun’u ayetlerle ve apaçık delillerle Firavun ve ileri gelenlerine gönderdik , büyüklendiler / kibirlendiler kendini yüce gören bir kavim oldular , (Teklif edilmiş olması onları kibirlendirdi) dediler ki “Bizim gibi iki beşere mi iman edeceğiz? Üstelik ikisinin de kavmi bize kulluk ediyor / ibadet ediyor” her ikisini de yalanladılar ve helak edilenlerden oldular. Kesin olan şu ki, Musa’ya kitabı verdik böylelikle belki yola girerler / hidayete ererler. Meryem oğlunu ve annesini ayet yaptık, Her ikisini de gözesi ve durma / oturma imkânı olan bir tepede barındırdık.
Andolsun biz Mûsâ'ya, belki onlar hidayeti bulurlar diye kitabı verdik.
(Sonra Musa, İsrail oğullarını Mısır'dan çıkardı. İsrail oğulları) Doğru yolu bulsunlar diye biz, Musa'ya Kitabı (Tevrat'ı) verdik.
Oysa doğru yola girsinler diye Musa'ya kitap da vermiştik dipnot 1 .
Halbuki yola gelsinler diye Musa'ya Kitap da vermiştik.
Doğru yolu görsünler diye Musa’ya da kitabı vermiştik.
Doğru yolu görsünler diye Musa'ya da kitabı vermiştik.
Yemin olsun, Musa'ya o Kitap'ı vermiştik ki, hidayete erebilsinler.
And We gave Mussa the Book of truth AL-Tawrah -the Torah- so that his people -the Israelites- may hopefully be guided into all truth.
We gave Moses the Scripture, so that they might be rightly guided.
And We gave Moses the Book, in order that they might receive guidance.
And We gave Moses the Book that people might be guided by it.
We gave Musa the Book so that perhaps they would be guided.
And indeed We gave Mûsâ (Moses) the Scripture, that they may be guided.
Certainly We gave Moses the Book so that they might be guided,
And (after this event) We gave Moses the Book (-the Torah) so that they (- his people) might receive guidance (through it).
And We gave Moses the Book, that haply they would be guided;
I gave Moses the Scripture so that his people get guidance.
And we gave Moses the Book, that haply they might be guided.
We have given Moses the book, so that they may be guided.
And We heretofore gave the book of the law unto Moses, that the children of Israel might be directed thereby.
So they accused them of lying, and became of those who perished.
And indeed We already brought M?s'a the Book, that possibly they would be (rightly) guided.
And We verily gave Moses the Scripture, that haply they might go aright.
And We gave the Book to Moses so that they may be guided.
for, indeed, We had vouchsafed revelation unto Moses in order that they might find the right way.
And We certainly gave Moses the Scripture, so perhaps his people would be ˹rightly˺ guided.
And We have given Moses the Scripture, so that they may be guided.
We gave Moses the scripture, that they may be guided.
And We certainly gave Moses the Scripture that perhaps they would be guided.
And We gave Moses the Writ, that they might be guided.
For, indeed, We had given Moses the Scripture, that they might go aright.
And indeed, We gave Musa (Moses) the Book (Torah), that they might receive guidance.
And, of course, We gave Mūsā the Book, so that they may take the right path.
AndWe have given Moses the Book, so that they may be guided.