Diyanet İşleri
Nihayet refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman, bakmışsın ki feryat edip duruyorlar.
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 64. ayet. حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذْنَا مُتْرَفِيهِم بِٱلْعَذَابِ إِذَا هُمْ يَجْـَٔرُونَ
ḥattâ iẕâ eḫaẕnâ mütrafîhim bil`aẕâbi iẕâ hüm yec'erûn.
Nihayet refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman, bakmışsın ki feryat edip duruyorlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kalplerin gafleti ve gelen azap Mü'minûn 63–77 3
İşte bunlar hayır işlerine koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.
Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.
Ancak kafirlerin kalbleri bu Kur'an'a karşı bir gaflet içindedir. Onların bundan başka yapageldikleri birtakım (kötü) işleri de vardır.
Nihayet refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman, bakmışsın ki feryat edip duruyorlar.
Boşuna feryat edip durmayın bugün. Zira bizden yardım görmeyeceksiniz.
(66-67) Çünkü ayetlerim size okunurdu da siz buna karşı büyüklük taslayarak arkanızı döner, geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 64–65. ayetler için yazılmıştır.
64. “Nihâyet onların refah içinde olanlarını” refah ve nimet içinde bulunmaktan başka bir şeye alışmamış, nimetlere gark olmuş, hoşlarına gitmeyen hiçbir şeyle yüzyüze gelmemiş olanlarını “azapla yakaladığımızda” ve azabın acısını duyduklarında acı ve ızdırap ile “feryadı basıverirler.” Çünkü içinde bulundukları hale tam ters bir durum kendilerine gelip çatmış olur.
65. Bu esnada yardım isterler de kendilerine şöyle denilir: “Bugün (boşuna) feryat etmeyin, çünkü bizden size yardım yok.” Allah’ın onlara ne herhangi bir yardımda bulunması, ne de imdatlarına yetişmesi söz konusu değildir. O nedenle kendi kendilerine de yardım edemezler, hiçbir kimse de onlara yardımcı olamaz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onların, dünyada refaha erdirilmiş olanlarını kıyamet günü azap ile yakaladığımız zaman; onlar, imdat dileyerek seslerini feryat ile yükseltirler.
Aynı kök: جار (3 geçiş)
Size ulaşan her nimet Allah'tandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O'na yalvarır yakarırsınız.
Aynı kök: جار (3 geçiş)
Boşuna feryat edip durmayın bugün. Zira bizden yardım görmeyeceksiniz.
Aynı kök: ترف (8 geçiş)
Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini…
Aynı kök: ترف (8 geçiş)
Biz bir memleketi helak etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de onlar orada kötülük işlerler.…
Aynı kök: ترف (8 geçiş)
Onlara, "Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız" denildi.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonunda şımarıklarını azaba uğrattığımızda bir de bakarsın ki feryat ediyorlar.
ta ki onların servet ve iktidarla şımarmış olanlarını azap ile çepeçevre kuşattığımız zamana dek; (ama), o zaman da onlar imdat çığlıkları atarlar.
öyle ki, sonunda, onların arasından bolluk, genişlik içinde dalıp gitmiş olanları azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman yalvarıp yakarmaya başlayacaklar.
Nihayet onların pişmanlıktan doğan itirafları içinde azaplarıyla yakaladığımızda, hemen yalvara-yakara feryat ederler.
Nihayet, onların refahtan şımaran önde gelenlerini azab ile yakalayıverdiğimiz zaman, onlar hemen feryadı basacaklar.
En nihayet, refah ve bolluk içinde olanlarını sıkıntıya (veya azaba) uğrattığımızda, bakarsın ki onlar feryadı basarlar.
Sonunda, onların, ellerine güç geçirmiş olanlarını yakaladığımızda yalvarmaya başlarlar.
Sonunda şımarmış zenginlerini azapla yakaladığımız zaman feryat ederler.
Varlıklılarını cezaya çarptığımızda, yakınmaya başlarlar.
Varlıklılarını cezaya çarptığımızda, yakınmaya başlarlar.
Nihayet, refah içinde olanlarını azaba çektiğimiz zaman, hemen feryada başlayacaklardır.
Nihayet refahlı olanlarını azaba çekiverdiğimiz zaman hemen feryada başlıyacaklardır
Nihayet varlıklılarını azapla yakaladığımızda, hemen feryat etmeye başlarlar.
Nihayet varlıklılarını azapla yakaladığımızda, hemen feryat etmeye başlarlar.
Nihayet varlıklılarını azapla yakaladığımızda, hemen feryat etmeye başlarlar.
Nihayet, onların refahtan şımaran önde gelenlerini azab ile yakalayıverdiğimiz zaman, onlar hemen feryadı basacaklar.
Nihayet refah içinde olanlarını azab ile yakaladığımız vakit onlar hemen feryad ve istimdad edeceklerdir.
En sonunda onların refahla şımaranlarını azabla yakaladığımız zaman hemen feryad ederler.
(62-67) Her nefise sadece kapasitesi kadar teklifte bulunuruz, katımızda hakkı konuşan bir kitap vardır. (Amellerin ve ibadetlerin yazıldığı kitap) Onlara zulmedilmez , k alpleri bundan / bu durumdan derin bir gaflet halindedir , bunun dışında / yüklediğimiz ameller dışında yapacakları şeyler vardır ve onlar için çalışırlar. Onlar lüks içinde iken / nimet bolluğu içinde iken onları azap için yakaladığımızda feryat ederler , bugün feryat etmeyin size bizden bir yardım gelmez , size ayetlerim sözlü okunuyordu da geceleri saçma saçma konuşup kibrinize kapılıyor onu terk edip, topuklarınız üzere gerisin geri kaçıyordunuz.
Nihayet refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman, bakmışsın ki hemen feryadı basarlar.
Nihayet varlıklılarını azab ile yakaladığımız zaman, hemen feryada başlarlar.
Nihayet onlardan şımartılmış olanları azap ile yakaladığımızda birden feryat ederler dipnot 1 .
Onların şımarık olanlarını azaba alınca hemen çığlığı basarlar.
En sonunda onların refaha dalıp gitmiş (zengin ve liderler) olanlarını azapla yakaladığımız zaman, hemen feryadı basarlar.
En sonunda onların zenginlerini ve liderlerini azapla yakaladığımız zaman, hemen feryadı basarlar.
Sonunda, servet ve refahla şımarmışlarını azapla yakaladığımızda, hemen bağırıp dövünmeye başlarlar.
And when We lay hold upon the affluent among them who live in lust and wed them to calamities they groan out their souls and invoke Allah for relief.
When We bring Our punishment on those corrupted with wealth, they will cry for help:
Until, when We seize in Punishment those of them who received the good things of this world, behold, they will groan in supplication!
until We seize with Our chastisement those of them that are given to luxuriant ways. dipnot 1 They will then begin to groan. dipnot 2
But then when We seize the affluent among them with the punishment, they will suddenly start praying fervently.
Until when We seize those of them who lead a luxurious life with punishment: behold they make humble invocation with a loud voice.
When We seize their affluent ones with punishment, behold, they make entreaties [to Us].
Yet as soon as We take those of them given to a life of luxury to task, behold! they start appealing for succour.
Till, when We seize with the chastisement the ones of them that live at ease, behold, they groan.
When their wealthy ones are subjected to My punishment, they start to beg from the bottom of their heart.
Until we catch the affluent ones amongst them with the torment; then lo! they cry for aid.
Until We take their carefree people with the retribution, then they will shout for help.
when We chastise such of them as enjoy an affluence of fortune, by a severe punishment, behold, they cry aloud for help:
Nay, their heart are in ignorance of this, and they do deeds beside this which they continue to do,
Till when We took the ones who lived in luxury among them (to task) with torment, only then do they (go on) imploring.
Till when We grasp their luxurious ones with the punishment, behold! they supplicate.
So that when We seize the affluent among them with affliction, they will begin to implore for help.
until - after We shall have taken to task, through suffering, those from among them who [now] are lost in the pursuit of pleasures - they cry out in [belated] supplication.
But as soon as We seize their elite with torment, they start to cry for help.
Until We take their carefree people with the retribution, then they will shout for help.
Then, when we requite their leaders with retribution, they complain.
Until when We seize their affluent ones with punishment, at once they are crying [to Allah ] for help.
When We have seized their opulent ones with punishment, then will they cry out.
When We grasp their rich elite with retribution, they will moan and groan.
Till (that time), when We grip in Punishment those of them who received the good things of this world, behold! They will groan (in pain and) in hurt!
Until when We will seize their affluent ones with punishment, they will suddenly start crying.
Until We take their carefree people with the retribution, then they will shout for help.