Diyanet İşleri
Halbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 78. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ
vehüve-lleẕî enşee lekümü-ssem`a vel'ebṣâra vel'ef'ideh. ḳalîlem mâ teşkürûn.
Halbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kulak, göz ve gönül; "Allah'ındır diyecekler" Mü'minûn 78–92 3
Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.
Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve O'na yalvarıp yakarmadılar.
Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de bakarsın onun içinde ümitsizliğe düşüvereceklerdir.
Halbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
O, sizi yeryüzünde yaratıp türetendir. Sadece O'nun huzurunda toplanacaksınız.
O, diriltendir, öldürendir. Gece ile gündüzün birbirini takib etmesi de O'na aittir. Hala aklınızı kullanmıyor musunuz?
Hayır onlar, öncekilerin söyledikleri sözler gibi sözler ettiler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
78. Yüce Allah, kullarına şükretmeleri ve hakkını gereğince yerine getirmeleri gereken lütuf ve ihsanlarını haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Sizin için” işitilecek şeyleri algılayabilmeniz için, dininiz ve dünyanız hususunda kendisinden yararlanasınız diye “kulak”, görülen şeyleri idrâk edesiniz ve maslahatınıza olan hususlarda kendisiyle yararlanasınız diye “göz ve” kendileri ile varlıkları idrak ettiğiniz ve kendileriyle hayvanlardan ayrıldığınız “gönülleri” yani akılları “yaratan O’dur.” Eğer kulaklarınız, gözleriniz ve akıllarınız olmasaydı; sağır, kör ve dilsiz olsaydınız haliniz nice olurdu? Zorunlu ihtiyaçlarınızdan ve üstün özelliklerinizden nicelerini kaybetmiş olacaktınız! Size bunca nimetleri lütuf ve ihsan edeni tevhid edip gereğince O’na itaat ederek şükretmeyecek misiniz? Ama Allah’ın üzerinizdeki kesintisiz nimetlerine rağmen siz, pek az şükredersiniz!
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey öldükten sonra dirilmeyi yalanlayanlar! Allah -Subhanehu ve Teâlâ- size; işitmeniz için kulaklar, görmeniz için gözler ve anlamanız için kalpler verdi. Bununla birlikte sizler, O'nun size vermiş olduğu bu nimetlere ne kadar az şükrediyorsunuz.
Aynı kök: فاد (16 geçiş) · Aynı kök: نشا (28 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş)
De ki: "O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"
Aynı kök: فاد (16 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Aynı kök: فاد (16 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
"Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı,…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud ailesi, şükredin! Kullarımdan…
Aynı kök: نشا (28 geçiş)
Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…
Aynı kök: نشا (28 geçiş)
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O, sizin için işitme (duyusu), gözler ve kalpler yaratandır. Ne kadar da azınız şükrediyor!
İmdi sizi işitme, görme ve düşünme yeteneğiyle inşa eden O'dur: ne kadar da azınız şükrediyor!
(Ey İnsanlar! Rabbinizin mesajlarına kulak verin,) çünkü, sizi işitme duyusuyla, görme duyusuyla, düşünme, hissetme yeteneğiyle donatan O'dur; (yine de) ne kadar az şükrediyorsunuz!
"HU"dur ki; sizin için sem' (algılama melekesi), basarlar (gözler) ve fuadlar (Esma mana özelliklerini şuura yansıtıcılar - kalp nöronları) inşa etti. . . Ne az şükrediyorsunuz!
O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri inşa edendir; ne az şükrediyorsunuz.
O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne de az şükrediyorsunuz!
Çünkü O, sizi yaratmış; duyma yetisi, gözler ve duygular vermiştir. Ne denli az şükrediyorsunuz?
Oysa, sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var eden O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz!
O'dur sizin için işitme, görme duyularını ve beyinler yaratan. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
O'dur sizin için işitme, görme duyularını ve beyinler yaratan. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Halbuki, sizin için o kulağı, o gözleri ve o gönülleri yaratan O'dur. Siz, pek az şükrediyorsunuz.
Halbuki sizin için o kulağı, o gözleri, o Gönülleri inşa eden o siz, pek az şükrediyorsunuz
Size; işitme, görme ve ef'ide dipnot 1 veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz dipnot 2 ?
Size; işitme, görme ve ef'ide dipnot 1 veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz? dipnot 2
Size; işitme, görme ve düşünme özelliği veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz? dipnot 1
O, sizin için kulakları, gözleri ve yürekleri (efideh) inşa edendir; ne az şükrediyorsunuz.
O, sizin için o kulakları, o gözleri, o gönülleri yaratandır. (Böyle iken) ne az şükredersiniz!
Sizin için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz.
(68-78) Bu sözü hiç düşünmediniz mi? evvelki babalarınıza gelmeyen biri mi geldi size? Yahut Resullerini tanıyamadılar mı? O’nu inkâr ediyorlar / tanımıyorlar yahut onda bir cinnet hali var mı diyorlar? bilakis O, onlara gerçek ile geldi, çoğunuz / ekseriniz haktan hoşlanmıyorsunuz / kerih buluyorsunuz , eğer hak, onların keyiflerine uysaydı semalarda, yerde ve bu ikisi arasında kim varsa bozulurdu / ifsat olurdu, bilakis onlara hatırlamaları gereken şeyleri verdik, onlar hatırlatıcı kitaplarından sırt çeviriyorlar yahut onlara bir ücret / haraç mı soruyorsun? Rabbinin karşılığ ı / haracı daha hayırlıdır ve O rızık verenlerin hayırlısıdır, muhakkak ki sen onları dosdoğru yola çağırıyorsun, Ahirete iman etmeyenler ise yoldan sapıyorlar. Eğer ki onlara acısak ve uğradıkları zararı onlardan gidersek taşkınlıkları / tuğyanlarında bocalamaya devam ederler. Kesin olan şu ki, onları azap ile yakaladık Rableri için olmuyorlar (kendilerine yahut başkalarına ait oluyorlar) ve yalvarmıyorlardı. Onlara şiddetli azabın kapılarını açtığımızda onda ümitsiz oluyorlar.
Sizin için kulaklar, gözler ve kalpler var eden O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
O'dur ki, sizin için o kulağı, o gözleri ve gönülleri inşa etti. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
O, sizin için dinleme yeteneği, basiret /ileri görüşlülük ve gönüller oluşturup geliştirendir. Görevlerinizi ne kadar az yerine getiriyorsunuz dipnot 1 !
Halbuki sizler için dinleme, görme ve gönül yeteneği veren odur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
Sizin için kulaklar, gözler ve gönüller vareden O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Sizin için kulaklar, gözler ve gönüller vareden O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Allah odur ki; sizin için işitme gücü, gözler ve gönüller oluşturdu. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
But Allah is He Who blessed you, people with the faculties of hearing and sight -faculties divine- and He implanted in you the seat of feeling, understanding and thought. Yet how little you render thanks or express gratitude in acknowledgement of His favours!
It is God who endowed you with hearing, sight, and hearts- how seldom you are grateful!
It is He Who has created for you (the faculties of) hearing, sight, feeling and understanding: little thanks it is ye give!
It is He Who has endowed you with the faculties of hearing and sight and has given you hearts (to think). Scarcely do you give thanks. dipnot 1
It is He who has created hearing, sight and hearts for you. What little thanks you show!
It is He Who has created for you (the sense of) hearing (ears), eyes (sight), and hearts (understanding). Little thanks you give.
It is He who made for you hearing, eyesight, and hearts. Little do you thank.
And (disbelievers!) it is He Who has given you ears, eyes and hearts (yet) little is the gratitude you express.
It is He who produced for you hearing, and eyes, and hearts; little thanks you show.
What a shame that you rarely appreciate the One Who has given you the ability to hear, to see, and to think.
He it is who produced for you hearing, and sight, and minds, - little is it that ye thank.
He is the One who established for you the hearing, and the sight, and the minds. Little do you give thanks.
It is God who hath created in you the senses of hearing and of sight, that ye may perceive our judgments, and hearts, that ye may seriously consider them: Yet how few of you give thanks!
Until, when We open for them the gate of extreme torment, then lo! They are plunged into despair.
And He is The One Who brought into being for you hearing, and beholdings (i. e., eyesights) and heart-sights; (Or: perception) little do you thank (Him)!
He it is Who hath created for you ears and eyes and hearts. Small thanks give ye!
It is He who gave you hearing, sight, and hearts, but only few of you give thanks.
[O MEN! Pay heed to God’s messages, ] for it is He who has endowed you with hearing, and sight, and minds: [yet] how seldom are you grateful!
He is the One Who created for you hearing, sight, and intellect. ˹Yet˺ you hardly give any thanks.
And He is the One who established for you the hearing, and the sight, and the hearts. Little do you give thanks.
He is the One who granted you the hearing, the eyesight, and the brains. Rarely are you appreciative.
And it is He who produced for you hearing and vision and hearts; little are you grateful.
And He it is that produced for you hearing and sight and hearts; little are you grateful.
(O Mankind) He is the One Who has created for you hearing and sight, and mind (the faculties to perceive and conceive). But, how seldom do you show gratitude by really using them!
It is He Who has made for you (the faculties of) hearing, sight, feeling and understanding: (Yet) it is that you give little thanks!
He is the One who created for you ears and eyes and hearts. Little you are grateful.
AndHe is the One who established for you the hearing, and the sight, and the hearts. Little do you give thanks.