Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 62. ayet

Mü'minûn suresi, 62. ayet. وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا وَلَدَيْنَا كِتَٰبٌ يَنطِقُ بِٱلْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

velâ nükellifü nefsen illâ vus`ahâ veledeynâ kitâbüy yenṭiḳu bilḥaḳḳi vehüm lâ yużlemûn.

Diyanet İşleri

Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 59–65 · surenin 62. ayeti / 118

Konu Hayır işlerine koşuşanlar Mü'minûn 57–62 3

  1. Mü'minûn 59

    Rablerine ortak koşmayanlar,

  2. Mü'minûn 60

    Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,

  3. Mü'minûn 61

    İşte bunlar hayır işlerine koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.

  4. 62

    Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.

  5. Mü'minûn 63

    Ancak kafirlerin kalbleri bu Kur'an'a karşı bir gaflet içindedir. Onların bundan başka yapageldikleri birtakım (kötü) işleri de vardır.

  6. Mü'minûn 64

    Nihayet refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman, bakmışsın ki feryat edip duruyorlar.

  7. Mü'minûn 65

    Boşuna feryat edip durmayın bugün. Zira bizden yardım görmeyeceksiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

62. Allah, onların hayırlarda ellerini çabuk tutup öne geçtiklerini söz konusu ettiğinden bazı kimseler, kendilerinden ve diğerlerinden güç yetirilemeyen yahut da çok zor birtakım işlerin istendiğini zannedebilirler diye şöyle buyurmaktadır: “Biz, kimseye gücünden” takatinden ve güç yetirebildiğinden “fazlasını yüklemeyiz.” Gücünü aşacak şey ile onu yükümlü kılmayız. Bu, Allah’ın bir rahmeti ve bir hikmetidir. Böylelikle kendisine ulaştıran yolu kolaylaştırmış, her vakit ona giden yolu izleyen yolcuların bulunmasını sağlamıştır. “Katımızda hakkı konuşan bir kitap vardır.” Bu ise kendisinde her şeyin yazılı bulunduğu ilk kitaptır (Levh-i Mahfuz) ve bundaki her şey, olana/vakıaya mutabıktır. Ondan dolayı bu, hak bir kitaptır. “Onlara zulmedilmez” Yaptıkları iyiliklerin karşılığı eksik verilmez, ceza ve isyanları da aslından fazla gösterilmez.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hiçbir nefse güç yetirebileceğinden başka amelleri yüklemeyiz. Katımızda her amel eden kimsenin amelini kaydettiğimiz, içerisinde hiçbir şüphe olmaksızın sadece hak ile konuşan bir kitap vardır. Onlar, ne iyilikleri eksiltilerek ve ne de kötülükleri arttırılarak bir haksızlığa uğratılırlar.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la ve
  2. نُكَلِّفُ nukellifu biz teklif etmeyiz kök: كلف
  3. نَفْسًا nefsen hiç kimseye kök: نفس
  4. إِلَّا illa başkasını
  5. وُسْعَهَا ۖ vus'aha gücünün yetiğinden kök: وسع
  6. وَلَدَيْنَا veledeyna ve katımızda vardır
  7. كِتَـٰبٌۭ kitabun bir Kitap kök: كتب
  8. يَنطِقُ yentiku söyleyen kök: نطق
  9. بِٱلْحَقِّ ۚ bil-hakki gerçeği kök: حقق
  10. وَهُمْ ve hum ve onlara
  11. لَا la asla
  12. يُظْلَمُونَ yuzlemune haksızlık edilmez kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كلف (8 geçiş) · Aynı kök: وسع (32 geçiş)

    -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…

  • Aynı kök: كلف (8 geçiş) · Aynı kök: وسع (32 geçiş)

    Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua…

  • Aynı kök: كلف (8 geçiş) · Aynı kök: وسع (32 geçiş)

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • Aynı kök: نطق (12 geçiş)

    Dedi ki: "Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!"

  • Aynı kök: نطق (12 geçiş)

    Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, "Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin" dediler.

  • Aynı kök: نطق (12 geçiş)

    Süleyman, Davud'a varis oldu ve, "Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize her şey verildi. Şüphesiz bu, apaçık bir lütuftur" dedi.

  • Aynı kök: وسع (32 geçiş)

    Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

  • Aynı kök: وسع (32 geçiş)

    Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ve Biz hiç kimseye gücünün üstünde yük yüklemeyiz; zira Bizim katımızda hakkı-hakikati olduğu gibi dile getiren bir kayıt tutulmaktadır: sonuçta onlar asla zulme uğramayacaklar.

Muhammed Esed

Biz hiç kimseye gücünün üstünde yük yüklemeyiz; ve katımızda (insanların ne yaptığı, ne yapabileceği konusunda) gerçeği söyleyen bir kitap bulunmaktadır; binaenaleyh, kimseye haksızlık yapılmayacaktır.

Ahmed Hulusi

Hiçbir bilince kapasitesinin üstündekini teklif etmeyiz. . . Hak olarak açığa çıkan (her birimin yaratılış amacına göre hak ettiğini gösteren) BİLGİ vardır. . . Onlara haksızlık yapılmaz!

Ali Bulaç

Hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz; elimizde hakkı söylemekte olan bir kitap vardır ve onlar hiç bir haksızlığa uğratılmazlar.

Ali Özek ve heyeti

Biz hiç kimseyi gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Ali Rıza Safa

Hiç kimseye, gücünün yeteceğinden aşırısını yüklemeyiz. Katımızda, gerçeği söyleyen bir Kitap vardır; onlara haksızlık yapılmaz.

Bayraktar Bayraklı

Biz, herkesi ancak gücü oranında sorumlu tutarız. Katımızda hakikati konuşan bir kitap vardır, onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Edip Yüksel

Bir kişiye ancak kapasitesi kadar yükleriz. Katımızda gerçeği konuşan bir kitap vardır. Hiç kimse haksızlığa uğratılmayacaktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bir kişiye ancak kapasitesi kadar yükleriz. Katımızda gerçeği konuşan bir kitap vardır. Hiç kimse haksızlığa uğratılmayacaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz hiç kimseyi, gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz hiç kimseyi, gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Erhan Aktaş

Hiç kimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla sorumlu tutmayız. Nezdimizde gerçeği söyleyen bir kitap vardır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hiç kimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla sorumlu tutmayız. Nezdimizde gerçeği söyleyen bir kitap vardır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hiç kimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla sorumlu tutmayız. Nezdimizde gerçeği söyleyen bir kitap vardır dipnot 1 . Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kim ne yaptıysa, onu eksiksiz bir şekilde kayda alıp ortaya koyan.

Gültekin Onan

Hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz; elimizde hakkı söylemekte olan bir kitap vardır ve onlar hiç bir haksızlığa uğratılmazlar.

Hasan Basri Çantay

Biz hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını teklif etmeyiz. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar asla haksızlığa uğratılmazlar.

İbni Kesir

Biz, hiç kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemeyiz. Katımızda gerçeği konuşan bir kitab vardır. Ve onlar asla haksızlığa uğratılmazlar

Mehmet Alagaş

(62-67) Her nefise sadece kapasitesi kadar teklifte bulunuruz, katımızda hakkı konuşan bir kitap vardır. (Amellerin ve ibadetlerin yazıldığı kitap) Onlara zulmedilmez , k alpleri bundan / bu durumdan derin bir gaflet halindedir , bunun dışında / yüklediğimiz ameller dışında yapacakları şeyler vardır ve onlar için çalışırlar. Onlar lüks içinde iken / nimet bolluğu içinde iken onları azap için yakaladığımızda feryat ederler , bugün feryat etmeyin size bizden bir yardım gelmez , size ayetlerim sözlü okunuyordu da geceleri saçma saçma konuşup kibrinize kapılıyor onu terk edip, topuklarınız üzere gerisin geri kaçıyordunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, hiç kimseyi gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Süleyman Ateş

Biz, hiç kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmeyiz. Katımızda gerçeği söyleyen bir Kitap vardır. (Herkesin eylemleri onda tesbit edilmiştir), onlara asla haksızlık edilmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kimseye, gücünün yettiğinden fazlasını yüklemeyiz. Yanımızda doğruyu gösteren bir kayıt olur. Kimse haksızlığa uğratılmaz.

Şaban Britch

Hiç kimseye gücünün üstünde görev yüklemeyiz. Yanımızda hakkı söyleyen bir kitap vardır. Onlara asla zulmedilmez.

Şaban Piriş

Hiç kimseye gücünün üstünde görev yüklemeyiz. Yanımızda hakkı söyleyen bir kitap vardır. Onlara asla zulmedilmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz hiçbir benliğe yaratılış kapasitesinin üstünde görev yüklemeyiz. Bizim katımızda, hakkı söyleyen bir kitap vardır. Onlara haksızlık edilmez.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And on no soul do We impose what is beyond its capability nor more than it can bear, and We have a volume in which all records of deeds and actions are kept and it simply speaks like a book and no one shall ever be wronged.

Abdul Haleem

We do not burden any soul with more than it can bear- We have a Record that tells the truth- they will not be wronged.

Abdullah Yusuf Ali

On no soul do We place a burden greater than it can bear: before Us is a record which clearly shows the truth: they will never be wronged.

Abul A'la Maududi

We do not lay a burden on anyone beyond his capacity. dipnot 1 We have a Book with Us that speaks the truth(about everyone) dipnot 2 ; and they shall in no wise be wronged. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The enunciation of this fundamental proposition, in the context in which it occurs, is very meaningful. In the preceding passage (verses 57-61), the characteristics of those people, who deserve true success, have been stated, and in this (verse 62), it has been made clear that those excellent qualities can be attained by anyone who tries to achieve true success, as if to say: The conditions We have laid down for true success are within the reach of those who strive for it, for "We do not lay a burden". Therefore if you, O disbelievers, desire to achieve true success, you should follow the example of the believers from among yourselves, who have really attained it.
  2. metne dön, dipnot 2
    According to the Quran, an elaborate conduct book of every individual is being maintained accurately. This records every word he utters, every deed or act he performs, even every hidden thought and intention that he cherishes in his heart and mind. See also (Surah Al-Kahf, Ayat 49 and E.N. 46) thereof.
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, neither a person will be accused of and punished for something he had not done, nor will he be deprived of the full reward of a good act that he had done.

Aisha Bewley

We do not impose on any self any more than it can stand. With Us there is a Book which speaks the truth. They will not be wronged.

Al-Hilali & Khan

And We task not any person except according to his capacity, and with Us is a Record which speaks the truth, and they will not be wronged.

Ali Quli Qarai

We task no soul except according to its capacity, and with Us is a book that speaks the truth, and they will not be wronged.

Amatul Rahman Omar

And We do not lay down responsibility upon any soul beyond its capacity and We have a book (of law) which speaks and acts justly and no injustice is done to anyone.

Arthur John Arberry

We charge not any soul save to its capacity, and with Us is a Book speaking truth, and they shall not be wronged.

Bijan Moeinian

Rest assured that I am not obliging nobody to do what he cannot bear. I have a precise (with no video trick) record of everything (that you have done.) No body (in the Lord’s court) will be subject to the least injustice.

E. Henry Palmer

But we will not oblige a soul beyond its capacity; for with us is a book that utters the truth, and they shall not be wronged.

Edip-Layth

We do not burden a person except with what it can bear. We have a record that speaks with the truth, they will not be wronged.

George Sale

We will not impose any difficulty on a soul, except according to its ability; with us is a book, which speaketh the truth; and they shall not be injured.

Hamid S. Aziz

These race to good things, and they shall be the first in the race.

Mahmoud Ghali

And We do not charge any self except to its capacity, and close to Us is a Book pronouncing the Truth, and they will not be done any injustice.

Marmaduke Pickthall

And we task not any soul beyond its scope, and with Us is a Record which speaketh the truth, and they will not be wronged.

Mohamed Ahmed - Samira

We do not burden a soul beyond capacity, for We have a record that tells the truth. No wrong will be done to any one.

Muhammad Asad

And [withal. ] We do not burden any human being with more than he is well able to bear: for with Us is a record that speaks the truth [about what men do and can do]; and none shall be wronged.

Mustafa Khattab

We never require of any soul more than what it can afford. And with Us is a record which speaks the truth. None will be wronged.

Progressive Muslims

And We do not burden a soul except with what it can bare. And We have a record that speaks with the truth, they will not be wronged.

Rashad Khalifa

We never burden any soul beyond its means, and we keep a record that utters the truth. No one will suffer injustice.

Sahih International

And We charge no soul except [with that within] its capacity, and with Us is a record which speaks with truth; and they will not be wronged.

Sam Gerrans

And We burden not any soul save to its capacity; and with Us is a writ which speaks the truth, and they will not be wronged.)

Shabbir Ahmed

We do not hold responsible any person beyond his or her capacity. Our Commands are meant to expand your human potential. (2:286), (6:153), (7:42). And with Us is the Database that speaks the Truth (about what you can and cannot do). And none shall de wronged.

Syed Vickar Ahamed

And We place not a burden upon anyone except according to the capacity of the person: And with Us is a record clearly showing the truth: And they will never be wronged.

Taqi Usmani

We do not place a burden on anyone except according to his ability. With Us there is a book which speaks with truth, and they shall not be wronged.

The Monotheist Group

AndWe do not burden a soul except with what it can bear. And We have a record that speaks with the truth, they will not be wronged.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 62. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 62. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 62. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩