Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 92. ayet

Mü'minûn suresi, 92. ayet. عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

`âlimi-lgaybi veşşehâdeti fete`âlâ `ammâ yüşrikûn.

Diyanet İşleri

(91-92) Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O'nunla birlikte başka hiçbir ilah yoktur. Öyle olsaydı, her ilah kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen alemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 89–95 · surenin 92. ayeti / 118

Konu Kulak, göz ve gönül; "Allah'ındır diyecekler" Mü'minûn 78–92 3

  1. Mü'minûn 89

    "Allah'ındır" diyecekler. "Öyle ise nasıl aldanıyorsunuz?" de.

  2. Mü'minûn 90

    Hayır, biz onlara gerçeği getirdik, fakat onlar kesinlikle yalancıdırlar.

  3. 91–92

    (91-92) Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O'nunla birlikte başka hiçbir ilah yoktur. Öyle olsaydı, her ilah kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen alemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir.

  4. Mü'minûn 93–94

    (93-94) De ki: "Ey Rabbim! Onlara yöneltilen tehditleri bana mutlaka göstereceksen, beni o zalim milletin içinde bulundurma."

  5. Mü'minûn 95

    Bizim onlara yönelttiğimiz tehditleri sana göstermeye elbette gücümüz yeter.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 90–92. ayetler için yazılmıştır.

90. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Hayır, biz o yalancılara verdiği haberlerde doğruluk, emir ve yasaklarında adalet içeren hakkı getirdik. Ne diye bu hakkı ikrar ve kabul etmiyor ve onun uyulmaya en layık olduğunu söylemiyorlar? Hem onların elinde onun yerini tutacak -yalan ve zulümden başka- hiçbir şey yoktur. Bundan dolayı Yüce Allah: “Ne var ki onlar, yalancıdırlar” buyurmaktadır.

91. “Allah, hiç evlât edinmemiştir ve O’nunla birlikte herhangi bir ilâh da yoktur.” Bunun yalan olduğu, hem Allah’ın ve rasullerinin haberi ile hem de akl-ı selimin delaleti ile bilinen bir husustur. Bundan dolayı Yüce Allah, iki ilâhın varlığının mümkün olmadığına dair aklî delile dikkat çekerek şöyle buyurmaktadır: “Eğer olsaydı” yani dedikleri gibi Allah ile birlikte başka ilâhlar bulunsa idi “her bir ilâh kendi yarattığını yanına alır” ilâhların her birisi sadece kendi yarattıklarını yanına alır, onlarla diğerlerinden bağımsız olarak varlığını korumaya çalışır, diğer ilâhlara karşı koymaya ve onları yenmeye gayret gösterirdi. “kimisi kimisine üstünlük sağlardı.” Böylece üstünlük sağlayan yegane ilâh olurdu. Alemin var olması ve akılları dehşete düşüren bir düzen içinde varlığını sürdürmesi, birden çok ilâhın varlığı ile bir arada düşünülemez. Güneş, ay, gezegenler ve sabit yıldızlar bunu ortaya koymaktadır. Bunlar yaratıldıkları günden beri belli bir düzen ve tek bir sistem çerçevesinde hareket etmektedirler. Hepsi Allah’ın kudretine boyun eğmiştir. Bütün insanların maslahatlarına uygun bir hikmet ile idare edilmektedirler. Bunların faydası, sadece belli kimselere has değildir, herkes içindir. Bunların düzeninde en ufak bir düzensizlik, bir çelişki yoktur. En ufak bir tasarrufta dahi bir sıkıntı bulunmamaktadır. Acaba bütün bunların iki rab ve ilâhın takdiri ile olması mümkün mü? “Allah, onların nitelendirmelerinden münezzehtir.” Bütün bu varlıklar, lisan-ı halleri ile dile gelmiş harikulade şekilleri ile şunu göstermiştir ki onları var eden, idare eden yalnızca bir tek ilâhtır. İsim ve sıfatları kâmildir, bütün yaratıklar rubûbiyetine ve ulûhiyetine muhtaçtır. Yüce Allah’ın rububiyeti olmaksızın var olmaları ve varlıklarını sürdürmeleri mümkün olmadığı gibi yalnızca O’na ibadet ve itaatte bulunmaksızın düzen bulmaları, varlıklarını dosdoğru bir şekilde devam ettirmeleri mümkün değildir.

92. Bundan dolayı Yüce Allah, sıfatlarının azametine dair tek bir örnek ile dikkat çekmektedir. Bu da O’nun her şeyi kuşatan ilmidir. Şöyle buyurmaktadır: “O, gaybı/görülmeyeni de” gözlerimizin ve ilmimizin dışında kalan vacip (varlığı zorunlu), müstahil (varlığı imkânsız) ve mümkün (varlığı ve yokluğu imkân dahilinde olan) her şeyi, “görüleni de” bunlardan bizim görebildiklerimizi de “bilendir. O, ortak koştuklarından çok yücedir.” Üstüntür, pek büyüktür. Onlarınsa Allah’ın bildirdiğinden başka bir bilgileri yoktur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O (Allah); yaratmış olduklarından tüm gözükmeyen varlıkları, duyu organları ile algılanan ve müşahede edilen her şeyi hakkıyla bilendir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Allah; bir ortağı olmasından münezzehtir, yücedir.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. عَـٰلِمِ aalimi (O) bilir kök: علم
  2. ٱلْغَيْبِ l-gaybi görünmeyeni kök: غيب
  3. وَٱلشَّهَـٰدَةِ ve şşehadeti ve görüneni kök: شهد
  4. فَتَعَـٰلَىٰ feteaala ve yücedir kök: علو
  5. عَمَّا amma şeylerden
  6. يُشْرِكُونَ yuşrikune onların ortak koştukları kök: شرك

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: علو (70 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    O, gaybı da görülen alemi de bilendir, çok büyüktür, çok yücedir.

  • Aynı kök: علو (70 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Şirk

    De ki: "Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah'a ibadet edelim. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp…

  • Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: علو (70 geçiş)

    Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…

  • Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…

  • Aynı kök: علو (70 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    Bir de cinleri Allah'a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah'a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların…

  • Aynı kök: علو (70 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    (Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik…

  • Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Şirk

    De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur'an bana, onunla sizi ve eriştiği…

  • Tevbe 17 olası

    Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Şirk

    Allah'a ortak koşanların, inkarlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah'ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

O, insan idrakinin algılamaktan aciz olduğu şeylerin de, algılayabildiği şeylerin de sırrına vakıftır: nitekim O, onların Zatına yakıştırdıkları her türlü ortaktan beridir.

Muhammed Esed

O kullarının algı ve tasavvurlarının erişemediği şeyleri de, onların akıl ve duyu yoluyla tanıklık edebildikleri şeyleri de künhüyle bilir; ve bunun içindir ki, onların Kendisine yakıştırdıkları her türlü eşten ve ortaktan mutlak olarak yücedir!

Ahmed Hulusi

Gaybı da şehadeti de Bilen'dir. . . Onların ortak koşmalarından yücedir!

Ali Bulaç

Gaybı ve müşahede edilebileni bilendir; onların ortak koştuklarından yücedir.

Ali Özek ve heyeti

Allah, (gaybı) gizliyi ve açığı bilendir. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden çok yüce ve münezzehtir.

Ali Rıza Safa

Gizli gerçekleri ve görünenleri Bilendir; onların ortaklar koştuklarından çok yücedir.

Bayraktar Bayraklı

Allah, gaybı/görünmeyeni ve görüneni de bilendir. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden çok yücedir.

Edip Yüksel

Tüm sırları ve tanık olunanları Bilendir; onların ortak koştukları şeylerden yücedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Tüm sırları ve tanık olunanları Bilendir; onların ortak koştukları şeylerden yücedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah, gaybı da aşikar olanı da bilendir. O, onların koştukları ortaklardan çok yücedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

O gayb-ü şehadetin alimi, binaenaleyh onların koştukları çok yüksek

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, gizliyi de açığı da bilir. Onların şirk koştuklarından çok yücedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, gizliyi de açığı da bilir. Onların şirk koştuklarından çok yücedir.

Gültekin Onan

Gaybı ve müşahede edilebileni bilendir; onların ortak koştuklarından yücedir.

Hasan Basri Çantay

(Öyle Allah ki) gizliyi de, aşikarı da bilendir O. İşte O, (kafirlerin kendisine) katdıkları eşlerden (münezzehdir), çok yücedir.

İbni Kesir

O, görüleni de, görülmeyeni de bilir. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir.

Mehmet Alagaş

(90-92) Biz onlara gerçeği verdik onlar ise yalanladılar , Allah çocuk edinmemiştir, Onunla beraber bir ilah olmamıştır , olsaydı eğer, her ilah kendi yarattığın a giderdi / onunla ilgilenirdi ve birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Allah onların vasıflandırmalarından üstündür, şahit olunanı da gayb olanı da bilendir, ortak koştuklarından yücedir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, gizliyi ve açığı bilendir. O, (müşriklerin) ortak koştukları şeylerden yüksektir, çok yücedir.

Süleyman Ateş

(O), görünmeyeni ve görüneni bilir; onların ortak koştukları şeylerden yücedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Görünmeyeni de, görüneni de bilen odur. Allah, onların oluşturdukları ortaklardan uzaktır.

Şaban Britch

O, gizliyi de açığı da bilendir, onların koştukları şirklerden çok yücedir.

Şaban Piriş

O, gizliyi de açığı da bilendir, onların koştukları şirklerden çok yücedir.

Yaşar Nuri Öztürk

Gözle görülmeyeni de görüleni de bilendir O. Uzaktır onların ortak koştuklarından.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The Omniscient of all the unseen, the hidden and the unknown and the Omniscient of all that is perceived by sight and all that is evidently known, Praise be to Him and extolled are His glorious attributes. He is infinitely far beyond all those whom they incorporate with Him.

Abdul Haleem

He knows what is not seen as well as what is seen; He is far above any partner they claim for Him.

Abdullah Yusuf Ali

He knows what is hidden and what is open: too high is He for the partners they attribute to Him!

Abul A'la Maududi

He knows both what is visible and what is not visible. dipnot 1 Exalted is Allah above all that they associate with Him.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This contains a subtle allusion to the refutation of the doctrine of intercession. See (E.Ns 85, 86 of Surah Ta-Ha) and (E.N. 27 of Surah AI-Anbiya).

Aisha Bewley

Knower of the Unseen and the Visible! May He be exalted above all they associate with Him!

Al-Hilali & Khan

All-Knower of the unseen and the seen! Exalted be He over all that they associate as partners to Him!

Ali Quli Qarai

The Knower of the sensible and the Unseen, He is above having any partners that they ascribe [to Him].

Amatul Rahman Omar

He has knowledge of (both) the hidden and the manifest realities. He is Highly-Exalted above (all the things) they associate (with Him).

Arthur John Arberry

who has knowledge of the Unseen and the Visible; high exalted be He, above that they associate!

Bijan Moeinian

He has absolute knowledge about what you see and what you do not see.

E. Henry Palmer

He who knows the unseen and the visible, exalted be He above what they join with Him!

Edip-Layth

The knower of the unseen and the seen. Be He exalted above what they set up.

George Sale

He knoweth that which is concealed, and that which is made public: Wherefore far be it from Him to have those sharers in his honour, which they attribute to Him!

Hamid S. Aziz

Allah never took a son, nor was there ever any God with Him; else would each God have assuredly gone off with (or championed, controlled) that which he had created, and some would assuredly have exalted themselves over (or overcome) others. Glorified be Allah above all that they attribute (to Him)!

Mahmoud Ghali

The Knower of the Unseen and the Witnessed; so Supremely Exalted be He above whatever they associate (with Him)!.

Marmaduke Pickthall

Knower of the Invisible and the Visible! and Exalted be He over all that they ascribe as partners (unto Him)!

Mohamed Ahmed - Samira

The knower of the absent and the present, too exalted is He for what they associate (with Him)!

Muhammad Asad

knowing all that is beyond the reach of a created being’s perception as well as all that can be witnessed by a creature’s senses or mind and, hence, sublimely exalted is He above anything to which they may ascribe a share in His divinity!

Mustafa Khattab

˹He is the˺ Knower of the seen and unseen. Exalted is He above what they associate ˹with Him˺.

Progressive Muslims

The knower of the unseen and the seen. Be He exalted above what they set up.

Rashad Khalifa

The Knower of all secrets and declarations; be He exalted, far above having a partner.

Sahih International

[He is] Knower of the unseen and the witnessed, so high is He above what they associate [with Him].

Sam Gerrans

The Knower of the Unseen and the Seen — and exalted above that to which they ascribe a partnership!

Shabbir Ahmed

Knower of the Invisible and the Visible! And Exalted He is above the partners they attribute to Him.

Syed Vickar Ahamed

He knows what is hidden and what is open: Very high above is He for the partners they attribute to Him!

Taqi Usmani

He is the Knower of the hidden and the manifest. So, He is far higher than their ascribing of partners to Him.

The Monotheist Group

Theknower of the unseen and the seen. Be He exalted above what they set up.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 92. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 92. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 92. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩