Diyanet İşleri
Bunlar sanki birer kızıl devedir.
Mürselât suresi
Mürselât suresi, 33. ayet. كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٌ صُفْرٌ
keennehû cimâlâtün ṣufr.
Bunlar sanki birer kızıl devedir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yalanlayanların karşılığı Mürselât 29–40 3
(30-31) "Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur."
Şüphesiz cehennem, her biri saray büyüklüğünde kıvılcımlar saçar.
Bunlar sanki birer kızıl devedir.
O gün vay yalanlayanların haline!
Bu, konuşamayacakları gündür.
Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 29–34. ayetler için yazılmıştır.
29 - 34. Yalancı günahkârlar için hazırlanıp onlara: “vay hallerine!” dedirten hususlardan birisi de Kıyamet gününde onlara söylenecek olan şu sözlerdir: “Haydi gidip yalanlamakta olduğunuz (o azaba) girin!” Daha sonra bu, şu buyruklarla açıklanmaktadır:
“Gidip üç kola ayrılmış bir gölgeye girin.” Yani ortasından üç kol, ateşten üç parça beliren, gidip gelen ve onunla bir arada bulunan cehennem ateşinin gölgesine gidin. Ancak “o, ne gölgelendirir.” Onda ne rahat, ne de huzur vardır. “ne de alevlere karşı” orada kalana bir “fayda sağlar.” Aksine alevler, sağından solundan, dört bir yanından onu çepeçevre kuşatır. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Onların üstlerinde de ateşten tabakalar vardır altlarında da.” (ez-Zümer, 39/16); “Onlara cehennemden bir döşek vardır. Üstlerinde de (ateşten) örtüler. İşte Biz zalimleri böyle cezalandırırız.” (el-Araf, 7/41)
Daha sonra Yüce Allah, cehennemdeki kıvılcımların büyüklüğüne, korkunç manzaralarına ve kötü görünüşlerine delil teşkil edecek şu ifadeleri zikretmektedir:
"O, her biri saray kadar büyük kıvılcımlar atar ki (her bir kıvılcım) kara-kızıl develeri andırır.” Kara-kızıl develer, sarıya çalan siyah renkli develerdir. Bu da cehennem ateşinin alevinin, kor ateşinin ve kıvılcımlarının karanlık ve siyah renkli olduğuna, görünüşünün dehşet verici ve oldukça da sıcak olduğuna delildir. Yüce Allah’tan ateşten kurtarıp esenliğe kavuşturmasını, oraya yakınlaştırıcı amellerden de uzak tutmasını dileriz. “O gün yalanlayanların vay haline!”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Savurduğu kıvılcımlar karanlık ve büyüklük olarak sanki kara develer gibidir.
Aynı kök: صفر (5 geçiş)
Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan…
Aynı kök: صفر (5 geçiş)
Andolsun, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgar göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar.
Aynı kök: صفر (5 geçiş)
Görmedin mi, Allah gökten su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler…
Aynı kök: جمل (11 geçiş)
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden…
Aynı kök: جمل (11 geçiş)
Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık…
Aynı kök: جمل (11 geçiş)
Yakub, "Nefisleriniz sizi bir iş yapmağa sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O (kıvılcımlar) sanki sarı (kızgın) halatlar gibidir. dipnot 1
sanki akkordan halatlar gibi...
kızgın dev halatlar gibi!
Sanki o (kıvılcımlar) sarı dev halatlar gibidir!
Her biri, sanki sapsarı erkek deve sürüleri gibidir.
Her bir kıvılcım, sanki birer sarı deve gibidir.
Kızgın dev halatlar gibi! dipnot 562
- Yalan sayageldiğiniz şeye doğru gidiniz! Üç boyutlu azaba, ne gölgelendiren ne de alevden koruyan bir gölgeye gidiniz. O saray gibi kocaman bir kıvılcım saçar. Her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir.
(Rengi de) Sarı deve gibi.
(Rengi de) Sarı deve gibi.
Sanki sarı hopalar (erkek develer) gibi.
Sanki sarı sarı hopalar gibi
Sanki o sarı deve sürüsüdür.
Sanki o sarı deve sürüsüdür.
Sanki o sarı bir halattır.
Her biri, sanki sapsarı erkek deve sürüleri gibidir.
Herbiri sanki sarı sarı erkek develerdir.
Ve her biri sanki birer sarı erkek devedir.
(29-50) Yalanlamış olduğunuza doğru artık girin. Üç kola ayrık gölgeye girin. Ne gölgelendirir ne de aleve karşı bir faydası vardır. Muhakkak ki O (alev), Sarı deve sürüleri gibi (akkor halatlar gibi) köşkler / kasırlar kadar yüksek kıvılcımlar saçacaktır. O gün yalanlayanların vay haline! Bugün konuşulamayacak gündür / nutkun tutulacağı gündür. Onlara İzin verilmez ki mazeret sunsunlar. O gün yalanlayanların vay haline! Ayrışım günü budur. Sizi de Evvelkileri de topladık. Eğer sizin bir planınız varsa hemen planlayın . O gün yalanlayanların vay haline! Muhakkak ki sakınanlar / muttakiler onlarda gölgedeler ve de göze başındalar. İştahlandıkları ne ise onun içinde zevklenirler . Yaptıklarınızdan / Amellerinizden dolayı afiyetle yiyin için . İhsanda bulunanların / güzel davrananların karşılığı / cezası kesinlikle böyledir. O gün yalanlayanların vay haline! Suçlular olarak sizler birazcık geçinin / metalanın yiyin O gün yalanlayanların vay haline! Eğilin / Rükû edin denildiğinde rükû etmediler. O gün yalanlayanların vay haline! Bu sözden sonra hangi söze inanacaklar ki?
Her biri sarı develer gibidir.
(Saçtığı) kıvılcım, sanki sarı bir halattır.
Kıvılcımların saçılışı dipnot 1 sarı develer gibidir (peşpeşe ve kesintisizdir) dipnot 2 .
Her biri sarı renkli gemi halatına benzer.
Her bir kıvılcım, sanki birer sarı deve gibidir.
Sanki o sarı halatlar gibidir.
O kıvılcım sanki sarımtırak bir halat/bir deve kervanı/bakırdan bir ip gibidir.
Sparks looking like huge implements covered with copper troubling the infidels grievously and subjecting them to a severe distress.
and as bright as copper.
"As if there were (a string of) yellow camels (marching swiftly)."
which seem as though they are yellow-coloured camels. dipnot 1
like a herd of yellow camels.
As if they were yellow camels or bundles of ropes.
[bright] as if they were yellow camels.
(Sparks) that look like tawny camels.
sparks like to golden herds.
which are as yellow as the color of the camels.
as though they were yellow camels!
As if they were yellow camels/ropes.
resembling yellow camels in colour.
As if they were tawny camels.
As if they were yellow (heaps) of cables (Or: golden herds).
(Or) as it might be camels of bright yellow hue.
So like golden camels. "
like giant fiery ropes!
and ˹as dark˺ as black camels."[1]
As if they were yellow camels.
As yellow as the color of camels.
As if they were yellowish [black] camels.
As if giant fiery ropes.
Moving like the caravans of bright yellow camels.
"As if there were (a string of) yellow camels (marching swiftly). "
as if they were yellowish camels."
As if they were yellow camels.