Diyanet İşleri
Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline!
Mutaffifîn suresi · 1–6. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Mutaffifîn suresi, 1. ayet. وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ
Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline!
Eksik ölçenlere (yolsuzluk yapanlara) yazıklar olsun!
Yazıklar olsun yolsuzluk yapanlara!
Vay haline ölçüyü eksik tutanların!
Vay haline ölçü ve tartıyı tam yapmayanların!
Eksik ölçüp tartanların vay haline,
Hilekârlara yazıklar olsun!
Ölçüde Aldatanların; vay başlarına gelene!
Eksik ölçüp tartanların vay haline!
Yazıklar olsun kandıranlara.
Yazıklar olsun kandıranlara.
Veyl ölçü ve tartıda hile yapanlara!
Veyl o mutaffifine
Hile dipnot 1 yapanların vay haline!
Hile dipnot 1 yapanların vay haline!
Hile dipnot 1 yapanların vay haline!
Eksik ölçüp tartanların vay haline,
Ölçekde ve tartıda hile yapanların vay haaline!
Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline.
(1-9) Ölçü ve tartıda hile yapanlara / eksik iş yapanlara yazıklar olsun, insanlardan alırlarken tam ve eksiksiz alırlar insanlara verirken yahut tartarken eksiltirler / kırarlar. Onlar gerçekten o azametli gün için tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar Alemlerin Rabbi için kalkacaklar.
Ölçüde hile yapanların vay haline!
Ölçü ve tartıda hile yapanların vay haline!
Eksik ölçüp tartanların vay haline! dipnot 1
Küçük eksiltmeyle ölçüp tartanların çekeceği var.
Ölçüde hile yapanların vay haline!
Ölçüde hile yapanların vay haline!
Azap ve kaygı, tartıda ve ölçüde hile yapanlara olsun;
Mutaffifîn suresi, 2. ayet. ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ
Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.
Onlar insanlardan (bir şey alırken) ölçtüklerinde (baskı yaparak) tam ölçerler. dipnot 1
Kendileri başkalarından alacakları zaman noksansız isterler;
Onlar, (öteki) insanlardan haklarını eksiksiz isterler;
Onlar ki, insanlardan haklarını tam ölçüyle alırlar da;
Ki onlar, insanlardan ölçerek aldıklarında noksansız alırlar.
İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam,
İnsanlardan ölçerek aldıklarında eksiksiz alırlar.
- Onlar, insanlardan bir şey aldıkları zaman tam ölçüp tartarlar. Kendileri bir şey sattıkları zaman onlara eksik ölçüp tartarlar.
Halktan bir şey aldıklarında ölçüyü tam uygularlar.
Halktan bir şey aldıklarında ölçüyü tam uygularlar.
Onlar ki, insanlar üzerinden kendilerine ölçtüklerinde tam basarlar.
Ki nas üzerinden kendilerine ölçtükleri zaman tam basarlar
Onlar, alırlarken tam olarak ölçer, tartarlar.
Onlar, alırlarken tam olarak ölçer, tartarlar.
Onlar, alırlarken tam olarak ölçer, tartarlar.
Ki onlar, insanlardan ölçerek aldıklarında noksansız alırlar.
Ki onlar insanlardan ölçekle aldıkları zaman (haklarını) tastamam alanlar,
Onlar ki; insanlardan bir şey aldıkları zaman kendileri ölçerek tam alırlar.
(1-9) Ölçü ve tartıda hile yapanlara / eksik iş yapanlara yazıklar olsun, insanlardan alırlarken tam ve eksiksiz alırlar insanlara verirken yahut tartarken eksiltirler / kırarlar. Onlar gerçekten o azametli gün için tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar Alemlerin Rabbi için kalkacaklar.
Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman tam ölçerler.
Onlar insanlardan bir şey ölçüp aldıkları zaman ölçüyü tam yaparlar.
Onlar insanlardan alırken ölçünün tam olmasını isteyen;
İnsanlardan alırken ölçünün tam olmasını isterler,
İnsanlardan/halktan aldıklarında tam alan,
İnsanlardan/halktan aldıklarında tam alan..
Ki onlar insanlardan alırken ölçüyü tam yaparlar,
Mutaffifîn suresi, 3. ayet. وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ
Fakat kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.
Onlara (insanlara vermek için) ölçtüklerinde veya tarttıklarında ise eksiltirler.
ama başkaları için ölçüp tarttıkları zaman hak yerler.
ama borçlarını ölçüp tartmaya gelince, onu azaltmaya çalışırlar.
Onların (hakkını vermeye gelince) ölçtüklerinde eksiltirler!
Kendileri onlara ölçtüklerinde veya tarttıklarında eksiltirler.
onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan.
Ölçerek verdiklerinde ise eksik tartarlar.
- Onlar, insanlardan bir şey aldıkları zaman tam ölçüp tartarlar. Kendileri bir şey sattıkları zaman onlara eksik ölçüp tartarlar.
Verdikleri zaman ise ölçüyü ve tartıyı eksik tutarlar.
Verdikleri zaman ise ölçüyü ve tartıyı eksik tutarlar.
Onlara ölçtükleri veya tarttıklarında ise eksiltirler
Onlara ölçtükleri veya tarttıkları vakıt ise eksiltirler
Satarlarken eksik ölçer, tartarlar.
Satarlarken eksik ölçer, tartarlar.
Satarlarken eksik ölçer, tartarlar.
Kendileri onlara ölçtüklerinde veya tarttıklarında eksiltirler.
Onlara (insanlara) ölçekle, yahud tartı ile verdikleri zaman ise eksilenlerdir.
Ama onlara bir şey ölçüp tartarak verdikleri zaman, eksik tutarlar.
(1-9) Ölçü ve tartıda hile yapanlara / eksik iş yapanlara yazıklar olsun, insanlardan alırlarken tam ve eksiksiz alırlar insanlara verirken yahut tartarken eksiltirler / kırarlar. Onlar gerçekten o azametli gün için tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar Alemlerin Rabbi için kalkacaklar.
Ama kendileri onlara bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksiltirler.
Kendileri onlara bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman (ölçü ve tartıyı) eksik yaparlar.
ama insanlara verirken ölçtükleri veya tarttıklarında onları zarara sokan kimselerdir. dipnot 1
Kendileri ölçerken veya tartarken onları zarara sokarlar.
Onlara tartıp/ölçtüklerinde eksik verenler,
Onlara tartıp ölçtüklerinde eksik verenler..
Onlara vermek üzere tartıp ölçtükleri zaman, eksiltmeye giderler.
Mutaffifîn suresi, 4. ayet. أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ
(4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
(4, 5, 6) Büyük bir günde yani insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları günde diriltileceklerini hiç düşünmezler mi?
Onlar sanmazlar mı ki tekrar diriltilecekler;
Onlar bilmez mi ki tekrar diriltilecekler
Bunlar kendilerinin (ölümü tatmanın akabinde) ba's olunacaklarını zannetmiyor mu?
Yoksa onlar, diriltileceklerini sanmıyor mu?
Onlar düşünmezler mi ki, diriltilecekler!
Yoksa yeniden yaşama döndürülmeyeceklerini mi sanıyorlar?
- Onlar,alemlerin Rabbinin huzurunda duracaklarları büyük gün için tekrar dirileceklerine inanmıyorlar mı?
Onlar hiç dirileceklerini sanmazlar mı?
Onlar hiç dirileceklerini sanmazlar mı?
Onlar, tekrar diriltileceklerini zannetmiyorlar mı?
(4-5) Zannetmez mi bunlar ki büyük bir gün için ba's olunacaklar?
Onlar diriltileceklerini bilmiyorlar mı? dipnot 1
Onlar diriltileceklerini bilmiyorlar mı? dipnot 1
Onlar diriltileceklerini bilmiyorlar mı? dipnot 1
Yoksa onlar, diriltileceklerini sanmıyor mu?
Saahiden onlar (öldükden sonra) diriltileceklerini sanmıyor (lar) mı,
Onlar, kendilerinin diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
(1-9) Ölçü ve tartıda hile yapanlara / eksik iş yapanlara yazıklar olsun, insanlardan alırlarken tam ve eksiksiz alırlar insanlara verirken yahut tartarken eksiltirler / kırarlar. Onlar gerçekten o azametli gün için tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar Alemlerin Rabbi için kalkacaklar.
Onlar düşünmezler mi ki, büyük bir günde (hesap vermek için) diriltilecekler?
Onlar, tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
Onlar yeniden diriltileceklerini hiç mi düşünmüyorlar?
Bunlar yeniden diriltileceklerini hiç hesaba katmazlar mı?
Onlar yeniden dirileceklerini inanmıyorlar mı?
Onlar, yeniden dirileceklerini düşünmüyor/sanmıyorlar mı?
Peki, bunlar kendilerinin diriltileceğini sanmıyorlar mı?
Mutaffifîn suresi, 5. ayet. لِيَوْمٍ عَظِيمٍ
(4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
(4, 5, 6) Büyük bir günde yani insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları günde diriltileceklerini hiç düşünmezler mi?
dehşetli bir günde (hesaba çekilecekler);
(ve) korkunç bir Gün'de (hesaba çekilecekler);
Aziym bir süreç için.
Büyük bir günde.
Büyük bir günde (hesap vermek için) öyle bir gün ki,
Büyük Gün'de.
- Onlar,alemlerin Rabbinin huzurunda duracaklarları büyük gün için tekrar dirileceklerine inanmıyorlar mı?
Büyük bir günde?
Büyük bir günde?
O büyük gün için.
(4-5) Zannetmez mi bunlar ki büyük bir gün için ba's olunacaklar?
Büyük bir gün için.
Büyük bir gün için.
Büyük bir gün için.
Büyük bir günde.
Büyük bir günde,
Büyük bir gün için.
(1-9) Ölçü ve tartıda hile yapanlara / eksik iş yapanlara yazıklar olsun, insanlardan alırlarken tam ve eksiksiz alırlar insanlara verirken yahut tartarken eksiltirler / kırarlar. Onlar gerçekten o azametli gün için tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar Alemlerin Rabbi için kalkacaklar.
Çok büyük bir gün için.
Büyük bir gün için,
O azametli günde; dipnot 1
O muazzam günde?
Büyük bir günde…
Büyük bir günde.
Çok büyük bir gün için.
Mutaffifîn suresi, 6. ayet. يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
(4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
(4, 5, 6) Büyük bir günde yani insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları günde diriltileceklerini hiç düşünmezler mi?
o gün bütün insanlar alemlerin Rabbi huzuruna dikilecekler.
bütün insanların alemlerin Rabbi huzuruna varacakları Gün'de?
Rabb-ül alemin için insanların kıyam ettiği süreç!
İnsanların, alemlerin Rabbi için kalkacağı günde.
insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.
İnsanların, Evrenlerin Efendisinin karşısında duracakları günde.
- Onlar,alemlerin Rabbinin huzurunda duracaklarları büyük gün için tekrar dirileceklerine inanmıyorlar mı?
O gün halk Evrenlerin Efendisinin huzurunda durur.
O gün halk Evrenlerin Rabbinin huzurunda dururlar.
İnsanların, alemlerin Rabbi için kalkacağı günde.
O gün ki nas rabbül'alemin için kıyam edecekler
O Gün İnsanlar alemlerin Rabb'inin divanında duracaklar.
O gün insanlar alemlerin Rabb'inin divanında duracaklar.
O gün insanlar alemlerin Rabb'inin divanında duracaklar.
İnsanların, alemlerin rabbi için kalkacağı günde.
Aalemlerin Rabbi (olan Allahın hükmü) için insanların (kabirlerinden) kalkacağı günde?
Ki insanlar o gün, alemlerin Rabbının huzurunda duracaklar.
(1-9) Ölçü ve tartıda hile yapanlara / eksik iş yapanlara yazıklar olsun, insanlardan alırlarken tam ve eksiksiz alırlar insanlara verirken yahut tartarken eksiltirler / kırarlar. Onlar gerçekten o azametli gün için tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar Alemlerin Rabbi için kalkacaklar.
İnsanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzuruna kalkıp, duracaklardır.
Ki o gün insanlar, alemlerin Rabbinin divanında dururlar.
varlıkların Rabbi için bütün insanların ayağa kalkacağı günde (diriltileceklerini hiç mi düşünmüyorlar)? dipnot 1
Her insanın, varlıkların sahibi için kalkacağı günde.
O gün insanlar, alemlerin Rabbi için ayağa kalkar.
O gün insanlar, alemlerin Rabbi için ayağa kalkar.
Bir gün ki, insanlar, alemlerin Rabbi huzurunda kıyama geçerler.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.