Mutaffifîn suresi · 7–17. ayetler

Siccîn ve yalanlayanlar

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Mutaffifîn suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 7. ayet. كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ

    Diyanet İşleri

    Hayır, günahkarların yazısı, muhakkak "Siccin"dedir.

    Mehmet Okuyan

    Hayır! Şüphesiz ki (yoldan) sapanların yazısı (kaydı) Siccîn'dedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Artık yeter! Sorumsuzluğu tıynet edinenlerin kaydı, elbet Siccin'de (arşivlenecek).

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki, kötü ruhluların kaydı, kayıpsız kaçaksız bir şekilde (tutulmuş)tur!

    Ahmed Hulusi

    Hayır (asla)! Muhakkak ki füccar (Hak'tan sapanlar)'ın kayıtları elbette siccin'dedir!

    Ali Bulaç

    Hayır; facir olanların kitabı şüphesiz "Siccin" dedir.

    Ali Özek ve heyeti

    Doğrusu günahkârların yazısı, muhakkak Siccîn’de olmaktır.

    Ali Rıza Safa

    Asla! Kötülük taşıyanların kayıtları, kesinlikle eksiksizdir. dipnot 579

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 579
      "Eksiksizdir." olarak yazdığımız "Siccin" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Defterdedir." veya "Kütüktedir." veya "Karanlık ve pis bir çukurdadır." veya "Aşağı zindandadır." biçiminde çevrilmiş; kimi Kur'an çevirilerinde ise "Siccin" olarak bırakılmıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır! Şüphesiz, yoldan çıkanların defterleri kesinlikle Siccin'dedir. "Siccin'in ne olduğunu sen nerden bileceksin?" O, kodlanmış bir kitaptır.

    Edip Yüksel

    Doğrusu, kötülerin yazgısı Siccin'dedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Doğrusu, kötülerin yazgısı Siccin'dedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hayır, hayır, facirlerin yazısı Siccin'dedir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hayır hayır. Çünkü facirlerin yazısı siccindedir

    Erhan Aktaş

    Hayır! Kötülerin kayıtları kesinlikle siccindedir. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      En iyi, en sağlam korunan yerdedir; kütüktedir, defterdedir. Siccin, kelime anlamı olarak en iyi en sağlam korunan hapishane, zindan demektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! Kötülerin kayıtları kesinlikle siccindedir. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      En iyi, en sağlam korunan yerdedir; kütüktedir, defterdedir. Siccin, aslında sözcük olarak en iyi en sağlam korunan hapishane, zindan demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır! Kötülerin kayıtları kesinlikle siccindedir. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      En iyi, en sağlam korunan yerdedir; kütüktedir, defterdedir. Siccin, aslında sözcük olarak en iyi en sağlam korunan hapishane, zindan demektir.

    Gültekin Onan

    Hayır, facirlerin kitabı şüphesiz 'siccin'dedir.

    Hasan Basri Çantay

    Sakın (hileye sapmayın. Ahiret hisabını unutmayın). Çünkü kötülerin kitabı muhakkak ki "Siccin" dedir.

    İbni Kesir

    Doğrusu kötülerin kitabı, muhakkak Siccin'dedir.

    Mehmet Alagaş

    (1-9) Ölçü ve tartıda hile yapanlara / eksik iş yapanlara yazıklar olsun, insanlardan alırlarken tam ve eksiksiz alırlar insanlara verirken yahut tartarken eksiltirler / kırarlar. Onlar gerçekten o azametli gün için tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar Alemlerin Rabbi için kalkacaklar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hayır! Günahkârların kitabı muhakkak “Siccîn”dedir.

    Süleyman Ateş

    Hayır, (ölçü ve tartıda hile yapılamaz), doğrusu sapanların yazıcısı Siccin (aşağı zindan)dadır.

    Süleymaniye Vakfı

    Hayır, hayır! Günaha batanların kaydı Siccin'dedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sakın böyle yapmayın. Taşkınlık edenlerin kaydı Siccin'de tutulmaktadır.

    Şaban Britch

    Hayır! Şüphesiz günahkârların kitabı Siccin'dedir.

    Şaban Piriş

    -Hayır! Şüphesiz günahkarların kitabı siccindedir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hayır, iş düşündükleri gibi değil! Rezilliğe batmışların kitabı, karanlık ve pis bir çukurun, Siccin'in ta içindedir.

  2. Mutaffifîn suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 8. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌ

    Diyanet İşleri

    "Siccin"in ne olduğunu sen ne bileceksin.

    Mehmet Okuyan

    Siccîn'in ne olduğunu sana bildiren ne olabilir ki!

    Mustafa İslamoğlu

    Ama Siccin nedir, bilir misin sen?

    Muhammed Esed

    Bilir misin nedir o kayıpsız kaçaksız olan?

    Ahmed Hulusi

    Siccin'i (ne olduğunu) sana bildiren nedir?

    Ali Bulaç

    "Siccin"in ne olduğunu sana öğreten nedir?

    Ali Özek ve heyeti

    Siccîn nedir, bilir misin?

    Ali Rıza Safa

    Eksiksiz olanı, sana bildiren nedir?

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır! Şüphesiz, yoldan çıkanların defterleri kesinlikle Siccin'dedir. "Siccin'in ne olduğunu sen nerden bileceksin?" O, kodlanmış bir kitaptır.

    Edip Yüksel

    Siccin nedir bilir misin?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Siccin nedir bilir misin?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bildin mi Siccin nedir?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bildin mi siccin nedir?

    Erhan Aktaş

    Siccinin ne olduğunu sen ne bileceksin!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Siccinin ne olduğunu sen ne bileceksin!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Siccinin ne olduğunu sen ne bileceksin!

    Gültekin Onan

    "Siccin"in ne olduğunu sana öğreten nedir?

    Hasan Basri Çantay

    Sicciinin ne olduğunu sana hangi şey bildirdi?

    İbni Kesir

    Siccin'in ne olduğunu sen nereden bileceksin?

    Mehmet Alagaş

    (1-9) Ölçü ve tartıda hile yapanlara / eksik iş yapanlara yazıklar olsun, insanlardan alırlarken tam ve eksiksiz alırlar insanlara verirken yahut tartarken eksiltirler / kırarlar. Onlar gerçekten o azametli gün için tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar Alemlerin Rabbi için kalkacaklar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Siccîn”in ne olduğunu sen ne bileceksin?

    Süleyman Ateş

    Siccin'in ne olduğunu sen nereden bileceksin?

    Süleymaniye Vakfı

    Siccin'in ne olduğunu sana kim bildirebilir!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Siccin nedir, sen nereden bileceksin? (Öyleyse dinle!)

    Şaban Britch

    Siccin'in ne olduğunu nereden bileceksin?

    Şaban Piriş

    Siccinin ne olduğunu nereden bileceksin?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Siccin'in ne olduğunu sana gösteren nedir?

  3. Mutaffifîn suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 9. ayet. كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ

    Diyanet İşleri

    O, yazılmış bir kitaptır.

    Mehmet Okuyan

    Numaralandırılmış (açıkça yazılı) bir kitaptır.

    Mustafa İslamoğlu

    O (Siccin) sayısal değerlerle korunmuş bir kayıttır.

    Muhammed Esed

    O, (silinmez şekilde) tutulan bir kayıttır!

    Ahmed Hulusi

    Merkum (silinmesi {İngilizce'de; erase} sözkonusu olmayan) bir kayıttır!

    Ali Bulaç

    Yazılı bir kitaptır.

    Ali Özek ve heyeti

    ( o günahkarların yazısı ) Amellerin sayılıp yazıldığı bir kitaptır .

    Ali Rıza Safa

    Sayılandırılmış Kitap'tır. dipnot 580

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 580
      "Sayılandırılmış Kitap" olarak yazdığımız "Kitabun merkumun" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Yazılmış bir kitap" veya "Tutulan bir kayıt" veya "Mühürlenmiş bir kitap" veya "İşaretlenmiş bir kitap" veya "Her şeyin apaçık kaydedildiği bir kitap" biçiminde çevrilmiştir. Bu terimin tıpkısı, 83:20 ayetinde de bildirilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır! Şüphesiz, yoldan çıkanların defterleri kesinlikle Siccin'dedir. "Siccin'in ne olduğunu sen nerden bileceksin?" O, kodlanmış bir kitaptır.

    Edip Yüksel

    Rakamlanmış bir kitaptır. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * İnkarcılar için bir zindan (Siccin), iyiler için ise bir kule (İlliyyun) fonksiyonu gösteren ve onların yazgılarını içeren kitap, "Kitabun Markum" yani Rakamlarla Kodlanmış Kitap olarak tanımlanır. İnkarcılar onu yalanlar; iyiler ise ona tanık olurlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rakamlanmış bir kitaptır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yazılmış bir kitaptır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Terkıym olunmuş bir kitab

    Erhan Aktaş

    Her şeyin tek tek yazıldığı bir kitaptır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Her şeyin tek tek yazıldığı bir kitaptır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Her şeyin tek tek yazıldığı bir kitaptır.

    Gültekin Onan

    Yazılı bir kitaptır.

    Hasan Basri Çantay

    (O) yazılmış bir kitabdır.

    İbni Kesir

    Yazılmış bir kitabtır.

    Mehmet Alagaş

    (1-9) Ölçü ve tartıda hile yapanlara / eksik iş yapanlara yazıklar olsun, insanlardan alırlarken tam ve eksiksiz alırlar insanlara verirken yahut tartarken eksiltirler / kırarlar. Onlar gerçekten o azametli gün için tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar Alemlerin Rabbi için kalkacaklar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (O günahkârların yazısı) Amellerinin sayılıp yazıldığı bir kitaptır.

    Süleyman Ateş

    Yazılmış bir Kitaptır.

    Süleymaniye Vakfı

    O, numaralanmış kayıtlardır. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kehf 18/49, Yasin 36/12, Kamer 54/52-53, Nebe 78/29. "Merkum (مرقوم)" kelimesi Türkçede kullanılan rakam kelimesinin de türetildiği "rakm (رقم)" kökündendir. Kur'an'da sadece bu ayette ve Mutaffifin 83/20'de geçen bu kelime, "hiçbir eksiği olmayan, rakamsal bir kesinlikte olan" anlamıyla (Lisan'ul Arab), iyilerin ve kötülerin kayıtlarının tutulduğu defterleri nitelemektedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O, yazılı bir defterdir.

    Şaban Britch

    (Amelleri) yazılmış bir kitaptır.

    Şaban Piriş

    İşaretlenmiş bir kitaptır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Rakamlandırılmış bir kitaptır o.

  4. Mutaffifîn suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 10. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    Diyanet İşleri

    (10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!

    Mehmet Okuyan

    (10, 11) Hesap gününü yalanlayan yalancıların o gün vay hâline! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle Tûr 52:11'de 1, Mürselât suresinde ise 10 kez kullanılmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    O gün vay haline yalanlayanların;

    Muhammed Esed

    Vay haline o Gün hakikati yalanlayanların,

    Ahmed Hulusi

    O süreçte (Sünnetullah'ı) yalanlayanların vay haline!

    Ali Bulaç

    O gün, yalanlayanların vay haline.

    Ali Özek ve heyeti

    O gün vay haline yalancıların!

    Ali Rıza Safa

    Yalanlayanların; o gün, vay başlarına gelene!

    Bayraktar Bayraklı

    - Yalanlayanların vay haline o gün! Onlar yargı gününü yalanlıyorlar. Oysa o günü, aşırı gidenler ve günahkarlardan başkası yalanlamaz.

    Edip Yüksel

    O gün yalanlayanlara yazıklar olsun.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O gün yalanlayanlara yazıklar olsun.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Veyl o gün yalan diyenlere!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Veyl o gün o yalan diyenlere

    Erhan Aktaş

    O Gün, yalanlayanların vay haline!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İzin Günü, yalanlayanların vay haline!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İzin Günü, yalanlayanların vay haline!

    Gültekin Onan

    O gün, yalanlayanların vay haline.

    Hasan Basri Çantay

    Yalan sayanların o gün vay haaline!

    İbni Kesir

    Vay haline o gün, yalanlayanların.

    Mehmet Alagaş

    (7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O gün yalanlayanların vay haline!

    Süleyman Ateş

    Yalanlayanların vay haline o gün!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün bu yalancılar çok çekecekler!

    Şaban Britch

    Yalanlayanların o gün vay haline!

    Şaban Piriş

    Yalanlayanların o gün vay haline!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Vay haline o gün, yalanlayanların!

  5. Mutaffifîn suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 11. ayet. ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ

    Diyanet İşleri

    (10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!

    Mehmet Okuyan

    (10, 11) Hesap gününü yalanlayan yalancıların o gün vay hâline! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle Tûr 52:11'de 1, Mürselât suresinde ise 10 kez kullanılmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    onlar Hesap Günü'nü yalanlıyorlar;

    Muhammed Esed

    Hesap Günü'nü(n geleceğini) yalanlayanların:

    Ahmed Hulusi

    Ki onlar, Din (yapılanların otomatik sonucunun yaşanacağı) süreçlerini yalanlarlar!

    Ali Bulaç

    Ki onlar, din gününü yalanlıyorlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Ki onlar, ceza gününü yalan sayarlar.

    Ali Rıza Safa

    Yargı Günü'nü yalanlıyorlar.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yalanlayanların vay haline o gün! Onlar yargı gününü yalanlıyorlar. Oysa o günü, aşırı gidenler ve günahkarlardan başkası yalanlamaz.

    Edip Yüksel

    Onlar Din Gününü yalanlar. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * "Din Günü"nün tanımı 82:19'da Yargı Günü olarak yapılmıştır. Herhangi bir yaratılmışın şefaat ederek kendilerini kurtaracağına inananlar Kuran'da tanımı yapılan Din Gününü inkar etmiş olurlar. * Ayrıca bak 74:46-48 ve 1:4

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar Din Gününü yalanlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O ceza gününü yalanlayanlara.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O din gününü tekzib edenlere

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, Din Günü'nü dipnot 1 yalanlıyorlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hesap görme günü, yargılanma günü.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, din gününü dipnot 1 yalanlıyorlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hesap görme günü, yargılanma günü.

    Gültekin Onan

    Ki onlar, din gününü yalanlıyorlar.

    Hasan Basri Çantay

    ki onlar, o din gününü yalan saymakda olanlardır.

    İbni Kesir

    Onlar ki; din gününü yalanlarlar.

    Mehmet Alagaş

    (7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ki onlar, ceza gününü yalan sayarlar.

    Süleyman Ateş

    Onlar ceza gününü yalanlamaktadırlar.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar, her şeyin karşılığını bulacağı gün dipnot 1 hakkında yalana sarılıp duranlardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Din, "adet, durum; yapılan işe karşılık vermek ve verilen karşılık, itaat /boyun eğme" anlamlarına gelir (es-Sıhah). Din, Kuran'da insanın kabul edip ona göre yaşamaya söz verdiği sistem anlamına da gelir (Al-i İmran 3/19, Kafirun 109/6). Eğer bu din Allah'ın dini ise boyun eğilen yalnızca Allah'tır ve karşılığı ondan beklenir. "Din günü" de dünyada yapılanların karşılığının alınacağı Ahiret günüdür (Fatiha1/4, Nur 24/25, Saffat 37/19-20, Zariyat 51/6-12-13, Vakıa 56/56, Mearic 70/26, Müddessir 74/46).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlar hesap verme gününü yalan sayan kimselerdir.

    Şaban Britch

    Din gününü yalanlayanların.

    Şaban Piriş

    Din gününü yalanlayanların..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlar ki din gününü yalanlarlar.

  6. Mutaffifîn suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 12. ayet. وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ

    Diyanet İşleri

    Onu, ancak her azgın, günahkar kimse inkar eder.

    Mehmet Okuyan

    Onu günahkâr azgınlardan başkası yalanlamaz.

    Mustafa İslamoğlu

    halbuki onu ancak haddi aşan günahkarlar yalanlar:

    Muhammed Esed

    oysa, hak ve adalet sınırlarını ihlal edenler (ve) günaha batmış (olan)lar dışında kimse onu yalanlamaz:

    Ahmed Hulusi

    Onu yaşayacağını yalnızca her haddi aşan suçlular yalanlar!

    Ali Bulaç

    Oysa onu, 'sınır tanımaz, saldırgan', günahkar olandan başkası yalanlamaz.

    Ali Özek ve heyeti

    Onu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar.

    Ali Rıza Safa

    Sınır tanımayan suçludan başkası onu yalanlamaz.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yalanlayanların vay haline o gün! Onlar yargı gününü yalanlıyorlar. Oysa o günü, aşırı gidenler ve günahkarlardan başkası yalanlamaz.

    Edip Yüksel

    Onu ancak azgın günahkarlar yalanlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu ancak azgın günahkarlar yalanlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onu ancak her bir haddini aşkın, günaha düşkün yalanlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ki onu ancak her bir haddini aşgın, günaha düşgün, tekzib eder

    Erhan Aktaş

    Onu haddi aşan günahkardan başka kimse yalanlamaz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onu haddi aşan günahkardan başka kimse yalanlamaz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onu haddi aşan günahkardan başka kimse yalanlamaz.

    Gültekin Onan

    Oysa onu, 'sınır tanımaz, saldırgan', günahkar olandan başkası yalanlamaz.

    Hasan Basri Çantay

    Halbuki onu haddi aşkın ve taşkın, günaha düşkün olan her kişiden başkası yalan saymaz.

    İbni Kesir

    Halbuki onu, azgın günahkardan başka kimse yalanlamaz.

    Mehmet Alagaş

    (7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onu; ancak her azgın, günahkâr kimse yalanlar.

    Süleyman Ateş

    Onu, saldırgan, günahkardan başkası yalanlamaz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Saldırgan (aşırılık yapan) ve günaha düşkün olandan başkası o günü yalan saymaz.

    Şaban Britch

    Onu, her haddi aşan günahkârdan başkası yalanlamaz.

    Şaban Piriş

    Onu, her haddi aşan günahkardan başkası yalanlamaz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onu ancak her şımarıp azmış, günaha batmış olan yalanlar.

  7. Mutaffifîn suresi, 13. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 13. ayet. إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    Diyanet İşleri

    Ona ayetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der.

    Mustafa İslamoğlu

    ne zaman (Hesap Günü'nü hatırlatan) ayetlerimiz kendilerine okunsa, "geçmişin masalları" derler.

    Muhammed Esed

    (işte böyle,) ne zaman mesajlarımız onlara iletilse, hep "Geçmişin masalları!" derler.

    Ahmed Hulusi

    Ona işaretlerimiz bildirildiğinde: "Evvelkilerin efsaneleri" dedi!

    Ali Bulaç

    Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: "Geçmişlerin masallarıdır" dedi.

    Ali Özek ve heyeti

    Böyle birine âyetlerimiz okununca «Eskilerin masalları» derdi.

    Ali Rıza Safa

    Ayetlerimiz ona okunduğunda, şöyle dedi: "Öncekilerin söylenceleri!"

    Bayraktar Bayraklı

    Onlara ayetlerimiz okunduğunda, "Öncekilerin masallarıdır" derler.

    Edip Yüksel

    Kendisine ayetlerimiz iletildiğinde, "Efsane" derdi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendisine ayetlerimiz iletildiğinde, 'Efsane' derdi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Karşısında ayetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları!" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Karşısında ayetlerimiz okunurken evvelkilerin esatiri dedi

    Erhan Aktaş

    Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, "Eskilerin masalları." der.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, "Eskilerin masalları." der.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, "Eskilerin masalları." der.

    Gültekin Onan

    Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: "Geçmişlerin masallarıdır" dedi.

    Hasan Basri Çantay

    Onun karşısında ayetlerimiz okununca "Evvelkilerin masallarıdır" demişdir o.

    İbni Kesir

    Ona ayetlerimiz okunduğunda; öncekilerin masalları, der.

    Mehmet Alagaş

    (7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ona ayetlerimiz okunsa; "Eskilerin masalları." der.

    Süleyman Ateş

    Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: "Eskilerin masalları" der.

    Süleymaniye Vakfı

    Böyle birine ayetlerimiz bağlantıları ile birlikte okununca, "Bunlar öncekilerin yazıları! dipnot 1 " der.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen esatir (أَسَاطِيرُ) kelimesi, "bir şeye hiza vermek, saf tutturmak" anlamına gelen satr (سطر) kökünden türemiş olan usture (اسطورة) kelimesinin çoğuludur (Müfredat). Satara (سَطَرَ) fiilinin "yazı yazmak" anlamına gelmesi, harflerin hizaya sokulması, anlamlı bir şekilde sıralanması sebebiyledir. Dokuz yerde geçen esatiru'l-evvelin (أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ) ifadesi, Kur'an'da anlatılanların yeni olmadığını, önceki ilahi kitaplarda, diğer kitaplarda, yazıtlarda ya da anlatılarda zaten var olduğunu belirtmek için ayetleri görmezden gelenler tarafından kullanılan alaycı bir ifadedir. Bunu söyleyerek Kur'an'ın önceki ilahi kitapları tasdik etmesini de istismar etmişlerdir (En'am 6/25, Enfal 8/31, Nahl 16/24, Mü'minun 23/83, Furkan 25/5, Neml 27/68, Ahkaf 46/17, Kalem 68/15).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Böyle birine ayetlerimiz okunduğu zaman "bunlar eskilerin masallarıdır" der.

    Şaban Britch

    Ona ayetlerimiz okunduğu zaman "evvelkilerin masalları" der.

    Şaban Piriş

    Ona ayetlerimiz okunduğu zaman 'evvelkilerin masalları' der.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ayetlerimiz ona okunduğunda, "Daha öncekilerin efsaneleri!" deyiverir.

  8. Mutaffifîn suresi, 14. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 14. ayet. كَلَّا بَلْ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    Diyanet İşleri

    Hayır, hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.

    Mehmet Okuyan

    Hayır, aksine! Kazandıkları (kötülükler nedeniyle) kalplerinin üzerinde pas tutmuştur.

    Mustafa İslamoğlu

    Ondan daha da beter: yaptıkları yüzünden kalpleri tümüyle pas tutmuştur.

    Muhammed Esed

    Hayır, onların kalpleri, yaptıkları (kötülükler) ile pas tutmuştur!

    Ahmed Hulusi

    Hayır (asla)! Aksine yaptıklarının getirileri onların şuurlarını (bir pas gibi) örtmüştür.

    Ali Bulaç

    Asla, hayır; onların kazandıkları, kalpleri üzerinde pas tutmuştur.

    Ali Özek ve heyeti

    Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.

    Ali Rıza Safa

    Hayır, asla! Kazandıkları, yüreklerinin üzerinde pas tutmuştur.

    Bayraktar Bayraklı

    Hayır! Doğrusu, işledikleri günahlar, kalplerinin üzerinde pas tutmuştur.

    Edip Yüksel

    Doğrusu, işledikleri günahlar kalplerini kaplamış.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Doğrusu, işledikleri günahlar kalplerini kaplamış.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hayır, hayır! Onların kazançları kalplerinin üzerine pas bağlamıştır!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hayır hayır! Fakat onların kazancları kalblerinin üzerine pas bağlamıştır

    Erhan Aktaş

    Hayır, hayır! Bilakis, onların yapıp ettikleri şeyler kalplerini kararttı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır, hayır! Bilakis, onların yapıp ettikleri şeyler kalplerini kararttı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır, hayır! Bilakis, onların yapıp ettikleri şeyler kalplerini kararttı.

    Gültekin Onan

    Asla, hayır; onların kazandıkları, kalpleri üzerinde pas tutmuştur.

    Hasan Basri Çantay

    Hayır (hakıykat öyle değil), bil'akis, onların kazanmakda oldukları (irtikab edegeldikleri ma'siyetler) kalblerini yenmiş (paslandırmış) dır.

    İbni Kesir

    Hayır; onların kazandıkları, kalblerini paslandırıp körletmiştir.

    Mehmet Alagaş

    (7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hayır, aksine onların kazandıkları kalplerini örtmüştür.

    Süleyman Ateş

    Hayır, doğrusu, onların işleyip kazandıkları şeyler, kalblerinin üzerine pas olmuştur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hayır hayır… Aslında kazançları, yürekleri üzerinde pas oluşturmuştur.

    Şaban Britch

    Hayır! Aksine, kazandıkları (günahlar) onların kalplerini bürümüştür.

    Şaban Piriş

    -Hayır! aksine, kazandıkları onların kalplerini paslandırmıştır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İşin esası o değil! Onların kazanmakta oldukları, kalplerinin üstünde pas oluşturmuştur.

  9. Mutaffifîn suresi, 15. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 15. ayet. كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ

    Diyanet İşleri

    Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.

    Mehmet Okuyan

    Hayır! Şüphesiz ki onlar o gün Rablerinden perdelenmiş (mahrum) olacaklardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Bundan daha beteri de var: Elbet onlar o gün Rablerinden mahrum kalacaklar;

    Muhammed Esed

    Elbette onlar, o Gün Rablerin(in rahmetin)den yoksun bırakılacaklar:

    Ahmed Hulusi

    Hayır! Muhakkak ki onlar, o gün, elbette Rablerinden perdelidirler!

    Ali Bulaç

    Hayır; gerçekten onlar, Rablerinden perdelenerek yoksun tutulmuşlardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Hayır! Onlar şüphesiz o gün Rablerinden (O'nu görmekten) mahrum kalmışlardır.

    Ali Rıza Safa

    Asla! O gün, Efendilerinden kesinlikle yoksun bırakılacaklardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Hayır! Doğrusu, o gün Rablerinden perdelenmiş olacaklardır.

    Edip Yüksel

    Doğrusu, o gün onlar Efendi'lerinden perdelenir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Doğrusu, o gün onlar Rab'lerinden perdelenir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hayır, hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrum kalacaklardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hayır hayır! Muhakkakki onlar o gün rablarından hicabda kalacaklar

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! Onlar, İzin Günü Rabb'lerinden perdelenmiş olanlardır. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rabb'lerinin rahmetinden mahrum kalmış olanlardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır! Onlar, İzin Günü Rabb'lerinden perdelenmiş olanlardır. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rabb'lerinin rahmetinden mahrum kalmış olanlardır.

    Gültekin Onan

    Hayır; gerçekten onlar, rablerinden perdelenerek yoksun tutulmuşlardır.

    Hasan Basri Çantay

    Hayır (inanmazlar) Şübhesiz ki onlar o gün Rableri (ni görmek) den kat'iyyen mahrumdurlar.

    İbni Kesir

    Hayır doğrusu onlar, o gün Rabblarından kesinlikle mahrumdurlar.

    Mehmet Alagaş

    (7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hayır! Şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.

    Süleyman Ateş

    Hayır, doğrusu onlar, o gün Rablerinden perdelenmişlerdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sakın siz böyle yapmayın. Çünkü bunlar o gün Rablerinden uzak tutulacaklardır.

    Şaban Britch

    Hayır! Gerçek şu ki, onlar o gün Rab’lerinden (görmekten) mahrum olanlardır.

    Şaban Piriş

    -Hayır! Gerçek şu ki, onlar o gün Rab'lerinden mahrum olanlardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hayır! Onlar o gün Rablerine karşı tam bir şekilde perdelenmişlerdir.

  10. Mutaffifîn suresi, 16. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 16. ayet. ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ

    Diyanet İşleri

    Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir.

    Mehmet Okuyan

    Sonra, şüphesiz ki onlar cehenneme girecekler.

    Mustafa İslamoğlu

    sonra onlar gözleri faltaşı gibi açan bir azaba sokulacaklar;

    Muhammed Esed

    ve sonra kesinlikle yakıcı ateşe girecekler

    Ahmed Hulusi

    Sonra, muhakkak ki onlar ateşe gireceklerdir.

    Ali Bulaç

    Sonra onlar, kuşkusuz cehenneme yollanacaklardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra onlar cehenneme girerler.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, kesinlikle yakıcı ateşe gireceklerdir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sonra onlar cehenneme gireceklerdir. Sonra kendilerine, "İşte yalanladığınız budur" denilecektir.

    Edip Yüksel

    Ve böylece onlar cehenneme atılır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve böylece onlar cehenneme atılır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra onlar, mutlaka cehenneme yaslanacak

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra onlar muhakkak Cahime yaslanacaklar

    Erhan Aktaş

    Sonra onlar, Cehennem'e girecekler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra onlar, Cehennem'e girecekler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra onlar, Cehennem'e girecekler.

    Gültekin Onan

    Sonra onlar, kuşkusuz cehenneme yollanacaklardır.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra onlar muhakkak ve muhakkak o alevli cehenneme gireceklerdir.

    İbni Kesir

    Sonra onlar, muhakkak cehenneme yuvarlanacaklardır.

    Mehmet Alagaş

    (7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra da Cehennem'e atılacaklardır.

    Süleyman Ateş

    Sonra onlar, elbette cehenneme gireceklerdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra o alevli ateşte kızaracaklardır.

    Şaban Britch

    Sonra da onlar Cehennem'e sokulacaktır.

    Şaban Piriş

    Sonra da onlar cehenneme atılacaklardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra onlar mutlaka cehenneme dalacaklardır.

  11. Mutaffifîn suresi, 17. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 17. ayet. ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

    Diyanet İşleri

    Sonra da onlara, "Yalanlamakta olduğunuz işte budur" denecektir.

    Mustafa İslamoğlu

    sonra kendilerine denilecek ki: "işte sizin yalanlamayı adet edindiğiniz hakikat budur".

    Muhammed Esed

    ve kendilerine, "Bu, işte sizin yalanlamaya düşkün olduğunuz (şey)dir!" denilecek.

    Ahmed Hulusi

    Sonra: "İşte bu, yalanladığınız şeydir" denilir.

    Ali Bulaç

    Sonra onlara: "İşte sizin yalanladığınız (şey) budur" denir.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra onlara: «İşte yalanlamış olduğunuz (cehennem) budur» denilir.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, şöyle denilecek: "İşte, yalanladığınız budur!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Sonra onlar cehenneme gireceklerdir. Sonra kendilerine, "İşte yalanladığınız budur" denilecektir.

    Edip Yüksel

    "Yalanlamakta olduğunuz şey işte budur" denir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Yalanlamakta olduğunuz şey işte budur' denir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra da onlara: "İşte bu, sizin yalanlayıp durduğunuz!" denilecek.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra da denecek: işte bu, sizin o tekzib edip durduğunuz

    Erhan Aktaş

    Sonra da: "İşte bu yalanlayıp durduğunuz şeydir." denecek.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra da: "İşte bu yalanlayıp durduğunuz şeydir." denecek.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra da: "İşte bu yalanlayıp durduğunuz şeydir." denecek.

    Gültekin Onan

    Sonra onlara: "İşte sizin yalanladığınız (şey) budur" denir.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra da (onlara) "İşte (bu azab) sizin yalan saymakda devam etdiğiniz şeydir" denilecek.

    İbni Kesir

    Sonra da onlara; yalanlayıp durduğunuz işte budur, denilecektir.

    Mehmet Alagaş

    (7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra da onlara; “Yalanlamış olduğunuz işte budur!” denilecek.

    Süleyman Ateş

    Sonra da: "İşte yalanlamakta olduğunuz şey budur!" denilecektir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra onlara şöyle denecektir: "İşte sizin yalan saydığınız budur."

    Şaban Britch

    Sonra da onlara denilecek ki: Bu yalanlamış olduğunuz şeydir.

    Şaban Piriş

    Sonra da onlara denilecek ki: -Bu yalanlamış olduğunuz şeydir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra da: "İşte budur, o yalanlamakta olduğunuz şey!" denilecektir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.