Nahl suresi

Nahl suresi, 21. ayet

Nahl suresi, 21. ayet. أَمْوَٰتٌ غَيْرُ أَحْيَآءٍ وَمَا يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ

emvâtün gayru aḥyâ'. vemâ yeş`urûne eyyâne yüb`aŝûn.

Diyanet İşleri

Onlar, diri olmayan cansız varlıklardır! Ne zaman dirileceklerinin de şuuruna varamazlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 18–24 · surenin 21. ayeti / 128

Konu Allah'ın emri; yaratılıştaki nimetler ve âciz ilahlar Nahl 1–21 3

  1. Nahl 18

    Halbuki Allah'ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  2. Nahl 19

    Allah, gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir.

  3. Nahl 20

    Allah'ı bırakıp da taptıkları şeyler, yaratılmış olduklarına göre hiçbir şey yaratamazlar.

  4. 21

    Onlar, diri olmayan cansız varlıklardır! Ne zaman dirileceklerinin de şuuruna varamazlar.

  5. Nahl 22

    Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkar etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

  6. Nahl 23

    Şüphe yok ki Allah, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları hiç sevmez.

  7. Nahl 24

    Onlara "Rabbiniz ne indirdi?" denildiği zaman, "Öncekilerin masalları" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 21–22. ayetler için yazılmıştır.

21. Diğer taraftan bunlarda ne ilim, ne onun dışındaki kemâl sıfatlarından hiçbirisi yoktur. “Hem diri değil, ölüdürler.” Ne işitirler, ne görürler, ne de bir şeye akıl erdirebilirler. Nasıl olur da siz bunları âlemlerin Rabbinin yanısıra ilâh edinebilirsiniz? Müşriklerin akılları ne kadar da kıttır! Ne kadar sapık, ne kadar bozuktur! Çünkü yanlış olduğu her şeyden daha açık bir gerçek olarak ortada bulunan bir hususu bile görememişlerdir. Onlar bütün yönleri ile eksik, kemal sıfatlarının ve fiillerinin hiçbirisine sahip olamayan varlıklarla, bütün yönleri ile kemâl sıfatlarına sahip ve bu kemâl sıfatlarının da en mükemmel ve en azametli olanına sahip mutlak kemâl sahibi Yüce Allah’ı eşit tutmuşlardır. Halbuki Yüce Allah, her şeyi kuşatan bir bilgiye, her şeyi kapsayan kudrete, bütün kainatı dolduran geniş bir rahmete sahiptir. Hiçbir yaratılmışın, sıfatlarının bir kısmını dahi kuşatma gücüne sahip olamayacağı şekilde hamd, üstünlük, büyüklük ve azamet yalnız O’nundur. Bu nedenle de şöyle buyurmaktadır:

22. “Sizin ilâhınız tek bir ilâhtır.” O da bir ve tek, eşsiz, doğmamış, çocuk edinmemiş ve hiçbir dengi bulunmayan, Samed olan Allah’tır. İman ve ilim sahibi kimselerin akıl ve kalpleri, O’nun celal ve azametini idrak etmiş, büyük bir sevgi ile O’na bağlanmış, bedenî ve malî olarak yakınlaştırıcı bütün amelleri yalnızca O’na halis kılmış, kalbi amellerini de azalarının amellerini de yalnızca O’na yöneltmiş, güzel isimleri, sıfatları ve mukaddes filleri ile O’na hamd-u senada bulunmuşlardır. “Öyle iken ahirete inanmayanların kalpleri” bu büyük gerçeğe karşı “inkarcıdır” Halbuki cehalet ve inat itibari ile yaratılmışların en aşırıları dışında hiç kimsenin inkâra yeltenmediği şeyi yani Allah’ın tevhidini inkâr ederler. “ve onlar” Allah’a ibadete karşı “büyüklenmektedirler.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Putlara tapanlar o putları kendi elleriyle yapmışlardır. Bu putlar ne canlıdırlar ve ne de ilim sahibidirler. Putlar, kıyamet günü onlara ibadet edenlerle birlikte cehennem ateşine atılmak için ne zaman diriltilecekler onu da bilmezler.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَمْوَٰتٌ emvatun onlar ölüdürler kök: موت
  2. غَيْرُ gayru değildirler kök: غير
  3. أَحْيَآءٍۢ ۖ ehya'in diri kök: حيي
  4. وَمَا ve ma (fakat)
  5. يَشْعُرُونَ yeş'urune bilmezler kök: شعر
  6. أَيَّانَ eyyane ne zaman
  7. يُبْعَثُونَ yub'asune dirileceklerini kök: بعث

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    Doğduğu gün, öleceği gün ve diriltileceği gün ona selam olsun!

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    "Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selam (esenlik verilmiştir)."

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız"? dedi. (Bir kısmı) "Bir gün, ya da bir günden az",…

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    De ki: "Göktekiler ve yerdekiler gaybı bilemezler, ancak Allah bilir. Onlar öldükten sonra ne zaman diriltileceklerinin de farkında değildirler."

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat

    Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.

  • Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

  • Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, Allah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Onlar) ölülerdir; diriler değillerdir. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

Mustafa İslamoğlu

Onlar ölüdürler, diri değildirler; ne zaman diriltileceklerini dahi bilemezler.

Muhammed Esed

hayatı hiç tatmamış ölülerdir onlar; ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

Ahmed Hulusi

Hayy (hakikat ilmi) olmayan (yaşayan) ölülerdir. . . Ne zaman ba's olunacaklarının da (yeni bir yapıyla yaratılacaklarının) şuurunda değildirler.

Ali Bulaç

Ölüdürler, diri değildirler; ne zaman dirileceklerinin şuuruna varamazlar.

Ali Özek ve heyeti

Onlar ölüdürler; diri değil. (Kendilerine ibadet edenlerin) ne zaman dirileceklerini (Kıyâmeti) de bilmezler.

Ali Rıza Safa

Onlar ölüdür; canlı değildir. Ne zaman yeniden yaşama döndürüleceklerinin ayırdında da değillerdir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar diri değil, ölüdürler. Ne zaman dirileceklerinin de bilincinde değillerdir.

Edip Yüksel

Ölüdürler, diri değildirler. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ölüdürler, diri değildirler. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hep ölüdürler, diri değil. Ne zaman diriltileceklerinin de bilincinde değildirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hep ölüdürler, bizzat hayy değildirler ne zaman ba'solunacaklarına da şuurları yoktur

Erhan Aktaş

Diri değil, ölüdürler. Diriltilecekleri zamandan habersizdirler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dua; çağırmak, seslenmek, yardım istemek demektir. Dua, Allah'a istek ve ihtiyaçlarını arz ederek O'nun lütfunu desteğini, bağışlamasını ve yardımını istemektir (2:186). İnsan, dua etmeden önce kendisine düşeni yapmalıdır. Kendisine düşeni yapmadan Allah'tan bir şey istemek samimiyetsizliktir. Yine Allah'tan istenilen şeyin doğru bir şey olması gerekir: İstediği şeyi hak edip etmediğini, hakkı olup olmadığını dikkate almalıdır. Dua edenin, isteği kabul edildikten sonra, Allah'ı unutacak olması, duasının kabul edilmesine engeldir. Allah'ın yanı sıra başka bir kimseye veya şeye dua etmek şirktir (1:5).

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Diri değil, ölüdürler. Diriltilecekleri zamandan habersizdirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Diri değil, ölüdürler. Diriltilecekleri zamandan habersizdirler.

Gültekin Onan

Ölüdürler, diri değildirler; ne zaman dirileceklerinin şuuruna varamazlar.

Hasan Basri Çantay

(Onlar) diriler değil, ölülerdir. Ne zaman dirileceklerine şuurları da yokdur.

İbni Kesir

Onlar; diri değil, ölüdürler. Ne zaman dirileceklerini de fark edemezler.

Mehmet Alagaş

(19-27) Allah sizin sakladığınızı da açığa vurduklarınızı da / alenileştirdiklerinizi de biliyor , Allah’ın dışında çağırdıklarınız herhangi bir şey yaratamaz onlar yaratıktırlar , ö lüdürler diri değildirler , ne zaman dirileceklerinin de bilincinde değildirler, sizin ilahınız tek ilahtır , a hirete iman etmeyenler in kalplerinde belirsizlik vardır , onlar büyüklenenlerdir. Şüphesiz ki Allah sizin sakladıklarınızı da açığa çıkardıklarınızı kesinlikle bilir, muhakkak ki O büyüklenenleri sevmez. Onlara Allah ne indirdi denildiğinde dediler ki evvelkilerin hikayeleri / masalları (bize ne evvelkilere ne olmuş) kıyamet günü yüklendiklerini / sorumluluklarını tamamen kendileri taşıyacaklardır ve bir de ilim dışı bir şekilde saptırdıklarının da yüklerini / sorumluluklarını taşıyacaklardır , ne kötü bir sorumluluk / ne kötü bir vezirlik! Onlardan öncekiler de bir tuzak planı kurdular Allah geldi, onların kurulu kubbelerini / binalarını temellerinden aldı, çatılarıyla birlikte üzerlerine çöktürdü, onlara azap, bilincinde / şuurunda olmadıkları taraftan geldi. Sonra kıyamet günü onlar rezil olacaklar, diyecek ki, nerede bana ortak koştuğunuz sizleri ayrıştıran / düşmanlaştıran ortaklarım? Kendilerine ilim verilenler dediler ki; bugün kesinlikle rezillik / zillet ve kötülük kafirlerindir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, diri olmayan cansız varlıklardır! Ne zaman dirileceklerinin de şuuruna varamazlar.

Süleyman Ateş

Onlar ölüdürler, diri değildirler. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar birer ölüdür, diri değillerdir. Ne zaman diriltileceklerinin de farkında olmazlar.

Şaban Britch

Onlar, ölüdür, diri değil. Ne zaman diriltileceklerinin de bilincinde değillerdir.

Şaban Piriş

Onlar, ölüdür, diri değil. Ne zaman diriltileceklerinin de bilincinde değillerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Hayat bulmaz ölülerdir onlar. Ne zaman dirilteceklerini bile bilmezler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Inanimate dumb idols and lifeless objects insensible to feeling and knowing, unaffected by anything specified. They do not perceive resurrection nor when shall their devotees be resurrected.

Abdul Haleem

They are dead, not living. They do not know when they will be raised up.

Abdullah Yusuf Ali

(They are things) dead, lifeless: nor do they know when they will be raised up.

Abul A'la Maududi

they are dead, not living. They do not even know when they will be resurrected. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The words employed here to refute man made deities clearly indicate that these deities were deceased prophets, saints, martyrs and pious and other extraordinary beings buried in their graves and not angels, jinns, devils or idols. For the angels and devils are alive: therefore, the words, "They are dead, not living" cannot apply to them, and it is out of the question to say about idols of stone or wood that “They do not know at all when they shall again be raised to life” in the Hereafter. As regards the objection to this version that there were no such deities in Arabia, this is based on the lack of knowledge of the history of the pre- Islamic period. It is well known that there was a large number of Jews and Christians living among many clans of Arabia, who used to invoke and worship their Prophets, saints, etc. It is also a fact that many gods of the mushriks of Arabia were human beings, whose idols they had set up for worship after their death. According to a tradition cited in Bukhari on the authority of Ibn Abbas: “Wadd, Sua, Yaghuth, Yauq, and Nasr were pious human beings, whom the succeeding generations had made gods.” In another tradition, related by Aishah: “Asaf and Nailah were human beings.” There are also traditions to the same effect about Lat, Munat and Uzza. So much so that according to some traditions of the mushriks, Lat and Uzza were the beloved ones of Allah who used to pass His winter with Lat and summer with Uzza. But Allah is absolutely free from such absurd things they attribute to Him.

Aisha Bewley

They are dead, not alive, and they are not aware of when they will be raised.

Al-Hilali & Khan

(They are) dead, not alive; and they know not when they will be raised up.

Ali Quli Qarai

They are dead, not living, and are not aware when they will be resurrected.

Amatul Rahman Omar

They are dead, not alive. And they do not perceive when they shall be raised (to life again).

Arthur John Arberry

dead, not alive; and are not aware when they shall be raised.

Bijan Moeinian

Such idols are dead. They do not have any spirit. They have no idea when they will be resurrected.

E. Henry Palmer

Dead, not living, nor can they perceive! When shall they be raised?

Edip-Layth

They are dead, not alive, and they will not know when they are resurrected.

George Sale

They are dead, and not living; neither do they understand when they shall be raised.

Hamid S. Aziz

Dead, not living, nor can they know when they shall be raised.

Mahmoud Ghali

Dead, not alive, (i. e. other than being alive) and in no way are they aware whence they will be made to rise again.

Marmaduke Pickthall

(They are) dead, not living. And they know not when they will be raised.

Mohamed Ahmed - Samira

Dead, without life they are, and do not know when they will be raised.

Muhammad Asad

they are dead, not living, and they do not [even] know when they will be raised from the dead!

Mustafa Khattab

They are dead, not alive—not even knowing when their followers will be resurrected.

Progressive Muslims

They are dead, not alive, and they will not know when they are resurrected.

Rashad Khalifa

They are dead, not alive, and they have no idea how or when they will be resurrected.

Sahih International

They are, [in fact], dead, not alive, and they do not perceive when they will be resurrected.

Sam Gerrans

Dead, not living; and they perceive not when they will be raised.

Shabbir Ahmed

(Powerless are the so-called saints, mystics and monks, whom you make holier and holier with the passage of time. ) They are dead, disintegrated bodies, not living. They are not even aware when they will be raised. (And you still call upon them for help!)

Syed Vickar Ahamed

(They are) dead, lifeless: And they do not know when they will be raised up (themselves).

Taqi Usmani

they are dead, having no life, and they do not know when they shall be raised again.

The Monotheist Group

They are dead, not alive, and they do not perceive when they will be resurrected.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 21. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 21. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 21. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩