Diyanet İşleri
"Ona de ki: İster misin (küfür ve isyanından) temizlenesin?
Naziât suresi
Naziât suresi, 18. ayet. فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ
feḳul hel leke ilâ en tezekkâ.
"Ona de ki: İster misin (küfür ve isyanından) temizlenesin?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve Firavun Naziât 15–26 3
(Ey Muhammed!) Musa'nın haberi sana geldi mi?
Hani, Rabbi ona mukaddes Tuva vadisinde şöyle seslenmişti:
"Haydi Firavun'a git! Çünkü o azmıştır."
"Ona de ki: İster misin (küfür ve isyanından) temizlenesin?
Seni Rabbine ileteyim de O'na karşı derinden saygı duyup korkasın!"
Derken Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Fakat o, Musa'yı yalanladı ve isyan etti.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 15–25. ayetler için yazılmıştır.
15-16. Yüce Allah, Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hitaben şöyle buyurmaktadır: “Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?” Bu, kesinlikle vuku bulmuş olan pek büyük bir olaya dair bir sorudur. Yani “Rabbi”nin “ona mukaddes Tuvâ vadisinde” seslenişine dair haberi sana ulaştı mı?
Tuvâ, Yüce Allah’ın Musa ile konuşup ona risâletini lütfettiği, vahyini gönderdiği ve onu seçtiği yerin adıdır. Ona şöyle demişti:
17. “Firavun’a git! Çünkü o pek azmıştır.” Yani sen git de ona azgınlığından, şirk ve isyanından vazgeçmesini yumuşak sözlerle ve kaba olmayan ifadelerle bildir. Belki “öğüt alır yahut korkar” (Tâ-Hâ, 20/44)
18. Ona “de ki: Sen kendini arındırmak ister misin?” Özlü akıl sahiplerinin elde etmek için birbirleri ile yarıştıkları, övülmeye değer güzel bir haslete sahip olmaya ne dersin? Ki bu da nefsini küfür ve azgınlıktan arındırarak iman ve salih amele yönelmektir.
19. “İster misin ki sana Rabbine giden yolu göstereyim” Onun nelerden razı olduğunu, nelerin O’nu gazaplandırdığını sana açıklayayım “da” dosdoğru yolu öğrenmek suretiyle Allah'tan “korkasın.”
Ancak Firavun Mûsâ’nın davetini kabul etmedi.
20. “Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.” Yani tür olarak en büyük mucizeyi gösterdi. Bu ifade, bu mucizelerin birden çok olmasına aykırı değildir: “Bunun üzerine asasını bıraktı, o da hemen aşikar ve kocaman bir yılan oluverdi. Elini (yakasından sokup geri) çıkardığında o, bakanlara bembeyaz görünüverdi.” (eş-Şuarâ, 26/32-33)
21-22. “Fakat o” hakkı “yalanlayıp” emre “isyan etti. Sonra da yüz çevirip” hakka karşı çıkmak ve onunla savaşmak hususunda olanca gücü ile “çalışmaya koyuldu.”
23-24. “Derken” askerlerini “toplayıp seslendi.” Onlara: “Ben sizin en yüce Rabbinizim, dedi.” Onlar da ona itaat ettiler. O, onları küçümseyip hafife aldı, onlar da onun bu batıl iddiasını kabul ettiler.
25. “Bunun üzerine Allah da onu hem âhiret, hem de dünya azabı ile yakaladı.” Allah, onun uğradığı cezayı, dünya ve âhiret cezasını açıklayan bir delil ve isyandan alıkoyan açık bir uyarı kıldı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ve ona de ki: "Ey Firavun! Küfür ve günahlardan arınmak ister misin?''
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Zekât
"Bizim için bu dünyada da bir iyilik yaz, ahirette de. Çünkü biz sana varan doğru yola yöneldik." Allah, şöyle dedi: "Azabım var ya, dilediğim…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Zekât
(75-76) Her kim de O'na salih ameller işlemiş bir mü'min olarak varırsa, işte onlar için en yüksek dereceler, içinden ırmaklar akan, içinde ebediyyen…
Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…
Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.
Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdir.
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
"(Ona) de ki: "Arınmak ister misin?
ve ona de ki: "Arınmaya var mısın?
ve (ona) söyle: 'Arınmaya istekli misin?
"De ki: Arınıp saflaşmaya ne dersin?"
Ona de ki: "Temizlenmek ister misin?"
De ki: Arınmayı ister misin?
"Ona, şunu söyle: ‘Artık, arınmaya niyetin var mı?' "
- Hani, Rabbi ona Kutsal Vadide, Tuva'da şöyle seslenmişti: "Firavun'a git, çünkü o gerçekten azmıştır. Ona de ki: "Arınmak istemez misin? Sana, Rabbine giden yolu göstereceğim, böylece saygı duyarsın."
"Ona de ki: Arınmayacak mısın?"
'Ona de ki: Arınmayacak mısın?'
De ki: "İster misin temizlenesin?
De ki: ister misin temizlenesin?
"Git ona de ki: Arınmak ister misin?"
"Git ona de ki: Arınmak ister misin?"
Git ona de ki: "Arınmak ister misin?"
Ona de ki: "Temizlenmek ister misin?"
Onun için de ki "(Küfürden, azgınlıkdan) temizlenmende meylin var mı senin"?
De ki: temizlenmeye meylin var mı senin.
(15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.
Deki: “Sen temizlenmek istiyor musun?”
"De ki: Arınmağa gönlün var mı?"
Ona de ki: "Kendini arındırıp geliştirmek hakkındır, değil mi?
De ki: Kendini geliştirmek hakkındır, değil mi?
Ve de ki: Arınmaya istekli misin?
Ve de ki: -Arınmaya istekli misin?
"De ki ona: 'Arınıp temizlenmeye ne dersin?"
Say to him: "Would you like to follow a path that leads you to righteousness and purity?".
and ask him, "Do you want to purify yourself [of sin]?
"And say to him, 'Wouldst thou that thou shouldst be purified (from sin)?-
and say to him: 'Are you willing to be purified,
and say: "Do you resolve to purify yourself.
And say to him: "Would you purify yourself (from the sin of disbelief by becoming a believer)?"
and say, ‘‘Would you purify yourself?
`And say (to him), "Would you like to purify yourself;
And say, "Hast thou the will to purify thyself;
"Ask him if he has the least desire to purify himself and return to the right path. "
and say, "Hast thou a wish to purify thyself,
Tell him: "Would you not be purified?"
and say, hast thou a desire to become just and holy?
Then say, "Have you a desire to purify yourself?
So say (to him), ‘Would you (be ready) to cleanse yourself,
And say (unto him): Hast thou (will) to grow (in grace)?
And say: 'Would you like to grow (in virtue)?
and say [unto him], 'Art thou desirous of attaining to purity?
And say, ‘Would you ˹be willing to˺ purify yourself,
Tell him: "Would you not be purified"
Tell him, "Would you not reform?
And say to him, 'Would you [be willing to] purify yourself
“And say thou: ‘Wouldst thou purify thyself,
And ask him, "Are you willing to be a better person?" ('Zaku' = Grow in goodness = Develop the 'Self' = Get rid of evil behavior = Attain purity = Improve in conduct = Prime the 'Self' for actualization).
"And say to him: ‘Would you (wish) that you should be purified (from sin)?
And say (to him,) ‘Would you like to purify yourself,
Tell him: "Would you not be purified?"