Diyanet İşleri
Fakat o, Musa'yı yalanladı ve isyan etti.
Naziât suresi
Naziât suresi, 21. ayet. فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ
fekeẕẕebe ve`aṣâ.
Fakat o, Musa'yı yalanladı ve isyan etti.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve Firavun Naziât 15–26 3
"Ona de ki: İster misin (küfür ve isyanından) temizlenesin?
Seni Rabbine ileteyim de O'na karşı derinden saygı duyup korkasın!"
Derken Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Fakat o, Musa'yı yalanladı ve isyan etti.
Sonra sırt dönüp koşarak gitti.
Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:
"Ben, sizin en yüce Rabbinizim!" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 15–25. ayetler için yazılmıştır.
15-16. Yüce Allah, Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hitaben şöyle buyurmaktadır: “Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?” Bu, kesinlikle vuku bulmuş olan pek büyük bir olaya dair bir sorudur. Yani “Rabbi”nin “ona mukaddes Tuvâ vadisinde” seslenişine dair haberi sana ulaştı mı?
Tuvâ, Yüce Allah’ın Musa ile konuşup ona risâletini lütfettiği, vahyini gönderdiği ve onu seçtiği yerin adıdır. Ona şöyle demişti:
17. “Firavun’a git! Çünkü o pek azmıştır.” Yani sen git de ona azgınlığından, şirk ve isyanından vazgeçmesini yumuşak sözlerle ve kaba olmayan ifadelerle bildir. Belki “öğüt alır yahut korkar” (Tâ-Hâ, 20/44)
18. Ona “de ki: Sen kendini arındırmak ister misin?” Özlü akıl sahiplerinin elde etmek için birbirleri ile yarıştıkları, övülmeye değer güzel bir haslete sahip olmaya ne dersin? Ki bu da nefsini küfür ve azgınlıktan arındırarak iman ve salih amele yönelmektir.
19. “İster misin ki sana Rabbine giden yolu göstereyim” Onun nelerden razı olduğunu, nelerin O’nu gazaplandırdığını sana açıklayayım “da” dosdoğru yolu öğrenmek suretiyle Allah'tan “korkasın.”
Ancak Firavun Mûsâ’nın davetini kabul etmedi.
20. “Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.” Yani tür olarak en büyük mucizeyi gösterdi. Bu ifade, bu mucizelerin birden çok olmasına aykırı değildir: “Bunun üzerine asasını bıraktı, o da hemen aşikar ve kocaman bir yılan oluverdi. Elini (yakasından sokup geri) çıkardığında o, bakanlara bembeyaz görünüverdi.” (eş-Şuarâ, 26/32-33)
21-22. “Fakat o” hakkı “yalanlayıp” emre “isyan etti. Sonra da yüz çevirip” hakka karşı çıkmak ve onunla savaşmak hususunda olanca gücü ile “çalışmaya koyuldu.”
23-24. “Derken” askerlerini “toplayıp seslendi.” Onlara: “Ben sizin en yüce Rabbinizim, dedi.” Onlar da ona itaat ettiler. O, onları küçümseyip hafife aldı, onlar da onun bu batıl iddiasını kabul ettiler.
25. “Bunun üzerine Allah da onu hem âhiret, hem de dünya azabı ile yakaladı.” Allah, onun uğradığı cezayı, dünya ve âhiret cezasını açıklayan bir delil ve isyandan alıkoyan açık bir uyarı kıldı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Firavun ise bu mucizeleri yalanlayıp, Musa -aleyhisselam-'ın ona emrettiğine karşı gelmekten başka bir şey yapmadı.
Aynı kıssa: Firavun · Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.
Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…
Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdir.
Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
(92-93) Musa, (Tur'dan dönünce) şöyle dedi: "Ey Harun! Saptıklarını gördüğün zaman bana uymana ne engel oldu? Yoksa emrime karşı mı geldin?"
Aynı kök: عصي (32 geçiş)
Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Ancak Firavun, gerçeği) yalanlamış ve isyan etmişti.
fakat o yalanladı ve sert çıktı;
Ama (Firavun) o'nu yalanladı ve (hidayeti) şiddetle reddetti,
(Firavun) yalanladı ve isyan etti.
Fakat o, yalanladı ve isyan etti.
(O ise) hemen yalanladı ve isyan etti.
Fakat yalanladı ve karşı geldi.
O ise hemen yalanladı ve isyan etti.
Fakat o yalanladı ve karşı geldi.
Fakat o yalanladı ve karşı geldi.
Fakat o, yalan dedi ve isyan etti.
Fakat o tekzib etti, ısyan etti
Fakat yalanladı ve karşı çıktı.
Fakat yalanladı ve karşı çıktı.
Fakat yalanladı ve karşı çıktı.
Fakat o, yalanladı ve isyan etti.
Fakat (Fir'avn Musayı) yalanladı, (Allaha) ısyanetdi.
Ama o, yalanlayıp isyan etti.
(15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.
Fakat o, Mûsâ’yı yalanladı ve isyan etti.
Fakat o yalanladı, karşı geldi.
Ama (Firavun) yalana sarıldı ve isyan etti dipnot 1 .
Ama Firavun yalana sarıldı ve isyan etti.
Fakat o yalanladı ve isyan etti.
Fakat o yalanladı ve isyan etti.
Ama o yalanladı, isyan etti.
But Pharaoh refused to admit the truth and favoured disobedience.
but he denied it and refused [the faith].
But (Pharaoh) rejected it and disobeyed (guidance);
but he denied it as false and disobeyed,
But he denied it and disobeyed,
But [Fir‘aun (Pharaoh)] belied and disobeyed.
But he denied, and disobeyed.
But he belied (Moses) and disobeyed,
but he cried lies, and rebelled,
But Pharaoh did not take advantage of God’s mercy; he rejected Moses’ invitation in disobedience.
but he called him a liar and rebelled.
But he rejected and rebelled.
But he charged Moses with imposture, and rebelled against God.
But he (Pharaoh) rejected it and disobeyed.
Yet he (Pharaoh) cried lies and disobeyed,
But he denied and disobeyed,
But (the Pharaoh) disavowed and disobeyed.
But [Pharaoh] gave him the lie and rebelliously rejected [all guidance],
but he denied and disobeyed ˹Allah˺,
But he disbelieved and rebelled.
But he disbelieved and rebelled.
But Pharaoh denied and disobeyed.
But he denied and opposed.
But he denied and haughtily rejected.
But (Firon) rejected it and disobeyed (the guidance);
But he rejected and disobeyed,
But he disbelieved and rebelled.