Naziât suresi

Naziât suresi, 20. ayet

Naziât suresi, 20. ayet. فَأَرَىٰهُ ٱلْـَٔايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ

feerâhü-l'âyete-lkübrâ.

Diyanet İşleri

Derken Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Naziât 17–23 · surenin 20. ayeti / 46
  1. Naziât 17

    "Haydi Firavun'a git! Çünkü o azmıştır."

  2. Naziât 18

    "Ona de ki: İster misin (küfür ve isyanından) temizlenesin?

  3. Naziât 19

    Seni Rabbine ileteyim de O'na karşı derinden saygı duyup korkasın!"

  4. 20

    Derken Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.

  5. Naziât 21

    Fakat o, Musa'yı yalanladı ve isyan etti.

  6. Naziât 22

    Sonra sırt dönüp koşarak gitti.

  7. Naziât 23

    Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 15–25. ayetler için yazılmıştır.

15-16. Yüce Allah, Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hitaben şöyle buyurmaktadır: “Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?” Bu, kesinlikle vuku bulmuş olan pek büyük bir olaya dair bir sorudur. Yani “Rabbi”nin “ona mukaddes Tuvâ vadisinde” seslenişine dair haberi sana ulaştı mı?

Tuvâ, Yüce Allah’ın Musa ile konuşup ona risâletini lütfettiği, vahyini gönderdiği ve onu seçtiği yerin adıdır. Ona şöyle demişti:

17. “Firavun’a git! Çünkü o pek azmıştır.” Yani sen git de ona azgınlığından, şirk ve isyanından vazgeçmesini yumuşak sözlerle ve kaba olmayan ifadelerle bildir. Belki “öğüt alır yahut korkar” (Tâ-Hâ, 20/44)

18. Ona “de ki: Sen kendini arındırmak ister misin?” Özlü akıl sahiplerinin elde etmek için birbirleri ile yarıştıkları, övülmeye değer güzel bir haslete sahip olmaya ne dersin? Ki bu da nefsini küfür ve azgınlıktan arındırarak iman ve salih amele yönelmektir.

19. “İster misin ki sana Rabbine giden yolu göstereyim” Onun nelerden razı olduğunu, nelerin O’nu gazaplandırdığını sana açıklayayım “da” dosdoğru yolu öğrenmek suretiyle Allah'tan “korkasın.”

Ancak Firavun Mûsâ’nın davetini kabul etmedi.

20. “Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.” Yani tür olarak en büyük mucizeyi gösterdi. Bu ifade, bu mucizelerin birden çok olmasına aykırı değildir: “Bunun üzerine asasını bıraktı, o da hemen aşikar ve kocaman bir yılan oluverdi. Elini (yakasından sokup geri) çıkardığında o, bakanlara bembeyaz görünüverdi.” (eş-Şuarâ, 26/32-33)

21-22. “Fakat o” hakkı “yalanlayıp” emre “isyan etti. Sonra da yüz çevirip” hakka karşı çıkmak ve onunla savaşmak hususunda olanca gücü ile “çalışmaya koyuldu.”

23-24. “Derken” askerlerini “toplayıp seslendi.” Onlara: “Ben sizin en yüce Rabbinizim, dedi.” Onlar da ona itaat ettiler. O, onları küçümseyip hafife aldı, onlar da onun bu batıl iddiasını kabul ettiler.

25. “Bunun üzerine Allah da onu hem âhiret, hem de dünya azabı ile yakaladı.” Allah, onun uğradığı cezayı, dünya ve âhiret cezasını açıklayan bir delil ve isyandan alıkoyan açık bir uyarı kıldı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa -aleyhisselam- ona, kendisinin Rabbinden gelen bir elçi olduğuna delalet eden büyük mucizeleri gösterdi. Bunlar el ve asa mucizeleridir.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَرَىٰهُ feerahu sonra ona gösterdi kök: راي
  2. ٱلْـَٔايَةَ l-ayete mu'cizeyi kök: ايي
  3. ٱلْكُبْرَىٰ l-kubra büyük kök: كبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Kibir

    Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük…

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Kibir

    Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşarat), kurbağalar ve kan gönderdik. (Hiçbirinden ders…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Kibir

    Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzaklaştıracağım. (Onlar) her ayeti görseler de ona iman etmezler. Doğru yolu görseler onu…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Kibir

    (22-23) "Sana büyük mucizelerimizden birini daha göstermemiz için elini koynuna sok ki bir başka mucize olarak, (alaca hastalığı gibi) bir hastalık…

  • Ortak kavram: Kibir

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Ortak kavram: Kibir

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonunda ona en büyük ayeti (mucizeyi) göstermişti.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet ona o büyük mucizevi belgeyi gösterdi;

Muhammed Esed

Bunun üzerine (Musa), (Firavun'a gitti ve) ona (Rabbinin rahmetinin eseri olan) büyük mucizeyi anlattı.

Ahmed Hulusi

Derken ona büyük mucizeyi gösterdi!

Ali Bulaç

(Musa) Ona büyük mucizeyi gösterdi.

Ali Özek ve heyeti

Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.

Ali Rıza Safa

Ardından, büyük mucizeyi ona gösterdi.

Bayraktar Bayraklı

Ona büyük mucizeyi gösterdi.

Edip Yüksel

Ona büyük mucizeyi gösterdi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ona büyük mucizeyi gösterdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Vardı ona, o büyük mucizeyi gösterdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vardı ona o büyük mu'cizeyi de gösterdi.

Gültekin Onan

(Musa) Ona büyük ayeti gösterdi.

Hasan Basri Çantay

(Musa gitdi, tebliğ etdi) Ona o en büyük mu'cizeyi gösterdi.

İbni Kesir

Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.

Mehmet Alagaş

(15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Derken Mûsâ, ona en büyük mucizeyi gösterdi.

Süleyman Ateş

Ona büyük mu'cizeyi gösterdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ardından ona en büyük mucizeyi gösterdi.

Şaban Britch

Ona en büyük ayeti gösterdi.

Şaban Piriş

Ona en büyük mucizeyi/ayeti gösterdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Derken, ona o en büyük mucizeyi gösterdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then Mussa, showed him the great act featuring Allah's Omnipotence and Authority.

Abdul Haleem

Moses showed him the great sign,

Abdullah Yusuf Ali

Then did (Moses) show him the Great Sign.

Abul A'la Maududi

Then Moses (went to Pharaoh and) showed him the Great Sign; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The great sign: The turning of the staff into a serpent, as has been mentioned at several places in the Quran. Obviously there could be no greater sign than that a lifeless staff should turn into a living serpent right in front of the eyes of the people, that it should devour the artificial serpents produced by the magicians out of their staffs and cords, and when the Prophet Moses (peace be upon him) should pick it up, it should become a walking stick again. This was proof that it was Allah, Lord of the worlds, Who had sent Moses (peace be upon him) as a Prophet.

Aisha Bewley

Then he showed him the Great Sign.

Al-Hilali & Khan

Then [Mûsâ (Moses)] showed him the great sign (miracles).

Ali Quli Qarai

Then he showed him the greatest sign.

Amatul Rahman Omar

So (Moses went to Pharaoh and) he showed him the great sign (of the staff).

Arthur John Arberry

So he showed him the great sign,

Bijan Moeinian

…. you will be at awe with His Might."

E. Henry Palmer

So he showed him the greatest signs;

Edip-Layth

He then showed him the great sign.

George Sale

And he shewed him the very great sign of the rod turned into a serpent:

Hamid S. Aziz

So he showed him the Mighty Sign.

Mahmoud Ghali

So he (Moses) showed him (Pharaoh) the greatest sign,

Marmaduke Pickthall

And he showed him the tremendous token.

Mohamed Ahmed - Samira

So he showed him the greater sign;

Muhammad Asad

And thereupon he [went to Pharaoh and] made him aware of the great wonder [of God's grace].

Mustafa Khattab

Then Moses showed him the great sign,[1]

Progressive Muslims

He then showed him the great miracle.

Rashad Khalifa

He then showed him the great miracle.

Sahih International

And he showed him the greatest sign,

Sam Gerrans

And he showed him the greatest proof,

Shabbir Ahmed

And then he presented to him the tremendous evidence of the Truth. (20:23).

Syed Vickar Ahamed

Then (Musa, Moses) showed him the great Sign,

Taqi Usmani

So, he (Mūsā) showed him the biggest sign.

The Monotheist Group

He then showed him the great sign.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩