A'râf suresi

A'râf suresi, 187. ayet

A'râf suresi, 187. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ رَبِّى لَا يُجَلِّيهَا لِوَقْتِهَآ إِلَّا هُوَ ثَقُلَتْ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَا تَأْتِيكُمْ إِلَّا بَغْتَةً يَسْـَٔلُونَكَ كَأَنَّكَ حَفِىٌّ عَنْهَا قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ ٱللَّهِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

yes'elûneke `ani-ssâ`ati eyyâne mürsâhâ. ḳul innemâ `ilmühâ `inde rabbî. lâ yücellîhâ livaḳtihâ illâ hû. ŝeḳulet fi-ssemâvâti vel'arḍ. lâ te'tîküm illâ bagteten. yes'elûneke keenneke ḥafiyyün `anhâ. ḳul innemâ `ilmühâ `inde-llâhi velâkinne ekŝera-nnâsi lâ ya`lemûn.

Diyanet İşleri

Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 184–190 · surenin 187. ayeti / 206

Konu Verilen mühlet ve kıyametin vakti A'râf 182–188 3

  1. A'râf 184

    Onlar düşünmediler mi ki (çok iyi tanıdıkları, kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber'de) delilikten eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

  2. A'râf 185

    Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama, Allah'ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki, bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?

  3. A'râf 186

    Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.

  4. 187

    Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar."

  5. A'râf 188

    De ki: "Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim."

  6. A'râf 189

    Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah'a, "Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız" diye dua ederler.

  7. A'râf 190

    Fakat Allah onlara iyi ve sağlıklı bir çocuk verince de, Allah'ın kendilerine verdiği çocuk konusunda O'na ortaklar koşarlar. Allah, onların ortak koştukları şeylerden yücedir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

187. Yüce Allah, Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e şöyle hitap etmektedir: Seni yalanlayan ve sana karşı tutumları ile işi yokuşa sürmek isteyen kimseler “sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını” Kıyametin ne vakit geleceğini ve insanların başına ne zaman kopacağını “soruyorlar.”

“De ki: Onun bilgisi Rabbimin katındadır.” Onu bilmek O’na hastır. “Vakti gelince onu ancak O tecelli ettirecektir.” Kopmasını takdir ettiği vakitte ondan başka hiçbir kimse onu ortaya çıkartıp gerçekleştiremez.

“O (bilgisi ve dehşetiyle) göklerde de yerde de oldukça ağır bir olaydır.” Yani ona dair bilgi göklerdekilere de yerdekilere de gizlidir. Aynı şekilde kıyamet, onlar için oldukça ağır bir şeydir. Bu yüzden kıyametten yana korkar ve endişe ederler. “Size ancak ansızın gelecektir.” Bilemeyecekleri ve hazırlık yapamayacakları bir şekilde ansızın gelir, onları hazırlıksız yakalar.

“Sanki biliyormuşsun gibi onu sana soruyorlar.” Onlar sana kıyamete dair soru sormayı şiddetle arzu ederler. Sanki sen onu bilmeyi çok istiyormuşsun da araştırıp öğenmişsin gibi. Halbuki onlar, senin Rabbini kemal derecesinde tanıyan ve neye dair soru sormanın fayda verdiğini bilen bir kimse olduğunu, bu konuya dair soru sormayacağını, bunu arzu da etmeyeceğini bilmezler. Peki, onlar neden seni örnek alıp da maslahattan uzak ve bilinmesi imkânsız olan bu konuda soru sormaktan vazgeçmiyorlar?! Halbuki onu ne gönderilmiş bir peygamber ne de mukarreb bir melek bilir. Çünkü o, Yüce Allah’ın hikmetinin kemali ve bilgisinin genişliği dolayısı ile mahlukattan sakladığı işlerdendir.

“De ki: Onun ilmi ancak Allah’ın katındadır, fakat insanların çoğu bilmezler.” İşte bundan dolayı hiç de istenmesi gerekmeyen şeylere karşı aşırı istek duyarlar. Özellikle de bu gibi kimseler daha önemli şeylere dair soru sormayı bırakır, bilmeleri gereken şeyleri öğrenmeyi terk ederler, sonra da hiç kimsenin bilmesine imkân bulunmayan, kendilerinin de bilmekle yükümlü olmadıkları şeyleri öğrenmeye yönelirler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu inatçı yalancılar sana kıyametin ne zaman gelip çatacağı hakkındaki ilmi soruyorlar. Ey Muhammed! De ki: "Onun ilmi ne bende ve ne de bir başkasındadır. Onun ilmi ancak Allah'ın katındadır. Onun takdir edilen vaktini Allah'tan başkası açıklayamaz. Onun vakti göklerde ve yerde bulunanların hepsinden gizlenmiştir ve o sizin başınıza ancak ansızın gelir. Sen, sanki onun vaktini bilmek için çok hevesliymişsin gibi onun vaktinin ne zaman olduğunu sana soruyorlar. Hâlbuki sen, Rabbin hakkındaki ilminin kemalinden dolayı böyle bir şey sormuyorsun." Ey Muhammed! Onlara de ki: "Kıyametin vaktinin ilmi sadece bir tek olan Allah'ın katındadır. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler."

Kelimeler

37 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَسْـَٔلُونَكَ yeseluneke sana soruyorlar kök: سال
  2. عَنِ ani
  3. ٱلسَّاعَةِ s-saati sa'at(in)den kök: سوع
  4. أَيَّانَ eyyane ne zaman (diye)
  5. مُرْسَىٰهَا ۖ mursaha gelip çatması kök: رسو
  6. قُلْ kul de ki kök: قول
  7. إِنَّمَا innema ancak
  8. عِلْمُهَا ilmuha onun bilgisi kök: علم
  9. عِندَ inde yanındadır kök: عند
  10. رَبِّى ۖ rabbi Rabbimin kök: ربب
  11. لَا la
  12. يُجَلِّيهَا yucelliha Onu açığa çıkaramaz kök: جلو
  13. لِوَقْتِهَآ livektiha tam zamanında kök: وقت
  14. إِلَّا illa başkası
  15. هُوَ ۚ huve O'ndan
  16. ثَقُلَتْ sekulet O ağır gelmiştir kök: ثقل
  17. فِى fi
  18. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklere de kök: سمو
  19. وَٱلْأَرْضِ ۚ vel'erdi yere de kök: ارض
  20. لَا la
  21. تَأْتِيكُمْ te'tikum O size gelmez kök: اتي
  22. إِلَّا illa ancak
  23. بَغْتَةًۭ ۗ begteten ansızın kök: بغت
  24. يَسْـَٔلُونَكَ yeseluneke sana soruyorlar kök: سال
  25. كَأَنَّكَ keenneke sanki sen
  26. حَفِىٌّ hafiyyun biliyormuşsun kök: حفو
  27. عَنْهَا ۖ anha onu
  28. قُلْ kul de ki kök: قول
  29. إِنَّمَا innema muhakkak
  30. عِلْمُهَا ilmuha onun bilgisi kök: علم
  31. عِندَ inde yanındadır kök: عند
  32. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  33. وَلَـٰكِنَّ velakinne fakat
  34. أَكْثَرَ eksera çoğu kök: كثر
  35. ٱلنَّاسِ n-nasi insanların kök: نوس
  36. لَا la
  37. يَعْلَمُونَ yea'lemune bilmezler kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جلو (5 geçiş) · Aynı kök: وقت (13 geçiş)

    Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…

  • Aynı kök: حفو (3 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Eğer onları sizden isteyip de sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz, O da kinlerinizi ortaya çıkarırdı.

  • Aynı kök: رسو (14 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.

  • Aynı kök: حفو (3 geçiş)

    İbrahim, şöyle dedi: "Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır."

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını…

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi…

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    İnkar edenler, kendilerine kıyamet ansızın gelinceye, yahut da onlara kısır bir günün azabı gelip çatıncaya dek o Kur'an'dan bir şüphe içinde…

  • Aynı kök: وقت (13 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sana, o (Son) Saat'in demir atma zamanından soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi, sadece Rabbimin katındadır. dipnot 1 Onun zamanını O'ndan başkası ortaya koyamaz. dipnot 2 (O olay) bütün ağırlığını göklerde ve yerde hissettirecektir. (Son Saat) size ancak ve ancak ansızın gelecektir." dipnot 3 Sanki sen onu bilebilirmişsin gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi yalnızca Allah katındadır fakat insanların çoğu bilmez." dipnot 4

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Tâhâ 20:15; Enbiyâ 21:109; Lokmân 31:34; Ahzâb 33:63; Fussilet 41:47; Şûrâ 42:17; Zuhruf 43:85; Muhammed 47:18; Mülk 67:26; Nâzi‘ât 79:42-46.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: Necm 53:58.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:31, 47; A‘râf 7:95; Yûsuf 12:107; Enbiyâ 21:40; Hacc 22:55; Şu‘arâ 26:202; ‘Ankebût 29:53; Zümer 39:55; Zuhruf 43:66; Muhammed 47:18.
  4. metne dön, dipnot 4
    Bu ayet Son Saat'in bilgisinin Yüce Allah'tan başka Hz. Muhammed dahil hiç kimsede olmadığının apaçık delilidir.

Mustafa İslamoğlu

Sana soruyorlar: "Son Saat ne zaman gelip çatacak?" diye. Cevap ver: "Onun bilgisi yalnızca Rabbimin katındadır; onun vaktini O'ndan başka ortaya koyacak kimse yoktur: O bütün ağırlığıyla göklerde ve yerde kopacak, sizi haberiniz olmadan ansızın yakalayacaktır. Sanki senin ısrarla o bilginin peşine düşüp elde etmen mümkünmüş gibi, onu sana soruyorlar. De ki: "Onun gerçek bilgisi yalnızca Allah katındadır, ne ki insanların çoğu bunu bilmezden geliyor."

Muhammed Esed

(Ey Peygamber), sana Son Saatten soracaklar, "ne zaman gelip çatacak?" diye. De ki: "Doğrusu, buna dair gerçek bilgi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini Ondan başka açığa vuracak kimse de yoktur. (O Saat) göklere ve yere bütün ağırlığıyla çökecek ve sizi mutlaka umulmadık bir anda yakalayacak." Sana sanki bu (sırr)ın ısrarla peşine düşmekle belli-belirsiz içsel bir bilgi elde etmiş olman mümkünmüş gibi soracaklar. De ki: "Ona dair gerçek bilgi ancak Allah katındadır; ne var ki, insanların çoğu (bundan) habersizdir."

Ahmed Hulusi

Sana, "Ne zaman gelip çatacak o saat?" diye soruyorlar. . . De ki: "Onun ilmi ancak Rabbimin indindedir. . . Onu, sırası geldiğinde açığa çıkaracak yalnız 'HU'dur! (o tecellide zaman - mekan, eşya - kişi söz konusu olmaz). . . Semalara ve arza ağır gelmiştir. . . Size ancak ansızın gelir. " Sanki sen onu (deneyimleyerek) bilensin gibi sana soruyorlar. . . De ki: "Onun ilmi, Allah indindedir. . . Fakat insanların çoğunluğu bilmiyorlar. "

Ali Bulaç

Saatin (kıyametin) ne zaman demir atacağını (gerçekleşeceğini) sorarlar. De ki: "Onun ilmi yalnızca Rabbimin katındadır. Onun süresini O'ndan başkası açıklayamaz. O, göklerde ve yerde ağırlaştı. O, size apansız bir gelişten başkası değildir." Sanki sen, ondan tümüyle haberdarmışsın gibi sana sorarlar. De ki: "Onun ilmi yalnızca Allah'ın katındadır. Ancak insanların çoğu bilmezler."

Ali Özek ve heyeti

Sana kıyameti, ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: Onun ilmi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. O göklere de yere de ağır gelmiştir. O (Kıyamet) size ansızın gelecektir. Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: Onun bilgisi ancak Allah'ın katındadır, ama insanların çoğu bilmezler.

Ali Rıza Safa

Sana, evrenlerin sonunun ne zaman gelip çatacağını soruyorlar; şunu söyle: "Onun bilgisi, ancak Efendimin katındadır. Onun zamanını, O'ndan başkası açıklayamaz. Göklere ve yeryüzüne ağır gelir; size ansızın gelecektir!" Senin ondan haberin varmış gibi, sana soruyorlar; şunu söyle: "Onun bilgisi, ancak Allah'ın katındadır. Fakat insanların çoğu bilmez!"

Bayraktar Bayraklı

Sana kıyamet saatinin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu zamanında açığa ancak O çıkarır. Kıyametin bilgisi göklere ve yere ağır gelir; kıyamet ansızın size gelecektir. Sanki, sen onu biliyormuşsun gibi, sana soruyorlar." De ki: "Onun ilmi Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmiyorlar."

Edip Yüksel

Sana o anın ne zaman geleceğini soruyorlar. "O'nun bilgisi Efendimin yanındadır" de. Onu vakti gelince O'ndan başkası ortaya çıkarmaz. Göklere ve yere ağır gelen o an size ansızın gelecektir. Sanki ondan haberdar imişsin gibi sana soruyorlar. "Onun bilgisi ALLAH'ın yanındadır" de. Fakat insanların çoğu bilmez. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Tanrı, bu bilgiyi, 1980 yılında açıklamış bulunuyor. Bak: 20:15; 15:87; 72:27. Saat, sadece inkarcıların başına ansızın kopacaktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sana o saatin (dünyanın sonunun) ne zaman geleceğini soruyorlar. 'O'nun bilgisi Rabbimin yanındadır,' de. Onu vakti gelince O'ndan başkası ortaya çıkarmaz. Göklere ve yere ağır gelen o saat size ansızın gelecektir. Sanki ondan haberdar imişsin gibi sana soruyorlar. 'Onun bilgisi ALLAH'ın yanındadır,' de. Fakat insanların çoğu bilmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ne zaman demir atacak? diye sana kıyametten soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi yalnız Rabbimin katındadır. Onu vakti vaktine meydana getirecek O'dur! O öyle ağır bir meseledir ki, bütün göklerde ve yerde ona dayanacak bir kimse yoktur. O size ancak ansızın gelecektir." Sanki sen onun hakkında bilgi edinip haberdar olmuşsun gibi senden soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmezler."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ne zaman demir atacak? Diye sana saatten soruyorlar, de ki: onun ılmi; yalnız rabbımın nezdindedir, onu, vaktı vaktına tecelli ettirecek ancak odur, o, öyle ağır bir mes'ele ki bütün Semavat-ü Arzda tahammül edecek yok, o size ancak bağteten gelecek, sanki sen ondan tefahhusle haberdar imişsin gibi soruyorlar, de ki: onun ılmi, ancak Allahın nezdindedir velakin insanların ekserisi bilmezler

Erhan Aktaş

Sana Sa'at'ten soruyorlar. Ne zaman gerçekleşecek diye. De ki: "Onun bilgisi sadece Rabb'imin yanındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. O göklere de, yere de ağır gelecektir. O size ansızın gelecek." Sanki sen biliyormuşsun gibi onu sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah'ın yanındadır." Ancak insanların çoğu bu gerçeği bilmez. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet, Nebi'nin geleceği/gaybi bildiğine dair ve Kıyamet'in kopma zamanına dair söylediği söylenen sözlerin/ hadislerin tamamının uydurma olduğunu apaçık şekilde ortaya koymaktadır. Allah'ın yanı sıra bir başkasının da gaybı bilebileceği inancı Kur'an'a göre şirktir. (Bkz.72:25, 26.)

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana Saat'ten soruyorlar. Ne zaman gerçekleşecek diye. De ki: "Onun bilgisi sadece Rabb'imin yanındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. O göklere de, yere de ağır gelecektir. O size ansızın gelecek." Sanki sen biliyormuşsun gibi onu sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah'ın yanındadır." Ancak insanların çoğu bu gerçeği bilmez. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet, Nebi'nin geleceği/gaybi bildiğine dair ve Kıyamet'in kopma zamanına dair söylediği söylenen sözlerin/ hadislerin tamamının uydurma olduğununu apaçık şekilde ortaya koymaktadır. Allah'ın yanı sıra bir başkasının da gaybı bilebileceği inancı Kur'an'a göre şirktir. (72:25:26)

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana Saat'ten soruyorlar. Ne zaman gerçekleşecek diye. De ki: "Onun bilgisi sadece Rabb'imin yanındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. O göklere de, yere de ağır gelecektir. O size ansızın gelecek." Sanki sen biliyormuşsun gibi onu sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah'ın yanındadır." Ancak insanların çoğu bu gerçeği bilmez. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet, Nebi'nin geleceği/gaybi bildiğine dair söylediği söylenen sözlerin/ hadislerin tamamının uydurma olduğunun; Kıyamet'in kopma zamanını ifade eden sözlerin tamamının uydurma olduğunu apaçık olarak ifade etmektedir. Allah'ın dışında bir başkasının da gaybı bilebileceği inancı Kur'an'a göre şirktir. (72 Cin, 25-26)

Gültekin Onan

Sana o saatin (dünyanın sonunun) ne zaman geleceğini soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi yalnızca rabbimin yanındadır / katındadır. Onun süresini O'ndan başkası açıklayamaz. O, göklerde ve yerde ağırlaştı. O size apansız bir gelişten başkası değildir." Sanki sen ondan tümüyle haberdarmışsın gibi sana sorarlar. De ki: "Onun ilmi yalnızca Tanrı'nın katındadır. Fakat insanların çoğu bilmez."

Hasan Basri Çantay

Kıyaametin sübut (ve vukuu) nun ne zaman olduğunu sana sorarlar. De ki: "Onun ilmi ancak Rabbimin nezdindedir. Onun vaktini kendisinden başkası açıklayamaz. Göklere de, yere de ağır basmışdır o. O, size (başka suretle değil) ancak ansızın gelir. Tam ma'nasiyle biliyormuşsun gibi sana (tekrar) onu sorarlar (Yine) de ki: "Onun ilmi ancak Allah karındadır. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler".

İbni Kesir

Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: Onun bilgisi, ancak Rabbımın katındadır. Onun vaktini kendisinden başkası açıklayamaz. Onun ağırlığını gökler de, yer de kaldıramaz. O, size ansızın gelir. Sen, onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: Onun bilgisi ancak Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Mehmet Alagaş

(184-187) Düşünmüyorlar mı ki arkadaşlarında herhangi bir mecnunluk yok, o sadece a paçık bir uyarıcıdır. Göklerin ve yerin sahibinin egemenliğine / mülkiyetine, Allah’ın yarattığı şey lere, belki de s ürelerinin sonunun / ecellerinin yaklaş mış olabileceğine bakmıyorlar mı? Ondan sonra hangi söze iman edeceksiniz? Allah her kimi saptırırsa ona artık yolunu bulabilmek yoktur / hidayet yoktur. Onları taşkınlıklarında serbest bırakır / salar, onlar da bocalar dururlar. Sana saatin ne zaman demir atıp duracağını soruyorlar, Deki onun ilmi Allah’tadır, Onu vaktini göründürecek / tecelli ettirecek olan yine O’dur, semalarda ve arz da ağır basandır, sizlere aniden gelecek , sanki onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar, Deki, onun ilmi Allah’tadır ve lakin insanların çoğu / ekserisi bilmiyor.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sana (kıyamet) saatinin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi Rabbimin katındadır. Onun vaktini O’ndan başkası açığa çıkaramaz. Göklere ve yere o saat ağır gelir. Kıyamet ansızın gelir. Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar." De ki: "Onun ilmi sadece Allah katındadır. Ama insanların çoğu (bunu) bilmezler."

Süleyman Ateş

Sana (Duruşma) sa'at(in)den soruyorlar: Gelip çatması ne zaman diye. De ki: "Onun bilgisi, ancak Rabbimin yanındadır. Onu tam zamanında açığa çıkaracak olan, yalnız O'dur. O, göklere de, yere de ağır gelmiştir. O size ansızın gelecektir." Sanki sen, onu biliyormuşsun gibi, sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi, Allah'ın yanındadır. Fakat insanların çoğu bilmezler."

Süleymaniye Vakfı

Sana o saati soruyorlar, ne zaman gelip kalıcı olacak diye? De ki: "Onun bilgisi sadece Rabbimdedir. Vakti gelince ondan başkası onu ortaya çıkarmaz. Göklerde ve yerde etkisi ağır olacaktır dipnot 1 . Size gelişi ansızın olur dipnot 2 ." Sanki sorup öğrenmişsin gibi, tutup sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır dipnot 3 . Ama insanların çoğu bunu bilmez."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana kıyamet saatini soruyorlar, ne zaman bastırıp kalacak diye? De ki "Onun bilgisi sadece Rabbimdedir. Vakti gelince onu açıklayacak olan odur. Ağırlığı göklerin ve yerin üstüne çökmüştür. Size gelişi ansızın olacaktır." Sanki haberin varmış gibi, tutup sana soruyorlar. De ki "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Ama insanların çoğu bunu bilmezler."

Şaban Britch

Sana (kıyamet) saatinin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: Onun bilgisi Rabbimin katındadır. Onun vaktini O’ndan başkası açığa çıkaramaz. Göklere ve yere o saat ağır gelir. Kıyamet ansızın gelir. Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: Onun ilmi sadece Allah katındadır. Ama insanların çoğu (bunu) bilmezler.

Şaban Piriş

Sana (kıyamet) saatini soruyorlar. Onun vaktinin ne zaman geleceğini. De ki: -Onun bilgisi Rabbimdedir. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. Göklere ve yere o saat ağır basar. Kıyamet ansızın gelir. Sanki sen biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: -Onu bilmek sadece Allah'a mahsustur. Ama insanların çoğu bu gerçeği bilmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Ne zaman gelip çatacak diye kıyamet saatini soruyorlar sana. De ki: "Ona ilişkin bilgi Rabbim katındadır. Onu, vakti geldiğinde belirginleştirecek olan yalnız O'dur. Göklere de yere de ağır gelmiştir o. O size ansızın gelecektir, başka değil." Sen onu iyice biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: "O'na ilişkin bilgi Allah katındadır, fakat insanların çokları bilmiyorlar."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The infidels insolently call upon you O Muhammad for information relative to the point of time at which the predetermined Eventful Hour of Judgment takes place! Say to them: " it is only Allah alone Who knows when, He alone has the rightful claim to the knowledge of the how and when of here and Hereafter; no one reveals it when due but Him as His word prompts". "It weighs quite heavily on the heavens and all those within and on the earth and the hopes of all those therein, and the encounter with it is simply a sudden start of a surprise". They ask you about it as if you are anxious to know the how and when and as a result you have been informed. Say to them: " Rest assured that it is only Allah alone Who does know when, but most people do not realize this fact".

Abdul Haleem

They ask you [Prophet] about the Hour, ‘When will it happen?’ Say, ‘My Lord alone has knowledge of it: He alone will reveal when its time will come, a time that is momentous in both the heavens and earth. All too suddenly it will come upon you.’ They ask you about it as if you were eager [to find out]. Say, ‘God alone has knowledge of [when it will come], though most people do not realize it.’

Abdullah Yusuf Ali

They ask thee about the (final) Hour - when will be its appointed time? Say: "The knowledge thereof is with my Lord (alone): None but He can reveal as to when it will occur. Heavy were its burden through the heavens and the earth. Only, all of a sudden will it come to you." They ask thee as if thou Wert eager in search thereof: Say: "The knowledge thereof is with Allah (alone), but most men know not."

Abul A'la Maududi

They ask you concerning the Hour, when will its coming be? Say: 'The knowledge of it is with my Lord alone: none but He will disclose it at its time. That will weigh heavily on the heavens and the earth; and it shall not come to you other than all of a sudden.' They ask you - as if you are eagerly inquisitive about it - concerning it. Say to them: 'The knowledge of it is with none except Allah. But most people are unaware of this reality.'

Aisha Bewley

They will ask you about the Hour: when is it due? Say: ‘Knowledge of it rests with my Lord alone. He alone will reveal it at its proper time. It hangs heavy in the heavens and the earth. It will not come upon you except suddenly.’ They will ask you as if you had full knowledge of it. Say: ‘Knowledge of it rests with Allah alone. But most people do not know that.’

Al-Hilali & Khan

They ask you about the Hour (Day of Resurrection): "When will be its appointed time?" Say: "The knowledge thereof is with my Lord (Alone). None can reveal its time but He. Heavy is its burden through the heavens and the earth. It shall not come upon you except all of a sudden." They ask you as if you have a good knowledge of it. Say: "The knowledge thereof is with Allâh (Alone), but most of mankind know not."[1]

Ali Quli Qarai

They question you concerning the Hour, when will it set in? Say, ‘Its knowledge is only with my Lord: none except Him shall manifest it at its time. It will weigh heavy on the heavens and the earth. It will not overtake you but suddenly.’ They ask you as if you were in the know of it. Say, ‘Its knowledge is only with Allah, but most people do not know.’

Amatul Rahman Omar

They ask you about the Hour, when it will come to pass. Say, `Surely, the knowledge thereof is with my Lord. He alone will reveal it at its proper time. It shall be heavy on the heavens and on the earth. It shall not come upon you but all of a sudden.' They ask you (about it) as if you were curiously solicitous about it (from Allâh). Say, `The knowledge of it is only with Allâh, but most people do not know (this fact).'

Arthur John Arberry

They will question thee concerning the Hour, when it shall berth. Say: 'The knowledge of it is only with my Lord; none shall reveal it at its proper time, but He. Heavy is it in the heavens and the earth; it will not come on you but suddenly!' They will question thee, as though thou art well-informed of it. Say: 'The knowledge of it is only with God, but most men know not.'

Bijan Moeinian

They ask you when the world will end; say: "Only God knows and He will disclose it at the proper time. It will be too heavy of a burden for the universe to stand it and will happen all of a sudden." They approach you presuming that you have knowledge about this subject. Say: "Only God knows it but most people do not realize it [and recourse to all kind of fortune tellers to find it!]"

E. Henry Palmer

They will ask you about the Hour, for what time it is fixed? - say, 'The knowledge thereof is only with my Lord; none shall manifest it at its time but He; it is heavy in the heavens and the earth, it will not come to you save on a sudden. ' They will ask as though thou wert privy to it, say, 'The knowledge thereof is only with God,' - but most folk do not know.

Edip-Layth

They ask you regarding the moment: "When will be its time?" Say, "Its knowledge is with my Lord, none can reveal its time except Him. It is heavy through the heavens and the earth; it will not come to you except suddenly." They ask you, as if you are too curious about it! Say, "Its knowledge is with God, but most people do not know."

George Sale

They ask thee about the Hour; 'When it will come to pass?' Say, 'The knowledge thereof is only with my Lord. None can manifest it at its time but He. It lies heavy on the heavens and the earth. It shall not come upon you but of a sudden.' They ask thee as if thou were well-acquainted therewith. Say, 'The knowledge thereof is only with Allah; but most men do not know.'

Hamid S. Aziz

They will ask you about the (final) Hour, for what time it is fixed? - Say, "The knowledge thereof is only with my Lord; none shall manifest it at its time but He. Heavy is its burden in the heavens and the earth. It will come to you suddenly and unawares." They question you as though you were informed of it (or eagerly searching for it). Say," Knowledge thereof is with Allah only, but most people know not."

Mahmoud Ghali

They ask you concerning the Hour, when it will have its anchorage. (i.e., when it will take place) Say, "Surely the knowledge of it is only in the Providence of my Lord; none will manifest it at its (proper) time except He. It is heavy in the heavens and the earth. It will not come up to you except suddenly!" They ask you, as if you were thoroughly (acquainted) with it. Say, "Surely the knowledge of it is only in the Providence of Allah, but most of mankind do not know.".

Marmaduke Pickthall

They ask thee of the (destined) Hour, when will it come to port. Say: Knowledge thereof is with my Lord only. He alone will manifest it at its proper time. It is heavy in the heavens and the earth. It cometh not to you save unawares. They question thee as if thou couldst be well informed thereof. Say: Knowledge thereof is with Allah only, but most of mankind know not.

Mohamed Ahmed - Samira

They ask you about the Hour: "When is its determined time?" Say: "Only my Lord has the knowledge. No one can reveal it except He. Oppressive will it be for the heavens and the earth. When it comes, it will come unawares." They ask you about it as if you were in the know. You tell them: "Only God has the knowledge." But most people do not know.

Muhammad Asad

THEY WILL ASK thee [O Prophet] about the Last Hour: "When will it come to pass?" Say: "Verily, knowledge thereof rests with my Sustainer alone. None but He will reveal it in its time. Heavily will it weigh on the heavens and the earth; [and] it will not fall upon you otherwise than of a sudden." They will ask thee - as if thou couldst gain insight into this [mystery] by dint of persistent inquiry! Say: "Knowledge thereof rests with my Sustainer alone; but [of this] most people are unaware."

Mustafa Khattab

They ask you ˹O Prophet˺ regarding the Hour, "When will it be?" Say, “That knowledge is only with my Lord. He alone will reveal it when the time comes. It is too tremendous for the heavens and the earth and will only take you by surprise.” They ask you as if you had full knowledge of it. Say, “That knowledge is only with Allah, but most people do not know.”

Progressive Muslims

They ask you regarding the Hour: "When will be its time" Say: "Its knowledge is with my Lord, none can reveal its coming except Him. It is heavy through the heavens and the Earth; it will not come to you except suddenly." They ask you, as if you are responsible for it! Say: "Its knowledge is with God, but most people do not know."

Rashad Khalifa

They ask you about the end of the world (the Hour), and when it will come to pass. Say, "The knowledge thereof is with my Lord. Only He reveals its time. Heavy it is, in the heavens and the earth. It will not come to you except suddenly." They ask you as if you are in control thereof. Say, "The knowledge thereof is with GOD," but most people do not know.,

Sahih International

They ask you, [O Muúammad], about the Hour: when is its arrival? Say, "Its knowledge is only with my Lord. None will reveal its time except Him. It lays heavily upon the heavens and the earth. It will not come upon you except unexpectedly." They ask you as if you are familiar with it. Say, "Its knowledge is only with Allah, but most of the people do not know."

Sam Gerrans

They ask thee concerning the Hour: “When is its arrival?” Say thou: “Knowledge thereof is but with my Lord; none reveals its time save He. It weighs heavily in the heavens and the earth; it comes not upon you save unexpectedly.” They ask thee as though thou wert privy thereto; say thou: “Knowledge thereof is but with God”; but most men know not.

Shabbir Ahmed

(They even venture into predicting the end of the world. ) They ask you (O Messenger), about the Hour, when the end of the world will come to pass. Say, "That knowledge is only with my Lord. He alone will manifest it at the appropriate time. Heavy it is in the heavens and the earth. It will come upon you suddenly." They ask you as if you could gain insight into this mystery with persistent inquiry. Say, "The knowledge thereof is with Allah only. But most people do not know that even Messengers were not given this knowledge."

Syed Vickar Ahamed

They ask you about the (final) Hour, (Resurrection)— When is its appointed time? Say: "Its knowledge is with my Lord (alone): No one except He can say when it will happen. Its burden was heavy through the heavens and the earth. Only, all of a sudden it will come to you." They ask you as if you were eager in search of it: Say: "Its knowledge is with Allah (alone), but most men do not know."

Taqi Usmani

They ask you about the Hour (i.e. the Doomsday), "When is it due to happen?" Say, “Its knowledge is only with my Lord. No one can unfold it except He at its time. It shall weigh heavy in the heavens and the earth. It shall not come upon you but suddenly.” They ask you as if you were aware of it. Say, “Its knowledge is only with Allah, but most of the people do not know.”

The Monotheist Group

They ask you regarding the Hour: "When will be its time?" Say: "Its knowledge is with my Lord, none can reveal its coming except He. It is heavy through the heavens and the earth; it will not come to you except suddenly." They ask you, as if you are responsible for it! Say: "Its knowledge is with God, but most of the people do not know."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 187. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 187. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 187. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩