Naziât suresi

Naziât suresi, 45. ayet

Naziât suresi, 45. ayet. إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا

innemâ ente münẕiru mey yaḫşâhâ.

Diyanet İşleri

Sen, ancak ondan korkanları uyarıcısın.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Naziât 42–46 · surenin 45. ayeti / 46

Konu Kıyametin vakti Naziât 42–46 3

  1. Naziât 42

    Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.

  2. Naziât 43

    Onu bilip söylemek nerede, sen nerede?

  3. Naziât 44

    Onun nihai bilgisi yalnız Rabbine aittir.

  4. 45

    Sen, ancak ondan korkanları uyarıcısın.

  5. Naziât 46

    Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 45–46. ayetler için yazılmıştır.

45-46. “Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.” Senin korkutup uyarmaların, ancak Kıyamet’in geleceğinden korkan ve Allah’ın huzuruna çıkmaktan endişe duyan kimselere fayda sağlar. İşte bunlar için önemli olan, Kıyamet için hazırlanmak ve o gün için gereken amelleri yapmaktır.

Ona iman etmeyenlere gelince onlara aldırış edilmez ve onların işi yokuşa sürmelerine önem verilmez. Çünkü onların bu şekilde işi yokuşa sürmelerinin amacı, onu yalanlamaktır ve inattır. Böyle bir duruma varan bir kimsenin de bu gibi sorularına cevap vermek abestir. Bu durumda ancak “ahkemu’l-hakimîn (Hüküm verenlerin en güzeli, en sağlam, en hikmetli hüküm veren Yüce Allah)” bundan tenzih edilir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz sen, ancak kıyametten korkan kimseler için bir uyarıcısın. Çünkü senin uyarından istifade edecek yalnızca onlardır.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّمَآ innema ancak
  2. أَنتَ ente sen
  3. مُنذِرُ munziru uyarıcısın kök: نذر
  4. مَن men olanları
  5. يَخْشَىٰهَا yehşaha ondan korkacak kök: خشي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey…

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş)

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sen sadece ondan (Son Saat'ten) saygı ile korkanları uyarıcısın.

Mustafa İslamoğlu

Sen sadece onun azametinden korkanlara hatırlatıcısın.

Muhammed Esed

Sen ancak ondan korkanları uyar(mak için gönderil)mişsin.

Ahmed Hulusi

Sen ancak O'ndan haşyet duyan kimsenin uyarıcısısın!

Ali Bulaç

Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkanlar' için bir uyarıcısın.

Ali Özek ve heyeti

Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.

Ali Rıza Safa

Sen, ancak, ondan korkan kimse için uyarıcısın.

Bayraktar Bayraklı

- Sana,kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.

Edip Yüksel

Senin görevin, sadece ondan korkanları uyarmaktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Senin görevin, sadece ondan korkanları uyarmaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sen, ancak O'ndan korkacakların bir uyarıcısısın!

Elmalılı Hamdi Yazır

Sen ancak bir münzirisin ondan haşyet duyacakların

Erhan Aktaş

Sen ancak ona huşu duyanlar için bir uyarıcısın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sen ancak ona huşu duyanlar için bir uyarıcısın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sen ancak ona huşu duyanlar için bir uyarıcısın.

Gültekin Onan

Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkanlar' için bir uyarıcısın.

Hasan Basri Çantay

Sen ondan korkacak kimselere ancak o tehlikeyi haber verensin.

İbni Kesir

Sen, ancak O'ndan korkanı uyaransın.

Mehmet Alagaş

(34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

Rowwad Tercüme Merkezi

Sen ancak, ondan korkan kimseler için bir uyarıcısın.

Süleyman Ateş

Sen ancak, ondan korkacak olanları uyarıcısın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen sadece böyle bir günden korkanı uyarırsın.

Şaban Britch

Sen ancak ondan korkan kimseye bir uyarıcısın.

Şaban Piriş

Sen ancak ondan korkan kimseye bir uyarıcısın.

Yaşar Nuri Öztürk

Sen sadece, ondan korkanları uyaransın.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

You are only there as a spectacle and a warning to him who fears it and on the wings of righteousness he rode sublime.

Abdul Haleem

you are only sent to warn those who fear it.

Abdullah Yusuf Ali

Thou art but a Warner for such as fear it.

Abul A'la Maududi

You are only a warner to him who has a fear of it. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This we also have explained in( E.N. 36 of Surah Al- Mulk). As for the words "you are only a Warner to him who fears it", they do not mean that it is not your duty to warn those who do not fear, but it means: Your warning will benefit only him who fears the coming of that Day.

Aisha Bewley

You are only the warner of those who fear it.

Al-Hilali & Khan

You (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) are only a warner for those who fear it,

Ali Quli Qarai

You are only a warner for those who fear it.

Amatul Rahman Omar

You are only a Warner to one who fears it.

Arthur John Arberry

Thou art only the warner of him who fears it.

Bijan Moeinian

You Mohammad, your task is only to warn the one who minds.

E. Henry Palmer

Thou art only a warner to him who fears it.

Edip-Layth

You are simply to warn those who fear it.

George Sale

And thou art only a warner, who fearest the same.

Hamid S. Aziz

you are only a Warner to him who would fear it.

Mahmoud Ghali

Surely you are only the warner of him who is apprehensive of it.

Marmaduke Pickthall

Thou art but a warner unto him who feareth it.

Mohamed Ahmed - Samira

Your duty is only to warn him who fears it.

Muhammad Asad

Thou art but [sent] to warn those who stand in awe of it.

Mustafa Khattab

Your duty is only to warn whoever is in awe of it.

Progressive Muslims

You are simply to warn those who fear it.

Rashad Khalifa

Your mission is to warn those who expect it.

Sahih International

You are only a warner for those who fear it.

Sam Gerrans

Thou art but the warner of him who fears it.

Shabbir Ahmed

You are but a Warner unto him who stands in awe of it.

Syed Vickar Ahamed

You are only a warner for those who fear it.

Taqi Usmani

You are only a warner for anyone who fears it.

The Monotheist Group

You are simply to warn those who are concerned by it.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 45. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 45. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 45. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩