Diyanet İşleri
Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 11. ayet. إِنَّمَا تُنذِرُ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلذِّكْرَ وَخَشِىَ ٱلرَّحْمَٰنَ بِٱلْغَيْبِ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَأَجْرٍ كَرِيمٍ
innemâ tünẕiru meni-ttebe`a-ẕẕikra veḫaşiye-rraḥmâne bilgayb. febeşşirhü bimagfirativ veecrin kerîm.
Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnanmayanların hâli ve ölülerin diriltilmesi Yâsîn 7–12 3
Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.
Biz, onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler.
Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.
Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) bir bir kaydetmişizdir.
(Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.
Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz" dediler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
11. “Sen ancak Zikr’e/Kur'ân’a uyan” yani amacı hakka ve verilen öğütlere uymak kimseyi “ve gıyaben Rahman’dan korkan kimseleri uyarabilirsin.” Senin uyarın ancak bu iki vasfa sahip olan kimselere fayda verir ve ancak böyleleri senin öğüdünden gerekli ibreti alır.
Bu iki vasıf ise hakkı arayıp bulmakta iyi niyet sahibi olmak ve Yüce Allah’tan saygı duyarak korkmaktır. Senin risaletinden yararlanabilecekler ve senin öğrettiklerinle arınabilecekler işte bunlardır. “İşte böylesini” bu iki vasfa sahip olmak muvaffakiyetine mazhar olanları günahları için “mağfiret ve” salih amelleri ile güzel niyeti dolayısı ile “bitmez tükenmez bir mükafatla müjdele.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Gerçekten senin uyarmandan ancak bu Kur'an'ı doğrulayan, Kur'an'da gelen şeylere tabi olan ve kimsenin görmeyeceği yerde yalnız başına iken Rabbinden korkan kimse istifade eder. Böyle özelliklere sahip olan kimseye, Allah tarafından günahlarının silinip bağışlanması kendisini sevindiren ve ahirette kendisini bekleyen büyük bir mükâfatı haber ver. İşte bu mükâfat cennettir.
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)
(2-4) (Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü'minleri, içlerinde ebedi olarak…
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)
De ki: "Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde…
Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş)
Görmedikleri halde Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.
Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)
Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey…
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
(Şehitler) Allah'ın nimetine, keremine ve Allah'ın, mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
(9-10) Gerçekten bu Kur'an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü'minler için büyük bir mükafat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sen ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve gaybda bulunan Rahmân'a saygı duyanı dipnot 1 uyarabilirsin. İşte böylesini bir bağışlama ve değerli bir ödülle müjdele!
Ne ki sen, sadece ilahi uyarıya tabi olan ve idraki aşan bir hakikat olmasına rağmen O rahmet kaynağına derin bir ürpertiyle saygı duyan kimseyi uyarabilirsin: o halde bu gibileri sınırsız bir mağfiret ve tarifsiz güzellikte bir ödülle müjdele!
Sen ancak (ilahi) uyarıyı can kulağıyla dinleyen ve insan kavrayışının ötesinde bulunmasına rağmen Rahman'dan korkan kişiyi uyarabilirsin, işte böylelerine (Allah'ın) mağfiretini ve en güzel ödülü müjdele!
Sen ancak Zikre (hatırlatılan hakikate) tabi olan ve gaybı olarak Rahman'dan haşyet duyanı uyarırsın. Onu bir mağfiret ve kerim bir bedel ile müjdele!
Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah')a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.
Sen ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahmân'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini, bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.
Sen, ancak, öğretiye bağlı kalan ve görmemesine karşın, Bağışlayana derin saygı duyan kimseyi uyarabilirsin. Artık, bağışlanma ve büyük bir ödülü, sevinçli bir haber olarak ona ver.
Sen ancak, Kur'an'a uyan ve görmeden Rahman'a saygı duyan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini bir af ve güzel bir ödülle müjdele.
Sen ancak, mesaja uyan ve yalnız başına iken Rahman'a karşı saygılı olan bir kimseyi uyarabilirsin. Onu bağışlanma ve bol bir ödülle müjdele.
Sen ancak, mesaja uyan ve yalnız başına iken Rahman'a karşı saygılı olan bir kimseyi uyarabilirsin. Onu bağışlanma ve bol bir ödülle müjdele.
Sen ancak Kur'an'a uyan ve Rahman'dan gıyabında saygı besleyen kimseyi sakındırırsın; İşte onu, hem bir bağışlama hem de değerli bir mükafatla müjdele!
Ancak zikri ta'kıyb eden ve gaybde rahmana haşyet besliyen kimseyi sakındırırsın, işte onu hem bir mağfiretle hem bir ecri kerim ile müjdele
Sen ancak Zikir'e dipnot 1 uyan ve görmediği halde Rahman'a haşyet dipnot 2 duyan kimseyi uyarabilirsin dipnot 3 . İşte böylesine bağışlanma ve çok şerefli bir ödülü haber ver.
Sen ancak Zikir'e dipnot 1 uyan ve görmediği halde Rahman'a haşyet dipnot 2 duyan kimseyi uyarabilirsin. dipnot 3 İşte böylesine bağışlanma ve çok şerefli bir ödülü haber ver.
Sen ancak Zikir'e dipnot 1 uyan ve görmediği halde Rahman'a haşyet dipnot 2 duyan kimseyi uyarabilirsin. dipnot 3 İşte böylesini bağışlanma ve çok şerefli bir ödül ile müjdele.
Sen ancak, zikre (Kuran'a) uyan ve gayb ile Rahmana (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.
Sen ancak o zikre uyan ve çok esirgeyici (Allah) a gaaibane büyük saygı gösteren kimseleri inzar edeceksin. İşte sen on (lar) ı hemen mağfiretle, hem çok şerefli mükafatla müjdele.
Sen, ancak zikre ittiba eden ve görmeden Rahman'dan korkanı uyarırsın. Artık ona mağfiret ve yüce mükafatı müjdele.
(1-12) Yasin ve H âkim Kuran ’a andolsun ki sen muhakkak ki elçilerdensin. Düzgün bir yol üzeresin. Gafil olan ve babaları uyarılmamış bir kavmi uyarman için Aziz ve esirgeyen tarafından indirilmiştir. Kesin olan şu ki, onların çoğu hakkındaki söz gerçek olmuştur, artık onlar iman etm ezler. Boyunlarında çenelerine değen demir halkalar / tasmalar yaptık, burunları yukarıda gözler aşağı haldeler . Önlerinde ve ardlarında set yaptık, kendi lerini tamamen sarmışızdır / kaplamışızdır, onlar göremezler. Onları uyarsan da uyarmasan da onlara göre aynıdır / eşittir. Sen hatırlatmaya uyanı ve gıyabında Rahmandan / acıyandan tedirgin olanı uyarabilirsin. Ona bağışlanmayı ve mükafat ikramını müjdele. Muhakkak biz ölüyü diriltiriz sunduklarını / takdim ettiklerini ve eserlerini de yazarız , her şeyi apaçık ön sicile tek tek kaydediyoruz.
Sen, ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.
Sen ancak zikre uyan ve görmeden Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte öylesini bir mağfiret ve güzel bir mükafatla müjdele.
Sen ancak bu doğru bilgiye /zikre dipnot 1 uyan ve içten içe Rahman'dan çekinen kimseyi uyarabilirsin dipnot 2 . Sen onu, mağfiret /bağışlanma ve değerli bir ödül ile müjdele.
Sen ancak içten içe Rahman'dan çekinerek bu zikre dipnot 1 uyanı uyarabilirsin. Onlara, bağışlanacaklarını müjdele. Yaptıklarının karşılığının ikramiyeli olarak verileceğini de.
Sen ancak, Kur’an’a uyan, görmediği halde Rahman’dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Onları bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele!
Sen ancak, Kur'an'a uyan, görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Onlara bağışlanmayı ve büyük bir mükafatı müjdele!
Sen ancak o zikire/Kur'an'a uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. Böylesini, bir bağışlanma ve seçkin bir ödülle müjdele!
Your voice can be heard only by those who hear the voice of Allah expressing His will in the Quran and keep in awe of Him albeit not apprehending Him by sight. Announce to them joyful tidings of Allah’s forgiveness and an imposing reward.
You can warn only those who will follow the Quran and hold the Merciful One in awe, though they cannot see Him: give such people the glad news of forgiveness and a noble reward.
Thou canst but admonish such a one as follows the Message and fears the (Lord) Most Gracious, unseen: give such a one, therefore, good tidings, of Forgiveness and a Reward most generous.
You can warn only him who follows the Admonition and fears the Merciful Lord without seeing Him. Give such a one good tidings of forgiveness and a generous reward.
You can only warn those who act on the Reminder and fear the All-Merciful in the Unseen. Give them the good news of forgiveness and a generous reward.
You can only warn him who follows the Reminder (the Qur’ân), and fears the Most Gracious (Allâh) unseen. Bear you to such one the glad tidings of forgiveness, and a generous reward (i.e. Paradise).
You can only warn someone who follows the Reminder and fears the All-beneficent in secret; so give him the good news of forgiveness and a noble reward.
You can warn only those who would follow the Reminder (- the Qur'ân) and are full of reverential awe of the Most Gracious (God) in the heart of their hearts. Therefore proclaim to them the glad tidings of protection (from the evil consequences of sins) and an honorable provision (from Us).
Thou only warnest him who follows the Remembrance and who fears the All-merciful in the Unseen; so give him the good tidings of forgiveness and a generous wage.
You can only strengthen the faith of those who follow My words and are at Awe with Me even when they are alone in their privacy; give them good news of my forgiveness and a most generous reward.
Thou canst only warn him who follows the reminder, and fears the Merciful in the unseen; but give him glad tidings of forgiveness and a noble hire.
You can only warn him who follows the reminder, and reveres the Gracious while unseen. Give him good news of forgiveness and a generous reward.
But thou shalt preach with effect unto him only who followeth the admonition of the Koran, and feareth the Merciful in secret. Wherefore bear good tidings unto him, of mercy, and an honourable reward.
And it is alike to them whether you warn them or warn them not: they believe not.
Surely you only warn him who closely follows the Remembrance and is apprehensive of The All-Merciful in the Unseen. So give him the good tidings of forgiveness and an honorable reward.
Thou warnest only him who followeth the Reminder and feareth the Beneficent in secret. To him bear tidings of forgiveness and a rich reward.
You can only warn him who listens to the warning and fears Ar-Rahman secretly. So give him good news of forgiveness and a generous reward.
Thou canst [truly] warn only him who is willing to take the reminder to heart, and who stands in awe of the Most Gracious although He is beyond the reach of human perception: unto such, then, give the glad tiding of [God’s] forgiveness and of a most excellent reward!
You can only warn those who follow the Reminder[1] and are in awe of the Most Compassionate without seeing Him.[2] So give them good news of forgiveness and an honourable reward.
You can only warn him who follows the reminder, and reverences the Almighty while unseen. Give him good news of forgiveness and a generous reward.
You will be heeded only by those who uphold this message, and reverence the Most Gracious - even when alone in their privacy. Give them good news of forgiveness and a generous recompense.
You can only warn one who follows the message and fears the Most Merciful unseen. So give him good tidings of forgiveness and noble reward.
Thou but warnest him who follows the remembrance, and fears the Almighty unseen. So bear thou glad tidings to him of forgiveness and a noble reward.
You can only warn him who reflects, and fears (violating the Universal Laws of) the Beneficent even in privacy. Unto such give the good news of forgiveness and a most honorable reward.
You can only warn such (a person) who follows the Reminder (the Warning in the Quran) and fears (Allah) Most Gracious (Rahmán), Unseen (Bi'l-Ghiab): Therefore, give such (a person), good news of Forgiveness and of most kind (generous) Reward.
You can (usefully) warn only the one who follows the advice and fears the RaHmān (the All-Merciful Allah) without seeing (Him). So give him the good news of forgiveness and of a noble reward.
You can only warn him who follows the Reminder, and is concerned towards the Almighty while unseen. Give him good news of forgiveness and a generous reward.