Neml suresi

Neml suresi, 44. ayet

Neml suresi, 44. ayet. قِيلَ لَهَا ٱدْخُلِى ٱلصَّرْحَ فَلَمَّا رَأَتْهُ حَسِبَتْهُ لُجَّةً وَكَشَفَتْ عَن سَاقَيْهَا قَالَ إِنَّهُۥ صَرْحٌ مُّمَرَّدٌ مِّن قَوَارِيرَ قَالَتْ رَبِّ إِنِّى ظَلَمْتُ نَفْسِى وَأَسْلَمْتُ مَعَ سُلَيْمَٰنَ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

ḳîle lehe-dḫuli-ṣṣarḥ. felemmâ raethü ḥasibethü lüccetev vekeşefet `an sâḳayhâ. ḳâle innehû ṣarḥum mümerradüm min ḳavârîr. ḳâlet rabbi innî żalemtü nefsî veeslemtü me`a süleymâne lillâhi rabbi-l`âlemîn.

Diyanet İşleri

Ona "köşke gir" denildi. Köşkü görünce onu (zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman, ona "Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür" dedi. Belkıs, "Ey Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmetmiştim. Şimdi ise Süleyman ile birlikte alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 41–47 · surenin 44. ayeti / 93

Konu Hüdhüd, Sebe' melikesi ve taht Neml 20–44 3

  1. Neml 41

    Süleyman, "Tahtını tanınmaz hale getirin. Bakalım tanıyacak mı, yoksa tanımayacaklardan mı olacak?" dedi.

  2. Neml 42

    Belkıs gelince, "Senin tahtın böyle mi?" denildi. O da, "Sanki o! Fakat zaten daha önce bize bilgi verilmişti ve biz teslimiyet göstermiştik" dedi.

  3. Neml 43

    Daha önce Allah'tan başka taptığı şeyler ona engel olmuştu. Çünkü o inkar eden bir kavimden idi.

  4. 44

    Ona "köşke gir" denildi. Köşkü görünce onu (zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman, ona "Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür" dedi. Belkıs, "Ey Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmetmiştim. Şimdi ise Süleyman ile birlikte alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum" dedi.

  5. Neml 45

    Andolsun biz, "Allah'a kulluk edin" diye (uyarması için) Semud kavmine, kardeşleri Salih'i peygamber olarak göndermiştik. Bir de ne görsün, onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar.

  6. Neml 46

    Salih, onlara "Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorsunuz? Merhamet edilmeniz için Allah'tan bağışlanma dileseniz ya!"

  7. Neml 47

    Onlar, "Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık" dediler. Salih, "Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah katında (yazılı)dır. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

44. Diğer taraftan Süleyman aleyhisselam bu kadın hükümdarın, akılları hayrete düşürecek şekilde saltanatını görmesini istediğinden onun köşkteki oldukça geniş ve yüksek bir salona girmesini arzu etmişti. Burası, alt tarafından ırmaklar akan, sırçadan bir köşktü. “Ona: Köşke gir, denildi.” Billur, şeffaf olduğundan ve altındaki suyu üzerinde herhangi bir şey yokmuş gibi akıyor gösterdiğinden onu “görünce derin bir su sandı ve” o suya girmek için “(eteğini yukarı çekerek) ayaklarını açtı.” Bu da kadının akıllılığından ve edebinden kaynaklanmaktadır. Çünkü girmesi, emrolunan yere girmekten imtina etmemişti. Zira o, ancak kendisine ikramda bulunulsun diye çağırıldığını biliyordu. Diğer taraftan Süleyman aleyhisselam’ın hakimiyet ve tanziminden bu köşkü belli bir hikmete binaen yaptığını anlıyor ve gördüğü bunca şeyden sonra kötü herhangi bir durumla karşılaşacağından yana en ufak bir şüphe kalbinde bulunmuyordu. Kadın, suya girmek maksadıyla hazırlanınca Süleyman aleyhisselam ona: “Bu, billurdan yapılmış şeffaf ve düz bir zemindir.” O bakımdan ayaklarını açmana gerek yoktur. Kadın Süleyman aleyhisselam’ın yanına ulaşıp birtakım hususlara tanık olduktan sonra onun peygamberliğinin kesinlikle sabit olduğunu anlayıp küfründen döndü ve “dedi ki: Rabbim, gerçekten ben (şirk koşmakla) nefsime zulmettim. (Şimdi ise) Süleyman’la birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum.”

üce Allah’ın Sebe’ kraliçesi ve Süleyman aleyhisselam ile birlikte başlarından geçenlere dair anlattıkları bunlardan ibarettir. Bunun dışında uydurma birtakım ek açıklamalarla İsrailî kıssaların, Yüce Allah’ın kelâmının tefsiri ile hiçbir ilgisi yoktur. Bunlar ancak hatadan korunmuş peygamberden geldiği bilinen delile bağlı olarak kabul edilebilirler. Bu konuda nakledilenlerin tamamı yahut pek çoğu ise bu delile uygun değildir. O bakımdan en sağlıklı karar, bu gibi ayrıntılardan ve açıklamalardan yüz çevirmek, bunları tefsirlere sokmamaktır. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ona şöyle denildi: "Köşke/saraya gir." Kraliçe sarayın zeminini görünce, onu su zannetmişti ve suya girmek için eteğini topladı. Süleyman -aleyhisselam- şöyle dedi: "Bu billurdan yapılmış pürüzsüz, dümdüz bir saraydır." Ve onu İslam'a davet etti. Kraliçe, Süleyman'ın onu davet ettiği bu dini kabul edip şöyle diyerek ona icabet etti: "Rabbim! Ben seninle beraber senden başkasına ibadet ederek kendime zulmetmişim. Süleyman ile beraber mahlukatın hepsinin Rabbi olan Allah'a ben de boyun eğdim, teslim oldum."

Kelimeler

28 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قِيلَ kile dendi kök: قول
  2. لَهَا leha ona
  3. ٱدْخُلِى dhuli gir kök: دخل
  4. ٱلصَّرْحَ ۖ s-sarha köşke kök: صرح
  5. فَلَمَّا felemma ne zaman ki
  6. رَأَتْهُ raethu (köşkü) görünce kök: راي
  7. حَسِبَتْهُ hasibethu sandı kök: حسب
  8. لُجَّةًۭ lucceten derin bir su kök: لجج
  9. وَكَشَفَتْ ve keşefet ve sıvadı kök: كشف
  10. عَن an
  11. سَاقَيْهَا ۚ sakayha bacaklarını kök: سوق
  12. قَالَ kale dedi kök: قول
  13. إِنَّهُۥ innehu muhakkak o
  14. صَرْحٌۭ sarhun köşk kök: صرح
  15. مُّمَرَّدٌۭ mumerradun cilalı kök: مرد
  16. مِّن min -dandır
  17. قَوَارِيرَ ۗ kavarira şeffaf sırça- kök: قرر
  18. قَالَتْ kalet (Kraliçe) dedi ki kök: قول
  19. رَبِّ rabbi Rabbim kök: ربب
  20. إِنِّى inni ben
  21. ظَلَمْتُ zelemtu zulmetmişim kök: ظلم
  22. نَفْسِى nefsi kendime kök: نفس
  23. وَأَسْلَمْتُ ve eslemtu ve teslim oldum kök: سلم
  24. مَعَ mea beraber
  25. سُلَيْمَـٰنَ suleymane Süleyman'la
  26. لِلَّهِ lillahi Allah'a kök: اله
  27. رَبِّ rabbi Rabbi kök: ربب
  28. ٱلْعَـٰلَمِينَ l-aalemine alemlerin kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    Kitaptan bilgisi olan biri, "Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm" dedi. Süleyman, tahtı yanında yerleşmiş halde görünce şöyle dedi:…

  • Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    (Kraliçe Belkıs) şöyle dedi: "Krallar bir memlekete girdi mi, orayı harap ederler ve halkının ileri gelenlerini zelil hale getirirler. İşte onlar…

  • Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    (30-31) "Mektup, Süleyman'dan gelmiştir. O, 'Bismillahirrahmanirrahim' diye başlamakta ve içinde 'Bana karşı büyüklük taslamayın ve teslimiyet…

  • Aynı kök: لجج (4 geçiş) · Aynı kök: كشف (20 geçiş)

    Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.

  • Aynı kök: صرح (4 geçiş)

    Firavun, "Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule…

  • Aynı kök: صرح (4 geçiş)

    (36-37) Firavun dedi ki: "Ey Haman! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın ilahını görürüm(!) Çünkü ben,…

  • Aynı kök: سوق (18 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: İslâm

    Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara…

  • Aynı kök: كشف (20 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan elbette, "Allah", derler. De ki: "Peki söyleyin bakalım? Allah'ı bırakıp da ibadet…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Belkıs'a) "Saraya gir!" denmişti. O, (zemini) görünce derin bir su var sanmış ve ayaklarını açmıştı (eteğinin ucunu sıvamıştı). (Süleyman) "Bu, billurdan yapılmış bir köşk (zemini)dir" dipnot 1 deyince, (Belkıs) şunu söylemişti: "Rabbim! Şüphesiz ki ben (güneşe tapmakla) kendime yazık etmişim. Süleyman'la birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ifade, Hz. Süleyman döneminde medeniyetin ne yüksek bir seviyede olduğunun apaçık bir delilidir.

Mustafa İslamoğlu

(Sebe kraliçesine); "Saraya buyurun!" denildi. Fakat sarayı görünce, onun (önünde) derin bir su var sandı ve eteğini kaldırdı.(Süleyman) dedi ki: "Bu, tabanı kristalle kaplı bir saraydır."Kadın "Rabbim!" dedi, "Ben kendime kötülük etmişim! Artık ben de Süleyman'la beraber Alemlerin Rabbine gönülden teslim oldum."

Muhammed Esed

(Az sonra) ona: "Girin bu saraya!" dendi. Fakat sarayı görünce, (önünde) engin, duru bir su (var) sandı ve eteğini yukarı çekti. (Süleyman:) "Bu, zemini camla döşenmiş bir saraydır!" dedi. (Sebe Melikesi:) "Rabbim!" dedi, "(Senden başkasına kulluk etmekle) ben kendime yazık etmişim; fakat (şimdi) Süleyman'la beraber alemlerin Rabbi olan Allah'a yürekten boyun eğiyorum!"

Ahmed Hulusi

Ona: "Köşke gir" denildi. . . (Melike) onu görünce derin bir su sandı ve eteklerini sıvadı. . . (Süleyman) dedi ki: "O iyice cilalı billur camdan bir köşktür". . . (Melike) dedi ki: "Rabbim, ben (dışsal bir güce - güneşe tapmakla) nefsime zulmettim ve (artık) Süleyman ile birlikte Rabb-ül alemin olan Allah'a teslim oldum!"

Ali Bulaç

Ona: "Köşke gir" denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek) ayaklarını açtı. (Süleyman:) Dedi ki: "Gerçekte bu, saydam camdan olma düzeltilmiş bir köşk / zemindir." Dedi ki: "Rabbim, gerçekten ben kendime zulmettim; (artık) ben Süleyman'la birlikte alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum."

Ali Özek ve heyeti

Ona: Köşke gir! dendi. Melike onu görünce derin bir su sandı ve eteğini yukarı çekti. Süleyman: Bu, billûrdan yapılmış, şeffaf bir zemindir, dedi. Melike dedi ki: Rabbim! Ben gerçekten kendime yazık etmişim. Süleyman’la beraber âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum.

Ali Rıza Safa

Ona, "Saraya gir!" denildiğinde, gördüğünü derin bir su sandı ve bacaklarını sıvadı. "Aslında, bu saray kristalden yapıldı!" dedi. Dedi ki: "Efendim! Kuşkusuz, kendime yazık ettim. Süleyman'ın yanında, Evrenlerin Efendisi Allah'a teslim oldum!" dipnot 314

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 314
    Allah'tan başka bir de ayrıca güneşe tapan Sebe toplumunun, sapkın inanışlarını bırakarak, Allah'a teslim olmayı kabul ettiği yukarıdaki ayetlerde bildirildikten sonra, Sebe toplumunun büyük çoğunluğunun, sapkın inanışlarını bırakmadığı ve bu nedenle Sebe ülkesinin büyük bir su baskınıyla yıkıma uğratıldığı 34:15-20 ayetlerinde bildirilmiştir. Sebe ülkesine egemen olan kadının Süleyman peygamberin görkemli sarayından etkilenmesi, Tevrat,
    II. Tarihler 9:1-4 — Eski Ahit, 1. Tarihler; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 1. Tarihler 9:1

    Bütün İsrailliler soylarına göre kaydedilmiştir. Bu kayıtlar İsrail krallarının tarihinde yazılıdır. Yahudalılar RABbe ihanet ettikleri için Babile sürüldüler.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Sebe Kraliçesi, Süleyman'ın ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamak için çok büyük bir kervanla; baharat ve çok miktarda altın ve değerli taşlar yüklü develerle Yeruşalim'e geldi. Aklından geçen her şeyi Süleyman'la konuştu. Süleyman'ın bilgeliğini, yaptırdığı sarayı, sofrasının zenginliğini, görevlilerinin oturup kalkışını, hizmetçilerinin ve sakilerinin giysilerini ve Rabbin evine çıktığı merdiveni gören Sebe Kraliçesi hayran kaldı."

Bayraktar Bayraklı

Ona, "Köşke gir!" denildi. Melike köşkü görünce derin bir su sandı ve bacaklarını sıvadı. Süleyman, "O sırçadan cilalı, şeffaftır" dedi. Melike, "Rabbim, ben kendime zulmetmişim. Artık Süleyman ile beraber alemlerin Rabbi Allah'a teslim oldum" dedi.

Edip Yüksel

Ona, "Sarayın salonuna gir" dendi. Sarayın salonunu görünce, su havuzu sanarak bacaklarını sıvadı. (Süleyman) dedi ki, "Bu, kristalle döşenmiş bir salondur." (Kadın lider), "Efendim, kendime haksızlık etmişim. Süleyman ile birlikte evrenlerin Efendisi ALLAH'a teslim oldum" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ona, 'Sarayın salonuna gir,' dendi. Sarayın salonunu görünce, su havuzu sanarak bacaklarını sıvadı. (Süleyman) dedi ki, 'Bu, kristalle döşenmiş bir salondur.' (Kadın lider), 'Rabbim, kendime haksızlık etmişim. Süleyman ile birlikte evrenlerin Rabbi ALLAH'a teslim oldum,' dedi

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ona: "Köşke gir!" denildi. Derken (Melike) onu görünce derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman: "O parlak bir köşk, sırçadan!" dedi. Kadın: "Ey Rabbim, gerçekten ben önce nefsime zulmetmişim, şimdi Süleyman'ın maiyyetinde, alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Köşke gir denildi ona, derken onu görünce derin bir su sandı ve paçalarından çemrendi, Süleyman, o dedi: mücella bir köşk, sırçadan, kadın ya rabb! dedi: hakıkaten ben evvel nefsime zulmetmişim, şimdi Süleymanın maıyyetinde teslim oldum Allaha, o rabbül'alemine

Erhan Aktaş

Ona, "Köşke gir!" denildi. Köşkü görünce, onu dipnot 1 derin su sanarak bacaklarını sıvadı. Süleyman, "Bu billurdan döşenmiş şeffaf bir zemindir." dedi. Melike, "Rabb'im, ben kendime haksızlık ettim. Süleyman ile birlikte alemlerin Rabb'i olan Allah'a teslim oldum." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zemindeki şeffaflığı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona, "Köşke gir!" denildi. Köşkü görünce, onu dipnot 1 derin su sanarak bacaklarını sıvadı. Süleyman, "Bu billurdan döşenmiş şeffaf bir zemindir." dedi. Melike, "Rabb'im, ben kendime haksızlık ettim. Süleyman ile birlikte alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zemindeki şeffaflığı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona, "Köşke gir!" denildi. Billur zemini görünce, onu derin su sanarak elbisesini topladı. Süleyman, "Bu billurdan yapılmış şeffaf bir zemindir." dedi. Melike, "Rabb'im, ben kendime haksızlık ettim. Süleyman ile birlikte alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum." dedi.

Gültekin Onan

Ona: "Köşke gir" denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek ayaklarını açtı. (Süleyman:) Dedi ki: "Gerçekte bu, saydam camdan olma düzeltilmiş bir köşk / zemindir." Dedi ki: "Rabbim, gerçekten ben kendime zulmettim; (artık) ben Süleyman'la birlikte alemlerin rabbi olan Tanrı'ya teslim oldum."

Hasan Basri Çantay

Ona denildi ki: "Köşke gir". (Kadın) onu görünce, derin bir su sandı, iki ayağını aç (ıb sıva) dı. (Süleyman): "O, dedi, Hakıykaten sırçadan ma'mul, düzeltilmiş (ve şeffaf) bir açıklıkdır". (Kadın): "Ey Rabbim, hakıykat ben kendime yazık etmişim. Süleymanın maiyyetinde aalemlerin Rabbi olan Allaha teslim oldum (müslüman oldum.)" dedi.

İbni Kesir

Ona: Köşke gir, dendi. Onu görünce; derin bir su sandı ve iki ayağını açtı. Doğrusu bu, camdan yapılmış düzeltilmiş mücella bir açıklıktır, dedi. O: Rabbım; şüphesiz ben, kendime zulmetmişim. Süleyman'la beraber alemlerin Rabbı olan Allah'a teslim oldum, dedi.

Mehmet Alagaş

(15-44) Yemin olsun ki biz Davud'a ve Süleyman'a ilim ver dik / bilgi verdik. Her ikisi de dedi ki Allah'a hamdolsun , Mümin kullarının çoğundan bizi üstün tuttu . Süleyman Davut'a mirasçı oldu ve dedi ki ey insanlar bana kuşlarla konuşmak / kuş mantığı öğretildi, bana her şeyden verildi, kesinlikle bu apaçık bir üstünlüktür. Süleyman insanlardan, cinlerden ve kuşlardan oluşan ordusunu topladı. Onlar da bir düzenle sevk oldular. Ta ki karınca vadisine vardılar, o vakit bir karınca dedi ki; Hey karıncalar yuvalarınıza meskenlerinize girin, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin. Süleyman karıncanın sözüne tebessüm ederek gülümsedi, Rabbim beni düzene koy ki bana ve anne babama verdiğin nimetlerine şükredeyim ve de razı olduğun salih ameller yapayım, salih kullarınla beraber beni de rahmetine dahil et dedi. Kuşlara şöyle bir göz attı, sonra dedi ki, neden hüd hüdü göremiyorum ? Yoksa o kayıp mı oldu? Ona şiddetli bir azap ile azap edeceğim yahut onun boğazını keseceğim (mezbaha) ya da bana apaçık bir ispatlayıcı / bir delil getirir. Uzun olmayan bir süre sonra hüd hüd geldi ve dedi ki kimsenin fark etmediği yaşadığım bir haberi Sebe den ben fark ettim ve sana getirdim, ben onlara meliklik yapan bir kadın buldum, ona her şeyden verilmiş, ve ayrıca büyük bir tahtı da var, onu ve kavmini Allah'ın dışında güneşe secde ederlerken buldum , şeytan onlara bu amellerini süslemiş, onları yoldan çıkarmış / saptırmış onlar da bir türlü yolu bulamıyorlardı, üstelik, gökte ve yerdeki saklı olanı ortaya çıkar an, gizlediklerini ve açığa çıkardıklarını bilen Allah'a secde etmiyorlardı. Allah! Ondan başka ilah yoktur , çok büyük tahtın Rabbidir. Süleyman d edi ki , doğru musun yahut yalancı mısın bakacağız , g it ve bu mektubumu onlara bırak , sonra onlardan geri çekil ve bak bakalım geri bana ne döndürecekler? Kadın dedi ki , ey ileri gelenler muhakkak ki bana verilmiş bir mektup bırakıldı , kesinlikle O, Süleyman'dandır, mektup, acıyan ve esirgeyen Allah'ın adıyla başlıyor , asla bana baş kaldırmayın ve teslim olmuş şekilde bana gelin diye yazıyor. Kadın dedi ki ey ileri gelenler ba na bu işimde kanaat bildirin / fetva verin. Sizler de şahit olmadan işleri kestirip atmış değilim. Dediler ki bizler kuvvetçe ulularız , şiddetli savaşta da ulularıyız, emir senindir bak, ne emredeceksen emret. Kadın dedi ki muhakkak ki mülk sahipleri ne zaman ki bir memlekete girmişlerse orayı bozarlar / ifsat ederler, izzetli olan halkını zilletli yaparlar , tam olarak bu şekilde davranırlar, şimdi ben onlara bir hediye ile bir elçi göndereyim, bir bakalım elçiler ne ile geri dönecekler. Elçiler Süleyman'a geldiklerinde Süleyman dedi ki bana mal yardımında mı bulunuyorsunuz? Allah sizin verdiğinizden daha hayırlısını bana zaten verdi, sizler hediyelerinizle mutlu mu oluyorsunuz . Geri dönün ve onlara karşı duramayacakları bir ordu ile varacağımızı, onları da oradan zillet içerisine ve aşağılanmış olarak çıka racağımızı söyleyin. Süleyman dedi ki, Ey ileri gelenler , hanginiz o kadının tahtını , onların teslim ol muş vaziyette bana gelmelerinden önce bana getirir. Cinlerden ifrit dedi ki ben onu sen oturduğun yerden / makamından kalkmadan önce sana getiririm, benim bu konuya kesinlikle gücüm yeter v e güvenilir biriyim. Yanında kitaptan bilgisi olan biri de dedi ki ben onu sana göz kapaklarını kırpmadan önce getiririm. Onu / kadının tahtını yanında kurulu vaziyette gördüğü gibi dedi ki bu Rabbimin hazinesindendir / fazlındandır , Beni şükredecek miyim yahut yok mu sayacağım diye imtihan ediyor, her kim şükrederse muhakkak ki kendi nefsi için teşekkür e tmiştir, her kim de yok sayar / görmezden gelirse muhakkak ki rabbim zengindir , (kendi kendine yeterlidir ) vericidir / ikram sahibidir. Süleyman dedi ki o kadının arşını belirsiz hale / tanınmaz hale getirin, bakalım yola mı girecek yahut yola girmeyenlerden mi olacak? Ne zaman ki kadın geldi ona bu senin tahtın mı denildi? Kadın dedi ki sanki o, bunun bilgisi ondan önce bize verilmişti (Biz biliyorduk zaten) ve teslim olanlar olduk. Allah'ın dışında tap tıklarının olması on u engellemiş idi , Muhakkak ki o kadın, kafir bir kavmindendi, O kadına den ildi ki köşke gir , tam girecekken onun derin bir su gibi değerlendirdi ve paçasını sıvadı / kaldırdı, Süleyman d edi ki köşk, parlatılmış şeffaf kristaldendir / billurdandır. O Kadın dedi ki rabbim ben nefsime kesinlikle zulmettim ve ben Süleyman'la beraber alemlerin Rabbine teslim oldum.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ona; “Köşke gir!” denildi. Köşkü görünce onu (zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman ona; “Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür.” dedi. Belkıs: “Ey Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmetmiştim. Şimdi ise Süleyman ile birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum.” dedi.

Süleyman Ateş

Ona: "Köşke gir!" dendi. Köşkü görünce zemini su sandı ve bacaklarını sıvadı. (Süleyman) "O, cilalı, şeffaf sırçadandır" dedi. (Kraliçe): "Rabbim, ben kendime zulmetmişim. (Artık) Süleyman'la beraber alemlerin Rabbi Allah'a teslim oldum," dedi.

Süleymaniye Vakfı

Ona: "Saraya gir!" denildi. Saraya girince orayı dalgalı bir su sandı ve (eteklerini toplayarak) ayaklarını açtı. Süleyman: "Burası billur döşeli bir saraydır." dedi. Kadın: "Rabbim, ben kendime yanlış yapmışım. Süleyman'la beraber ben de bütün varlıkların Rabbine teslim oldum dipnot 1 ." dedi dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da her şey, ayrıntılarıyla ve örnekleriyle açıklanmıştır (Nur 24/34-35). Sebe melikesi Belkıs'ın, tek başına karar vermemesi, elçiler göndererek Süleyman aleyhisselamın durumunu görmeye çalışması, çok güçlü olduğunu anlayınca ülkesi uğruna ölümü göze alarak gidip teslim olması, gerçekleri görünce de Güneş'e tapmayı bırakıp Süleyman ile birlikte Allah'a teslim olması, bir kadından iyi bir yönetici olabileceğinin çok net açıklanması ve örneklendirilmesidir. İran Şahı'nın kızının yönetimin başına geçtiğinin duyulması üzerine Muhammed aleyhisselamın şöyle dediği rivayet edilir: "İşlerini bir kadının yetkisine bırakan bir toplum iflah olmaz" (Buhari, Meğazi, 82, Fiten, 18; Tirmizi, Fiten, 75; Nesai, Kudat, 8; Ahmed b. Hanbel, V/43, 51, 38, 47). O Allah'ın resulüdür. Resul olarak görevi, kendinden bir şey katmadan Allah'ın sözünü insanlara ulaştırmak (Maide 5/67, Nahl 16/35) olduğu için Allah'ın elçisine itaat Allah'a itaattir (Nisa 4/80) Muhammed aleyhisselamın nebi sıfatıyla söylediği sözler ve yaptığı uygulamalar, onun hikmet ilmi ile Kur'an'dan yaptığı çıkarımlardır ama çıkarımı yanlış olabileceği gibi (Nisa 4/176) yanlış kararlar da verebilir (Enfal 8/67-68, Tahrim 66/1-2). Bu sebeple onun marufa yani Kur'an'a uymayan emrine itaat gerekmez (Mümtahine 60/12, Ahzab 33/37). Çünkü onun yetkisi, Allah'ın kitabında olanlarla sınırlıdır (Ahzab 33/1-3). Bu sebeple Nebimiz böyle bir şey söylemiş olamaz. Kaldı ki Müslümanların herhangi bir sözü, Nebinn ağzından duymuş olsalar bile Kur'an'a uygunluğunu gözden geçirme denetleme görevleri vardır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Sebe kraliçesinin Süleyman aleyhisselama gelişi, onu çeşitli sorularla sınaması, bilgeliğini ve zenginliğini kendi gözüyle görmesi, Süleyman'ı İsrail tahtına oturtanın Allah olduğunu anlamasını sağlamıştır. Bu konudaki ayrıntılar Tevrat'ın
    1. Krallar 10:1-9 — Eski Ahit, 1. Krallar; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 1. Krallar 10:1

    Saba Kraliçesi, RABbin adından ötürü Süleymanın artan ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamaya geldi.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    pasajlarında anlatılmaktadır: "Saba Kraliçesi, Rabbin adından ötürü Süleyman'ın artan ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamaya geldi. Çeşitli baharat, çok miktarda altın ve değerli taşlarla yüklü büyük bir kervan eşliğinde Yeruşalim'e gelen kraliçe, aklından geçen her şeyi Süleyman'la konuştu. Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı. Süleyman'ın bilgeliğini, yaptırdığı sarayı, sofrasının zenginliğini, görevlilerinin oturup kalkışını, hizmetkarlarının özel giysileriyle yaptığı hizmeti, sakilerini ve Rabbin Tapınağı'nda sunduğu yakmalık sunuları gören Saba Kraliçesi hayranlık içinde kaldı. Krala, "Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş" dedi, "Ama gelip kendi gözlerimle görünceye dek inanmamıştım. Bunların yarısı bile bana anlatılmadı. Bilgeliğin de, zenginliğin de duyduklarımdan kat kat fazla. Ne mutlu adamlarına! Ne mutlu sana hizmet eden görevlilere! Çünkü sürekli bilgeliğine tanık oluyorlar. Senden hoşnut kalan, seni İsrail tahtına oturtan Tanrın Rabbe övgüler olsun! Rab İsrail'e sonsuz sevgi duyduğundan, adaleti ve doğruluğu sağlaman için seni kral yaptı.""

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ona, "Avluya girer misin" denildi. Avluya girince derince bir su sandı. Eteklerini topladı. Süleyman; "Burası billur döşeli bir avludur" dedi. Kadın (kendi kendine); "Ya Sahip, ben kendime kötülük etmişim. Süleyman ile birlikte varlıkların Sahibine teslim oldum" dedi.

Şaban Britch

Ona: "Haydi, köşke gir!” denildi. Orayı görünce su sandı ve (eteğini çekerek) ayaklarını açtı. Bu billurdan yapılmış şeffaf bir köşktür, dedi. Kadın da: Rabbim, ben kendime zulmetmişim. Süleyman’la beraber alemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum, dedi.

Şaban Piriş

Ona, "köşke gir!" denildi. Orayı görünce derin su sandı ve eteğini topladı. Süleyman: -Bu camdan yapılmış bir köşktür, dedi. Kadın da: -Rabbim, ben kendime zulmetmişim. Süleyman'la beraber evrenin sahibi Allah'a teslim oldum, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Ona denildi: "Köşke gir!" Melike onu görünce su sandı ve baldırlarını açtı. Süleyman dedi ki: "O, cilalı sırçadan yapılmış bir parlak avlu/zemindir." Melike dedi: "Rabbim, doğrusu ben öz benliğime zulmetmişim. Artık Süleyman'la birlikte, alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oluyorum."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

As the honoured guest of Sulayman she was invited to enter the palace and as she did she thought the brilliant floor was a lake and she drew up the hem of her clothes, but there she was told that that was not water but a floor paved with slabs of glass. There and then she paused and declared: O Allah my Creator, she said, "I have wronged my own soul and here and as of now I exercise with Sulayman low submissive reverence in Islam for Allah the Creator, of the worlds.

Abdul Haleem

Then it was said to her, ‘Enter the hall,’ but when she saw it, she thought it was a deep pool of water, and bared her legs. Solomon explained, ‘It is just a hall paved with glass,’ and she said, ‘My Lord, I have wronged myself: I devote myself, with Solomon, to God, the Lord of the Worlds.’

Abdullah Yusuf Ali

She was asked to enter the lofty Palace: but when she saw it, she thought it was a lake of water, and she (tucked up her skirts), uncovering her legs. He said: "This is but a palace paved smooth with slabs of glass." She said: "O my Lord! I have indeed wronged my soul: I do (now) submit (in Islam), with Solomon, to the Lord of the Worlds."

Abul A'la Maududi

She was told: "Enter the palace." But when she saw it, she thought it was a pool of water and she bared both her calves (to enter into it). Solomon said: "This is a slippery floor of crystal." dipnot 1 Thereupon she cried out: "My Lord, I have been inflicting much wrong on myself. Now I submit myself with Solomon to Allah, the Lord of the whole Universe." dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This was the last thing that opened queen’s eyes. The first thing was Solomon’s (peace be upon him) letter that began with the name of the All-Compassionate, the All- Merciful Allah, a way different front the common custom prevalent among the kings. The second was his rejection of her gifts, which made the queen understand that he was a different kind of king. The third was the report made by the queen’s envoys from which she came to know about Solomon's pious life, his wisdom and his message of the truth. This very thing had induced her to travel to Jerusalem to personally meet the Prophet Solomon (peace be upon him), and to this she had referred when she said: "and we had surrendered (to Allah)". The fourth thing was the removal of her throne from Marib to Jerusalem in no time, from which the queen realized that he had Allah’s power with him. Now this was the last thing that removed every doubt from her mind regarding the unique and great personality of the Prophet Solomon (peace be upon him). When she saw that in spite of possessing every means of comfort and ease and a grand palace for a dwelling, he was so free from every conceit, so God-fearing and righteous and so grateful to God that he bowed before Him for every small favor and his life was so different from the life of those who were enamored of the world, she exclaimed the words that follow.
  2. metne dön, dipnot 2
    This story of the Prophet Solomon (peace be upon him) and the queen of Sheba has been related in the Old and the New Testaments and the Israelite traditions in different ways, but the Quranic narration differs from all others. A resume of the story as given in the Old Testament is as follows:

Aisha Bewley

She was told: ‘Enter the courtyard, ’ but when she saw it she supposed it to be a pool and bared her legs. He said, ‘It is a courtyard paved with glass.’ She said, ‘My Lord, I have wronged myself but I have submitted with Sulayman to the Lord of all the worlds.’

Al-Hilali & Khan

It was said to her: "Enter As-Sarh" (a glass surface with water underneath it or a palace): but when she saw it, she thought it was a pool, and she (tucked up her clothes) uncovering her legs. (Sulaimân (Solomon)) said: "Verily, it is a Sarh (a glass surface with water underneath it or a palace)." She said: "My Lord! Verily, I have wronged myself, and I submit [in Islâm, together with Sulaimân (Solomon)] to Allâh, the Lord of the ‘Âlamîn (mankind, jinn and all that exists)."

Ali Quli Qarai

It was said to her, ‘Enter the palace. ’ So when she saw it, she supposed it to be a pool of water, and she bared her shanks. He said, ‘It is a palace paved with crystal.’ She said, ‘My Lord! Indeed I have wronged myself, and I submit with Solomon to Allah, the Lord of all the worlds.’

Amatul Rahman Omar

It was said to her, `Enter the palace. ' And when she saw it she took it for a great expanse of water. She was greatly perturbed. (Solomon) said, `It is a palace paved smooth with slabs of glass.' She (realizing the truth that she worshipped outward objects like the sun in place of Reality, the true God,) said, `My Lord! I have done injustice to myself and (now) I submit myself through Solomon to Allâh, the Lord of the worlds.'

Arthur John Arberry

It was said to her, 'Enter the pavilion. ' But when she saw it, she supposed it was a spreading water, and she bared her legs. He said, 'It is a pavilion smoothed of crystal. She said, 'My Lord, indeed I have wronged myself, and I surrender with Solomon to God, the Lord of all Being.'

Bijan Moeinian

Solomon then invited her to enter to her palace. When she saw the interior, she thought it was a pool of water; so she tucked up her skirt to enter it. Solomon said: "It is [not water but is] paved with crystals. This last strike [removed any remaining doubt from her heart and] made her to say: “ O My Lord, I have been unjust to myself; now I join to Solomon in submitting myself to the Lord of the universe."

E. Henry Palmer

And it was said to her, 'Enter the court;' and when she saw it, she reckoned it to be an abyss of water, and she uncovered her legs. Said he, 'Verily, it is a court paved with glass!' Said she, 'My Lord! verily, I have wronged myself, but I am resigned with Solomon to God the Lord of the worlds!'

Edip-Layth

It was said to her: "Enter the palace." So when she saw it she thought there was a pool, and she uncovered her legs. He said, "It is a palace paved with crystal." She said, "My Lord, I have wronged myself; and I peacefully surrender with Solomon to God, the Lord of the worlds."

George Sale

It was said unto her, enter the palace. And when she saw it, she imagined it to be a great water; and she discovered her legs, by lifting up her robe to pass through it. Whereupon Solomon said unto her, verily this is a palace evenly floored with glass. Then said the queen, O Lord, verily I have dealt unjustly with my own soul; and I resign my self, together with Solomon, unto God, the Lord of all creatures.

Hamid S. Aziz

"But that which she worshipped beside Allah diverted her; for she came of people who had no faith. "

Mahmoud Ghali

It was said to her, "Enter the tower. " Then as soon as she saw it, she reckoned it a pool, and she uncovered both her shanks. He said, "Surely it is a tower smoothed of crystal." She said, "Lord! Surely I have done injustice to myself, and I (now) surrender (i.e., I am a Muslim) with Sulayman to Allah, The Lord of the worlds."

Marmaduke Pickthall

It was said unto her: Enter the hall. And when she saw it she deemed it a pool and bared her legs. (Solomon) said: Lo! it is a hall, made smooth, of glass. She said: My Lord! Lo! I have wronged myself, and I surrender with Solomon unto Allah, the Lord of the Worlds.

Mohamed Ahmed - Samira

She was invited to enter the court. When she saw it, she took it for a sheet of water, and (pulling up her skirts) uncovered her legs. (Solomon) told her: "This is paved with tiles of glass." "O Lord," she said, "I have wronged myself, and I submit to the Lord of all the worlds with Solomon."

Muhammad Asad

[After a while] she was told: "Enter this court!" - but when she saw it, she thought that it was a fathomless expanse of water, and she bared her legs. Said he: “Behold, it is [but] a court smoothly paved with glass!” Cried she: “O my Sustainer! I have been sinning against myself thy worshipping aught but Thee]: but [now] I have surrendered myself, with Solomon, unto the Sustainer of all the worlds!”

Mustafa Khattab

Then she was told, "Enter the palace." But when she saw the hall, she thought it was a body of water, so she bared her legs. Solomon said. “It is just a palace paved with crystal.” ˹At last˺ she declared, “My Lord! I have certainly wronged my soul. Now I ˹fully˺ submit myself along with Solomon to Allah, the Lord of all worlds.”

Progressive Muslims

It was said to her: "Enter the palace. " So when she saw it she thought there was a pool, and she uncovered her legs. He said: "It is a palace paved with crystal." She said: "My Lord, I have wronged myself and I surrender with Solomon to God, the Lord of the worlds."

Rashad Khalifa

She was told, "Go inside the palace." When she saw its interior, she thought it was a pool of water, and she (pulled up her dress,) exposing her legs. He said, "This interior is now paved with crystal." She said, "My Lord, I have wronged my soul. I now submit with Solomon to GOD, Lord of the universe."

Sahih International

She was told, "Enter the palace. " But when she saw it, she thought it was a body of water and uncovered her shins [to wade through]. He said, "Indeed, it is a palace [whose floor is] made smooth with glass." She said, "My Lord, indeed I have wronged myself, and I submit with Solomon to Allah, Lord of the worlds."

Sam Gerrans

(It was said to her: “Enter thou the palace.” But when she saw it, she thought it a body of water and uncovered her legs. He said: “It is a palace made smooth with glass.”) She said, “My Lord: I have wronged my soul, and I submit with Solomon to God, the Lord of All Creation.”

Shabbir Ahmed

She was escorted to the palace. It was said, "Enter the hall." When she saw the smooth polished glass floor, she thought that it was a pool of water and she was spellbound. ('Kashafat 'an saqaiha' idiomatically means that she was spellbound, and not that she bared her calves; a common error of many translators. For example, tying one's hand to the neck means miserliness). Solomon said, "This is a palace paved smooth with slabs of glass." She said, "I have been doing wrong to myself, and now I submit with Solomon to Allah, the Lord of the Worlds." (She realized that following the Divine Laws ensures the best bounties in this life as well. There are some historical accounts that Solomon and Bilqis got married. But the Rabbinical Talmudic traditions propose that they committed adultery then and there, out of which Nimrod Nebuchadnezzar, the tyrant emperor of Babylon was born! That is of course inconceivable of a Prophet of God).

Syed Vickar Ahamed

She was asked to enter the high palace: but when she saw it, she thought it was a pool (lake) of water, and (pulled up her skirts), showing her legs. He (Sulaiman) said: "This is only a palace smoothly covered with sheets of glass." She said: "O my Lord! Truly, I have wronged my soul: And I submit with Sulaiman (Solomon) to Allah and to the Lord of the Worlds (Rab-ul-'Ala'meen)."

Taqi Usmani

It was said to her, "Enter the palace." Then once she saw it, she thought it was flowing water, and uncovered her legs. He (Sulaimān) said, “This is a palace made of glasses.” She said, “My Lord, I had surely wronged myself, and now I submit, along with Sulaimān, to Allah, the Lord of all the worlds.”

The Monotheist Group

It was said to her: "Enter the palace." So when she saw it she thought there was a pool, and she uncovered her legs. He said: "It is a palace paved with crystal." She said: "My Lord, I have wronged myself; and I submit with Solomon to God, Lord of the worlds."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩