Diyanet İşleri
Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 75. ayet. وَلَوْ رَحِمْنَٰهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِم مِّن ضُرٍّ لَّلَجُّوا۟ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ
velev raḥimnâhüm vekeşefnâ mâ bihim min ḍurril leleccû fî ṭugyânihim ya`mehûn.
Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kalplerin gafleti ve gelen azap Mü'minûn 63–77 3
Ey Muhammed! Yoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun (da inanmıyorlar)? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
Fakat ahirete inanmayanlar, ısrarla bu yoldan çıkmaktadırlar.
Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.
Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve O'na yalvarıp yakarmadılar.
Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de bakarsın onun içinde ümitsizliğe düşüvereceklerdir.
Halbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
75. Bu buyruk, onların azgınlıklarının ve inatlarının aşırı derecede olduğunu beyan etmektedir. Onlara herhangi bir sıkıntı gelip çatacak olursa Allah’a dua eder, iman etmeleri için bu sıkıntıyı açıp gidermesini isterler yahut onları bir şeyle imtihan edecek olursa Allah’a yalvarır, tevbe etmeleri için o belayı gidermesini isterler. Ama Yüce Allah sıkıntılarını açıp giderecek olursa yine azgınlıkta inat eder sapkınlıklarını sürdürürler. Yani şaşkın bir halde küfürlerine devam ederler. Nitekim Yüce Allah, denizdeki yolculuklarında bunu dile getirmektedir. Şöyle ki onlar, gemide bir fırtınaya yakalandıklarına dinlerini Allah’a halis kılarak yalnız O’na dua eder ve O’na koştukları ortakları unuturlar. Ancak onları kurtardığı zaman şirk ve diğer günahlarla yeryüzünde azgınlık etmeyi sürdürürler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Eğer onlara rahmet etseydik ve onlardaki kıtlık ve açlığı gidermiş olsaydık, yine de onlar tereddüt edip bocalayarak haktan sapmaya devam eder dururlardı.
Aynı kök: لجج (4 geçiş) · Aynı kök: كشف (20 geçiş)
Ona "köşke gir" denildi. Köşkü görünce onu (zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman, ona "Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir…
Aynı kök: عمه (7 geçiş) · Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
Aynı kök: عمه (7 geçiş) · Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları…
Aynı kök: عمه (7 geçiş) · Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.
Aynı kök: لجج (4 geçiş)
Yahut (inkarcıların küfür içindeki halleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de…
Aynı kök: لجج (4 geçiş)
Peki, Allah rızkını keserse, kimdir size rızık verecek olan? Hayır, onlar azgınlık ve nefretle direnip durdular.
Aynı kök: كشف (20 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)
Şayet Allah sana bir zarar dokundursa, bunu O'ndan başka giderecek yoktur. Fakat sana bir hayır dokunduracak olsa onu da kimse gideremez. Bil ki O,…
Aynı kök: كشف (20 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)
İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her halinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlara merhamet edip içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, elbette azgınlıkları içerisinde bocalayarak direnirlerdi.
Ve eğer onlara acıyarak başlarına gelen herhangi bir beladan kendilerini kurtarsak, şaşkın şaşkın saplandıkları inkar bataklığında debelenmekte ısrar ederler.
Onlara merhamet edip (bu dünyada) başlarına gelebilecek darlık ve sıkıntıyı giderecek olsak, onlar yine de, o kurumlu azgınlıkları içinde körcesine bocalayıp dururlar.
Eğer onlara merhamet edip de kendilerinden sıkıntılı hallerini kaldırsak, mutlaka kör ve şaşkın halde, tuğyanları (hakikatlerine başkaldırı) içinde kalmaya devam ederler.
Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler.
Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.
Onlara merhamet eder ve sıkıntılarını giderirsek, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.
Biz onlara acısak ve içinde bulundukları sıkıntıyı gidersek,yine de iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.
Kendilerine acıyıp başlarına gelen perişanlıklarını giderseydik bile, azgınlıklarına dalıp bocalayacaklardı.
Kendilerine acıyıp başlarına gelen perişanlıklarını giderseydik bile, azgınlıklarına dalıp bocalayacaklardı.
Eğer Biz onlara acıyıp da baskılarını açıversek, mutlaka azgınlıklarında inat eder, hiçbir şey görmezler.
Eğer biz onlara acıyıb da baskılarını açıversek mutlaka tuğyanlarında ınad eder hiç bir şey görmezler
Onlara, rahmet edip sıkıntılarını gidersek, yine de azgınlıklarına devam ederler.
Onlara, rahmet edip sıkıntılarını gidersek, yine de azgınlıklarına devam ederler.
Onlara, rahmet edip sıkıntılarını gidersek, yine de azgınlıklarına devam ederler.
Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler.
Eğer biz onlara acıyıb da kendilerindeki zararı giderecek olursak yine serseriyane azgınlıklarında muhakkak devam ve inad edeceklerdir.
Şayet Biz, onlara acısak ve başlarındaki sıkıntıyı gidersek yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlar.
(68-78) Bu sözü hiç düşünmediniz mi? evvelki babalarınıza gelmeyen biri mi geldi size? Yahut Resullerini tanıyamadılar mı? O’nu inkâr ediyorlar / tanımıyorlar yahut onda bir cinnet hali var mı diyorlar? bilakis O, onlara gerçek ile geldi, çoğunuz / ekseriniz haktan hoşlanmıyorsunuz / kerih buluyorsunuz , eğer hak, onların keyiflerine uysaydı semalarda, yerde ve bu ikisi arasında kim varsa bozulurdu / ifsat olurdu, bilakis onlara hatırlamaları gereken şeyleri verdik, onlar hatırlatıcı kitaplarından sırt çeviriyorlar yahut onlara bir ücret / haraç mı soruyorsun? Rabbinin karşılığ ı / haracı daha hayırlıdır ve O rızık verenlerin hayırlısıdır, muhakkak ki sen onları dosdoğru yola çağırıyorsun, Ahirete iman etmeyenler ise yoldan sapıyorlar. Eğer ki onlara acısak ve uğradıkları zararı onlardan gidersek taşkınlıkları / tuğyanlarında bocalamaya devam ederler. Kesin olan şu ki, onları azap ile yakaladık Rableri için olmuyorlar (kendilerine yahut başkalarına ait oluyorlar) ve yalvarmıyorlardı. Onlara şiddetli azabın kapılarını açtığımızda onda ümitsiz oluyorlar.
Eğer onlara rahmet edip, başlarındaki sıkıntıyı gidermiş olsaydık bile yine de onlar; azgınlıkları içinde bocalayıp dururlardı.
Biz onlara acıyıp da başlarındaki sıkıntıyı açsaydık, yine azgınlıklarında bocalamağa devam ederlerdi.
Onlara ikramda bulunup sıkıntılarını gidersek bile kesinlikle taşkınlıklarına dalar, bocalayıp dururlar dipnot 1 .
Sıkıntılarını gidermek suretiyle onlara bir ikramda bulunsaydık yine de azgınlıkları içinde inatla bocalayacaklardı.
Eğer onlara rahmet edip, başlarındaki sıkıntıyı gidermiş olsaydık bile yine de azgınlıkları içinde bocalayıp dururlardı.
Eğer onlara acıyıp, başlarındaki sıkıntıyı gidermiş olsaydık bile yine onlar azgınlıklarında inat ederdi.
Eğer biz onlara acıyıp da üstlerindeki sıkıntıyı kaldırsaydık, azgınlıkları içinde sersem sersem bocalamaya devam edeceklerdi.
And if We had extended to them Our mercy and blessings and delivered them from what was burdensome and exhaustive to their minds they would have sunk under the vexations of their minds, plunged into the abyss of wickedness and carried their transgression to excess.
Even if We were to show them mercy and relieve them of distress, they would blindly persist in their transgression.
If We had mercy on them and removed the distress which is on them, they would obstinately persist in their transgression, wandering in distraction to and fro.
Were We to be merciful to them and remove from them their present afflictions, they would persist in their transgression, blindly wandering on. dipnot 1
If We did have mercy on them and removed the harm afflicting them, they would still obstinately persist in wandering blindly in their excessive insolence.
And though We had mercy on them and removed the distress which is on them, still they would obstinately persist in their transgression, wandering blindly.
Should We have mercy upon them and remove their distress from them, they would surely persist, bewildered in their rebellion.
And even if We had shown them mercy and relieved them of their distress they would still persist in their transgression, wandering on blindly.
Did We have mercy on them, and remove the affliction that is upon them, they would persist in their insolence wandering blindly.
If I shower them with My Mercy and relieve their problem, (instead of being thankful) they become more rebellious!
But if we had mercy on them, and removed the distress they have, they would persist in their rebellion, blindly wandering on!
If We were to have mercy on them and remove what distress was upon them, they would still return to persist in their transgression, wandering blindly.
If we had had compassion on them, and had taken off from them the calamity which had befallen them, they would surely have more obstinately persisted in their error, wandering in confusion.
But, verily, those who believe not in the Hereafter, they are indeed astray from that Way.
And if We had mercy on them and lifted off the adversity that is upon them, they would indeed still insist on blundering in their inordinance.
Though We had mercy on them and relieved them of the harm afflicting them, they still would wander blindly on in their contumacy.
If We took compassion on them and removed the affliction they are in, they would only wander lost in confusion.
And even were We to show them mercy and remove whatever distress might befall them [in this life], they would still persist in their overweening arrogance, blindly stumbling to and fro.
˹Even˺ if We had mercy on them and removed their affliction,[1] they would still persist in their transgression, wandering blindly.
And if We were to have mercy on them and remove what distress was upon them, they would still return to persist in their transgression, wandering blindly.
Even when we showered them with mercy, and relieved their problems, they plunged deeper into transgression, and continued to blunder.
And even if We gave them mercy and removed what was upon them of affliction, they would persist in their transgression, wandering blindly.
And were We to have mercy on them, and to remove what is upon them of distress, they would persist in wandering blindly in their inordinacy.
Even if We had mercy on them and relieved them of their suffering, they would obstinately persist in their transgression wandering to and fro.
And even though We had mercy on them and removed the difficulty that is on them, still they would stubbornly continue to exceed their limits, wandering here and there being diverted.
And if We have mercy on them and remove whatever distress they have, they would still persist obstinately in their rebellion, wandering blindly (in disbelief).
Andif We were to have mercy on them and remove what distress was upon them, they would still return to persist in their transgression, wandering blindly.