Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 75. ayet

Mü'minûn suresi, 75. ayet. وَلَوْ رَحِمْنَٰهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِم مِّن ضُرٍّ لَّلَجُّوا۟ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

velev raḥimnâhüm vekeşefnâ mâ bihim min ḍurril leleccû fî ṭugyânihim ya`mehûn.

Diyanet İşleri

Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 72–78 · surenin 75. ayeti / 118

Konu Kalplerin gafleti ve gelen azap Mü'minûn 63–77 3

  1. Mü'minûn 72

    Ey Muhammed! Yoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun (da inanmıyorlar)? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

  2. Mü'minûn 73

    Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.

  3. Mü'minûn 74

    Fakat ahirete inanmayanlar, ısrarla bu yoldan çıkmaktadırlar.

  4. 75

    Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.

  5. Mü'minûn 76

    Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve O'na yalvarıp yakarmadılar.

  6. Mü'minûn 77

    Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de bakarsın onun içinde ümitsizliğe düşüvereceklerdir.

  7. Mü'minûn 78

    Halbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

75. Bu buyruk, onların azgınlıklarının ve inatlarının aşırı derecede olduğunu beyan etmektedir. Onlara herhangi bir sıkıntı gelip çatacak olursa Allah’a dua eder, iman etmeleri için bu sıkıntıyı açıp gidermesini isterler yahut onları bir şeyle imtihan edecek olursa Allah’a yalvarır, tevbe etmeleri için o belayı gidermesini isterler. Ama Yüce Allah sıkıntılarını açıp giderecek olursa yine azgınlıkta inat eder sapkınlıklarını sürdürürler. Yani şaşkın bir halde küfürlerine devam ederler. Nitekim Yüce Allah, denizdeki yolculuklarında bunu dile getirmektedir. Şöyle ki onlar, gemide bir fırtınaya yakalandıklarına dinlerini Allah’a halis kılarak yalnız O’na dua eder ve O’na koştukları ortakları unuturlar. Ancak onları kurtardığı zaman şirk ve diğer günahlarla yeryüzünde azgınlık etmeyi sürdürürler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer onlara rahmet etseydik ve onlardaki kıtlık ve açlığı gidermiş olsaydık, yine de onlar tereddüt edip bocalayarak haktan sapmaya devam eder dururlardı.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَوْ velev ve eğer
  2. رَحِمْنَـٰهُمْ rahimnahum biz onlara acısaydık kök: رحم
  3. وَكَشَفْنَا ve keşefna ve kaldırsaydık kök: كشف
  4. مَا ma olanı
  5. بِهِم bihim kendilerinde
  6. مِّن min -dan
  7. ضُرٍّۢ durrin sıkıntı- kök: ضرر
  8. لَّلَجُّوا۟ leleccu yine devam ederlerdi kök: لجج
  9. فِى fi
  10. طُغْيَـٰنِهِمْ tugyanihim azgınlıklarında kök: طغي
  11. يَعْمَهُونَ yea'mehune bocalamaya kök: عمه

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لجج (4 geçiş) · Aynı kök: كشف (20 geçiş)

    Ona "köşke gir" denildi. Köşkü görünce onu (zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman, ona "Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir…

  • Aynı kök: عمه (7 geçiş) · Aynı kök: طغي (39 geçiş)

    Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

  • Aynı kök: عمه (7 geçiş) · Aynı kök: طغي (39 geçiş)

    Biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları…

  • Aynı kök: عمه (7 geçiş) · Aynı kök: طغي (39 geçiş)

    Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.

  • Aynı kök: لجج (4 geçiş)

    Yahut (inkarcıların küfür içindeki halleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de…

  • Aynı kök: لجج (4 geçiş)

    Peki, Allah rızkını keserse, kimdir size rızık verecek olan? Hayır, onlar azgınlık ve nefretle direnip durdular.

  • Aynı kök: كشف (20 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)

    Şayet Allah sana bir zarar dokundursa, bunu O'ndan başka giderecek yoktur. Fakat sana bir hayır dokunduracak olsa onu da kimse gideremez. Bil ki O,…

  • Aynı kök: كشف (20 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)

    İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her halinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara merhamet edip içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, elbette azgınlıkları içerisinde bocalayarak direnirlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Ve eğer onlara acıyarak başlarına gelen herhangi bir beladan kendilerini kurtarsak, şaşkın şaşkın saplandıkları inkar bataklığında debelenmekte ısrar ederler.

Muhammed Esed

Onlara merhamet edip (bu dünyada) başlarına gelebilecek darlık ve sıkıntıyı giderecek olsak, onlar yine de, o kurumlu azgınlıkları içinde körcesine bocalayıp dururlar.

Ahmed Hulusi

Eğer onlara merhamet edip de kendilerinden sıkıntılı hallerini kaldırsak, mutlaka kör ve şaşkın halde, tuğyanları (hakikatlerine başkaldırı) içinde kalmaya devam ederler.

Ali Bulaç

Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler.

Ali Özek ve heyeti

Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.

Ali Rıza Safa

Onlara merhamet eder ve sıkıntılarını giderirsek, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.

Bayraktar Bayraklı

Biz onlara acısak ve içinde bulundukları sıkıntıyı gidersek,yine de iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.

Edip Yüksel

Kendilerine acıyıp başlarına gelen perişanlıklarını giderseydik bile, azgınlıklarına dalıp bocalayacaklardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine acıyıp başlarına gelen perişanlıklarını giderseydik bile, azgınlıklarına dalıp bocalayacaklardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer Biz onlara acıyıp da baskılarını açıversek, mutlaka azgınlıklarında inat eder, hiçbir şey görmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer biz onlara acıyıb da baskılarını açıversek mutlaka tuğyanlarında ınad eder hiç bir şey görmezler

Erhan Aktaş

Onlara, rahmet edip sıkıntılarını gidersek, yine de azgınlıklarına devam ederler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, rahmet edip sıkıntılarını gidersek, yine de azgınlıklarına devam ederler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, rahmet edip sıkıntılarını gidersek, yine de azgınlıklarına devam ederler.

Gültekin Onan

Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler.

Hasan Basri Çantay

Eğer biz onlara acıyıb da kendilerindeki zararı giderecek olursak yine serseriyane azgınlıklarında muhakkak devam ve inad edeceklerdir.

İbni Kesir

Şayet Biz, onlara acısak ve başlarındaki sıkıntıyı gidersek yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlar.

Mehmet Alagaş

(68-78) Bu sözü hiç düşünmediniz mi? evvelki babalarınıza gelmeyen biri mi geldi size? Yahut Resullerini tanıyamadılar mı? O’nu inkâr ediyorlar / tanımıyorlar yahut onda bir cinnet hali var mı diyorlar? bilakis O, onlara gerçek ile geldi, çoğunuz / ekseriniz haktan hoşlanmıyorsunuz / kerih buluyorsunuz , eğer hak, onların keyiflerine uysaydı semalarda, yerde ve bu ikisi arasında kim varsa bozulurdu / ifsat olurdu, bilakis onlara hatırlamaları gereken şeyleri verdik, onlar hatırlatıcı kitaplarından sırt çeviriyorlar yahut onlara bir ücret / haraç mı soruyorsun? Rabbinin karşılığ ı / haracı daha hayırlıdır ve O rızık verenlerin hayırlısıdır, muhakkak ki sen onları dosdoğru yola çağırıyorsun, Ahirete iman etmeyenler ise yoldan sapıyorlar. Eğer ki onlara acısak ve uğradıkları zararı onlardan gidersek taşkınlıkları / tuğyanlarında bocalamaya devam ederler. Kesin olan şu ki, onları azap ile yakaladık Rableri için olmuyorlar (kendilerine yahut başkalarına ait oluyorlar) ve yalvarmıyorlardı. Onlara şiddetli azabın kapılarını açtığımızda onda ümitsiz oluyorlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer onlara rahmet edip, başlarındaki sıkıntıyı gidermiş olsaydık bile yine de onlar; azgınlıkları içinde bocalayıp dururlardı.

Süleyman Ateş

Biz onlara acıyıp da başlarındaki sıkıntıyı açsaydık, yine azgınlıklarında bocalamağa devam ederlerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sıkıntılarını gidermek suretiyle onlara bir ikramda bulunsaydık yine de azgınlıkları içinde inatla bocalayacaklardı.

Şaban Britch

Eğer onlara rahmet edip, başlarındaki sıkıntıyı gidermiş olsaydık bile yine de azgınlıkları içinde bocalayıp dururlardı.

Şaban Piriş

Eğer onlara acıyıp, başlarındaki sıkıntıyı gidermiş olsaydık bile yine onlar azgınlıklarında inat ederdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer biz onlara acıyıp da üstlerindeki sıkıntıyı kaldırsaydık, azgınlıkları içinde sersem sersem bocalamaya devam edeceklerdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And if We had extended to them Our mercy and blessings and delivered them from what was burdensome and exhaustive to their minds they would have sunk under the vexations of their minds, plunged into the abyss of wickedness and carried their transgression to excess.

Abdul Haleem

Even if We were to show them mercy and relieve them of distress, they would blindly persist in their transgression.

Abdullah Yusuf Ali

If We had mercy on them and removed the distress which is on them, they would obstinately persist in their transgression, wandering in distraction to and fro.

Abul A'la Maududi

Were We to be merciful to them and remove from them their present afflictions, they would persist in their transgression, blindly wandering on. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The affliction alluded to in this verse was the famine which occurred in Makkah some time after the advent of Prophethood. According to Abdullah bin Masud, when the Quraish persistently refused to accept the invitation of the Prophet (peace be upon him) and started putting up stiff resistance, he prayed: O Allah, help me against them with a seven year famine like the seven year famine of the time of Prophet Joseph. So a severe famine started in Makkah with the result that people were obliged to eat carrion. This famine has been alluded to in a number of Makki Surahs. For instance see(Surah Al-Anaam, Ayats 42-44); (Surah Al- Aaraf, Ayats 94-99);(Surah Yunus, Ayats 11, 12, 21); (Surah An-Nahl, Ayats 112-113) and (Surah Ad-Dukhan, Ayats 10- 16 )along with the relevant E.Ns.

Aisha Bewley

If We did have mercy on them and removed the harm afflicting them, they would still obstinately persist in wandering blindly in their excessive insolence.

Al-Hilali & Khan

And though We had mercy on them and removed the distress which is on them, still they would obstinately persist in their transgression, wandering blindly.

Ali Quli Qarai

Should We have mercy upon them and remove their distress from them, they would surely persist, bewildered in their rebellion.

Amatul Rahman Omar

And even if We had shown them mercy and relieved them of their distress they would still persist in their transgression, wandering on blindly.

Arthur John Arberry

Did We have mercy on them, and remove the affliction that is upon them, they would persist in their insolence wandering blindly.

Bijan Moeinian

If I shower them with My Mercy and relieve their problem, (instead of being thankful) they become more rebellious!

E. Henry Palmer

But if we had mercy on them, and removed the distress they have, they would persist in their rebellion, blindly wandering on!

Edip-Layth

If We were to have mercy on them and remove what distress was upon them, they would still return to persist in their transgression, wandering blindly.

George Sale

If we had had compassion on them, and had taken off from them the calamity which had befallen them, they would surely have more obstinately persisted in their error, wandering in confusion.

Hamid S. Aziz

But, verily, those who believe not in the Hereafter, they are indeed astray from that Way.

Mahmoud Ghali

And if We had mercy on them and lifted off the adversity that is upon them, they would indeed still insist on blundering in their inordinance.

Marmaduke Pickthall

Though We had mercy on them and relieved them of the harm afflicting them, they still would wander blindly on in their contumacy.

Mohamed Ahmed - Samira

If We took compassion on them and removed the affliction they are in, they would only wander lost in confusion.

Muhammad Asad

And even were We to show them mercy and remove whatever distress might befall them [in this life], they would still persist in their overweening arrogance, blindly stumbling to and fro.

Mustafa Khattab

˹Even˺ if We had mercy on them and removed their affliction,[1] they would still persist in their transgression, wandering blindly.

Progressive Muslims

And if We were to have mercy on them and remove what distress was upon them, they would still return to persist in their transgression, wandering blindly.

Rashad Khalifa

Even when we showered them with mercy, and relieved their problems, they plunged deeper into transgression, and continued to blunder.

Sahih International

And even if We gave them mercy and removed what was upon them of affliction, they would persist in their transgression, wandering blindly.

Sam Gerrans

And were We to have mercy on them, and to remove what is upon them of distress, they would persist in wandering blindly in their inordinacy.

Shabbir Ahmed

Even if We had mercy on them and relieved them of their suffering, they would obstinately persist in their transgression wandering to and fro.

Syed Vickar Ahamed

And even though We had mercy on them and removed the difficulty that is on them, still they would stubbornly continue to exceed their limits, wandering here and there being diverted.

Taqi Usmani

And if We have mercy on them and remove whatever distress they have, they would still persist obstinately in their rebellion, wandering blindly (in disbelief).

The Monotheist Group

Andif We were to have mercy on them and remove what distress was upon them, they would still return to persist in their transgression, wandering blindly.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 75. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 75. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 75. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩