Diyanet İşleri
Daha önce kıssalarını sana anlattığımız peygamberler gönderdik. Anlatmadığımız (nice) peygamberler de gönderdik. Allah, Musa ile de doğrudan konuştu.
Nisâ suresi
Nisâ suresi, 164. ayet. وَرُسُلًا قَدْ قَصَصْنَٰهُمْ عَلَيْكَ مِن قَبْلُ وَرُسُلًا لَّمْ نَقْصُصْهُمْ عَلَيْكَ وَكَلَّمَ ٱللَّهُ مُوسَىٰ تَكْلِيمًا
verusülen ḳad ḳaṣaṣnâhüm `aleyke min ḳablü verusülel lem naḳṣuṣhüm `aleyk. vekelleme-llâhü mûsâ teklîmâ.
Daha önce kıssalarını sana anlattığımız peygamberler gönderdik. Anlatmadığımız (nice) peygamberler de gönderdik. Allah, Musa ile de doğrudan konuştu.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Peygamberlere vahiy ve şahitlik Nisâ 163–170 3
(160-161) Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helal kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkar edenlere de acı bir azap hazırladık.
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz.
Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davud'a da Zebur vermiştik.
Daha önce kıssalarını sana anlattığımız peygamberler gönderdik. Anlatmadığımız (nice) peygamberler de gönderdik. Allah, Musa ile de doğrudan konuştu.
Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik eder. Şahit olarak Allah yeter.
Şüphesiz inkar edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
164. Ayrıca Yüce Allah, Mûsâ ile konuştuğunu da zikretmektedir. Yani onunla arada herhangi bir aracı olmaksızın konuşmuştur. Öyle ki Mûsâ, bu özelliği ile herkes nezdinde tanınmıştır. O bakımdan Mûsâ hakkında “kelîmurrahman” ve “kelîmullah” denilmektedir.
Yine bu ayette yüce Allah, peygamberlerden kimisinin kıssasını Rasûlüne önceden anlattığını, kiminin kıssasını ise anlatmadığını söz konusu etmektedir ki bu da onların sayıca çok olduklarını ifade etmektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kur'an'da sana anlattığımız ve anlatmadığımız resuller gönderdik. Sana anlatmadığımız resulleri bir hikmete binaen zikretmedik. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kendi celâline layık bir şekilde Musa -aleyhisselam-'a peygamberlik hususunda bir ikram olması için -vasıtasız- gerçek bir konuşma ile konuştu.
Aynı kök: قصص (30 geçiş)
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren…
Aynı kök: قصص (30 geçiş)
Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (bu hükme uyarak) korunursunuz.
Aynı kök: قصص (30 geçiş)
Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler (saygı gösterilmesi gereken şeyler) kısas kuralına tabidir. O halde kim size saldırırsa, size saldırdığı…
Aynı kök: كلم (75 geçiş)
Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti.…
Aynı kök: كلم (75 geçiş)
Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif…
Aynı kök: كلم (75 geçiş)
Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Daha önce sana kıssasını anlattığımız elçilere de kıssasını sana anlatmadığımız elçilere de (vahy etmiştik). dipnot 1 Allah Musa'ya da tam anlamıyla konuşmuştu.
tıpkı hem daha önce sana bildirdiğimiz elçiler, hem de bildirmediğimiz elçiler(e vahyettiğimiz) gibi; Allah'ın Musa'ya kelamını söylediği gibi...
ve hem daha önce sana bildirdiğimiz (öteki) elçilere, hem de bahsetmediğimiz elçiler(e vahyettiğimiz) gibi: ve Allahın Musaya sözünü söylediği gibi;
Daha önce sana hikayelerini anlattığımız veya anlatmadığımız Rasullere de (vahyettik). . . Allah Musa'ya kelime kelime konuştu.
Ve gerçekten sana daha önceden hikayelerini anlattığımız elçilere, anlatmadığımız elçilere (vahyettik). Allah, Musa ile de konuştu.
Daha önce (kıssalarını) sana anlattığımız peygamberlerle, anlatmadığımız başka peygamberlere de vahyettik. Allah, Mûsâ'ya da hitabederek (onunla) konuştu.
Ayrıca, daha önce sana öykülerini anlattığımız elçilere ve öykülerini anlatmadığımız elçilere de. Ve Allah, Musa ile sözlerle konuştu.
Bir kısım peygamberleri daha önce sana anlattık; bir kısmını ise sana anlatmadık. Allah, Musa'ya sözünü söyledi.
Sana önceden anlattığımız elçilere ve anlatmadığımız elçilere de... Ve ALLAH Musa ile de kelimelerle konuşmuştu.
Sana önceden anlattığımız elçilere ve anlatmadığımız elçilere de... Ve ALLAH Musa ile de kelimelerle konuşmuştu.
Ve gerek sana önceden kendilerini anlattığımız peygamberleri, gerekse anlatmadığımız peygamberleri gönderdiğimiz, hem de Allah'ın Musa'ya kelam söylemesi gibi.
Hem gerek sana evvelce naklettiğimiz Resulleri, ve gerek nakletmediğimiz Resulleri gönderdiğimiz gibi, hem de Allahın Musaya kelam söylemesi gibi
Senden önce gönderdiğimiz Resullerden birçoğunu sana anlattık, birçoğunu da anlatmadık. Ve Allah, Musa'yla kelimelerle dipnot 1 konuştu.
Senden önce gönderdiğimiz resullerden birçoğunu sana anlattık, birçoğunu da anlatmadık. Ve Allah, Musa'yla kelimelerle dipnot 1 konuştu.
Senden önce gönderdiğimiz elçilerden birçoğunu sana anlattık, birçoğunu da anlatmadık. Ve Allah, Musa'yla kelimelerle konuştu.
Ve gerçekten sana daha önceden hikayelerini anlattığımız elçilere, anlatmadığımız elçilere (vahyettik). Tanrı, Musa ile de konuştu.
Öyle peygamberler (gönderdik ki) kıssalarını hakıykat önceden sana bildirdik. (Yine) öyle peygamberler (Yolladık ki) sana onların kıssalarını haber vermedik. Allah Musaya da hıtaab ile konuşdu.
Kıssalarını daha önce sana anlattığımız peygamberlerle, kıssasını sana anlatmadığımız peygamberlere de. Ve Allah Musa ile konuşmuştur.
(163-166) Sana da Nuh’a ve ondan sonraki Nebilere vahyettiğmiz gibi vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a Yakup’a ve Torunlarına, İsa’ya, Eyyüb’e, Harun’a ve Süleyman’a da vahyettik. Davud’da Zebur’u verdik , önceki Resullerden sana anlattıklarımız da var, sana anlatmadığımız Resuller de var. Allah Musa ile kelimeleri ile kelam etti. Resuller ! Müjdeci ve uyarıcı, Resullerin ardından Allah’a karşı (insanların) bir delilleri kalmasın . Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. Şimdi de Allah sana indirdiğine şahit oluyor, Onu da kendi ilmiyle indirdi , melekler de şahitlik ediyorlar. Allah ise şahit olarak yeterlidir.
Peygamberlerden bir kısmını daha önce sana anlatmış, bir kısmını da anlatmamıştık ve Allah, Mûsâ ile gerçekten konuştu.
Daha önce sana anlattığımız elçilere ve sana anlatmadığımız elçilere de (vahyetmiştik). Ve Allah Musa'ya da konuşmuştu.
Daha önce sana kıssalarını anlattığımız elçiler de anlatmadığımız elçiler de gönderdik. Musa ile de Allah doğrudan konuştu dipnot 1 .
Kendilerinden sana bahsettiğimiz elçiler de gönderdik, hiç bahsetmediğimiz elçiler de gönderdik. Allah, Musa ile konuştu.
Daha önce sana anlattığımız peygamberlere ve anlatmadığımız peygamberlere de (vahyettik). Ve Allah Musa ile gerçekten konuştu.
Daha önce sana anlattığımız Peygamberlere ve anlatmadığımız Peygamberlere de (vahyettik). Allah Musa ile de doğrudan doğruya konuşmuştu.
Resuller var, hayat ve hatıralarını daha önce sana anlattık; resuller var, hayat ve hatıralarını sana anlatmadık. Allah, Musa'ya kelime kelime söz söylemişti.
And We inspired divine messages to Messengers whom We have narrated to you before and to others whom We did not narrate to you. And to Mussa did Allah speak as He exposed Himself to his - mental view and to him He declared the divine message in words.
to other messengers We have already mentioned to you, and also to some We have not. To Moses God spoke directly.
Of some messengers We have already told thee the story; of others We have not;- and to Moses Allah spoke direct;-
We revealed to the Messengers We have already told you of, and to the Messengers We have not told you of; and to Moses Allah spoke directly. dipnot 1
Eski Ahit · Mısır'dan Çıkış 33:11
RAB Musayla iki arkadaş gibi yüz yüze konuşurdu. Sonra Musa ordugaha dönerdi. Ama genç yardımcısı Nun oğlu Yeşu çadırdan çıkmazdı. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
There are Messengers We have already told you about and Messengers We have not told you about; and Allah spoke directly to Musa –
And Messengers We have mentioned to you before, and Messengers We have not mentioned to you, - and to Mûsâ (Moses) Allâh spoke directly.
and apostles We have recounted to you earlier and apostles We have not recounted to you, —and to Moses Allah spoke directly—
And (there are some) Messengers whom We have mentioned to you before and (some) Messengers We have not mentioned them to you, and Allâh spoke (to you as He spoke) to Moses in explicit words at great length.
and Messengers We have already told thee of before, and Messengers We have not told thee of; and unto Moses God spoke directly --
There are the Prophets that I have told you about and there are the Prophets that I have not told you about. As to Moses, God directly talked to him.
Of apostles we have already told thee of some before; and of apostles some we have not told thee of;- But Moses did God speak to, speaking;-
Messengers of whom We have narrated to you from before, and messengers We have not narrated to you; and God spoke to Moses directly.
Some apostles have We sent, whom We have formerly mentioned unto thee, and other apostles have We sent, whom We have not mentioned unto thee; and God spake unto Moses, discoursing with him;
Of some messengers We have already told you; and of other messengers We have not told you; But Allah spoke directly to Moses;
And Messengers We have already narrated to you (about) even before and Messengers We have not narrated to you (about); and to Mûsa (Moses) Allah spoke long, (eloquent) speech.
And messengers We have mentioned unto thee before and messengers We have not mentioned unto thee; and Allah spake directly unto Moses;
And to many an apostle We have mentioned before, and to many other apostles We have not mentioned to you; and to Moses God spoke directly.
and as [We inspired other] apostles whom We have mentioned to thee ere this, as well as apostles whom We have not mentioned to thee; and as God spoke His word unto Moses:
There are messengers whose stories We have told you already and others We have not. And to Moses Allah spoke directly.
And messengers of whom We have narrated to you from before, and messengers We have not narrated to you; and God spoke to Moses directly.
Messengers we have told you about, and messengers we never told you about. And GOD spoke to Moses directly.
And [We sent] messengers about whom We have related [their stories] to you before and messengers about whom We have not related to you. And Allah spoke to Moses with [direct] speech.
And messengers We have related to thee before, and messengers We have not related to thee, — and God spoke to Moses with speech —
We sent Our Messengers to all nations with a Uniform Message. We have told you the stories of some in the Qur'an, of the others We have not. (However, all of them were assigned a Common Mission). Allah spoke the same to Moses.
And the messengers We have already told you before, and others We have not (told you)— And Allah spoke directly to Musa (Moses)—
(We have sent) some Messengers We have already told you about, and some other Messengers We did not tell you about, and Allah has spoken to Mūsā verbally
And messengers of whom We have told to you from before, and messengers We have not told to you; and God spoke to Moses directly.