Diyanet İşleri
Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur'an) indirdik.
Nisâ suresi
Nisâ suresi, 174. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَكُم بُرْهَٰنٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَأَنزَلْنَآ إِلَيْكُمْ نُورًا مُّبِينًا
yâ eyyühe-nnâsü ḳad câeküm bürhânüm mir rabbiküm veenzelnâ ileyküm nûram mübînâ.
Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur'an) indirdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Dininizde sınırları aşmayın"; kelâle hükmü Nisâ 171–176 3
Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Öyleyse Allah'a ve peygamberlerine iman edin, "(Allah) üçtür" demeyin. Kendi iyiliğiniz için buna son verin. Allah, ancak bir tek ilahtır. O, çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.
Mesih de, Allah'a yakın melekler de, Allah'a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim Allah'a kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki, O, onların hepsini huzuruna toplayacaktır.
İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Allah'a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah'tan başka bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardır.
Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur'an) indirdik.
Allah'a iman edip ona sımsıkı sarılanları ise (Allah), kendisinden bir rahmet ve lütfa kavuşturacak ve onları kendisine varan doğru bir yola iletecektir.
Senden fetva istiyorlar. De ki: "Allah, size "kelale" (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür de kız kardeşi bulunursa, bıraktığı malın yarısı onundur. Eğer kız kardeşi ölür ve çocuğu da bulunmazsa, erkek kardeş ona varis olur. Eğer kız kardeşler iki iseler, (erkek kardeşin) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler erkekli kızlı iseler, o zaman (bir) erkeğe, iki kızın hissesi kadar (pay) vardır. Sapmayasınız diye Allah size (hükmünü) açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
174. Yüce Allah, insanlara ulaştırmış olduğu kesin deliller ve apaçık nurlar dolayısı ile lütfunu hatırlatmakta, onlara karşı delili ortaya koyup izlemeleri gereken yolu da açıkça göstererek şöyle buyurmaktadır: “Ey insanlar! Size Rabbinizden bir burhan” yani hakkı gösteren ve onu açıklayıp netleştiren, hakkın zıddını da ortaya koyan kat’i deliller “geldi.” Bu, hem aklî delilleri hem de naklî delilleri kapsamakta, yine hem afakî (insanların dış dünyalarındaki) belgeleri hem de enfusi (iç dünyalarındaki) delilleri ihtiva etmektedir: “Onun, gerçeğin ta kendisi olduğu kendilerine apaçık belli oluncaya kadar âyetlerimizi onlara hem afakta hem kendi nefislerinde göstereceğiz.” (Fussilet, 41/53)
Yüce Allah’ın: “Rabbinizden” buyruğunda, bu delilin ne kadar şerefli ve ne kadar büyük olduğuna delil teşkil edecek bir incelik vardır. Çünkü bu burhan, sizi hem dini hem dünyevi terbiyesi ile besleyip büyüten Rabbinizden gelmiştir. İşte kendisi sebebi ile övülmeye ve şükredilmeye layık olan size yönelik bu terbiyesinin bir parçası da kendileri vasıtası ile sizleri dosdoğru yola iletmek ve nimetlerle dolu cennetlere ulaştırmak için bu apaçık delilleri size ulaştırmış olmasıdır.
“Size apaçık bir nur da indirdik.” Bu da Kur’ân-ı Kerim’dir. Ki o öncekilerin de sonrakilerin ilimlerini, faydalı ve doğru haberleri, adaleti, ihsanı ve hayır olan her bir emri, buna karşılık her türlü zulüm ve kötülüğü de yasaklamayı ihtiva etmektedir. Eğer insanlar onun nurları ile aydınlanmayacak olurlarsa karanlık içerisinde kalırlar. Eğer onun hayrından yararlanmayacak olurlarsa büyük bir bedbahtlık içerisine düşerler. Ancak insanlar, Kur’ân-ı Kerîm’e iman ve onunla yararlanmaları açısından iki kısma ayrılmışlardır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey insanlar!- Size Rabbinizden ortada mazeret bırakmayan ve şüpheleri kaldıran apaçık bir delil gelmiştir. Bu delil, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'dir. Ve size açık bir nur indirdik ki, o da Kur'an'dır.
Aynı kök: برهن (8 geçiş)
Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı…
Aynı kök: برهن (8 geçiş)
Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yusuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu…
Aynı kök: برهن (8 geçiş)
Yoksa ondan başka ilahlar mı edindiler? De ki: "Haydi getirin delilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı…
Ortak kavram: Nûr (Işık)
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…
Ortak kavram: Nûr (Işık)
Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.
Ortak kavram: Nûr (Işık)
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey insanlar! Elbette size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nûr dipnot 1 (Kur'an) indirdik.
Ey insanlık! Artık Rabbinizden size hakikatin belgesi geldi! Biz de size aydınlatıcı bir ışık gönderdik.
Ey insanlar! Rabbinizden size hakikatin bir tezahürü geldi ve size aydınlatıcı bir ışık gönderdik.
Ey insanlar! Hakikaten Rabbinizden size bir burhan (hakikatin dillenmişi Hz. Muhammed s. a. v. ) geldi. . . Size apaçık bir Nur (Kur'an) inzal ettik.
Ey insanlar Rabbinizden size 'kesin bir kanıt (burhan)' geldi ve size apaçık bir nur (Kur'an) indirdik.
Ey insanlar! Şüphesiz size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik.
Ey insanlar! Efendinizden, size kesin bir kanıt geldi ve size apaçık bir aydınlık indirdik.
Ey insanlar! Rabbinizden size güçlü bir delil geldi ve size aydınlatıcı bir nur indirdik.
İnsanlar! Efendinizden size bir kanıt geldi ve üzerinize apaçık bir ışık indirdik.
İnsanlar! Rabbinizden size bir kanıt geldi ve üzerinize apaçık bir ışık indirdik.
Ey insanlar, bakın size Rabbinizden kesin bir delil geldi; size açık bir nur indirdik.
Ey insanlar! bakın size rabbınızdan bürhan geldi, size açık bir nur indirdik
Ey insanlar! Kesinlikle Rabb'inizden size bir "burhan dipnot 1 " geldi. Ve size apaçık bir nur dipnot 2 indirdik.
Ey insanlar! Kesinlikle Rabb'inizden size bir "burhan" dipnot 1 geldi. Ve size apaçık bir nur dipnot 2 indirdik.
Ey insanlar! Kesinlikle Rabb'inizden size bir "burhan" dipnot 1 geldi. Ve size apaçık bir nur dipnot 2 indirdik.
Ey insanlar rabbinizden size 'kesin bir kanıt (burhan)' geldi ve size apaçık bir nur (Kuran) indirdik.
Ey insanlar, size Rabbinizden hakıyki bir bürhan gelmişdir. Size apaçık bir nur göndermişizdir.
Ey insanlar; Rabbınızdan size açık bir delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik.
(171-175) Ey kitap halkı; dininizde aşırılık yapmayın , Allah hakkında gerçek dışı bir şey söylemeyin , muhakkak ki Meryem oğlu Mesih İsa Allah’ın Resulü ve kelimesidir. (Kün Kelimesidir. Kelimetullah Musa, Ruhullah İsa, Halilullah İbrahim) Onu ve Ondan bir Ruhu Meryem’e bırakmıştır / ilga etmiştir, Allah’a ve Resulüne iman edin , Üçtür demeyin (Üçün üçüncüsü demeyin Allah mürekkep bir ilah değildir) Son verin bitirin artık! Sizin için hayırlıdır, muhakkak ki Allah tek ilahtır. Onu, onun için bir evlat olması sözlerinden üstün tutarız / tenzih ederiz, semalarda ve arzda ne varsa O’nundur, vekil olarak Allah yeterlidir. Mesih ve yakın olan melekler Allah’a ibadet etmekten çekinmez ler, her kim O’na ibadet etmekten çekinirse ve büyüklenirse, onları da topluca bir araya getirecektir. İman edenlerin ve salih amel işleyenlerin, onların ücretleri de tam olarak ödenecektir , onları hazinesinden / fazlından ziyadesiyle artırarak verecektir. Kulluktan çekinerek büyüklenenler onlara da acıtıcı bir azapla azap edecektir , onlar, Allah dışında bir dost ve bir yardımcı bulamayacaklardır. Ey insanlar, size güçlü bir delil / burhan gelmiştir, size açık bir nur inmiştir. Allah’a İman edenler ve O’na tutunanları, onları O’ndan bir esirgemeye ve fazlına sokacaktır, onları O’na doğru olan doğru yola ilecektir.
Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik.
Ey insanlar, size Rabbinizden delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik.
Ey insanlar! Size Rabbinizden /Sahibinizden bir kanıt geldi. Size gerçekleri gösteren bir nur indirdik.
Ey insanlar! Size Rabbinizden dipnot 1 açık bir delil geldi. Size her şeyi açıklayan bir Nur (Kur'an) indirdik.
Ey İnsanlar, size Rabbinizden açık bir belge gelmiştir. Size apaçık bir aydınlatıcı (Kur’an) indirdik
Ey İnsanlar, size Rabbinizden açık bir belge gelmiştir. Size apaçık bir aydınlatıcı (Kur'an) indirdik
Ey insanlar! Size Rabbinizden apaçık, çok parlak ve güçlü bir kanıt gelmiştir. Biz size, herşeyi açık seçik gösteren bir ışık gönderdik.
O you people: Now has a proof come to you from Allah, your Creator; a proof convincing the minds of Allah's Omnipotence and Authority, and We have sent down to you illumination and enlightenment
People, convincing proof has come to you from your Lord and We have sent a clear light down to you.
O mankind! verily there hath come to you a convincing proof from your Lord: For We have sent unto you a light (that is) manifest.
O men! A proof has come to you from your Lord, and We have sent down unto you a clear light.
Mankind! a clear proof has come to you from your Lord. We have sent down a Clear Light to you.
O mankind! Verily, there has come to you a convincing proof (Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم) from your Lord; and We sent down to you a manifest light (this Qur’ân).
O mankind! Certainly a proof has come to you from your Lord, and We have sent down to you a manifest light.
O you people! a manifest proof has indeed come to you from your Lord, and We have sent down a clear light to you which distinguishes (the right from the wrong).
O men, a proof has now come to you from your Lord; We have sent down to you a manifest light.
O mankind! Here God has sent you His undeniable proof. Indeed I have sent you a radiant beacon.
O ye folk! proof has come to you from your Lord, and we have sent down to you manifest light.
O people, a proof has come to you from your Lord, and We have sent down to you a guiding light.
O men, now is an evident proof come unto you from your Lord, and We have sent down unto you manifest light.
O you people! Convincing Proof has come to you from your Lord, for We have sent down to you manifest light.
O you mankind, a proof has already come to you from your Lord; and We have sent down to you an evident Light.
O mankind! Now hath a proof from your Lord come unto you, and We have sent down unto you a clear light;
O men, you have received infallible proof from your Lord, and We have sent down a beacon light to you.
O MANKIND! A manifestation of the truth has now come unto you from your Sustainer, and We have sent down unto you a clear light.
O humanity! There has come to you conclusive evidence from your Lord. And We have sent down to you a brilliant light.
O people, a proof has come to you from your Lord, and We have sent down to you a guiding light.
O people, a proof has come to you from your Lord; we have sent down to you a profound beacon.
O mankind, there has come to you a conclusive proof from your Lord, and We have sent down to you a clear light.
O mankind: there has come to you evidence from your Lord; and We have sent down to you a clear light.
O Humankind! There has come to you a Convincing Proof from your Lord, and We have sent unto you a profound Beacon of Light.
O Mankind! Surely, there has come to you a clear proof from your Lord: And We have sent to you a light (that is) clear.
O people, a proof has come to you from your Lord, and We have sent down to you a vivid light.
O people, proof has come to you from your Lord, and We have sent down to you a guiding light.