Rûm suresi

Rûm suresi, 45. ayet

Rûm suresi, 45. ayet. لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِن فَضْلِهِۦٓ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْكَٰفِرِينَ

liyecziye-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti min faḍlih. innehû lâ yüḥibbü-lkâfirîn.

Diyanet İşleri

Bu hazırlığı Allah'ın; iman edip salih amel işleyenleri kendi lütfundan mükafatlandırması için yaparlar. Şüphesiz O, inkar edenleri sevmez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Rûm 42–48 · surenin 45. ayeti / 60
  1. Rûm 42

    De ki: "Yeryüzünde dolaşın da önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bakın." Onların çoğu Allah'a ortak koşan kimselerdi.

  2. Rûm 43

    Allah tarafından, geri çevrilmesi olmayan bir gün gelmeden önce yüzünü dosdoğru dine çevir. O gün insanlar bölük bölük ayrılacaklardır.

  3. Rûm 44

    Kim inkar ederse, inkarı kendi aleyhinedir. Kimler de salih amel işlerse, ancak kendileri için (cennette yer) hazırlarlar.

  4. 45

    Bu hazırlığı Allah'ın; iman edip salih amel işleyenleri kendi lütfundan mükafatlandırması için yaparlar. Şüphesiz O, inkar edenleri sevmez.

  5. Rûm 46

    Rüzgarları, yağmurun müjdecileri olarak göndermesi, Allah'ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir. O, bunu, size rahmetinden tattırmak, emriyle gemilerin yol alması, O'nun lütfundan rızkınızı aramanız ve şükretmeniz için yapar.

  6. Rûm 47

    Andolsun, senden önce biz nice peygamberleri kendi kavimlerine gönderdik. Peygamberler onlara apaçık mucizeler getirdiler. Biz de suç işleyenlerden intikam aldık. Mü'minlere yardım etmek ise üzerimizde bir haktır.

  7. Rûm 48

    Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 44–45. ayetler için yazılmıştır.

44. Onlardan “Kim kafir olursa küfrü kendi aleyhinedir.” Bizzat o cezalandırılır, hiç kimse bir başkasının günah yükünü yüklenmez.

“Kim de” Allah’a ve O’nun kullarına karşı yerine getirilmesi gereken farz ve müstehab hakları ifa etmek sureti ile “salih amel işlerse onlar da” başkaları için değil sırf “kendileri için (cennetteki yerlerini) hazırlamış olurlar.” Kendi âhiretlerini mamur ederler. Âhiretin üstün mevki ve köşklerinde kurtuluşlarını hazırlarlar.

45. Bununla birlikte onlara verilecek mükâfat, amellerinin karşılığı olmaktan ibaret değildir. Bilakis Yüce Allah onları uçsuz, bucaksız lütfu ile amellerinin asla ulaşması mümkün olmayan sınırsız keremi ile onları mükâfatlandıracaktır. Çünkü Yüce Allah, onları sevmiştir. Allah, bir kulu sevdi mi onun üzerine lütuf ve ihsanını sağnak sağnak yağdırır, ona çok değerli bağışlarını bol bol ihsan eder, gizli ve açık nimetleri lütfeder.

Kâfirler ise böyle değildir. Allah onlara buğz ve gazap etmiş olduğundan dolayı onları cezalandıracaktır, azaba uğratacaktır. Onlardan önce sözü edilen mü’minlere fazlası ile mükâfatlarda bulunduğu gibi onlara ihsanda bulunmayacaktır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır. “Şüphesiz O, kâfirleri sevmez.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah kendisine iman edip, O'nun razı olduğu salih amelleri işleyen kimselere lütuf ve ihsanda bulunarak mükâfatlarını verecektir. Şüphesiz ki Allah -Subhânehû ve Teâlâ-, kendisini ve rasûllerine iman etmeyip, küfre sapanları asla sevmez. Bilakis şiddetli bir şekilde onlara buğzeder ve kıyamet gününde onlara azap edecektir.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لِيَجْزِىَ liyecziye mükafatlandırması için kök: جزي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(ları) kök: امن
  4. وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve yapanları kök: عمل
  5. ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati iyi işler kök: صلح
  6. مِن min -ndan
  7. فَضْلِهِۦٓ ۚ fedlihi lutfu- kök: فضل
  8. إِنَّهُۥ innehu doğrusu O
  9. لَا la
  10. يُحِبُّ yuhibbu sevmez kök: حبب
  11. ٱلْكَـٰفِرِينَ l-kafirine kafirleri kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    (Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükafatlandırsın ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye (yaparlar). Allah,…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) iman edip iyi işler yapanlara kendi lütfundan karşılık verecektir. Şüphesiz ki O, kâfirleri sevmez.

Mustafa İslamoğlu

sonuçta (Allah), iman edenleri ve o imanla uyumlu ıslah edici eylemlerde bulunanları kendi lütfuyla ödüllendirmiş olur: Kuşku yok ki Allah inkar edenleri asla sevmez.

Muhammed Esed

O, inanıp doğru işler yapanları kendi lütfuyla ödüllendirecektir. Şüphesiz Allah, hakikati kabule yanaşmayanları sevmez.

Ahmed Hulusi

(Allah,) iman edip imanın gereğini uygulayanlara kendi fazlından karşılık versin diye. . . Muhakkak ki O, hakikat bilgisini inkar edenleri sevmez!

Ali Bulaç

(Bu, Allah'ın) Kendi fazlından iman edip salih amellerde bulunanları ödüllendirmesi içindir. Şüphesiz O, kafirleri sevmez.

Ali Özek ve heyeti

Zira Allah, iman edip salih ameller işleyenlere kendi lütfundan karşılık verecektir. Şüphesiz O, kâfirleri sevmez.

Ali Rıza Safa

İnanmış olarak erdemli edimler yapanları, Kendi lütfundan ödüllendirecektir. Kuşkusuz, O, nankörlük edenleri sevmez.

Bayraktar Bayraklı

Çünkü Allah, inanıp yararlı iş yapanları kendi lütfundan ödüllendirir. O, kafirleri asla sevmez.

Edip Yüksel

Çünkü O, iman edenleri ve erdemli davrananları lütfundan ödüllendirecektir. O, inkarcıları sevmez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Çünkü O, inananları ve erdemli davrananları lütfundan ödüllendirecektir. O, inkarcıları sevmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü iman edip de iyi iyi işler yapanlara lütfundan mükafat verecektir. Çünkü O, kafirleri sevmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü iyman edip de salih salih işler yapanlara fazlından mükafat verecek, çünkü o kafirleri sevmez

Erhan Aktaş

İman Eden ve salihatı yapanlara lütfundan karşılık verir. O, Kafirleri sevmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnanan ve salihatı yapanlara lütfundan karşılık verir. O, Kafirleri sevmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnanan ve salihatı yapanlara lütfundan karşılık verir. O, gerçeği yalanlayan nankörleri sevmez.

Gültekin Onan

(Bu, Tanrı'nın) Kendi fazlından inanıp salih amellerde bulunanları ödüllendirmesi içindir. Şüphesiz O, kafirleri sevmez.

Hasan Basri Çantay

Bunun hikmeti de iman edib de güzel güzel amel (ve hareket) de bulunanları (Allahın) fazl (ı ilahisi) nden mükafatlandırmasıdır. Çünkü O, kafirleri hakıykaten sevmez.

İbni Kesir

Ki, iman edip salih ameller işleyenleri Allah'ın fazlından mükafatlandırılması içindir bu. Muhakkak ki O; kafirleri sevmez.

Mehmet Alagaş

(44-46) Kim küfrederse küfrü kendi aleyhinedir , kim ıslah edici amel işlerse kendi nefisleri için oturacak yer / mahat hazırlar, bu da fazlından , iman edenlere ve salih ameller işleyenlere verdiği karşılıktır , O kesinlikle kafirleri sevmez. O ’nun ayetlerinden biri, müjdeci / muştu olarak rüzgârı sizlere rahmetini tattırmak için göndermesidir , emri ile gemiyi fazlından aramanız için hareket ettirmesidir / cereyan ettirmesidir, böylelikle belki onlar teşekkür ederler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bu, (Allah'ın) iman edip salih amel işleyenleri kendi lütfundan mükâfatlandırması içindir. Şüphesiz O, kâfirleri sevmez.

Süleyman Ateş

Ta ki Allah, inanıp iyi işler yapanları lutfundan mükafatlandırsın. Doğrusu O, kafirleri sevmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu, iyi işler yapanları kendi ikramı ile ödüllendirmesi içindir. Allah, görmezlikten gelenleri sevmez.

Şaban Britch

(Bu, Allah'ın) Kendi fazlından iman edip salih amellerde bulunanları ödüllendirmesi içindir. Şüphesiz O, kâfirleri sevmez.

Şaban Piriş

Bu, iman edip, doğru hareket edenleri lütfundan ödüllendirmek içindir. Şüphesiz O, kafirleri sevmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Çünkü Allah, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanları, öz lütfundan ödüllendirecektir. O, nankörlükleri sevmez.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

For He rewards those whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues and their deeds wisdom and piety, in contrast to the infidels whom He simply detests.

Abdul Haleem

From His bounty God will reward those who believe and do good deeds; He does not like those who reject the truth.

Abdullah Yusuf Ali

That He may reward those who believe and work righteous deeds, out of his Bounty. For He loves not those who reject Faith.

Abul A'la Maududi

so that Allah may, out of His Bounty, reward those who believe and act righteously. Verily He does not love the unbelievers.

Aisha Bewley

so that He can repay with His bounty those who had iman and did right actions. He certainly does not love the kafirun.

Al-Hilali & Khan

That He may reward those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism), and do righteous good deeds, out of His Bounty. Verily, He likes not the disbelievers.

Ali Quli Qarai

that He may reward those who have faith and do righteous deeds out of His grace. Indeed He does not like the faithless.

Amatul Rahman Omar

And so that He will reward those who believe and do deeds of righteousness through His bounty and grace. And He does not love the disbelievers, of course.

Arthur John Arberry

that He may recompense those who believe and do righteous deeds of His bounty; He loves not the unbelievers.

Bijan Moeinian

God will reward generously those who believe and lead a righteous life. Indeed God does not like those who cover the truth.

E. Henry Palmer

That He may reward those who believe and do right of His grace; verily, He loves not the misbelievers!

Edip-Layth

So that He will reward those who acknowledge and promote reforms from His grace. He does not love the ingrates.

George Sale

that He may reward those who shall believe, and work righteousness, of his abundant liberality; for He loveth not the unbelievers.

Hamid S. Aziz

Whoever disbelieves, must bear the consequences for his disbelief, and whoever does good makes provision for his own soul,

Mahmoud Ghali

That He may recompense the ones who have believed and done righteous deeds of His Grace; surely He does not love the disbelievers.

Marmaduke Pickthall

That He may reward out of His bounty those who believe and do good works. Lo! He loveth not the disbelievers (in His guidance).

Mohamed Ahmed - Samira

So that God may reward those who believed and did what was good, by His grace. Surely He does not love unbelievers.

Muhammad Asad

so that He might reward, out of His bounty, those who have attained to faith and done righteous deeds. Verily, He does not love those who refuse to acknowledge the truth –

Mustafa Khattab

so that He may ˹generously˺ reward those who believe and do good, out of His grace. He truly does not like the disbelievers.

Progressive Muslims

So that He will reward those that believe and do good works from His grace. He does not love the rejecters.

Rashad Khalifa

For He will generously recompense those who believe and lead a righteous life from His bounties. He does not love the disbelievers.

Sahih International

That He may reward those who have believed and done righteous deeds out of His bounty. Indeed, He does not like the disbelievers.

Sam Gerrans

That He might reward those who heed warning and do righteous deeds of His bounty; He loves not the false claimers of guidance.

Shabbir Ahmed

That He may reward out of His Bounty, those who accept the Message, and work to help others. Verily, He does not love those who refuse to acknowledge the Truth.

Syed Vickar Ahamed

That He may reward from His Grace for those who believe and do righteous deeds. Surely, He does not love those who reject Faith.

Taqi Usmani

so that Allah may give reward, out of His grace, to those who believed and did righteous deeds. Surely He does not love the unbelievers.

The Monotheist Group

So that He will reward those that believe and do good works from His grace. He does not love the rejecters.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 45. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 45. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 45. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩