Diyanet İşleri
Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun, eğer sen onlara bir ayet getirsen, inkar edenler mutlaka, "Siz ancak asılsız şeyler uyduranlarsınız" derler.
Rûm suresi
Rûm suresi, 58. ayet. وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍ وَلَئِن جِئْتَهُم بِـَٔايَةٍ لَّيَقُولَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا مُبْطِلُونَ
veleḳad ḍarabnâ linnâsi fî hâẕe-lḳur'âni min külli meŝel. velein ci'tehüm biâyetil leyeḳûlenne-lleẕîne keferû in entüm illâ mübṭilûn.
Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun, eğer sen onlara bir ayet getirsen, inkar edenler mutlaka, "Siz ancak asılsız şeyler uyduranlarsınız" derler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Güçsüzlükten güce; mazeretlerin fayda vermediği gün Rûm 54–60 3
Kıyametin kopacağı gün suçlular, (dünyada) bir andan fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.
Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise onlara şöyle diyeceklerdir: "Andolsun, siz, Allah'ın yazısına göre, yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz."
O gün zulmedenlere mazeretleri fayda sağlamaz, Allah'ı razı edecek amelleri işleme istekleri de kabul edilmez.
Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun, eğer sen onlara bir ayet getirsen, inkar edenler mutlaka, "Siz ancak asılsız şeyler uyduranlarsınız" derler.
Allah, bilmeyenlerin kalplerini işte böyle mühürler.
Sabret. Şüphesiz, Allah'ın va'di gerçektir. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesinler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 58–59. ayetler için yazılmıştır.
58. “Andolsun ki biz bu Kur’ân’da insanlar için” inâyetimiz, rahmetimiz, lütfumuz ve güzel bir şekilde öğretmemiz dolayısı ile “her tür misali verdik.” Bunlar sayesinde hakikatler açıklık kazanır, işlerin gerçek mahiyeti öğrenilir ve mazeret kapısı kapanır. Bu, Yüce Allah’ın aklî/soyut birtakım hususları maddi/somut hususlara benzeterek anlaşılmasını kolaylaştırmak maksadı ile vermiş olduğu tüm misallerin genel bir özelliğidir. İleride meydana gelecek olaylara dair verdiği haberler ve bunların hakikatlerinin tıpkı fiilen meydana gelmiş gibi açıkça anlaşılması için verdiği haberlerde de durum böyledir. Nitekim bunlardan birisi de Yüce Allah’ın burada verdiği misaldir. Şanı Yüce Allah, Kıyamet gününde meydana gelecek olayları ve günahkârların o gündeki halini, aşırı derecedeki üzüntü ve kederlerini, onlardan hiçbir mazeretin ve hiçbir razı etme isteğinin kabul olunmayacağını zikretmektedir. Ancak zalimler ve kâfirler, apaçık hakka karşı inatlaşmaktan başka bir şeye yanaşmazlar. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Sen onlara bir mucize getirsen dahi” yani getirdiklerinin doğruluğuna delil teşkil edecek hangi mucizeyi getirirsen getir “o kâfirler elbette şöyle diyeceklerdir: “Siz, ancak batıl işler peşinde koşuyorsunuz.” Hakkın apaçık bir batıl olduğunu söyleyeceklerdir. Bu ise onların kâfirliklerinden, küstahlıklarından, Allah’ın kalplerini mühürlemiş olmasından ve aşırı derecedeki cahilliklerinden kaynaklanmaktadır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
59. “İşte Allah bilmeyenlerin kalplerine böyle mühür vurur.” Bu kalplere bundan dolayı hiçbir hayır girmez, varlıkları gerçek mahiyetleri ile idrâk edemez, aksine hakkı batıl, batılı hak olarak görürler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ant olsun ki biz, bu Kur'an'da insanlara - onlara verdiğimiz özen sebebiyle- hakkın batıldan açıkça anlaşılması için kendilerine her hususta örnekler verdik. -Ey Resul!- Şayet doğruluğuna işaret eden deliller getirsen, kâfirler sana şöyle der: "Siz ancak asılsız şeyler uydurmaktasınız."
Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali verdik.
Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Eğer biz, bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları…
Aynı kök: بطل (36 geçiş) · Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek…
Aynı kök: بطل (36 geçiş) · Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Bu, inkar edenlerin batıla uymaları ve inananların Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından dolayıdır. İşte Allah, onların örnek teşkil edecek…
Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
De ki: "Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkarda direttiler.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki biz bu Kur'an'da insanlara her türlü örneği verdik. dipnot 1 Onlara bir ayet (mucize) getirsen, kâfir olanlar elbette şöyle diyeceklerdir: "Siz ancak ve ancak (gerçekleri) iptal edenlersiniz."
Doğrusu Biz bu Kur'an'da, insanlara (hakikati) her türlü dolaylı anlatım tarzını kullanarak açıkladık. Ama onlara (bu türden mesel içeren) bir ayetle gelsen, inkarda direnenler yine de: "Siz sadece batılın peşine düşen kişilersiniz" derler.
Biz bu Kuran'da insanların önüne her türlü örnek olayı koyduk. Ama onlara (böyle) bir mesajla yaklaşırsan, hakikati inkara şartlanmış olanlar, mutlaka, "Siz düzmece iddialarda bulunmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz!" derler.
Andolsun ki şu Kuran'da insanlar için her çeşit misalden vurguladık! Yemin olsun ki, onlara bir delil getirsen, o hakikat bilgisini inkar edenler elbette şöyle diyeceklerdir: "Siz palavracısınız!"
Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlar için her örneği gösterdik. Şüphesiz, sen onlara bir ayetle geldiğin zaman, o inkar edenler, mutlaka: "Siz ancak muptil olanlardan başkası değilsiniz" derler.
Andolsun ki biz, bu Kur'an'da insanlar için her çeşit misale yer vermişizdir. Şayet onlara bir mucize getirsen inkârcılar kesinlikle şöyle diyeceklerdir: Siz ancak bâtıl şeyler ortaya atmaktasınız.
Üstelik gerçek şu ki, bu Kur'an'da, insanlar için her türlü örneği, değişik biçimlerde anlattık. Onlara bir mucize getirsen, nankörlük edenler, kesinlikle, şöyle derler: "Asılsız şeyler uydurmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz!"
Biz, insanlara bu Kur'an'da her türlü örneği verdik. Şayet onlara bir mucize getirsen, inkarcılar kesinlikle şöyle diyecekler: "Siz, sadece batıl şeyler ortaya koymaktasınız."
Biz bu Kuran'da halka her türlü örneği verdik. Onlara bir mucize getirsen, kafirler, "Siz yanılanlarsınız" diyeceklerdir.
Biz bu Kuran'da halka her türlü örneği verdik. Onlara bir mucize getirsen, kafirler, 'Siz yanılanlarsınız,' diyeceklerdir.
Andolsun ki bu Kur'an'da her çeşit misaller getirdik. Yemin ederim ki, sen onlara başka bir ayet de getirsen o küfredenler yine diyecekler ki: "Siz muptilsiniz (olmayanı gerçek gibi gösteren kimselersiniz)!"
Celalim hakkı için bu Kur'anda her türlü meselden temsil getirdik, yemin ederim ki sen onlara başka bir ayet de getirsen o küfredenler yine diyecekler ki: siz her halde mubtılsiniz
Ant olsun ki, insanlar için bu Kur'an'da her türlü örneği vererek gerçekleri anlattık. Sen onlara bir ayet dipnot 1 de getirsen, Kafirler kesinlikle: "Siz, sadece, asılsız iddialarda bulunan kimselersiniz." derler.
Ant olsun ki, insanlar için bu Kur'an'da her türlü örneği vererek gerçekleri anlattık. Sen onlara bir ayet dipnot 1 de getirsen, Kafirler kesinlikle: "Siz, sadece, asılsız iddialarda bulunan kimselersiniz." derler.
Ant olsun ki, insanlar için bu Kur'an'da her türlü örneği vererek gerçekleri anlattık. Sen onlara bir ayet dipnot 1 de getirsen, gerçeği yalanlayan nankörler kesinlikle: "Siz, sadece, asılsız iddialarda bulunan kimselersiniz." derler.
Andolsun, biz bu Kuran'da insanlar için her örneği gösterdik. Şüphesiz, sen onlara bir ayet ile geldiğin zaman, o küfredenler mutlaka: "Siz ancak muptil olanlardan başkası değilsiniz" derler.
Andolsun ki bu Kur'anda insanlar için her (çeşid) misal (ler) irad etmişizdir. Andolsun ki (Habibim) onlara herhalde bir ayeti getirsen küfreden (o adam) lar mutlakaa: "Siz tezvircilerden başkası değilsiniz" diyeceklerdir.
Andolsun ki; bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali irad etmişizdir. Bununla beraber sen, onlara herhangi bir ayet getirmiş olsan küfredenler: Siz ancak batıl şeyler ortaya atanlarsınız, derler.
(58-60) Kesin olan şu ki, b u Kur’an da insanlara her tür örneği verdik , yine de bir ayet getirsen , kafirler diyecekler ki, siz geçersizsiniz, batılsınız, böyle işte, Allah bilmeyenlerin kalplerini mühürledi, sabret, Allah’ın verdiği söz / vaadi gerçektir / haktır, inanmayanların / ikna olmayanların tepkisi seni hafifliğe / telaşlı davranışa sürüklemesin.
Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun, eğer sen onlara bir ayet getirsen, o kâfirler elbette; “Siz ancak batıl şeyler uyduranlarsınız” derler.
Andolsun biz bu Kur'an'da insanlara her çeşit misali getirip anlattık. Onlara bir ayet getirdiğin zaman inkar edenler: "Siz (geleneklerimizi) iptal edenlerden başka bir şey değilsiniz." derler.
Bu Kur'an'da insanlar için her türlü örneği verdik dipnot 1 . Sen onlara bir mucize getirsen bile kafirlik edenler kesinlikle: "Siz, batıla dalan kimselersiniz!" diyeceklerdir.
Bu Kur'an'da insanlar için her örneği verdik. Sen onlara bir mucize getirseydin görmezlikten gelenler hemen, "Siz boş şeylerle uğraşıyorsunuz" derlerdi.
Gerçekten bu Kur’an’da insanlar için her türlü örneği verdik. Onlara bir ayet/delil getirsen bile, kâfirler: "Siz, ancak batıl şeyleri ortaya atmaktasınız" derler.
Gerçekten, bu Kur'an'da insanlar için her türlü örneği verdik. Onlara bir mucize getirsen bile, inkarcılar: -Siz, ancak batıl şeyleri ileri sürenlersiniz derler.
Yemin olsun ki, biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü örneği verdik. Sen onlara bir mucize getirsen, o inkar edenler mutlaka şöyle diyeceklerdir: "Siz, eskiyi hükümsüz kılanlardan başkası değilsiniz."
We have quoted in this Quran examples of typical instances that form particular cases of principle, rule and state of things, examples illustrating qualities and signal instances of punishment, action or conduct inducing imitation, examples discoursed in parables of persons whose fate serves as a deterrent. , Yet if you should present them with divine signs emblematic of Allah's Omnipotence and Authority, the infidels label them fictitious, worthless and vain.
In this Quran We have set every kind of illustration before people, yet if you [Prophet] brought them a miracle, the disbelievers would still say, ‘You [prophets] deal only in falsehood.’
verily We have propounded for men, in this Qur'an every kind of Parable: But if thou bring to them any Sign, the Unbelievers are sure to say, "Ye do nothing but talk vanities."
In the Qur'an We have explained things to people in myriad ways. But no matter what Sign you bring to them, those who are resolved upon denying the Truth will say: "You are given to falsehood."
We have made all kinds of examples for people in this Qur’an. If you bring them a Sign those who are kafir will say, ‘You are just purveyors of falsehood!’
And indeed We have set forth for mankind, in this Qur’ân every kind of parable. But if you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) bring to them any sign or proof (as an evidence for the truth of your Prophethood), the disbelievers are sure to say (to the believers): "You follow nothing but falsehood, and magic."
Certainly we have drawn for mankind in this Qur’ān every [kind of] parable. Indeed if you bring them a sign, the faithless will surely say, ‘You are nothing but fabricators!’
We have indeed described for mankind every excellent thing in this Qur'ân; and even if you bring them a sign those who disbelieve would certainly say, `You and your followers are all devotees of falsehood. '
Indeed, We have struck for the people in this Koran every manner of similitude; and if thou bringest them a sign, those who are unbelievers will certainly say, 'You do nothing but follow falsehood. '
In this Qur'an, I (God) have cited every sort of arguments [aimed at different people at different levels]. However, no matter what kind of miracle or reasoning you come up with, the disbelievers will say that you are on the wrong path.
We have struck out to men in this Qur'an every kind of parable; but if thou shouldst bring them a sign then those who misbelieve will surely say, 'Ye are but followers of vanity;
We have cited for the people in this Quran of every example. If you come to them with a sign, those who rejected will say, "You are bringing falsehood!"
And now have We propounded unto men, in this Koran, parables of every kind: Yet if thou bring them a verse thereof, the unbelievers will surely say, ye are no other than publishers of vain falsehoods.
But on that day their excuse shall not profit those who were unjust, nor shall they be allowed to make amends.
And indeed We have already struck for mankind in this Qur'an every (manner) of similitude; and indeed in case you come to them with a sign, indeed the ones who have disbelieved will definitely say, "Decidedly you are nothing except wrong-doers. " (Literally: The doers of futile or worthless deeds).
Verily We have coined for mankind in this Qur'an all kinds of similitudes; and indeed if thou camest unto them with a miracle, those who disbelieve would verily exclaim: Ye are but tricksters!
We have offered every kind of example here in this Qur'an to men. Even then if you bring a verse to them, those who disbelieve say: "You are nothing but a liar."
AND, INDEED, We have propounded unto men all kinds of parables in this Qur’an. But thus it is: if thou approach them with any [such] message, those who are bent on denying the truth are sure to say, "You are but making false claims!"
We have certainly set forth every ˹kind of˺ lesson for people in this Quran. And no matter what sign you bring to them ˹O Prophet˺, the disbelievers will definitely say ˹to the believers˺, "You are only a people of falsehood."
And We have cited for the people in this Quran of every example. And if you come to them with a sign, those who rejected will Say: "You are bringing falsehood!"
Thus, we have cited for the people in this Quran all kinds of examples. Yet, no matter what kind of proof you present to the disbelievers, they say, "You are falsifiers."
And We have certainly presented to the people in this Qur'an from every [kind of] example. But, [O Muúammad], if you should bring them a sign, the disbelievers will surely say, "You [believers] are but falsifiers."
And We have struck for men in this Qur’an every similitude. And if thou come to them with a proof, those who ignore warning will say: “You are only creators of vanity.”
And verily, We have given numerous examples in the Qur'an for mankind. But even if you came with a miracle, those who are bent on denying would say, "You are only falsifiers."
Surely, for men, We have set forth in this Quran, every kind of story (with a moral in it). But if you take any Sign (of Allah) to them, the unbelievers are sure to say (to the believers): "You say nothing except useless (things)."
Indeed We have given in this Qur’ān all kinds of examples for the benefit of mankind. (Still) if you bring to them a sign, the disbelievers will certainly say, "You are nothing but men of falsehood."
And We have put forth for the people in this Qur'an of every example. And if you come to them with a sign, those who rejected will say: "You are bringing falsehood!"