Diyanet İşleri
(O grupların) her biri peygamberleri yalanladı da onları cezalandırmam hak oldu.
Sâd suresi
Sâd suresi, 14. ayet. إِن كُلٌّ إِلَّا كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ عِقَابِ
in küllün illâ keẕẕebe-rrusüle feḥaḳḳa `iḳâb.
(O grupların) her biri peygamberleri yalanladı da onları cezalandırmam hak oldu.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Helâk edilen topluluklar ve acele istenen azap Sâd 12–16 3
Onlar, çeşitli gruplardan oluşmuş ve şuracıkta bozguna uğrayacak derme çatma bir ordudur.
(12-13) Onlardan önce de Nuh kavmi, Ad kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semud kavmi, Lut kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte onlar da (böyle) gruplardı.
(O grupların) her biri peygamberleri yalanladı da onları cezalandırmam hak oldu.
Bunlar da (müşrikler de) ancak (vakti gelince) asla geri kalmayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!"
Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Davud'u hatırla. O, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 12–15. ayetler için yazılmıştır.
12. Yüce Allah, onları kendilerinden önceki ümmetlere yaptığını yapmakla karşı karşıya kalmaktan sakındırmaktadır. Kendilerinden önceki ümmetler bunlardan daha güçlü, batıla karşı birleşmeleri daha çetin idi. Bunlar “Nuh’un kavmi” Hûd aleyhissalam’ın kavmi olan “Âd ve kazıklar sahibi” yani pek büyük orduların ve dehşet verici gücün sahibi “Firavun” idi.
13. Salih’in kavmi “Semûd, Lût kavmi ve” Şuayb aleyhisselam’ın kavmi olan birbirine sarmaş dolaş olmuş ağaç ve bahçelerin sahipleri olan “Eyke halkı da” yalanlamışlardı.
“İşte onlar” güçleri ile, araç ve gereçleri ile hakkı reddetmek üzere bir araya gelmiş “birliklerdir.” Fakat bütün bunların kendilerine hiçbir faydası olmamıştır.
14. “Onların” bu kavimlerin “her biri rasûlleri yalanladılar. Bu sebeble de azabım” Allah’ın azabı onlara “hak oldu.”
Peki, bu sözü geçen kavimlere gelen musibetlerin, bunların da başına gelmesini önleyecek ve bu musibetlerden onları kurtaracak ne özellikleri var?
15. Eğer bunlar bu izledikleri yollarını sürdürecek olurlarsa kendilerini helâk edip kökten imha edecek olan bir musibeti beklesinler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O topluluklardan her biri gönderilen resulleri mutlaka yalanlamışlardır. Böylece Allah'ın azabı bir zamana kadar gecikmesine rağmen hak ettikleri o ceza yine başlarına geldi.
Aynı kök: عقب (80 geçiş)
Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…
Aynı kök: عقب (80 geçiş)
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…
Aynı kök: عقب (80 geçiş)
İsrailoğullarına sor; biz onlara nice açık mucizeler verdik. Kendisine geldikten sonra kim Allah'ın nimetini değiştirirse, (bilsin ki) şüphesiz…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hepsi elçileri elbette yalanlamışlardı ve (kendilerine) azabım gerçekleşmişti. dipnot 1
Hepsi de elçileri yalanladılar: Bu yüzden cezamızı hak ettiler.
Hepsi de elçileri yalanladılar; ve bu nedenle cezamızı hak ettiler.
Hepsi de sadece Rasulleri yalanladılar. . . Bu yüzden de yaptıklarının kötü sonucunu yaşamayı hak ettiler!
Hepsi de elçileri yalanladılar, böylece azabla sonuçlandırmam (onlara) hak oldu.
Onların her biri gönderilen peygamberleri yalanladılar da bu yüzden (kendilerine) azabım hak oldu.
Tümü, elçileri yalanlamıştı. Sonunda, cezamı hak ettiler.
Onların her biri, gönderilen peygamberleri yalanladılar da bu yüzden azabım hak oldu.
Hepsi de elçileri yalanladılar ve cezamı hak ettiler.
Hepsi de elçileri yalanladılar ve cezamı hakkettiler.
Başka değil hepsi gönderilen peygamberleri yalanladılar da azabım böyle hak oldu.
Başka değil, hepsi gönderilen elçileri (Resulleri) tekzib etti de öyle hak oldu azabım
Onların hepsi de Resulleri yalanladı. Bu nedenle azabımı hak ettiler.
Onların hepsi de resulleri yalanladı. Bu nedenle azabımı hak ettiler.
Onların hepsi de rasulleri yalanladı. Bu nedenle azabımı hak ettiler.
Hepsi de elçileri yalanladılar, böylece azabla sonuçlandırmam (onlara) hak oldu.
Onların herbiri, başka değil, gönderilen (o peygamber) leri tekzib etdi (ler) de (bu yüzden onlara) azabım hak oldu.
Hepsi de peygamberleri yalanladılar. Ve bu yüzden azabı hak ettiler.
(12-20) Onlardan önce Nuh kavmi yalanladı ve Âd ve kazık işke ncesi yapan Firav un ve Semud ve kavmi ve Eyke halkları işte hizipler / gruplar bunlardır. Hepsi de elçileri yalanladılar ve de azabımı hak ettiler. Bunlar da (senin kavmin de) tek bir naranın / sesin gelmesin i mi bekliyorlar? Ki onda (o seste) geri çevirme / geciktirme yok . Dediler ki, Rabbimiz, hesap gününden önce bize payımızı / bize vereceğini acilleştir de ver. (Cahil cesareti) Onların dediklerine sabret ve kuvvetli Davut kulumuzu hatırla. Muhakkak ki O, çok yönelirdi. (Çok başvuruda bulunurdu) Dağları onun emrine verdik / musahhar kıldık. Onunla beraber akşam ve sabah (İşrak vakti) üstün tutarlardı / tesbih ederlerdi. Toplu haldeki / sürü haldeki kuşlar, hepsi O'na / Allah’a yönelirdi. Saltanatını da / m ülkünü şiddetlendirdik ve ona hikmeti / (niçin ilmini, gerekçelendirmeyi) ve ayrık konuşmayı verdik (Anlaşmazlıkları giderici ikna edici konuşma yeteneği)
Onların her biri rasûlleri yalanladılar da azabımı hak ettiler.
Hepsi de elçileri yalanladılar, benim cezamı hak ettiler.
Hepsi de kendilerine gelen elçileri yalanladılar, sonunda cezalandırmam gerçekleşti dipnot 1 .
Bunlar elçilerimi yalanladı ve azabımı hak ettiler.
Hemen hepsi de elçileri yalanladılar da azabımı hak ettiler.
Hemen hepsi de elçileri yalanladılar da azabımı hak ettiler.
Bunların hepsi, resulleri yalanlamaktan başka bir şey yapmadılar. Sonunda azabım hak oldu.
Each and all of them confederated their hands and their minds to oppose the Messengers and accused them of falsehood; retribution, was therefore justified.
They all rejected the mes-sengers and they were deservedly struck by My punishment:
Not one (of them) but rejected the messengers, but My punishment came justly and inevitably (on them).
Each of them gave the lie to Messengers and My decree of chastisement came upon them.
Each one of them denied the Messengers and so My punishment was justly carried out.
Not one of them but belied the Messengers; therefore My Torment was justified,
Each of them did not but impugn the apostles; so My retribution became due [against them].
Each one had cried lies to the Messengers. So My punishment rightly became due (on them).
not one, that cried not lies to the Messengers, so My retribution was just.
All the above mentioned people denied their prophets and, therefore, deserved My (God’s) punishment.
They all did naught but call the apostles liars, and just was the punishment!
Each of them rejected the messengers, therefore My retribution came to be.
All of them did no other than accuse their apostles of falsehood: Wherefore my vengeance hath been justly executed upon them.
There was none of them but denied the messengers, therefore, just was My retribution.
Decidedly not one but cried lies to the Messengers, so My punishment came true.
Not one of them but did deny the messengers, therefor My doom was justified,
Of all these there was not one who did not deny the messengers. So My retribution was justified.
not one [was there] but gave the lie to the apostles - and thereupon My retribution fell due.
Each rejected their messenger, so My punishment was justified.
Each of them disbelieved the messengers, therefore My retribution came to be.
Each of them disbelieved the messengers and thus, My retribution was inevitable.
Each of them denied the messengers, so My penalty was justified.
Each only denied the messengers, so My retribution became binding.
All of them accused the Messengers of lying. Hence, My Law justly grasped them.
Not one (of them did anything) but denied the messengers, but My punishment came justly and surely (to them).
All of them did nothing but declare the messengers as liars; hence, My punishment became due.
Each of them disbelieved the messengers, therefore My retribution came to be.