Sâd suresi

Sâd suresi, 14. ayet

Sâd suresi, 14. ayet. إِن كُلٌّ إِلَّا كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ عِقَابِ

in küllün illâ keẕẕebe-rrusüle feḥaḳḳa `iḳâb.

Diyanet İşleri

(O grupların) her biri peygamberleri yalanladı da onları cezalandırmam hak oldu.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 11–17 · surenin 14. ayeti / 88

Konu Helâk edilen topluluklar ve acele istenen azap Sâd 12–16 3

  1. Sâd 11

    Onlar, çeşitli gruplardan oluşmuş ve şuracıkta bozguna uğrayacak derme çatma bir ordudur.

  2. Sâd 12–13

    (12-13) Onlardan önce de Nuh kavmi, Ad kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semud kavmi, Lut kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte onlar da (böyle) gruplardı.

  3. 14

    (O grupların) her biri peygamberleri yalanladı da onları cezalandırmam hak oldu.

  4. Sâd 15

    Bunlar da (müşrikler de) ancak (vakti gelince) asla geri kalmayacak korkunç bir ses bekliyorlar.

  5. Sâd 16

    Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!"

  6. Sâd 17

    Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Davud'u hatırla. O, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 12–15. ayetler için yazılmıştır.

12. Yüce Allah, onları kendilerinden önceki ümmetlere yaptığını yapmakla karşı karşıya kalmaktan sakındırmaktadır. Kendilerinden önceki ümmetler bunlardan daha güçlü, batıla karşı birleşmeleri daha çetin idi. Bunlar “Nuh’un kavmi” Hûd aleyhissalam’ın kavmi olan “Âd ve kazıklar sahibi” yani pek büyük orduların ve dehşet verici gücün sahibi “Firavun” idi.

13. Salih’in kavmi “Semûd, Lût kavmi ve” Şuayb aleyhisselam’ın kavmi olan birbirine sarmaş dolaş olmuş ağaç ve bahçelerin sahipleri olan “Eyke halkı da” yalanlamışlardı.

“İşte onlar” güçleri ile, araç ve gereçleri ile hakkı reddetmek üzere bir araya gelmiş “birliklerdir.” Fakat bütün bunların kendilerine hiçbir faydası olmamıştır.

14. “Onların” bu kavimlerin “her biri rasûlleri yalanladılar. Bu sebeble de azabım” Allah’ın azabı onlara “hak oldu.”

Peki, bu sözü geçen kavimlere gelen musibetlerin, bunların da başına gelmesini önleyecek ve bu musibetlerden onları kurtaracak ne özellikleri var?

15. Eğer bunlar bu izledikleri yollarını sürdürecek olurlarsa kendilerini helâk edip kökten imha edecek olan bir musibeti beklesinler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O topluluklardan her biri gönderilen resulleri mutlaka yalanlamışlardır. Böylece Allah'ın azabı bir zamana kadar gecikmesine rağmen hak ettikleri o ceza yine başlarına geldi.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِن in
  2. كُلٌّ kullun hepsi de kök: كلل
  3. إِلَّا illa ancak
  4. كَذَّبَ kezzebe yalanladılar kök: كذب
  5. ٱلرُّسُلَ r-rusule elçileri kök: رسل
  6. فَحَقَّ fehakka ve hak ettiler kök: حقق
  7. عِقَابِ ikabi benim cezamı kök: عقب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    İsrailoğullarına sor; biz onlara nice açık mucizeler verdik. Kendisine geldikten sonra kim Allah'ın nimetini değiştirirse, (bilsin ki) şüphesiz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Hepsi de elçileri yalanladılar: Bu yüzden cezamızı hak ettiler.

Muhammed Esed

Hepsi de elçileri yalanladılar; ve bu nedenle cezamızı hak ettiler.

Ahmed Hulusi

Hepsi de sadece Rasulleri yalanladılar. . . Bu yüzden de yaptıklarının kötü sonucunu yaşamayı hak ettiler!

Ali Bulaç

Hepsi de elçileri yalanladılar, böylece azabla sonuçlandırmam (onlara) hak oldu.

Ali Özek ve heyeti

Onların her biri gönderilen peygamberleri yalanladılar da bu yüzden (kendilerine) azabım hak oldu.

Ali Rıza Safa

Tümü, elçileri yalanlamıştı. Sonunda, cezamı hak ettiler.

Bayraktar Bayraklı

Onların her biri, gönderilen peygamberleri yalanladılar da bu yüzden azabım hak oldu.

Edip Yüksel

Hepsi de elçileri yalanladılar ve cezamı hak ettiler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hepsi de elçileri yalanladılar ve cezamı hakkettiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Başka değil hepsi gönderilen peygamberleri yalanladılar da azabım böyle hak oldu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Başka değil, hepsi gönderilen elçileri (Resulleri) tekzib etti de öyle hak oldu azabım

Erhan Aktaş

Onların hepsi de Resulleri yalanladı. Bu nedenle azabımı hak ettiler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların hepsi de resulleri yalanladı. Bu nedenle azabımı hak ettiler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların hepsi de rasulleri yalanladı. Bu nedenle azabımı hak ettiler.

Gültekin Onan

Hepsi de elçileri yalanladılar, böylece azabla sonuçlandırmam (onlara) hak oldu.

Hasan Basri Çantay

Onların herbiri, başka değil, gönderilen (o peygamber) leri tekzib etdi (ler) de (bu yüzden onlara) azabım hak oldu.

İbni Kesir

Hepsi de peygamberleri yalanladılar. Ve bu yüzden azabı hak ettiler.

Mehmet Alagaş

(12-20) Onlardan önce Nuh kavmi yalanladı ve Âd ve kazık işke ncesi yapan Firav un ve Semud ve kavmi ve Eyke halkları işte hizipler / gruplar bunlardır. Hepsi de elçileri yalanladılar ve de azabımı hak ettiler. Bunlar da (senin kavmin de) tek bir naranın / sesin gelmesin i mi bekliyorlar? Ki onda (o seste) geri çevirme / geciktirme yok . Dediler ki, Rabbimiz, hesap gününden önce bize payımızı / bize vereceğini acilleştir de ver. (Cahil cesareti) Onların dediklerine sabret ve kuvvetli Davut kulumuzu hatırla. Muhakkak ki O, çok yönelirdi. (Çok başvuruda bulunurdu) Dağları onun emrine verdik / musahhar kıldık. Onunla beraber akşam ve sabah (İşrak vakti) üstün tutarlardı / tesbih ederlerdi. Toplu haldeki / sürü haldeki kuşlar, hepsi O'na / Allah’a yönelirdi. Saltanatını da / m ülkünü şiddetlendirdik ve ona hikmeti / (niçin ilmini, gerekçelendirmeyi) ve ayrık konuşmayı verdik (Anlaşmazlıkları giderici ikna edici konuşma yeteneği)

Rowwad Tercüme Merkezi

Onların her biri rasûlleri yalanladılar da azabımı hak ettiler.

Süleyman Ateş

Hepsi de elçileri yalanladılar, benim cezamı hak ettiler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar elçilerimi yalanladı ve azabımı hak ettiler.

Şaban Britch

Hemen hepsi de elçileri yalanladılar da azabımı hak ettiler.

Şaban Piriş

Hemen hepsi de elçileri yalanladılar da azabımı hak ettiler.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunların hepsi, resulleri yalanlamaktan başka bir şey yapmadılar. Sonunda azabım hak oldu.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Each and all of them confederated their hands and their minds to oppose the Messengers and accused them of falsehood; retribution, was therefore justified.

Abdul Haleem

They all rejected the mes-sengers and they were deservedly struck by My punishment:

Abdullah Yusuf Ali

Not one (of them) but rejected the messengers, but My punishment came justly and inevitably (on them).

Abul A'la Maududi

Each of them gave the lie to Messengers and My decree of chastisement came upon them.

Aisha Bewley

Each one of them denied the Messengers and so My punishment was justly carried out.

Al-Hilali & Khan

Not one of them but belied the Messengers; therefore My Torment was justified,

Ali Quli Qarai

Each of them did not but impugn the apostles; so My retribution became due [against them].

Amatul Rahman Omar

Each one had cried lies to the Messengers. So My punishment rightly became due (on them).

Arthur John Arberry

not one, that cried not lies to the Messengers, so My retribution was just.

Bijan Moeinian

All the above mentioned people denied their prophets and, therefore, deserved My (God’s) punishment.

E. Henry Palmer

They all did naught but call the apostles liars, and just was the punishment!

Edip-Layth

Each of them rejected the messengers, therefore My retribution came to be.

George Sale

All of them did no other than accuse their apostles of falsehood: Wherefore my vengeance hath been justly executed upon them.

Hamid S. Aziz

There was none of them but denied the messengers, therefore, just was My retribution.

Mahmoud Ghali

Decidedly not one but cried lies to the Messengers, so My punishment came true.

Marmaduke Pickthall

Not one of them but did deny the messengers, therefor My doom was justified,

Mohamed Ahmed - Samira

Of all these there was not one who did not deny the messengers. So My retribution was justified.

Muhammad Asad

not one [was there] but gave the lie to the apostles - and thereupon My retribution fell due.

Mustafa Khattab

Each rejected their messenger, so My punishment was justified.

Progressive Muslims

Each of them disbelieved the messengers, therefore My retribution came to be.

Rashad Khalifa

Each of them disbelieved the messengers and thus, My retribution was inevitable.

Sahih International

Each of them denied the messengers, so My penalty was justified.

Sam Gerrans

Each only denied the messengers, so My retribution became binding.

Shabbir Ahmed

All of them accused the Messengers of lying. Hence, My Law justly grasped them.

Syed Vickar Ahamed

Not one (of them did anything) but denied the messengers, but My punishment came justly and surely (to them).

Taqi Usmani

All of them did nothing but declare the messengers as liars; hence, My punishment became due.

The Monotheist Group

Each of them disbelieved the messengers, therefore My retribution came to be.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩