Sâd suresi

Sâd suresi, 16. ayet

Sâd suresi, 16. ayet. وَقَالُوا۟ رَبَّنَا عَجِّل لَّنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ ٱلْحِسَابِ

veḳâlû rabbenâ `accil lenâ ḳiṭṭanâ ḳable yevmi-lḥisâb.

Diyanet İşleri

Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 13–19 · surenin 16. ayeti / 88

Konu Helâk edilen topluluklar ve acele istenen azap Sâd 12–16 3

  1. Sâd 13

    (12-13) Onlardan önce de Nuh kavmi, Ad kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semud kavmi, Lut kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte onlar da (böyle) gruplardı.

  2. Sâd 14

    (O grupların) her biri peygamberleri yalanladı da onları cezalandırmam hak oldu.

  3. Sâd 15

    Bunlar da (müşrikler de) ancak (vakti gelince) asla geri kalmayacak korkunç bir ses bekliyorlar.

  4. 16

    Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!"

  5. Sâd 17

    Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Davud'u hatırla. O, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.

  6. Sâd 18–19

    (18-19) Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Davud'un emrine verdik. Onların her biri Allah'a yönelmişlerdi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

16. Bu yalanlayıcılar, cahilliklerinden ve hakka karşı cahilce inatlaşmalarından ötürü azabın çabucak gelmesini isteyerek “dediler ki: Rabbimiz! (Azaptan) payımızı bize hesap gününden önce” daha dünyada iken derhal “ver!”

Onlar, bu sözlerinde direttiler. Ve “Eğer sen doğru sözlü isen, doğruluğunun bir alâmeti olarak gelecek olan o azabı çabucak getir”, dediler. Buna karşılık Yüce Allah da rasûlüne şunu emretmektedir:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Alay ederek: "Ey Rabbimiz! Kıyamet gününden önce dünya hayatında azaptan olan nasibimizi bize çabucak ver." derler.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالُوا۟ ve kalu ve dediler ki kök: قول
  2. رَبَّنَا rabbena Rabbimiz kök: ربب
  3. عَجِّل accil hemen ver kök: عجل
  4. لَّنَا lena bize
  5. قِطَّنَا kittana bizim (azab) payımızı kök: قطط
  6. قَبْلَ kable önce kök: قبل
  7. يَوْمِ yevmi gününden kök: يوم
  8. ٱلْحِسَابِ l-hisabi hesap kök: حسب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş)

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş)

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş)

    Andolsun, Musa size açık mucizeler getirmişti de, arkasından sizler nefislerinize zulüm ederek buzağıyı ilah edinmiştiniz.

  • Ortak kavram: Hesap

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • A'râf 8 olası

    Ortak kavram: Hesap

    O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

İşte onlar, "Rabbimiz! Bizim hesabımızı Hesap Günü'nden önce, hemen şimdi kes!" diye (alay ederler).

Muhammed Esed

Onlar (alaylı bir şekilde): "Ey Rabbimiz!" derler, "Hesap Günü'nden önce payımıza düşen (cezayı) hemen ver bize!"

Ahmed Hulusi

(Alayla) dediler ki: "Rabbimiz! Hak ettiğimizi, yapılanların sonuçlarının açıkça görüleceği süreçten önce, hemen ver!"

Ali Bulaç

(Alaylı alaylı) Dediler ki: "Rabbimiz, hesap gününden önce (azabdan bize vadettiğin) payımızı çabuklaştırıver."

Ali Özek ve heyeti

Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver, dediler.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Efendimiz! Hesap Günü'nden önce payımızı hemen ver!"

Bayraktar Bayraklı

"Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver!" dediler.

Edip Yüksel

Ve "Efendimiz, Hesap Gününden önce acele olarak payımızı ver" diye meydan okudular.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve, 'Rabbimiz, Hesap Gününden önce acele olarak payımızı ver,' diye meydan okudular.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de: "Ey Rabbimiz, hesap gününden önce bizim pusulamızı (payımızı) acele ver!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de ya rabbena bizim pusulamızı hisab gününden evvel acele ver, dediler

Erhan Aktaş

Ve: "Rabb''imiz, Hesap Günü'nden önce dipnot 1 azaptan payımıza düşeni hemen ver." dediler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hesap Günü'ne inanmadıklarını ifade edercesine, alaycı bir tutumla; beklemeye gerek yok, eğer doğruysa azabımızı hemen ver.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve: "Rabb'imiz, Hesap Günü'nden önce dipnot 1 azaptan payımıza düşeni hemen ver." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hesap Günü'ne inanmadıklarını ifade edercesine, alaycı bir tutumla; beklemeye gerek yok, eğer doğruysa azabımızı hemen ver.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve: "Rabb'imiz, Hesap Günü'nden önce dipnot 1 azaptan payımıza düşeni hemen ver." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hesap Günü'ne inanmadıklarını ifade edercesine, alayımsı bir tutumla; beklemeye gerek yok, eğer doğruysa azabımızı hemen ver.

Gültekin Onan

(Alaylı alaylı) Dediler ki: "Rabbimiz, hesap gününden önce (azabdan bize vadettiğin) payımızı çabuklaştırıver."

Hasan Basri Çantay

(Şöyle) dediler: "Ey Rabbimiz, hesab gününden evvel bizim amel defterimizi acele ver (de görelim)".

İbni Kesir

Ve dediler ki: Rabbımız; hesab gününden önce bizim payımızı çabuklaştırıver.

Mehmet Alagaş

(12-20) Onlardan önce Nuh kavmi yalanladı ve Âd ve kazık işke ncesi yapan Firav un ve Semud ve kavmi ve Eyke halkları işte hizipler / gruplar bunlardır. Hepsi de elçileri yalanladılar ve de azabımı hak ettiler. Bunlar da (senin kavmin de) tek bir naranın / sesin gelmesin i mi bekliyorlar? Ki onda (o seste) geri çevirme / geciktirme yok . Dediler ki, Rabbimiz, hesap gününden önce bize payımızı / bize vereceğini acilleştir de ver. (Cahil cesareti) Onların dediklerine sabret ve kuvvetli Davut kulumuzu hatırla. Muhakkak ki O, çok yönelirdi. (Çok başvuruda bulunurdu) Dağları onun emrine verdik / musahhar kıldık. Onunla beraber akşam ve sabah (İşrak vakti) üstün tutarlardı / tesbih ederlerdi. Toplu haldeki / sürü haldeki kuşlar, hepsi O'na / Allah’a yönelirdi. Saltanatını da / m ülkünü şiddetlendirdik ve ona hikmeti / (niçin ilmini, gerekçelendirmeyi) ve ayrık konuşmayı verdik (Anlaşmazlıkları giderici ikna edici konuşma yeteneği)

Rowwad Tercüme Merkezi

"Rabbimiz! Hesap gününden önce bizim payımızı çabucak ver." derler.

Süleyman Ateş

(Alay ederek) Dediler ki: "Rabbimiz, bizim (azab) payımızı hesap gününden önce, hemen ver."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar şöyle derler: "Sahibimiz! Hesap gününü beklemeden payımıza düşeni hemen ver!"

Şaban Britch

Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver, dediler.

Şaban Piriş

Ve diyorlardı ki: -Rabb'imiz, bize düşeni hesap gününden önce acele ver!..

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle dediler: "Rabbimiz, bizim payımızı/hesap defterimizi, hesap gününden önce çabucak ver!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And in their insolent challenge, they pray "O Allah, our Creator, let our share of punishment be hastened on before the Day of Judgement".

Abdul Haleem

They say, ‘Our Lord! Advance us our share of punishment before the Day of Reckoning!’

Abdullah Yusuf Ali

They say: "Our Lord! hasten to us our sentence (even) before the Day of Account!"

Abul A'la Maududi

They say: "Our Lord, hasten to us our share (of chastisement) before the Day of Reckoning." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, Allah’s torment will be so severe and terrible as mentioned above, but just consider the behavior of these foolish people. They are telling the Prophet mockingly: Do not put off our affairs till the Day of Reckoning with which you are threatening us, but settle our account just now.: Whatever punishment is to be inflicted on us should be inflicted immediately.

Aisha Bewley

They say, ‘Our Lord, advance our share to us before the Day of Reckoning. ’

Al-Hilali & Khan

They say: "Our Lord! Hasten to us Qittanâ (i.e. our Record of good and bad deeds so that we may see it) before the Day of Reckoning!"

Ali Quli Qarai

They say, ‘Our Lord! Hasten on for us our share before the Day of Reckoning. ’

Amatul Rahman Omar

They say, `Our Lord! hurry up with our portion (of punishment in this very life) before the Day of Reckoning. '

Arthur John Arberry

They say, 'Our Lord, hasten to us our share before the Day of Reckoning. '

Bijan Moeinian

The [foolish] disbelievers mockingly say: "Our Lord, why wait for the Day of Judgment? send down our punishment now!"

E. Henry Palmer

But they say, 'O our Lord, hasten for us our share before the day of reckoning!'

Edip-Layth

They said, "Our Lord, hasten for us our punishment, before the day of Reckoning."

George Sale

And they scoffingly say, O Lord, hasten our sentence unto us, before the day of account.

Hamid S. Aziz

And they say, "Our Lord! Hasten on to us our portion before the Day of Reckoning. "

Mahmoud Ghali

And they have said, "Our Lord, hasten (quickly) to us our sentence before the Day of Reckoning. "

Marmaduke Pickthall

They say: Our Lord! Hasten on for us our fate before the Day of Reckoning.

Mohamed Ahmed - Samira

Still they say: "O Lord, give us our share before the Day of Reckoning. "

Muhammad Asad

As it is, they say [mockingly]: "O our Sustainer! Hasten on to us our share [of punishment even] before the Day of Reckoning!"

Mustafa Khattab

They say ˹mockingly˺, "Our Lord! Hasten for us our share ˹of the punishment˺ before the Day of Reckoning."

Progressive Muslims

And they said: "Our Lord, hasten for us our punishment, before the Day of Reckoning. "

Rashad Khalifa

They challenged: "Our Lord, why do you not rush the retribution for us, before the Day of Reckoning."

Sahih International

And they say, "Our Lord, hasten for us our share [of the punishment] before the Day of Account"

Sam Gerrans

And they say: “Our Lord: hasten Thou for us our lot before the Day of Reckoning!”

Shabbir Ahmed

And they mock, "Our Lord! Bring for us our sentence before the Day of Account. "

Syed Vickar Ahamed

They (the unbelievers will) say: "Our Lord! Hasten our sentence (of punishment, even) before the Day of Reckoning (and account)!"

Taqi Usmani

And they say, "O our Lord, give us our share (of the punishment) sooner, before the Day of Reckoning."

The Monotheist Group

And they said: "Our Lord, hasten for us our punishment, before the Day of Reckoning."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 16. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 16. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 16. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩