Diyanet İşleri
Biz ona tarafımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını bahşettik.
Sâd suresi
Sâd suresi, 43. ayet. وَوَهَبْنَا لَهُۥٓ أَهْلَهُۥ وَمِثْلَهُم مَّعَهُمْ رَحْمَةً مِّنَّا وَذِكْرَىٰ لِأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ
vevehebnâ lehû ehlehû vemiŝlehüm me`ahüm raḥmetem minnâ veẕikrâ liüli-l'elbâb.
Biz ona tarafımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını bahşettik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Eyyûb Sâd 41–44 3
Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyub'u da an. Hani o, Rabbine, "Şeytan bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu" diye seslenmişti.
Biz de ona, "Ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içecek soğuk bir su" dedik.
Biz ona tarafımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını bahşettik.
Şöyle dedik: "Eline bir demet sap al ve onunla vur, yeminini bozma." Gerçekten biz Eyyub'u sabreden bir kimse olarak bulduk. O ne güzel bir kuldu! O, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.
(Ey Muhammed!) Güçlü ve basiretli kullarımız İbrahim'i, İshak'ı ve Yakub'u da an.
Şüphesiz biz onları, ahiret yurdunu düşünme özelliği ile (temizleyip) ihlaslı kimseler kıldık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
43. “Biz ona tarafımızdan” kulumuz Eyyub’a sabrettiği için “bir rahmet” verdik; tarafımızdan dünyevî ve uhrevî bir mükâfat ile rahmetimizden onu mükâfatlandırdık “ve olgun akıl sahipleri için de bir öğüt olmak üzere” akıl sahipleri Eyyub’un durumunu hatırlayıp ibret alsınlar ve böylelikle sıkıntılara sabredildiğinde Yüce Allah’ın, dünya ve âhirette bunun mükâfatını verdiğini ve bu durumdaki kimsenin dua etmesi halinde duasını kabul ettiğini bilsinler diye “aile halkını” bir görüşe göre Yüce Allah aile halkını diriltmiştir “ve onlarla birlikte bir o kadarını daha” dünyada “bağışladık.” Yüce Allah, böylelikle onu zenginleştirdi ve ona çok büyük miktarda mal verdi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Biz onun duasına icabet ettik ve ona zarar veren bütün şeyleri giderdik. Ona katımızdan bir rahmet olarak ehlini ve onlarla birlikte sayılarını arttırdığımız evlat ve torunlar bağışladık. Bunu sabrının karşılığı olarak verdik. Aklıselim olanların sabrın sonunda mutluluk ve mükâfatın olduğunu anlayıp öğüt almaları içindir.
Aynı kıssa: Hz. Eyyûb · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak…
Aynı kıssa: Hz. Eyyûb
Eyyub'u da hatırla. Hani o Rabbine, "Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin" diye niyaz etmişti.
Aynı kıssa: Hz. Eyyûb
(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyub'u da an. Hani o, Rabbine, "Şeytan bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu" diye seslenmişti.
Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip…
Aynı kök: لبب (16 geçiş)
Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (bu hükme uyarak) korunursunuz.
Aynı kök: لبب (16 geçiş)
Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır…
Aynı kök: لبب (16 geçiş)
Allah, hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri anlar.
Aynı kök: وهب (25 geçiş)
(Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Katımızdan bir merhamet ve öz akıl sahiplerine (gerçeği) hatırla(t)mak için ona hem ailesini hem de onlarla birlikte bir mislini bağışlamıştık.
Ona katımızdan bir rahmet ve akıl sahipleri için bir ibret olmak üzere, (kendisini terk eden) yakın çevresini ve onlarla beraber bir kat daha fazlasını bahşettik.
Ona katımızdan bir rahmet ve bütün akıl iz'an sahiplerine bir uyarı olmak üzere mevcut nüfuslarını iki katına çıkaran yeni bir nesil armağan ettik.
Ona, bizden bir rahmet ve derin düşünebilen akıl sahipleri için hatırlatma olarak, ehlini ve onlarla birlikte onların mislini hibe ettik.
Katımızdan ona bir rahmet ve temiz akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir benzerini de bağışladık.
Bizden bir rahmet ve olgun akıl sahipleri için de bir ibret olmak üzere ona hem ailesini hem de onlarla beraber bir mislini bağışladık.
Bizim katımızdan bir rahmet ve sağduyulu olanlara bir öğreti olması için, hem ailesini hem de onlarla birlikte bir kat çoğunu, Ona armağan ettik.
Katımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olarak ona ailesini, onlarla birlikte bir o kadarını daha verdik.
Çoluk çocuğunu bir katıyla birlikte ona geri verdik. Bu, akıl sahiplerine bizden bir rahmet ve mesajdır.
Çoluk çocuğunu bir katıyla birlikte ona geri verdik. Bu, akıl sahiplerine bizden bir rahmet ve mesajdır.
Ve ona, bütün ailesini ve beraberlerinde bir misli daha tarafımızdan bir rahmet olarak bahşettik ki, temiz akıllılar için bir ibret olsun.
ve ona bütün ehlini ve beraberlerinde daha bir mislini bahşettik tarafımızdan bir rahmet olarak hem de bir dersi ıbret temiz akıllar için
Katımızdan bir rahmet ve akıl sahipleri için bir ibret olarak, ona yanında yer alanları ve onlarla birlikte bir o kadarını daha bahşettik.
Katımızdan bir rahmet ve akıl sahipleri için bir ibret olarak, ona yanında yer alanları ve onlarla birlikte bir o kadarını daha bahşettik.
Katımızdan bir rahmet ve akıl sahipleri için bir ibret olarak, ona ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını daha bahşettik.
Katımızdan ona bir rahmet ve temiz akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere ehlini (ailesini) ve onlarla birlikte bir benzerini de bağışladık.
Ona hem ehlini, hem onlarla beraber bir mislini, bizden bir rahmet ve temiz akıl saahibleri için de bir ibret olmak üzere, bağışladık.
Katımızdan bir rahmet, akıl sahipleri için de bir öğüt olmak üzere ona, ailesini ve onlarla birlikte olanların bir mislini lutfettik.
(41-44) Eyyüb kulumuzu hatırla. Bir vakit Rabbine muhakkak ki bana şeytan yorgunluk ile ve de azapla dokundu / temas etti diye nida etti. Ayağını yere vur, bu yıkanılacak /gusledilecek ve içilebilir serin bir sudur dedik. Ona, yakın çevresini ve beraberinde bir o kadarını daha akıl ulularına hatırlatma olması hibe ettik. Eline bir demet sap al, onunla vur ve yeminini bozma. Onu biz sabreden bulduk. Ne güzel kuldu. Kesinlikle o hep yönelendi.
Ona katımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olması üzere ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını daha bahşettik.
Ona bizden bir rahmet ve sağduyu sahiplerine bir ibret olarak ailesini ve onlarla beraber bir eşini daha armağan ettik.
Katımızdan bir ikram ve aklıselim sahibi olanların dipnot 1 akıllarında tutacakları bir bilgi olsun diye ona ailesini ve bir o kadarını daha bağışladık dipnot 2 .
Katımızdan bir ikram, sağlam duruşlu olanların ders alacakları bir hikaye olsun diye ona ailesini ve bir o kadarını daha bağışladık.
Ona ailesini de bağışlamıştık. Onlarla birlikte bizden bir rahmet ve akıl sahiplerine de bir öğüt olması için bir mislini daha bağışlamıştık.
Ona ailesini de bağışlamıştık. Onlarla birlikte bizden bir rahmet ve sağduyu sahiplerine de bir öğüt olması için bir mislini daha bağışlamıştık.
Ona bizden bir rahmet ve özü temizlere bir hatırlatma olarak, ailesini ve beraberlerinde, benzerlerini bağışladık.
We restored to him his health and vigour causing his family and his people to gather around him again after they had forsaken him and We doubled their original number in mercy from Us and a reminder of Allah's Omnipotence and Mercy to those who endure Allah's test and be able to reflect.
and We restored his family to him, with many more like them: a sign of Our mercy and a lesson to all who understand.
And We gave him (back) his people, and doubled their number,- as a Grace from Ourselves, and a thing for commemoration, for all who have Understanding.
And We granted to him his family and also the like of them, dipnot 1 as a mercy from Us, and as a reminder to people of understanding, dipnot 2
We gave him back his family and the same again with them as a mercy from Us and a reminder for people of intellect.
And We gave him (back) his family, and along with them the like thereof, as a Mercy from Us, and a Reminder for those who understand.
And We gave [back] his family to him along with others like them, as a mercy from Us and an admonition for those who possess intellect.
(Not only that rather) We gave him his own family (and the followers he had before) and as many more with them (in the form of new adherents) by way of mercy from Ourselves (the lesson thus taught will serve) as a means to attain eminence for those gifted with pure and clear understanding.
And We gave to him his family, and the like of them with them, as a mercy from us, and a reminder unto men possessed of minds;
Then I restored to him his family and twice as much as he had lost [for his test in this world. ] Such is God’s mercy; a reminder for those who [use their brain to] think.
And we granted him his family, and the like of them with them, as a mercy from us and a reminder to those endowed with minds,-
We restored his family to him along with a group like them, as a mercy from Us; and a reminder for those who possess intelligence.
And We restored unto him his family, and as many more with them, through our mercy; and for an admonition unto those who are indued with understanding.
And We gave him back his people and doubled their number, as a mercy from Us, and as a reminder to those possessed of understanding.
And We bestowed on him his family, and the like of them with them, a mercy from Us, and a Reminding to ones endowed with intellects.
And We bestowed on him (again) his household and therewith the like thereof, a mercy from Us, and a memorial for men of understanding.
We restored his family to him with others similar to them, as a blessing from Us and a reminder for men of wisdom. --
And We bestowed upon him new offspring, doubling their number as an act of grace from Us, and as a reminder unto all who are endowed with insight.
And We gave him back his family, twice as many, as a mercy from Us and a lesson for people of reason.
And We restored his family to him along with a group like them, as a mercy from Us; and a reminder for those who possess intelligence.
We restored his family for him; twice as many. Such is our mercy; a reminder for those who possess intelligence.
And We granted him his family and a like [number] with them as mercy from Us and a reminder for those of understanding.
And We gave him his household, and their like with them, as a mercy from Us, and as a reminder for men of understanding.
And We gave him back his family and followers and, in time, doubled their numbers as a Grace from Us. And herein is a reminder for people of understanding (on the virtue of patience).
And We gave him (back) his people and doubled their number— As a Favor from Ourselves, and a thing to remember for all who have understanding.
And We let him have his family and the like of them besides, as a mercy from Us, and a reminder for the people of understanding.
And We restored his family to him along with a group like them, as a mercy from Us; and a reminder for those who possess intelligence.