Bakara suresi

Bakara suresi, 269. ayet

Bakara suresi, 269. ayet. يُؤْتِى ٱلْحِكْمَةَ مَن يَشَآءُ وَمَن يُؤْتَ ٱلْحِكْمَةَ فَقَدْ أُوتِىَ خَيْرًا كَثِيرًا وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّآ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

yü'ti-lḥikmete mey yeşâ'. vemey yü'te-lḥikmete feḳad ûtiye ḫayran keŝîâ. vemâ yeẕẕekkeru illâ ülü-l'elbâb.

Diyanet İşleri

Allah, hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri anlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 266–272 · surenin 269. ayeti / 286

Konu İnfakın örnekleri ve âdâbı Bakara 261–274 3

  1. Bakara 266

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli (yıldırımlı) bir kasırga vursun da orası yanıversin? Allah, düşünesiniz diye size ayetlerini böyle açıklıyor.

  2. Bakara 267

    Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olmayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki Allah, her bakımdan zengindir, övülmeye layıktır.

  3. Bakara 268

    Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet va'dediyor. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

  4. 269

    Allah, hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri anlar.

  5. Bakara 270

    Allah yolunda her ne harcar veya her ne adarsanız, şüphesiz Allah onu bilir. Zulmedenlerin yardımcıları yoktur.

  6. Bakara 271

    Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da keffaret olur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  7. Bakara 272

    Onları hidayete erdirmek sana ait değildir. Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak ne harcarsanız, kendiniz içindir. Zaten siz ancak Allah'ın rızasını kazanmak için harcarsınız. Hayır olarak her ne harcarsanız -hiç hakkınız yenmeden- karşılığı size tastamam ödenir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

269. Allah mallarını infâk edenlerin hallerini, bu malları onlara kendisinin ihsan ettiğini, lütfedip bağışladığını, onların da bu sayede hayır yollarında infâk etme ve yüksek makamlara ulaşma imkanına sahip olduklarını söz konusu ettikten sonra bütün bunlardan daha faziletli olan bir hususu söz konusu etmektedir. Bu husus, O’nun, hikmeti kullarından dilediği ve haklarında hayır murad ettiği kimselere vermesidir.

Hikmet faydalı ilim, isabetli bilgi, dosdoğru akıl, sapasağlam düşünce, söz ve fiillerde hayra isabet etme demektir. Gerçekten bu, bağışların en üstünü ve ihsanların en değerlisidir. Bundan dolayı Yüce Allah: “Kendisine hikmet verilen kimseye ise pek çok hayır verilmiş demektir.” buyurmaktadır. Çünkü o böylelikle cehalet karanlıklarından kurtulup hidâyetin nuruna, söz ve davranışlarda sapma ahmaklığından kurtulup doğruya isabet etme ve doğru davranma nimetine kavuşmuş olur. Böyle bir kimse, bu büyük hayır sayesinde nefsini kemale erdirir ve artık o, diğer insanlara dinlerinde ve dünyalarında faydalı olmaya hazır hale gelmiş olur.

Bütün işler ancak hikmet sayesinde düzene girer. Zira hikmet eşyayı gerçek yerlerine yerleştirmek, işleri olması gereken yere oturtmak, ileri gidilmesi gereken yerde ileri gitmek, durulması gereken yerde de durmak demektir.

Fakat bu önemli hususu düşünen ve bu büyük bağışın kadrini bilebilenler ancak “olgun akıl sahipleri”dir. Bunlar ise yetkin akıl sahibi, mükemmel düşünce sahibi kimselerdir. Bunlar faydalı olanı bilir, gereğince amel ederler. Zararlı olanı da bilir ve onu terk ederler.

Bu iki husus yani mala dayalı infakı çokça yapmakla ilme dayalı hikmeti yaymak Yüce Allah’a yaklaşan kimselerin kendisi ile O’na yaklaştıkları en faziletli amel, en üstün ikramlara kendileri ile ulaşabildikleri en yüce davranışlardır. İşte Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de şu buyruğunda bu ikisinden söz etmektedir:

“Ancak iki kişiye gıpta edilir: Allah'ın mal verip o malı hak yolda tüketmesini imkânını verdiği bir adam ve Allah’ın kendisine hikmet verdiği adam ki o, insanlara o hikmeti öğretir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah, dilediği kuluna sözde doğruluğu ve amelde doğru hal üzere olmayı nasip eder. Kime bunlar verilmiş ise, ona pek çok hayır verilmiştir. Allah'ın ayetlerini ancak, kamil akıl sahipleri düşünürler ve O'nun ayetlerinden ibret alırlar. Böylece onlar, bu şekilde ayetlerin nuru ile aydınlanırlar ve doğru yola iletilirler.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يُؤْتِى yu'ti verir kök: اتي
  2. ٱلْحِكْمَةَ l-hikmete Hikmeti kök: حكم
  3. مَن men kimseye
  4. يَشَآءُ ۚ yeşa'u dilediği kök: شيا
  5. وَمَن ve men ve kimse
  6. يُؤْتَ yu'te verilen kök: اتي
  7. ٱلْحِكْمَةَ l-hikmete Hikmet kök: حكم
  8. فَقَدْ fekad elbette
  9. أُوتِىَ utiye verilmiştir kök: اتي
  10. خَيْرًۭا hayran hayır kök: خير
  11. كَثِيرًۭا ۗ kesiran çok kök: كثر
  12. وَمَا ve ma
  13. يَذَّكَّرُ yezzekkeru bunu anlamaz kök: ذكر
  14. إِلَّآ illa başkası
  15. أُو۟لُوا۟ ulu sahiplerinden kök: اول
  16. ٱلْأَلْبَـٰبِ l-elbabi akıl kök: لبب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لبب (16 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır…

  • Aynı kök: لبب (16 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik…

  • Aynı kök: لبب (16 geçiş)

    Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (bu hükme uyarak) korunursunuz.

  • Ortak kavram: Hayır · Ortak kavram: Hikmet

    Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer…

  • Ortak kavram: Hayır · Ortak kavram: Hikmet

    Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hakkı (gerçeği) getirdi. O halde, kendi iyiliğiniz için iman edin. Eğer inkar ederseniz bilin ki, göklerdeki…

  • Ortak kavram: Hayır · Ortak kavram: Hikmet

    (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…

  • Ortak kavram: Hikmet

    Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…

  • Ortak kavram: Hikmet

    Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) hikmeti (doğru hüküm verme yeteneğini) dileyene (layık gördüğüne) verir. Kime hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) verilirse, elbette ona pek çok iyilik verilmiş demektir. dipnot 1 Öz akıl sahiplerinden başkası (gerçeği) hatırlamaz.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [Hikmet], Yâsîn 36:2'de de belirtildiği gibi "[el-hakîm] olan Kur'an hakikatleriyle donanımlı olmak" demektir. hikmet sahibi olmak Yüce Allah'ın emir ve yasaklarının yer aldığı vahiy ile buluşarak derin bir muhakeme ve isabet sahibi olabilme erdemidir.

Mustafa İslamoğlu

İsabetli hüküm verme yeteneğini (hak edene) vermeyi diler; ama kimse isabetli hüküm verme yeteneği bahşedilmişse, doğrusu ona tarifsiz büyüklükte bir servet bahşedilmiştir; fakat, derin kavrayış sahiplerinden başkası bunu düşünüp kavrayamaz.

Muhammed Esed

Dilediğine hikmet bağışlar ve her kime hikmet bağışlanmışsa doğrusu ona en büyük servet verilmiş demektir. Ama derin kavrayış sahipleri dışında kimse bunu düşünüp anlayamaz.

Ahmed Hulusi

Hikmeti dilediğine verir. Kime Hikmet verilmişse ona çok hayır verilmiştir. Bunu, derin düşünebilen akıl sahiplerinden gayrısı anlamaz.

Ali Bulaç

Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp düşünmez.

Ali Özek ve heyeti

Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilirse, ona pek çok hayır verilmiş demektir. Ancak akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar.

Ali Rıza Safa

Dilediğine bilgelik verir. Kime bilgelik verilmişse, ona, çok iyilik verilmiş demektir. Zaten sağduyulu olanlardan başkası anlamaz.

Bayraktar Bayraklı

Allah, dileyene hikmeti verir; kime hikmet verilmişse, ona büyük servet verilmiştir. Ama akıl sahipleri dışında kimse bunu düşünüp anlayamaz.

Edip Yüksel

Bilgeliği dilediğine verir. Kime bilgelik verilmişse ona çok büyük iyilik yapılmıştır. Düşünce sahiplerinden başkası öğüt almaz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bilgeliği dilediğine verir. Kime bilgelik verilmişse ona çok büyük iyilik yapılmıştır. Düşünce sahiplerinden başkası öğüt almaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dilediğine hikmet verir. Hikmet verilene ise çok büyük bir hayır verilmiş demektir. Bunu ancak temiz akıllılar anlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dilediğine hikmet verir, hikmet verilene ise çok bir hayır verilmiş demektir ve bunu ancak temiz akıllılar anlar

Erhan Aktaş

O hikmeti dipnot 1 dilediğine dipnot 2 verir. Kime hikmet verilmişse ona pek büyük bir hayır verilmiş demektir. Bunu ancak sağlıklı düşünen akıl sahipleri anlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yanlışa, sapkınlığa engel olma bilgisi, bilgeliği. Sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru hüküm verme yetisi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz. 2:261 ayetin 2. dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O hikmeti dipnot 1 dilediğine dipnot 2 verir. Kime hikmet verilmişse ona pek büyük bir hayır verilmiş demektir. Bunu ancak sağlıklı düşünen akıl sahipleri anlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yanlışa, sapkınlığa engel olma bilgisi, bilgeliği. Sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru hüküm verme yetisi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Literal olarak dilediğine: Dilediğini demek; hak edeni, doğru yolu bulma çabasında olanı anlamındadır. Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Ayetteki "Şae" sözcüğü, "dilediğini" anlamının yanı sıra, "şey edeni", "gayret göstereni", "bir şey yapmak isteyeni" anlamına da gelmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O hikmeti dipnot 1 dilediğine dipnot 2 verir. Kime hikmet verilmişse ona pek büyük bir hayır verilmiş demektir. Bunu ancak sağlıklı düşünen akıl sahipleri anlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru hüküm verme yetisini.
  2. metne dön, dipnot 2
    Dileyene. Hak edene. Gereğini yapmak için çaba gösterene.

Gültekin Onan

Kime dilerse hikmeti ona verir; kuşkusuz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp düşünmez.

Hasan Basri Çantay

(Allah) hikmeti kime dilerse ona verir. Kime de hikmet verilirse muhakkak ki ona çok hayır verilmişdir. Salim akıl saahiblerinden başkası iyi düşünmez.

İbni Kesir

Hikmeti dilediğine verir. Kime de hikmet verilmişse şüphesiz ki, ona pek çok hayır verilmiştir. Bunu ancak akıl sahibleri anlar.

Mehmet Alagaş

(265-274) Allah’ın hoşnutluğunu elde etmek / rızasını kazanmak ve kendilerini sebatkar etmek için mallarını infak edenlerin misali tümsekte duran bir bahçe misali gibidir. Ona yağmur yağmış ve iki kat yemiş vermiştir , ona yağmur yağmasa da çiseli haldedir, Allah yaptıklarınızı görür. Herhangi biriniz, altlarından nehirler akan hurma ve üzüm bahçeleri varken ürünlerinin hepsi de ona aitken, ona yaşlılık nasip olduğunda, neslinin / zürriyetinin zayıf kalmasını, ayrıca içinde ateş olan bir kasırganın da bahçesini yakmasını arzu eder mi? İşte bu şekilde Allah ayetlerini açıklıyor ki böylelikle belki fikir üretirsiniz. (Malların hepsi benim diyenin çoluğu çocuğu aç kalır , gösteriş ve eza içeren vermeler ise bahçeyi yakıp kavuran ateşli kasırgadır) Ey iman edenler, kazandıklarınızın hoş olanlarından ve sizin için arzda çıkardıklarımızdan verin, onların pis / habis olanlarını infak etmek için yeltenmeyin. Size verildiğinde gözünüz kapalıyken bile alabileceğiniz şeyleri verin, Bilin ki Allah muhakkak ki zengindir, övülendir. Şeytan size fakirliği vaat eder ve iğrençliği / hayasızlığı size emreder, Allah ise size kendi tarafından bağışlanmayı ve bolluğu / fazlı vaat eder, Allah kapsayıcıdır/ geniştir, bilendir. İstediğine gerekçeyi / hikmeti verir ve kime hikmet verilirse de kesin olan şu ki ona büyük bir iyilik / hayır verilmiştir , Akıl ulularından başkası hatırlayıp anmaz. Mal olarak / nafaka olarak neyi harcasanız veya adak olarak neyi adarsanız (olursa koç keseceğim) Allah onu bilir. Zalimlere yardım yoktur. (Sadaka, zekât, adak ve mehirde sen sadece veriyorsun yiyemiyorsun dahi harcamayı verdiğin kişi yapıyor nafakada infakta ise sen başkası için harcamada bulunuyorsun) Eğer sadakalarınızı görünür şekilde verirseniz (övülen niğma kelimesi, bi’sa kınanan kelimesinin zıddıdır) o bir nimettir, eğer onu gizleyerek fakirlere verirseniz o sizin için daha iyidir / daha hayırlıdır , s izin kötülüklerinizi örtüyor, yok ediyor. Allah’ın yaptıklarınızdan haberi vardır. Onların yola girmeleri / hidayete ermeleri senin üzerine vazife değil ve fakat Allah istediğine kılavuzluk eder / yola iletir. İyilikten ne infak ederseniz kendiniz içindir , ancak Allah’ın yüzüne erişmek / ulaşmak için verirsiniz, iyilikten ne infak ederseniz size tam tamına karşılığı ödenir, zulmedilmezsiniz. Allah yolunda kendilerini izole eden / sınırlandıran / hapseden o fakirler; arzda darbelemeye / yere vurmaya güç yetiremezler, cahil biri onları çekingen davranışlarından dolayı zengin hesap eder / zengin olarak değerlendirir , onları yüzlerinden / simalarından tanırsın, aşırı ısrarcı olup insanlardan isteyemezler, İyilikten her neyi infak ederseniz kesinlikle Allah, onu bilendir. Gizli ve belirgin / aleni, gece ve gündüz infak edenler, işte onların ücretleri / ecirleri Allah yanındadır. (Gidince alacaklar) Onlara korku yoktur onlara hüzün de yoktur.

Rowwad Tercüme Merkezi

O, hikmeti dilediği kimseye verir. Hikmet verilen kimseye pek çok hayır da verilmiştir. Akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp düşünmez.

Süleyman Ateş

Hikmeti dilediğine verir. Hikmet verilen kimseye çok hayır verilmiştir. Bunu ancak sağduyu sahipleri düşünüp anlar(lar).

Süleymaniye Vakfı

Allah, hikmeti gereğini yapana verir. dipnot 1 Kime hikmet verilirse ona çok hayırlı bir şey verilmiş olur. Bu bilgiye (hikmete) aklıselim sahibi olanlardan dipnot 2 başkası ulaşamaz.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hikmet, doğru hükümdür. Allah'ın indirdiği ve yarattığı ayetlerden hareketle doğru hükme ulaşma metoduna da hikmet denir. Allah bu metodu, indirdiği bütün kitaplarında anlatmış (Al-i İmran 3/81, En'am 6/89, A'raf 7/52), Muhammed aleyhisselam da Kur'an'daki hikmeti ümmetine uygulamalı olarak öğretmiştir. Yaratılan ayetlerde yani tabiatta olan doğru bilgiye ulaşma metodu da onların üzerinde yapılacak dikkatli ve sabırlı bir çalışma ile ortaya çıkar. Her iki metotla doğru bilgiye ulaşmak için, yeterli gayreti göstermek gerekir (Bakara 2/129, 151; Al-i İmran 3/7; A'raf 7/52; Hud 11/1-2; Zümer 39/23; Fussilet 41/3, Müzzemmil 73/1-20).
  2. metne dön, dipnot 2
    "Aklıselim sahibi olanlar" anlamı verdiğimiz ifade "ulü'l-elbab"dır. Bkz. Bakara 2/179'un dipnotu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O, tercihini doğru yapana hikmeti dipnot 1 verir. Kime hikmet verilirse, ona çokça iyilik yapılmış olur. Bu bilgiyi sağlam duruşlu (ulü'l-elbab) dipnot 2 olanlardan başkası elde edemez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hikmet, doğru hüküm demektir. Allah her nebiye kitap ve hikmet vermiştir (Al-i İmran 3/81). Hikmet, Allah'ın indirdiği ve yarattığı ayetlerden çıkarılan doğru hükümler ve o hükümleri çıkarma yöntemidir.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Sözü dinleyip en güzeline uyanlar, Allah'ın doğru yolda saydığı kişilerdir. İşte ulü'l-elbab onlardır." (Zümer 39/18)

Şaban Britch

O, hikmeti dilediği kimseye verir. Hikmet verilen kimseye pek çok hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp düşünmez.

Şaban Piriş

O, hikmeti dilediği kimseye verir. Hikmet verilen kimseye pek çok hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp düşünmez.

Yaşar Nuri Öztürk

O, hikmeti dilediğine verir. Ve kendisine hikmet verilmiş olana çok büyük bir hayır verilmiş demektir. Gönlünü ve aklını çalıştıranlardan başkası düşünüp anlayamaz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah confers sound judgement in choosing means and ends upon whom He will and acquaints his heart and innermost being with wisdom and wise dispensations, and he who is gifted with this divine attribute, has indeed been endowed with overflowing goodness, and all grace will abound in him. But no one reflects except those with intellectual power of perception to know, remember and judge.

Abdul Haleem

and He gives wisdom to whoever He will. Whoever is given wisdom has truly been given much good, but only those with insight bear this in mind.

Abdullah Yusuf Ali

He granteth wisdom to whom He pleaseth; and he to whom wisdom is granted receiveth indeed a benefit overflowing; but none will grasp the Message but men of understanding.

Abul A'la Maududi

He grants wisdom to those whom He wills; and whoever is granted wisdom has indeed been granted much good. dipnot 1 Yet none except people of understanding take heed.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    'Wisdom' signifies sound perception and sound judgement. The purpose of this statement is to point out that one who is possessed of wisdom will follow God's path rather than that of Satan. The followers of Satan believe that it is the height of wisdom and shrewdness to be constantly concerned with saving out of one's earnings, and to be perpetually on the look-out for higher income. But for those endowed with Divine perception such an attitude is sheer folly. True wisdom consists in using one's resource moderately to meet one's needs and in spending whatever is left for charitable purposes. It may be possible for a person who does not spend for charitable purposes to attain a much greater degree of worldy prosperity than others. The life of this world, however, is only a fraction of man's total life which is not limited to the confines of this world. One who risks the well-being of his eternal existence for the sake of highly transient well-being in this world is indeed a fool. The truly wise person is he who makes full use of the tenure of this life and invests his resources in prosperity in this life that will never cease.

Aisha Bewley

He gives wisdom to whoever He wills and he who has been given wisdom has been given great good. But no one pays heed but people of intelligence.

Al-Hilali & Khan

He grants Hikmah[1] to whom He pleases, and he, to whom Hikmah is granted, is indeed granted abundant good. But none remember (will receive admonition) except men of understanding.

Ali Quli Qarai

He gives wisdom to whomever He wishes, and he who is given wisdom, is certainly given an abundant good. But none takes admonition except those who possess intellect.

Amatul Rahman Omar

He grants wisdom to whomsoever He will. Indeed, he who is granted wisdom has been granted an ample good. And none would take heed except those endowed with to you and you shall not be treated unjustly.

Arthur John Arberry

He gives the Wisdom to whomsoever He will, and whoso is given the Wisdom, has been given much good; yet none remembers but men possessed of minds.

Bijan Moeinian

God grants wisdom to whoever He wills. The one who is showered with wisdom is endowed with a great wealth. Only the intelligent people mediate about these matters.

E. Henry Palmer

He bringeth wisdom unto whom He will, and he who is brought wisdom is brought much good; but none will remember save those endowed with minds.

Edip-Layth

He grants wisdom to whom He chooses, and whoever is granted wisdom, has been given much good. Only those with intelligence will take heed.

George Sale

He giveth wisdom unto whom he pleaseth, and he unto whom wisdom is given, hath received much good: But none will consider, except the wise of heart.

Hamid S. Aziz

He brings wisdom unto whom He will, and he who is brought wisdom is brought much good; but none will remember save those endowed with understanding.

Mahmoud Ghali

He brings (the) Wisdom to whomever He decides; and whoever is brought (the) Wisdom, then he has been brought much charity (i. e., benefit); and in no way does anyone constantly remember except the ones endowed with intellects.

Marmaduke Pickthall

He giveth wisdom unto whom He will, and he unto whom wisdom is given, he truly hath received abundant good. But none remember except men of understanding.

Mohamed Ahmed - Samira

He gives wisdom to whomsoever He please; and those who are bestowed wisdom get good in abundance. Yet none remembers this save men of wisdom.

Muhammad Asad

granting wisdom unto whom He wills: and whoever is granted wisdom has indeed been granted wealth abundant. But none bears this in mind save those who are endowed with insight.

Mustafa Khattab

He grants wisdom to whoever He wills. And whoever is granted wisdom is certainly blessed with a great privilege. But none will be mindful ˹of this˺ except people of reason.

Progressive Muslims

He grants wisdom to whom He chooses, and whoever is granted wisdom, has been given much good. Only those with understanding will remember.

Rashad Khalifa

He bestows wisdom upon whomever He chooses, and whoever attains wisdom, has attained a great bounty. Only those who possess intelligence will take heed.

Sahih International

He gives wisdom to whom He wills, and whoever has been given wisdom has certainly been given much good. And none will remember except those of understanding.

Sam Gerrans

He gives wisdom to whom He wills; and to whom wisdom is given, he has been given much good; but only those of insight take heed.

Shabbir Ahmed

He bestows wisdom according to His Laws ((12:22), (28:14)). And whoever is granted wisdom has indeed been granted a great wealth. And only people of understanding remain mindful of what they learn. (Using their perceptual and conceptual faculties can help the humans attain wisdom (17:36)).

Syed Vickar Ahamed

He grants wisdom to whom He pleases; And he to whom wisdom is granted, (he) receives abundant rewards; But none will grasp the Message except men of understanding.

Taqi Usmani

He gives wisdom to whom He wills, and whoever is given wisdom is certainly given a lot of good. Only the people of understanding observe the advice.

The Monotheist Group

He grants wisdom to whom He chooses, and whoever is granted wisdom has been given much good. Only those who possess intelligence will remember.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 269. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 269. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 269. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩