Diyanet İşleri
(49-50) Bu bir öğüttür. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri vardır.
Sâd suresi
Sâd suresi, 49. ayet. هَٰذَا ذِكْرٌ وَإِنَّ لِلْمُتَّقِينَ لَحُسْنَ مَـَٔابٍ
hâẕâ ẕikr. veinne lilmütteḳîne leḥusne meâb.
(49-50) Bu bir öğüttür. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim, İshâk, Ya'kūb; İsmâil, el-Yesa' ve Zülkifl Sâd 45–49 3
Şüphesiz biz onları, ahiret yurdunu düşünme özelliği ile (temizleyip) ihlaslı kimseler kıldık.
Şüphesiz onlar, bizim katımızda hayırlı, seçkin kimselerdendir.
(Ey Muhammed!) İsmail, el-Yesa' ve Zülkifl'i de an. Onların her biri iyi kimselerdi.
(49-50) Bu bir öğüttür. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri vardır.
Onlar orada koltuklara yaslanmış olarak pek çok meyveler ve içecekler isterler.
Yanlarında gözlerini kendilerinden ayırmayan yaşıt eşler vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
49. “Bu” Yani bu seçkin peygamberlere ve onların güzel vasıflarına dair anlatılanlar “bir hatırlatmadır.” Onlar, şanı yüce, üstün ve şerefli bu Kur’ân-ı Kerîm’de anılmış, hatırlanmışlardır. Öğüt alanlar onların durumları ile öğüt alır. Güzel örneklere uymak isteyen kimseler, onların övülmeye değer vasıflarına uyarlar. Bu anma sayesinde Yüce Allah’ın onlara lütfetmiş olduğu tertemiz vasıfları ve insanlar arasında yaydığı namları bilinmiş olur.
49. “Şüphe yok ki takvâ sahipleri için” erkek olsun kadın olsun emirlerine uymak ve yasaklarından sakınmak sureti ile Rablerinden korkup sakınan kimseler için “güzel bir dönüş yeri vardır.”
Daha sonra bu dönüş yerini etraflı bir şekilde açıklamak üzere Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kur'an'da güzel övgülerle övülenler için bu bir anmadır. Şüphesiz Allah'ın emirlerine uyup yasaklarından sakınanlar için ahirette dönüp varacakları güzel bir makam vardır.
Aynı kök: اوب (17 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…
Aynı kök: اوب (17 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
İnanan ve salih amel işleyenler için, mutluluk ve güzel bir dönüş yeri vardır.
Aynı kök: اوب (17 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Biz de bunu ona bağışladık. Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
Ortak kavram: İhsan
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…
Ortak kavram: İhsan
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Ortak kavram: İhsan
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte (Kur'an) bir hatırla(t)madır. Şüphesiz ki muttakîlere (duyarlı olanlara) güzel bir varış yeri vardır.
Bu (mesaj) bir hatırlatma ve uyarıdır: elbet sorumluluğunun bilincinde olanları en güzel bir menzil beklemektedir.
BU, (Allah'a inananlar için) bir uyarıdır. Çünkü, Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyanları bütün menzillerin en güzeli beklemektedir:
Bu hatırlatmadır! Muhakkak ki korunmuş olanlar için dönüş yerinin güzeli vardır.
Bu, bir zikr'dir. Şüphesiz muttakiler için, elbette varılacak güzel bir yer vardır.
İşte bu, bir hatırlatmadır. Doğrusu Allah'a karşı gelmekten sakınanlara güzel bir gelecek vardır.
İşte bu, bir öğretidir. Ve kuşkusuz, sorumluluk bilinci taşıyanlar için güzel bir gelecek vardır.
Bunlar bir öğüttür. Şüphesiz muttakiler için güzel bir gelecek vardır.
Bu bir mesajdır: Erdemliler için güzel bir gelecek,
Bu bir mesajdır: Erdemliler için güzel bir gelecek,
İşte bu bir öğüttür. Şüphesiz korunan müttakiler için herhalde güzel bir istikbal (varış yeri) vardır.
İşte bu bir zikirdir ve şübhesiz korunan müttekiler için her halde güzel bir istikbal (bir husni meab) var.
Bu bir öğüttür. Kuşkusuz takva sahipleri için iyi bir gelecek vardır.
Bu bir öğüttür. Kuşkusuz takva sahipleri için iyi bir gelecek vardır.
Bu bir öğüttür. Kuşkusuz takva dipnot 1 sahipleri için iyi bir gelecek vardır.
Bu bir zikirdir. Şüphesiz muttakiler için, elbette güzel bir dönüş yeri (meab) vardır.
Bu,(peygamberler için bir şeref ve) bir zikr (-i cemil) dir. Takvaye erenlerin dönüb varacağı yerde elbette güzel (bir merci) dir:
Bu bir zikirdir. Ve muhakkak ki muttakiler için güzel bir sonuç vardır.
(49-68) Bu bir hatırlatmadır. Kesinlikle, sakınanlar için / muttakiler için güzel bir varış yeri vardır. Onlara adn cennetleri nin kapıları açıktır. Onda yaslanarak otururlar. Orada çokça yiyecekler ve içecekler çağırırlar. Onların yanında bakışları zarflı yaşıtları/ akranları vardır. Hesap günü için sizlere vaad edilen budur. Muhakkak bu rızkımızdır , bunda bir tükeniş te yoktur. İşte bu, m uhakkak ki taşkınlara, fena / şerli bir varış yeri vardır. Cehennem; işte oraya salınacaklar ne kötü oturulacak yerdir / mahat’tır. İşte bu, artık tatsınlar onu, kaynar su ve irini. Ve onun şeklinden türdeş / eş başkasını da tatsınlar. İşte bu, sizinle beraber atılanlara, onlara merhaba yok, kesinlikle onlar da ateşe salınacaklar. Dediler ki bilakis sizlere merhaba olmasın, siz bunu bize sundunuz / takdim ettiniz, ne kötü durulacak yer. Dediler ki Rabbimiz bunu bize kim sundu ise / takdim etti ise ateşteki azabını bir kat daha artır / ziyadeleştir. Bize ne oldu da en fena / en şerli olarak saydığımız, onlarla dalga geçtiğimiz adamlardan göremiyoruz dediler. Yoksa gözümüzden mi kaçırdık. Ateş halkının bu çekişmesi / kavgası kesinlikle gerçekleşecektir. De ki muhakkak ben bir uyarıcıyım. Allahtan başka ilah yoktur. Tek ve kahredici (karşı konulamayan ezici güç) O’dur. Göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin rabbidir. Saygıdeğerdir, çok defa bağışlayandır. Deki size büyük / kocaman bir haber vereyim mi? Siz ondan yüz çeviriyorsunuz.
Bu bir anmadır. Doğrusu Allah'tan korkanlar için varılacak güzel bir yer vardır.
Bu, bir hatırlatmadır. Korunanlar için güzel bir gelecek vardır:
Bunlar, akılda tutulması gereken doğru bilgilerdir dipnot 1 . Yanlışlardan sakınanlar için elbette varılacak güzel bir yer vardır; dipnot 2
Bu, tümüyle doğru bilgidir. Mutlu son kendini bozmamış olanlarındır dipnot 1 .
Bu bir hatırlatmadır. Allah korkanlar için varılacak güzel bir yer vardır.
Bu bir hatırlatmadır. Allahtan korkanlar için elbette güzel bir gelecek vardır.
Bir hatırlatmadır bu! Korunup sakınanlar için elbette güzel bir gelecek vardır.
This is an exhortation serving as a reminder of Allah and of His favours. And those who keep in awe of Him and entertain the profound reverence dutiful to Him must expect a distinguished place in the realm of heaven.
This is a lesson. The devout will have a good place to return to:
This is a Message (of admonition): and verily, for the righteous, is a beautiful Place of (Final) Return,-
This was a remembrance. An excellent retreat awaits the God-fearing
This is a Reminder. Those who have taqwa will have a good Homecoming:
This is a Reminder. And verily, for the Muttaqûn (the pious - See V.2:2) is a good final return (Paradise),
This is a reminder, and indeed the Godwary have a good destination
This (narrative) is the way to eminence. Behold! there awaits the righteous a beautiful and excellent resort;
This is a Remembrance; and for the godfearing is a fair resort,
These Prophets are among the righteous ones who earned their wonderful destiny.
This is a reminder! verily, for the pious is there an excellent resort,-
This is a reminder, and the righteous will have a wonderful abode.
This is an admonition. Verily the pious shall have an excellent place to return unto,
This is a reminder; and most surely there is an excellent destination for those who guard (against evil),
This is a Remembrance; and surely for the pious is indeed a fair resorting.
This is a reminder. And lo! for those who ward off (evil) is a happy journey's end,
This is a commemoration. Surely for those who take heed for themselves is an excellent place of return --
LET [all] this be a reminder [to those who believe in God] - for, verily, the most beauteous of all goals awaits the God-conscious:
This is ˹all˺ a reminder. And the righteous will certainly have an honourable destination:
This is a reminder, and the righteous will have a wonderful abode.
This is a reminder: the righteous have deserved a wonderful destiny.
This is a reminder. And indeed, for the righteous is a good place of return
This is a remembrance. And for those of prudent fear is a good journey’s end:
Let this be a Reminder - for, verily, there is a most beautiful destination for those who journey through life honorably.
This is a Remainder (with guidance and warning): And surely, for the Righteous, is a Beautiful Place of (final) Return—
This is a reminder (of what has passed). And surely the God-fearing will have the best place to return:
This is a reminder, and the righteous will have a wonderful abode.