Sâffât suresi

Sâffât suresi, 116. ayet

Sâffât suresi, 116. ayet. وَنَصَرْنَٰهُمْ فَكَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَٰلِبِينَ

veneṣarnâhüm fekânû hümü-lgâlibîn.

Diyanet İşleri

Onlara yardım ettik de onlar galip gelenler oldular.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 113–119 · surenin 116. ayeti / 182

Konu Mûsâ ve Hârûn Sâffât 114–122 3

  1. Sâffât 113

    Onu da İshak'ı da uğurlu kıldık. Her ikisinin nesillerinden iyilik yapanlar da vardı, kendine apaçık zulmedenler de.

  2. Sâffât 114

    Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a da lütufta bulunduk.

  3. Sâffât 115

    Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

  4. 116

    Onlara yardım ettik de onlar galip gelenler oldular.

  5. Sâffât 117

    Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

  6. Sâffât 118

    Onları doğru yola ilettik.

  7. Sâffât 119

    Sonradan gelenler arasında onlara güzel birer ad bıraktık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 114–122. ayetler için yazılmıştır.

114-116. Yüce Allah, iki kulu ve rasûlü olan İmran’ın oğulları Mûsâ ve Hârûn’a nübüvvet, risalet ve Yüce Allah’ın yoluna davet lütfunu bağışlamış olduğunu, onları da kavimlerini de düşmanları Firavun’dan kurtardığını, Firavun’a karşı kendilerine yardım ettiğini ve sonunda onu, onların gözleri önünde suda boğduğunu zikretmektedir.

117. Yüce Allah onlara ayrıca açık ve yol gösterici olan Kitabı indirmiştir ki bu da içinde pek çok hükümlerin, öğütlerin ve her şeye dair tafsilatın bulunduğu Tevrat’tır.

118. Yüce Allah ikisini de dosdoğru yola iletmişti. Çünkü onlara Yüce Allah’a ulaştıran dosdoğru şeriat ve hükümler ihtiva eden bir din vermişti. Bu dini izlemelerine yardımcı olma lütfunda da bulunmuştu.

119-122. “Sonra gelenler arasında o ikisine” güzel bir övgü “bıraktık. Mûsâ ve Hârûn’a selâm olsun.” Yani sonrakiler arasında onların güzel bir şekilde anılmalarını, selâm ile yad edilmelerini sağladık. Durumun öncekiler arasında böyle olması ise öncelikle söz konusudur. “Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. Gerçekten ikisi de mümin kullarımızdandır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Firavun ve askerlerine karşı onlara yardım ettik de düşmanlarına karşı galip gelen onlar oldu.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَنَصَرْنَـٰهُمْ ve nesarnahum ve onlara yardım ettik kök: نصر
  2. فَكَانُوا۟ fekanu böylece oldular kök: كون
  3. هُمُ humu kendileri
  4. ٱلْغَـٰلِبِينَ l-galibine üstün gelenler(den) kök: غلب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kök: غلب (31 geçiş)

    Allah, "Seni kardeşinle destekleyeceğiz ve size bir iktidar vereceğiz de ayetlerimiz sayesinde size (kötü bir amaçla) ulaşamayacaklar. Siz ve size…

  • Aynı kök: غلب (31 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül…

  • Aynı kök: غلب (31 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    O da Rabbine, "Ey Rabbim! Ben yenilgiye uğradım, yardım et" diye dua etti.

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn

    Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kök: غلب (31 geçiş)

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…

  • Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…

  • Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendilerine yardım etmiştik ve galip gelenler işte onlar olmuştu.

Mustafa İslamoğlu

ve kendilerine yardım etmiştik de, sonunda galip gelen onlar olmuştu.

Muhammed Esed

ve kendilerine yardım ettik de (sonunda) zafer kazanan onlar oldu.

Ahmed Hulusi

Onlara yardım ettik de galip geldiler.

Ali Bulaç

Onlara yardım ettik, böylece üstün gelenler oldular.

Ali Özek ve heyeti

Kendilerine yardım ettik de galip gelen onlar oldu.

Ali Rıza Safa

Ve Onlara yardım ettik; böylece üstün geldiler.

Bayraktar Bayraklı

Onlara yardım ettik. Onlar galip oldular.

Edip Yüksel

Onlara yardım ettik de üstün geldiler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara yardım ettik de üstün geldiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

hem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem yardım ettik onlara da galibler onlar oldular

Erhan Aktaş

Onlara yardım ettik. Galip gelenler onlar oldular.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara yardım ettik. Galip gelenler onlar oldular.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara yardım ettik. Galip gelenler onlar oldular.

Gültekin Onan

Onlara yardım ettik, böylece üstün gelenler oldular.

Hasan Basri Çantay

Kendilerine yardım etdik de galebeyi kazananlar onlar oldular.

İbni Kesir

Onlara yardım etmiştik de galibler onlar oldu.

Mehmet Alagaş

(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara yardım ettik. Böylece üstün gelenler onlar oldular.

Süleyman Ateş

Onlara yardım ettik de üstün gelenler kendileri oldular.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara yardım etmiştik de galip gelenler onlar olmuştu.

Şaban Britch

Onlara yardım etmiştik de onlar galip gelmişlerdi.

Şaban Piriş

Onlara yardım etmiştik de onlar galip gelmişlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara yardım ettik de galip gelenler kendileri oldular.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We made victory sit on their helm and by consequence were they the victors.

Abdul Haleem

We helped them, so they were the ones to succeed;

Abdullah Yusuf Ali

And We helped them, so they overcame (their troubles);

Abul A'la Maududi

We succoured them, and they gained the upper hand (against their enemies).

Aisha Bewley

We supported them and so they were the victors.

Al-Hilali & Khan

And helped them, so that they became the victors;

Ali Quli Qarai

and We helped them so that they became the victors.

Amatul Rahman Omar

And We came to their help (against the people of Pharaoh). So it was they who gained clear supremacy.

Arthur John Arberry

And We helped them, so that they were the victors;

Bijan Moeinian

I supported them till they succeeded.

E. Henry Palmer

and we helped them and they had the upper hand;

Edip-Layth

We supported them, so that they became the winners.

George Sale

And We assisted them against the Egyptians, and they became the conquerors.

Hamid S. Aziz

And We helped them, so they became the victors.

Mahmoud Ghali

And We granted them victory, so that they were the ones (who were) overcomers;

Marmaduke Pickthall

And helped them so that they became the victors.

Mohamed Ahmed - Samira

And helped them, so they were victorious.

Muhammad Asad

and succoured them, so that [in the end] it was they who achieved victory.

Mustafa Khattab

We helped them so it was they who prevailed.

Progressive Muslims

And We supported them, so that they became the winners.

Rashad Khalifa

We supported them, until they became the winners.

Sahih International

And We supported them so it was they who overcame.

Sam Gerrans

And We helped them, so they were the victors.

Shabbir Ahmed

And helped them so that they became the victors.

Syed Vickar Ahamed

And We helped them, so that they overcame (their troubles);

Taqi Usmani

and We helped them, so they became victors,

The Monotheist Group

And We supported them, so that they became the winners.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 116. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 116. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 116. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩